4857 sayılı kanunda çalışma sürelerinin düzenlenmesi
2006
0 views
0 downloads
Advisor: Y.doç.dr. Murat Kandemir
Abstract (TR)
Türk ş Hukukunda çalışma süreleri, 4857 sayılı ş Kanunu düzenlenmiş olup,kırk beş saat olan haftalık çalışma süresi tarafların anlaşması ile düşürülebilmektedir.Ancak, söz konusu sürenin tarafların anlaşması halinde dahi, süreklilik gösterecekşekilde artırılması mümkün değildir.Haftalık çalışma süresinin, haftanın çalışılan günlerine eşit olarakbölünmesinin yanında, belli koşulların yerine getirilmesi şartıyla esnek şekildebölünmesi olanağı sağlanmıştır. Bu bağlamda, haftalık çalışma süresi, haftalık kırkbeş saatlik çalışma süresi aşılmamak kaydıyla, farklı şekilde ve istisnalara uyularakçalışılan günlere dağıtılabilecektir. Ayrıca, kanunda belirtilen denkleştirme süreciiçinde, haftalık ortalama kırk beş saat çalışılmak kaydıyla, bazı haftalarda kırk beşsaati aşan süreyle çalışma da yapılabilecektir. Denkleştirme sürecinde, haftalıkortalama kırk beş saat çalışılmasının doğal sonucu olarak da, diğer haftalarda kırkbeş saatin altında çalışma yapılacaktır. Diğer bir deyişle, denkleştirme döneminde,haftalık kır beş saati aşan süreler kadar, diğer hafta veya haftalarda eksik çalışmayapılacaktır. Bu tür esnek çalışmalarda, günlük çalışma süresi her halde on bir saatiaşamayacaktır. Dolayısıyla, haftalık çalışma süresi, haftada beş gün çalışılanişyerlerinde elli beş saati, haftada altı gün çalışılan işyerlerinde altmış altı saatiaşamayacaktır.Çalışma süresini, her zaman işçinin fiilen çalışmaya başladığı saattenbaşlatmak ve işin fiilen sona erdiği saatte sonlandırmak mümkün değildir. Zira, işçiiş görmemesine rağmen, emeğini işverenin emrine sunduğu birtakım hallerde, işilişkisinin yapısından ya da sosyopolitik sebeplerden kaynaklanan gerekçelerleçalışmış gibi kabul edilmektedir. Bazı hallerde ise, işin niteliği veya işverenin tercihisonucu, ya da diğer sebeplerle işçinin yolda veya fiilen çalışmadan geçirdiğisürelerin de çalışma süresi içinde değerlendirilmesi zorunluluğu vardır. Bubağlamda, işçinin işe hazır olmasına karşın çalışmadan geçirdiği bu süreler, ?fiiliçalışma süresi? değil, ?farazi çalışma süresi? olup, yasal çalışma süresinden sayılanhallerden sayılmaktadır.4857 sayılı ş Kanunu ile, haftalık çalışma sürelerinin iş günlerinedağıtılması, fazla çalışma, fazla süreli çalışma, telafi çalışması ve kısa çalışma gibi,çalışma hayatına ilişkin müesseselerin uygulanabilirliği sağlanarak, çalışma süreleriesnekleştirilmiştir.Belirli koşulların varlığı halinde, telafi çalışmasına olanak sağlanmıştır.Getirilen yeni uygulama, bazı hallerde çalışılmaması durumunda bu sürelere mahsusolmak üzere işçiyi tekrardan çalışmaya borçlandıran bir düzenleme niteliğinialmaktadır. Belirli bir zaman dilimi içinde normal çalışma süresinin üstünde ve fazlaçalışma ücreti ödenmesine gerek kalmaksızın, kaybedilen çalışma sürelerini telafiedici çalışmalar, telafi çalışması olarak adlandırılmaktadır. Geçmiş dönemdeyapılması gerekirken, şimdiye ertelenen telafi çalışması normalin üstünde çalışmaolarak nitelendirilemez.şyerindeki haftalık çalışma süresinin, koşulları bulunduğunda işverentarafından, geçici olarak önemli ölçüde azaltılması veya işyerindeki faaliyetintamamen ya da kısmen geçici olarak durdurulması şeklindeki uygulamalara, kısaçalışma uygulaması denilmektedir. Bu gibi durumlarda kısa çalıştırılan işçinin ortayaçıkan gelir kaybı, belli koşulların varlığı halinde, işsizlik sigortası tarafından kısaçalışma ödeneği ödenmek suretiyle karşılanmaktadır.ş Kanununda, çalışma sürelerinin artırılması iki şekilde düzenlenmiştir. Heriki çalışma arasındaki farkların en önemlisi, ilkinde çalışma süresinin artırılmasınınsüreklilik göstermesi, diğerinde ise, çalışma sürelerinin artırılmasını gerektiren geçiciözellik gösteren sebeplerin nadiren söz konusu olması ve buna bağlı olarak daçalışma süresinin geçici olarak artırılmasıdır. Geçici fazla çalışmada ise, işçi asıl işinidevam ettirmekte olup, yapılan bu çalışmalar, fazla çalışmalar ve fazla sürelerleçalışmalar şeklinde ayrıma tabi tutulmuştur. Ülkenin genel yararları yahut işinniteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle yapılan fazla çalışmalar, normalnedenlerle yapılan fazla çalışmalar olarak gruplandırılırken, zorunlu nedenlerle veyaolağanüstü durum nedeniyle de bu tür çalışmalar yapılabilmektedir.Hizmet sözleşmesi ile çalışmayı üstlenen işçinin, yaşamın tüm anlarını işte veyaişyerinde geçireceği, doğal olarak düşünülemez. Çünkü, işçinin de her gerçek kişigibi dinlenmeye ve ailesine, toplumsal ve kültürel etkinliklere ayıracak serbestzamana gereksinimi bulunmaktadır. Bu bağlamda, işçiye günlük çalışma süresiiçinde, iş süresinden sayılmayan ara dinlenmesinin verilmesi zorunludur. Ayrıca,işçiler, normal olarak Pazar günü tatil yapmakla birlikte, Pazar günü çalışılanişyerlerinde ise, haftanın diğer bir gününde tatil yapma olanağı sağlanmaktadır.Diğer taraftan, yıllık ücretli izin ile çalışma hayatının akışı içinde işçinin bedenen vezihnen her çalışma yılı sonunda rahatlaması ve dinlenmesi amaçlanmıştır.
Author
Dr. Kemal Özcan
How to Cite
Kemal Özcan (Yüksek Lisans Tezi). 4857 sayılı kanunda çalışma sürelerinin düzenlenmesi, 2006, Dicle University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Dicle University
- Multiple sklerozda apolipoprotein e polimorfizmi ve prognoza etkisi(2006)
- 2-aminotiyofenol ile dialdehitlerden schiff bazlarının sentezi ve geçiş metalleri ile komplekslerinin eldesi, karakterizasyonu ve ekstraksiyonunda uygulamaları(2006)
- Atıksu toplama sistemlerinde kullanılan boruların verimlilik açısından değerlendirilmesi(2006)
- Modifiye edilmiş havuç atıklarıyla bazı ağır metallerin adsorpsiyon yoluyla uzaklaştırılmasının kinetik ve termodinamiksel olarak incelenmesi(2006)
- N-benzil-2-izobütil aza-15-crown-5 eter'in p1h-NMR t1 durulma zamanları ölçümüyle moleküler hareketlerinin incelenmesi(2006)
- Gravitasyonel alan denklemleri ve özellikleri(2006)