DoctorateOpen Access

Ege bölümünün ekosistemleri

1998
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. İbrahim Atalay

Abstract (TR)

EGE BÖLÜMÜNÜN EKOSİSTEMLERİ ÖZET Çalışma alanı Ege Bölgesi'nin Ege bölümünü kapsamaktadır. Yaklaşık olarak 37184 km2'lik alana sahip olan Ege bölümü, Türkiye yüzölçümünün % 4.56'sım oluşturmaktadır. Doğu-batı yönlü dislokasyonlarla parçalanmış olan Ege bölümünün kıyılan, son derece girintili çıkıntılı olup genç kıyı özelliklerine sahiptir. Tipik bir horst-graben sistemine sahip olan bölgede; Gediz, Küçük Menderes, Büyük Menderes grabenleri ve bunlar içerisine yerleşmiş ovalar bulunur. Grabenleri birbirinden ayıran horstlar ise Madra dağı-Yunt dağı, Bozdağ, Aydın dağlan ve Menteşeler' dir. Dağlık kütleler ile ova tabanlan arasında 2000 m'ye yakın kod farkı vardır. Çalışma alanında, kış sıcaklıklannın aşın düşmediği (Ocak ortalaması 7°C) ve yağışlı- serin geçtiği, yıllık yağışın 700 mm dolayında olduğu yaz aylannın sıcak (Temmuz ortalaması 27°C) ve kurak geçtiği Akdeniz iklim şartlan egemendir. Sahada, kabaca doğu batı yönlü grabenlerin varlığı, denizel etkilerin çok içerilere kadar sokulmasında etkili olmuştur. Ege bölümünde yine topografik şartlann ve planetar faktörlerin etkisiyle yaz aylarında batı; kış aylannda zaman zaman doğu sektörlü rüzgarlar etkili olmaktadır. Ocak, Şubat aylannda etkili olan bu hava kütleleri don olaylı günlere neden olmaktadır. Kış ve özellikle sonbahar olmak üzere bahar aylannda farklı hava kütlelerinin karşılaşmasıyla meydana gelen cephesel (frontal) yağışlar gerçekleşir. Cephelerin hareketine göre dulda kalan yerler az yağış alırlar. Yaz döneminde ise tek bir hava kütlesi (Tropikal hava) etkili olduğundan yağışsız sıcak bir döneme geçilir. Doğal vejetasyon itiban ile ortalama olarak 700-800 m yükseltiye kadar kızılcam ormanlan hakimdir. Tahrip olan yerlerde, 500-600 m'ye kadar maki-garig vejetasyonu yer alır. Yükseltinin artması ile 800 m' den sonra (orobiyom) karaçam, meşelerden oluşan kanşık ormanlar, bunlann üzerinde saf karaçam topluluklan yer alır. 1600-1800 m' den sonra subalpin kata geçilir. Ege bölümünde düz ve düze yakın, erozyonun olmadığı karstik sahalarda (anakayanın çatlak ve tabaka yüzeyleri boyunca) zonal topraklardan kırmızı Akdeniz topraklan bulunur. Graben tabanlannm önemli bir kısmı azonal toprak grubuna giren alüvyal, kolüvyal topraklarla örtülüdür. Yüksek, eğimli, orman örtüsü altındaki sahalarda kahverengi orman topraklan, sarp eğimli yerlerde litosoller yer alır. Bozdağ kuzeyi, Aydın Dağlan güneyindeki depolar üzerinde ise regosoller yer alır. Sahada önemli yer tutan neojen göl depolan üzerinde yanolgun mollisoller ve/veya rendzinalar mevcuttur. Yukanda ana başlıklar altında verilen özelliklere bağlı olarak ve doğal vejetasyonu oluşturan ağaçlardan alınan karotlar, dendrokronolojik yöntemlerle değerlendirilmiş,labaratuvar ortamında analizleri yapılmış, ortam üzerinde belirleyici faktörlerin neler olduğu ve sonuçlan tespit edilmiştir. Laboratuar çalışmalarından sağlanan veriler