Psöriazis tanılı hastaların klinik ve demografik özelliklerinin değerlendirilmesi
2020
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Derya Uçmak
Abstract (TR)
Kronik ve enflamatuar bir deri hastalığı olan psöriazisin prevalansı %0.2 ile %4.8 arasında değişmektedir. Farklı klinik tablolar şeklinde karşımıza çıkabilen psöriazisin en sık psöriazis vulgaris tipi görülmektedir. Her yaşta görülebilen psöriazise birçok komorbiditenin eşlik edebilmesi ve hayat kalitesini negatif yönde etkilemesi, hastalığın önemini daha da arttırmaktadır. Çalışmamızda psöriazis tanılı hastaların klinik ve demografik özellikleri prospektif olarak araştırıldı. Bu çalışmaya Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Bölümüne Aralık 2018-Şubat 2020 tarihleri arasında başvuran 277 psöriazis tanılı hasta dâhil edildi. Tüm hastaların ayrıntılı anamnezleri alınarak yaş, cinsiyet, boy, kilo, meslek, medeni durum, yaşanılan yer, hastalık süresi, hastalık başlangıç yaşı, tetikleyici faktörler, eklem tutulumu, tırnak tutulumu, sistemik hastalık öyküsü, alkol öyküsü, sigara öyküsü, aile öyküsü, alınan topikal ve sistemik tedaviler gibi parametreleri prospektif olarak incelendi. Hastalık şiddetini değerlendirmek için psöriazis alan şiddet indeksi (PASI), vücut yüzey alanı (VYA) ve dermatoloji yaşam kalite indeksi (DYKİ) kullanıldı. Veriler SPSS 24 programı ile değerlendirildi ve x² (ChiSquare) istatistik metodu ile analiz edildi. Çalışmaya alınan 277 hastanın yaşları 8-81 arasında değişmekteydi. Hastaların yaş ortalaması 37,1±15,9 idi. Ortalama hastalık başlangıç yaşı kadın cinsiyette 21,0±14,1 iken erkek cinsiyette 25,3±14,4 olarak saptandı. Kadın cinsiyette başvuru sırasındaki yaş ve başlangıç yaşı daha düşük saptandı ve bu fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p değerleri sırasıyla <0,001 ve 0,012). Hastalarımızın %54.9'unu erkek cinsiyet oluşturuyordu ve erkek/kadın oranı 1.21 olarak saptandı. Hastalarımızın %85.2'sinde hastalığın 40 yaşından önce başladığı (tip 1), %14.8'inde 40 yaşından sonra başladığı (tip 2) tespit edildi. Psöriazis aile öyküsü hastalarımızın %29.6'sında mevcuttu ve aile öyküsü tip 1 psöriazisli hastalarda daha yüksek saptandı (p:0.023). Hastalar klinik alt tip açısından değerlendirildiğinde %82.3'lük oranla en sık görülen klasik plak tip iken en az görülen %0.4'lük oranla lokalize püstüler tip idi. Pediatrik psöriazisli 31 hastamızda da erişkine benzer şekilde en sık plak tip (%58) görülürken, en az görülen tipler guttat (%3.2) ve eritrodermik (%3.2) idi, bu grupta lokalize püstüler psöriazis ise hiç saptanmadı. Hastaların %74'ünde farklı tetikleyici faktörler mevcuttu. Hem yetişkin hem çocuk popülasyonunda en sık saptanan tetikleyici faktör stres iken, yetişkinde ikinci sırada gıdalar pediatrik grupta enfeksiyonlar yer alıyordu. Hastaların %17'sinde eşlik eden komorbid hastalıklar vardı ve en sık saptanan komorbidite hipertansiyondu. Hastaların %44'ünde tırnak tutulumu vardı. En sık görülen tırnak değişikliği pitting (%75.9) olarak saptandı. 277 hastanın 25'inde psöriatik artrit (PsA) saptandı. PsA'lı hastalarda kadın cinsiyet hâkimiyeti saptadık (p:0,016) ve en sık görülen tip %64'lük oranla asimetrik oligoartriküler tip idi. Hastalar aldıkları tedaviye göre değerlendirildiğinde %17.3'ü sadece topikal tedavi, %1.1'i fototerapi, %37.5'i konvansiyonel tedavi, %42.2'si biyolojik tedavi, %1.8'i konvansiyonel+biyolojik tedavi alıyordu. Psöriazis hastalarının klinik ve demografik özelliklerini inceleyen birçok çalışma bulunmaktadır. Çalışmamızın klinik ve demografik verileri daha önce yapılan çalışmalarda bildirilen veriler ile benzerdi. Daha geniş hasta gruplarını içeren benzer çalışmaların yapılmasının hastalığın tanı ve tedavisine katkı sağlayacağı kanaatindeyiz. Anahtar kelimeler: Klinik, demografik, psöriazis, klinik tip, tetikleyici faktör
Author
Dr. Nur Ecer
How to Cite
Nur Ecer (Tıpta Uzmanlık Tezi). Psöriazis tanılı hastaların klinik ve demografik özelliklerinin değerlendirilmesi, 2020, Dicle University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Dicle University
- 6 şubat 2023 kahramanmaraş merkezli depremler sonucu Dicle Üniversitesi Tıp fakültesi hastanelerine başvuran depremzedelerin adli tıbbi incelenmesi(2024)
- İngilizlerin XIX. yüzyılda Kıbrıs'taki arkeolojik keşifleri(2024)
- Okul müdürlerinin hizmetkar liderlik davranışları ile algılanan örgütsel destek arasındaki ilişki(2024)
- El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm adlı eserin tefsir usûlü açısından incelenmesi(2024)
- Travma sonrası mine dentin kırığı bulunan maksiller santral kesici dişin iki farklı teknikle yapılan restorasyonunun mikro bilgisayarlı tomografi verilerine dayalı sonlu elemanlar analizi metodu kullanılarak stres dağılımının değerlendirilmesi(2022)
- Kronik ürtiker hastalarında uyku kalitesi(2019)
