Zayıflatılmış kolon anastomozlarında kök hücre ve trombositten zengin fibrinin etkileri,deneysel çalışma
2016
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Yahya Ekici
Abstract (TR)
Kolorektal cerrahiler gastrointestinal sistem cerrahisi içerisinde başta kolorektal tümörler olmak üzere önemli bir yer teşkil etmektedir. Yapılan çalışmalar sonucu yeni teknikler ve farklı tedavi yöntemleri geliştirilmektedir. Cerrahi işlemlerin hastalıkların tedavisinde yüz güldürücü sonuçları olmasına rağmen meydana gelen komplikasyonlar can sıkıcı sorunlar oluşturmaktadır. Bu komplikasyonlardan en önemlilerinden bir tanesi anastomoz kaçaklarıdır. Yapılan birçok çalışmanın amacı güvenli kolon anastomozu sağlayarak, komplikasyonları azaltmaktır. Kolorektal kanserlerde neoadjuvan veya adjuvan kemoterapiler sonucu cerrahi sonrası yara iyileşmesi bozulmakta dolayısıyla anastomozda kaçak oranları artmaktadır. Anastomoz iyileşmesinde hedeflerden en önemlisi doku bütünlüğünü doğru tekniklerle koruyarak doku kanlanmasını arttırmak ve anastomoz sağlamlığını arttırmaktır. Trombositten zengin fibrin (TZF) dokulardaki biyolojik bütünlüğü sağlaması, endotelyal hücre göçünü kolaylaştırması ve içerdiği büyüme faktörleri ve sitokinler sayesinde anjiyogenez ve yara iyileşmesine etki ederek enfeksiyöz ve inflamatuar olayların regülasyonunda oldukça önemli trombosit konsantrasyonudur. Adipoz kökenli kök hücreler elde ediliş biçimleri ve çoklu dokulara farklılaşma özellikleri nedeni ile gündemdeki en potansiyel kök hücrelerden biridir. Adipoz doku kökenli kök hücre farklılaşarak yeni hücrelere dönüşebildiği gibi yeni damar oluşumunu arttırdığı da birçok çalışmada gösterilmiştir. Neoadjuvan veya adjuvan kemoterapi ile cerrahi sonrası anastomoz bölgelerinde bozulan yara yeri iyileşmesi, yeni damar oluşumunun engellenmesi üzerine anastomoz sağlamlığı azalmakta ve kaçak kaçınılmaz olmaktadır. Çalışmada 90 adet Sprague-Dawley cinsi erkek sıçan kullanıldı. Her biri 20'şer sıçan bulunduran 4 grup oluşturuldu. Kök hücre ve trombositten zengin fibrin için 10 adet sıçan kullanıldı. Tüm gruplardaki sıçanların inen kolonu tam kat kesilip rezeksiyon yapıldıktan sonra anastomoz yapıldı. Kontrol grubuna rezeksiyon ve anastomoz sonrası sadece intraperitoneal 3-5cc serum fizyolojik uygulandı, 5-Fu grubuna anastomoz sonrası intraperitoneal 5-Fu, TZF+5-Fu grubuna anastomoz sonrası anastomoz çevresine trombositten zengin fibrin ve intraperitoneal 5-Fu, TZF+Kök hücre+5-Fu grubuna anastomoz çevresine trombositten zengin fibrin+kök hücre ve intraperitoneal 5-Fu uygulandı, 1 hafta boyunca kontrol grubu hariç diğer 3 gruba intraperitoneal 5-Fu verilmeye devam edildi. İntraperitoneal verilen 5-Fu miktarı şıçanların kilolarına göre ayarlandı. Tüm sıçanlar işlemden sonraki 7. günde sakrifiye edildi. Dört grubun her biri 10'ar adet sıçandan oluşan iki alt gruptan oluşuyordu. Anastomoz patlama basıncı, histopatolojik değerlendirme ve damarlanmanın anjiyografik olarak değerlendirilmesi planlandı. İmmünohistokimyasal olarak çalışma grubunda DiI ile işaretli adipoz kökenli kök hücrelerin takibi için floresan mikroskopta inceleme yapıldı. Çalışmadaki sıçanların kiloları deney öncesi değerlendirildiğinde 4 grupta da anlamlı farklılık saptanmadı (p=0,852). Grupların ilk ve son kiloları değerlendirildiğinde ortalama kilo kaybı yönünden anlamlı farklılık saptandı (p<0,001). Kontrol grubuna göre 5-Fu ve 5-Fu+TZF grubunda kilo kaybı ististiksel olarak daha yüksek bulundu (p<0,001 ve p<0,001), 5-Fu grubuna göre 5-Fu+TZF ve 5-Fu+TZF+Kök hücre gruplarında daha az miktarda kilo kaybı tespit edildi (p=0,009 ve p<0,001), 5-Fu+TZF grubuna göre 5-Fu+TZF+Kök hücre grubunda da daha az kilo kaybı görüldü (p<0,001). Kontrol ve 5- Fu+TZF+Kök hücre grupları arasında kilo kaybı istatistiksel olarak benzerdi (p=0,753). Karın içi yapışıklıklar