Uluslararası dijital medyada bir sosyal temsil olarak Aylan Kurdi haberleri
2020
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Emine Nazlı Aytuna
Abstract (TR)
Roma döneminde avukat ve müvekkil arasındaki ilişkiyi ifade etmek için hukuki bir çerçevede kullanılan temsil olgusu, 12. yüzyıldan günümüze doğru gerçekleşen sosyal ve siyasal hareketlerin etkisi ile Thomas Hobbes, John Locke ve Jean-Jacques Rousseau gibi düşünürler tarafından insan hakları, siyasal sistemler, parlamento ve seçimler gibi siyasi teorinin ilgi alanına giren kuramsal meselelerinin temelinde tartışılmaya başlanmıştır. Siyasi bir kullanıma dönüşen temsil olgusu, temsili bir anlam inşası olarak tanımlayan Stuart Hall, şarkiyat çalışmalarında "Batılı" tarafından yaratılan "Doğulu" temsiline dair tartışmasını sürdüren Edward Said ve bir kökenden yoksun hipergerçek temsillere dair bir tartışma alanı yaratan Jean Baudrillard gibi sosyal bilimciler tarafından farklı bağlamlarda tartışılmaya devam edilmiştir. Bununla birlikte, Serge Moscovici ve Emile Durkheim gibi içerik ve söylem analizine dayalı niteliksel yöntemlere ağırlık veren Avrupa ekolünün entelektüelleri ise temsil olgusunu sosyal psikoloji ve sosyoloji çerçevesinden incelemişlerdir. Hukuk, siyaset bilimi ve sosyal psikoloji gibi birçok alanda önemli bir çalışma konusu olan temsil kavramının iletişim çalışmalarındaki yeri ise sosyal grupların, sosyal sınıf ve mekânların kitle iletişim araçlarındaki gösteriliş şekillerini ve bu gösteriliş şekillerinin insanlar tarafından nasıl yorumlandığı sorunsalı ile ilgili olmuştur. İletişim bilimlerinde, temsil sorununa dair ilk çalışmalar ve tartışmalar ise sonsuz temsiller üreten geleneksel medya araçları üzerinden gerçekleşmiştir. Bu çalışmalar, geleneksel medya araçları üzerinden temsil edilen dezavantajlı birey ve grupların kendi gerçekliği içerisinde ele alınmadan genellikle egemen söylemler doğrultusunda çerçevelenerek sunulduğunu göstermiştir. Geleneksel medyada, egemen ideoloji doğrultusunda "temsil edilen" dezavantajlı bireyler; internet ve sayısal teknolojiler bileşkesinden gelişim gösteren yeni medya araçları ile hem mesajın alıcısı hem de üreticisi konumuna gelerek kendilerini ifade edebilme alanı elde etmişlerdir. Fakat yeni medya olarak tanımlanan internet tabanlı kitle iletişim araçları, geleneksel medyada egemen söylemler doğrultusunda problemli bir şekilde sunulan temsillere, demokratik katılım ve ifade özgürlüğü açısından önemli avantajlar sunsa da temsil probleminin yeni medya araçlarında da farklı bir şekilde devam ettiği görülmüştür. Günümüzde, Suriye'deki çatışmalar neticesinde ülkelerini terk etmek zorunda kalan insanlar da ulus-devlet sistemi içerisinde vatansızlar ve yurttaşlık hakları bulunmayan yabancılar olarak tanımlanırken, sığınma talep ettikleri ülkelerin medya organları tarafından da inşa edilmiş temsiller ile bu temsil sorununa maruz kalmıştır. Öyle ki, ayrımcı ve ötekileştirici bir söylem içeren ulusal ve uluslararası medya kanalları, bir yandan Suriyeli sığınmacıları ekonomik, sosyal, kültürel ve politik bir tehdit unsuru olarak gösterirken bir yandan da günlük dili Suriyeli sığınmacılara karşı saldırgan hale getirmiştir. Bununla birlikte, uluslararası yayın kuruluşları Suriyeli sığınmacıları, "çaresiz" ve "mağdur" olarak temsil ederken, duygusal öğeler ile çerçevelediği sığınmacı hikâyeleri ile de onları "edilgen" ve "yardıma muhtaç" bireyler olarak konumlandırmıştır. Suriyeli sığınmacıların dahil edildiği bu üretim ve anlamlandırma süreci, Suriyeli sığınmacıları öz referansından kopararak onları ulusal ve uluslararası kamuoyunun zihninde ebedi bir hipergerçeğe