Akdeniz University
Discipline

Special Education

Akdeniz University

426

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Rehber öğretmen tarafından sunulan Kendini Yönetme Stratejileri Mobil Uygulaması (KYS-MU)'nın kaynaştırma yoluyla eğitim alan öğrencilerin dersle ilgilenme davranışları üzerindeki etkisi

Bu araştırmanın amacı, rehber öğretmenler tarafından sunulan 'Kendini Yönetme Stratejileri Mobil Uygulaması (KYS-MU)'nın kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim alan öğrencilerin dersle ilgilenme davranışlarını sergilenme oranı üzerindeki etkisini belirlemektir. Araştırmada tek-denekli araştırma desenlerinden Değişen Ölçütler Modeli kullanılmıştır. Araştırmaya iki rehber öğretmen ve dördüncü sınıfta eğitim gören kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim alan iki öğrenci katılmıştır. İlk olarak rehber öğretmenlerle Kendini Yönetme Stratejileri ve bu stratejileri öğrencilere nasıl öğretecekleri konularında beş oturumdan oluşan öğretmen eğitimi gerçekleştirilmiştir. Eğitim tamamlandıktan sonra araştırmanın uygulama sürecine başlanmıştır. Rehber öğretmenler katılımcı öğrencilere 'KYS-MU Kullanma Becerisinin Öğretim Planı' ile KYS-MU'nun kullanımı öğretmiş ve uygulama oturumlarını gerçekleştirmişlerdir. Araştırma sonunda elde edilen bulgular incelendiğinde rehber öğretmenlerin müdahale uygulamasını başarılı şekilde yürüttükleri görülmüştür. KYS-MU'nun katılımcı öğrencilerin dersle ilgilenme davranışları sergileme oranlarının artmasında etkili olduğu, uygulama bittikten sonraki eğitim öğretim döneminde gerçekleştirilen izleme oturumlarında da katılımcıların bu becerilerini koruyabildikleri görülmüştür. Gerçekleştirilen genelleme oturumlarında katılımcı öğrencilerin KYS-MU'yu farklı derslerde kullanarak dersle ilgilenme davranışları sergileme oranlarını artırmışlardır. Araştırmanın sosyal geçerlik bulguları rehber öğretmenlerin, sınıf öğretmenlerinin ve öğrencilerin KYS-MU'ya ilişkin olumlu görüşler ifade ettiğini göstermektedir.

BütünleştirmeDavranış değiştirmeDersle ilgilenme davranışı+5
Özlem Toprak
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Doğal ve yapılandırılmış öğretimle otizm spektrum bozukluğu olan öğrenciye sosyal beceri öğretiminin karşılaştırılması

Bu araştırmada, Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan çocuklara sosyal beceri öğretiminde yapılandırılmış öğretimle yapılan sosyal beceri öğretimi ile doğal öğretim yöntemi kullanarak gerçekleştirilen sosyal beceri öğretiminin etkililik ve verimliliklerinin farklılaşıp farklılaşmadığı ve araştırmaya katılan denekler ve öğretmenlerinin çalışma hakkındaki görüşleri incelenmiştir. Araştırma, OSB tanısı olan 7 yaşında iki erkek denek ile yürütülmüştür. Yapılandırılmış ve doğal öğretim yöntemlerinin etkililik ve verimliliklerinin karşılaştırılmasında tek denekli araştırma yöntemlerinden uyarlamalı dönüşümlü uygulamalar modeli kullanılmıştır. Uygulama süreci başlama düzeyi, öğretim, yoklama, izleme ve genelleme oturumları olarak toplanmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkenleri kendini tanıtma ve izin isteme becerileridir. Araştırmanın bağımsız değişkenleri ise yapılandırılmış öğretim ve doğal öğretimdir. Bağımsız değişkenlerin etkililik verileri grafiksel analiz yoluyla görsel olarak ve etki büyüklüğü hesaplaması şeklinde sunulmuştur. Araştırmanın verimlilik verileri ve sosyal geçerlilik verileri ise betimsel olarak analiz edilmiştir. Araştırmanın etkililik bulguları otizmli iki deneğin de her iki öğretim uygulaması ile hedef becerileri ölçüt karşılar düzeyde sergilediğini göstermiştir. Her iki katılımcıdan elde edilen verilerin etki büyüklüğü Tau-U değeri % 100 olarak hesaplanmıştır. Ayrıca deneklerin edindikleri becerileri farklı ortam ve kişilere genelleyebildikleri, çalışma sona erdikten bir, üç, beş hafta sonra sürdürdükleri görülmüştür. Yapılandırılmış ve doğal öğretim uygulamaları arasında kalıcılık ve genelleme açısından bir fark görülmemiştir. Yapılandırılmış ve doğal öğretim verimlilik açısından karşılaştırıldığında ise, her iki denekte de yapılandırılmış öğretimle gerçekleştirilen uygulamada hedeflenen becerileri ölçüt karşılanıncaya değin gerçekleşen oturum sayısı, deneme sayısı, hata sayısı ve toplam öğretim süresi açısından daha verimli olduğu görülmüştür. Ayrıca araştırmanın sosyal geçerlilik bulgularında araştırmaya katılan denekler ve öğretmenleri her iki öğretim uygulamasına ilişkin olumlu görüş bildirdikleri sonucuna ulaşılmıştır.

Mihriban Sönmez
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Otizm Spektrum Bozukluğuna sahip çocuğu olan ebeveynlere yönelik ebeveynlik becerileri aile eğitim programının etkililiği

Bu araştırmanın amacı ebeveynlik becerileri aile eğitim programının OSB'li çocuğu olan anne babaların ebeveynlik becerileri, yaşam kaliteleri, stres, anksiyete, depresyon ve baş etme becerileri üzerindeki etkilerini belirlemektir. Araştırmada aynı zamanda geliştirilen Ebeveynlik Becerileri Ölçeği (EBÖ)'nin geçerlik ve güvenirliği test edilmiştir. Araştırma ön test-son test, deney-kontrol gruplu yarı deneysel bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubunda 6-12 yaş arası OSB'li çocuğu olan 32 ebeveyn yer almaktadır. Belirlenen kontrol ve deney gruplarına Ebeveynlik Becerileri Ölçeği (EBÖ), Beach Center Aile Yaşam Kalitesi Ölçeği (BCAYKÖ), DASS-42 Ölçeği, Baş Etme Yolları Ölçeği (BEYÖ) ön test olarak uygulanmıştır. Araştırmanın deney grubuna araştırmacı tarafından geliştirilen yedi oturumluk Ebeveynlik Becerileri Aile Eğitim Programı çevrimiçi olarak sunulmuştur. Ardından aynı ölçme araçları kontrol ve deney grubuna son test olarak uygulanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde parametrik olmayan testler kullanılmıştır. Araştırmadan edilen veriler SPSS 25.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Deney ve kontrol grubu arasında ön test ve son test skorları arasında anlamlı farklılık olup olmadığını incelemek için Mann Whitney U Testi kullanılmıştır. Kontrol ve deney gruplarının ön test ve son test karşılaştırmalarında hangi ölçüm ikilileri arasında anlamlı farklılık olduğunu incelemek için ise Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda geliştirilen Ebeveynlik Becerileri Ölçeği (EBÖ)'nin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte Ebeveynlik Becerileri Aile Eğitim Programı'nın OSB'li çocuğu olan anne babaların ebeveynlik becerilerini geliştirme, aile yaşam kalitesini artırma, stres, anksiyete ve depresyon düzeylerini azaltma ve baş etme düzeylerini artırma üzerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Otizm spektrum bozukluğu, Aile eğitimi, Ebeveynlik becerileri, Aile yaşam kalitesi, Stres, anksiyete ve depresyon, Baş etme

Otizm spektrum bozukluğu
Mahir Uğurlu
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Doğrudan öğretim yönteminin öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin okuduğunu anlama becerilerinin geliştirilmesine etkisi

Bu araştırmada, Doğrudan Öğretim Yöntemi ile sunulan okuduğunu anlama öğretiminin öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin, öykü şemasına göre düzenlenmiş tek olaylı öyküleri anlamalarına ve okuduğunu anlama becerilerini geliştirmelerine ayrıca bu öğrencilerin okuma doğruluğu performanslarını artırmalarında etkisi araştırılmıştır. Bunula birlikte öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin okuduğunu anlama becerilerini ve doğru okuma performanslarını artırmaları durumunda 15, 30 ve 45 gün sonra da bu anlamalarını ve okuma doğruluğu yüzdelerini sürdürmeleri ile ilgili izleme verilerine yer verilmiştir. Araştırmaya öğrenme güçlüğü tanısı konan ve ortaokulun beşinci ve altıncı sınıflarına devam eden dört öğrenci katılmıştır. Araştırmanın sosyal geçerliliğine ait veriler araştırma kapsamına alınan öğrenci velilerinden ve öğrencilerin dersine giren öğretmenlerden öznel değerlendirme tekniği kullanılarak yarı yapılandırılmış görüşmelerle toplanmıştır. Araştırmada tek denekli araştırma yöntemlerinden biri olan çoklu başlama düzeyi modelinin bir şekli olan "denekler arası çoklu yoklama modeli" kullanılmıştır. Araştırma bulguları, doğrudan öğretim yöntemiyle sunulan okuduğunu anlama öğretiminin, öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin öykü şemasına göre düzenlenmiş tek olaylı öyküleri anlamalarında, okuduğunu anlama becerilerini geliştirmelerinde ayrıca bu öğrencilerin okuma doğruluğu yüzdelerini artırmalarında etkili olduğunu, ayrıca 15, 30 ve 45 gün sonra düzenlenen izleme oturumlarında da okuduğunu anlama becerilerini ve doğru okuma yüzdelerini koruduklarını göstermektedir. Araştırma sonunda elde edilen sosyal geçerlilik verilerinde ise öğrenci velilerinin ve öğretmenlerinin çalışma hakkında olumlu görüş belirttikleri, yapılan araştırmanın okuma ve okuduğunu anlama becerilerinde çok faydalı buldukları bulgularına ulaşılmıştır.

Mesut Önder
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara sosyal beceri kazandırılmasında güç kartı stratejisinin etkililiği

Bu araştırmanın amacı otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara sosyal beceri kazandırılmasında güç kartı stratejisinin etkililiğinin araştırılmasıdır. Bu amaç doğrultusunda otizm spektrum bozukluğu olan çocukların gereksinim duydukları öncelikli sosyal beceri olan akran zorbalığı (dışlanma, ittirilme ve gıdıklanma) ile baş etmeye yönelik sosyal beceri kazandırmak için güç kartı stratejisi temelli öğretim programı hazırlanmıştır. Çalışmada OSB olan çocukların güç kartı stratejisiyle öğrendikleri akran zorbalığı ile baş etmeye yönelik sosyal becerisini öğretim oturumlarını izleyen birinci, üçüncü ve beşinci haftanın sonunda koruyup korumadıkları belirlenmiştir. Ayrıca çalışmada otizm spektrum bozukluğu olan çocukların güç kartı stratejisiyle edindikleri sosyal beceriyi karşılaşabildikleri farklı akran zorbalığı durumlarında (alay edilme, eşyasına zarar verilmesi ve görmezden gelinme) kullanıp kullanmadıkları değerlendirilmiştir. Güç kartı stratejisi uygulamasının sosyal geçerliğine ilişkin ailelerin, öğretmenlerin ve araştırmaya katılan öğrencilerin görüşleri de değerlendirilmiştir. Araştırmada tek denekli araştırma modellerinden, katılımcılar arası yoklama evreli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırmada oturumlar video ile kayıt altına alınarak, çalışmada kullanılan veri toplama araçları, ortam, uygulayıcı, sunulan ipuçları ve çalışma saatleri gibi etmenler aynı ve sabit oranda tutularak araştırma için standart koşullar sağlanmıştır. Bu araştırmanın bulguları; güç kartı stratejisinin otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara akran zorbalığı ile baş etmeye yönelik sosyal beceri kazandırılmasında etkili olduğu görülmüştür. Çocukların kazanmış oldukları bu beceriyi, öğretimin tamamlanmasını takip eden birinci, üçüncü ve beşinci haftanın sonunda hala korudukları, farklı akran zorbalığı (alay edilme, eşyasına zarar verilmesi ve görmezden gelinme) durumlarına genelleyebildikleri, aileler, öğretmenler ve öğrencilerin güç kartı stratejisinin uygulamasının otizm spektrum bozukluğu olan çocuklar üzerinde etkisine ilişkin olumlu görüşlerinin olduğu belirlenmiştir.

Akran zorbalığıBeceri kazandırmaGüç kartı stratejisi+5
Hatice Ulu Aydın
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin, okuma akıcılığının geliştirilmesinde kullanılan müdahale paketinin etkisi

Bu araştırmada, öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin, okuma akıcılığının geliştirilmesinde kullanılan müdahale paketinin etkisi araştırılmıştır. Araştırmaya öğrenme güçlüğü tanısı almış ilkokul ikinci sınıfa devam eden üç öğrenci katılmıştır. Ayrıca öğrenciler okuma akıcılığı ve doğruluğu kazanırlarsa bu becerilerin 3, 5 ve 7 hafta sonra sürdürülmesine ilişkin izleme verileri, farklı metin türlerine beceriyi sergilemelerine yönelik genelleme verileri elde edilmiştir. Araştırmanın sosyal geçerlik verileri, öznel değerlendirme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmada tek denekli araştırma yöntemlerinden "Denekler Arası Çoklu Yoklama Modeli" kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin okuma akıcılığının ve doğruluğunun arttırılmasında model okuma, tekrarlı okuma, hata düzeltme, grafiksel dönüt, hedef koyma ve ödül müdahale paketinin üç öğrencide de etkili olduğunu göstermektedir. Öğrencilerin üçünde de okuma hızında ve doğruluğunda artış olmuş ve müdahale paketinin sonunda ulaşılan seviye izleme oturumlarında da korunmuş, ayrıca farklı metin türlerine genelleyebilmişlerdir. Sosyal geçerlilik bulguları incelendiğinde soruların geneline olumlu yönde görüş verildiği tespit edilmiştir.

Hata düzeltmeOkumaOkuma akıcılığı+6
Büşra Baran
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Zihin yetersizliği olan öğrencilere düşük düzey ile ileri düzey teknolojik araç kullanılarak küçük grup düzenlemesiyle sunulan fen konusu öğretimlerinin karşılaştırılması

Bu araştırmanın temel amacı, zihin yetersizliği olan öğrencilere düşük düzey ile ileri düzey teknolojik araç kullanılarak küçük grup düzenlemesiyle sunulan fen konusu öğretimlerinin etkililiğini ve verimliliğini incelemektir. Mevcut çalışma, tek denekli araştırma yöntemlerinden dönüşümlü uygulamalar modeline göre desenlenmiştir. Araştırmaya, zihin yetersizliği tanısı olan, dördüncü ve beşinci sınıfa devam eden 10-11 yaşlarında dört öğrenci katılmıştır. Araştırmanın sonuçları, zihin yetersizliği olan öğrencilere düşük düzey ile ileri düzey teknolojik araç kullanılarak küçük grup düzenlemesiyle sunulan fen konusu öğretimlerinin etkili ve verimli olduğunu ve öğrencilerin performanslarını uygulamanın tamamlanmasından on ve yirmi gün sonra sürdürdüklerini göstermiştir. Ayrıca, öğrencilerin öğrendikleri kavramları farklı ortam, kişi ve araç gereçlere genelleyebildikleri belirlenmiştir. Bununla birlikte öğrencilerin öğrendikleri bilgiye ek olarak hedeflenmeyen bilgiye öğrenmlerine ait veri toplanmış ve bir öğrencinin hedeflenmeyen bilgiye ait kavramı öğrendikleri belirlenmiştir. Çalışmadan elde edilen sosyal geçerlik verileri ise öğrencilerin, öğretmenlerin ve ebeveynlerin çalışma hakkında olumlu görüşler sunduklarını göstermiştir. Çalışmanın bulguları ilgili alanyazın ışığında tartışılmış, gelecekteki araştırmalar ve uygulamalar için öneriler paylaşılmıştır.

