Kan değişimi yapılan hiperbilirübinemili hastaların retrospektif olarak genel değerlendirilmesi
2019
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Selahattin Katar
Abstract (TR)
Giriş ve Amaç: Fizyolojik yenidoğan sarılığına kıyasla daha az sıklıkta görülen patolojik sarılık erken dönemde tedavi edilmediği taktirde kernikterus ile sonuçlanabilen önemli bir sağlık sorunudur. Yenidoğan sarılığının risk faktörleri ile birlikte değerlendirilmesi ve etkili bir tedavi yöntemi uygulanması önemlidir. Ciddi yenidoğan sarılığında fototerapi (FT) ve kan değişimi (KD) en sık kullanılan tedavi yöntemleridir. Özellikle ciddi hiperbilirübinemide kan değişimi nörolojik sekellerin önlenmesinde hayati önem taşır. Bu çalışmada kan değişimi yapılan ciddi hiperbilirübinemili hastaların demografik özelliklerini, klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendirmeyi amaçladık. Materyal ve metod: Çalışmamızda Ocak 2013-Aralık 2015 tarihleri arasında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde kan değişimi uygulanan hastaların dosyaları retrospektif olarak incelendi. Hastaların doğum yeri ve doğum şekli, anne yaşı, doğum sayısı, akraba evliliği durumu, ailenin yaşadığı yer, hastanın gestasyon yaşı, hastane başvuru yaşı, hastaneye başvuru nedenleri, cinsiyeti, doğum ağırlığı, fizik inceleme bulguları, laboratuar inceleme sonuçları, fotorerapi süresi, kan değişimi süresi, kan değişimi sayısı, kan değişimi sonrası gelişen komplikasyonlar değerlendirildi. Tüm veriler hasta dosyalarından retrospektif şekilde tarama yöntemi ile kayıt edildi. Bulgular: Çalışmaya yenidoğan sarılığı nedeni ile yenidoğan yoğun bakım ünitesinde izlenen ve kan değişimi uygulanan 29 (%60.4)'u erkek ve 19 (%39.6)'u kız olmak üzere toplam 48 bebek dahil edildi. Bebeklerin 32 (%66.7)'sinin normal spontan vajinal yol ile16 (%33.3)'sının sezaryen yol ile doğduğu saptandı. Bebeklerin ortalama doğum ağırlıkları 3134.38±390.47 gr. olarak bulundu. Başvuru sırasında bebeklerin ortalama yaşı 3.69±2.63 gün idi. Hastaların tümünde ciltte ve gözlerde sararma şikayetinin olduğu, sarılığa ek olarak 10 bebekte emme zayıflığı şikayetinin eklendiği, 4 hastanın ise inleme şikayetlerinin olması üzerine hastaneye getirildiği saptandı. Hastaların 37'sinin (%90.2) hastanede, 4'ünün (%9.8) evde doğduğu öğrenildi. Annelerin ortalama yaşının 29.56±6.26 yıl (18-45) ve toplam gebelik sayısının 4±2 ve ortalama toplam doğum sayılarının ise 3±2 doğum olduğu saptandı. Ebeveynlerde akraba evliliği sorgulandığında ise 25 (%52.1)'inde akrabalık ilişkisinin olmadığı, 8 (%16.7) ailede akraba evliliği olduğu saptanmakla birlikte 15 (%31.2) ailede ise dosyalarında akrabalık durumu hakkında bilgiye ulaşılamadı Hastaların hastaneye başvuruları sırasında bakılan ortalama hemoglobin değeri 13.9±3.79 g/dL, ortalama hematokrit değeri: 41.93±11.12 (%), ortalama toplam lökosit sayısı 17.72±8.73(x10 3 /mm 3 )ve ortalama trombosit sayısı ise 258.33±97.16(x10 3 /mm 3 ) olarak bulundu. Hastaların başvuruları sırasında bakılan ortalama üre değeri 48.92±38.59 mg/dL, kreatinin;0.72±0.42 mg/dL, ortalama sodyum;141.83±8.26 mEq/L ve ortalama potasyum değeri ise 4.69±0.84 mEq/L olarak bulundu. Hastaların başvuruları sırasında bakılan ortalama CRP değeri ise 0.34±0.42 