Master'sOpen Access

Sanat öğretiminde oyun yöntemi

1999
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Nihat Boydaş

Abstract (TR)

ÖZET Oyun tanımlan arasında; çocuk, oyun ve eğitim açısından en içeriklisi, oyun, çocuğun öğrenme laboratuarıdır; çocuğun zeka, beden ve kişilik gelişimini sağlayan bir faaliyettir, tanımlamasıdır. Tanımda da belirtilen bütün değerleri kapsayan kişiliğin temel malzemesi oyundur. Çocuğun psikososyal gelişimine bakıldığında her devrede, oyun, çocuğun başlıca yaptığı işidir. Her devrede de değişen, gelişen bir olgudur. Oyun, hayvanlardan insanlara kadar her canlıda görülen egonun bir fonksiyonudur. Oyun, ayrıca kültürel bir olgudur. Kültürden kültüre farklılık gösteren, ama, özde aynı neden ve sonuçlara bağlı olan bir davranıştır. Her kültürde dini ibadetlerden günlük yaşama kadar görülür, insanın psikolojik olarak oyuna, oynamaya ihtiyacı vardır. Oyun teorilerine göre; insan bulunduğu ruh haline göre farklı şekillerde oyuna yönelmektedir. Oyun çeşitleri, insanın bulunduğu sosyal farklılıklar, psikolojik durumlar ve meraklar dahilinde geliştirilebilmektedir. Çocuğun doğumundan gelişimine kadar oyunlarında, çeşitlilik görülmektedir. Oyun, çocuğun iç dünyasının aynasıdır. Bu nedenle onun eğitiminde ve tedavisinde bu dünyaya girebilmek için oyun bir araç olarak kullanılabilir. Oyun terapi ile çocuğun iç dünyasında yaşadığı buhranlarım, sevinçlerini, ilgilerini ve psikolojik gelişimlerini rahatlıkla analiz etmek mümkündür. Oyuna getirilen psikoanalitik görüşlere göre; çocuğun oyununda cinsel eğilimlerinden, ebeveyni ve çevresiyle yaşadığı iyi ya da kötü olaylara kadar, hepsinden izler bulunmaktadır. Bu nedenle, çocuğu analiz etmekte, psikanalizin temel aleti olan "serbest çağrışım" bir kenara bırakılmış ve "serbest oyun" kullanılmaya başlanmıştır. Oyun, psikolojide konu edildiği kadar felsefede de yer almaktadır. Bir çok düşünür bu konuya, eserlerinde değinmektedir. Felsefe düşünürleri, eğitimden boş zaman geçirmeye kadar oyunu irdelemişlerdir. Sofistlerin yaptıkları temsillerbile oyunsal bir tavır olarak görülmektedir. Aynca, ünlü felsefecilerin diyaloglarında da oyunsal unsurlar göze çarpmaktadır. Bir çok düşünür, sanatın da oyundan doğduğunu belirtmektedir. Çocuklar oyun oynarken rol yapmakta, şarkılar söyleyip dizeler kurmakta, çizimler yapmaktalar; bu çocuksu oyunların uzantısı ve evrimi de sanatı doğurmuştur. Sanat da, oyun gibi, gönüllü ve çıkarsızdır. Oyım, dinsel ve büyüsel amaçlarla sanatlaşmıştır. Taklit iç güdüsü, oyunda da sanatta da ortaktır. Oyunun öğrenmede de rolü çok büyüktür. Çocuk oyunu sevdiği için, oyunla daha kolay öğrenir, öğrendikleri kalıcı olmaktadır. Bu yüzden oyun bir eğitim aracı olarak da görülebilir. Çocuğun eğitiminde sanat eğitimi de çok önemlidir. Sanat çocuğa farklı bir yaşantı vermektedir. Bu yüzden tüm sanatların, çocuğun yaşantısına girmesi sağlanmalıdır. Bireyin yaşantısını ve yaratıcılığını etkileyecek çok özel bir eğitim olan sanat eğilimi içinde, bazı yöntemler geliştirilmiştir. Oyun ve oyunlaştırma, bu yöntemlerin arasında çocuğa en yakın olanıdır. Bu yöntemle çocuklar, yalnızca dinlemek ya da tartışmak yerine olayların nasıl, oluştuğunu izlerler ve konunun ayrıntısına inerler. Çocuk bu yöntemle başka bir kimliğe bürünmekte ve sanatsal faaliyetlerin yapılışındaki duygu ve düşünceleri bizzat yaşamaktalar. Sanat eğitimi için, uygun ortam ve oyunlar düzenlendikten sonra, çocuk, eğitimin yanı sıra öğretimi de yaşayabilmektedir. Oyun yöntemi, sanat öğretimi için yöntem olmaktan çok bir güdüleme etkinliğidir. Bu özelliği ile oyun yöntemi, dört sanat disiplini (eleştiri, estetik, sanat tarihi, uygulama) için birleştirici öğretim aracı olarak kullanılabilmektedir.

Author

Dr. Dilara Bulman

How to Cite

Dilara Bulman (Yüksek Lisans Tezi). Sanat öğretiminde oyun yöntemi, 1999, Gazi University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Gazi University