Araç-gereçlerFen bilgisi eğitimiFen bilgisi öğretimi+4
Derya Çıkılı Soylu
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çoklu yetersizlikten etkilenmiş çocuğu olan ebeveynler ile tipik gelişen çocuğu olan ebeveynlerin olumlu gelecek beklentisi ile yaşam doyum düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmada, çoklu yetersizliği olan anne babalar ile tipik gelişen çocuğu olan anne babaların olumlu gelecek beklentileri ile yaşam doyumları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, tipik gelişen çocuklara sahip ebeveynler ile çoklu yetersizliğe sahip çocukları olan ebeveynlerin olumlu gelecek beklenti düzeyleri ve yaşam doyum düzeyleri arasındaki ilişkilerin tespit edilmesi amacıyla ilişkisel betimleme modeli kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından hazırlanan demografik bilgi formu ile olumlu gelecek beklentisi ve yaşam doyumu ölçekleri aracılığı ile toplanmıştır. Araştırma çerçevesinde 50 tipik gelişen ile 50 çoklu yetersizliğe sahip olmak üzere toplam 100 ebeveynden veri toplanmıştır. Araştırmada elde edilmiş verilerin analizinde SPSS 22 programı kullanılmıştır. Araştırma sonunda tipik gelişen çocuğa olan ebeveynler ile çoklu yetersizlikten etkilenmiş çocuğu olan katılımcıların olumlu gelecek beklentisi düzeylerinin yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, çalışma durumu, meslek, çalışma şekli, günlük çalışma süresi ve aylık gelir durumuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılaşmadığı görülmektedir. Tipik gelişen çocuğu olan ebeveynlerin ve çoklu yetersizlikten etkilenmiş çocuğu olan ebeveynlerin yaşam doyum düzeylerinin yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, çalışma durumu, meslek, mesleki kıdem, çalışma şekli, günlük çalışma süresi ve aylık gelir durumuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılaşmadığı görülmektedir. Tipik gelişen çocuğu olan katılımcıların olumlu gelecek beklenti düzeyleri ile yaşam doyum düzeyleri arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı ilişkinin olduğu görülmektedir. Çoklu yetersizliğe sahip çocuğu olan katılımcıların olumlu gelecek beklenti düzeyleri ile yaşam doyum düzeyleri arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı ilişkinin olduğu görülmektedir. Tipik gelişen ve çoklu yetersizliğe sahip çocuğu olan katılımcıların olumlu gelecek beklenti düzeyleri ile yaşam doyum düzeyleri arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı ilişkinin olduğu görülmektedir.

AileAna-çocuk etkileşimiBaba-çocuk etkileşimi+5
Aslıhan Sağ
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmen ve çocuk davranışlarında sınıf çaplı olumlu davranış desteği programının etkililiği

Sınıf çaplı olumlu davranış desteği, öğretmen ve öğrenciler arasında olumlu etkileşim kurulması ve sınıf içi süreçlerin iyileştirilmesini sağlamaktadır. Bu araştırmanın amacı, öğrencilere sınıf içi becerilerin öğretilmesi ve bu becerilerin pekiştirilmesine dayalı olarak geliştirilmiş olan Sınıf Çaplı Olumlu Davranış Desteği Programının, öğretmen ve çocuk davranışları üzerindeki etkililiğinin incelenmesidir. Tek denekli araştırma yöntemlerinden katılımcılar arası eş zamanlı olmayan çoklu başlama düzeyi modelinin kullanıldığı bu araştırmada, Bolu ilindeki okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan üç okul öncesi öğretmenine ve okul öncesi düzeyde kaynaştırma eğitimi alan hafif düzey zihin yetersizliği gösteren üç çocuğa yer verilmiştir. Araştırmanın verilerini toplamak amacıyla, öğretmen ve çocuk davranış kontrol listeleri ile sosyal geçerlik veri toplama formları kullanılmıştır. Araştırmanın etkililik verileri grafiksel analiz yoluyla analiz edilirken; öğretmen, öğrenci ve aile üyelerinden toplanan sosyal geçerlik verileri de betimsel olarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda ise Sınıf Çaplı Olumlu Davranış Desteği Programının, okul öncesi öğretmenlerinin olumlu tepkilerinin artırılması ve olumsuz tepkilerinin azaltılması ile özel gereksinimli çocukların dersle ilgilenme davranışlarının artırılması ve dersle ilgilenmeme davranışlarının azaltılması üzerinde etkili ve kalıcı olduğu ortaya çıkarılmıştır. Ek olarak öğretmen, çocuk ve aile üyelerinin görüşleri doğrultusunda araştırmanın sosyal geçerliğinin de yüksek olduğu belirlenmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Sınıf çaplı olumlu davranış desteği, Zihin yetersizliği, Kaynaştırma, Tek denekli araştırma, Katılımcılar arası eş zamanlı olmayan çoklu başlama düzeyi modeli

Çiğdem Türker Yıldırım
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de bütünleştirmenin uygulanabilirliği ile ilgili okul idarecilerinin görüşleri (Düzce ili örneği)

Bu araştırmanın amacı, yöneticilerin bütünleştirme uygulamalarına yönelik görüşlerini belirlemektir. Bu amaca yönelik olarak devlete bağlı 20 devlet okulunda görev yapan 20 yönetici ile görüşülmüştür. Çalışmaya katılan yöneticilerin mesleki deneyimleri 6 ile 21 yıl arasında değişiklik göstermektedir. Görüşmeler 13 ile 32 dakika aralığındaki sürelerde gerçekleştirilmiştir. Araştırma nitel tasarıma göre planlanmış ve fenomenoloji desenine uygun düzenlenmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşmeler ile ulaşılan veriler tümevarım tekniğine ile çözümlenmiştir. Araştırma bulguları 17 ana tema ve 148 alt temaya bölünmüştür. Araştırma sonucunda ulaşılan bulgulara göre yöneticilerin büyük bir çoğunluğu bütünleştirmenin günümüz okullarını göz önünde bulundurduğumuzda uygulanamadığını ve okulların uygulanabilecek koşullara da sahip olmadıklarını ifade etmişlerdir. Bütünleştirme uygulamalarına yönelik okullarda birçok çalışmanın yapıldığı ancak bu çalışmaların bir sisteme ve plana dayanmadıkları katılımcılar tarafından belirtilmiştir. Bütünleştirme uygulamasının başarılı şekilde okullarımızda uygulanabilmesini engelleyen öğrenci sayılarının fazla olması, akademik başarıyı merkeze alan okullarımızın sayısının fazla olması ve öğretmenlerin bu alanda yeterli bilgi ve donanıma sahip olmamaları gibi sorunların olduğu katılımcılar tarafından ifade edilmiştir. Yöneticileri ile gerçekleştirilen görüşmelerde bütünleştirme uygulamalarının başarılı şekilde uygulanabilmesi halinde normal gelişim gösteren öğrencilerin empati kurabilme, farklılıklara saygı duyabilme, toplumsal uyumlarının kolaylaşması durumlarında gelişim gösterecekleri ulaşılan bulgulardır. Bütünleştirme uygulaması sayesinde özel gereksinimli öğrencilerin iletişim becerilerinin gelişmesi, model alarak öğrenmelerinin hızlanması, sosyal uyumlarının kolaylaşması ve davranış problemlerinin azalması katılımcılar tarafından ifade edilmiştir. Araştırmada bütünleştirme uygulamalarının başarılı olabilmesi için okulların fiziksel alanlarının genişletilmesi, okul sosyal alanlarının niceliksel ve niteliksel olarak artırılması gerektiği, okul ve sınıflarda her sene uzmanlar tarafından gerekli denetimlerin yapılarak öğrenci sağlığı ve güvenliği için uyguna hale getirilmesi gerektiği sonuçlarına ulaşılmıştır. Okulların fiziksel, donanımsal anlamdaki eksikliklerinin giderilmesinin başarılı bir bütünleştirme süreci için tek başına yeterli olmayacağı yöneticiler tarafından belirtilmiştir. Bütünleştirme uygulamalarının başarılı olabilmesi için öğretmenlerin, yöneticilerin ve velilerin özel gereksinimli öğrencilerin de eğitim haklarının olduğunun ve genel eğitim okullarında eğitim görmelerinin özel gereksinimli öğrenciler için çok faydalı olduğunu göz önünde bulundurularak uygulamalar yapmaları gerekmektedir. Öğretmen ve yöneticilerin normal gelişim gösteren öğrenciler ve özel gereksinimli öğrencilerin bu uygulamadan maksimum fayda sağlayabilmeleri için iyi lider olmaları gerekliliği araştırma sonucunda ulaşılan bulgulardır.

Bütünleşik eğitim programıBütünleştirmeKaynaştırma eğitimi+3
Halil İbrahim Coşkun
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklarda robotik kodlama öğretiminin etkililiği

Bu araştırmada, erken çocukluk döneminde olan OSB'li bireylere doğrudan öğretim yöntemiyle sunulan robotik kodlama öğretiminin etkililiğini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmada, "Code-a-pillar" isimli kodlama aracı kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları, yaşları 5-6 arasında değişen bir kız, iki erkek öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada, tek denekli araştırma yöntemlerinden katılımcılar arası yoklama denemeli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, erken çocukluk döneminde olan OSB'li bireylere doğrudan öğretim yöntemiyle sunulan robotik kodlama öğretiminin yüksek düzeyde etkili olduğunu göstermektedir. Öğretim oturumları sona erdikten iki ve dört hafta sonra düzenlenen izleme oturumlarında, katılımcıların edindikleri becerileri sürdürdükleri görülmüştür. Düzenlenen genelleme oturumlarında ise, iki katılımcının edindiği kodlama becerilerini "Think&Learn Code-a-pillar" isimli tablet uygulamasına genelleyebildiği belirlenmiştir. Araştırmada yer alan katılımcıların sınıf öğretmenlerinden ve ebeveynlerinden elde edilen sosyal geçerlik bulguları incelendiğinde, erken çocukluk döneminde olan OSB'li bireylere doğrudan öğretim yöntemiyle sunulan robotik kodlama öğretimine yönelik görüşlerin olumlu olduğu ve katılımcılara birçok açıdan katkı sağladığı belirlenmiştir.

Bilgi işlemsel düşünmeErken çocuk eğitimiFeTeMM+6
Feyza Gezgiç
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Otızm spektrum bozukluğu olan çocuklara sayma becerisi öğretiminde kullanılan sanal - yarı somut - soyut öğretim stratejisinin (VRA) etkililiği

Bu araştırmanın amacı otizm spektrum bozukluğundan etkilenmiş olan öğrencilere atlayarak sayma becerisinin öğretiminde sanal- yarı somut ve soyut öğretim stratejisinin etkililiğini incelemektir. Araştırmada VRA stratejisinin etkililiğinin yanı sıra yapılan öğretimlerin farklı ortam ve farklı kişilere genellenebilirlik düzeyi, yapılan öğretimin 1, 2 ve 3 hafta sonra da izlenebilirliğinin ve yapılan bu çalışmaya yönelik öğretmen görüş ve tutumlarının belirlenmesine yönelik çalışmalar yapılmıştır. Araştırmada tek denekli araştırma yöntemlerinden yoklama evreli denekler arası çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkenleri araştırmaya katılan öğrencilerin atlayarak sayma becerisini gerçekleştirme düzeyleri, bağımsız değişkeni ise sanal-yarı somut-soyut öğretim stratejisi ile yapılan öğretimlerdir. Araştırmada üç aşamadan oluşan bu stratejinin birinci aşamasında kullanmak üzere web temelli bir sanal matematik manipülatifi, ikinci aşamada ise sanal manipülatifin resimli kartı kullanılmıştır. Son aşamada ise herhangi bir materyal kullanımadan sözel olarak çalışma tamamlanmıştır. Bu aşamalar takip edilerek yaşları 8-9 arasında değişen üç öğrenciye doğrudan öğretim yöntemi ile öğretim sunulmuştur. Uygulama sürecinde toplanan veriler görsel analiz ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda otizm spektrum bozukluğundan etkilenmiş olan öğrencilere atlayarak sayma becerilerinin kazandırılmasında sanal-yarı somut-soyut öğretim stratejisinin etkili olduğu görülmüştür. Öğrencilerin edindikleri atlayarak sayma becerisini öğretim bittikten 1, 2 ve 3 hafta sonra da sergileyebildikleri, farklı ortam ve kişilere genelleyebildikleri ve öğretmenlerin sanal-yarı somut-soyut öğretim stratejisi hakkında belirttikleri görüşlerinin olumlu olduğu görülmüştür. ANAHTAR KELİMELER: Otizm Spektrum Bozukluğu, Sanal Yarı Somut – Soyut Öğretim Stratejisi, Atlayarak Sayma, Doğrudan Öğretim Yöntemi

Bilge Gündüz
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Otizm Spektrum Bozukluğu olan çocuklara adı söylenen eylemi bir görsel üzerinde gösterme becerisinin öğretiminde ayrık denemelerle öğretimin etkililiği

Bu araştırmada, OSB olan çocuklara, "adı söylenen eylemi bir görsel üzerinde gösterme" becerisinin öğretiminde ADÖ'nün etkililiği araştırılmıştır. Tek- denekli araştırma yöntemlerinden, katılımcılar arası çoklu yoklama modeli ile tasarlanan araştırma, yaşları 5 ile 7 arasında değişim gösteren OSB olan 3 çocukla yürütülmüştür. Araştırmanın bağımlı değişkeni, adı söylenen eylemi görseller arasından işaret ederek ya da karta dokunarak gösterme davranışıdır. Bağımsız değişkeni ise katılımcı çocuklara öğretim uygulamaları sırasında sunulan ADÖ yöntemidir. Bulgular, ADÖ'nün OSB olan çocuklara adı söylenen eylemi bir görsel üzerinde gösterme becerisinin öğretiminde etkili olduğunu ve öğretim sona erdikten 1, 3 ve 4 hafta sonra çocukların öğrendikleri hedef beceriyi koruduklarını ve ADÖ sırasında sunulan hedeflenmeyen bilgi uyaranlarını kazandıklarını göstermektedir.

Merve Türkeşan
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin perspektifinden özel eğitim uygulama okullarında yaşanan sorunlar

Araştırmanın amacı, öğretmenlerin perspektifinden özel eğitim uygulama okullarında yaşanan sorunların incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda özel eğitim öğretmenlerinin, velilere, idareye, okulun işleyişi ve çalışma kurallarına, okulun fiziki yapısına, sınıfların fiziki yapısı ve donanımına, alan ve partner öğretmenlere, kullandıkları yöntem-teknik, materyal ve ders kitabına, BEP hazırlama ve yürütme sürecine ilişkin görüşleri incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2022-2023 eğitim öğretim yılında İstanbul ve Antalya'da özel eğitim uygulama okulları II. ve III. Kademede görev yapmakta olan 13 özel eğitim öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma fenomenolojik desenin kullanıldığı nitel bir çalışmadır. Araştırma verileri yarı yapılandırılmış görüşmeler ile toplanmıştır. Veriler betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre öğretmenlerin veliler ile iletişim sorunları yaşadığı, okulların fiziki yapısına ilişkin sorunlar olduğu, sınıfların donanımlarının yetersiz olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin BEP hazırlama ve yürütme sürecini tek başlarına yürüttükleri görülmüştür. Öğretmenler alan öğretmenleri ve partner öğretmenler ile eğitim süreçlerinde sorun yaşadıklarını ifade etmişlerdir.

