DoctorateOpen Access

II. Gıyâseddîn Keyhüsrev dönemi Türkiye Selçuklu Devleti tarihi (1237-1246)

2022
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Saim Haluk Kortel

Abstract (TR)

Sultan II. Gıyâseddîn Keyhüsrev dönemi, Türkiye Selçuklu tarihi adına mühim bir devreyi teşkil etmektedir. Kendisinin iktidarı babası ve selefi olan Sultan I. Alâeddîn Keykubâd'ın 1237 yılında uğradığı siyasi cinayetle öldürülmesi üzerine başlamış, 1246 yılında kendisinin de şüpheli ölümüyle sona ermiştir. Sultan II. Gıyâseddîn Keyhüsrev'in 8 buçuk yıllık iktidarı sırasında Türkiye Selçukluları adına önemli siyasi başarılar elde edilmiştir. Sultan I. Alâeddîn Keykubâd'ın Doğu politikası sürdürülerek Eyyûbîlerle yakın ilişkiler kurulmuştur. Ayrıca Mardin Artukluları'nın ve Kilikya Ermenileri'nin Türkiye Selçukluları'na olan tâbiiyet bağları devam ettirildiği gibi Halep, Humus, Şam ve Meyyâfârikîn Eyyûbîleri ile Musul Atabegliği hâkimiyet altına alınmıştır. Bu şekilde oluşturulan blok Türkiye Selçukluları'nın bölgedeki en büyük rakibi olan Mısır Eyyûbîleri'ne karşı başarılı bir dış politika sürdürülmesini de sağlamıştır. Böylece Türkiye Selçukluları'nın hâkimiyet sahası hiç olmadığı kadar genişletilmiştir. Ayrıca siyasi atmosferin sağladığı imkânlardan oldukça iyi bir şekilde istifade edilerek, Sümeysat (Samsat), Süveyda (Siverek), Âmid (Diyarbakır), Eğil, Arkanin (Ergani) ve Çermük (Çermik) gibi merkezler ele geçirilmiş, devletin fiziksel sınırları da en geniş haline ulaştırılmıştır. Aynı devirde Sultan I. Alâeddîn Keykubâd zamanında iyice yoğunlaşan imar faaliyetleri de sürdürülmüş Anadolu üzerinden geçen uluslararası ticaret güzergâhları üzerinde birçok han inşa edilmiştir. Ayrıca çok sayıda cami, mescid, hankâh, türbe ve medrese gibi bina ile Türkiye Selçuklu merkezleri daha mamûr hale getirilmiştir. Sultan II. Gıyâseddîn Keyhüsrev iktidarının ilk yılları Türkiye Selçukluları'nın gücüne güç kattığı ve zenginleşmeyi sürdürdüğü bir devir olmuştur. Aynı dönemde Babaî ayaklanması gibi büyük bir iç isyan da yaşanmış, bu isyan devletin kudretine zarar vermekle birlikte bastırılmıştır. Hâkimiyet sahası genişleyen, oldukça zenginleşen ve alt yapı çalışmalarıyla toprakları günden güne mamûr hale gelen Sultan II. Gıyâseddîn Keyhüsrev'in iktidarına en ağır darbeyi o devrin en büyük gücü olan Moğollar vurmuşlardır. Gerçekleştirdikleri Avrupa seferlerinden sonra artık Ortadoğu'ya yönelen Moğol kuvvetleri Baycu Noyan komutasında ilk olarak 1242 yılında Erzurum'u zaptetmiş, ertesi yıl Kösedağ'da bizzat Sultan II. Gıyâseddîn Keyhüsrev komutasındaki Türkiye Selçuklu kuvvetlerini mağlup ederek Sivas, Kayseri, Erzincan ve Malatya gibi merkezleri tahrip etmişlerdir. Bu yaşananlar Moğollara daha önce tâbi hale gelmiş olan Türkiye Selçukluları'nın daha ağır şartlarla bir kez daha hâkimiyet altına alınmalarına sebep olmuştur. Moğolların vurdukları darbe devlete oldukça zarar verse de Türkiye Selçukluları'nın siyasi gücünü ve ekonomik zenginliğini tamamen ortadan kaldıramamıştır. Nitekim Sultan II. Gıyâseddîn Keyhüsrev iktidarındaki devlet, Kösedağ ve sonrasındaki tahribata rağmen imar faaliyetlerine ve askeri seferlere devam etme kudretini gösterebilmiştir. Bununla birlikte Moğol istilasının daha yıkıcı sonuçları Sultan II. Gıyâseddîn Keyhüsrev'in ölümünden sonra çocuk yaştaki oğullarının iktidarı zamanında yaşanmıştır. Bu süreçte Türkiye Selçukluları, iktidar dizginlerini eline geçiren Selçuklu emîrleri ve günden güne Anadolu üzerinde baskılarını arttıran Moğollar eliyle hızla yıkılış sürecine girmiştir.

Author

Dr. Mahmut Demir

How to Cite

Mahmut Demir (Doktora Tezi). II. Gıyâseddîn Keyhüsrev dönemi Türkiye Selçuklu Devleti tarihi (1237-1246), 2022, Akdeniz University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Akdeniz University