Medical SpecialtyOpen Access

Alt konka hipertrofisinde tedavi amaçlı kullanılan inferior türbinoplasti ve alt konka elektrokoterizasyonu yöntemlerinin yaşam kalitesi ölçekleri ile karşılaştırılması

2023
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Mehmet Aslan

Abstract (TR)

Giriş: Burun tıkanıklığı burundan rahat nefes alamama sorununa yol açmakta ve hastaların yaşam kalitesini etkilemektedir. Burun tıkanıklığının en yaygın şekli mekanik tıkanıklıktır. Septum deviasyonu ve alt konka hipertrofisi en yaygın mekanik obstrüksiyon nedenidir. Konka hipertrofisi birçok nedene bağlı gelişebilmektedir; alerjik rinit, vazomotor rinit, enfeksiyöz rinit ve kompansatuar mekanizmalar en sık nedenlerindendir. Alt konka hipertrofisinin tedavisinde çok sayıda medikal ve cerrahi yöntemler kullanılmaktadır. Medikal tedaviye dirençli hastalarda cerrahi tedavi alternatif efektif bir seçenektir. Alt konka hipertrofisinin cerrahisinden beklenen ideal sonuç, burnun doğal fizyolojisini koruyarak, komplikasyonlara neden olmadan semptomlara optimum çözümü sağlayıp obstrüksiyonun ortadan kaldırılmasıdır. Amaç: Alt konka hipertrofisinde tedavi amaçlı kullanılan klasik inferior türbinoplasti cerrahi tekniğinin ve alt konka koterizasyonu yönteminin sonuçlarının hastalığa özgü burun tıkanıklığı şikayet değerlendirme formları(NOSE formu ve sinonazal sonuç testi-22(Snot-22)) ve genel yaşam kalitesi ölçeği vizüel anolog skala(Eq-5d-3l-VAS) ile karşılaştırılması ve istatistiksel olarak değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Kliniğimize(İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi kulak burun boğaz hastalıkları anabilim dalı) burun tıkanıklığı ve burundan rahat nefes alamama şikayeti ile başvuran 17-65 yaş aralığında hastalara anterior rinoskopik muayene ve endoskopik değerlendirme yapıldı. Muayenede septum deviasyonu ve alt konka hipertrofisi saptanan hastalar çalışmaya alındı. Çalışmamıza 17 yaş altı pediatrik hastalar, 65 yaş üstü geriatrik hastalar, nazal polipli hastalar, sinonazal malignitesi olan hastalar, komorbit hastalığı olan hastalar ve revizyon cerrahi gerektiren hastalar, dahil edilmedi. Alt konka hipertrofisi ve nazal septum deviasyonu bulunan 59 hastanın 28'ine tedavi amacıyla septoplasti+klasik inferior türbinoplasti uygulandı, 31'ine septoplasti+alt konka elektrokoterizasyonu uygulandı. Hastaların yaş ve cinsiyet yönünden homojen dağılmasına özen gösterildi. Bütün hastalara tedavi öncesi ve tedavi sonrasını takiben 1. ay ve 3. ayda hastalığa özgü burun tıkanıklığı şikayet değerlendirme formları(NOSE formu ve sinonazal sonuç testi-22(Snot-22)) ve genel yaşam kalitesi ölçeği vizüel anolog skala(Eq-5d-3l-VAS)form ve ölçekleri uygulandı. Araştırmaya alınan verilerin analizleri SPSS (Statistical Program in Social Sciences) 25 programı ile gerçekleştirildi. Bulgular: Septoplasti+klasik inferior türbinoplasti yapılan 28 hasta(10 kadın-18 erkek) yaş ortalaması 31,39 ± 10,97 ve septoplasti+alt konka elektrokoterizasyonu uygulanan 31 hasta(5 kadın-26 erkek) yaş ortalaması 27,65 ± 8,38 toplam 59 hasta çalışmaya dahil edildi. Çalışmaya alınan hastalarda yaş ve cinsiyete göre gruplar arasında (Türbinoplasti ve konka koterizasyonu) istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmamıştır (p>0,05). Çalışmaya alınan hastalarda NOSE formuna göre gruplar (Türbinoplasti ve konka koterizasyonu) arasında preop, postop birinci ve ikinci kontrol değişimlerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmamıştır (p>0.05). Türbinoplasti grubunda ve konka koterizasyonu grubunda tedavi sürecindeki NOSE formu değişimi istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.05). Türbinoplasti grubunda preop NOSE değeri 17,32 ± 3,19'dan postop 3. ay NOSE değeri 2,61 ± 3,36'ya gerilemiş, konka koterizasyonu grubunda preop NOSE değeri 16,23 ± 3,45'ten postop 3. ay NOSE değeri 2,87 ± 3,85'e gerilemiştir. NOSE anket sonuçlarına göre hastalar kullanılan iki yöntemden de fayda görmüş olup hastaların şikayetleri gerilemiş