Gamze Tuğyanoğlu
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Matematik öğrenme güçlüğü olan öğrencilere sözlü problem çözme becerisinin öğretiminde sanal-yarı somut-soyut öğretim dizisinin etkililiği: Karma yöntemler araştırması

Bu araştırmada a) matematik öğrenme güçlüğü olan öğrencilere sözlü problem çözme becerisinin edinimi, kalıcılığı ve genellemesinde sanal-yarı somutsoyut (VRA) öğretim dizisinin etkililiğinin belirlenmesi, b) matematik öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin sözlü problem çözme sürecinde yaptıkları hata türlerinin ve sıklıklarının belirlenmesi ile bu hataların azaltılmasında VRA öğretim dizisinin rolünün incelenmesi, c) VRA öğretim dizisinin etkisini anlamada, matematik öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin sözlü problem çözme başarı düzeyleri ile hatalarının azalmasında müdahalenin rolüne ilişkin meta-çıkarımlar yapılması amaçlanmaktadır. Eş zamanlı karma yöntemler araştırma deseni kullanılarak gerçekleştirilen bu araştırmaya, matematik öğrenme güçlüğü olan ve yaşları 12 ile 13 arasında değişen üç erkek öğrenci katılmıştır. Araştırma sürecinde nicel veriler görsel analiz ve etki büyüklüğü hesaplamalarıyla, nitel veriler ise içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonuçları matematik öğrenme güçlüğü olan öğrencilere sözlü problem çözme becerisinin ediniminde VRA öğretim dizisinin etkili olduğunu, öğrencilerin iki aşamalı sözlü problem çözme becerisi öğretiminde gösterdikleri performansları üç aşamalı sözlü problemlere genelleyebildiklerini ve müdahale sona erdikten 1, 2, 3 ve 4 hafta sonra öğrencilerin sözlü problem çözme becerilerini sürdürdüklerini göstermektedir. Araştırmanın sosyal geçerlik verileri ise, matematik öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin VRA öğretim dizisine ilişkin olumlu görüşlerini yansıtmaktadır. Ayrıca, öğrencilerin problem çözme sürecinde en çok anlama, dönüştürme ve süreç becerileri ile ilgili hatalar yaptıkları belirlenmiştir. Matematik öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin sözlü problem çözme sürecinde yapmış oldukları hataları azaltmada VRA öğretim dizisinin önemli bir rolü olduğu gözlenmiştir. Bu bağlamda araştırma sonuçları, VRA öğretim dizisinin matematik öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin sözlü problem çözme başarı düzeylerini artırdığını ve hata yapma olasılığını azalttığını göstermektedir. ANAHTAR KELİMELER: Matematik Öğrenme Güçlüğü, Sanal-Yarı SomutSoyut Öğretim Dizisi, Sanal Manipülatifler, Sözlü Problemler, Karma Yöntemler Araştırması

Nihal Şen
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Etkileşimli kitap okuma programının otizm spektrum bozukluğu olan çocukların dinlediğini anlama ve dil becerileri üzerindeki etkililiği

Bu araştırmanın amacı, etkileşimli kitap okuma (EKO) programının otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan çocukların dinlediğini anlama ve dil becerileri (alıcı dil ve ifade edici dil) üzerindeki etkililiğinin belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda 5-6 yaş aralığında OSB olan üç çocuğun dinlediğini anlama ve dil becerilerinin (alıcı dil ve ifade edici dil) geliştirilmesinde EKO programının etkililiği incelenmiştir. Araştırmada ayrıca, çocuklar dinlediğini anlama ve dil becerilerini (alıcı dil ve ifade edici dil) edinirlerse bu becerilerin 1, 2 ve 3 hafta sonra sürdürülmesine ilişkin izleme verileri, farklı araç-gereç ve ortamlarda bu becerileri sergilemelerine yönelik genelleme verileri elde edilmiştir. Araştırmada hedeflenmeyen davranış kazanımı olarak EKO programının OSB olan çocukların etkinlikle ilgilenme davranışı üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Araştırmanın sosyal geçerlik verileri, öznel değerlendirme ve sosyal karşılaştırma yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmada tek denekli araştırma desenlerinden yoklama denemeli katılımcılar arası çoklu yoklama deseni kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, OSB olan çocuklar için uygulanan EKO programının çocukların dinlediğini anlama ve dil becerileri (alıcı dil ve ifade edici dil) üzerinde etkili olduğunu, elde edilen bu kazanımların öğretim tamamlandıktan bir, iki ve üç hafta sonrasında da korunduğunu ve kazanılan becerilerin farklı araç-gereç ve ortamlara genellenebildiğini göstermektedir. Araştırmada hedeflenmeyen davranış olarak değerlendirilen etkinlikle ilgilenme süresinin OSB olan çocuklarda programa katıldıktan sonra arttığı görülmüştür. Sosyal karşılaştırma sonuçları, EKO programı sonrası OSB olan çocukların dinlediğini anlama ve dil becerilerini (alıcı dil ve ifade edici dil) tipik gelişim gösteren akranlarına yaklaştırdığını göstermiştir. Bunun yanında sosyal geçerlik kapsamında öğretmenler ve ebeveynlerle yapılan görüşmeler sonucunda, bu programın sosyal açıdan olumlu etkilerinin olduğu görülmüştür.

Semra Omak
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Ergenlik dönemindeki zihin yetersizliği olan bireyler için hazırlanan cinsel istismardan kendini koruma programının etkililiğinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı ergenlik dönemindeki 12- 25 yaş arası zihin yetersizliği olan bireyler için hazırlanan Cinsel İstismardan Kendini Koruma Eğitim Programının (CİKKEP) etkililiğini incelemektir. Bu araştırma nicel araştırma yöntemlerinden tarama deseni ve ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel araştırma deseni kullanılarak yürütülmüştür. Araştırmada kullanılan veri toplama araçları; Cinsel İstismardan Kendini Koruma Bilgi Testi, Çocuklar İçin Durumluk Sürekli Kaygı Envanteri ve Piers Harris Çocuklar için Özkavramı Ölçeği'dir. Araştırmaya dahil edilen ölçeklerin geçerlik güvenirlik çalışması için ergenlik döneminde (12-25) ve hafif düzeyde zihin yetersizliği olan 180 birey; deneysel süreçte ise, 15-18 yaş arası hafif düzeyde zihin yetersizliği olan 38 birey (19 deney, 19 kontrol grubu) katılmıştır. Araştırma sonucunda Cinsel İstismardan Kendini Koruma Bilgi Testi, Çocuklar İçin Durumluk- Sürekli Kaygı Envanteri ve Piers Harris'in Çocuklarda Öz kavramı Ölçeği'nin ergenlik döneminde hafif düzeyde zihin yetersizliğine sahip bireyler için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu belirlenmiştir. CİKKEP sonrası deney grubunda yer alan katılımcıların cinsel istismardan kendini koruma bilgi düzeylerinde anlamlı bir artış olduğu (F=-2,90; p< .05), kontrol grubunda yer katılımcılarda ise anlamlı bir değişiklik olmadığı (F=-2,53; p< .05) sonucuna ulaşılmıştır. Uygulanan CİKKEP'in deney grubunun öz saygı puanlarında anlamlı bir farklılığa neden olmadığı (F=1,68; p> .05) belirlenirken, kontrol grubunun öz saygı puanlarının ön testten, son teste anlamlı bir şekilde düştüğü (F= 5,58; p< .05) belirlenmiştir. CİKKEP sonrası son test ölçümlerine bakıldığında programa dahil olan deney grubu ve olmayan kontrol grubu katılımcılarının durumluk ve sürekli kaygı düzeylerinin düştüğü, izleme ölçümlerinde ise elde edilen düzeylerin korundukları görülmüştür. Deney ve kontrol grubu ayrımı yapılmaksızın, katılımcıların dört ölçümden aldıkları puanların ortalamaları arasındaki farkın sürekli kaygı düzeyi için anlamlı olmadığı (F(3,108) = 1,56; p > .05), ancak durumluk kaygı düzeyi puan ortalamaları arasındaki farkın anlamlı olduğu (F(2,78) = 4,35; p < .05) bulunmuştur.

Merve Çiftci Çiçek
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Otizmli öğrenciler ile normal gelişim gösteren öğrencilerin matematik problemi çözerken kullandıkları bilişsel ve üstbilişsel stratejilerin karşılaştırılması

Bu araştırmanın genel amacı; otizmli ortaokul öğrencileriyle, normal gelişim gösteren akranlarının matematik problemi çözme esnasında kullandıkları bilişsel stratejiler ve üstbilişsel stratejilerin gruplar arasında karşılaştırılmasıdır. Betimsel ilişkisel tarama modeli kullanılan bu araştırmaya, 15 otizmli ortaokul öğrencisi ile 15 normal gelişim gösteren ortaokul öğrencisi katılmıştır. Verilerin toplanmasında, öğrencilerin bilişsel ve üstbilişsel stratejilerini kullanımlarını belirlemek için üç farklı zorluk düzeyinde üç adet matematik problemi sorulmuştur. Bu soruları çözerken kullandıkları bilişsel ve üstbilişsel stratejileri ölçmek için Sesli Düşünme Protokolleri kullanılmıştır. Uygulama sürecinden elde edilmiş olan veriler SPSS 25 istatistik paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Veri analizi yöntemi belirlenirken, grup değişkenin kategorik ve öğrencilerin kullandıkları strateji sayısının da sıralı değişken olması nedeniyle fark analizleri yapılırken Ki-kare testi kullanılmıştır. Çapraz tablolarda beklenen değerin 5'ten küçük olduğu durumlarda hücre sayısı toplam hücre sayısının %20'sini geçtiği için alternatif olarak Fisher Exact testi ve Fisher-Freeman-Halton Exact testi kullanılmıştır. Bu test 2x2 tablolarda Ki-kare analizinin varsayımlarının sağlanmadığı durumlarda kullanılan Fisher Exact testinin RxC boyutundaki tablolar için genelleştirilmiş halidir. Araştırmada kullanılan istatistiksel testlerden elde edilen sonuçların yorumlanmasında 0,05 anlamlılık düzeyi dikkate alınmıştır. Bilişsel strateji alt basamaklarında; okuma ve hesaplamanın en sık kullanıldığı görülmüştür. Kendi cümleleri ile ifade etme ve hipotez oluşturma basamağını, tipik gelişim gösteren öğrencilerin otizmli öğrencilere göre daha sık kullandığı görülse de anlamlı bir fark görülmemiştir. Üstbilişsel strateji kullanımında otizmli öğrencilerin kendine soru sorma alt basamağının kolay sorusunda normal gelişim gösteren öğrencilere göre düşük bir farkla daha sık kullandığı görülmüştür. Kendini düzeltme, kendini talimatlandırma ve kendini izleme alt basamaklarının ise düşük sıklıkta seyrettiği ve anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür. Araştırmanın tartışma ve sonuç kısımlarında araştırmanın bulguları ilgili alanyazın doğrultusunda tartışılmış ve sonuçlar betimlenerek ileri araştırmalara yönelik önerilere yer verilmiştir.

Erdem Zekeriya Kapıcı
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Zihin yetersizliğinden ve Otizm Spektrum Bozukluğundan etkilenen öğrencilerle çalışan taekwondo antrenörleri için geliştirilen özel eğitim programının etkililiğinin incelenmesi

Bu araştırmanın genel amacı, zihin yetersizliğinden ve otizm spektrum bozukluğundan etkilenen öğrencilerle çalışan taekwondo antrenörleri için geliştirilen özel eğitim programının etkililiğinin incelenmesidir. Bu araştırma, nicel araştırma yöntemi deneysel modellerinden tek gruplu ön test son test modelle kurgulanmıştır. Araştırmanın katılımcıları seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme modeli ile belirlenmiş olup ölçütleri sağlayan ve araştırmaya katılmaya gönüllü 20 antrenör araştırmanın katılımcılarını oluşturmuştur. Araştırmada, öğretim programını uygulamadan önce araştırmacılar tarafından geliştirilen "Taekwondo Antrenörleri İçin Özel Eğitime Yönelik Bilgi Düzeyi Belirleme Anketi uygulanarak ön test bilgi düzeyleri ve üç oturumluk antrenman video kayıtları izlenerek araştırmacılar tarafından geliştirilen "Taekwondo Antrenörleri İçin Özel Eğitime Yönelik Davranış Değerlendirme Aracı" ile uygulama düzeylerine dair ön test verileri toplanmıştır. Antrenörlerin ihtiyaçları dikkate alınarak araştırmacılar tarafından geliştirilip uzman görüşleri ile son hali verilen özel eğitim programı, çevrimiçi olarak her gün üçer saat olmak üzere beş gün toplamda 15 saat olarak sunulmuştur. Özel eğitim programı antrenörlere sunulduktan sonra aynı şekilde bilgi düzeyi ve uygulama düzeyi son test verileri toplanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 25 istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, taekwondo antrenörlerinden oluşan gruba ait öntest ve sontest değerleri arasındaki farkın anlamlılığını test etmek amaçlandığı için ankette yer alan her bir maddeyi doğru ya da yanlış cevaplama oranları dikkate alınarak işlem öncesinde ve işlem sonrasında karşılaştırılmıştır. Bu kategorik veri analizinde tekrarlı ölçümler için uygun olan yaklaşımlardan McNemar testi kullanılmıştır. Buna ek olarak betimsel bulguların sunumunda frekans (f) ve (%) değerleri de raporlanmıştır. Araştırmanın işlem öncesi ve sonrası istatistiksel olarak karşılaştırıldığında hem bilgi düzeyinde hem de uygulama becerileri düzeyinde etkili olduğu görülmektedir. Antrenörlerin bilgi düzeyleri ve uygulama becerileri kıyaslandığında bilgi düzeylerindeki artışın daha fazla olduğu söylenebilir. ANAHTAR KELİMELER: Otizm spektrum bozukluğu, Zihin yetersizliği, Taekwondo, Antrenör, Spor

Abdülhamid Ülvan
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin matematik problemi çözmelerinde şema temelli problem çözme stratejisinin etkililiği

Araştırmanın genel amacı, şemaya dayalı öğretim stratejisinin öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin matematikte sözel problemleri çözme becerilerini kazanmaları ve 1., 3. ve 5 hafta sonra da sürdürmeleri üzerindeki etkililiği araştırmaktır. Araştırmada rutin problem türlerinden değişim türü problemler kullanılmıştır. Ayrıca bu araştırmada, kazanılan problem çözme performansının farklı ortamlara genelleme düzeyi ve kazandırılan stratejinin problem çözümünde kullanılışına yönelik öğretmen görüşlerini belirlemek amaçlanmıştır. Kocaeli ilinde yapılan araştırmaya öğrenme güçlüğü olan ilkokul 2. sınıfta eğitimine devam üç öğrenci katılmıştır. Araştırmada tek denekli araştırma modellerinden denekler arası yoklama denemeli çoklu yoklama deseni kullanılmıştır. Araştırmada deney süreci; başlama düzeyinin belirlenmesi, şemaya dayalı öğretim stratejisinin uygulanması, öğretim sonu değerlendirme, izleme ve genelleme aşamalarından oluşturulmuştur. Şemaya dayalı öğretim stratejisi, öğretim süreci var olan bilgileri yeniden harekete geçirme, tartışma, model olma, rehberli uygulamalar ve bağımsız uygulamalardan oluşmaktadır. Öğretim adımları, ölçütler baz alınarak düzenlenmiştir. Tüm değerlendirmelerde, öğrencilere çözmeleri için 10 problem verilmiş ve öğrencilerin doğru çözdükleri problem sayısı üzerinden yüzde hesaplaması yapılmıştır. Elde edilen veriler grafiksel analiz metodundan yararlanılarak analiz edilmiştir. Bulgular; şemaya dayalı öğretim stratejisinin, öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin bir aşamalı toplama işlemleri ile çıkarma işlemlerinin bulunduğu değişim problemlerini çözebilmelerinde etkili olduğunu ve araştırmaya katılan öğrencilerin uygulama sona erdikten sonra da 1, 3 ve 5 hafta aralıklarla performanslarını devam ettirebildiklerini göstermiştir. Ek olarak genelleme verileri, öğrencilerin edindikleri becerileri sınıf ortamında genelleyebildiklerini göstermektedir. Sosyal geçerlilik verilerine bakıldığında ise öğretmenlerle gerçekleştirilen görüşmelerden elde edilen sosyal geçerlilik verileri, matematik problemi çözmede şemaya dayalı öğretim stratejisinin kullanımında alınan öğretmen görüşlerinin olumlu yönde olduğu görülmektedir. ANAHTAR KELİMELER: Matematik, Şemaya Dayalı Öğretim, Sözel Problem Çözme, Değişim Türü Problemler

