Job satisfaction

1,312 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Örgütlerde yaşanan romantik ilişkiler: Örgütsel davranışlar üzerindeki etkisine yönelik algılar üzerine bir araştırma

Bu tez çalışması, işyerinde yaşanan romantik ilişkiler sonucunda ortaya çıkan davranış değişikliklerine yönelik algıları araştırmaktadır. Değişikliği incelenen davranışlar iş performansı, iş doyumu, motivasyon ve örgütsel bağlılıktır. Bu amaçla aşkın temeli olan bağlanma kuramı, işyerinde yaşanan romantik ilişkiler, konuyla ilgili kuramlar, işyerinde yaşanan romantik ilişkilerin sonuçları açıklanmıştır. Çalışma kapsamında veri toplama yöntemi olarak anket kullanılmıştır. Katılımcıların bir kısmı anketi online (çevrimiçi) doldurmuş, bir kısmı ise formları elden teslim etmiştir. Ankara, Kırklareli, İstanbul ve Bursa'da yaşayan, özel ve kamu sektörünün farklı bölümlerinde çalışan, yaşları 15-64 arasında değişen 229 katılımcıdan toplanan verilere faktör analizi uygulanmıştır. Uygulanan faktör analizi ile kadın ve erkekte işyerinde yaşanan romantik ilişki sonucunda ortaya çıkan davranışlar "olumlu", "olumlu olmayan", "kayırmacı", "iletişimi artırmaya yönelik" ve "diğer çalışanlardan tepki davranışları almak" olmak üzere beş temel faktör altında toplanmıştır. Ardından her bir algıyı açıklamak üzere çeşitli demografik değişkenlerle oluşturulan regresyon denklemlerinden beklenen açıklayıcılık elde edilememiştir. Bu durumun ortaya çıkmasında kontrol edilemeyen değişkenlerin etkili olduğu düşünülmektedir.

Davranış değişiklikleriMotivasyonRomantizm+4
Seda Gülben Uzun
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel stresle başa çıkma, örgütsel adalet algısı, iş tatmini ve duyguların üretkenlik karşıtı iş davranışlarındaki rolü

Araştırma kapsamında; çalışanların örgütsel stresle başa çıkma yaklaşımı, örgütsel adalet algısı, iş tatmini ve duygularının üretkenlik karşıtı iş davranışlarına olan etkisi incelenmektedir. Araştırmada veri toplama yöntemi olarak anket kullanılmıştır. Çalışma kapsamında hazırlanan anket, katılımcılara e-posta yoluyla iletilmiş ve veriler çevrimiçi olarak toplanmıştır. Toplam 769 çalışandan elde edilen verinin çoğunluğunu, 50'den fazla personele sahip kamu kurumlarında, en fazla 10 yıllık kıdemi olan yükseköğrenim görmüş bireyler oluşturmaktadır. Kullanılan ölçeklere güvenirlik analizi, elde edilen verilere de korelasyon analizi ve çoklu doğrusal regresyon analizi uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda; üretkenlik karşıtı iş davranışları ile pozitif duygusallık ve negatif duygusallık arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilirken, üretkenlik karşıtı iş davranışları ile örgütsel stresle başa çıkma ve örgütsel adalet algısı arasında kısmen anlamlı bir ilişki belirlenmiştir. İş tatmini ile üretkenlik karşıtı iş davranışları arasında ise anlamlı bir ilişki belirlenememiştir. Ayrıca, üretkenlik karşıtı iş davranışlarının, üç farklı kategori itibariyle ayrı ayrı ele alındığında aynı bağımsız değişkenler tarafından ve aynı ölçüde açıklanmadığı bulgulanmıştır.

Adalet algısıOlumlu duygulanımOlumsuz duygulanım+6
Betül Öztürk
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütte ayrımcılık algısı ile doyumsuzluğa verilen tepkiler arasındaki ilişkiler: Genç beyaz yakalılar odağında bir araştırma

Çalışanlar, işyerlerinde insan kaynakları uygulamaları süreçlerinde, birtakım ölçütler bakımından ayrımcılık uygulamalarına bizzat maruz kalabilmekte ya da ayrımcılık uygulamalarının örneklerini gözlemleyebilmektedirler. Bunun neticesinde çalışanlarda çeşitli kriterler temelinde örgütsel ayrımcılık algısı gelişebilmektedir. Bu çalışmada örgütsel ayrımcılık algısı geliştiren özellikle genç beyaz yakalı çalışanların, iş doyumsuzluğu da geliştirdikleri varsayımı altında, içinde bulundukları bu hoşnutsuz duruma çıkış, konuşma, bağlılık ve yok gibi davranma iş doyumsuzluğu tepkileri ile karşılık verip vermedikleri araştırılmıştır. Çalışanların örgütsel ayrımcılık algıları ile iş doyumsuzluğuna verilen yok gibi davranma tepkisi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Dolayısıyla örgütsel ayrımcılık algısı neticesinde, çalışanlar yaşadıkları hoşnutsuzluğa karşı işe geç gelme, yeteri kadar çalışmama, bilinçli kaytarmada bulunma, iş yapma güdüsünü kaybetme ve işine daha az çaba sarf etme gibi yollar aracılığıyla tepki göstermektedir.

AyrımcılıkBeyaz yakalıDoyumsuzluk+1
Leyla Boy
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel bağlılık ve iş tatmininin çalışanlar tarafından algısı: Tekirdağ tekstil sektöründe bir uygulama

Bu çalışmada, tekstil sektöründe çalışanların örgütsel bağılık ve iş tatminini ölçülmeye çalışılmış ve üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde örgütsel bağlılığın tanımı, etkileyen faktörler, sınıflandırılması, yaklaşımlar, örgütsel bağlılık seviyeleri ve örgütsel bağlılığın sonuçları ile ilgili literatür çalışması yapılmıştır. İkinci bölümde ise, iş tatmininin tanımı, etkileyen faktörler, performans ve iş tatmini ilişkileri, iş tatmininin sonuçları, iş tatminsizliğinin sonuçları, örgütsel bağlılık ve iş tatmini arasındaki ilişki ve Dünya'da ve Türkiye'de tekstil sektörü hakkında literatür çalışması yapılmıştır. Üçüncü bölümde ise, Tekirdağ'da tekstil sektöründe çalışanların örgütsel bağlılıkları ve iş tatminleri ile ilgili bir uygulama yapılmıştır. Tekirdağ tekstil sektöründe çalışan yönetici ve çalışanlarına uygulanan anket sorularından elde edilen sonuçlar kullanılmaya çalışılmıştır. Bu çalışmayla, çalıştığı kurumda verimli olan ve yeni kazanımlar sağlayan çalışanların, örgüte bağlılık hissetmesi ve iş tatmininin olması; devamsızlık, verimlilik, işten ayrılma, motivasyon, örgütsel vatandaşlık, örgütsel güven gibi kavramların örgütü etkilemesi nedeniyle çok önemlidir. Çalışanların, örgütsel bağlılıklarını ve iş tatminlerini artıracak uygulamalar sayesinde örgüt sektörde diğerlerinden farklılaşacak ve rekabet gücü artacaktır.

