İkinci Dünya Savaşı sırasında Türk dış politikasında saydamlık faktörü
2008
0 views
0 downloads
Advisor: Yrd. Doç. Dr. Deniz Tansi
Abstract (TR)
Türkiye'nin 2. Dünya Savaşı'nın dışında kalabilmesi Dünya diplomatik tarihinin en önemli başarılarından biridir. Karşıtları tarafından tehdit edilen, müttefikleri tarafından yardımı istenen Türkiye, savaşa girmek için güçlü bir baskı altındaydı. Ancak Türkiye yalnızca savaştan kurtulmayı başarmakla kalmayıp, iki tarafla ticaret yaparak, kredi ve mal alarak, maddi faydalar bile elde etti.Ortak görüş, jeopolitik konumunu kullanarak, Turkiye'nin iki tarafı birbirine karşı oynadığıdır. Bu görüş büyük ölçüde doğru olsa da, önemli bir faktör daha fazla dikkat hak etmektedir. Bu tezin savı, devletlerin niyet ve hareketlerinin bilinebilmesi olan saydamlık faktörününün yanlış anlamalara ve hesaplamalara daha az olanak vererek, 2. Dünya Savaşı sırasında Turk Dış Politikası'nda önemli rol oynadığıdır.Türk siyasetinde kamplaşma yoktu. Karar vericiler homojen, otoriter, hiyerarşik bir yapıya sahip ve az sayıda insandan oluşuyordu. İnönü'nün ülke üzerindeki kontolü tartışılmazdı. Ülke içinde manipule edilebilecek güç merkezleri veya ideolojik gruplar yoktu. Bu yüzden Türklerin niyetleri ve hareketleri yabancılar tarafından daha kolay anlaşılabiliyordu. Turk siyaseti saydamdı.Türk karar vericileri de saydam olmak için uğraş vermekteydiler. Diğer devletlerle etkili iletişim içindeydiler. Resmi yollar dışında, niyetlerini açığa vurmak için, çok sıkı kontrol ettikleri basını kullanıyorlardı. Siyasi manevraları sırasında, sürpriz etkisini azaltmaya çalıştılar. Gereğinden fazla yükümlülüklerden kaçınıyorlar, ilgili tarafların hiddetlerini üzerlerine çekmemek için gerekli önlemleri alıyorlardı. Türklerin manevraları karşıtları tarafından önceden bilindiğinden, yanlış anlamalar ve gereğinden fazla reaksyonlar önleniyordu.Sistemsel saydamlık da Türklere yardımcı oldu. Alman ordularının Batı Avrupa'daki başarıları, Türk ordusunun içinde bulunduğu kötü durum yanlış hesaplamalara yer vermeyecek kadar saydamdı. Türkler ululararası yapıyı da doğru okumayı bildiler. Balkanlarda ortak bir politikanın yapılamayacağını, Sovyet'lerin Türkiye üzerindeki emellerini doğru hesapladılar.İyi ve saydam emeller savaşları engelleyemez. Eğer mutlak gerekli olsaydı, Türkiye Almanya, Sovyetler ve hatta İngiltere tarafından saldırıya uğrayabilirdi. Eğer Türkiye'nin jeopolitik konumu bu kadar değerli olmasaydı, taraflar arası pazarlıkta feda edilebilecek bir ülke olurdu. Eğer Türkler büyük bir ordu hazırlamasalardı, Anadolu toprakları kolay işgal edilebilir olsaydı, savaşın sonuçları çok daha farklı olurdu. Bu tez yapısal faktörlerin sonuçları belirlediği savını inkar etmemektedir. Ancak yanlış hesaplamaları en aza indirerek, saydamlık, İkinci Dünya Savaşı sırasında Türk Dış Politikasında önemli rol oynamıştır.
Author
Bülent Oğuz Mavioğlu
Institution
How to Cite
Bülent Oğuz Mavioğlu (Yüksek Lisans Tezi). İkinci Dünya Savaşı sırasında Türk dış politikasında saydamlık faktörü, 2008, Yeditepe University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Yeditepe University
- Suda çok az çözünen hipolipidemik bir ilaç ile siklodekstrin kompleksasyonu, tablet formülasyonu ve değerlendirmesi üzerine çalışmalar(2021)
- Türk-ABD ilişkilerinde washington büyükelçileri (1927-1960)(2023)
- Kadın seslerinin dönüşümü: Yunan ve Roma mitolojisinde kadınların tecavüzü ve feminist yeniden yazımların anlatıyı geri alması üzerine bir çalışma(2022)
- Görüntü segmentasyonu için temel modellerin damıtılması(2023)
- Beyaz yakalı çalışanlar arasında makyavelizm, büyüklenmeci ve kırılgan narsisizm, yalnızlık arasındaki ilişki(2023)
- Türkiye'de pediatrik onkoloji hastalarında klinik olarak önemli advers ilaç etkileşimlerine göre ilaç etkileşimi veritabanının değerlendirmesi(2023)