Master'sOpen Access

Âşık Müslüm Dalkılıç'ın hayatı, sanatı ve eserleri

2006
0 views
0 downloads
Advisor: Y.doç.dr. Ahsen Turan

Abstract (TR)

1931 yılında Çubuk(Ankara)un Susuz köyünde doğan Âşık MüslümDalkılıç'ın ailesi yörenin zenginlerindendir. Geçimlerini çiftçilik vehayvancılıkla temin ederler. Onun annesinin babası Seyyit SüleymanDalkılıç, saz şiiri söyler, fakat saz çalmaz. Seyyit Süleyman'nın söylediğişiirlerin konuları Allah, peygamber kıssaları, Hz. Ali, Hasan, Hüseyin, on ikiimam, ehl-i beyt ve tasavvuf mahreçlidir. Âşığın babasının babası Seyyitbrahim Dalkılıç ile amcası Battal Dalkılıç saz çalıp, anonim türkülerisöylerler. O, babasının babası ve amcasında gördüğü saza ilgi duyar ve 7yaşında sazı eline alır. Onlardan özel olarak ders almasa da görerek sazçalmasını öğrenir. lk şiirini 15 yaşındayken, küçükbaş hayvan çobanlığıyapan teyzesi oğlu Kâmil'in intiharı üzerine söyler. Köyde istediği ortamıbulamayan âşık, her bakımdan daha rahat edeceğini düşündüğü Ankara'ya1946 ve 1947 yıllarında birer kez kaçar fakat ailesi onun Ankara'dakalmasına izin vermez ve onu 1946 yılında Hasanoğlan Öğretmen Okulunubitirerek eğitmen olan ağabeyi Ali Rıza Dalkılıç zorla da olsa köyüne tekrargötürür. O yıllarda Ankara'da Hıdırlığın Tepe adı verilen yerde geceliği 10kuruşa bir oda kiralar, orada yatar, gündüzleri de hamallık ve/veya seyyarsatıcılık yapar. 1952-1954 yılları arasında Diyarbakır ve Kars'ta muhabereçavuşu olarak vatanû görevini tamamlar.Askerlikten sonra yani 1955 yılında Ankara'ya gelir ve bir daha köyünedönmez. Ankara'da hamallık, seyyar satıcılık, bakkallık ve tuhafiyecilik yapar.En son mefruşatçılıkta karar kılar ve uzun yıllar bu işi yapar. Bu aradaAnkara'ya geldikten sonra âşıkların toplantı yerlerini de öğrenir ve oralarauğramaya başlar. Bu müdavimliği neticesinde tanıştığı âşıklarla birlikte 1974yılında Halk Ozanları Kültür Derneğini kurar. Buranın başkanı kendisidir.Çeşitli programlara katılıp sanatını icra etmeye başlar. Türlü etkinlikler tertipedip, basın ve yayın yoluyla dernek çalışmalarını sürdürür. Onun budönemdeki en önemli amacı bireylerin ve toplumun dertlerini ifade etmek.,aynı zamanda da âşıkların dertlerini çözmektir. Birçok tartışmaya katılır.Kendisini ayrılıkçı olarak suçlayanlar bile çıkar. Âşık, doğruları söylediği vesöyleyeceklerini de hiç sakınmadan ortaya koyduğu için bazı çevrelerinhedefi haline geldiğini üzülerek belirtir. 1977 senesinde CHP'denmilletvekilliği için aday adayı olur ama aday olmak için gerekli delegedesteğini sağlayamaz. Bu olay onun mücadeleci ruhunu yaralar. 1980ihtilâlinden sonra dernek başkanlığından ayrılır. Böylece bu faaliyetine birdaha başlamamak üzere son verir. Onun şiir söyleme ile adalet ve aşkduyarlığı devam eder. Fakat bu tarihten sonra şiir söylemesinde hissedilirderecede bir azalma vardır. Hayatı ise işyeri ve evi arasında geçer. Sağlıkproblemleri baş gösterince şiir söylemeyi iyice bırakır. Halen yaşamakta olanÂşık Müslüm Dalkılıç, neredeyse hiç şiir söylememektedir. Mefruşatçılık işinedevam eder ama orda bir başkan sıfatıyla bulunur, yürütme işlerini oğullarısürdürmektedir. Kendisi iki kez evlenmiştir. lk evliliğini 1948 yılında ailesininzorlaması sonucu Mercan Hanımla yapar, kendisinin istemediği bu evlilik dörtçocuğu olmasına rağmen yürümez ve 1962 yılında karşılıklı anlaşmayla sonbulur. kinci evliliğini 1964 yılında Fatma Hanımla gerçekleştirir. Bu, aşkevliliğidir. Fatma Hanımdan da üç çocuğu dünyaya gelir.