Tekstil sektörüÇalışanlarÖrgütsel bağlılık+1
Mehmet Ayrancı
Tekirdağ Namık Kemal University
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Tekirdağ ilinde çalışan eczacılarda iş doyumu ve etki eden faktörlerin belirlenmesi

Ülkemiz sağlık sektöründe büyük çoğunlukla serbest eczane eczacısı olarak sağlık hizmeti veren eczacıların yanı sıra kamu ya da özel sektöre bağlı hastanelerde görevli sağlık hizmeti veren eczacılar da bulunmaktadır. Eczacıların eczacılık mesleğinin doğası gereği hasta,hasta yakını ve tedavi sürecine dahil kişilerle birebir iletişime dayalı iş yapış şekilleri nedeniyle çalışma hayatının olumsuz etkilerine maruz kalma olasılığı diğer mesleklere göre yüksektir.Bu araştırmanın amacı toplumsal sağlığın korunması ve iyileştirilmesi anlamında önemli görevler üstlenmiş eczacıların iş hayatının olumsuzluklarından İş Doyumu ve Tükenmişlik Ölçülerine göre nasıl etki aldığını ortaya koymaktır.Bu amaçla Tekirdağ İlinde çalışan eczacılar arasında Kişisel bilgileri içeren sorular, Minnesota İş Doyum Ölçeğine ait sorular ve Maslach Tükenmişlik Ölçeğine ait sorulardan oluşmuş bir anket çalışması uygulanarak, elde edilen veriler analiz edilmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde iş doyumu kavramı tüm kapsamı ile ele alınarak iş doyumunun kavramsal çerçevesi veiş doyumunu etkileyen faktörler başlığı altında da bireysel faktörler ve örgütsel faktörler açıklanacaktır. Çalışmanın ikinci bölümünde tükenmişlik kavramı incelenerek, kavram hakkında ki yaklaşımlar ele alınacaktır. Tükenmişlik kavramı belirtileri bireysel, duygusal, fiziksel, davranışsal ve örgütsel belirtiler olarak alt başlıklar halinde incelenecek ve tükenmişliğin evreleri, sonuçları ile başaçıkma yöntemleri ele alınacaktır.

EczacılarEczacılıkSağlık personeli+3
Meral Omur
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İş doyumunun duygusal emek üzerine etkisi: Bahçeşehir ve Esenyurt bölgesindeki mevduat bankaları üzerine bir araştırma

Literatürde iş doyumu ve duygusal emeğe yönelik birbirinden farklı sektörlerde gerçekleştirilmiş araştırmalar bulunmaktadır. Bu araştırma ise minnesota iş tatmin ölçeği ve duygusal emek ölçeği birlikte kullanılarak iş doyumu ile duygusal emek arasındaki ilişkiyi analiz etmektedir. Araştırmanın örneklemi İstanbul İli Bahçeşehir ve Esenyurt bölgesindeki mevduat bankalarında çalışan 151 bankacıdan oluşmaktadır. Elde edilen veriler SPSS 22 paket istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Cronbach's Alpha katsayısı 0,887 olan araştırma sonucunda her iki değişken arasında %32,5 kuvvetinde pozitif yönlü bir korelasyon olduğu tespit edilmiştir. Anovası %1 istatistiksel anlamlılık düzeyinde geçerli olan regresyon analizinde ise ankete katılan bankacıların iş doyumlarının duygusal emeklerine %30,4'lük bir etkisi olduğu saptanmıştır. R² %10,6

BankalarDuygusal emekMevduat bankaları+2
Ayşe Söylemezoğlu
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Toksik liderliğin örgütsel bağlılığa ve iş tatminine etkisi: Bir kamu bankası örneği

Araştırmada yöneticilerin toksik liderlik özelliklerinin çalışanların örgütsel bağlılık ve iş tatminlerine etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Bu amaç kapsamında bir kamu bankasında görev yapan çalışanların görüşlerine göre yöneticilerin toksik liderlik düzeylerini belirlemek ve belirlenen yönetici davranışlarının banka çalışanlarının örgütsel bağlılık ve iş tatmini düzeyleri ile ne kadar ilişkili olduğunu ve bu davranışları ne kadar etkilediğini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmanın ifade edilen amaçlarına ulaşmak maksadıyla tarama modeli tercih edilmiştir. Araştırmanın evrenini, Marmara Bölgesi'nde bulunan bir kamu bankasında çalışan personel oluşturmaktadır. Araştırma örneklemini ise Marmara Bölgesi'nde bulunan bir kamu bankasında çalışanlar arasında "Basit Tesadüfi Örnekleme" yöntemi kullanılarak belirlenen 302 kişi oluşturmaktadır. Araştırma verilerini toplamak için "Kişisel Bilgi Formu" , "Toksik Liderlik Ölçeği", "Örgütsel Bağlılık Ölçeği ve "İş Tatmini Ölçeği" kullanılmıştır. İfade edilen veri toplama araçları ile 302 banka çalışanından toplanan veriler SPPS 25 paket programına işlenmiş ve bu program aracılığıyla veriler analiz edilmiştir. Verilerin analizi aşamasında çalışmanın alt problemleri dikkate alınarak cinsiyet ve medeni durum değişkenleri için "Bağımsız Örneklem t-Testi", eğitim durumu, mesleki tecrübe, bulunduğu kurumda çalışma süresi, kurumdaki pozisyonu değişkenleri için "Tek Yönlü Varyans Analizi" kullanılmıştır. Ayrıca değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemek için korelasyon, değişkenlerin birbirini etkileme düzeyini belirlemek için ise regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmada banka çalışanlarının toksik liderliğe ilişkin algıları arasında "kurumda görev alınan pozisyon" değişkenine göre "Çıkarcılık" ve "Toksik Liderlik Genel" boyutlarında anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Anlamlı farklılığın kurumda pozisyonu memur ile üst yetkili; yetkili yardımcı-yetkili ile üst yetkili; uzman yardımcısı-uzman ile üst yetkili olanlar arasında olduğu saptanmıştır. Banka çalışanlarının örgütsel bağlılığa ilişkin algıları arasında "eğitim durumu" değişkenine göre "Normatif Bağlılık ve Örgütsel Bağlılık Genel" boyutlarında; "mesleki tecrübe" değişkenine göre "Duygusal Bağlılık, Normatif Bağlılık ve Örgütsel Bağlılık Genel" boyutlarında; "kurumda çalışma süresi" değişkenine göre ise "Duygusal Bağlılık, Normatif Bağlılık ve Örgütsel Bağlılık Genel" boyutlarında; "kurumdaki pozisyon" değişkenine göre "Duygusal Bağlılık, Devam Bağlılığı ve Örgütsel Bağlılık Genel" boyutlarında anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Banka çalışanlarının iş tatminine ilişkin algıları arasında "cinsiyet ve medeni durum" değişkenlerine açısından anlamlı farklılığın olmadığı; "eğitim durumu", "mesleki tecrübe", "kurumda çalışma süresi" ve "kurumdaki pozisyon" değişkenlerine göre tüm boyutlarda anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada "Toksik liderlik-Örgütsel Bağlılık", "Toksik Liderlik-İş Tatmini" arasındaki korelasyona ilişkin veriler incelendiğinde Normatif Bağlılık-Olumsuz Ruhsal Durum boyutları arasında anlamlı ilişki bulunamamıştır. Fakat diğer tüm boyutlar arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Araştırmada "Toksik liderlik-Örgütsel Bağlılık", "Toksik Liderlik-İş Tatmini" arasındaki neden sonuç ilişkisini belirlemek üzere yapılan regresyon analizi anlamlı bulunmuştur. Örgütsel bağlılık ve iş tatmini düzeylerinin belirleyicisi olarak toksik liderlik ile ilişkilerinin zayıf olduğu görülmüştür. Banka çalışanlarının algıladıkları toksik liderlik düzeyi, örgütsel bağlılık ve iş tatmini düzeylerini azaltmaktadır. Anahtar Kelimeler: Toksik Liderlik, Örgütsel Bağlılık, İş Tatmini

