klinik izole sendromda prognostik biyobelirteçlerin araştırılması
2021
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Yusuf Tamam
Abstract (TR)
Giriş ve Amaç: Multipl skleroz, kronik inflamatuar bir hastalık olup farklı klinik alt tipleri mevcuttur. Olguların %85 kadarında hastalık, genellikle tek bir ak madde lezyonu ile açıklanabilen bir atakla başlamaktadır. Bu izole atağa klinik izole sendrom adı verilmektedir. Böyle bir atakla başvuran hastanın MS'e dönüşüp dönüşmeyeceği, dönüşecekse prognozunun öngörülmesi oldukça önemlidir. İlk atakta klinik özelliklerin yanısıra, magnetik rezonans görüntüleme ve kan ile beyin omurilik sıvı incelemesinin faydalı olduğu bilinmektedir. Son yıllarda yapılan çalışmalarda hem serumda hem BOS'ta nörofilament hafif zincir, MS'e dönüşen KIS hastalarında daha yüksek saptanmıştır. Benzer şekilde, kitinaz-benzeri protein ailesinin bir üyesi olan YKL-40 (chitinase-3-like-1) proteini de MS'e dönüşüm gösteren hastalarda daha yüksek saptanmıştır. İnsan transkripsiyon faktörü ailesinin bir üyesi olan ve lenfosit matürasyonunda rol oynayan HOX-B3'ün de MS'e dönüşen hastalarda yükselebildiği bildirilmiştir. Biz de çalışmamızda, KIS-MS dönüşümünü öngörmede potansiyel biyobelirteçler olan NFL, YKL-40 ve HOX-B3'ün prognostik değerini araştırmayı amaçladık. Gereç-Yöntem: Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Kliniği'ne başvuran ve inflamatuar atak, yani KIS tanısı konan 30 hastanın çalışmaya dahil edilmesi ve en az 3 yıl takip edilerek MS'e dönüşüm oranlarının saptanması planlanmıştır. Çalışmaya, hastalarla benzer demografik özelliklere sahip, 20 katılımcıdan oluşan sağlıklı kontrol grubu da dahil edilmiştir. İlk atak sonrası, 2015- 2017 yılları arasından hastalardan venöz kan örneği alınmış olup; 2019-2020 yılları arasında, hastalardan daha önce alınmış olan venöz kan örneklerinin serumunda YKL-40, NFL ve HOX-B3 düzeyleri, ELISA yöntemi ile incelenmiştir. Elde edilen veriler istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Analizde Sosyal Bilimler için İstatistik Paket Programı versiyon 25.0 ve grafikler için GraphPad Prism programları kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi için p değeri 0.05 sınır değer kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya KIS ile takip edilen, 20'si kadın 10'u erkek olmak üzere toplam 30 hasta ve yaş-cinsiyet gibi demografik özellikleri benzer olan, 10'u erkek vi 10'u kadın toplam 20 sağlıklı kontrol (SK grubu) dahil edilmiştir. 30 KIS hastasının 12'si KIS olarak izlenmeye devam edilmiştir (KIS-KIS grubu). 18 hasta ise MS'e dönüşüm göstermiştir (KIS-MS grubu). Çalışmaya alınan hastaların ortalama yaşı KIS-KIS grubunda 35 yıl, KIS-MS grubunda 27 yıl ve SK grubunda ise 37 yıl olup aralarında anlamlı farklılık yoktur. Çalışmamızda KIS-KIS grubundaki 12 hastanın 6'sında oligoklonal band (OKB) bakılabilmiş ve tamamında negatif saptanmıştır. KIS-MS grubundaki 18 hastanın 13'ünde OKB bakılabilmiş ve tamamı pozitif olarak kaydedilmiştir. Çalışmamızda KIS-KIS grubunda ortalama NFL düzeyleri 60.9, KIS-MS grubunda ise 65.6 saptanmış olup aralarındaki fark anlamlı bulunmamıştır. Serum YKL-40 düzeyleri için yapılan değerlendirmede KIS-KIS grubunun ortalama YKL-40 düzeyi 537.8 iken, KIS-MS grubunda bu değer ortalama 1162.2 bulunmuştur. Yani serum YKL-40 düzeyleri, KIS-MS grubunda anlamlı oranda daha yüksektir. Serum HOXB3 düzeylerine bakıldığında ise, KIS-KIS grubunda ortalama 5.3 olan değer, KISMS grubunda 3.3 olarak saptanmıştır. Yani KIS-MS grubunda serum HOX-B3 düzeyi anlamlı oranda daha düşüktür. Son olarak yapılan korelasyon analizinde, KIS-MS hastalarında MR T2/FLAIR görüntülemedeki lezyon sayısı ile serum YKL-40 ve serum HOX-B3 düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır. EDSS skoru ve yaş ise, üç parametre içerisinde sadece HOX-B3 düzeyi ile anlamlı ilişki sergilemiştir. Bakılan diğer parametreler açısından anlamlılık saptanmamıştır. Tartışma ve Sonuç: Çalışmamızda serum-temelli biyobelirteçler içerisinde özellikle serum YKL-40 ve HOX-B3 düzeylerinin KIS-MS dönüşümünü başarılı bir şekilde öngörebildiği belirlenmiştir. Serum HOX-B3 düzeyi ile KIS-MS dönüşümü arasındaki ilişki oldukça güçlüdür. Çalışmamızda HOX-B3'ün yanısıra serum YKL- 40 düzeyleri ile de anlamlı ilişki belirlenmiş olsa da, serum NFL düzeylerinin KISMS dönüşümünü öngörmede yeterince başarılı olamadığı sonucuna varılmıştır. İleride yapılacak çalışmalarda bu parametrelerin KIS-MS dönüşümündeki prognostik değeri ile ilgili daha geniş verilere ulaşılabilecektir. Anahtar Kelimeler: Multipl Skleroz, Klinik İzole Sendrom, NFL, YKL-40, HOXB3 vii
Author
Dr. Betül Geneş
Institution
How to Cite
Betül Geneş (Tıpta Uzmanlık Tezi). klinik izole sendromda prognostik biyobelirteçlerin araştırılması, 2021, Dicle University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Dicle University
- Hidroksi amit türevlerinin dinamik ve bazı amin tuzları ile kompleksleşmesinin 400 MHz 1H-NMR ile incelenmesi(2017)
- Kültürel sınırların edilgen taşıyıcıları, kadınlar: Viranşehir Yezidileri örneği(2011)
- Diyarbakır Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniğinde organik beyin sendromu tanısıyla yatarak tedavi gören hastalara ait bulguların retrospektif analizi(1982)
- Diyarbakır Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniğinde 1976-1981 yılları arasında yatan hastaların tedavisinde, elektrokonvülzif tedavinin yeri(1982)
- Hukuksal ve yönetsel açıdan rüşvet -nedenleri ve çözüm önerileri-(2006)
- Deneysel demans modelinde fasudil ile memantin'in etkilerinin araştırılması(2021)