Özgül öğrenme güçlüğü
Uğur Bozkurt
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrenme güçlüğü olan ve olmayan öğrencilerin veri işleme alanındaki yeterlilik düzeylerinin karşılaştırılması

Bu araştırmada öğrenme güçlüğüne sahip olan öğrenciler ve normal gelişim gösteren akranlarının veri işleme öğrenme alanındaki yeterlilik düzeylerinin karşılaştırması amaçlanmıştır. Araştırmada ayrıca cinsiyet faktörünün başarı düzeyine etkisi olup olmadığıda incelenmiştir. Çalışma 25 öğrenme güçlüğüne sahip olan öğrenci ve 25 normal gelişim gösteren akranı olmak üzere 50 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların tümü Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilkokullarda öğrenim gören 3. sınıf öğrencileridir. Öğrenme güçlüğü olan öğrenciler ve normal gelişim gösteren öğrencilerin tümü 32 tane açık uçlu soru ve test sorularından oluşan Veri İşleme Başarı Testi ile değerlendirilmiş ve demografik bilgileri içeren kişisel bilgi formu kullanılarak bilgileri toplanmıştır. Başarı testiyle toplanan bulgular bilgisayar ortamında SPSS paket programı mann-whitey U testi ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre Veri İşleme Başarı Testinde öğrenme güçlüğüne sahip olan öğrencilerin normal gelişim gösteren akranlarına oranla anlamlı derecede düşük puan aldıkları sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin başarı testi puanları cinsiyet faktörüne göre karşılaştırıldığında her iki öğrenci grubunda da anlamlı bir fark bulunamamıştır. Araştırmanın sonuçları ilgili literatür ve teorik görüşler çerçevesinde tartışılmış, araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Grafik okuma
Hacer Akbaş
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin kaynaştırma eğitimine ilişkin tutumları ile okulların bütünleştirme uygulamalarına yönelik yeterliliğinin ilişkisi

Bu araştırmanın genel amacı okul yöneticilerinin kaynaştırma eğitimine ilişkin tutumları ile okulların bütünleştirme uygulamalarına yönelik yeterliliğinin ilişkisinin belirlenmesidir. Bu amaca yönelik olarak yapılan çalışma, betimsel araştırma modellerinden ilişkisel tarama modeli ile desenlemiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, Bolu ve Düzce illerinde görev yapan ve kaynaştırma programı yürüten 101 okul yöneticisi oluşturmuştur. Araştırmanın verileri Kaynaştırma Eğitimi ile ilgili Düşünce, Tutum, Endişe Ölçeği ve Okulların Bütünleştirme Uygulamalarına Yönelik Yeterlilik Ölçeği ve Genel Bilgi Formu ile toplanmıştır. Verilerin analizinde Mann Whitney U testi ve Spearman Brown sıra farkları korelasyon tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, okul yöneticilerinin kaynaştırma eğitimine yönelik olumlu düşünce ve tutumları ile endişelerinin orta düzeyde olduğu, okul yöneticilerinin görev yaptıkları okulların bütünleştirme uygulamalarına yönelik genel yeterliğinin yüksek olduğu, okulların bütünleştirme uygulamalarına yönelik yeterliliği arttıkça, okul yöneticilerinin kaynaştırma eğitimi konusundaki endişelerinin azaldığı, okul yöneticilerinin kaynaştırma eğitimine yönelik endişelerinin lisans veya lisansüstü düzeyde özel eğitim ve kaynaştırma ile ilgili bir ders alma ve özel eğitim ve kaynaştırma ile ilgili bir hizmet içi eğitim alma durumlarına göre durumlarına göre anlamlı farklılık gösterdiği, okulların bütünleştirme uygulamalarındaki yeterliliklerinin çeşitli değişkenlere göre değiştiği belirlenmiştir.

İbrahim Karagöz
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Görme yetersizliğinden etkilenen bireye baston becerilerinin öğretiminde eş zamanlı ipucu ile öğretimin etkililiği

Bu araştırmada, görme yetersizliğinden etkilenen bireye bağımsız hareket becerilerinden, baston becerilerinden sarkaç baston tekniği ile yürüme becerisi, bastonla merdiven çıkma becerisi ve bastonla asansöre binme becerisinin kazandırılmasında eş zamanlı ipucu ile yapılan öğretiminin etkililiği araştırılmıştır. Ayrıca öğretim bittikten 7. , 14. ve 21. Gün sonra kazandığı bu baston becerilerini işlevsel hale getirip getirmediği incelenmiştir. Buna ek olarak aynı becerileri farklı ortamlarda genelleyip genelleyemediği araştırılmıştır. Araştırmada yanlışsız öğretim yöntemlerinden eş zamanlı ipucu yönteminin etkililiğini belirlemek için tek denekli araştırma modellerinden davranışlar arası yoklama evreli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırmada görme yetersizliğinden etkilenen ortaokul kademesinde tam zamanlı kaynaştırma eğitimine devam eden bir öğrenci ile üç davranış öğretimi çalışılmıştır. Eş zamanlı ipucu yöntemiyle sunulan öğretimin etkililiğini değerlendirmek için araştırma süresince yoklama, öğretim, izleme ve genelleme oturumları düzenlenmiştir. Araştırma bulguları görme yetersizliğinden etkilenen bireyin öğretilen baston becerilerini eş zamanlı ipucu yöntemi ile etkili bir şekilde edindiğini göstermiştir. Yapılan öğretim sonucunda 7. , 21. ve 28. günlerde davranışın kalıcılığının sürdüğü ve aynı becerileri farklı ortamlarda da genelleyebildiği bilgisine ulaşılmıştır. Sosyal geçerlik formu verilerine göre, yapılan öğretime yönelik ebeveyn görüşlerinin olumlu olduğu belirlenmiştir.

Melike Alak
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin Otizm Spektrum Bozukluğu konusundaki bilgi düzeylerinin belirlenmesi

Bu araştırma, sınıf öğretmenlerinin otizm spektrum bozukluğu( OSB) hakkındaki bilgi düzeylerini ve farkındalıklarını tespit etmek amacıyla nitel araştırma yöntemi ile yapılmıştır. Araştırmada yarı yapılandırılmış sorular kullanılmış ve Zonguldak ili Karadeniz Ereğli ilçesinde görev yapan 22 sınıf öğretmeniyle görüşülmüştür. Öğretmenlerin OSB'li bireylerle ilgili bilgi ve deneyimlerine odaklanılmıştır. Araştırmanın bulguları, öğretmenlerin OSB'yi gelişimsel bir bozukluk olarak tanımladıklarını, otistik bireylerin sosyal becerilerde zorluklar yaşadığını ve takıntılı davranışlar sergilediklerini ortaya koymaktadır. Ancak, öğretmenler bu bozukluğa dair derinlemesine bilgiye sahip olmadıklarını ifade etmişlerdir. Eğitim materyalleri, sınıf mevcutları ve bireyselleştirilmiş eğitim planlarının (BEP) uygulanmasında karşılaşılan zorluklar öne çıkan diğer önemli bulgulardır. Öğretmenler ayrıca OSB'li öğrenciler için kaynaştırma eğitiminin önemine vurgu yapmış; ancak daha fazla bireysel destek ve uzman desteğine ihtiyaç duyduklarını dile getirmişlerdir. OSB'nin nedenlerine ilişkin görüşler, genetik faktörlerden çevresel etkenlere, dijital maruziyetten aşı tartışmalarına kadar geniş bir yelpazeye yayılmıştır. Ancak, literatür ışığında bu görüşlerin birçoğu belirsizlik içermekte ve öğretmenlerin konuya dair daha fazla bilgiye ihtiyaç duyduğu görülmektedir. Erken teşhisin önemi vurgulanmış, ailelerin teşhis süreçlerindeki kabullenme zorlukları öğretmenler tarafından belirtilmiştir. Ayrıca, aile iş birliğinin OSB'li çocukların eğitim süreçlerinde kritik bir rol oynadığı ifade edilmiştir. Bu çalışma, öğretmenlerin OSB konusunda bilgi düzeylerinin artırılması ve desteklenmesi gerektiğini, kaynaştırma eğitiminin etkili bir şekilde uygulanabilmesi için sınıf mevcutlarının azaltılması ve öğretmenlere yönelik hizmet içi eğitimlerin düzenlenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca, ailelerin bilgilendirilmesi ve eğitilmesi, OSB'li çocukların eğitim süreçlerinde önemli bir faktör olarak öne çıkmaktadır. ANAHTAR KELİMELER: Otizm spektrum bozukluğu, kaynaştırma eğitimi, bireyselleştirilmiş eğitim planı (BEP).

Emine Efe
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğrenme güçlüğü olan öğrencilere saat öğretiminde somut yarı somut soyut öğretim yönteminin etkililiği

Araştırmanın amacı öğrenme güçlüğü olan öğrencilere yönelik somut yarı somut soyut öğretim yönteminin kümülatif tekrar stratejisi ile kullanımının etkililiğini incelemektir. Araştırmada ayrıca somut yarı somut soyut öğretim ve kümülatif tekrar stratejisi yapılan saat öğretiminin farklı ortamlar, farklı kişiler ve farklı saatlere genellenme etkisi; öğretim bittikten sonra 7., 14. ve 21. günlerde yapılan izleme ölçümlerine ilişkin etkisi; ayrıca bu yöntemle gerçekleştirilen saat öğretimine yönelik katılımcıların ve ailelerin görüşlerini belirlemeye yönelik sosyal geçerliliği araştırılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkeni, katılımcı öğrencilerin analog saatleri doğru okuma düzeyleridir. Bu kapsamda tam saat, yarım saat, çeyrek geçe, çeyrek var ve dakika ifadelerini doğru okuma becerileri değerlendirilmiştir. Araştırmada tek denekli araştırma desenlerinden yoklama denemeli katılımcılar arası çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırma, İstanbul ilinde ikamet eden, 11 yaşlarında 5.sınıfa devam etmekte olan öğrenme güçlüğü tanısı almış iki kız bir erkek öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre somut yarı somut soyut öğretim yönteminin kümülatif tekrar stratejisi ile kullanımı, öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin saat okuma becerilerinin kazandırılmasında etkili olmuştur. Ayrıca, yöntem öğrencilerin saat okuma becerilerinin farklı ortamlar, farklı kişiler ve farklı zaman dilimlerine genellenmesinde de etkili bulunmuştur. İzleme verileri, öğretim bittikten sonra 7., 14. ve 21. günlerde yapılan ölçümlerle elde edilmiştir. Bu veriler, öğrencilerin kazandıkları saat okuma becerilerini sürdürebildiklerini göstermiştir. Öğrencilerden ve ailelerden toplanan sosyal geçerlik verilerine göre öğrenciler ve aileler somut yarı somut soyut öğretim yönteminin kümülatif tekrar stratejisinin saat öğretiminde kullanımına ilişkin olumlu görüşlerde bulunmuşlardır.

Hülya Yıldız
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrenme güçlüğü olan öğrencilere ikna edici metin yazma becerisinin kazandırılmasında POW+TREE stratejisinin etkililiği

Araştırmanın amacı öğrenme güçlüğü bulunan öğrencilere ikna edici metin yazma becerilerinin öğretiminde öz düzenlemeli strateji geliştirme modeli temelinde şekillenen BOY + KSAS (POW+TREE) stratejisinin etkililiğini incelemektir. Bu amaçla araştırmada BOY + KSAS (POW+TREE) stratejisi ile yapılan öğretimlerin farklı ortam ve kişilere genelleme etkisi, öğretim tamamlandıktan bir ve iki hafta sonra izleme etkisi ve bu strateji ile ilgili öğrenci ve öğretmen görüşlerini belirlemeye yönelik veriler toplanarak sosyal geçerliği araştırılmıştır. Araştırmada tek denekli araştırma desenlerinden, katılımcılar arası yoklama denemeli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Bu araştırma, Karadeniz Ereğli'deki özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde destek eğitim hizmeti alan, öğrenme güçlüğü tanısı konmuş üç ortaokul öğrencisiyle yürütülmüştür. Araştırmanın bağımlı değişkeni öğrenme güçlüğü bulunan öğrencilerin ikna edici metin yazma becerilerini gerçekleştirme düzeyleri, bağımsız değişkeni ise BOY + KSAS (POW+TREE) stratejisi ile yapılan öğretim müdahalesidir. Bu stratejinin öğretim basamakları öz düzenlemeli strateji geliştirme modelinin altı aşamasına göre planlanmıştır. Bu stratejiye göre öğretim oturumları: (1) ön bilgileri geliştirme, (2) stratejiyi tartışma, (3) stratejiyi ezberleme, (4) stratejinin modellenmesi, (5) Rehberli uygulama (6) bağımsız uygulamadır. Bu Araştırma sürecinde elde edilen veriler grafiğe işlenmiş ve görsel analiz ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda öğrenme güçlüğü olan bireylere ikna edici metin yazma becerisinin kazandırılmasında BOY + KSAS (POW+TREE) stratejisinin etkili olduğu görülmüştür. Ayrıca bireylerin kazandıkları bu beceriyi öğretim sona erdikten 1 ve 2 hafta sonra da devam ettirdikleri, farklı ortam ve kişilere genelleyebildikleri, öğretmen ve öğrencilerin BOY + KSAS (POW+TREE) stratejisi ile ilgili yapılan müdahaleye ilişkin görüşlerinin olumlu yönde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Ayşenur Topaç
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ebeveyn aracılı LEGO® oyun müdahalesinin otizmli çocukların sosyal etkileşim düzeylerine etkisi