BankalarKamu bankalarıKamu bankaları+5
Yeşim Eriş
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin iş motivasyonlarını etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi ve bir örnek uygulama

Bu çalışma cerrahi bölümlerde çalışan hemşirelerin iş motivasyonlarını etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi amacı ile planlandı ve yapıldı. Cerrahi alanda çalışan hemşirelerin iş doyumu ve tükenmişlik düzeyleri sosyodemografik veriler ile beraber analiz edilip karşılaştırılarak cerrahi hemşirelerinin iş doyumu ve tükenmişlik düzeyleri ile etkisinin belirlenmesi amaçlandı. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde cerrahi alanlarda çalışmakta olan 236 hemşire örneklem olarak alınıp yüz yüze anket yöntemi ile anketler uygulandı. Veriler sosyodemografik bilgilerin yer aldığı "Sosyodemografik Bilgi Formu", "Minnesota İş Doyum Ölçeği" ve "Maslach Tükenmişlik Ölçeği" ile toplandı. Toplanan verilerin analizi için PASW® Statistics 18 istatistik paket programı kullanıldı. Tükenmişlik ile ilgili ölçekte; erkeklerin daha çok tükendiği, yaş arttıkça tükenmişliğin azaldığı, yüksek lisans mezunlarının daha çok tükendikleri, vardiyalı çalışanların ve fazla mesai yapan hemşirelerin daha çok tükendikleri bulundu (p<0,05). İş doyumu ile ilgili ölçekte; yaş, meslekteki yıl ve cerrahi alanda geçirilen yıl arttıkça iş doyumunun arttığı, lisans mezunlarının iş doyumlarının daha yüksek olduğu, fazla mesai yapan hemşirelerin ise iş doyumlarının daha düşük olduğu tespit edildi (p<0,05). Sonuç olarak, elde edilen bulgular ile cerrahi alanda çalışan hemşirelerin tükenmişlik alt ölçeklerin ve toplam puanları ile, iş doyumu alt ölçeklerin ve toplam puanlarının sosyodemografik özelliklere göre farklılıkları incelenmiştir. Anahtar kelimeler: Hemşire, Cerrahi Hemşiresi, İş Doyumu, Tükenmişlik

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+5
Hasan Akuzun
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin genel öz yeterlilik algıları ile iş doyumu düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Çalışmasının amacı, okul öncesi öğretmenlerinin genel öz yeterlilik algılarının iş doyumları düzeyleri ile ilişkisinin olup olmadığını ortaya koymaktır. Çalışmada aynı zamanda öğretmenlerin genel öz yeterlilik algılarının ve iş doyumu düzeylerinin mezun olunan program türü, çalıştığı kurum, mezun olunan lise türü, mesleki kıdem ve aylık gelir değişkenlerine göre incelenmesi de amaçlanmıştır. İlişkisel tarama modeline göre yapılan çalışmanın araştırma grubunu Tekirdağ ili Süleymanpaşa İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı devlet okullarında ve özel okullarda görev yapan 169 kadın okul öncesi öğretmeni oluşturmuştur. Çalışmada veri toplama aracı olarak, Minnesota İş Doyum Ölçeği, Fatma Yıldırım ve İnci Özgür İlhan tarafından geliştirilen Genel Öz Yeterlilik Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen verilerin analizinde SPSS 23 paket programı kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini tespit etmek için One-sample Kolmogorov Smirnov testi yapılmıştır. Ayrıca verilerin yüzde frekans değerlerini gösteren betimsel istatistik, bağımsız grup t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Pearson moment korelasyon analizi uygulanmıştır. İş doyum ölçeği ile araştırma grubunun mezun olunan program türü, çalıştığı kurum, mezun olunan lise türü ve aylık gelir düzeyi değişkenleri arasında anlamlı farklılık olduğu fakat mesleki kıdem değişkeninde ise anlamlı farklılık olmadığı bulunmuştur. Genel öz yeterlilik ölçeği ile araştırma grubunun çalıştığı kurum ve mezun olunan lise türü değişkenleri ile anlamlı farklılıklar olduğu fakat mezun olunan program türü, mesleki kıdem ve aylık gelir düzeyi değişkenlerine göre ise anlamlı farklılıklar olmadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, okul öncesi öğretmenlerinin genel öz yeterlilik algıları ile iş doyumu düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur.

