Master'sOpen Access

Enerji kaynaklı sera gazlarının azaltılması: Kyoto Protokolü esneklik mekanizmaları ve Türkiye

2010
0 views
0 downloads
Advisor: Yrd. Doç. Dr. Hakkı Ozan Eruygur

Abstract (TR)

1850'li yıllarda başlayan sanayileşme ile birlikte başta fosil yakıtların aşırı kullanımı olmak üzere, arazi kullanım değişikliği, ormansızlaşma ve sanayi süreçleri gibi insan etkinlikleri sonucunda, sera gazları atmosferde normalin üzerinde birikerek küresel ısınma ve iklim değişikliği sorununa yol açmıştır. Tüm dünyayı ilgilendiren bu soruna uluslararası platformlarda çözüm bulmak amacıyla sırasıyla Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve Kyoto Protokolü yürürlüğe girmiştir. İklim değişikliğinden en çok etkilenecek olan Doğu Akdeniz havzasında yer alan Türkiye de, sürecin yakın takipçisi olmuş, bu anlamda her iki anlaşmayı da imzalamıştır. Gelişmiş ülke taraflarına sayısallaştırılmış sera gazı salım azaltım yükümlülüğü getiren Kyoto Protokolü imzaya açıldığında Sözleşmeye henüz taraf olmayan Türkiye, yükümlülüklerin yer aldığı Ek-B listesine dahil olmamış, bu çerçevede 2012 sonuna kadar (Kyoto yükümlülük dönemi sonuna kadar) sayısal bir sera gazı azaltım veya sınırlama yükümlülüğü almamıştır.İklim değişikliğine ilişkin atılan en önemli adım sayılabilecek Kyoto Protokolü, beraberinde bazı esneklik mekanizmaları getirmiş, emisyon ticareti, JI ve CDM'den oluşan bu mekanizmalar sayesinde karbondioksit alınıp, satılmaya başlayan bir meta haline dönüşmüştür. Bugün itibariyle 144 Milyar ABD Dolarına ulaşan zorunlu piyasada, 8,7 Milyar Ton CO2 eşdeğeri miktarında karbon işlem görmektedir. Türkiye, mevcut konumu itibariyle, zorunlu piyasanın yanında işlem hacmi daha düşük kalan gönüllü karbon piyasasında faaliyet göstermektedir. Bununla birlikte 2012'ye kadarki süreçte yararlanabileceği tek seçenek olan gönüllü karbon piyasasında ağırlığı gün geçtikçe artmaktadır.2012 sonrası iklim değişikliği rejimine, dolayısıyla Türkiye'nin uluslararası anlaşmalar karşısındaki konumuna ilişkin belirsizlik halen devam etmekle birlikte, 29 Kasım-10 Aralık 2010 tarihlerinde Meksika/Cancun'da düzenlenecek olan 16. Taraflar Konferansında, bağlayıcı bir anlaşmanın oluşması beklenmektedir. Bu sürece kadar, mevcut durum ve gelecek döneme ilişkin senaryolar çerçevesinde, Türkiye'nin gelişen karbon piyasasındaki konumuna ilişkin yapılacak çalışmalar önem kazanmaktadır.Tüm bu değerlendirmeler ışığında çalışmanın amacı, Kyoto Protokolü esneklik mekanizmalarını ve Türkiye'nin içinde yer aldığı gönüllü emisyon ticareti uygulamaları inceleyerek, ülkenin süreçten azami fayda sağlayabilmesini ve gelişen karbon piyasalarından payına düşeni alabilmesini teminen, eksiklikleri tespit etmek, riskleri ortaya koymak ve sistem önerilerinde bulunmaktır.Bu anlamda çalışmada, emisyon ticaretinin iktisadi temelleri ve en iyi uygulama örnekleri incelenmiş, sonrasında ise ülkenin içinde yer aldığı gönüllü karbon piyasasına ilişkin çözümlemeler yapılmıştır. Çalışmada, Türkiye'deki gönüllü faaliyetlerin önündeki engeller sıralanmış, bunlara ilişkin çözüm önerileri getirilmiştir. 2012 sonrası dönemde, Ek'ler dışında çıkabilmek için halihazırda bir mücadele veren Türkiye'nin, gelişmiş ülkelerle birlikte sınıflandırılması ihtimali dikkate alınarak, pilot bir emisyon ticaret sisteminin kurulması önerilmiş, bu yapılırken de sistemin getirebileceği bazı risklerin altı çizilmiştir.

Author

Ayça Aküzüm

How to Cite

Ayça Aküzüm (Yüksek Lisans Tezi). Enerji kaynaklı sera gazlarının azaltılması: Kyoto Protokolü esneklik mekanizmaları ve Türkiye, 2010, Gazi University, İktisat Bölümü.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Gazi University