DoctorateOpen Access

Atatürk Dönemi sonrası Türk denizcilik politikaları

2021
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Cem Gazioğlu

Abstract (TR)

Denizler yaşadığımız yeryüzünün yaklaşık %75'ini oluşturmaktadır. Denizlerin insan, toplum ve devlet hayatında önemli yeri olmuştur. Dünya devleti olma denizci devlet, denizden yeterince istifade eden devlet olmakla mümkündür. Deniz politikası, kamu politikalarının bir parçasıdır. Kamu politikalarının temeli ekonomi politikasına dayanır. Bir ülke otarşik ise o ülkenin her konuda kendi ayakları üzerine durabiliyorsa, o ülkenin uyguladığı politikalar başarı gösterir. Ekonomide üreten bir ekonomi var ise denk bütçe var ise, borca dahalı bir ekonomi ve para-finans sistemi kullanılmıyorsa özellikle dış borça dayalı bir ekonomi politikası izleniyorsa, o ülkenin her hangi bir konuda oluşturacağı politikada başarılı olması mümkün olmayacaktır. Tez konumuz olan "Atatürk Dönemi Sonrası Türk Deniz Politikaları"; Atatürk Dönemi ve öncesi ile de birbirini etkileyen bir süreç olduğu gibi kamu politikaları da bir bütünlük içinde bir birini etkileyen unsurlardar. Atatürk döneminin en önemli özelliği Osmanlı dönemindeki çıkmazların ve hastalıklı yapıların bertaraf edildiği, devletin yeniden yapılandırıldığı, artık yabancı devletlerin ekonomik ve siyasi olarak yarı sömürge vaziyetinden çıkarılmaya çalışıldığı, kendi ayakları üzerinde duran bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulmasıdır. Atatürk Dönemi sonrasından kastımız 1938 yılından itibaren 2020 yılları arasını kapsamaktadır. Atatürk sonrası ise yeni yeni emeklemeye çalışan yeni devletin, II. Dünya Savaşı'nda tek parti yönetiminin getirdiği milletin ihtiyaçlarına cevap veremeyen yönetimi, Cumhurbaşkanı İnönü'nün ise devlette ve partide tek yetkili olmasına rağmen, devletin ve milletin kötü yönetilmesinden sorumlu mevkiinde iken kötü yönetimden şikayetlenmesi acziyetin itirafı ile Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundaki yeni ruh ve heyecanın öldüğünü gösterir. İçerdeki kötü yönetim halkın genelini çok bunaltmıştı, Bunun üstüne bir de dışardan Sovyet tehdidi gelince, yöneticiler II. Dünya Savaşı'nın galibi ABD ve Batı blokuna kayıtsız şartsız teslim olarak devleti ve milleti yönetmeği onlardan alınacak kredi ve imkanlarla sürdürmeyi tercih ettiler. Bu tutum yine eski kötü hastalıklara düşerek, devletin ve milletin hayatını yabancı ülkelerin himmetine, yardımına muhtaç hale getirmiştir. II. Dünya Savaşı'ndan sonra oluşturulan yeni dünya düzeninde küresel kurumlar Birleş Milletler ve ona bağlı IMF, Dünya Bankası, IMO gibi bundan önce hiçbir dönemde olmadığı kadar dünya sistemini kurmuş ve çalıştırmıştır. Süper güç ABD dünya siyasetine bu kurumlar vasıtasıyla yön vermiştir. IMO Dünya'da sivil denizciliğe dair her türlü düzenleyi yaparken, askeri olarak da dünyadaki 1990'lara kadar hakim olan iki kutuplu Dünya'nın askeri ittifakı yön vermiştir. Türkiye bu iki kutuplu Dünya'da batı, NATO kutubunda yer alarak askeri stratejilerini oluşturmuştur. Bu dönemin devlet yönetici siyasetçileri popülist politikalarla kendi gününü kurtarmayı devletin ve milletin yarınlarını kurtarılmasına tercih etmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Atatürk sonrası, ABD yardımları, tersane, Doğu Akdeniz, Karadeniz, deniz politikası

Author

Dr. Yılmaz Karakaya

How to Cite

Yılmaz Karakaya (Doktora Tezi). Atatürk Dönemi sonrası Türk denizcilik politikaları, 2021, İstanbul University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from İstanbul University