Okul öncesi öğretmenlerÖlçeklerÖz yeterlilik algısı+3
Zuhal Göksu
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Lojistik işletmelerinde cam tavan sendromu ve iş motivasyonu: Mersin ili örneği

Motivasyona cam tavan algısı açısından bakıldığında motivasyonun bir örgütte kadın ve erkek yönetici sayısının eşit olmasına katkı sağlayan itici bir güç olduğu söylenebilir. Bu itici güç yine cam tavan algısı açısından düşünüldüğünde, cam tavan algısının kadın çalışanların motivasyonunu düşürdüğü, yokluğunun ise artırdığı yapılan birçok çalışmada görülmüştür. Kadın çalışanların motivasyonun derecesini belirleyen cam tavan algısı, aynı zamanda üst düzey yöneticilik pozisyonundaki cinsiyet farklılıklarını anlamada da önemli bir rol oynamaktadır. Cam tavan algısı ile motivasyon arasında var olduğu düşünülen bu ilişkiyi daha kapsamlı bir şekilde incelemek amacıyla yapılan bu çalışmada öncelikle anket yöntemiyle veriler toplanmıştır. Anketler Mersin ilinde faaliyet gösteren lojistik firmalarında çalışan 100 kadın personel üzerinde elektronik ortamda gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bu veriler SPSS 20.0 (Statistical Package for Social Sciences) ve AMOS 24.0 (Analysis of Moment Structures) programları kullanılarak değerlendirilmiştir. Önce çalışanların demografik bilgilerini tespit etmek amacıyla frekans analizi daha sonra ise sırasıyla geçerlilik ve güvenilirlik analizi, normallik analizi, korelâsyon analizi, regresyon analizi, independent-sample t testi ve one-way anova testleri yapılmıştır. Yapılan testler sonucunda cam tavan algısı ile motivasyon arasında negatif yönde ve düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu saptlanırken, alt boyutlar itibariyle de analizler gerçekleştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Cam Tavan Sendromu, Motivasyon, Lojistik Sektörü. Danışman:Doç Dr. Oya KORKMAZ, Tarsus Üniversitesi, Uluslar arası Ticaret ve Lojistik Anabilim Dalı, Tarsus-Mersin.

Cam tavan sendromuLojistikLojistik hizmetler+3
Kader Yanmaz
Tarsus University · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel bağlılık ve iş tatmininin iş performansı üzerine etkileri: Gümrük muhafaza teşkilatı örneği

Örgütsel bağlılığın iş tatmini ile olan ilişkisi kurumsal başarıda belirleyici bir rol oynamaktadır. İş tatmininin yüksek olduğu çalışanlara sahip örgütler, çalışanlar tarafından benimsenerek kişisel hedef ve amaçlarınörgütsel hedef ve amaçlarla bağdaştırılması ve bu yolla kurumsal başarınınbireysel başarı gibi görülmesi sağlanabilmektedir. Bu empatiyi sağlama başarısı göstermiş örgütler başarıyıyakalarken, işgörenlerise oluşan iş tatminiylebirlikte bireysel hedeflerini gerçekleştirerek daha mutlu olmaktadırlar. Bunun sebebi olarak performans kavramının çalışan ile doğrudan bağlantılı bir kavram olması gösterilebilir. Teknolojik gelişmeler ve yenilenen üretim tekniklerini emek faktöründen bağımsız düşünmek zordur. Örgütlerinçalışanlarından yeterli verimi alamaması diğer üretim faktörlerininatıl hale gelmesi sonucunu doğurabilmektedir. Verimden uzak iş görenlerin iş tatmin düzeylerinde azalma ve bununla beraber içerisinde bulundukları örgüte karşı bağlılıklarında zayıflama ortaya çıkabilir. Bunun önlenmesi bağlamında örgütlerinçalışanlarını yakın takibe alması ve ihtiyaçlarını cevaplandırabilmesi gerekmektedir. Bu yönde başarı sağlayabilen örgütlerde gelecek kaygısı diğer örgütlerden çok daha az olmakta ve işletmelerin temel hedefi olan "kârlılık, büyüme ve faaliyette süreklilik" gerçekleştirilebilecektir.Bu çalışmanın amacı da, Gümrük Muhafaza Teşkilatı çalışanlarının örgütsel bağlılık ve iş tatmininin iş performansına ne derecede etki ettiğini ortaya çıkarmaktır. Çalışmanın örneklemini Ticaret Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Gümrük Muhafaza Teşkilatı çalışanları oluşturmaktadır. Çalışmada veriler anket tekniği kullanılarak toplanmış ve sonuç olarak 480 anket formu analize tabi tutulmuştur. Çalışmada güvenirlik, faktör, aritmetik ortalama, standart sapma, frekans, yüzde, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır.Çalışma sonucunda duygusal bağlılığın görev performansı ve bağlamsal performansa olan etkisinin negatif yönlü, devamlı bağlılığın görev performansı ve bağlamsal performansa olan etkisinin doğrusal ve pozitif yönlü olduğu, normatif bağlılığın ise yalnız bağlamsal performansa olan etkisinin doğrusal ve pozitif yönlü olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Bunun yanı sıra içsel tatminin görev performansı ve bağlamsal performansa olan etkisinin doğrusal ve pozitif yönlü olduğu, dışsal tatminin ise görev performansı ve bağlamsal performansa anlamlı herhangi bir etkisinin olmadığı görülmektedir.

Gümrük muhafaza hizmetleriGümrük ve Ticaret BakanlığıKamu personeli+4
Göknil Çelik
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmenlerde iş becerikliliğinin belirleyicileri ve sonuçları: Öz-yeterlik, lider-üye etkileşimi ve sosyal ilişki gereksiniminin rolü

