Medical SpecialtyOpen Access

Tavşan karatid arterlerinde yapılan anastomozlarda resveratrol maddesinin intimal hiperplazi ve endotelyal proliferasyon üzerindeki inhibitör etkisinin araştırılması

2010
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Erden Silistreli

Abstract (TR)

Kemal Karaarslan Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı, İzmir.Amaç: Bypass greflerinin uzun dönem açıklığı damar hasarının olduğu bölgede intimal hiperplazinin gelişmesiyle azalmaktadır. Her arteryel rekonstrüksiyon işlemi bir miktar endotel hasarına neden olmaktadır. Bu hasarın en yaygın nedeni greftin çıkarılma işlemi ve anastomoz sırasında çeşitli derecede travmatize olmasıdır [1,4]. Endotel hasarına intimanın yanıtı subendotelial fibroproliferasyon ve neointima oluşması şeklindedir. Vasküler rekonstruktif girişimlerden sonra geç dönemdeki daralma veya restenozda düz kas hücre migrasyonu, proliferasyonu ve ekstrasellüler matriks birikimi sonucu oluşan neointimal hiperplazi önemli rol oynamaktadır [1,5,8]. Hiperplazik intimal kalınlaşma, arterlerin hemodinamik strese karşı normal adaptif bir özelliği olduğu kadar, arteriyel injurilerin iyileşmesinin de karakteristik bir özelliğidir ve bazı durumlarda gereğinden şiddetli olabilmektedir[5]. Bu yüzden biz de, tavşanlarda karotis arterinde yapılan anastomozda resveratrolün intimal hiperplazi ve düz kas hücre proliferasyonu üzerine etkisini araştırdık.Materyal ve Metod: Çalışmamızda randomize olarak seçilen ortalama 2-3 kg ağırlığında 14 adet Yeni Zelanda tipi erkek tavşan kullanıldı. Tavşanlar 2 gruba ayırıldı. Tüm gruplardaki tavşanlara uygun pozisyon verilerek, sağ vertikal boyun insizyonu yapıldı. Sağ karotis arterleri transekte edilerek 8/0 polipropilen sütür kullanılarak tek tek sütür tekniği ile anastomoz yapıldı. Grup A (7 tane) tavşanlara herhangi bir ilaç verilmedi. Grup B (7 tane) tavşanlara toplam 14 gün 1 mg/kg/gün dozunda resveratrol IV olarak verildi. Tüm gruplardaki tavşanlar 28. günün sonunda anastomoz yapılan karotid arter segmenti ve karşı taraf karotid arter çıkartılarak incelenmek üzere Histoloji laboratuarına gönderildi. Hazırlanan preparatlar ışık mikroskopisinde incelendi. Ayrıca elde edilen görüntüler digital görüntü analiz programı ile incelenerek lümen çapı, lümen alanı, intima-media alanı oranı hesaplanarak sonuçlar değerlendirildi. Hazırlanan parafin dokulardan seri kesitler alındı. Bu seri kesitler fotoğraflanarak bilgisayar ortamına aktarıldı. Reconstruct 1.0.9.9 (JC Fiala) programı ile intima ve media kalınlıkları ölçülerek kesitler üç boyutlu hale getirildi.Bulgular: Yapılan seri kesitlerde lümen çapı açısından Grup B'in ortalama lümen çapı Grup A'ın ortalama lümen çapından daha büyük bulunmuş ve bu fark istatistiksel olarak anlamlı bir fark yaratmıştır (p= 0.000). Lümen alanı açısından değerlendirildiğinde Grup B'in ortalama lümen alanı Grup A'dan daha geniş bulunmuş olup bu fark istatistiksel olarak anlamlı bir fark yaratmıştır (p<0.05). Seri kesitler intima kalınlığı açısından değerlendirildiğinde Grup B'in intimal kalınlığı Grup A'dan daha ince bulunmuş olup bu fark istatistiksel açıdan anlamlı bir fark yaratmıştır (p<0.05). Media kalınlığı açısından değerlendirildiğinde Grup B'in media kalınlığı Grup A'dan daha ince bulunmuş olup bu fark istatistiksel açıdan anlamlı fark yaratmıştır (p= 0.04). İntima / media oranı açısından seriler değerlendirildiğinde Grup A'ın ortalama intima/media oranı Grup B'den daha büyük bulunmuş olup bu fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur (p=0.002). Yapılan seri kesitlerde lümen çapı açısından Grup BK'ın ortalama lümen çapı Grup AK'ın artalama lümen çapından daha büyük bulunmuş ve bu fark istatistiksel olarak anlamlı bir fark yaratmıştır (p=0.000). Lümen alanı açısından değerlendirildiğinde Grup BK'ın ortalama lümen alanı Grup AK'dan daha geniş bulunmuş olup bu fark istatistiksel olarak anlamlı bir fark yaratmıştır (p=0.038). İntima / media oranı açısından değerlendirildiğinde Grup BK'ın İntima / media oranı Grup AK'dan daha büyük bulunmuş olup bu fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmamıştır (p=0.180).Sonuç: Resveratrolün, vasküler girişimlerden sonra meydana gelen intimal hiperplazi ve düz kas hücre proliferasyonunun engellenmesinde yararlı bir ajan olarak kullanılabilineceğidir.Anahtar Kelimeler: Resveratrol, İntimal hiperplazi, Düz kas hücre proliferasyonu, Anastamoz, Tavşan.

Author

Dr. Kemal Karaarslan

How to Cite

Kemal Karaarslan (Tıpta Uzmanlık Tezi). Tavşan karatid arterlerinde yapılan anastomozlarda resveratrol maddesinin intimal hiperplazi ve endotelyal proliferasyon üzerindeki inhibitör etkisinin araştırılması, 2010, Dokuz Eylül University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Dokuz Eylül University