Geriatrik kalça kırıklarında psoas kas alanı ve cilt altı yağ dokusu alanının postoperatif komorbiditelere olan etkisi
2024
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. İzzet Özay Subaşı
Abstract (TR)
Amaç Geriatrik kalça kırığı, günümüzde evrensel bir morbidite ve mortalite nedenidir. Çalışmamız, kalça kırığı olan geriatrik popülasyondaki hastalarda postoperatif dönemde morbidite, mortalite nedenlerinin belirlenmesi, öngörücü faktörlerin ortaya konulması ve koruyucu önlemlerin alınmasının kolaylaştırılmasını hedeflemektedir. Postoperatif dönemde ise morbidite ve mortalite nedenlerinin belirlenmesi ve komorbiditelerinin doğru yönetilmesi gereklidir. Çalışmamızda, psoas kas alanı ve cilt altı yağ dokusu alanı, ayrıca komorbid hastalıklar, geçirilmiş kırık öyküsü, albümin ve nötrofil/lenfosit oranı değerleri, antikoagülan kullanımı ele alınarak postoperatif dönemde, yara yeri akıntısı, yoğun bakım yatışı ve mortalite riskleri değerlendirilmiştir. Bu konu üzerine yapılmış en kapsamlı çalışmalardan biri olması sebebiyle elde edilen sonuçlarla literatüre önemli katkı sunulması hedeflenmektedir. Materyal ve Metot 'Kalça Kırığı' tanılı olan hastalardan 65 yaş üstünde yer alan, kliniğimizde cerrahi olarak tedavi edilmiş, en az 1 yıllık klinik ve radyolojik takipleri olan 204 hasta retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Toplamda 129 kadın, 75 erkek hasta olmak üzere 204 hasta seçilmiştir. Proksimal femur çivisi ve hemiartroplasti yapılan hastalardan iki grup oluşturulmuştur. Çalışma grubunda yer alan hastaların hemogram ve biyokimya tetkikleri, pelvis grafileri, lomber ve pelvis tomografileri sistem üzerinden kontrol edilerek çalışmaya dahil edilmiştir. Hemogram ve biyokimya tetkiklerinden; travma sonrası erken dönemdeki nötrofil/lenfosit oranı ve albümin düzeyleri değerlendirilmiştir. Elde edilen bilgisayarlı tomografi görüntüleme yöntemlerinden psoas kas alanı ve cilt altı yağ dokusu alanının ölçümleri yapılarak değerlendirilmiştir. Hastalardan elde edilen verilerle uygulanan cerrahi yöntem arasındaki ilişki değerlendirilmiştir. Hastalar, eşlik eden ek hastalıklarına göre de ayrı ayrı gruplandırılmıştır. Postoperatif dönemdeki komplikasyonları, yoğun bakım yatışları ve mortalite oranları değerlendirilmiştir. Bulgular Yaptığımız ölçümler ve istatistiksel değerlendirme sonucunda psoas kas alanı ve cilt altı yağ dokusu alanının yara yeri akıntısı açısından anlamlı olarak etkilemediği görülmüştür (p>0.05). Fakat bu değerler cilt altı yağ dokusu için anlamlılık sınırına çok yakındır ve daha büyük ölçekli çalışmalarla değerlendirildiğinde anlamlı sonuçlar elde edilebileceği düşünülmektedir. Geçirilmiş kırık öyküsü olan ve olmayan hasta grupları arasında psoas kas alanı arasında belirgin bir farklılık görülmemiştir (p>0,05). Mortaliteye bakıldığında ise psoas kas alanı ve cilt altı yağ dokusu artışının, postoperatif dönemde hastaların mortalitelerini önemli ölçüde azaltmakta olduğu görülmüştür (p<0,05). Biyokimyasal göstergelere bakıldığında literatürden farklı olarak kalça kırığı olan hastaların ölçülen albümin değerlerinin ve nötrofil/lenfosit oranlarının yara yeri problemleri üzerine anlamlı bir etkisinin olmadığı görülmüştür (p>0,05). Ancak nötrofil/lenfosit oranı değeri anlamlılık sınırına çok yakındır ve daha büyük ölçekli çalışmalarla değerlendirildiğinde anlamlı sonuçlar elde edilebileceği düşünülmektedir. Albümin değerlerinin ve nötrofil/lenfosit oranlarının düşüklüğünün postoperatif mortalite artışı ile anlamlı korelasyonu olduğu görülmüştür (p<0,05). Ek hastalıkları, kardiyak, metabolik, renal, solunum ve nörolojik olarak beş başlık altında değerlendirilmiş ve elde ettiğimiz veriler doğrultusunda çalışmamızda yer alan komorbid hastalıkların -tiroid disfonksiyonlar hariç- kalça kırığı oluşum riski ve mortalite oranını anlamlı olarak etkilediği görülmüştür (p<0,05). Çalışmamızda hastaların antikoagülan kullanımlarını da değerlendirilmiştir. Kronik hastalıkları dolayısıyla kırık sürecinden de önce antikoagülan kullanımı olan hastaların mortalite oranlarının kullanmayanlara oranla daha az olduğu görülmüştür (p<0,05). Postoperatif dönemde yoğun bakıma giden hastalarda mortalite oranı serviste takip edilen hastalardan anlamlı olarak daha yüksektir. Yoğun bakım ünitesine yatışı olan grupta komorbidite oranının serviste takip edilen gruptan anlamlı (p<0,05) olarak daha yüksek olduğu görülmüştür. Exitus olan grupta cilt altı yağ miktarı anlamlı (p<0,05) olarak daha düşüktür. Çalışmamızda elde ettiğimiz veriler doğrultusunda proksimal femur çivi ve hemiartroplasti grupları arasında yara yeri akıntısı, yoğun bakıma yatış ve mortalite açısından anlamlı farklılık görülmemiştir (p>0,05). Sonuç Proksimal femur çivi ve hemiartroplasti cerrahi işlemleri uygulanan hastaların başvuru anında elde edilen görüntülemeleri ve biyokimyasal tetkikleri detaylı olarak analiz edilmiştir. Çalışmamızda psoas kas alanı ve cilt altı yağ dokusu alanının mortalite ve postoperatif komorbiditeler ile yakından ilişkili olduğu gösterilmiştir. Yapılan cerrahi işlemin yara yeri sonucunu etkilememesi ise çalışmamızdaki en dikkat çekici sonuçtur. Hastalara yapılan preoperatif görüntülemelerden ve başvuruda alınan biyokimya sonuçlarından prognozu belirlemenin mümkün olabileceği gösterilmiştir. 13 Anahtar Kelimeler: Psoas kas alanı, Cilt altı yağ dokusu alanı, Proksimal femur çivisi, Hemiartroplasti, Komorbid hastalıklar, Yara yeri akıntısı, Albümin, Nötrofil/Lenfosit Oranı
Author
Dr. Oruç Keleş
How to Cite
Oruç Keleş (Tıpta Uzmanlık Tezi). Geriatrik kalça kırıklarında psoas kas alanı ve cilt altı yağ dokusu alanının postoperatif komorbiditelere olan etkisi, 2024, Erzincan Binali Yıldırım University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Erzincan Binali Yıldırım University
- Schmittyen perspektifle 20. yüzyıl Türkiye'sinde ideolojik bölünmeler ve devletin toplumu homojenleştirme çabaları (2026)
- YAPAY ZEKA VE PROGRAMLAMA: ÖĞRETMENLERİN PROGRAMLAMA ÖZ YETERLİLİKLERİ, YAPAY ZEKA FARKINDALIKLARI VE EĞİTİMDE YAPAY ZEKA KULLANIMINA İLİŞKİN GÖRÜŞLERİNİN İNCELENMESİ(2026)
- Ömer Bedrettin Uşaklı'nın Şiirlerinde Anadolu ve Anadolu İnsanı(2022)
- Sıralı çift geçiş metali Ti2NbAlC2 MAX fazının sentezi ve Ti2NbC2Tx MXene’nin süperkapasitör özelliklerinin araştırılması (2026)
- Investigation of structural behavior of corroded RC columns(2020)
- Genç yetişkinlerde evlilik kaygısının profilleri (2026)