Öğretmenler, eğitim örgütlerinin yalnızca bilgi aktaran unsurları değil; aynı zamanda değişen koşullara uyum sağlayan, karmaşık sosyal ilişkileri yöneten ve proaktif roller üstlenen aktörlerdir. Bu bağlamda, öğretmenlerin mesleki rollerini etkili biçimde yerine getirebilmeleri sahip oldukları bireysel kaynaklara ve içinde bulundukları örgütsel ilişkilerin niteliğine bağlıdır. Bu kapsamda çalışmada, öğretmenlerin iş becerikliliği davranışları, öz-yeterlik, lider-üye etkileşimi, sosyal ilişki gereksinimi, iş tatmini ve yaşam doyumu arasındaki ilişkileri yapısal eşitlik modeliyle incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 526 öğretmen (265 kadın, 261 erkek) oluşturmaktadır. Elde edilen bulgular, öğretmenlerin öz-yeterlik düzeylerinin tüm iş becerikliliği boyutlarını (görev, ilişkisel ve bilişsel) anlamlı ve olumlu yönde etkilediğini, en güçlü etkinin ise görev becerikliliği üzerinde olduğunu ortaya koymuştur. Lider-üye etkileşiminin ise bilişsel ve ilişkisel becerikliliği anlamlı biçimde etkilediği ancak görev becerikliliği üzerinde anlamlı bir etkisinin bulunmadığı belirlenmiştir. Bu durum, öğretmenlerin okul yöneticileriyle kurdukları ilişkilerin işlerine dair algılarını ve meslektaşlarıyla etkileşimlerini şekillendirdiğini, ancak görevlerini yeniden yapılandırma davranışlarının daha çok bireysel inisiyatifle belirlendiğini göstermektedir. Bunlarla birlikte yalnızca bilişsel beceriklilik davranışlarının, iş tatmini ve yaşam doyumu üzerinde olumlu bir etkisi olduğu görülmüştür. Bu da öğretmenlerin işlerine atfettikleri anlamın, davranışsal değişikliklerden daha etkili olduğunu göstermektedir. Ayrıca öz-yeterlik ve sosyal aidiyet düzeyleri düşük olan öğretmenlerin işlerini anlamlandırma süreçlerinde okul müdürlerinin desteğine daha fazla ihtiyaç duydukları tespit edilmiştir. Öğretmenlerin iyi oluşunu ve mesleki verimliliğini artırmaya yönelik anlayışın geliştirilmesi için okul yöneticileri ve öğretmenler için katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Lider-üye etkileşimiSosyal ilişkilerYaşam doyumu+4
Ramazan Furkan Özkul
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin paternalist (babacan) liderlik davranışları ile öğretmenlerin iş doyumu arasındaki ilişki (Batman ili örneği)

Bu araştırma, okul yöneticilerinin paternalist (babacan) liderlik davranışları ile okul öncesi öğretmenlerin iş doyumu arasındaki ilişkiyi incelenmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evreni, 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Batman ilinde bulunan 81 okulda görev yapan toplam 575 okul öncesi öğretmenden oluşmaktadır. Araştırma evreninde çok fazla öğretmen sayısının olmaması nedeniyle örneklem alma yoluna gidilmemiştir. Araştırmada ''Babacan Liderlik Davranışları Ölçeği'' ve ''İş Doyumu Ölçeği'' kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde frekans ve yüzde, standart sapma, aritmetik ortalama, bağımsız örneklem t-testi, Anova testi, LSD testi, korelasyon ve regresyon analiz teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenler, okul yöneticilerinin paternalist (babacan) liderlik davranışlarını orta düzeyde algıladıkları; paternalist (babacan) liderliğin alt boyutları olan "aile havası" ve "hayırseverlik" boyutlarına ilişkin algılarının yüksek, "müdahalecilik" ve "yetersiz görme" boyutlarına ilişkin algılarının ise "düşük", otorite alt boyutu ile ilgili algının ise "orta düzeyde" olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin genel olarak iş doyumuna ilişkin algılarının "iyi düzeyde" olduğu tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin paternalist (babacan) liderliğe ve iş doyumuna ilişkin algılarının araştırmada kullanılan bağımsız değişkenlerin bazılarında istatistiksel olarak anlamlı farklılıkların olduğu belirlenmiştir. Paternalist (babacan) liderliğin alt boyutlarından aile havası oluşturma ve hayırseverlik ile öğretmenlerin iş doyumu arasında pozitif yönde ve orta düzeyde; otorite ve müdahelecilik alt boyutu ile öğretmenlerin iş doyumu arasında negatif yönde ve düşük düzeyde; yetersiz görme ile öğretmenlerin iş doyumu arasında negatif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Yapılan regresyon analizi sonucunda ise, genel olarak paternalist (babacan) liderliğin "hayırseverlik ve "yetersiz görme" alt boyutlarının öğretmenlerin iş doyumu üzerinde anlamlı birer yordayıcı oldukları tespit edilmiştir.

Babacan liderlikLiderlikOkul yöneticileri+4
Ferda Ekmen
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin sosyal kaytarma davranışları ile iş doyumları arasındaki ilişkide örgütsel bağlılıklarının aracılık rolü

Bu araştırmada, Diyarbakır ilinde kamu ve özel liselerde görev yapmakta olan öğretmelerin sosyal kaytarma davranışları ile iş doyumu arasındaki ilişkide örgütsel bağlılıklarının aracılık rolünün ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Araştırmanın evreni Diyarbakır ili dört merkez ilçesinde (Bağlar, Kayapınar, Yenişehir, Sur) görev yapmakta olan lise öğretmenleridir. Evrenden tabakalı örnekleme yoluyla örneklem seçme yoluna gidilmiş ve böylece 420 öğretmen çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Sosyal kaytarmanın iş doyumu üzerindeki doğrudan etkisi: %7 iken; örgütsel bağlılık da modele dâhil olduğunda toplam etki %12 düzeyine çıkmaktadır. Bu toplam etkinin %5'i örgütsel bağlılığın aracı etkisinden kaynaklıdır. Sosyal kaytarmanın iş doyumu üzerindeki etkisinde p değerinin değişimi izlendiğinde ilk adımda .00 iken, ikinci adımda .03 olmuştur. Bu durum öğretmenlerin sosyal kaytarma davranışları ile iş doyumları arasındaki ilişkide örgütsel bağlılıklarının kısmi aracılık etkisine sahip olduğunu gösterebilmektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Kaytarma, İş Doyumu, Örgütsel Bağlılık, Öğretmen

Lise öğretmenleriSosyal kaytarmaÖrgütsel bağlılık+2
Turgay Yıldızöz
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin duygusal zekaları, pozitif psikolojik sermayeleri ve iş tatminleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı öğretmenlerin duygusal zeka, pozitif psikolojik sermaye ve iş tatminleri arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda, öğretmenlerin duygusal zeka, pozitif psikolojik sermaye algıları ve iş tatmin düzeylerinin yaş, cinsiyet, okuldaki hizmet süresi, medeni durum, eğitim düzeyi değişkenlerine göre anlamlı olarak farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiş; duygusal zeka, pozitif psikolojik sermaye ve iş tatminleri arasındaki ilişkiler ortaya konmuştur. Araştırma nicel yöntemli olup ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmanın evreni 2020-2021 yılları arasında İzmir ili Bornova, Bayraklı , Gaziemir, Karabağlar, Konak, Karşıyaka merkez ilçelerinde görev yapan 9601 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini basit, tesadüfi örnekleme yoluyla seçilen 365 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın verilerini toplamak amacıyla "Duygusal Zeka Ölçeği", "Pozitif Psikoloji Sermaye Ölçeği" ve "Minnesota İş Tatmini Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma, öğretmenlerin duygusal zeka, pozitif psikolojik sermaye ve iş tatminine ilişkin görüşlerinden yola çıkarak nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Bu araştırmada toplanan verilerin çözümlenmesinde SPSS22 istatistik programı kullanılmıştır. Yapılan araştırma sonucunda korelasyon analizlerine göre öğretmenlerin iş tatmini ile pozitif psikolojik sermaye arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmıştır. Öğretmenlerin duygusal zeka ve iş tatminleri ile duygusal zeka ve pozitif psikolojik sermayeleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Duygusal Zeka, Pozitif Psikolojik Sermaye, İş Tatmini, Öğretmen