ve anket sonuçlarında iyileşme görülmüştür. Kullanılan yöntemlerin birbirlerine üstünlüğü görülmemiştir. Çalışmaya alınan hastalarda gruplar (Türbinoplasti ve konka koterizasyonu) arasında SNOT formuna göre preop anlamlı farklılık bulunmuş, postop birinci ve ikinci kontrol değişimlerinde her iki yöntemin etkinliğinde ise istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmamıştır. Preop türbinoplasti grubunda SNOT değerinin daha yüksek olması konka koterizasyonu grubundaki hastalara göre sinonazal şikayetlerinin fazla olduğunu göstermektedir. Türbinoplasti grubunda ve konka koterizasyonu grubunda tedavi sürecindeki SNOT formu değişimi istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.05). Türbinoplasti grubunda preop SNOT değeri 57,04 ± 6,43'ten postop 3. Ay SNOT değeri 16,36 ± 7,04 'e gerilemiş, konka koterizasyonu grubunda preop SNOT değeri 51,48 ± 7,74'ten postop 3. ay SNOT değeri 21,06 ± 10,55'e gerilemiştir. SNOT-22 anket sonuçlarına göre hastalar kullanılan iki yöntemden de fayda görmüş olup hastaların şikayetleri gerilemiş ve anket sonuçlarında iyileşme görülmüştür. Kullanılan yöntemlerin birbirlerine üstünlüğü görülmemiştir. Çalışmaya alınan hastalarda EQ-5D-3L VAS ölçeğine göre preop, postop birinci ve ikinci kontrol değişimlerinde gruplar (Türbinoplasti ve konka koterizasyonu) arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmamıştır (p>0.05). Türbinoplasti ve konka koterizasyonu grubunda tedavi sürecindeki EQ-5D-3L VAS ölçeği değişimi istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Türbinoplasti grubunda preop EQ-5D-3L VAS değeri 39,29 ± 13,31' den postop 3. ay EQ-5D-3L VAS değeri 86,07 ± 13,15'e yükselmiş, konka koterizasyonu grubunda preop EQ-5D-3L VAS değeri 40,65 ± 15,9 'dan postop 3. ay EQ-5D-3L VAS değeri 81,94 ± 16,21' e yükselmiştir. EQ-5D-3L VAS anket sonuçlarına göre hastalar kullanılan iki yöntemden de fayda görmüş olup artan puan değerleri hastaların postop dönemde kendilerini daha iyi hissettiklerini göstermiştir. Kullanılan yöntemlerin birbirlerine üstünlüğü görülmemiştir. Çalışmaya alınan hastalarda EQ-5D-3L ölçeğine göre preop, postop birinci ve ikinci kontrol değişimlerinde gruplar (Türbinoplasti ve konka koterizasyonu) arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0,05). Anksiyete/depresyon, hareket, ağrı/rahatsızlık ve olağan aktivite gibi EQ5D alanlarında sorun bildiren hastaların sıklığında iki gupta da azalma izlendi. Ağrı/rahatsızlık dışında anksiyete/depresyon, hareket ve olağan aktivite gibi EQ5D alanlarında gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı. Ağrı/rahatsızlık alanında sorun bildiren hasta sayısındaki düşüş türbinoplasti grubunda fazla idi. Konka hipertrofisi ve nazal septum deviasyonu olan hastalarda tedavi amaçlı uygulanan yöntemlerin EQ5D alanlarında hastaların yaşam kalitesini iyileştirdiği görüldü. Sonuç: Alt konka hipertrofisinde tedavi amaçlı kullanılan klasik inferior türbinoplasti ve konka elektrokoterizasyon yöntemlerinin kendi aralarında karşılaştırıldığı bu çalışmada NOSE, SNOT-22 ve EQ-5D-3L VAS değerleri açısından anlamlı bir fark bulunmadı. Grupların birbirlerine üstünlükleri yoktu. Grupların tedavi sürecindeki değerlendirilmesinde ise NOSE, SNOT-22 ve EQ-5D-3L VAS değerleri açısından anlamlı iyileşme gözlendi. Her iki yöntemin alt konka hipertrofisinin tedavisinde kullanılacak etkili yöntemler olduğu görüldü. Ayrıca NOSE, SNOT-22, EQ-5D-3L VAS ölçeklerinin hastalığın tedavisinin değerlendirilmesinde etkin olarak kullanılabileceği görüldü. Anahtar Kelime: Nazal obstrüksiyon, türbinoplasti, alt konka koterizasyonu, SNOT-22, NOSE formu, genel yaşam kalitesi ölçeği (Eq-5d-3l-VAS)

Author

Dr. Hatice Çelik

How to Cite

Hatice Çelik (Tıpta Uzmanlık Tezi). Alt konka hipertrofisinde tedavi amaçlı kullanılan inferior türbinoplasti ve alt konka elektrokoterizasyonu yöntemlerinin yaşam kalitesi ölçekleri ile karşılaştırılması, 2023, İnönü University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from İnönü University