Bu araştırmada, ebeveyn aracılı LEGO® Oyun Müdahalesinin otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan okul öncesi çocukların sosyal etkileşim davranışları üzerindeki etkisi incelenmiştir. 3-5 yaş aralığındaki üç OSB'li çocuk ve anneleriyle yürütülen çalışmada, çocukların sosyal etkileşimi başlatma, sosyal etkileşime tepki verme ve uygun olmayan sosyal etkileşim davranışlarındaki değişimleri belirlemek amacıyla katılımcılar arası yoklama denemeli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Müdahalenin etkilerini değerlendirmek amacıyla, sosyal etkileşim davranışları için SEDA, OSB belirtileri için GOBDÖ-2-TV ve ebeveyn-çocuk etkileşimi için PİKOLO ölçekleri ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Ayrıca, kazanımların kalıcılığını belirlemek amacıyla izleme oturumları gerçekleştirilmiş ve genelleme verileri toplanmıştır. Bulgular, LEGO® Oyun Müdahalesinin sosyal etkileşimi başlatma ve sosyal etkileşime tepki verme davranışlarını artırıp, uygun olmayan sosyal etkileşim davranışlarını azalttığını, elde edilen kazanımların zaman içinde sürdüğünü, farklı kişiler ve oyun materyalleriyle de genellenebildiğini göstermiştir. Müdahale sürecinde çocukların dikkat sürelerinin uzadığı, oyunlarda daha fazla iş birliği sergiledikleri ve ebeveyn-çocuk etkileşimlerinin arttığı gözlenmiş; uygulama ve gözlemci güvenirliği yüksek bulunmuştur. PİKOLO bulguları ebeveyn-çocuk etkileşiminde duygusal yakınlık, duyarlılık, cesaretlendirme ve öğretme boyutlarında iyileşmeler olduğunu ortaya koyarken, GOBDÖ-2-TV sonuçları OSB belirtilerinde genel bir azalma eğilimi göstermiş, Otistik Bozukluk İndeksi puanlarındaki düşüşler dikkat çekmiştir. SEDA ise müdahale sonrasında sosyal etkileşimlerin arttığını, tepkisizliğin azaldığını ortaya koymuştur. Sosyal geçerlilik açısından hem anneler hem öğretmenler müdahaleyi eğlenceli, sürdürülebilir, günlük yaşama uygun ve etkili bulmuş; bu bulgu nitel ve nicel verilerle desteklenmiştir. Sonuç olarak, ebeveyn aracılı LEGO® Oyun Müdahalesinin OSB'li okul öncesi çocukların sosyal etkileşim, dikkat ve oyun davranışlarını desteklemede etkili, sürdürülebilir ve sosyal açıdan kabul edilebilir bir yaklaşım olduğu sonucuna varılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Otizm spektrum bozukluğu, Sosyal etkileşim, LEGO® Oyun Müdahalesi, Ebeveyn aracılı müdahale, Okul öncesi

Zühal Köse
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kaynaştırma öğrencilerinin okul başarılarının değerlendirilmesine ilişkin öğrenci, öğretmen ve ebeveyn görüşleri

Bu araştırmanın amacı, kaynaştırma öğrencilerinin okul başarılarının değerlendirilme süreçlerini derinlemesine anlamak, bu süreçlerde karşılaşılan güçlükleri ortaya koymak ve bu güçlüklerin çözümüne yönelik öneriler geliştirmektir. Bu araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji deseniyle düzenlenmiş ve örneklem, tipik durum örneklemesiyle belirlenmiştir. Araştırmada, Bolu ilinde yer alan bir ortaokuldan seçilen 10 öğrenci, 10 öğretmen ve 10 ebeveyn olmak üzere toplam 30 katılımcı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulguları, kaynaştırma öğrencilerinin özel eğitim ihtiyaçlarının çeşitlilik gösterdiğini ve bu ihtiyaçların akademik performansla doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Öğrencilerin değerlendirilme süreçlerinde kullanılan yöntemlerin, bireysel farklılıklara uygun hale getirilmesinin başarı üzerinde olumlu etkileri olduğu görülmüştür. Ayrıca, öğretmenlerin uyguladığı değerlendirme uyarlamaları, sınıf içi düzenlemeler ve materyal seçimlerinin, öğrencilerin akademik motivasyonunu artırdığı belirlenmiştir. Araştırma, aynı zamanda iş birliği süreçlerinin ve destek mekanizmalarının etkili şekilde işlemesinin, kaynaştırma öğrencilerinin gelişiminde belirleyici bir rol oynadığını göstermiştir. Öğretmen, öğrenci ve ebeveynler arasında kurulan sağlıklı iletişimin hem değerlendirme sürecinin niteliğini artırmakta hem de öğrencilerin eğitim sürecine aktif katılımını desteklediği görülmüştür. Ancak, bazı durumlarda iş birliğinin yetersiz kaldığı, ebeveynlerin bilgilendirilmesinde eksiklikler olduğu ve okul dışı kurumlarla iş birliğinin sınırlı kaldığı da dikkat çekmektedir. Araştırma kapsamında önerilen çözüm yolları arasında, öğretmenlerin değerlendirme yöntemleri konusunda hizmet içi eğitimlerle desteklenmesi ve ailelerin kaynaştırma süreci hakkında bilgilendirilmesine yönelik rehberlik faaliyetlerinin artırılması yer almaktadır.

Kaynaştırma eğitimiOkul başarısıÖzel eğitim+1
Nurullah Aygül
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Rehber öğretmen adaylarının özel eğitimde psikoljik danışma ve rehberliğe ilişkin öz yeterlik algıları

Bu araştırmanın temel amacı rehber öğretmen adaylarının özel eğitimde psikolojik danışma ve rehberlikle ilgili rolleri ve sorumluluklarına ilişkin öz yeterlik algılarını incelemektir. Bu temel amaca yönelik olarak bu araştırmada iki çalışma yer almaktadır. Araştırmanın birinci çalışmasının amacı rehber öğretmenlerin özel eğitimde psikolojik danışma ve rehberlikle ilgili rolleri ve sorumluluklarına ilişkin öz yeterlik algılarını belirlemeye yönelik geliştirilmiş olan Rehber Öğretmen Özel Eğitim Öz Yeterlik Ölçeği'nin (RÖ-ÖEÖYÖ) rehber öğretmen adayları ile geçerlik ve güvenirliğinin sınanmasıdır. İkinci çalışmanın amacı ise rehber öğretmen adaylarının özel eğitimde psikolojik danışma ve rehberlikle ilgili rolleri ve sorumluluklarına ilişkin öz yeterlik algılamalarını belirlemektir.İki bağımsız çalışmayı içeren bu çalışmada, yedi farklı üniversitenin (Ankara, Gazi, Uludağ, Marmara, Selçuk, Karadeniz Teknik ve Çukurova) Eğitim Fakülteleri bünyesindeki Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Programına birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıflarından toplam 1298 öğrenci toplam katılımcılar olarak çalışmada yer almıştır. Katılımcıların yaşları 17 ile 41 arasında değişirken, yaş ortalaması 20.58 (SS=1.6)'dir. Katılımcıların 908'i kadın, 390'ı ise erkektir. Çalışma grubu olarak belirlenen yedi üniversiteden 60 katılımcı olmak üzere toplam 420 katılımcı araştırmanın birinci çalışmasında yer almıştır. Birinci çalışmada yer alan katılımcıların yaşları 17 ile 39 arasında değişmekte, yaş ortalaması ise 29.66 (SS=1.6)'dır. Birinci çalışmada yer alan katılımcıların 224'ü kadın, 196'sı ise erkektir. Araştırmanın ikinci çalışmasında toplam 878 katılımcı yer almıştır. Katılımcıların 683'ü kadın iken, 195'i ise erkektir. İkinci çalışmada yer alan katılımcıların yaşları 17 ile 41 arasında değişirken, yaş ortalaması 20.54(SS=1.6)'dür.RÖ-ÖEÖYÖ'nün geçerlik ve güvenirliği, yapı geçerliği, madde analizi, test-tekrar-test güvenirliği ve Cronbach Alpha iç tutarlık katsayısına bakılarak değerlendirilmiştir. Bulgular, RÖ-ÖEÖYÖ'nün tek boyutta (40 madde) yeterli düzeyde psikometrik özelliklere sahip olduğunu ortaya koymuştur. Rehber öğretmen adaylarının özel eğitim öz yeterlik algılamalarına etki eden değişkenlerle öz yeterlik düzeyleri arasındaki ilişkiye dair verilen bulgular incelendiğinde; yapılan bağımsız örneklemler t-testi analizi rehber öğretmen adaylarının cinsiyetlerine göre özel eğitimdeki öz yeterlik algılarının değiştiği görülmüştür. Erkek adayların kadın adaylara göre daha yüksek öz yeterlik algısına sahip oldukları görülmüştür. Ayrıca rehber öğretmen adaylarının okudukları sınıf düzeyi arttıkça özel eğitime ilişkin öz yeterlik düzeylerinin de arttığı tek yönlü varyans analizi sonucu olarak ortaya çıkmıştır.Anahtar Sözcükler: Rehber Öğretmen Adayları, Öz Yeterlik, Özel Eğitim, Psikolojik Danışma ve Rehberlik.

Aday öğretmenlerEğitimPsikolojik danışma+8
Kenan Yüksel
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan öğrencilere çıkarma işlemi becerisinin öğretiminde sanal-yarı somut-soyut öğretim stratejisinin etkililiği

Araştırmanın amacı otizm spektrum bozukluğu olan öğrencilere çıkarma işlemi becerisinin öğretiminde VRA stratejisinin etkililiğini belirlemektir. VRA stratejisi ile yapılan öğretimlerin farklı ortam ve farklı kişilere genelleme etkisi, öğretim sona erdikten iki hafta sonraki izleme etkisi ve bu strateji hakkında öğrencilerin ve öğretmenlerinin görüşlerini belirleyeme yönelik sosyal geçerliliği araştırılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkenleri öğrencilerin çıkarma işlemi becerilerini gerçekleştirme düzeyleri; bağımsız değişkeni ise VRA stratejisi ile yapılan öğretimdir. Araştırmada tek denekli araştırma yöntemlerinden yoklama denemeli denekler arası çoklu yoklama modeli kullanılmıştır ve yaşları 8-9 arasında değişen, otizm spektrum bozukluğu tanısı almış üç öğrenci araştırmanın deneklerini oluşturmuştur. Her bir işlem için belirlenen denek ile farklı zamanlarda, seçilen doğrudan öğretim yöntemi basamaklarına göre bire oturumlar gerçekleştirilmiştir. Bu oturumlarda veri toplamak için araştırmacı tarafından hazırlanan formlar kullanılmıştır ve oturumlar video kamera ile kayıt altına alınmıştır. Sosyal geçerlik verileri için öğretmen ve öğrencilerden ayrı ayrı veriler toplanmıştır. Araştırmanın sonucunda otizm spektrum bozukluğu gösteren öğrencilere çıkarma işlemi becerisinin öğretiminde VRA stratejisi ile yapılmış öğretimlerin etkili, kalıcı ve genellenebilir olduğu görülmüştür.

Nurcan Sakarya
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Zihin yetersizliğinden etkilenen öğrencilere diş muayenesi davranışlarının öğretiminde video modelle öğretimin etkililiği

Bu araştırmanın amacı, ilkokul birinci kademeye devam eden ve yaşları 8–9 arasında değişen zihin yetersizliği tanısı bulunan üç öğrencinin diş muayenesi sırasında sergilemeleri gereken davranışların video modelle öğretimin etkili olup olmadığını, öğretim sona erdikten sonraki 1., 2. ve 4. haftalarda sürdürülüp sürdürülmediğini ve farklı ortam ile materyallere genellenip genellenmediğini belirlemektir. Araştırmada tek denekli araştırma yöntemlerinden yoklama denemeli çoklu yoklama modeli kullanılmış ve model katılımcılar arası yinelenmiştir. Başlama düzeyi, uygulama, yoklama, izleme, genelleme ve sosyal geçerlik verileri araştırmacılar tarafından geliştirilen formlar aracılığıyla toplanmıştır. Öğretim oturumları tamamlandıktan sonra katılımcıların edindikleri davranışların sürdürülme düzeyi belirlemek amacıyla 1., 2. ve 4. haftalarda izleme oturumları düzenlenmiştir. Ayrıca katılımcıların öğrendikleri davranışları farklı ortam ve materyallere genelleyebilme düzeyleri de değerlendirilmiştir. Araştırmada sosyal geçerlik verileri, katılımcıların ebeveynleri ve öğretmenlerinden öğretim öncesi ve sonrasında alınan görüşler aracılığıyla toplanmış; bu veriler, uygulamanın sosyal açıdan kabul edilebilirliğini belirlemek amacıyla betimsel analiz tekniğiyle incelenmiştir. Öğretim oturumlarından elde edilen veriler ise grafiksel analiz yöntemiyle değerlendirilmiştir. Araştırma bulguları, katılımcıların hedeflenen diş muayenesi davranışlarını video modelle öğretim aracılığıyla edindiklerini ve bu becerileri öğretim sona erdikten 1., 2. ve 4. haftalarda da sürdürdüklerini göstermektedir. Ayrıca katılımcıların öğrendikleri davranışları farklı toplumsal ortamlarda ve materyallerle sergileyebildikleri, yani genelleme gerçekleştirdikleri belirlenmiştir. Sosyal geçerlik bulguları, katılımcıların ebeveynlerinin ve öğretmenlerinin uygulamaya ilişkin görüşlerinin olumlu olduğunu, yöntemin hem etkili hem de uygulanabilir bulunduğunu ortaya koymuştur. Bu doğrultuda, video modelle öğretim yönteminin zihin yetersizliği olan bireylere diş muayenesi davranışlarının kazandırılmasında etkili, kalıcı ve sosyal açıdan kabul edilebilir bir yöntem olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Gül Akgül
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Otistik bozukluğu olan çocuğa sahip ebeveynlerin öz yeterlik algılarının belirlenmesi

Bu araştırmada otistik bozukluk gösteren çocuğa sahip ebeveynlerin öz yeterlik algılarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ilk olarak Ebeveyn Bilgi Formu ve Ebeveyn Öz Yeterlik Belirleme Ölçeği ile otistik bozukluğu olan çocuğa sahip ebeveynlerin öz yeterlik algıları araştırılmıştır. Araştırmanın katılımcıları, ülkemizdeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Otistik Çocuklar Eğitim Merkezleri' ne devam eden otistik tanısı konulmuş çocukların ebeveynlerinden oluşmuştur. Araştırmanın gerçekleşmesinde Otistik Çocuklar Eğitim Merkezleri'nde öğrenim gören 22 merkezdeki 1109 öğrenci ebeveynine ?Ebeveyn Öz Yeterlik Ölçeği? (EÖYÖ) ulaştırılmış, 325'i (% 80) anne, 81'i (% 20) baba olmak üzere 418 ebeveynden dönüt alınmıştır. Yedi ebeveyn EÖYÖ eksik doldurduğundan araştırma dışında tutulmuş, eksiksiz doldurulan 411 veri toplama aracı ile elde edilen veriler kullanılmıştır.Araştırmaya katılan ebeveynlerin 326'sı (% 81) çekirdek aile, 78'i (% 19) ise geniş aileden oluşmaktadır. Araştırma evreninin 325'i (% 79,85) erkek öğrencilerden, 82'si (% 20,15) ise kız öğrencilerden oluşmaktadır.Araştırmada elde edilen sonuçlara göre; ebeveynlerin öz yeterlik algıları genel olarak ortalamanın biraz üzerinde bulunmuştur. Ebeveynlerin öz yeterlik algıları, otistik bozukluğu olan çocukların cinsiyetine, yaşına, tanılama yaşına, eğitim aldığı süreye, ebeveynlerin anne baba olma durumlarına, ebeveynin yaşına, geniş aile ya da çekirdek aile oluşuna, ailedeki çocuk sayısına ve ailede özel gereksinimli birey olup olmadığına göre farklılık göstermemektedir.