Duygusal zekaPozitif psikolojik sermayeÖlçekler+2
Sibel Otamış Sümer
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Antrenörlerin iş doyumu, sürekli öfke ve öfke ifade tarzları arasındaki ilişki (Güneydoğu anadolu bölgesi örneği)

Bu çalışmanın amacı; Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bulunan Gençlik Spor İl Müdürlüğü kadrosunda çalışan antrenörlerin iş doyumlarının sürekli öfke ve öfke ifade tarzları arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Araştırmamıza gönüllü olarak 56 kadın, 187 erkek toplam 243 antrenör katılmıştır. Araştırmaya katılan antrenörlerin iş doyum seviyelerini ölçmek için Minnesota İş Doyum Ölçeği, öfke seviyelerini ölçmek için Spielberger Sürekli Öfke ve Öfke İfade Tarzı ve araştırmacı tarafından oluşturulan Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırmanın hipotezlerini test etmek için il olarak, aritmetik ortalama, standart sapma, frekans/yüzde, normal dağılım testi, (Kolmogorov-Smirnov test) gibi betimsel istatistikler yapılmıştır. Veriler normal dağılım varsayımını karşılamadığı için, ikili karşılaştırmalarda t-testi (Mann-Withney U test), çoklu karşılaştırmalarda varyans analizi (Kruskal Wallis-H test) ve değişkenler arasındaki ilişkiyi saptamak için korelasyon testi (Spearman Correlation Test) uygulanmıştır. Sonuç olarak cinsiyetin, medeni durumu, branş, antrenörlük kademesi ve haftalık çalışma süresinin iş doyumu ile; yaşın, medeni durumun, eğitim durumunun, görev yapılan yerin, branşın, çalışma şeklinin, görev süresinin, haftalık çalışma süresinin sürekli öfke ve öfke ifade tarzları ile aralarında anlamlı farklılığa rastlanılmamıştır. Yapılan araştırmamızda iş doyumunu yaş, eğitim durumu, görev yapılan yer, çalışma şekli ve görev süresi etkilediği; Sürekli öfke ve öfke ifade tarzını ise cinsiyet ve antrenörlük kademesinin etkilediği anlaşılmıştır.

AntrenörKendini ifade etmeSpor+2
Emrah Bakır
Siirt University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin algılarına göre okul yöneticilerinin duygusal zeka düzeyleri ile öğretmenlerin iş doyumu arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, öğretmen algılarına göre okul müdürlerinin duygusal zekâ düzeyleri ile öğretmenlerin iş doyumu düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma, ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmanın evrenini; Siirt merkez ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 4220 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise evrenden, basit rastlantısal yöntemle belirlenen 437 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada "Duygusal Zekâ Ölçeği" ve "İş Doyumu Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma kapsamında toplanan verilerin analizinde istatistik paket programından yararlanılmıştır. Araştırma dahilinde güvenirlilik analizi, frekans tabloları, bağımsız örneklem t-testi, Anova, korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre okul yöneticilerinin duygusal zekâ düzeyleri ile öğretmenlerin iş doyumu düzeylerinde; cinsiyet, medeni durum, görev durumu, mesleki kıdem ve yaş değişkenleri bakımından anlamlı fark yoktur. Öğretmenlerin okuldaki çalışma süresi ve görev yapılan kademe değişkenlerine göre dışsal doyum düzeylerinde anlamlı fark bulunmuştur. Ayrıca öğretmen algılarına göre öğretmenlerin kendi okul müdürlerinin duygusal zekâ düzeyleri ile kendi iş doyumları arasında pozitif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenler algılarına göre okul müdürlerinin duygusal zekâ düzeyi, öğretmenlerin iş doyumunun geneli üzerinde anlamlı bir yordayıcı etkiye sahip olduğu bulgulanmıştır.

Duygusal zekaOkul yöneticileriOkul yönetimi+3
Savaş Başar
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Gençlik liderlerinin yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile iş doyumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; gençlik liderlerinin iş doyumu ve yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi ve yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile iş doyumları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştımanın çalışma grubunu Gençlik ve Spor Bakanlığı merkez teşkilatı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünde işgören gençlik liderleri ile 81 ilde ve bunlara bağlı ilçelerdeki Bakanlık taşra teşkilatlarında bulunan gençlik merkezlerinde işgören gençlik liderlerinden 301 gönüllü katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu, Baycan (1985) tarafından geliştirilen Minnesota İş Doyum Ölçeği, Erdoğan ve Arsal (2016) tarafından geliştirilen Yaşam Boyu Öğrenme Eğilim Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak sayı, yüzde, ortalama ve standart sapma uygulanmıştır. 301 veri ele alınmıştır ancak, uç değerler alındıktan sonra 295 katılımcı ile veriler analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre iş doyumu alt boyut ortalamaları ve toplam puanı cinsiyet, medeni durum, görev yeri ve mezuniyet durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermeyip yaş, öğrenim durumu ve hizmet yılı değişkenlerine göre anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Yaşam boyu öğrenme alt boyut ortalamaları ve toplam puanı cinsiyet, yaş, medeni durum, öğrenim durumu, görev yeri ve mezuniyet durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermeyip hizmet yılı değişkenine göre anlamlı farklılık tespit edilmiştir. İş doyumu toplam puanı ile yaşam boyu öğrenme toplam puanı arasında düşük düzeyde pozitif yönlü anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda, içsel doyum arttıkça gelişime açıklık ve öğrenmeye istekliliğin artacağı söylenebilir.

