Mini vida ankrajının kullanıldığı iki farklı en masse retraksiyon mekaniğinin etkilerinin karşılaştırılması
2011
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Jalen Devecioğlu Kama
Abstract (TR)
Bu tez çalışmasının amacı, anterior altı dişin mini vida ankrajı ve iki farklı biyomekanik yöntem kullanılarak gerçekleştirilen en masse retraksiyonunun etkilerinin karşılaştırılmalı olarak incelenmesidir.Bu amaçla, üst çeneden iki adet birinci premolar çekimi ve çekim boşluklarının maksimum ankraj ile kapatılması planlanan Sınıf II bölüm 1 malokluzyona sahip 60 hasta çalışma kapsamına alınmıştır. Otuz hastanın en masse retraksiyonu Power Hook (PH) ve Nikel Titanyum (Nİ-Ti) kapayıcı sarmal yayların kullanıldığı sürtünmeli mekaniklerle gerçekleştirilmiştir. Diğer 30 hastanın en masse retraksiyonu ise Double Keyhole Looplu (DKL) hazır ark tellerinin kullanıldığı sürtünmesiz mekaniklerle gerçekleştirilmiştir. Mutlak ankraj ünitesi olarak her iki grupta da 1.6 mm çap ve 9 mm uzunluktaki mini vidalar kullanılmıştır. Her iki gruptan en masse retraksiyon öncesi (T1) ve sonrasında (T2) lateral sefalometrik radyografiler alınmıştır.İki yöntem arasındaki farkların değerlendirilmesi amacıyla 27 sefalometrik ölçüm değerlendirilmiştir. Yöntemlerin etkilerinin grup içi değerlendirmesi eşleştirilmiş t testi ile, iki yöntemle elde edilen değişikliklerin gruplar arası farklarının değerlendirilmesi ise bağımsız t testi ile yapılmıştır.Araştırma sırasında kullanılan 120 mini vidanın genel başarı oranı % 83.3 olmuştur. Grup içi değerlendirmede, her iki grupta da en masse retraksiyonla SNA, ANB, Witts, U1.PD, U3.PD, SV-A, overjet, U1i-SV, U3c-SV, UL-SV, ölçümlerindeki azalma ve UL-E, LL-E ve nasolabial açı ölçümlerindeki artış istatistiksel olarak anlamlı miktarlarda olmuştur. Bu ölçümlerdeki değişimlerin gruplar arası değerlendirmelerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık yoktur. Bununla beraber; U1.PD, U1-NA ve overjet miktarlarındaki azalma DKL grubunda PH grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı miktarda daha fazla olurken, U1a-SV mesafesindeki azalma PH grubunda DKL grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı miktarda daha fazla olmuştur. Bu bulgular PH grubundaki keser retraksiyonunun DKL grubundakilere göre daha paralel gerçekleştiğini göstermektedir.Her iki grubun en masse retraksiyonları hemen hemen aynı sürede tamamlanmıştır. DKL grubunda bu süre 6.4 ay olurken retraksiyon hızı ayda 0.64 mm olarak gerçekleşmiştir. PH grubunun en masse retraksiyon süresi ise 6.2 ay, retraksiyon hızı ayda 0.62 mm şeklinde gerçekleşmiştir.Herhangi bir ankraj kaybı olmadan gerçekleştirilen anterior retraksiyonun yumuşak doku profilindeki olumlu etkisi kullanılarak Sınıf II bölüm 1 kamuflaj tedavisini etkin bir şekilde gerçekleştirilebilir.Anterior dişlerin daha paralel bir şekilde retrakte edilebilmesi için retraksiyon kuvvetinin bu dişlerin direnç merkezlerine yakın bir noktadan uygulanması gerekmektedir. Ark teline eklenecek vertikal kancalar sayesinde bunu başarmak mümkün olabilmektedir.Double Keyhole Looplu ark telleri çekim boşluklarının kapatılması için etkili olsalar da aktivasyonları uygun şekilde yapılmadığında dişlerde istenmeyen devrilmelere yol açabilmektedirler. Bu ark tellerinin optimal kuvvet uygulayabilmeleri için loopların 1 mm'den fazla aktive edilmemesi gerekmektedir. Ayrıca aktivasyon için uygulanacak yöntemin DKL'lu ark tellerinde deformasyona yol açmayacak şekilde yapılmaları uygun olacaktır.Anahtar kelimeler: En masse retraksiyon, mini vidalar, sürtünmeli mekanikler, sürtünmesiz mekanikler, Power Hook, Ni-Ti kapayıcı sarmal yaylar, Double Keyhole Looplu ark telleri.
Author
Dr. Celal Genç
How to Cite
Celal Genç (Doktora Tezi). Mini vida ankrajının kullanıldığı iki farklı en masse retraksiyon mekaniğinin etkilerinin karşılaştırılması, 2011, Dicle University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Dicle University
- Hidroksi amit türevlerinin dinamik ve bazı amin tuzları ile kompleksleşmesinin 400 MHz 1H-NMR ile incelenmesi(2017)
- Diyarbakır Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniğinde organik beyin sendromu tanısıyla yatarak tedavi gören hastalara ait bulguların retrospektif analizi(1982)
- Diyarbakır Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniğinde 1976-1981 yılları arasında yatan hastaların tedavisinde, elektrokonvülzif tedavinin yeri(1982)
- Türkiye'de orta gelir tuzağı sorunu: Çıkış yolu olarak sanayi 4.0(2021)
- Su dağıtım şebekelerinin metasezgisel yöntemlerle optimizasyonu(2021)
- Diyarbakır ili mercimek ekili alanlarda sorun olan yabancı otların topraktaki tohum miktarı ve çimlenme ilişkisi(2021)
