Demokrat Parti Dönemi Türkiye-Sovyetler Birliği ilişkileri
2015
0 views
0 downloads
Advisor: Yrd. Doç. Dr. Türkan Başyiğit
Abstract (TR)
2. Dünya Savaşı boyunca, CHPnin, Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden itibaren dış politikada takip ettiği denge politikasını izlemesi, başta SSCB olmak üzere müttefiklerin tepkisini çekmiştir. Nitekim; savaş sonunda Türkiye, Sovyetler Birliğinden gelen ülke bütünlüğüne ve egemenliğine aykırı taleplerle karşılaşmıştır. Sovyetlerin 1925 Tarafsızlık ve Saldırmazlık Antlaşmasını yinelemeyeceğini bildirmesi, zaten ekonomik yönden sıkıntı yaşayan Türkiye' de güvenlik sorununu da doğurmuş ve çare Batı' da aranmıştır. Geleneksel dış politikasını Başkan Truman önderliğinde, Sovyet yayılmacılığına karşı Avrupayı ekonomik ve askeri yönden canlandırmak adına değiştiren ABD, Türkiyeyi de projesine eklemiş, Truman Doktrini, Marshall Yardımları ve sonrasında Türkiyenin NATO' ya kabulü ile askeri ve ekonomik olarak Batı' ya entegrasyonunu sağlamıştır. 1945 Sovyet taleplerinden sonra durgunlaşan ikili ilişkiler, Türkiye' nin NATO' ya girişi ile hareketlenmiş ve bu katılım Sovyetlerin tepkisini çekmiştir. Türkiye'nin Sovyet tehditlerine karşı NATO seçeneğini kullandığını ve Batı'ya yöneldiğini itiraf etmek ise Stalin'in ölümü sonrası Kruşçev'e düşecektir. Stalin sonrası SSCB, Kruşçev ve Bulganin yönetiminde, dış politikasını değiştirmiş, daha ılımlı ama dünya politikalarına daha müdahil bir politika izlemeye başlamıştır. Türkiye ile ilişkiler geliştirilmek istense de Türkiye, Batılı müttefikleri tarafından bunun hoş karşılanmayacağı düşüncesi ile bu yakınlaşmayı göz ardı etme yoluna gitmiştir. CHP döneminde Arap ülkeleriyle ilişki kurulmamasını sık sık eleştiren Demokrat Parti yönetimi, ABD yardımlarından daha fazla yararlanmak ve güvenilir müttefik olduğunu göstermek için, Orta Doğu'daki İngiliz ve Fransız himayesini kırarak kendi nüfuzunu oluşturmak isteyen ABD projelerinin öncüsü haline geldi. Ancak bu aktif politika, Arap devletlerince Batılı emperyalist güçlerin maşalığı olarak algılanmış ve ters tepki doğurmuştur. Başta Mısır olmak üzere, Arap devletlerinin birçoğu Sovyet etki alanına girmiş ve Batının Türkiye öncülüğünde oluşturmaya çalıştığı paktlara dahil olmayı reddetmiştir. Türkiye'yi demokratik ve ekonomik yönden "Küçük Amerika" yapma vaatleriyle iktidara gelen Demokrat Parti, yıllar geçtikçe muhalefete baskı ve basına sansür uygulamış, derin ekonomik sıkıntıları içte komünizm tehlikesi, dış politikada ise yapay düşmanlar yaratarak örtbas etmeye çalışmıştır. Amerikanın 1954'ten itibaren yaptığı yardımları azaltması ve söz konusu yardımları ağır beklentiler karşılığında vermesi, Menderes yönetiminde tepkiye neden olmuş, devalüasyon, küçülme ve büyük çaplı yatırımların durdurulması talepleri bardağı taşıran son damlalar olmuştur. Demokrat Partinin, NATO ve Batıyla olan askeri-ekonomik anlaşmalara gereğinden fazla anlam yüklediğini anlamakta biraz geç kaldığını da söyleyebiliriz. Ekonomik olarak Türkiyenin ABD'ye bağımlı olduğunun farkında olan SSCB yönetimi, Türkiye' deki ABD üslerine, füzelendirme çalışmalarına ve casusluk krizleri hususlarında Türkiye'ye aşırı tepki vermekten kaçınmış, uygun dilli notalarla Türkiyeyi uyarmakla yetinmiştir. Nitekim bunun meyvelerini 1959 sonrası karşılıklı ziyaretler, ekonomik anlaşmalar ve Menderes-Kruşçev görüşmesinin planlanmasıyla alacaktır. Ancak 27 Mayıs 1960' da ivme kazanacak ilişkiler, Demokrat Partinin askeri darbe sonucu görevi orduya devretmesiyle, başka bir bahara kalmıştır.
Author
Dr. Cihan Ozan Beydeş
Institution
How to Cite
Cihan Ozan Beydeş (Yüksek Lisans Tezi). Demokrat Parti Dönemi Türkiye-Sovyetler Birliği ilişkileri, 2015, Dokuz Eylül University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Dokuz Eylül University
- Açık plan ofislerde konuşma anlaşılırlığı parametrelerinin analizi(2021)
- AFAD gönüllülük sisteminin etkin müdahale açısından analiz(2020)
- W.A. Mozart' ın, J. N. Hummel' in ve C. M. Von Weber' in fagot konçertolarının müzikal analizleri(2006)
- Mars habitatlarının yapısal açıdan irdelenmesi(2022)
- 21. yüzyıl postmodernizmi bağlamında çevresel grafik tasarım ve kamusal enstalasyon(2022)
- Political marketing and the U.S. Presidential campaign strategies: A functional and rhetorical analysis of Donald Trump's and Hillary Clinton's discourse on Twitter(2020)