GençlerGençlikLiderler+3
Murat Balıkçı
Siirt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Akademisyenlerin kültürlerarası farkındalıkları ile kültürlerarası iletişimsel yeterlikleri arasındaki ilişkide çok kültürlü eğitim tutumunun aracı rolü

Bu araştırmanın temel amacı, akademisyenlerin kültürlerarası farkındalıkları ile kültürlerarası iletişimsel yeterlikleri arasındaki ilişkiyi ve bu ilişkide çokkültürlü eğitime yönelik tutumlarının aracı rolünü belirlemektir. Araştırmanın evreni, 2024-2025 akademik yılında üç kamu üniversitesine bağlı fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokullarında görev yapan akademisyenlerden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi bu üç kamu üniversitesinden 550 akademisyenden oluşmaktadır. Örneklem basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Araştırmanın verilerini toplamak için Kültürlerarası Farkındalık Ölçeği, Kültürlerarası İletişimsel Yeterlik Ölçeği ve Çokkültürlü Eğitim Tutumu Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Toplanan veriler, SPSS 27 programı ve aracılık analizi bu programa eklenen SPSS Makro PROCESS v4.2 ile analiz edilmiştir. Araştırmanın verileri betimsel analiz (aritmetik ortalama, standart sapma, yüzdelik vs.), parametrik fark analizleri (ANOVA, Bağımsız Örneklemler t-Testi) ve Hayes'in aracılık model tekniklerinden model 4'ü ile analiz edilmiştir. Bulgular, kültürlerarası farkındalık ve kültürlerarası iletişimsel yeterlik arasında pozitif yönde ve orta düzeyde anlamlı ilişkiler olduğunu göstermiştir. Analiz sonuçları, çokkültürlü eğitim tutumunun bu ilişkide kısmi aracılık rolü üstlendiğini göstermiştir. Araştırmanın sonuçları, akademisyenlerin kültürlerarası yetkinliklerinin geliştirilmesine yönelik çabalarda, kültürlerarası farkındalık, kültürlerarası iletişimsel yeterlik ve çokkültürlü eğitim tutumu gibi bileşenlerin bütüncül bir şekilde ele alınması gerektiğini göstermektedir.

AkademisyenlerEğitim yönetimiKültürlerarası duyarlılık+6
İdris Öztürk
Siirt University
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

İş yeri arkadaşlığının örgütsel huzur üzerindeki etkisinde mesleki doyumun aracılık rolü: Akademisyenler üzerine görgül bir araştırma

Bu çalışmanın amacı, mesleki doyum aracılığıyla iş yeri arkadaşlığının örgütsel huzur üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Çalışmanın ikinci amacı, iş yeri arkadaşlığı, örgütsel huzur ve mesleki doyumun katılımcıların demografik özelliklerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını tespit etmektir. Bu çalışmanın verileri bir devlet üniversitesinde istihdam edilen 500 akademisyenden yapılandırılmış bir anket yardımıyla toplanmıştır. Araştırma modeli ve hipotezleri test etmek için regresyon analizi, farklılık analizleri ve Hayes'in Process Makrosundan yararlanılmıştır. Araştırma bulgularına göre; akademisyenlerin iş yeri arkadaşlığının mesleki doyum üzerinde anlamlı ve pozitif yönde bir etkisinin bulunduğu ve akademisyenlerin mesleki doyumunun örgütsel huzur üzerinde anlamlı ve pozitif yönde bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte akademisyenlerin iş yeri arkadaşlığı örgütsel huzuru anlamlı ve pozitif yönde etkilemektedir. Ayrıca mesleki doyum, iş yeri arkadaşlığı ile örgütsel huzur arasındaki ilişkiye aracılık etmektedir. Öte yandan akademisyenlerin iş yeri arkadaşlığı, örgütsel huzur ve mesleki doyum düzeylerinin bazı demografik değişkenler açısından farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Son olarak çalışma akademisyenler açısından bulgularla ilgili teorik ve pratik çıkarımlar tartışılmış, araştırmanın sınırlılıkları ve gelecek araştırmalara ilişkin bazı öneriler sunulmaktadır.

Örgütsel huzurİş doyumu
Zekiye Dalboy
Selçuk University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik şiddetin hemşirelerin iş doyumu üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı hemşirelerin uğramış oldukları psikolojik şiddetin iş doyumları üzerine olan etkiyi araştırmaktır. Yapılan birçok çalışmada hemşirelerin uğramış oldukları şiddetin sonuçları görülmekte ve şiddet sonrasında iş doyumlarında olan azalma neticesinde kurumunda etkilendiği görülmektedir. Bu çalışma bir devlet hastanesinde çalışan 234 hemşireye anket uygulanarak yapılmış tanımlayıcı bir araştırmadır. Veri toplamasında Kişisel Veri Formu, Psikolojik Şiddet Ölçeği (PŞÖ), İş Doyumu Ölçeği (İDÖ) kullanılmıştır. İstatistiksel analiz için SPSS 23.0 for Windows programı kullanılmıştır. Değerlendirme sonuçlarının tanımlayıcı istatistikleri; kategorik değişkenler için sayı ve yüzde, sayısal değişkenler için ortalama, standart sapma, minimum, maksimum olarak verilmiştir. Bu çalışmada, hemşirelerin %59,8'i kadın, %50,4'ü evli, %51,3'ü 26-35 yaş arasında, %34,6'sının çocuğu bulunmakta, %56,8'i lisans mezunu, %57,7'si sigara kullanmakta, %16,7'si sürekli ilaç kullanmakta ve %35'i yaşantısından memnun olarak elde edilmiştir. Bu çalışmada hemşirelerin %36,3'ü mesleği isteyerek seçmiş, %55,1'i mesleği değiştirmek istemekte, %83,8'i gece-gündüz karışık vardiya düzeninde çalışmakta, %54,7'si her zaman uyku problemi yaşamakta olduğu tespit edilmiştir. PŞÖ toplam ve alt boyutlarının ortalaması 93,3±26,1, İş Tatminin ortalaması 50,4±11,3' tür. Çalışmada kullanılan ölçekler Shapiro-Wilk normallik dağılım testi ile incelenerek, İş tatmini ile PŞÖ toplam ve alt boyutu puan dağılımlarının normallik göstermediği tespit edildi (p<0,05). Önceki dönemlere göre sağlık çalışanlarına uygulanan her türlü şiddet olaylarının büyük ölçüde artış gösterdiği ve alınan önlemlerin yetersiz olduğu literatürde var olan çoğu çalışmadan elde edilen ortak bir sonuçtur. Bu çalışmada, hemşirelerin cinsiyet değişkeninin 'İş tatmini' toplam, 'İç tatmin've 'Dış tatmin' alt ölçek boyutları ve 'Kişinin itibarı', 'Kendini gösterme ve iletişim oluşumu', 'Sosyal ilişkiler', 'Kişinin sağlığı' ile 'Kişinin yaşam kalitesine ve meslek durumu' alt ölçek boyutları arasındaki anlamlı fark bulunmamıştır. PŞÖ toplam ölçek boyutu puanları ise erkek hemşirelerde kadın hemşirelere göre daha fazla bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Hemşire; Psikolojik şiddet; İş Doyumu

