Adolesan çocuklarda nutrisyonel anemi nedenleri
2015
1 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Şebnem Bengoa
Abstract (TR)
GİRİŞ VE AMAÇ: Anemi çocukluk döneminde en sık 6 ay–2 yaş ile adolesan dönemde görülmektedir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre anemi özellikle gebelerde ve çocuklarda mortalite ve morbidite artışına yol açan yaygın bir halk sağlığı sorunudur. Adolesan yaş grubunda anemi en sık hızlı büyüme ve diyet ile yetersiz alım nedeni ile gelişmekte olup, beslenme ile ilişkili anemi toplumumuzda sık görülmektedir. Sosyoekonomik koşulların yarattığı problemler de buna katkıda bulunmaktadır. Çalışmamızda adolesan yaş grubunda nutrisyonel aneminin nedenlerini saptamayı amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEM: Retrospektif olarak yapılan araştırmaya, Dokuz Eylül Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı polikliniklerine 01.01.2014 - 01.07.2015 tarihleri arasında başvuran ve 10-18 yaşları arasında nutrisyonel anemi tanısı alan 90 çocuk dahil edildi. Hasta bilgilerine hastane ve ilgili bölümlerin hasta dosyalarından ulaşıldı. Tüm olguların hastane ve bilim dalı arşiv dosyaları taranarak yaş, cinsiyet, boy, ağırlık, boya göre ağırlık (W/H) ölçümleri hasta veri kayıt formlarına kaydedildi. Ayrıca tanı sonrası olgulara eğitim durumu, anne ve babalarının eğitim durumu, semptomları ve muayene bulguları, vejeteryanlık öyküleri, kırmızı et, tavuk, balık, meyve, kuru baklagil, yumurta, yeşil yapraklı sebze gibi besinleri tüketim sıklığını içeren bir anket doldurtuldu. Anemi etiyolojisinde yer alan diğer sebepler (çay, kahve tüketimi, kronik hastalık ve ilaç kullanım öyküsü), kız çocuklarında adet kanaması öyküsü ve sosyoekonomik değerlendirme ile ilgili sorular da anket içerisinde hasta ve hasta yakınlarına yöneltildi. Veriler uygun istatistik testler kullanılarak değerlendirildi. BULGULAR: Çalışmaya 10-18 yaşları arasında 90 olgu dahil edildi. Çalışmaya katılan olguların 87' sinde demir eksikliği anemisi, 3'ünde izole B12 vitamini eksikliğine bağlı anemi saptandı. İzole folat eksikliğine bağlı anemi tanısı alan olgu yoktu. Olguların en sık başvuru yakınmaları solukluk (%90), halsizlik (%85), dikkat eksikliği (%75,8) olup; fizik inceleme bulguları konjunktiva/avuç içi/tırnak yatağı solukluğu (%90), papiller atrofi (%27,8), taşikardi (%23,3) olarak saptandı. Demir eksikliği anemisi tanısı alan 27 olguda (%31) eş zamanlı B12 Vitamini eksikliği, 24 olguda (%27,5) folat eksikliği saptandı. Olguların %67'si(58 olgu) izole demir eksikliği anemisi tanısı almış olup, %33'ünde (29 olguda) eş zamanlı B12 vitamini eksikliği ve/veya folat eksikliği saptandı. DEA tanısı alan 5 olguda (%6) eş zamanlı B12 Vitamini eksikliği ve folat eksikliği saptandı. Demir eksikliği anemisi tanısı alan hastaların laboratuvar incelemesinde ortalama değer ve değer aralığı sırasıyla; eritrosit sayısı 4,45±0,72 milyon (2,10-6,3 milyon), hemoglobin düzeyi 10,4±0,2 