ve ortam özellikleri (anakaya, morfoloji, toprak, drenaj durumu ve vejetasyon) dikkate alınarak; biyomlar tespit edilmiştir. Akdeniz iklim şartlarının egemen olduğu sahalar. Akdeniz zonobiyomu; Akdeniz dağ ikliminin etkili olduğu sahalar ise Ege (Akdeniz) orobiyomu olarak ayırdedilmiştir. İki farklı biyomun ayırımında kızılcam ve karaçamların dağılışı ile bu ağaçlardan alman karotlar incelenmesi sonucunda elde edilen veriler etkili olmuştur. Akdeniz zonobiyomu içerisinde daha farklı özelliklere sahip yerler ise alt biyomlara aynlmıştır. Örneğin granitlerin bulunduğu Kozak platosunda son derece derin profile sahip, kumlu toprakların bulunduğu sahada, bitki örtüsü itibariyle de farklılıklar (kızılcam yerine fıstık çamlarının gelmesi) nedeniyle; ortam şartlarını anakaya değiştirdiğinden, burası jeobiyom olarak ayırdedilmiştir. Bir başka örnek, Marmaris Datça arasında vadi tabanlarında, tabansuyu seviyesinin yüzeye yakın olduğu yerlerde kızılçamlann yerini günlük ağaçlan, çınar gibi su isteği yüksek bitkiler almıştır. Burada da suyun varlığı ortam üzerinde belirleyici olduğundan bu sahalar hidrobiyom olarak ayırdedilmiştir. Bu incelemelerin sonunda genel olarak çalışma alanı yan kurak bir sahada olduğundan, yağış miktarının yanında, 6 aylık kurak dönemde smıın ana kaya ve/veya toprak tarafından mtulabilme özelliği önem kazanmaktadır. Su tutma özelliği yüksek olan şistler üzerinden alınan karotlarda mükkemmel (yıllık boy artımı 80 cm'nin üzerinde) düzeyde çap-boy ammları tespit edilmiştir. Buna karşın silisli-volkanik anakayaların bulunduğu özellikle türler üzerinde (20 cm"nin altında) artımın son derece düşük olduğu belirlenmiştir. Aynca bitkilerin biyokütle artımında yükselti ve bakının da etkisini orta koymak amacıyla SPSS programından yararlanılmıştır. Bu analizler sonucunda, diğer şartlar uygun ise kızılçamlann güney yamaçta, karaçamlann ise kuzey yamaçlarda daha iyi gelişme gösterdikleri belirlenmiştir. Yükselti itiban ile kızılçamlann 600-700m'lerde karaçamlann ise 1000-1100 m'lerde daha iyi gelişme gösterdikleri saptanmıştır. Bu ayrımdan yararlanılarak zonobiyom-orobiyom sının ortalama olarak 800m'den geçirilmiştir. Sonuç bölümünde arazi kabiliyet sınıflamasına uygun olmayan kullanımlar tesbit edilerek çıkabilecek sorunlara dikkat çekilmiştir. En yaygın olan yanlış arazi kullanım örnekleri ise tanm alanlannda yapılaşma, orman sahası içersinde tanm-hayvancılık etkinliklerinin yapılmasıdır. Bu sorunlann önlenebilmesi, tahribatın azaltılması, ortamın optimal kullanımı için; çözüm önerileri olarak; çalışma alanında çok daha büyük ölçekte benzer çalışma yöntemleri ile havza bazında detaylı ekosistem analizi ve haritalama çalışmalan yapılmalıdır. Buna göre arazinin optimal kullanımını özendirici yanlış arazi kullanımını caydıncı olabilecek yasal düzenlemelere gidilmelidir.

Author

Dr. Hasan Çukur

How to Cite

Hasan Çukur (Doktora Tezi). Ege bölümünün ekosistemleri, 1998, Dokuz Eylül University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Dokuz Eylül University