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+4
Müjde Menekşe
Sanko University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Job satisfaction of interpreters working in healthcare settings in Türkiye

Türkiye is a peninsula at the crossroads of three continents, a centre of attraction in many aspects, such as migration, tourism, settlement, transport and trade. It, therefore, has to meet the needs of foreigners during their stay in the country. Healthcare needs require an intermediary, hereafter referred to as an interpreter, to establish communication between patients and healthcare providers. In recent years, the healthcare sector has developed highly, and many foreign patients have visited Türkiye for healthcare solutions. The high demand for foreign patients for health care and the developments in the healthcare sector have made it necessary to recruit more interpreters and have increased the demand for better-trained interpreters looking for desirable working conditions and, thus, adequate job satisfaction. The purpose of this dissertation is to examine the job satisfaction, job burnout, organisational commitment and trust of interpreters working in healthcare settings in terms of pay, promotion, supervision, fringe benefits, contingent rewards, working conditions, co-workers, nature of work, communication and overall satisfaction (Swartz, 1999). Data were collected using the Minnesota Job Satisfaction Questionnaire, the Maslach Burnout Inventory, the Organizational Commitment Scale, and the Organizational Trust Inventory, and the data collected was scored according to the survey scoring guide. In addition, respondents were asked qualitative questions to obtain exploratory information about the most critical factors affecting their job satisfaction in the hospitals where they work, which may help improve the situation.

InterpretationCommunity interpretingJob satisfaction
Begüm Kaçar
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessEN

EFL instructors' digital technology perceptions, motivation, and job satisfaction levels in emergency remote education

The present study investigated EFL instructors' digital technology integration, motivation, perception and job satisfaction levels regarding SAMR Model in the Emergency Remote Education (ERE) process caused from Covid-19 pandemic. The study was employed at 20 universities in Türkiye, and 162 female and 81 male EFL instructors participated in the quantitative study, and 14 of them participated in the qualitative part via convenience sampling method. A mixed-method explanatory research design was employed. Quantitative data was collected via online questionnaires, and qualitative data was collected via semi-structured interviews, reflection journals, and open-ended resposes. Descriptive Statistics, Pearson Correlation Analysis, Hierarchical Multiple Regression, Anova, and Content analysis methods were utilised. The results discovered that EFL instructors' digital technology integration levels circulated around the Substitution and Modification levels, and instructors were neither motivated nor satisfied with teaching online during the ERE. It was revealed that there was not a significant relationship between instructors' digital technology integration levels and their motivation and job satisfaction levels. Multiple Hierarchical Regression results showed that instructors' gender, background education, and online teaching experiences have a siginificant relationship with their digital technology integration levels, age and seniority do not have. The findings pointed that instructors' digital technology integration practices were rendered mainly because of passive students and insufficient infrastructure. To ensure a sustainable education, educational bodies are recommended to strengthen infrastructure, and develop regular Professional Development Units to meet the addressed gap of the instructors' insufficient background education and online teaching experiences with the upgraded methods.

MotivationSAMR modelDigital technology+7
Suheyla Demirkol Orak
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kronik kas iskelet sistemi ağrısı olan sağlık çalışanlarında ağrı ile başa çıkma stratejileri ile ağrı inançları, kinezyofobi, vücut farkındalığı ve iş tatmininin ilişkisi

Bu çalışmanın amacı, kronik kas iskelet sistemi ağrısı olan sağlık çalışanlarında, ağrı inançları, hareket etme korkusu, iş tatmini ve vücut farkındalığının ağrı ile başa çıkma stratejileri ile olan ilişkisinin incelenmesidir. Çalışmaya, özel bir hastanede çalışan, kronik kas iskelet sistemi ağrısı olan, 30-65 yaşları arasındaki 116 (72 kadın, 44 erkek) gönüllü sağlık çalışanı (doktor, fizyoterapist, diyetisyen, hemşire, sağlık destek personeli) katıldı. Ağrı ile başa çıkma becerisi "Ağrı ile Başa Çıkma Ölçeği" ile, ağrıya dair inançları "Ağrı İnançları Ölçeği" ile, kişilerin iş tatmin seviyesi "İş Tatmini Ölçeği" ile, hareket etme korkusu "Tampa Kinezyofobi Ölçeği" ile ve vücut farkındalığı seviyesi "Vücut Farkındalığı Anketi" ile değerlendirildi. Çalışmanın sonucunda Ağrı ile Başa Çıkma Ölçeği ile Ağrı İnançları Ölçeği arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki (r=0,185; p<0,05); Ağrı ile Başa Çıkmada çaresizlik hissetme alt boyutu ile Ağrı İnançları Ölçeği arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki (r=0,208; p<0,05); ve Ağrı ile Başa Çıkmada Tıbbi Çare Arama alt boyutu ile Ağrı İnançları Ölçeği arasında pozitif yönde anlamlı ilişki (r=0,200; p<0,05) bulundu. Ağrı ile Başa Çıkma Ölçeği çaresizlik hissetme alt boyutu ile İş Tatmini Ölçeği arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki (r=0,239; p<0,05) bulundu. Ağrı ile Başa Çıkma Ölçeği ile Tampa Kinezyofobi Ölçeği arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki (r=0,199; p<0,05) bulundu. Vücut Farkındalığı Anketi'nin Hastalığı Başlangıcında Tahmin Etme alt boyutu ile Ağrı ile Başa Çıkma Ölçeği arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki (r=-0,237; p<0,05) bulundu. Çoklu doğrusal regresyon analizi, cinsiyet, Vücut Farkındalığı Anketi Hastalığı Başlangıcında Tahmin Etme alt boyutu, Ağrı İnançları Ölçeği Organik İnançlar alt boyutu ve cinsiyet parametrelerinin, kronik kas iskelet sistemi ağrısı olan sağlık çalışanlarında, ağrı ile başa çıkma düzeyini tahmin etmede en güçlü belirteçler olduğunu ortaya koydu (R2 = 0,302; p<0,001). Sonuç olarak; kronik kas iskelet sistemi ağrısına sahip bireylerin ağrı ile başa çıkma stratejilerinin etkilendiği göz önünde bulundurulduğunda, ağrı ile başa çıkma stratejilerini geliştirmek için kişilere tedavi süresince ağrı inançları, kinezyofobi ve vücut farkındalığının geliştirilmesine yönelik uygulamaların kullanılması önerilmektedir.

AğrıBaşa çıkmaFarkındalık+6
Ecenur Şirin
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00

Related subjects