Karabağ sorununun Türkiye ve Rusya Federasyonu perspektifinden bir analizi
2022
0 views
0 downloads
Advisor: Dr. Öğr. Üyesi Levent Ersin Orallı
Abstract (TR)
Karabağ sorununda tarihsel dönüşüm ele alındığında 1813 tarihinde Çarlık Rusya ile İran arasında akdedilen Gülistan Antlaşması ile bölgenin demografik oluşumunun ve değişiminin ilk nüveleri atılmıştır. Çarlık Rusya ve İran'ın Azerbaycan toprakları üzerindeki tarihi rekabetinin ilk adımının 12 Ekim 1813 tarihinde Karabağ'ın Gülistan köyünde Azerbaycan topraklarının ikiye ayrılması ile atıldığını söylemek mümkündür. Böylece İrevan ve Nahçıvan hanlıkları dışında Aras Nehri'nin kuzeyi Çarlık Rusya'ya, güneyi ise İran toprakları ile cem edilmiştir. Devam eden süreç içerisinde Rusya ile İran arasında imzalanan Türkmençay antlaşması ile de bölgede Rusya'nın stratejisinin uygulanması için daha da uygun bir zemin oluşturulmuştur. Bu antlaşma ile İran, Revan ve Nahcivan'ın da Rusya'nın hâkimiyetine girmesini hukuki zeminde resmiyet kazanmıştır. Bu durum Osmanlı İmparatorluğu tarafından ise 1829 Edirne Antlaşmasıyla ikrar edilmiştir. Azerbaycan coğrafyasında Türk nüfusunun iki parçaya bölünmesine neden olan bu antlaşma ile bu sorun tarihi bir mevzu olarak günümüze kadar ulaşmış ve halen etkinliğini sürdüren bir konu olarak gündemde yer almaya devam etmiştir. Bu vetirenin akabinde Rusya bilinçli bir şekilde başta Revan olmak üzere İran, Osmanlı ve Rusya'daki Ermeni nüfusunu bu topraklara ikamet ettirmeye başlamıştır. Ermeni nüfusunun bölgeye yerleştirilmesinden önce Türk nüfusunun çoğunlukta olduğu söz konusu coğrafya, Rusya'nın "demografik stratejileri" neticesinde Ermeni nüfusunun baskın olduğu bir bölgeye dönüştürülmüştür. "Soğuk Savaş" dönemine ulaşıldığında ise soğutulmuş bir problem olarak bölgede bulunan bu mesele bilhassa Sovyetler Birliğinin çözülmesinin ardından çatışmalarla çokça gündeme gelmeye başlamıştır. Ermenistan yönetiminin Azerbaycan topraklarını işgaliyle başlayan bu süreç, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere birçok uluslararası kuruluş tarafından Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü kapsamında değerlendirilmesine rağmen Ermenistan bölgedeki işgalci tutumunu devam ettirmiştir. Ermenistan'ın bölgedeki saldırıları sırasında çok sayıda insan hayatını kaybederken, yerleşik nüfusun önemli bir kısmı da yaşadığı topraklardan göç etmek zorunda kalmıştır. Tarihsel ve ekonomik bağlamda ise Dağlık-Karabağ, yer altı zenginlikleri bakımından Hazar denizine olan yakınlığıyla küresel aktörlerin iştiyakını çekmiştir. Dolayısıyla "Dağlık-Karabağ" enerji krizlerinin ve taleplerinin giderek arttığı günümüz dünyası için önem teşkil eden bir bölgenin kalbinde bulunması sebebiyle önemli rekabet alanlarından bir tanesi olmuştur.l eden bir bölgenin kalbinde bulunması sebebiyle önemli rekabet alanlarından bir tanesi olmuştur.
Author
Dr. Abdulsamet Taş
Institution
How to Cite
Abdulsamet Taş (Yüksek Lisans Tezi). Karabağ sorununun Türkiye ve Rusya Federasyonu perspektifinden bir analizi, 2022, Ankara Hacı Bayram Veli University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Ankara Hacı Bayram Veli University
- Elbistan halıları ve özgün halı tasarımları(2022)
- Dijital oyunların kullanımının sosyolojik analizi: Donanım haber Playstation 5 Forum sitesi örneği(2022)
- Başlangıcından günümüze Arap milliyetçiliği düşünsel dinamikleri(2022)
- Ebeveynlerin gelişimi destekleyen giysileri tercih etme eğilimlerinin belirlenmesi(2022)
- Türkiye'de iç güvenlik istihbaratında mantıksal değişim ihtiyacı: İstihbarat analizi temelli bir yaklaşım(2022)
- Üniversite öğrencilerinde sosyal medya bağımlılığı ve yalnızlık ilişkisinin incelenmesi(2022)