AileEbeveynlerEngelli kişiler+4
Yücel Beral
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Zihinsel yetersizliği olan ilköğretim kaynaştırma öğrencilerine yabancı dil öğretiminde eşzamanlı ipucuyla sunulan bireysel destek eğitimin etkililiği

Bu çalışma ile, zihinsel yetersizliği olan ilköğretim okulu dördüncü sınıf kaynaştırma öğrencilerine yabancı dil öğretiminde eşzamanlı ipucuyla sunulan bireysel destek eğitimin etkililiği araştırılmıştır. Aynı zamanda eşzamanlı ipucuyla sunulan bireysel destek eğitimin araç gereçler arası genelleme etkisi ve izleme etkisi de incelenmiştir.Tek denekli araştırma yöntemlerinden, davranışlar arası yoklama evreli çoklu yoklama modeli ile tasarlanan araştırma, iki zihinsel engelli tanısı konmuş kaynaştırma öğrencisi ile yürütülmüştür. Araştırmada her deneğe üç farklı sözcük grubunun (kıyafetler, renkler ve vücudun bölümleri) İngilizce karşılıkları öğretilmiştir. Araştırmanın yoklama, öğretim ve izleme oturumlarında İngilizce karşılıkları öğretilecek olan sözcüklerin resimleri kullanılmıştır.Araştırmanın genelleme oturumlarında öğretilecek kıyafet isimleri için gerçek kıyafetler, renk isimleri için kuru boya kalemleri ve vücudun bölümleri isimleri için ise uygulamacının kendi vücudunun bölümleri kullanılmıştır. Genelleme oturumları her iki denekle de uygulama bittikten bir hafta sonra gerçekleştirilmiştir. İzleme oturumları ise uygulama bittikten sonra 5, 10, 15 ve 35 gün sonra gerçekleştirilmiştir. Genelleme ve izleme oturumları tıpkı yoklama oturumları gibi düzenlenmiştir.Yoklama, öğretim, izleme ve genelleme oturumlarının hepsinde öğrencilerin doğru tepkileri pekiştirilmiştir. Yanlış tepkiler ise öğretim oturumlarında hata düzeltmesi ile sonuçlandırılırken, yoklama, izleme ve genelleme oturumlarında görmezden gelme ile sonuçlandırılmıştır.Araştırmanın bulguları, eşzamanlı ipucuyla gerçekleştirilen bireysel destek eğitiminin, kaynaştırma öğrencilerine yabancı dil öğretiminde etkili olduğunu göstermektedir. Araştırmaya katılan denekler öğrenmiş oldukları sözcüklerin İngilizce karşılıklarını söyleme becerisini farklı araç-gereçlerden oluşan başka öğretim setlerine genelleyebilmişlerdir. Bu araştırma, eşzamanlı ipucu öğretim yöntemiyle sunulan bireysel destek eğitim hizmetlerinin araç gereçler arası genellemede ve kalıcılıkta etkili olduğunun bir göstergesidir. Araştırmada, uygulama güvenirliği ve gözlemciler arası güvenirlik verileri de toplanmış ve her iki güvenirlik verileri de yüksek düzeyde bulunmuştur.

Bireysel destekleyici eğitimEş zamanlı ipucuyla öğretimKaynaştırma eğitimi+6
Sevilay Çulha
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Otistik özellikler gösteren çocuklara eşzamanlı ipucuyla öğretim ile eşzamanlı ipucuyla öğretim ve video modelle öğretimin birlikte sunulmasının etkilerinin karşılaştırılması

Otistik özellikler gösteren bireylerin eğitiminde yaygın olarak kullanılan tepki ipucu yöntemleri etkili öğretim uygulamaları arasında yer almaktadır. Ancak son yıllarda otistik özellikler gösteren bireylerin görsel uyaranları daha kolay algıladıkları ve işledikleri, dolayısıyla görsel destek ve ipuçlarının otistik özellikler gösteren bireylerin; çevrelerini algılama, iletişim kurma, günlük rutinleri gerçekleştirme, yeni beceri öğrenme ve bağımsız yaşamlarını destekleme gibi durumlarda yararlı olduğu ifade edilmektedir. Buradan hareketle tepki ipucu yöntemleri ile görsel uyaranların bir arada kullanılmasının öğretimsel verimliliği artırmada etkisi olup olmadığı tartışılmaktadır.Bu araştırmada, otistik özellikler gösteren çocuklara yiyecek-içecek hazırlama becerilerin öğretiminde eşzamanlı ipucuyla öğretimin yalnız sunulduğu ve video modelle birlikte sunulduğu öğretim uygulamalarının etkililik ve verimliliklerinin farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Ayrıca çalışmaya katılan deneklerin anne-babalarının ve öğretmenlerinin görüşlerine ilişkin toplanan verilere dayalı olarak çalışmanın sosyal geçerliği belirlenmiştir.Araştırmada tek denekli araştırma modellerinden uyarlamalı dönüşümlü uygulamalar kullanılmıştır. Çalışma otistik özellikler gösteren 5-6 yaş aralığında dört erkek öğrenci ile yürütülmüştür. Öğrencilerden üçü Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü Gelişimsel Yetersizlik Uygulama Birimi'nde grup eğitiminden, biri ise bire-bir eğitim hizmetinden yararlanmaktadır.Araştırmada öğrencilere öğretilecek hedef davranışlar ?kakaolu süt hazırlama-sandviç hazırlama?, ?toz içecek hazırlama-çikolatalı ekmek hazırlama?, ?mısır patlatma-sıcak çikolata hazırlama?, ve ?çikolatalı ekmek hazırlama-kahvaltı gevreği hazırlama? becerileridir.Araştırmanın etkililik bulguları, otistik özellikler gösteren dört denekten üçünün hedef davranışlarını her iki uygulamayla da ölçütü karşılar düzeyde öğrendiklerini göstermiştir. Dördüncü denekte video modelle birlikte sunulan eşzamanlı ipucuyla öğretimin öğretim uygulamasının daha etkili olduğu gözlenmiştir. Dördüncü denekte eşzamanlı ipucuyla öğretimin yalnız sunulduğu öğretim uygulamasıyla üzerinde çalışılan beceride belirli bir düzeyde öğrenme gerçekleşmiş olmasına rağmen ölçüt karşılanamamıştır. Deneklerin tümünde iki uygulama arasında kalıcılık ve genelleme etkisi bakımından önemli bir farklılık olmadığı görülmüştür. İki öğretim uygulaması verimlilik açısından karşılaştırıldığında; elde edilen bulguların tüm deneklerde tutarlı bir biçimde yinelenemediği görülmektedir. Çalışmaya katılan deneklerden birinde tüm parametreler açısından eşzamanlı ipucuyla öğretimin yalnız sunulduğu öğretim uygulaması daha verimli olmuştur. Deneklerden üçünde video modelle sunulan eşzamanlı ipucuyla öğretimin ölçüt karşılanıncaya kadar gerçekleşen oturum sayısı ve deneme sayısı açısından yalnız sunulan eşzamanlı ipucuyla öğretime kıyasla daha verimli olduğu görülmüştür. Verimlilik bulguları, yanlış tepki oranı açısından değerlendirildiğinde, deneklerden ikisinde video modelle sunulan eşzamanlı ipucuyla öğretimin daha verimli olduğu görülürken; diğer iki denekte ise, yalnız sunulan eşzamanlı ipucuyla öğretimin video modelle sunulan eşzamanlı ipucuyla öğretime kıyasla daha verimli olduğu görülmüştür. Başka bir deyişle, bu çalışmada eşzamanlı ipucuyla öğretimin yalnız sunulduğu öğretim uygulamasıyla video modelle birlikte sunulduğu öğretim uygulaması arasında verimlilik değişkeni açısından önemli bir fark görülmemiştir.Araştırma bulguları, deneklerin anne-babalarının ve öğretmenlerinin her iki uygulamayla da öğretim sunulması konusunda olumlu görüşler ifade ettiklerini göstermiştir.Anahtar Kelimeler: Eşzamanlı ipucuyla öğretim, etkili öğretim, otizm, video modelle öğretim.?

Eş zamanlı ipucuyla öğretimOtistik çocuklarVideo destekli öğretim+1
Derya Genç
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Eskişehir ilindeki Özel Anaokullarında çalışan eğitimcilerin okulöncesi dönemde kaynaştırma ile ilgili görüşleri

Bu araştırmanın amacı, özel anaokullarında çalışan eğiticilerin okul öncesi dönemde kaynaştırmaya ilişkin görüşlerini incelemektir. Araştırma gönüllü olarak katılan yirmi altı eğitici ile yürütülmüştür. Bu amaçla, nitel araştırma veri toplama tekniklerinden yarı-yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Betimsel olarak analiz edilen bulgular niceliksel olarak sunulmuştur.Araştırma sonucunda elde edilen bulgularda, özel anaokullarında çalışan eğiticiler özel gereksinimli çocuklarla ilgili yeterli bilgiye sahip olmadıklarını ifade etmişlerdir. Eğiticilerden bazıları, her fırsatta konuyla ilgili bilgiye ihtiyaçları olduğunu belirtmişlerdir.Araştırma kapsamında elde edilen bulgular, çeşitli önerilerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. En önemli öneri, kaynaştırma uygulamasının yürütüldüğü okullarda eğiticilerin, okul yönetiminin, okul personelinin, kaynaştırma öğrencisinin ailesinin, normal gelişim gösteren öğrencilerin ve anne-babalarının özel eğitim ve kaynaştırma uygulamalarına yönelik olarak bilgilendirilmeleri yönündedir. Araştırmada, kendileriyle görüşülen eğiticiler eğitim döneminde aldıkları derslerin kaynaştırma uygulamaları sırasında yetersiz olduğu konusunda görüş bildirmişlerdir. Bilgilendirmelerin düzenli aralıklarla seminer, panel ve toplantılar düzenlenerek gerçekleştirilebileceğini belirtmişlerdir. Bunun yanı sıra kaynaştırma uygulamalarının yapıldığı anaokullarında bir özel eğitim uzmanının danışmalık yapması da öneriler arasındadır.

Kaynaştırma eğitimiOkul öncesi dönemOkul öncesi eğitim+2
Bahar Bozarslan Malkoç
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Zihinsel yetersizliği olan bireylere otel kat hizmetleri becerilerinin öğretiminde videoyla model olma stratejisinin etkililiği

Araştırmada, zihinsel yetersizliği olan bireylere otel kat hizmetleri becerilerinin öğretiminde videoyla model olma stratejisinin etkililiği ve deneklerin video aracılığı ile sunulan hedeflenmeyen bilgi kazanım düzeyleri değerlendirilmiştir. Aynı zamanda, araştırmaya katılan deneklerin öğretmenlerinin öğrencilerine otel kat hizmetleri becerilerinin videoyla model olma stratejisi ile öğretimi hakkındaki görüşlerinin neler olduğu ve hedef becerileri içeren meslek dalında çalışan personelin araştırmaya katılan deneklerin sergiledikleri otel kat hizmetleri becerilerinin niteliği ve bu bireylerin istihdam edilebilirlilikleri hakkındaki görüşlerinin neler olduğu incelenmiştir.Araştırmaya Eskişehir Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı bir iş okuluna devam eden, hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan, 18?21 yaşları arasında dört öğrenci katılmıştır. Araştırmada otel kat hizmetleri becerilerinin öğretiminde videoyla model olmanın etkililiği tek denekli araştırma yöntemlerinden davranışlar arası yoklama evreli çoklu yoklama modeli kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırmanın uygulama ve yoklama oturumları, Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı Ali Güven Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi'nin uygulama otelinde standart bir odada gerçekleştirilmiştir. Genelleme oturumları ise, uygulama otelinin süit odasında düzenlenmiştir.Araştırmanın bulguları, videoyla model olma stratejisinin hafif derecede zihinsel yetersizliği olan bireylerin otel kat hizmetleri becerilerini kazanmalarında etkili olduğunu ve deneklerin uygulama oturumları sona erdikten sonra da bu becerilerin kalıcılığını sağlayarak farklı ortama genelleyebildiklerini göstermiştir. Video aracılığı ile sunulan hedeflenmeyen bilgi kazanım düzeyine ilişkin bulgular, araştırmaya katılan deneklerden bir tanesinin hedeflenmeyen bilgi kazanımını %100 doğrulukta gerçekleştirdiğini göstermiştir. Diğer denekler ise, hedeflenmeyen bilgi kazanımını ortalama %49.50 (ranj= %33 - %66) doğruluk düzeyinde gerçekleştirmişlerdir.Araştırmanın sosyal geçerlilik bulguları, deneklerin öğretmenlerinin videoyla model olma stratejisi ile otel kat hizmetleri becerilerinin öğretimine ilişkin görüşlerinin olumlu olduğunu göstermiştir. Hedef becerilere ilişkin meslek dalında çalışan personel ise, deneklerin performansına ilişkin düşüncelerinin olumlu olduğunu; ancak, bu bireylerin istihdam edilebilirlilikleri konusunda kararsız olduklarını belirtmişlerdir.Anahtar Kelimeler: İş becerileri, otel kat hizmetleri becerileri, videoyla model olma, zihinsel yetersizlik, hedeflenmeyen bilgi.

Beceri kazandırmaKat hizmetleriMüşteri hizmetleri+6
H.deniz Değirmenci
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Özel gereksinimli öğrencilere yönelik destek eğitim odası uygulamalarına ilişkin öğretmen ve aile görüşlerinin belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı, 2017-2018 öğretim yılında Bolu ilinde destek eğitim odası bulunan ilkokullarda ve ortaokullarda, özel gereksinimli öğrencilere destek eğitim odasına eğitim veren öğretmenlerin, öğrencilerin sınıf öğretmenlerinin ve ailelerinin destek eğitim odasında yönelik görüşlerinin belirlenmesidir. Araştırma 2017-2018 öğretim yılında Bolu ilinde destek eğitim odası bulunan 10 okulda, 14 destek eğitim odası öğretmeni, 12 sınıf öğretmeni ve 8 ailenin gönüllü katılımıyla yürütülmüştür. Araştırma da nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmış, veriler yüz yüze görüşmeler yolu ile toplanmıştır. Araştırmada görüşmelerden elde edilen nitel verilerin analizinde kodlama, temalar ve bunların organize edilmesi aşamalarından oluşan içerik analizi yapılmıştır. Araştırma bulgularına göre; destek eğitim odası öğretmenlerinin görüşlerine bakıldığında, öğretmenlerin yasal düzenlemeler hakkında bilgi sahibi olduğu, öğrencilerinin sınıf içi davranışlarına ilişkin bilgileri öğretmenlerinden öğrendiklerini belirtmişlerdir. Öğretmenlerin destek eğitim odasında yaptığı fiziksel düzenlemeler ile ilgili olarak dikkat dağıtıcı unsurları ortadan kaldırdıkları ve BEP'i uygularken de öğrencilerin devamsız olmasından kaynaklı zorluklar yaşadıklarını belirtmişlerdir. Destek eğitim odası öğretmenleri, öğretimde soru-cevap yöntemini kullandıklarını, materyal olarak ders kitabı ve kaynak kitaplardan yararlandıklarını belirtmişlerdir. Pekiştireç türlerinden daha çok sözel pekiştireci kullandıklarını ve öğretim sonunda bir değerlendirme yapmadıklarını belirtmişlerdir. Öğretmenler idarecilerin planlama, işleyiş ve yer gösterme konularında yardımcı olduklarını, ailelerin ise destek eğitime hiç katkı sunmadıklarını belirtmişlerdir. Sınıf öğretmenlerinin görüşlerine bakıldığında da, yasal düzenlemelere yönelik rehber öğretmen ve idareden bilgi aldıklarını, destek eğitim odasındaki eğitime destek vermek için paralel çalışmalar yürüttüklerini belirtmişlerdir. Sınıf öğretmenleri destek eğitim odasındaki fiziksel düzenlemeleri yetersiz bulduklarını, bu odada hangi yöntem ve teknikle ders yapıldığını bilmediklerini de ifade etmişlerdir. Destek eğitim odasında bilgisayar ve akıllı tahtanın olduğunu, kendi sınıflarında fiziksel bir düzenleme yapmadıklarını belirtmişlerdir. Sınıf öğretmenleri de öğretim esnasında öğrencileri motive etmek için basit sorular yönelttiklerini fakat öğretim sonu değerlendirmesi yapmadıklarını belirtmişlerdir. Sınıf öğretmenleri idarecilerin işleyiş ve planlama konusunda yardımcı olduklarını, ailelerinde destek eğitim odasındaki çalışmaları desteklediklerini belirtmişlerdir. Destek eğitim odası öğretmenleri ve sınıf öğretmenleri, destek eğitim odasında yaşanılan sorunlara yönelik fiziksel ortamın uygun olmadığını, ders saatlerinin yetersiz olduğunu ve ders programının uygun olmadığını belirtmişlerdir. Bu sorunlara yönelik çözüm önerisi olarak, destek eğitim odasının fiziksel açıdan iyileştirilmesi, uygun program ve araç gerecin sağlanması gerektiğini belirtmişlerdir. Aileler ise destek eğitim odasının birebir eğitim veren bir yer olduğunu, öğretmenlerin ellerinden gelenleri yaptıklarını, idarecilerin yardımcı olduklarını ve çocuğun destek eğitim aldıktan sonra daha sosyal olduğunu belirtmişlerdir. Bu çalışmanın sonucunda; öğretmenlerin yasaları bildiği fakat yasalarda belirtildiği işlenişin olmadığı tespit edilmiştir. Destek eğitim odasında görevli olan öğretmenlerin alan bilgisinin yetersiz olduğu, yapılan öğretimlerin uygun öğretim yöntemi ve materyal ile desteklenmediği, öğrencilerin değerlendirilmedikleri görülmüştür. Sınıf öğretmenlerinin ise, kaynaştırma öğrencilerine yeterli uyarlama yapmadıkları, onların ihtiyaçlarına göre öğretim planlamadıkları ve öğrencilerini değerlendirmedikleri görülmüştür. Ailelerin görüşlerinin sonucunda ise verilen destek eğitim hizmetinden memnun oldukları görülmektedir. Anahtar Sözcükler: Kaynaştırma, destek özel eğitim hizmetleri, destek eğitim odası, destek eğitim odası öğretmenleri, sınıf öğretmenleri, aileler

