2014-2023 yıllarında Akdeniz Üniversitesi hastanesine ateşli silah yaralanması nedeniyle müracaat eden olguların değerlendirilmesi
2024
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Sema Demirçin
Abstract (TR)
İnsanlık tarihinin başlangıcından bu yana beslenme ihtiyacının giderilmesi için avlanma ve savunma içgüdüsüyle taş ve sopalarla başlayan, günümüzde modern silahların kullanımı ve artış gösteren şiddet eğilimi ile bireysel ve toplumsal olarak yaygın hale gelen silahlanma, her gün çok sayıda insanın yaralanmasına, ölmesine ve toplumsal sorunlara yol açmakta, ciddi bir halk sağlığı sorunu oluşturmaktadır. Her yıl Dünyada 200.000'den, Türkiye'de 2.000'den fazla kişi ateşli silahlarla yaralanarak hayatını kaybetmektedir. Türkiye'de her yıl 3000'den fazla kişi ateşli silahlarla yaralanmaktadır (1, 2). Bu çalışmada; 01 Ocak 2014-31 Aralık 2023 tarihleri arasında Akdeniz Üniversitesi Hastanesine ateşli silah yaralanması sonucu başvuran olguların hastane bilgi sistemi kayıtları retrospektif incelenmiş; olguların demografik özellikleri, yaralanma bulguları medikolegal açıdan incelenerek verilerin kaynaklar ışığında karşılaştırılması amaçlanmıştır. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Klinik Araştırmalar Etik Kurulu'nun 11.01.2023 tarih KAEK-20 sayılı kararı ile onay verilen çalışmamızda; 2014-2023 yılları arasında Akdeniz Üniversitesi Hastanesine ateşli silah yaralanması nedeniyle başvuran 418 olgu çalışmaya dâhil edilmiştir. Olguların %89,95'i (n= 376) erkek, %10,05 (n=42'si) kadındır. En fazla olgunun bulunduğu yaş grubu %51,67 (n=216) ile 25-44 yaş grubudur. Olguların en sık genç-erişkin yaş grubunda görülmesi; bu yaş grubu bireylerin fiziki olarak daha aktif olmaları, çalışma hayatı ve sosyal hayata daha fazla katılım göstermeleri gibi sebeplerden kaynaklanmaktadır. Çalışmamızda olgulardan 44'ünün (%10,52) 18 yaşından küçük çocuklar olduğu, bunların 23'ünün (%52,29) kaza orijinle yaralandığı ve kaza ile yaralanan çocukların 19'unun (%82,60), cinayet orijinli (n=10) olanların 5'inin (%50,00) uzun namlulu silahlarla yaralandığı saptanmıştır. En çok başvurunun 56 (%13,39) olgu ile 2023 ve 55 (%13,15) olgu ile 2022 yıllarında, en az başvurunun 26 (%6,22) olgu ile 2020 yılında olduğu, olguların en çok (n=119, %28,47) sonbahar, ikinci sıklıkta (n=111, %26,56) yaz mevsiminde başvurduğu saptanmıştır. Olgulardan %52,15'inin (n=218) tabanca gibi kısa namlulu silahlarla, %44,02'sinin (n=184) av tüfeği gibi uzun namlulu silahlarla yaralandığı saptanmış olup; 16 (%3,83) olguda ise hastane bilgi sisteminde yaralanma nedeni silahın namlu özelliği belirtilmemiştir. Olguların %60,28'i (n=252) cinayet, %16,27'si (n=68) kaza, %4,55'i (n=19) intihar orijinli yaralanmadır. Olgulardan %18,90'ında (n=79) yaralanma orijini tıbbi evraklarda belirtilmemiştir. Hem kısa namlulu hem uzun namlulu silahlarla gerçekleşen yaralanmalarda %60,28 (n=252) sıklıkla en çok cinayet orijine rastlandığı, bunu %16,27 sıklıkla (n=68) kaza orijininin izlediği, en az rastlanan orijinin ise intihar (n=19) olduğu saptanmıştır. Olguların %52,87'sinin (n=221) uzak, %16,99'unun (n=71) yakın, %2,39'unun (n=10) bitişik, %0,48'inin (n=2) bitişiğe yakın mesafeden