g/dL (4,8-12,9 g/dL), hematokrit düzeyi % 32,2±0,55 (% 16-40), OEH 72,5±1,1 fL (16-89 fL) RDW % 17,5±0,4 (%12,3–32,8), demir düzeyi 30,8±2,6 µg/dL (5-134 µg/dL), ferritin düzeyi 9,6 ± 1,4 ng/mL (1-88 ng/mL), transferrin saturasyonu % 7,9±0,73 (%1,4-40), serum demir bağlama kapasitesi 381,6±7,75 µg/dL (145-550 µg/dL), B12 vitamini düzeyi 289±31 pg/mL (25-1471 pg/mL), folat düzeyi 9,7±0,68 ng/mL (3,1-24,6 ng/mL), olarak saptandı. B12 eksikliği anemisi tanısı alan 3 olgunun laboratuvar incelenmesinde ortalama değer ve değer aralığı sırasıyla; eritrosit sayısı 2,97±0,2 milyon (2,1-3,5 milyon), hemoglobin 8,6±0,3 g/dL (7,4-10,9 g/dL), hematokrit %25±0,3 ( %21-30), OEH 100±0,3 fL (100–103 fL), RDW % 18,5±0,03 (%15,8-22,5 ), B12 vitamini pg/ml 50±0,3 pg/mL (25-76 pg/mL) olarak saptandı. Hastaların demirden zengin gıdaları yeterli almadığı özellikle %91'inin kırmızı eti yetersiz aldığı saptandı. On dört olgu vejeteryan (%15,6) olduğunu belirtmiş olup, vejeteryanlık ile hemoglobin, transferrin, ferritin değerleri arasında anemi derinliği açısından yapılan analizde istatistiksel anlamlılık saptanmadı. Üç olgu ailesinde de vejeteryanlık olduğunu belirtti. Olguların %12,2'sine (11 olgu) anemi tanısı aldıktan sonra kan transfüzyonu yapıldı. Anne eğitim düzeyi değerlendirildiğinde; annelerin %62,2'sinin liseye kadar, %37,8' inin lise ve üzeri eğitim aldığı saptandı. Baba eğitim düzeyi değerlendirildiğinde, babaların %47,7' sinin liseye kadar, %52,3'sinin lise ve üzeri eğitim aldığı saptandı. Olguların anne ve babalarının eğitim durumu anemi derinliği arasında anlamlı ilişki saptanmadı. Aylık ekonomik gelir ile hemoglobin ve demir parametreleri arasında anlamlı ilişki saptanmadı. Ancak olguların %75'i orta-kötü sosyoekonomik düzeye sahipti. Kızların adet süresi ile anemi derinliği arasında anlamlı ilişki saptanmadı. SONUÇLAR: Sonuç olarak adolesanlarda büyüme nedeniyle artan ihtiyaç, sosyoekonomik faktörler, uygun olmayan beslenme alışkanlıkları ve yanlış diyetler nedeniyle başta demir eksikliği anemisi olmak üzere nutrisyonel anemiler görülebilmektedir. Adolesanların izlemde mutlaka nutrisyonel anemi riski açısından değerlendirilmesi gerektiği ve koruyucu hekimlik uygulamalarına da yer verilmesi gerektiği düşünülmüştür.
Author
Dr. Eren Güzeloğlu
How to Cite
Eren Güzeloğlu (Tıpta Uzmanlık Tezi). Adolesan çocuklarda nutrisyonel anemi nedenleri, 2015, Dokuz Eylül University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Dokuz Eylül University
- Mars habitatlarının yapısal açıdan irdelenmesi(2022)
- 21. yüzyıl postmodernizmi bağlamında çevresel grafik tasarım ve kamusal enstalasyon(2022)
- Açık plan ofislerde konuşma anlaşılırlığı parametrelerinin analizi(2021)
- AFAD gönüllülük sisteminin etkin müdahale açısından analiz(2020)
- W.A. Mozart' ın, J. N. Hummel' in ve C. M. Von Weber' in fagot konçertolarının müzikal analizleri(2006)
- Profesyonel dansçılarda kas iskelet sistemi yaralanmaları(2006)
