Medical SpecialtyOpen Access

Proteinürisi olan renal transplant hastalarında 24 saatlik idrar sodyum düzeyi ile idrar anjiotensinojen düzeyi arasındaki ilişki

2018
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Özlem Usalan

Abstract (TR)

Giriş ve amaç: Böbrekteki lokal renin anjiotensin sistemi (RAS) aktivasyonu, primer hipertansiyon, proteinüri ve kronik böbrek hastalığının gelişmesinde önemli rol oynamaktadır. Renal transplant hastalarında görülen hipertansiyon; proteinüri ve greft yetersizliğinin gelişmesinde önemli bir risk faktörüdür. İdrar anjiotensinojen (AGT) düzeyinin hipertansiyon, proteinüri ve böbrek hastalığı olan hastalarda böbrekteki lokal RAS durumunu yansıttığı ortaya konulmuştur. Lokal RAS aktivasyonu ile idrar sodyum atılımı arasındaki ilişki deneysel ve hayvan çalışmalarında daha önce gösterildi. Ancak bu konuda yeterli klinik çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı; renal transplant hastalarında idrar AGT düzeyi ile; idrar sodyum atılımı ve proteinüri arasındaki ilişkiyi böylece lokal RAS ile hipertansiyon ve proteinüri arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Gereç ve yöntem: Stabil greft fonksiyonuna sahip (nakilden sonra en az 6 ay geçmiş, serum kreatinin düzeyi <2mg/dl olan) 80 böbrek nakilli hasta ve 40 sağlıklı gönüllü çalışmaya dahil edildi. Demografik özellikleri yanında vücut kitle indeksleri ve ortalama kan basıncı sonuçları hastalarda ve sağlıklı gönüllülerde kaydedildi. Laboratuvar analizleri için kan ve idrar örnekleri tüm katılımcılardan alındı. 24 saatlik idrar örneklerinden sodyum, kreatinin, protein ve albumin düzeyleri ölçüldü. Hastalar proteinüri düzeyi düşük (<300 mg/g)(Grup 1) renal transplant alıcıları ile proteinüri düzeyi yüksek (>300 mg/g)(Grup 2) renal transplant alıcıları olarak iki gruba ayrıldı. Tüm katılımcıların idrar örnekleri -80 °C de AGT ölçümleri yapılıncaya kadar saklandı. İdrar AGT düzeyleri ELİSA(Enzyme-Linked ImmunoSorbent Assay) yöntemiyle ölçüldü. İki grup arasındaki farklılıklar 2-sample t test ve Mann-Whitney testleriyle analiz edildi. İdrar AGT düzeyleriyle diğer çalışma parametreleri arasındaki korelasyonun araştırılması için Spearman korelasyon analizi yapıldı. İstatiksel önem p<0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: Grup 1 renal transplant alıcıları ile Grup 2 renal transplant alıcılarının demografik özellikleri arasında yaş, cinsiyet, vücut kitle indeksi, sigara kullanım oranı, orjinal böbrek hastalığı, transplantasyondan önceki renal replasman tipi, donör kaynağı, transplantasyon süresi, kullanılan immünsüpresif ilaçların tipleri ve dozları ile kullanılan antihipertansif ilaçların tipleri ve dozları açısından herhangi bir fark saptanmadı(p>0.05). İdrar albumin/kreatinin oranları ile idrar anjiotensinojen/kreatinin oranları Grup 2'de Grup 1'e göre belirgin olarak daha yüksek iken (p<0.001); serum 25-(OH) vitamin D3 ve idrar sodyum atılım düzeyi Grup 2'de Grup 1'e göre daha düşük olarak saptandı(p<0.01). Sonuç: Sonuç olarak çalışmamıza göre henüz klinik olarak aşikâr düzeyde kronik allogreft nefropatisi(KAN) olmayan böbrek nakilli hastalarda, idrar AGT düzeyleri proteinüri ile pozitif korelasyon gösterirken, idrar sodyum atılımı ile negatif korelasyon göstermektedir. Bu çalışmanın ışığı altında, kronik allogreft nefropatinin erken tanısı ve prognozunun tahmininde, diğer klinik ve laboratuvar parametrelerle birlikte idrar AGT ve sodyum düzeylerinin rolünün araştırılacağı ileri izlem çalışmalarına ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Üriner anjiotensinojen, renal transplant hastaları, hipertansiyon, proteinüri, renin anjiotensin sistem

Author

Orhan Özdemir

How to Cite

Orhan Özdemir (Tıpta Uzmanlık Tezi). Proteinürisi olan renal transplant hastalarında 24 saatlik idrar sodyum düzeyi ile idrar anjiotensinojen düzeyi arasındaki ilişki, 2018, Gaziantep University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Gaziantep University