değerlendirildiğinde gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur. Kontrol grubuna göre 5-Fu ve 5-Fu+TZF grubunda yapışıklık istatistiksel anlamlı olarak daha yüksekti (p=0,007 ve p<0,001), 5-Fu+TZF grubunun yapışıklık derecesi 5-Fu ve 5-Fu+TZF+Kök hücre grubuna göre istatistiksel anlamlı olarak daha yüksekti (p=0,039 ve p=0,005). Kontrol grubu ile 5-Fu+TZF+Kök hücre grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık görülmedi (p=0,051), 5-Fu ve 5-Fu+TZF grubunda 5-Fu+TZF+kök hücre ve kontrol grubuna göre belirgin sekilde perforasyon, fistülizasyon, karın içi apse ve anastomoz ayrılması izlendi. Anastomoz patlama basınçları açısından karşılaştırma yapıldığında kontrol grubu ve TZF+5-Fu+kök hücre grubunda diğer iki gruba göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptandı, 5-Fu ve 5-Fu+TZF grubunda belirgin anastomoz ayrılması nedeniyle patlama basınç ölçümü yapılamadı. Kontrol grubunda patlama basıncı ortalaması 147,9 ± 20,02 mmHg, TZF+5 Fu+kök hücre grubunda 150 ± 28,1 mmHg bu iki grup arasında istatiksel olarak fark saptanmadı. Anjiyografik değerlendirmede milimetrekareye düşen damar sayısı hesaplandı, kontrol grubunda 21,7 ± 3,2 adet, 5-Fu grubunda 15 ± 4,6 adet ve TZF+kök+5-Fu hücre grubunda 23,9 ± 4,1 adet damar izlendi, gualitatif olarak kontrol ve kök hücre grubunda damarlanmanın diğer iki gruba nazaran artmış olduğu tespit edildi. Histopatolojik değerlendirmede ise reepitelizasyon (p=0.002), fibrozis (p<0,001), iskemik nekroz (p<0,001) ve inflamasyon, nötrofil, lenfosit ve dev hücre (p=0,177-p=0,562) anlamlı farklılık saptanmadı. Kontrol grubuna göre 5-Fu ve 5-Fu+TZF+Kök hücre gruplarında arasında vasküler proliferasyon istatistiksel anlamlı olarak (p=0,019) tespit edildi. Floresan mikroskopi ile yapılan değerlendirmede kök hücrenin hem endotel hücresine dönüşümü hem de villöz yapılar arasında olduğu tespit edildi. Gruplar arasında mortalite oranları açısından istatistiksel olarak anlamlı fark olup (p<0,001) kontrol grubuna göre 5-Fu ve 5-Fu+TZF grubunda mortalite oranı istatistiksel anlamlı olarak yüksekti (p=0,018 ve p=0,003), TZF+5-Fu+kök hücre grubuna göre 5-Fu ve 5-Fu+TZF grubunda mortalite istatistiksel olarak anlamlı daha yüksekti (p=0,018 ve 0,003). Kontrol grubu ile TZF+5-Fu+kök hücre grubu arasında istatistiksel anlamlı fark saptanmadı. Çalışmamızın sonucunda 5-Fu'nun inflamasyonu arttırıp epitelizasyonu ve anjiyogenezi azaltması anastomoz düzeyinde yara iyileşmesini bozmuştur. TZF'nin salgıladığı büyüme faktörleri ile kök hücrenin endotel hücresine farklılaşarak ve sitokin salgısını arttırması anastomoz bütünlüğü sağlamıştır. Trombositten zengin fibrin (TZF) kök hücre olmadan sadece 5-Fu ile birlikte kullanıldığında ise büyüme faktörlerinin etkinliğinin oldukça az olduğu tespit edilmiştir. Kök hücre, cerrahi sonrası kullanılacak kemoterapötiklerin etkisi sonrası dokularda yara yeri iyileşmesinde anlamlı farklılık yaratmıştır. Anahtar kelimeler: Kolon anastomozu, 5-Fu, Trombosit zengin fibrin, Kök hücre
Author
Dr. Burçin Doruk Oktay
How to Cite
Burçin Doruk Oktay (Tıpta Uzmanlık Tezi). Zayıflatılmış kolon anastomozlarında kök hücre ve trombositten zengin fibrinin etkileri,deneysel çalışma, 2016, Baskent University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Baskent University
- Mide kanserlerinde PD-L1/PD-l2 expresyonu ve mikrosatellite instabilitesinin tümör değişkenleri ve prognoz ile ilişkisi(2021)
- X bant uygulamaları için GaN tabanlı düşük gürültülü yükselteç tasarımı(2022)
- Küresel krizin Türk dış ticaretine etkilerinin analizi(2016)
- Film kaplama kalınlığının akort çatalı frekansına etkisi: Deneysel ölçüm ve dinamik hesaplamalar(2023)
- Farklı ağız dışı yüzey işlemlerinin translüsent monolitik zirkonyanın boyanabilirliğine etkisi(2023)
- Stratejik karar alanlarının banka karlılığına etkisi(2023)
