Medical SpecialtyOpen Access

Morbid obeziteli olgularda vücut yağ kompozisyonu ile metabolik sendrom kriterleri arasındaki ilişkinin araştırılması

2020
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Taner Bayraktaroğlu

Abstract (TR)

Amaç: Obezite ve metabolik sendrom, tüm dünyada hızla artan ve geniş kitleleri etkileyen ciddi birer halk sağlığı sorunudur. Obezite ve metabolik sendrom kriterleri arasındaki ilişki araştırmacılar için dikkat çekici bir konudur ve bu alandaki çalışmalar halen devam etmektedir. Biz bu çalışmada, vücut kitle indeksi (VKİ) ≥40 kg/m2 olan bireylerde (morbid obez) başlangıç ve tedavinin on iki aylık sürecindeki metabolik sendrom kriterlerini ve vücut yağ dağılımlarındaki değişimi saptamayı, ayrıca morbid obez olguların verilerini normal kilolu olguların verileriyle karşılaştırmayı amaçladık. Yöntem: Bu retrospektif çalışmaya, 1 Mayıs 2017-1 Ekim 2019 tarihleri arasında Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, Obezite ve Diyabet Uygulama ve Araştırma Merkezi'ne (OBDİM-EASO COM) başvuran, VKİ ≥40 kg/m2 olan 224 olgu (morbid obeziteli çalışma grubu) ve VKİ normal (18,0-25 kg/m2) 235 olgu (kontrol grubu) dahil edildi. Çalışma grubuna üç ay ve üzeri takibe gelmiş, bir yıllık takibi bulunan olgular alındı. Merkezin bilgi yönetim sisteminde olguların dosyalarından demografik özellikleri, boyu, ağırlığı, bel çevresi, VKİ, sistolik kan basıncı, diyastolik kan basıncı, nabız dakika sayısı, vücut yağ analizi (sağ kol, sol kol, sağ bacak, sol bacak, gövde ve tüm vücut) ve metabolik parametreleri (açlık kan şekeri, açlık insülini, trigliserit ve yüksek dansiteli lipoprotein kolestrol değerleri) tespit edildi. Öncelikle çalışma grubuna ve kontrol grubuna ait veriler karşılaştırıldı. Çalışma grubunun başlangıçta ve on iki ay içerisindeki vücut yağ analizlerinde ve metabolik parametrelerindeki değişikliklerin istatistiksel analizi yapıldı. Bulgular: Çalışma grubunda 224 olgunun yaş ortalaması 41,3±9 yıl, VKİ ortalaması 45,8±5,2 kg/m2 ve çoğunluğu kadın cinsiyet idi (%86,2). Morbid obez grubu ve kontrol grubu karşılaştırıldığında; morbid obez grubun kontrol grubuna göre ağırlık, VKİ, bel çevresi, sistolik kan basıncı, diyastolik kan basıncı, nabız dakika sayısı, açlık kan şekeri, açlık insülini, trigliserit ve YDL-k düzeyleri anlamlı yüksek bulundu (p<0,001). Yağ dağılımları açısından da morbid obez olguların ölçümleri anlamlı derecede yüksek tespit edildi (p<0,001). Morbid obez olguların %39,7'sinin kısmen veya tamamen egzersiz uyumu olduğu, %46,9'unun kısmen veya tamamen beslenme uyumu olduğu tespit edildi. Olguların beslenme ve egzersiz uyumu istenilen düzeyde değildi. Olguların %98,2'si (n=221) orlistat kullanırken, %40,6'sı (n=91) metformin, %3,6'sı (n=8) sodyum glukoz transporter inhibitörü-2 ve %0,9'u (n=2) glukagon benzeri peptit-1 analoğu kullanıyordu. Olguların özgeçmişlerinde %22,6 diabetes mellitus tanılı, %29 hipertansiyon tanılı, %23,7 hipotiroidizm, %5,4 hiperlipidemi, %7,4 psikopatoloji, %4 astım, %1,3 obstrüktif uyku apne sendromu, %0,9 malignite (tedavi olmuş hastalıksız bir meme kanseri, bir jinekolojik kanser, bir prostat