Denizli ve Gerze tavuk ırklarında TLR3, TLR4, TLR5 VE TLR15 reseptörlerinin in vivo ve in vitro şartlarda genetik polimorfizminin araştırılması
2025
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Demir Özdemir
Abstract (TR)
Tavukların bağışıklık sistemini etkileyen mikroorganizmalar bakteri, virüs, mantar ve parazit kaynaklı olabilmektedir. Bağışıklık sistemi, doğuştan gelen ve sonradan kazanılan bağışıklık sistemi olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Sonradan kazanılan bağışıklık sistemi istilacı patojenlere karşı ilkel bir koruma sağlarken, doğuştan gelen bağışıklık sistemi, patojen tanıma reseptörleri aracılığıyla mikrobiyal ajanların varlığını algılar ve savunma mekanizmalarını aktive eder. Bu reseptörlerden Toll-benzeri reseptörler, bağışıklık yanıtının düzenlenmesinde, enfeksiyonlara karşı savunmada ve bağışıklık homeostazının korunmasında kritik bir role sahiptir. Doğuştan gelen bağışıklık sistemine ait bu reseptörler hakkında bilgi, bağışıklık sisteminin işlevi ve hastalıklara direnç konularında temel veriler sunmaktadır. Bu bağlamda, Denizli ve Gerze yerli tavuk ırklarının bağışıklık potansiyelini belirlemek, bu ırkları koruma stratejilerine destek sağlamak ve gelecekte yapılacak çalışmalara temel oluşturmak amacıyla gerçekleştirilen bu çalışmada, hastalıklarla ilişkilendirilen ChTLR3, ChTLR4, ChTLR5 ve ChTLR15 reseptörlerinin polimorfizmleri ve erirosit hücrelerinde farklı süre ve konsantrasyonlarda sentetik sınıf B CpG ODN 2007 ve poli I:C ligand mumamelelerinin hücre kültürü sonsası gen ekspresyon düzeyleri incelenmiştir. Çalışmanın polimorfizm analizi için her iki ırktan 6'şar bireyden alınan kan örneklerinde ChTLR3, ChTLR4, ChTLR5 ve ChTLR15 reseptör genleri yeni nesil dizileme (NGS) yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Bu analiz sonucunda, ChTLR3 geninde 17 SNP, 7 haplotip ve haplotip nükleotit çeşitliliği 0,87, ChTLR4 geninde 26 SNP, 3 haplotip ve nükleotit çeşitliliği 0,61, ChTLR5 geninde 39 SNP 7 haplotip ve nükleotit çeşitliliği 0,88 ve ChTLR15 geninde ise 24 SNP, 4 haplotip ve nükleotit çeşitliliği 0,67 olarak tespit edilmiştir. Ayrıca Denizli ve Gerze tavuk ırklarına ait veriler protein düzeyinde ChTLR3, ChTLR4, ChTLR5 ve ChTLR15 reseptörlerinin amino asit sekans analizi sonucunda, sırasıyla 9, 9, 10 ve 11 polimorfik bölgeye sahip olduğu saptanmıştır. Çalışmanın hücre kültürü basamağında, her iki ırktan 4 bireyden alınan kan örneklerinden eritrositler histopaque kullanılarak ayrınlanmış ve sentetik sınıf B CpG ODN ve poli I:C ligandlarıyla farklı süre ve konsantrasyonlarda 41 ˚C'de inkübe edilmiş ve ardından endojen referans gen GAPDH ve dört reseptörün gen ekspresyon düzeyleri RT-qPCR yöntemiyle analiz edilmiştir. Sonuçlar, virüs kaynaklı hastalık direnci ile ilişkilendirilen ChTLR3 ve bakteriyel hastalık direnci ile ilişkilendirilen ChTLR4, ChTLR5 ve ChTLR15 reseptör genlerinin ekspresyon seviyeleri istatistiksel olarak önemli derecede arttığı saptanmıştır (P<0.05 ve P<0.001). Bu çalışma, Denizli ve Gerze yerli tavuk ırklarında bağışıklıkla ilişkili genlerin polimorfizm ve gen ekspresyon seviyelerini araştıran ilk çalışma olma özelliği taşımakta ve elde edilen bulgular, bu ırklarda gelecekte yapılacak moleküler ıslah çalışmaları için temel bilgiler sunmaktadır. ANAHTAR KELİMELER: Eritrosit, Hücre Kültürü, İmmun Yanıt, mRNA İfadesi Polimorfizm, Toll-Benzeri Reseptörleri
Author
Dr. Leyla Bener
How to Cite
Leyla Bener (Doktora Tezi). Denizli ve Gerze tavuk ırklarında TLR3, TLR4, TLR5 VE TLR15 reseptörlerinin in vivo ve in vitro şartlarda genetik polimorfizminin araştırılması, 2025, Akdeniz University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Akdeniz University
- Spin-1 Blume-Capel ve karma spin (1/2, 1) Ising modellerinin termodinamik geometri çerçevesinde incelenmesi(2024)
- Hava kirliliği ve kentleşme ile COVID-19 ilişkisinin coğrafi bilgisistemleri kullanılarak belirlenmesi(2025)
- Orman yangını risk alanlarının tespiti ve haritalanması: Kaş, Antalya örneği(2025)
- Christopher Marlowe'un eserlerinde değerlerin analizi(2022)
- Andriake Granarium'u ve sosyo-ekonomik etkileri(2022)
- Yağ, şeker ve protein ağırlıklı beslenmenin Drosophila melanogaster'de genotoksik potansiyele etkisi(2022)