yapılmış atış sonucu yaralandığı, olguların %27,27'sinin (n=114) tıbbi evrakında atış mesafesine ya da belirlenmesine yönelik bilgi olmadığı saptanmıştır. İlk başvurulan birim olguların %93,06'sında acil servistir. Olguların %73,20'sinin (n=306) hastanede yatarak tedavi gördüğü, en sık yatış yapılan birimin %35,29 sıklıkla Ortopedi ve Travmatoloji servisi olduğu saptanmıştır. Olguların %60,52'sinin (n=253) ameliyat edildiği, %26,60'ının (n=111) vücudundan ameliyat sırasında veya cilt altından lokal girişim ile kurşun çekirdeği veya saçma tanelerinin çıkarıldığı, olgulardan %54,31'inin (n=227) vücudunda atış ürünü materyali kaldığı, çıkarılan veya vücutta kalan en sık atış ürününün saçma taneleri olduğu, belirlenmiştir. Olguların 125'inde (%30) bir ya da bir den fazla iç organ yaralanması oluşmuştur. En sık yaralanan iç organlar %22,80 (n=62) sıklıkla ince bağırsak, %22,40 (n=61) sıklıkla akciğerler, %21,30 (n=58) sıklıkla kolondur. En sık rastlanan yaralanma bölgesi %48,30 ile (n=202) alt ekstremitelerdir. Olguların 60'ında (%14,35) büyük damar yaralanması, 70'inde (%16,74) sinir yaralanması oluşmuştur, 24 olguda (%5,74) hem büyük damar hem sinir hasarı saptanmıştır. En sık yaralanan damar 13 olgu (%22) ile popliteal arterdir. Olgulardan 23'ü (%5,50) beyin kanaması geçirmiş olup; 4 (%17,40) olguda epidural kanama, 17 (%73,90) olguda subdural kanama, 17 (%73,90) olguda subaraknoid kanama, 16 (%69,60) olguda intraserebral kanama ve 7 (%30,40) olguda interventriküler kanama tespit edilmiştir. Göğüs bölgesinde yaralanma olan 109 olgudan 48'inde (%44) hemotoraks, pnömotoraks veya hemo-pnömotoraks tespit edilmiş olup; bunlar (n=48) içinde en sık 27 olgu ile (%56,30) hemo-pnömoraks saptanmıştır. Olgulardan 183'ünde (%43,80) yaralanma yaşamsal tehlikeye neden olurken, 229 (%54,80) olguda yaralanma yaşamsal tehlikeye neden olmamıştır. Olgulardan 416'sında (%99,50) yaralanma basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte iken, 2 (%0,50) olguda yaralanma basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek niteliktedir. Son gruptaki ilk olgunun kurusıkı tabanca ile yaralandığı, vücudunda sadece sıyrık tespit edildiği, ikinci olgunun sol kulak kepçesinde 1 cm'lik laserasyon tespit edildiği, yaralanmaların basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte oldukları anlaşılmaktadır. Olguların %54,50'sinin (n=228) vücudunda kemik kırığı oluştuğu saptanmıştır. Kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi olguların %6,20'sinde hafif (1), %39'unda orta (2-3) ve %54,80'inde ağır (4-5-6) niteliktedir. En sık kırılan kemikler %40,78 (n=93) ile alt ekstremite kemikleridir. Bunu sırasıyla %17,54 (n=40) ile maksillofasial kemikler, %17,10 (n=39) ile üst ekstremite kemikleri, %14,03 (n=32) ile toraks kemikleri, %11,40 (n=26) ile kafa kubbe kemikleri, %11,40 (n=26) ile pelvis kemikleri, %6,14 (n=14) ile vertebralar, %2,19 (n=5) ile kafa kaide kemikleri takip etmektedir. Olgulardan 47'sinde (%20,61; n=228) birden fazla vücut bölgesinde kemik kırıkları mevcuttur. Olguların %52,63'ünde (n=220), kanda etil alkol düzeyi belirlendiği, bu olguların 99'unun (%45,0; n=220) kanında farklı düzeylerde etil alkol tespit