Türkiye'nin Ortadoğu'ya akan suları Fırat ve Dicle perspektifinde Türkiye'nin su politikası
2020
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Armağan Gözkaman
Abstract (TR)
Su, 21. yüzyılda uluslararası politikalar açısından dikkate değer bir önemdedir. Hızlı nüfus artışı ve teknolojik yenilikler su kullanımını arttırmaktadır. Bunun yanı sıra küresel ısınma ve çevre kirliliğinin çoğalması su kaynaklarını azaltmaktadır. Bu nedenle devletler sudan faydalanmak, su kaynaklarını korumak ve su depolamak için su politikalarına önem vermektedirler. Devletler açısından su politikalarındaki en önemli sorun su kaynaklarının paylaşımıdır. Ortak kullanılan ve sınıraşan akarsular en önemli uluslararası sorunlardan biridir. Sınıraşan akarsuların yarattığı uluslararası sorunların çözümüne ilişkin hukuksal normların bulunmaması devletler arası anlaşmazlıkları derinleştirmektedir. Devletler sınıraşan akarsuların kullanımına ilişkin olarak bazı doktrinleri kullanmaktadırlar. Bu doktrinlerin uluslararası hukukta bir karşılığı olmasa da devletlerin sınıraşan akarsuları kullanmadaki tavır ve niyetlerini göstermektedir. Türkiye, sanılanın aksine su zengini olan bir ülke değildir. Türkiye, yıllık kişi başına düşen 1500 m3 su miktarıyla su sıkıntısı çeken ülkeler kategorisindedir. Bunun yanı sıra Türkiye, tatlı suya erişim konusunda dünyanın en sorunlu bölgelerden biri olan Ortadoğu'ya akarsularını paylaşmaktadır. Fırat ve Dicle nehirleri Ortadoğu için önemli bir su kaynağıdır. Kaynağını Türkiye'den alıp Ortadoğu'ya akan bu nehirler, bölge ülkelerinin su ihtiyaçlarını karşılamakta ve ülkelerin tarım ve sanayi alanlarındaki kalkınmalarını sağlamaktadır. Türkiye, 1960'lı yıllarda planlı bölgesel kalkınma projelerine ağırlık vermiştir. Bu bölgesel kalkınma projeleri kapsamında Fırat ve Dicle havzasından yararlanma amacıyla önce Aşağı Fırat projesi daha sonra da Güneydoğu Anadolu Projesi gündeme gelmiştir. Projelerin temel amacı bölge illerinin kalkınmalarını sağlamak ve Türkiye'nin enerji ihtiyacını karşılamaktır. Bu projelerin hayata geçirilmesiyle birlikte bölge ülkeleri Suriye ve Irak Türkiye'yi "su tutmak" ile suçlamıştır. Türkiye ise Suriye ve Irak'ın tepkilerine karşılıklı uzlaşma yoluna gitmiş ve iki ülkeyle hukuksal anlaşmalar yapmıştır. Bu çalışmanın amacı, dünyanın siyasi ve askeri anlamda en hassas bölgelerinden biri olan Ortadoğu'da Fırat – Dicle havzasındaki suları paylaşan devletler arasındaki suyun kullanımına ilişkin yaşanan sorunları hukuki boyutta araştırmak, uluslararası hukukun ve bazı kuruluşların çalışmalarını incelemek, bölge devletlerinin soruna ilişkin ileri sürdükleri farklı görüşleri değerlendirmek ve bu doğrultuda Türkiye'nin çözüm önerilerini masaya yatırarak Türkiye'nin genel su politikasını aktarmaktır.
Author
Dr. Sadık Arpacı
Institution
How to Cite
Sadık Arpacı (Yüksek Lisans Tezi). Türkiye'nin Ortadoğu'ya akan suları Fırat ve Dicle perspektifinde Türkiye'nin su politikası, 2020, İstanbul Beykent Üniversity.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from İstanbul Beykent Üniversity
- İpoteğin paraya çevrilmesi(2023)
- Türkiye'de hazır giyim sektöründe tüketim öncesi atıkların sürdürülebilir tasarım yöntemleri ile değerlendirilmesi(2025)
- Yenilenen tarihi yapılarda mekansal kimliğin, kurumsal kimlik üzerinden incelenmesi(2018)
- Hastane otomasyon sistemlerinde yüz tanıma sistemlerinin kullanımı(2018)
- Sezgisel yöntemler ile bir montaj hattı probleminin çözülmesi(2018)
- Bir otomobil firmasında envanter yönetimi ve yedek parça stoğu uygulaması(2018)