Âşık Müslüm Dalkılıç'ın şiirleri âşık şiirinin özelliklerini gösterir.Hecenin 7'lisi, 8'lisi,11'lisi ve 13'lüsü kullandığı vezinlerdendir. En çok da 11'lihece ölçüsünü kullanır. 8'li hece ölçüsüyle yazdığı şiirler çokluk bakımındanikinci sıradadır. 7 ve 13 heceli şiirleri oldukça azdır. Şiirlerinde vezin hatalarıbaşarısızlık olarak addedilebilecek seviyede değildir. Saz çalabilen âşık, bazışiirlerini türkü şeklinde söyler. O, âşık şiiri şekil ve türleri ile halk hikayesibilmez. Şiirlerindeki tek şekil ?koşma?dır. Tür olarak ise güzelleme, taşlamave destan söyler. Zaten onun bunları öğrenmek gibi bir kaygısı yoktur. O,şekil ve tür bağlamında incelemeleri araştırmacıların yapması gerektiğinidüşünür. Şiirin belli bir birikim ve çalışma sonucu ortaya konması taraftarıdır.Diğer türlü söylenen şiirleri ?ham, pişmemiş? olarak tavsif eder. Fakatkendisinin tahsili ilkokulla sınırlıdır. Sonrasında da kendini geliştirecek çabayıgöstermez. Yaşam deneyimleri, gözlemleri ve Allah vergisi yeteneği üzerinebina eder şiirlerini. Şiirlerinde enfüsû konularla beraber toplumsal konularıişler. Kişiye özgü aşk ve adalet hemen hemen tüm boyutlarıyla onunşiirlerinde yer bulur. Gelir dağılımındaki dengesizlikler onu üzer. Fakirlereacıyan Âşık Müslüm Dalkılıç, daha çocukluk yıllarında ailesinin kilerindençaldığı yiyecekleri yoksullara dağıtarak bu konudaki duyarlığını ortaya koyar.Tabiatın güzellikleri onun duygu ve düşüncelerine ilham kaynağı olur.Bunlardan yola çıkarak kendi his ve fikirlerini açığa vurur. Vatan sevgisi deüst seviyededir. Ülkemizin dört bir yanının özelliklerinden ve güzelliklerindenşiirlerinde övgüyle söz eder. Fatih Sultan Mehmet, Oruç ve Hızır Reisşiirlerine konu olur. Âşık da yoğun şekilde Atatürk ve Cumhuriyet sevgisivardır. Atatürk'ü ve Cumhuriyeti tüm özellikleriyle sahiplenir. Atatürk'ünçağdaşlaşma yolunda yaptığı inkılaplara bağlı olmanın ve onların gerekleriniyerine getirmenin milletinin kurtuluşu olacağını savunur. Atatürk'ün ilke vedevrimlerine karşı olanlar âşığın sert eleştirilerine uğrarlar. Çağdaş uygarlıkseviyesine ulaşamamış olmamızın nedenini Atatürk'ün çizdiği yoldanilerlememiş olduğumuzla açıklar.Şiirlerinde kullandığı kelime çeşitliliği kültürüyle paralellik gösterir. Köyçocuğu olması dolayısıyla hayvancılık ve çiftçilikle ilgili kelimeleri kullanır.Bunları sözlükte olduğu şekilleriyle değil de kendi yöresindeki söylenişiylekullandığı görülür. Kullandığı bazı kelimelerin anlamı lügatteki anlamlarındanfarklıdır. Hatta şiirlerinde yer alan bir takım sözcükler kamusta yoktur. Kimikelimelerin vezne uyması için ses bakımından değiştiğine ve bu sözcüklerdebazı seslerin düştüğüne tanık oluruz. Lakin o, bunları bilinçli olarak yapmaz.Günümüz Türkçe'sinde kullanılmayan Arapça ve Farsça kökenli sözcüklerede şiirlerinde tesadüf edilir. Hülasa dili sadedir. Şiirleri kolayca anlaşılabilirniteliktedir.Âşık Müslüm Dalkılıç, yaşamaktadır. Şiir söylemeyi bırakmıştır.şyerine gidip gelmekte, orada ?gölge başkanlık? diyebileceğimiz bir konumdahayatını devam ettirmektedir.

Author

Bekir Kızıltepe

How to Cite

Bekir Kızıltepe (Yüksek Lisans Tezi). Âşık Müslüm Dalkılıç'ın hayatı, sanatı ve eserleri, 2006, Gazi University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Gazi University