edildiği, anlaşılmaktadır. Kanında etil alkol tespit edilen 99 vakanın 66'sı (%66,67) cinayet orijinlidir. Kanda etil alkol saptanan olgularda, yaralanmanın cinayet orijinli olma sıklığının, olmayanlara göre, arttığı tespit edilmiştir. Ateşli silah yaralanmalarında giriş-çıkış delikleri ayrımı, mesafe tayini, orijin parametrelerinin belirlenebilmesi için, yaranın ilk muayene sırasındaki özellikleri, atış ürünlerinin varlığı/yokluğu, giysili bölge olup olmayışı ilk gören hekimler tarafından ayrıntılı olarak yazılmalı, yaralanan kişinin bilinci yerinde ise yaralıdan değilse tanıklardan ve güvenlik güçlerinden de sorularak, yaralanmaya neden olan silahın ifade edilen özelliği de adli raporlarda belirtilmelidir. Ateşli silah yaralanmalarının büyük bir bölümünün acil servislere müracaat ettirildiği göz önüne alındığında acil servislerde görevli hekimlere bu konuda büyük görev düşmekte olup; düzenli eğitim seminerleri verilebilir. Toplumda ateşli silahlarla yaralanma ve ölümlerin ve şiddet olaylarının azaltılabilmesi için, tüm dünyada silahsızlanmanın sağlanması ve ateşli silah kullanımının olumsuz etkilerinin tanıtımı konularına önem verilmesi gerekmektedir. Ruhsatlı tabanca sayısı yanında ruhsatsız silahların da sivil populasyonda olabildiği düşünüldüğünde; ruhsatsız silah ticareti, temin etme ve bulundurma denetimlerinin arttırılması, tespiti halinde uygulanacak cezai yaptırımlarının ağırlaştırılması; ruhsatlı silah edinilebilmesi için ayrıntılı psikiyatrik muayene ve düzenli kontrol ve testlerin uygulanması, ruhsatlı silah kullanımına izin verilmeden önce kişinin kendi çocukluğunun geçtiği ailesi ve şu anki aile yapısını da içeren ayrıntılı sosyal inceleme raporu düzenlenmesinin temini ve şiddet meyli ve kayıtlı suç incelemesine ek olarak çevresinde şiddet meyli açısından tanınırlığı ve ailesinin hatta yakınlarının kişi hakkındaki görüşünün de değerlendirilmesini öneriyoruz. Bunlara ek olarak toplumsal bilgilendirme çalışmaları, ateşli silahlarla oluşan yaralanmalar ve ölümlerinin azaltılmasına katkı sağlayabileceğinden toplumun her kesimine uygun değişik eğitim videoları ve seminerlerin gerek medyada yayınlanması gerek sosyal medya kaynaklarında düzenli olarak verilmesi uygun olacaktır. Anahtar Sözcükler: Adli Olgu, Ateşli Silah, Ateşli Silah Yaralanması, Orijin, Atış Mesafesi, Tabanca, Av Tüfeği
Author
Dr. Şeyma Nur Semerci
How to Cite
Şeyma Nur Semerci (Tıpta Uzmanlık Tezi). 2014-2023 yıllarında Akdeniz Üniversitesi hastanesine ateşli silah yaralanması nedeniyle müracaat eden olguların değerlendirilmesi, 2024, Akdeniz University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Akdeniz University
- Spin-1 Blume-Capel ve karma spin (1/2, 1) Ising modellerinin termodinamik geometri çerçevesinde incelenmesi(2024)
- Hava kirliliği ve kentleşme ile COVID-19 ilişkisinin coğrafi bilgisistemleri kullanılarak belirlenmesi(2025)
- Orman yangını risk alanlarının tespiti ve haritalanması: Kaş, Antalya örneği(2025)
- Christopher Marlowe'un eserlerinde değerlerin analizi(2022)
- Andriake Granarium'u ve sosyo-ekonomik etkileri(2022)
- Migrenli hastalarda transkranial ultrasonografi yoluyla beyin dokusu değişikliklerinin incelenmesi ve depresyonla ilişkisi(2023)