AileDestek eğitim odasıDestek eğitim programları+3
Nimet Semiz
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Etkileşime dayalı erken eğitim programının (edep) gelişimsel yetersizliğe sahip çocuklar ve anneler üzerindeki etkililiği

Özellikle erken çocukluk döneminde çocukların gelişimlerini en çok ev ortamında ebeveynleriyle etkileşimleri sırasında öğrendikleri etkilemektedir (Sheldon, 1986). National Autism Center (Ulusal Otizm Merkezi) 2009 raporunda ebeveyn-çocuk etkileşimine dayalı Etkileşime Dayalı Erken Eğitim Programı'nın (EDEP) ve benzeri programların etkililiğine yönelik sınırlı sayıda araştırmanın yapıldığı belirtilmiştir. Ayrıca, Türkiye`de gelişimsel yetersizliğe sahip çocuklara ve bunların birincil bakıcılarına, özellikle annelerine yönelik bilimsel dayanaklı erken özel eğitim programlarının sınırlı sayıda (örn., Küçük Adımlar, OÇİDEP, PORTAGE) olduğu göz önüne alındığında, yeni programlara gereksinim olduğu gözlenmektedir. Bu gereksinimlerden hareketle, EDEP, gelişimsel yetersizliğe sahip çocukların ve annelerinin etkileşimsel davranışları ve çocukların gelişimi (kişisel-sosyal, dil ve bilişsel becerileri) üzerindeki etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca EDEP`i uygulayan annelerin EDEP`in kullanımı konusundaki görüşleri de belirlenmiştir.Çalışma, Eskişehir Rehberlik ve Araştırma Merkezine tanılama amaçlı gelen ve Kütahya ilinde bir özel eğitim ve rehabilitasyon merkezine devam eden, Down Sendromu (n=6), orta düzeyde zihinsel yetersizliğe (n=4) ve otistik bozukluğa sahip (n=9) 0?6 yaş aralığındaki 19 çocuk ve bu çocukların anneleri ile yürütülmüştür. Araştırmada, öntest-sontest kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Araştırma aynı zamanda nitel ve nicel verilerin kullanıldığı karışık desen (mixed method) özelliklerini de yansıtmaktadır. Çalışmada anne ve çocuklara ilişkin kişisel veriler, bilgi formu ile toplanmıştır. Annelerin çocukları ile etkileşimleri ortalama 15 dakikalık serbest oyun bağlamında video kaydına alındıktan sonra, videolar Ebeveyn Davranışını Değerlendirme Ölçeği Türkçe Versiyonu (EDDÖ-TV) ve Çocuk Davranışını Değerlendirme Ölçeği-Türkçe Versiyonu (ÇDDÖ-TV) ile bağımsız iki gözlemci tarafından analiz edilmiştir. Araştırmada gözlemciler arası güvenirlik ve uygulama güvenirliği verileri toplanmış ve yüksek güvenirlik bulguları elde edilmiştir. Çocukların bilişsel, dil ve sosyal-duygusal gelişim alanlarına ilişkin veriler Denver Gelişimsel Tarama Testi-II (kişisel-sosyal, dil) ve Ankara Gelişim Tarama Envanteri (dil-bilişsel beceriler) ile toplanmıştır. Ayrıca EDEP`i uygulayan annelerin EDEP`in etkileri ve kullanımı konusundaki görüşlerini almak için yarı-yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Çocukların ve annelerin etkileşimsel davranışları ve çocukların gelişimine ilişkin elde edilen sonuçlar SPSS 16.00 ortamında analiz edilmiştir. Nicel verilerin analizinde betimsel istatistik teknikleri ve tekrarlı ölçümlerde MANOVA kullanılırken, annelerle yapılmış görüşmeler betimsel analiz tekniği ile uzman görüşü alınarak analiz edilmiştir.Araştırmanın etkililik bulguları; deney (n=10) ve kontrol (n=9) grubunda yer alan gelişimsel yetersizliğe sahip çocukların ve annelerinin etkileşimsel davranışlarına ve çocukların gelişimlerine ilişkin öntest-sontest sonuçları karşılaştırıldığında, deney grubundaki çocukların ve annelerinin daha fazla ilerleme kaydettiklerini, diğer bir deyişle EDEP`in gelişimsel yetersizliğe sahip küçük çocukların ve annelerinin etkileşimsel davranışlarını arttırmada ve çocukların bilişsel, dil ve sosyal-duygusal gelişim alanlarında) ilerleme kaydetmelerinde etkili olduğunu göstermiştir. EDEP`i uygulayan annelerle yapılan görüşmelerden elde edilen sonuçların, bu sonuçları destekler nitelikte olduğu belirlenmiştir. Anneler EDEP`le birlikte çocuklarıyla olan etkileşimleri sırasında çocuklarıyla nasıl etkileşimde bulunacakları ve ne yapacakları konusunda artık strese girmeden daha rahat ve bilinçli hareket ettiklerini dile getirmişlerdir. Ayrıca, çocuklarının EDEP uygulaması öncesine göre, daha fazla etkileşim başlattıklarını, çocukların takıntılı ve problem davranışlarında azalma meydana geldiğini belirtmişlerdir. Sonuç olarak, bu programın kendi durumunda olan diğer çocuklara ve ailelere de uygulanması yönünde olumlu görüş bildirmişlerdir.

Ahlak gelişimiAhlaki davranışAile içi ilişkiler+7
Özcan Karaaslan
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Okulöncesi kaynaştırma öğrencileriyle normal gelişim gösteren öğrencilerin sosyal beceri ve problem davranışlarının düzeyi ile öğretmenlerin kaynaştırmaya ilişkin görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, M.E.B.'e bağlı anaokulları ve anasınıflarına devam eden özel gereksinimli öğrencilerle normal gelişim gösteren öğrencilerin sosyal beceri ve problem davranışlarını belirlemek ve bu değişkenlerle kaynaştırma sınıfı öğretmenlerinin, kaynaştırmaya ilişkin görüşleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma, anaokulları ve ilköğretim okulları bünyesindeki anasınıflarında görevli toplam 57 okulöncesi eğitim öğretmeni ve bu sınıflarda eğitime devam eden 320 normal gelişim gösteren öğrenci, 64 kaynaştırma öğrencisiyle yürütülmüştür.Bu araştırma, ilişkisel tarama modelinde betimsel ve bağıntısal bir çalışmadır. Araştırmada okulöncesi eğitim alan özel gereksinimli çocuklar ve normal gelişim gösteren çocukların sosyal beceri ve problem davranışlarını ölçmek amacıyla, Merrell (1994) tarafından geliştirilen ve Poyraz-Tüy (1999), tarafından Türkçe' ye uyarlanarak geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmış olan ?Okulöncesi ve Anasınıfı Davranış Ölçekleri (OÖDÖ)? kullanılmıştır. Okulöncesi eğitim öğretmenlerinin kaynaştırmaya ilişkin görüşlerini ölçmek için de Antonak ve Larrivee (1995) tarafından geliştirilen Kırcaali-İftar (1997), tarafından Türkçe' ye uyarlanarak geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmış olan ?Kaynaştırmaya İlişkin Görüşler Ölçeği? kullanılmıştır.Araştırma sonuçları, özel gereksinimli öğrencilerle normal gelişim gösteren öğrencilerin sosyal beceri ve problem davranışları arasında anlamlı derecede fark olduğunu, kaynaştırma sınıfı öğretmenlerinin kaynaştırmaya ilişkin görüşlerinin olumsuz yönde olduğunu göstermiştir. Ayrıca kaynaştırma sınıf öğretmenlerinin kaynaştırmaya ilişkin olumsuz görüşe sahip olmalarında öğrencilerin dışşallatırılmış problem davranışlarının etkili olduğu belirlenmiştir.

BeceriBeceri performansıKaynaştırma eğitimi+7
Meral Orhan
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Ayrık denemelerle öğretimin çevrimiçi sunulan aile eğitim programıyla kazanımının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, çevrimiçi sunulan aile eğitim programının, Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan çocuğa sahip annelere, "Ayrık Denemelerle Öğretim (ADÖ)" yöntemini uygulayabilme becerisini kazandırmadaki etkililiğini belirlemektir. Ayrıca annelerin öğretimiyle çocuklarının hedeflenen temel taklit becerilerini kazanıp kazanmadıklarını belirlemektir. Araştırma, OSB tanısı almış olan üç çocuk ve anneleriyle yürütülmüştür. Araştırmada tek denekli araştırma modellerinden "yoklama evreli denekler arası çoklu yoklama modeli" kullanılmıştır. Araştırma kapsamında annelerin ADÖ yöntemini uygulayabilmesi amacıyla çevrimiçi sunulan bir aile eğitim programı geliştirilmiştir. Bu eğitim programı, öğretim ve koçluk oturumlarını içeren iki bölümden oluşturulmuştur. Araştırmanın tüm oturumları çevrimiçi ortamda, yüz yüze eğitime olanak sağlayan Skype programı aracılığıyla yürütülmüştür. Araştırmanın bağımsız değişkeni, çevrimiçi sunulan aile eğitim programıdır. Araştırmanın bağımlı değişkenleri ise, annelerin ADÖ basamaklarını izleyerek çocuklarına taklit becerilerini öğretmesi ve çocukların temel taklit becerilerini sergileme sıklıklarıdır. Araştırmada uygulanan programın etkililiğine ilişkin elde edilen verilerin analiz edilmesinde görsel analiz ve örtüşmeyen veri analizinden yararlanılmıştır. Araştırma bulguları, çevrimiçi ve birebir olarak yürütülen çevrimiçi sunulan aile eğitim programının, annelerin OSB olan çocuklarına temel taklit becerilerini öğretebilmeleri amacıyla, ADÖ yöntemini uygulama becerilerini kazanmaları üzerinde etkili olduğunu, farklı davranışlara genelleyebildiklerini ve programın tamamlanmasının ardından kazandıkları ADÖ yöntemini uygulama becerilerini sürdürebildiklerini göstermiştir. Bunun yanı sıra anneler aracılığıyla uygulanan ADÖ yöntemi ile OSB olan çocuklarının temel taklit becerilerini sergileyebildikleri ve program sonrasında yine anneler aracılığıyla sunulan yeni taklit becerilerini edinmeye devam ettikleri ortaya konmuştur. Çevrimiçi sunulan aile eğitim programının sosyal geçerlik verilerinin elde edilebilmesi amacıyla annelerle gerçekleştirilen görüşmeler sonrasında, annelerin programa ilişkin olumlu görüş bildirdikleri görülmüştür.

Aile eğitimiAna-çocuk etkileşimiAyrık eğitim+6
Mine Kizir
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokullarda çalışan sınıf öğretmenlerinin ve rehber öğretmenlerin bireyselleştirilmiş eğitim programı geliştirme birimine ilişkin görüşleri

Bu araştırmada ilkokullarda çalışan sınıf öğretmenlerinin ve rehber öğretmenlerin bireyselleştirilmiş eğitim programı geliştirme birimine ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini amaçlı örnekleme yöntemi ile seçilen 2015-2016 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Maltepe ilçesi milli eğitim müdürlüğüne bağlı ilkokullarda çalışan 5sınıf öğretmeni ve 5 rehber öğretmen oluşturmuştur. Öğretmenlerin görüşlerini belirlemek amacıyla 11 soru sorulmuştur. Araştırmanın verileri niteliksel veri toplama yönteminden yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılarak toplanmıştır. Görüşme formunda yer alan sorular hazırlanırken alanda uzman iki kişinin görüşü alınmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre; öğretmenlerin bireyselleştirilmiş eğitim programlarının (BEP) yararlı olduğunu düşündükleri görülmüştür. Bireyselleştirilmiş eğitim programı geliştirme birim (BEPGB) başkanının toplantılara katılmadığı dolayısıyla birimdeki diğer üyelerin toplantıları kendileri gerçekleştirdikleri görülmüştür. Okul idarecilerinin yani BEPGB başkanlarının materyal anlamında öğretmenlere destek verdikleri görüşmüştür. BEPGB başkanının BEP'larının hazırlanmasında öğretmenlere her türlü imkan ve olanakları sağladıkları görülmüştür. Yine BEPGB başkanının, BEP'larının uygulanmasında bazı okullarda öğretmenlere yardımcı olmadığı, bazı okullarda ise yardımcı olduğu görülmüştür. BEP'larının izlenmesi ve değerlendirilmesinde BEPGB başkanının yardımcı olduğu bazı okullarda ise öğretmenlere yardımcı olmadığı görülmüştür. Ayrıca merkezde olan fiziki şartları iyi olan ve veli profili açısından sosyoekonomik düzeyi iyi olan okulların BEPGB başkanının, görevlerini daha iyi yaptığı görülmüştür. Rehber öğretmenlerin BEP'larının uygulanmasında sınıf öğretmenlerine gereken yardımı yaptıkları görülmüştür. Sınıf öğretmenlerinin BEP'larını değerlendirme yöntem ve kriterlerine uygun olarak değil de kanaat değerlendirilmesi şeklinde yaptıkları görülmüştür. Sınıf öğretmenlerinin BEP'larının raporlaştırılması aşamasında da rehber öğretmenlerden yardım aldıkları görülmüştür. Gezerek özel eğitim görevi yapan öğretmenden yasal olarak bahsedilmekte ama uygulamada olmadığı görülmektedir. Özel eğitim değerlendirme kurulu üyesinin de gezerek özel eğitim görevi yapan öğretmen gibi yasal olarak var olduğu ancak uygulamada olamdığı görülmüştür. Velilerin öğrencilerin BEP'larının geliştirilmesi sürecinde kendilerinin ve çocuklarının ihtiyaçlarını belirtebildikleri görülmüştür. Velilerin BEP'teki kazanımları desteklemek için okul içi ve dışı etkinliklere katıldıkları görülmüştür. Öğrencilerin BEP'inde yer almasını istedikleri kazanımları belirtebilecek düzeyde olmadıkları görülmüştür. Öğrencilerin BEP'inde yer almasını istedikleri kazanımları edinmek için üzerine düşen sorumlulukları yerine götürdükleri görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Bireyselleştirilmiş Eğitin Programı, Sınıf Öğretmenleri ve Rehber Öğretmenler, Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı Geliştirme Birimi

Bireyselleştirilmiş öğretim yöntemiEğitim programlarıProgram geliştirme+4
Nagihan Kuru Habiboğlu
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Zihin yetersizliği tanılı çocuğa sahip ailelerin bakış açısından uzmanların aileler ile etkileşimlerinin değerlendirilmesi

Bu araştırma ile büyük şehir belediyesi statüsünde olan bir ilin bir rehberlik ve araştırma merkezinde zihin yetersizliği tanısı almış çocuğa sahip ailelerin bakış açısından tanılama sürecinde uzmanların ailelerle olan etkileşimlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır Araştırma kümesi, 2009-2010 öğretim yılında zihin yetersizliği tanısı almış 40 çocuğun aile üyelerinden oluşmaktadır. Araştırmada amaç bölümünde yer alan soruları yanıtlayabilmek için Ailelerin Bakış Açısından Uzman-Aile Etkileşimleri Anketi geliştirilmiştir. Anket üç bölümden oluşmaktadır. Anketin üçüncü bölümünde ailelerin görüşlerini alabilmek için derecelendirme yoluyla yanıtlanacak sorular yer almaktadır.Araştırmada elde edilen bulgulara göre, aile üyelerinin uzmanların tutum ve davranış örneklerine ilişkin yaptıkları derecelendirmeler ?orta? ve ?çok? düzeylerinde olumlu görüşlerde yoğunlaşmaktadır. Aile üyeleri yalnızca ?alçak gönüllüydü? davranış örneğinde daha düşük bir derecelendirmede bulunmuşlardır. Benzer bir biçimde aile üyeleri uzmanların iletişim davranışlarına ilişkin davranış örneklerini ?orta? ve üzerinde derecelendirmektedir. Davranış örnekleri içerisinde en düşük derecelendirmeler ?yeterince zaman ayırdı? davranış örneği için yapılmıştır. RAM'larda çalışan uzmanların görev yükleri ve aile üyelerinin eğitim düzeyleri dikkate alındığında ortaya çıkan bu genel tablo olumlu olarak nitelendirilebilir.