kanseri) %0,9 koroner arter hastalığı tespit edildi. Yapılan ölçüm ve tetkikler sonucunda ise %59,4 prediyabet (bozulmuş açlık glukozu/bozulmuş glukoz toleransı) ve diyabet tespit edilirken, %63,3 oranında hipertansiyon tespit edildi. Takip sürecinde çalışma grubu olgularının 84 (%38)'ünde %5'in altında ağırlık kaybı, 78 (%35)'inde %5 -10 ağırlık kaybı, 43 (%20)'ünde %10-15 ağırlık kaybı ve 16 (%7)'sında %15 in üzerinde ağırlık kaybı sağladığı görüldü. Morbid obezlerde tüm vücut bölgelerinde sağ kol, sol kol, sağ bacak, sol bacak, gövde ve total vücut yağ yüzdelerinin anlamlı düzeyde gerilediği tespit edildi (p<0,001). Ağırlık kaybı sonrası metabolik kriterler değerlendirildiğinde şu sonuçlara varılmıştır; bel çevresinde olgulardan hiçbiri istenilen kriterlere ulaşamamıştır. Açlık kan şekeri ortalaması başlangıç değerine göre %4,9 azalmış, sistolik kan basıncı ortalaması %5,7 azalmış, diyastolik kan basıncı ortalaması %13,6 azalmıştır. Serum trigliserit düzeyi ortalaması değişmemiştir. YDL-k düzey ortalamasında %4,6 oranında azalma saptanmıştır. Başlangıçta tüm vücut yağ yüzdesiyle; YDL-k arasında pozitif (r=0,256, p<0,001), ağırlık arasında pozitif (r=0,170, p= 0,011), VKI arasında pozitif (r=0,429, p<0,001) anlamlı korelasyon saptandı. Tedavi sürecindeki izlemde tüm vücut yağ yüzdesiyle; ağırlık pozitif (r=0,255, p<0,001), VKI pozitif (r=0,535, p<0,001), bel çevresi pozitif (r=0,200, p=0,003) ve nabız dakika sayısı pozitif (r=0,159, p=0,017) korelasyon vardı. Sonuç: Metabolik sendrom kriterleri son yüzyılda standardize edilmiş ve kabul edilmiştir. Obezitenin VKİ arttıkça morbid obezite haline geldiğindeki fizyopatolojik değişiklikler tedavilerin hedefini oluşturmaktadır. Çalışmamızda VKİ ≥40kg/m2 olguların hastalığa ait bulguları ve metabolik sendrom kriterleri arasındaki ilişki saptanmıştır. Bu parametrelerin normal kilolulardan farkı tespit edilerek karşılaştırılmıştır. Tedavi sürecinde %5 den fazla ağırlık kaybının üç aydan fazla sürdürülmesi başarılı olarak öngörülmektedir. Morbid obez hastalarımızın tedavinin birinci yılında antropometrik, bölgesel yağ dağılımı ve metabolik sendrom kriterlerinin nasıl değiştiği saptanmıştır. Bu verilerle morbid obeziteli olguların takibinde hangi parametrelerin daha önemli olduğu güncel literatüre aktarılmıştır. Ağırlık kaybı ile bölgesel ve tüm vücut yağ dağılımında değişiklikler belirgin azalma olmaktadır. Yağ dağılımında değişiklik olurken metabolik sendrom kriterlerinden kan basıncı ve glisemik değişkenlik daha belirgin olmaktadır. Obezite, morbid obezite oluşturan nedenler ve komplikasyonlar fizyopatolojik süreçleriyle ele alınmalıdır. Morbid obezite yönetiminde yağ dağılımı ve metabolik sendrom kriterlerinin izlenmesi önemli ve gereklidir. Anahtar Kelimeler: Morbid Obezite, Metabolik Sendrom, Vücut Yağ Kompozisyonu

Author

Dr. Utku Şentosun

How to Cite

Utku Şentosun (Tıpta Uzmanlık Tezi). Morbid obeziteli olgularda vücut yağ kompozisyonu ile metabolik sendrom kriterleri arasındaki ilişkinin araştırılması, 2020, Zonguldak Bülent Ecevit University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Zonguldak Bülent Ecevit University