dönüştürmüştür. Fakat Suriyeli sığınmacıların medya tarafından öz referansından koparılarak, kamuoyunun zihninde ebedi bir hipergerçeğe dönüştürüldüğü bu süreç, çatışmaların neden olduğu yıkıcı durumdan en fazla etkilenen ve belli durumlarda savaşın ana öznesi durumuna getirilen Suriyeli çocukların temsili farklı bir boyut kazanmıştır. Öyle ki, savaşın yıkıcı etkisine maruz kalan Aylan Kurdi'nin; fotoğrafı, yaşı, göç hikâyesi ve hukuksal statüsü ile medyada yer alması, sığınmacı krizine dair uluslararası alanda büyük bir yankı uyandırmıştır. Bununla birlikte, Aylan Kurdi'nin belirtilen unsurlar ile medyada yer alması, uluslararası boyutta bir tepki yaratarak sığınmacı krizine dair olumlu sonuçlar ortaya çıkarsa da Aylan Kurdi'nin uluslararası dijital medyadaki sembolleşme süreci, bir potansiyel temsil sorununu da hep içerisinde barındırmıştır. Bu tez çalışması, Aylan Kurdi'nin, Suriye iç savaşına doğrudan dahil olan ülkelerin, uluslararası dijital yayın kuruluşlarının haber içeriklerinde nasıl temsil edildiğini ve uluslararası alanda nasıl bir sosyal temsile dönüştüğünü bu sorunsal çerçevesinde derinlemesine incelemektedir. Aylan Kurdi'nin uluslararası dijital medyadaki haberlerinin incelendiği bu çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Tezin birinci bölümünde, Aylan Kurdi'nin uluslararası yayın kuruluşlarının haber içeriklerinde nasıl temsil edildiğinin ve uluslararası alanda nasıl bir sosyal temsile dönüştüğünün bütünsel bir şekilde anlaşılması açısından birçok alanda farklı işlev aralıklarında kullanılan temsil olgusunun; siyaset bilimi, sosyal psikoloji ve iletişim bilimleri içerisindeki kullanımı karşılaştırmalı olarak incelenmektedir. Tezin ikinci bölümünde, geleneksel medyadan yeni medyaya geçiş ile birlikte temsil olgusunun ve temsil sorununun değişen görüntü yüzeyi ile nasıl bir değişim ve dönüşüm geçirdiği incelenmektedir. Tezin üçüncü bölümünde; göç olgusuna, uluslararası hukukta yer alan göç ve iltica kavramlarına, Suriye iç savaşına ve savaşın medya ile ilişkisine dair bir literatüre yer verilerek, araştırmanın bütünsel bir şekilde anlaşılması sağlanmaktadır. Tezin son bölümünde ise belirtilen sorunsaldan hareket ile araştırmanın konusuna, amacına, evrenine, örneklemine, hipotezlerine, sınırlılıklarına ve bulgularına yer verilmektedir. Bu tez çalışmasında, Aylan Kurdi'nin hayatını kaybettiği 2 Eylül 2015'ten araştırmanın başladığı 1 Mart 2020 tarihine kadarki süreçte IKBY, Amerika, Türkiye ve Rusya'nın uluslararası dijital yayın yapan Rudaw, Amerika'nın Sesi, Hürriyet ve Sputnik yayın kuruluşlarının Aylan Kurdi'ye dair 294 haber içeriği, içerik analizi yöntemi ile incelenmektedir. 7 bölümden oluşan araştırmanın ilk bölümünde, Aylan Kurdi'ye dair haber içeriklerinin; yayın kuruluşlarına, yıllara ve genel dağılımına dair temel veriler elde edilmiştir. Araştırmanın ikinci bölümünde ise Rudaw, Amerika'nın Sesi, Hürriyet ve Sputnik yayın kuruluşlarının, Aylan Kurdi'ye dair yaptıkları uluslararası ve yerel haber oranları incelenmiş ve elde edilen veriler sayısallaştırılmıştır. Elde edilen bu veriler, çalışmanın alt hipotezi içerisinde belirtilen, olayın gerçekleştiği mekân ve haber sayısı arasındaki doğru orantıyı desteklemiştir. Araştırmanın üçüncü bölümünde; haber içeriklerinde, Aylan Kurdi'nin doğrudan veya dolaylı olarak yer aldığı haber oranları nicelleştirilmiştir. Bu veriler, çalışmanın temel hipotezi olan Aylan Kurdi'nin Suriye iç savaşına doğrudan dahil olan ülkelerin uluslararası dijital yayın yapan ve hükümete yakın bir politika izleyen yayın kuruluşlarının, doğrudan Aylan Kurdi'nin şahsına dair olmayan haber içeriklerinde