NATO ortaklık programının bölgesel ve küresel güvenliğe etkileri ve geleceği
2020
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Mustafa Sıtkı Bilgin
Abstract (TR)
Bu tezin amacı NATO Ortaklıklar Programının kuruluşundan itibaren bölgesel ve küresel güvenliğe nasıl bir etki sağladığını incelemek ve geleceğine yönelik değerlendirmeler yapmaktır. Kuruluşunun 71'inci yılını kutlayan NATO'nun süreç boyunca değişen güvenlik parametrelerine karşı göstermiş olduğu değişim / dönüşüm yeteneği, oluşturduğu kurumsal yapı, kültürü ve belirlenen ortak değerlere uyum düzeyi, kendisini diğer benzer yapılardan farklı ve dayanıklı kılan etmenler olarak görülmektedir. Soğuk Savaş'ın sonlandırılması şartlarında kurulan NATO elli yıllık bir süreçte bir tehdide karşı üyelerini korumaya yönelik savunma ve caydırıcılık temel görevleri icra etmişken, beklenen ancak pek de hazır olmadan yepyeni bir güvenlik ortamı ile karşı karşıya kalmıştır. Soğuk Savaş'ın sonu olan bu süreçte NATO, sahip olduğu değişim/dönüşüm yeteneğini hayata geçirerek yapısını, görevlerini ve buna temel olan stratejisini değiştirmiştir. Bu değişim yaklaşık dört yıllık bir zorlu süreç sonunda, Soğuk Savaş'ın klasik savunma yetenekleri yerine, daha çok iş birliğine, kriz yönetimi ve diyaloğa dayalı bir yeteneği esas alan, NATO Ortaklık Programını hayata geçirmiştir. Bu tez çalışması süresince, 1994 yılında resmî olarak başlatılan NATO Ortaklık Programının oluşturulmasından itibaren yapılan çalışmalar, NATO'nun arşiv belgeleri dahil hem yerinden, hem de açık kaynaklardan çıkarılarak analiz edilmiştir. Yapılan çalışmanın amacı bu süreçte programın bölgesel ve küresel güvenliğe etkilerini ortaya koymaktır. Çalışma sonunda tespit edilen temel bulgu, Ortaklıklar Programının NATO'nun alan dışında bölgesel, küresel anlamada güvenlik ve istikrara katkı yapmasını sağlayan en önemli yapı taşlarından birisidir. Yirmi altı yıllık süreç bu tez kapsamında altı bölüm içerisinde araştırılmıştır. Birinci bölümde yukarıda açıklanan amaca yönelik olarak bu çalışmada NATO'nun genel politikaları yerine sadece NATO Ortaklıklar Programının ele alınacağı, 2014 de meydana gelen NATO-Rusya krizi sonrası oluşan kırılmanın etiklerin ulaşılabilen tüm kaynaklardan yararlanılarak değerlendirileceği açıklanmıştır. NATO'nun geleceği için önem ve önceli olduğu düşünülen bu program için bir dizi öneri ve değerlendirmelerin ortaya çıkarılması temel beklenti olarak belirlenmiştir. İkinci bölümde Soğuk Savaş sonrasında NATO dönüşümü, buna neden olan yeni güvenlik parametreleri, NATO'nun yapısı, Ortaklık Programını oluşturan nedenler, yeni bir süreçte ortak ülkeler ile yaşanan güçlükler ve Ortaklıklar Programının yapısı, oluşturulan çatılar, hedefleri ve çalışma şekilleri incelenmiştir. Bu bölümde NATO'nun Soğuk Savaş sonrasında yaşadığı dönüşümün en önemli sonuçlarından birisinin Ortaklıklar Programı olduğu ortaya çıkmıştır. Bu dinamik yapının günümüzde de devam ettiği görülmektedir. Üçüncü bölümde ise Ortaklık Programının bölgesel ve küresel güvenliğe etkileri hem ülkeler, hem de bölgesel bazda ayrı ayrı incelenerek süreç içinde NATO bakış açısından kazanımlar ile ortak ülke bazında sağlanan faydalar analiz edilmiştir. Bu bölümde yine her ülkenin farklı da olsa bu programdan değişik düzeyde kazanımlar elde ettiği görülürken NATO açısından bakıldığında da bu programın etkileri ile küresel bir aktör olma hedefini etkinleştirdiği tespit edilmiştir. Dördüncü bölümde NATO Ortaklık Programının kapsamlı ve küresellik boyutunu sağlayan uluslararası kurumlarla oluşturulmuş olan iş birliği modeli analiz edilmiştir. Hem bölgesel boyutta, hem de küresel anlamda etkinlikleri olan bu yapıların NATO Ortaklık Programında hukuksal destek, politik diyaloğun yanında kendi üyeleri üzerinde ortak fikir platformu oluşturma yetenekleri ile destek sağladığı görülmüştür. Beşinci bölümde ise ilk üç bölümde elde edilen bulgular ışığında NATO Ortaklıklar Programının nasıl bir geleceğe doğru gittiği tartışılarak, hem ortak ülkelerin, hem de uluslararası kurumların NATO'nun 2014 sonrası dönüşümü (adaptasyon) faaliyetlerine katkıları incelenmiştir. Değişen yeni güvenlik parametreleri nedeni ile NATO'da oluşan ortak savunmaya yönelim benzeri olarak da algılanan dönüşüm faaliyetlerinin bu yönde gelişmeyeceği, üç temel görevin birbirine öncelik olmadan gerektiğinde ortak olarak icra edilebileceği değerlendirilmiştir. Bu bölümde ayrıca Türkiye'nin de NATO Ortaklık Programında önemli bir yeri ve rolü olduğu ortaya çıkmıştır. Son olarak altıncı bölümde ise bir bütün olarak NATO'nun Ortaklık Programından kazanımları ile ortak ülkelerin elde ettikleri yararlar ortaya çıkarılmıştır. Bu bölümde yine NATO Ortaklıklar Programının yeniden oluşan küresel güvenlik parametreleri doğrultusunda küresel güvenliğe yönelik sorumluluk ve inisiyatiflerinin artması gerektiği, bunun etkin şekilde yapılabilmesi için de Ortaklıklar Programını geliştirip etkinleştirmesine ihtiyaç olduğu ortaya konulmuştur. Güvenlik alanında geleceğe yönelik bu programda Türkiye'nin de hem ikili, hem de NATO Ortaklık Programı içerisindeki önemli gayretlerinin daha merkezî bir plan dahilinde yapılması gerektiği kıymetlendirilmiştir.
Author
Haluk Cumali Çetinkaya
Institution
Ankara Yıldırım Beyazıt University
Uluslararası Güvenlik ve Terörizm Bilim Dalı
How to Cite
Haluk Cumali Çetinkaya (Doktora Tezi). NATO ortaklık programının bölgesel ve küresel güvenliğe etkileri ve geleceği, 2020, Ankara Yıldırım Beyazıt University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Ankara Yıldırım Beyazıt University
- Yemen'de e-devlet gelişiminin önündeki engeller(2022)
- Çocuk acile başvuran epilepsi tanılı hastaların özellikleri(2022)
- Twitter gündem ağları: Twitter Türkiye gündemlerinin ağ toplumu kavramı üzerinden incelenmesi(2022)
- Arap Baharının MENA bölgesindeki çatışmalar üzerindeki etkisi: Sayım veri analizinden bulgular(2022)
- Uganda, Kampala'da mevcut tüberküloz önleme ve kontrolünü etkileyen faktörlerin araştırılması(2023)
- Bulut bilişimde yük dengeleme ve görev planlama algoritmalarının optimize edilmesi(2023)