mg/dL olarak saptandı. Hastalar sarılık etyolojisi açısından incelendiğinde; 10 hastada (%20.8) AB0 uyuşmazlığı ve 8 hastada ise (%16.7) Rh uygunsuzluğu saptandı. Kan değişimi uygulanan yenidoğanların beyin MR görüntüleme tetkikleri değerlendirildiğinde; 6 (%12.5) hastanın normal saptandığı, 5 (%10.4)'inde kernikterus ile uyumlu MR görüntüleme bulgularının olduğu ve 37 (%77.1)'ine de beyin MR görüntülemesi yapılmadığı saptandı. Hastalara uygulanan ortalama fototerapi süresi 4±1.9 gün olarak bulundu. Hastalardan 46 (%95.8)'sına bir kez kan değişimi uygulanır iken; sadece 2 (%4.2) hastaya ikinci kez kan değişimi uygulanması gerektiği saptandı. Yenidoğanların başvuruları sırasındaki yaşları ile kan değişimi sonrasında total bilirubin ve indirekt bilirubin düzeylerindeki azalış ile negatif yönlü ve orta düzeyde korelasyon olduğu saptandı (sırasıyla; p=0.001 ve p<0.001). Bununla birlikte hastanede yatış süresi, kan değişimi kullanılan kan hacmi, kan değişimi süresi ve uygulanan fototerapi süresi ile bilirubin düzeylerindeki azalma arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı (p>0.05). Hastalardan 3 (%6.3)'ünün kan değişimi sonrasında eksitus olduğu saptandı. Sonuç: Patolojik hiperbilirübinemi halen önemli bir sağlık sorunu olarak devam etmektedir. Hiperbilirübineminin yenidoğanların önemli acillerinden biri olduğu bilinmelidir. Bu yüzden riskli bebeklerin tespit edilip, yakın takip edilmesi gerekmektedir. Yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin niteliksel ve niceliksel hızlı gelişimine rağmen hiperbilirübünemi nedeniyle yapılan kan değişim oranının yüksek olduğu görülmektedir. Bölgesel eğitim programları düzenlenerek hem sağlık personeli hem de ailelere gerekli bilgilendirmeler yapılması gerektiğini ve erken tanıve tedavi yaklaşımı ile hem bilirübin ensefalopatisi oranı hem de kan değişimi oranlarının düşürülebileceğini düşünüyoruz. Geç kalındığı taktirde kan değişimi yapılsa bile sonuç kronik ensefalopati yani kernikterus ile neticelenebilir. Hiperbilirübinemi yenidoğanların acillerinden biridir. Tüm yenidoğanların hiperbilirübinemi riskleri açısından yakın takip edilmesi önemlidir. Anahtar Kelimeler: akut komplikasyonlar, yenidoğan sarılığı, kan değişimi, kernikterus
Author
Dr. Füsun Efsun Egeren Arcak
How to Cite
Füsun Efsun Egeren Arcak (Tıpta Uzmanlık Tezi). Kan değişimi yapılan hiperbilirübinemili hastaların retrospektif olarak genel değerlendirilmesi, 2019, Dicle University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Dicle University
- Hidroksi amit türevlerinin dinamik ve bazı amin tuzları ile kompleksleşmesinin 400 MHz 1H-NMR ile incelenmesi(2017)
- Diyarbakır Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniğinde organik beyin sendromu tanısıyla yatarak tedavi gören hastalara ait bulguların retrospektif analizi(1982)
- Diyarbakır Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniğinde 1976-1981 yılları arasında yatan hastaların tedavisinde, elektrokonvülzif tedavinin yeri(1982)
- Türkiye'de orta gelir tuzağı sorunu: Çıkış yolu olarak sanayi 4.0(2021)
- Su dağıtım şebekelerinin metasezgisel yöntemlerle optimizasyonu(2021)
- Diyarbakır ili mercimek ekili alanlarda sorun olan yabancı otların topraktaki tohum miktarı ve çimlenme ilişkisi(2021)
