Öğrenci, öğretmen ve müdürlerin sevgi, demokrasi ve öğrenci merkezli eğitim algıları
2020
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç
Abstract (TR)
Eğitim sisteminin temel girdilerini oluşturan öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin çeşitli konularda sahip olduğu algılar, toplumsal yaşamın kalitesini belirlemekte, öğrencilerin sahip oldukları ve olacakları algıların oluşumunu doğrudan etkilemektedir. Bu bağlamda bu araştırmanın amacı; öğrenci, öğretmen ve müdürlerin sevgi, demokrasi ve öğrenci merkezli eğitim algılarını belirlemektir. Araştırma nitel araştırma desenlerinden "olgu bilim" deseni kapsamında yürütülmüştür. Çalışma grubu amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi ile oluşturulmuştur. Çeşitlemede; "okul kademesi", "okul türü", "okul başarı durumu", "sınıf seviyesi", "branş" ve "cinsiyet" değişkenleri kullanılmıştır. İlkokul, ortaokul ve lise kademelerinin her biri için okul türleri ve okul başarı durumları göz önünde bulundurularak üçer okul belirlenmiştir. Çalışma grubunu bu okullarda eğitim gören 630 öğrenci ile bu okullarda görev yapan 18 öğretmen ve sekiz müdür olmak üzere toplamda 656 kişi oluşturmaktadır. Veri toplama tekniği olarak "projeksiyon teknikleri" kullanılmıştır. Veriler öğrencilerden "kelime çağrışım tekniği", "cümle tamamlama tekniği" ve "hikâye tamamlama tekniği" ile öğretmen ve müdürlerden ise "hikâye yorumlama tekniği" ile toplanmıştır. Kelime çağrışım formu ile toplanan veriler "kavram analizi" ile, cümle tamamlama formu ile toplanan veriler "betimsel analiz-içerik analizi" ile, hikâye tamamlama formu ile toplanan veriler "içerik analizi" ile, hikâye yorumlama formu ile toplanan veriler ise söylem analizi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, öğrencilerin hem "romantik sevgi" hem de "koşulsuz sevgi" yönünde algılara sahip oldukları belirlenmiştir. İlkokulda "koşulsuz sevgi" algısının daha yoğun olduğu ancak kademeler ilerledikçe "koşullu sevgi" algısının arttığı görülmüştür. Öğrencilerin iyi özelliklere sahip olanların, sevgimize karşılık verenlerin, bize fayda sağlayanların ve bize iyi davrananların sevilmesi gerektiğini düşündükleri belirlenmiştir. Sevginin ilkokulda "iyilik" ve "kardeşlik", ortaokulda "saygı" ve "hoşgörü", lisede ise "saygı" ve "güven" odaklı olduğu görülmüştür. Öğrencilerin, ülke yönetimine ilişkin "halk merkezli" algıların yanı sıra "kişi merkezli" ve demokratik olmayan algılara sahip oldukları görülmüştür. Öğrencilerinden bazılarının hak ve özgürlükleri "kuralsızlık" olarak algıladıkları, bazılarının ise yasakçı bir anlayışla düşündüğü görülmüştür. Öğrencilerin demokrasinin unsurları ile ilgili bilgi eksikliklerinin, kavram yanılgılarının ve olumsuz algılarının olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin dersin işlenişine ilişkin "anlatım" odaklı, materyal kullanımına ilişkin geleneksel ve olumsuz algılara sahip oldukları belirlenmiştir. Öğretmenin dersin işlenişinden sorumlu ve kontrolü sağlayan kişi olarak görüldüğü, değerlendirme ölçütü olarak sınavlara, performansa, davranışlara, derse katılıma vurgu yapıldığı görülmüştür. Öğrencilerin kararların "öğretmen", "müdür", "başkan" tarafından alınması gerektiği yönünde algıya sahip oldukları belirlenmiştir. Öğretmenlerde, sevgiye karşılık bekleme ve sevgiye karşılık beklememe şeklinde iki ayrı algının var olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerde sevginin karşılıklı tepkiler üzerine kurulu olduğu, sevginin karşıdaki kişilerin davranışlarına ve tepkilerine göre değişeceği algısı hâkimdir. Öğretmenlerin sevgi algılarında saygının temele alındığı, saygının ön koşul olarak düşünüldüğü görülmüştür. Öğretmenlerin, yönetimde "kişi" merkezli bir anlayışa sahip olmadıkları ancak demokrasinin işlevsiz olduğunu düşündükleri belirlenmiştir. Öğretmenler; demokrasinin halkın iradesine dayalı bir yönetim şekli olduğuna, halkın yönetime katılımına ve kararlarda söz sahibi olmasına, kuralların birlikte oluşturulmasına vurgu yapmışlardır. Öğretmenlerin demokrasinin teoride güzel olsa da uygulamada işlevsiz olduğunu, demokrasinin bir baskı/tahakküm aracı olduğunu, gelişmiş ülkelerin kötü emellerine ulaşmak amacıyla kullanılan bir araç olduğunu, Batı tarafından oluşturulan bir değer olduğu için İslam'a uymadığını düşündükleri görülmüştür. Öğretmenlerin, öğrencinin merkezde olması ve öğretmenin merkezde olması gerektiğine dair iki farklı algıya sahip oldukları belirlenmiştir. Öğretmenlerin bir kısmının öğretmenin sınıf içinde rehber konumda değil otorite konumunda olmasını tercih ettikleri belirlenmiştir. Öğretmenlerin öğrenci merkezli eğitim hakkındaki görüşlerinin tutarsızlıkları barındırdığı, aslında öğrenci merkezli eğitimi bilmedikleri ve felsefesine de inanmadıkları görülmüştür. Müdürlerin, sevgiye karşılık beklenmesi ve beklenmemesi gerektiği şekilde iki farklı algıya sahip oldukları görülmüştür. Koşulsuz sevgi anlayışına sahip olan bazı müdürlerin olduğu görülürken bazı müdürlerin karşılık ve beklentiye dayalı bir sevgi anlayışına sahip oldukları belirlenmiştir. Müdürlerin, egemenliğin halka ait olması ve yöneticilere ait olması gerektiğine yönelik algılara sahip oldukları görülmüştür. Müdürlerin, her zaman çoğunluğun söylediğinin doğru olmayacağını, tek bir kişinin kendi başına doğru kararlar alabileceğini, demokrasinin iyi bir yönetim şekli olmadığını, devleti çoğunluğun yönettiğini, halkın düşüncelerinin çeşitli yollarla şekillendirildiğini, demokrasinin gelişmiş devletler tarafından kullanıldığını düşündükleri görülmüştür. Müdürlerin, öğrencinin merkezde olması ve öğretmenin merkezde olması gerektiğine dair iki farklı algıya sahip oldukları görülmüştür. Bazı müdürlerin, öğretmenin rehberlik, yönlendirme, gözlem, öğrenme ortağı olma, katılımı teşvik etme, güdüleme rollerini öne çıkardıkları, sınıftaki "mutlak otorite" olan rolü yerine "işbirliği", "iletişim" ve "etkileşim" kavramlarına vurgu yaptıkları görülmüştür. Bazı müdürlerin ise öğrenci merkezli yaklaşımı benimsemedikleri, geleneksel eğitim algısına sahip oldukları belirlenmiştir. Öğrencilere seçme hakkı verilemeyeceğinin, öğrencilerin kendi kararlarını alabilecek kapasiteye sahip olmadığının düşünüldüğü de görülmüştür. Öğrenci, öğretmen ve müdürlerin sevgi, demokrasi ve öğrenci merkezli eğitim algıları arasında bir ilişki olduğu, genel olarak hem koşulsuz sevgi, hem demokrasi hem de öğrenci merkezli eğitim algısının hepsine birlikte sahip oldukları, ya da bunların hiçbirine sahip olmadıkları görülmüştür. Araştırma sonunda ulaşılan sonuçlara dayalı olarak MEB'e, öğretmen ve müdürlere, YÖK'e ve araştırmacılara yönelik olarak çeşitli öneriler geliştirilmiştir.
Author
Şeyma Şahin
Institution

Düzce University
Eğitim Programları ve Öğretim Bilim Dalı
How to Cite
Şeyma Şahin (Doktora Tezi). Öğrenci, öğretmen ve müdürlerin sevgi, demokrasi ve öğrenci merkezli eğitim algıları, 2020, Düzce University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Düzce University
- Cem Akaş'ın romanları üzerine bir inceleme(2021)
- Genelleştirilmiş kesirli integraller için yeni orta nokta tipli eşitsizlikler(2021)
- Mostarlı Hasan Ziyâ'î Divânı'nda maddi kültür(2021)
- Ebü'l-Hasen Alî b. Ahmed b. Muhammed en-Nîsâbûrî el-Vâhidî'nin hayatı ve "el-Vecîz fi Tefsîri'l-Kitab'il-'Azîz" isimli tefsirinin metodu(2021)
- Alev Alatlı'nın romanlarında metinlerarasılık(2022)
- Kara mizah üzerine görsel yorumlar(2022)