dolaylı bir şekilde referans gösterilerek bir sosyal temsile dönüştüğü hipotezini desteklemiştir. Araştırmanın dördüncü ve beşinci bölümünde, Aylan Kurdi'nin fotoğrafının haber içeriklerindeki kullanım oranına ve veriliş biçimine dair veriler elde edilmiş ve sayısallaştırılmıştır. Bu veriler, fotoğrafın Aylan Kurdi'nin uluslararası dijital medyada bir sosyal temsile dönüşmesi üzerinde etkili olduğunu desteklemiştir. Araştırmanın son bölümünde, yayın kuruluşlarının Aylan Kurdi'ye dair haber içeriklerinde kullandıkları adlandırmalar ve sıfatlar incelenerek, elde edilen ham veriler sayısal hale getirilmiştir. Bu veriler, incelenen yayın kuruluşlarının; Aylan Kurdi'nin yaşını, cinsiyetini, hukuki statüsünü, etnik kökenini ve nereli olduğunu öne çıkarttığını göstermiştir. Elde edilen bu veriler, araştırmanın alt hipotezlerinden biri olan Aylan Kurdi'nin yaşı, ülkesi ve hukuksal statüsünün, Aylan Kurdi'nin uluslararası dijital medyada bir sosyal temsile dönüşmesi üzerinde etkili olduğu hipotezini desteklemiştir. Fakat, haber içeriklerinde "Mülteci" ve "Göçmen" statülerinin sıkça kullanıldığı ve Aylan Kurdi'nin gerçek statüsünün ise hiç kullanılmadığı görülmüştür. Bu veriler ise Aylan Kurdi'nin uluslararası dijital medyada bir sığınmacı çocuk değil, göçmen ve mülteci çocuk sosyal temsiline dönüştüğünü göstermiştir. Bununla birlikte, incelenen her bir yayın kuruluşunun kendi ülkesinin egemen görüşü çerçevesinde adlandırmalar ve sıfatlar kullanması, uluslararası dijital yayın yapan kuruluşlardan her birinin farklı yayın politikaları ve haber dili ile Aylan Kurdi'yi haberleştirdiği hipotezini doğrulamıştır. Araştırmanın son bölümünde ise Aylan Kurdi'nin yer aldığı haber içeriklerinde, Aylan Kurdi'nin hangi konular içerisinde referans olarak gösterildiğine dair veriler elde edilmiş ve nicelleştirilmiştir. Bu veriler, Aylan Kurdi'nin Suriye iç savaşına doğrudan dahil olan ülkelerin uluslararası dijital yayın yapan ve hükümete yakın bir politika izleyen yayın kuruluşlarının haber içeriklerinde, siyasal konular içerisinde referans verilerek bir sosyal temsile dönüştüğü hipotezini kısmen desteklemiştir. Ayrıca, Aylan Kurdi'nin sığınmacılara dair haber içeriklerinde değil, mültecilere dair haber içeriklerinde referans olarak gösterilmesi, yayın kuruluşlarının statülere dair ayrıma dikkat etmedikleri ve Aylan Kurdi'nin mültecilere dair haber konuları içerisinde bir sosyal temsile dönüştüğünü göstermiştir. Son olarak, incelenen her bir yayın kuruluşunun kendi ülkesinin egemen görüşü çerçevesinde adlandırmalar ve sıfatlar kullanarak, uluslararası gazetecilik ilkelerine aykırı davrandıkları, gerçek olmayan bilgiler ile Aylan Kurdi'ye dair yeni bir gerçeklik inşa ettikleri ve inşa ettikleri bu temsil ile bir hak ihlali yaptıkları ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Suriye İç Savaşı, Sığınmacı Krizi, Sosyal Temsil, Aylan Kurdi, Uluslararası Dijital Medya
Author
Dr. Zindan Çakıcı
Institution
How to Cite
Zindan Çakıcı (Yüksek Lisans Tezi). Uluslararası dijital medyada bir sosyal temsil olarak Aylan Kurdi haberleri, 2020, Galatasaray University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Galatasaray University
- Devletin yeni uzay faaliyetlerinden doğan uluslararası sorumluluğu(2025)
- Sermaye şirketlerinde ortakların ve organların kamu borçlarından sorumluluğu(2022)
- Le supporterisme comme une identite contre culturelle : etude des modes de construction identitaire dans et autour des stades de football a istanbul(2014)
- Le nouveau roman: claude simon et william faulkner(2014)
- Yöneticilerin sorumluluk sigortası(2015)
- Langlands functoriality principle(2021)