AileAile desteğiAile içi ilişkiler+7
Gönül Dikili
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

İşitime engelli gençlere uygulanan sözcük dağarcığı geliştime stratejilerinin incelenmesi

Bu araştırmanın genel amacı, işitme engelli üniversite öğrencilerinin mesleki eğitimlerindeki sözcük dağarcıklarının gelişimi için kullanılan stratejilerin incelenmesidir. Araştırmanın katılımcıları Anadolu Üniversitesi Engelliler Entegre Yüksekokulu, Grafik Bölümü birinci sınıfına devam eden on işitme engelli üniversite öğrencisi, araştırmacı, meslek dersinden sorumlu öğretim elemanı ve tez danışmanlarıdır.Araştırma `Hazırlık Süreci', `Uygulama Süreci' ve `Zenginleştirme Çalışması' olmak üzere üç süreçte gerçekleştirilmiştir. Hazırlık ve uygulama süreci örgün eğitim, zenginleştirme çalışmasında ise internet üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri videoteyp kayıtları, geçerlik komitesi ses kayıtları ve toplantı tutanakları, ders planları ve yansıtmalı değerlendirmeler, öğrenci ürünlerinden ve sözcük dağarcığı düzeylerini belirleme amaçlı test sonuçlarından oluşmaktadır. Döngüsel olarak toplanan veriler araştırma sürecinde ve sonunda çeşitli analiz teknikleri ile analiz edilmiştir. Veriler tez izleme komitesi tarafından düzenli olarak incelenmiştir.Disiplinlerarası modellerden Paralel Disiplinler Modeli ile gerçekleştirilen eğitim sırasında, işitme engelli öğrencilerin mesleki sözcük dağarcıklarının geliştirilmesine yönelik bir model oluşagelmiştir. Doğrudan ve dolaylı sözcük dağarcığı geliştirme stratejileri, etkili sözcük dağarcığı geliştirmenin temelini oluşturan; yeni öğrenilen sözcüklerin önceki bilgilerle bütünleştirilmesi, sözcüğün anlamlı bağlamlarda yeterli sayıda tekrar edilmesi ve öğrenilen sözcüklerin anlamlı bir şekilde kullanılmasına ortam sağlama özellikleri ile uygulanmıştır.Araştırma bulguları işitme engelli üniversite öğrencilerinin, mesleki sözcüklerin öğretilmesinde meslek ve dil derslerinin birlikte yürütüldüğü disiplinlerarası modelden yarar sağladıklarını göstermektedir. Araştırmada işitme engelli öğrencilerin sözcük dağarcıklarını geliştirmek için soru sorma, boşluk doldurma ve metnin içeriğinden sözcüğün anlamını tahmin etme dolaylı sözcük dağarcığı geliştirme stratejileri kullanılmıştır. Aynı amaçla tanımlama yapma, sözcüğün eş anlamlısını verme, sözcük dağarcığı stratejilerinin doğrudan öğretimi ve grafik düzenleyiciler kullanma doğrudan sözcük dağarcığı geliştirme stratejileri kullanılmıştır. Tanımlama yapma ve soru sorma en fazla kullanılan sözcük dağarcığı geliştirme stratejileri olmuştur. Dersler sırasında doğrudan ve dolaylı sözcük dağarcığı geliştirme stratejileri birlikte uygulanmış ve öğrencilerin mesleki sözcükleri öğrenmelerine yarar sağladığı belirlenmiştir. Araştırmada işitme engelli öğrencilerin örgün eğitimden internet üzerinde gerçekleştirilen eğitime göre daha fazla yarar sağladığı belirlenmiştir.

Meslek dersleriMeslek eğitimiSöz varlığı+3
Güzin Karasu
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Zihin yetersizliği olan öğrencilere acil durum numaralarının öğretiminde artan bekleme süreli öğretimin etkililiği

Bu araştırmanın amacı, zihin yetersizliği olan çocuklara acil durum numaralarının öğretiminde artan bekleme süreli öğretimin etkililiğini sınamaktır. Araştırmada zihin yetersizliği olan yaşları 12-15 arasında değişen 3 katılımcı yer almıştır. Araştırmada tek denekli araştırma yöntemlerinden, denekler arası yoklama evreli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkeni, katılımcıların acil durum numaralarının sunulduğu 3 resimli kart arasından adı söylenen acil durum numarasını gösterip, numarayı söyleme becerisindeki doğruluk düzeyi olarak belirlenmiştir. Araştırmanın bağımsız değişkeni ise artan bekleme süreli öğretim yöntemidir. Araştırma sonunda zihin yetersizliği olan öğrencilere acil durum numaralarının kazandırılmasında artan bekleme süreli öğretim kullanılması ile ilgili öğretmen görüşleri de incelenmiştir. Araştırmanın bulguları artan bekleme süreli öğretimin, 3 resimli kart arasından adı söylenen acil durum numarasını gösterip, numarayı söyleme becerisinde etkili olduğunu, deneklerin öğrendikleri becerileri uygulama bittikten 1, 3 ve 4 hafta sonra koruduklarını göstermiştir. Ayrıca araştırmanın katılımcıları edinimi gerçekleşen becerileri farklı ortam ve durumlara genellemeyebilmişlerdir. Araştırmanın sosyal geçerlik bulguları ise deneklerin öğretmenlerinin acil durum numaralarının artan bekleme süreli öğretim ile öğretilmesine ilişkin görüşlerinin olumlu olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: zihin yetersizliği, artan bekleme süreli öğretim yöntemi, acil durum numaraları

Acil telefon numaralarıArtan bekleme süreli öğretim yöntemiTelefon+5
Özlem Öncü
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İşitme engelli çocukların öğretmenlerinin işitme engelli çocukların okuma yazma öğrenmelerine ilişkin görüş ve önerileri

Bu araştırmanın amacı, Türkiye'de işitme engelli çocukların devam ettiği ilköğretim okulları ve özel eğitim kurumlarındaki öğretmenlerin işitme engelli öğrencilerin okuma-yazma öğrenmeleri hakkındaki görüşleri ve önerilerinin belirlenmesidir.

Engelli kişilerEngelli çocuklarOkuma+8
Eren Sarıkaya
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Etkinlik çizelgeleri ve replikli öğretim yoluyla otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara sözel iletişim başlatma becerisi kazandırma

Bu araştırma Otizm Spektrum Bozukluğu olan öğrencilere etkinlik çizelgeleri ve replikli öğretim yoluyla etkinlikler hakkında sözel iletişim başlatma becerisini kazandırmada etkili olup olmadığının belirlenmesi amacı ile planlanmıştır. Araştırmanın amacına ulaşabilmek için katılımcılar arası yoklama denemeli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırma; Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir okulda eğitim görmekte olan ve otizm spektrum bozukluğu tanısı almış 8-10 yaş aralığında, 3 erkek öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmanın bağımlı değişkenlerini, sözel iletişim başlatma becerisini öğrenme düzeyleri ve etkinlik çizelgesi takibi oluşturmaktadır. Yapılan araştırmanın bağımsız değişkenlerini sözel iletişim başlatma becerisi için replikli öğretim; etkinlik çizelgesi takip etme becerisi için, ipucunu sunma ve ipucunu geri çekme yöntemi oluşturmaktadır. Etkinlikler hakkında sözel iletişim başlatma becerisini kazandırılmasında etkinlik çizelgeleri ve replikli öğretim ile yapılan öğretimin etkililiğini değerlendirmek için; öğretim, izleme ve genelleme oturumları düzenlenmiştir Araştırmada gözlemciler arası güvenirlik verisi ve uygulama güvenirliği verisi toplanmıştır. Araştırma bulguları, katılımcıların replikli öğretim ve etkinlik çizelgesi ile yapılan öğretimin etkinlikler hakkında sözel iletişim başlatma ve çizelge takip etme becerisi işlemini ölçütü karşılar düzeyde öğrendiklerini; öğrendikleri bu beceriyi öğretim oturumları/uygulamaları bittikten bir, iki hafta sonra da koruduklarını ve öğrendikleri beceriyi farklı araç-gereçlerle genelleyebildiklerini göstermiştir. Sosyal geçerlik verilerinde anne ve babaların çocuklarına verilen eğitimlerden memnun oldukları, çocuklarına pozitif yönde katkı sağladığını belirtmişlerdir. Anahtar Sözcükler: Otizm Spektrum Bozukluğu, Sözel İletişim Başlatma, Replikli Öğretim, Etkinlik Çizelgesi

Etkinlik çizelgesiOtizm spektrum bozukluğuReplik+5
İsmail Gülşen
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı yetersizlik türlerinden etkilenen çocuk ve gençlerin duygu ve davranış bozukluklarının belirlenerek değerlendirilmesi

Bu araştırmada farklı yetersizlik türlerinden etkilenen çocuk ve gençlerin duygu ve davranış bozukluklarının belirlenerek karşılıklı olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Hafif düzey zihinsel yetersizliği olan 295, orta ve ağır düzey zihinsel yetersizliği olan 291, otizm spektrum bozukluğu olan 293, işitme yetersizliği olan 282, görme yetersizliği olan 278 olmak üzere toplam 1439 çocuk ve gencin 501 öğretmeninin oluşturduğu katılımcılarla gerçekleşitirilen araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden betimsel ve nedensel karşılaştırma araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmanın verileri 6-18 Yaş Çocuk ve Gençler İçin Öğretmen Bilgi Formu (Teacher's Report Form – TRF ) ile toplanmış ve SPSS 23.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Etkilenilen yetersizlik türü ile duygu ve davranış bozuklukları arasında anlamlı farklılık bulunmuş; TRF ölçeğinden en yüksek puanı otizm spektrum bozukluğu olanlar, en düşük puanı ise görme yetersizliği olanlar almıştır. Ayrıca ölçekten erkeklerin kızlara göre ve çoklu yetersizliği olanların olmayanlara göre daha yüksek puan aldığı bulunmuştur. Bununla birlikte eğitim kademesiyle birlikte TRF ölçeğinden alınan puanların arttığı belirlenmiştir. Öğretmen özelliklerine göre TRF ölçeğinden alınan puanlar değerlendirildiğinde ise sınıf öğretmenlerinin öğrencilerine ilişkin daha yüksek puanlar bildirdiği, öğretmenlerin cinsiyeti ve mesleki deneyimleri ile anlamlı farklılık olmadığı belirlenmiştir. Araştırmanın sonucunda çocuk ve gençlerin etkilendikleri yetersizlik türüne göre sergiledikleri duygu ve davranış bozukluklarının farklılaşabildiği görülmüştür.

Davranış bozukluklarıGençlerGörme engelliler+6
Mahir Uğurlu
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim uygulama okullarında okutulan ders kitaplarının öğretmenler tarafından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; Özel Eğitim Uygulama Okullarında okutulan ders kitaplarını görsel düzen-tasarım, içerik, dil anlatım ve ölçme değerlendirme kriterleri açısından öğretmenler görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesidir. Araştırmaya Batı Karadeniz bölgesinde bulunan Bolu, Düzce ve Bartın illerinden 129 öğretmen katılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan betimsel model kullanılmıştır. Öğretmen görüşleri araştırmacı tarafından hazırlanan 4 ana başlık ve başlıkların altında bulunan 74 soruluk anket yardımı ile alınmıştır. Verilerin analizi SPSS 25 istatistik paket programı kullanılarak yapılmıştır. Bu çalışmada öncelikle tüm öğretmenlerin dört kriter hakkındaki görüşleri, daha sonra öğretmenlerin bu dört kriter hakkındaki kıdem ve mezuniyetlerine göre görüşleri incelenmiştir. Araştırma bulgularına bakıldığında; öğretmenlerin Özel Eğitim Uygulama Okullarında okutulan ders kitaplarını görsel düzen-tasarım, içerik ve dil anlatım yönünden yeterli buldukları; fakat ölçme değerlendirme konusunda yetersiz buldukları görülmektedir. Ayrıca mesleki kıdem yılı açısından öğretmenlerin görsel düzen-tasarım ve dil anlatım kriterlerine göre görüşlerinin farklılaşmadığı, fakat içerik ile ilgili olarak 1-10 yıl kıdeme sahip öğretmenler olumsuz görüş belirtirken 11 yıl ve üzeri kıdeme sahip öğretmenlerin olumlu görüş belirttikleri ve ölçme değerlendirme kriteri ile ilgili olarak 1-10 yıl kıdeme sahip öğretmenler olumlu görüş belirtirken 11 yıl ve üzeri kıdeme sahip öğretmenlerin olumsuz görüş belirttikleri görülmüştür. Öğretmenlerin mezuniyet bölümlerine göre görüşleri incelendiğinde; görsel düzen-tasarım, dil anlatım ve ölçme değerlendirme kriterlerinde farklılık olmadığı, görsel düzen-tasarım ve dil anlatım ile ilgili öğretmenlerin olumlu görüş belirttikleri, ölçme değerlendirme ile ilgili olumsuz görüş belirttikleri görülmüştür. Fakat içerik kriterinde öğretmenlerin mezuniyet bölümlerine göre görüş farklılıkları olduğu görülmüştür. Özel eğitim mezunu öğretmenler içerik hakkındaki sorulara yarı yarıya olumlu ve olumsuz cevap verirken sınıf öğretmenliği ve diğer branş mezunu öğretmenlerin içerik hakkındaki sorulara olumlu cevap verdikleri görülmüştür. Buradan hareketle ders kitaplarında genel bir revizyona gidilmesi, öğrencilerin gelişim düzeyleri ve bireysel farklılıklarının daha çok dikkate alınması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Ders kitaplarıKitaplarÖzel eğitim+3
Emine Öz Nişli
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Gelişimsel yetersizlik gösteren çocuklara okul öncesi dönem akademik becerilerin öğretiminde küçük grup öğretim düzenlemesiyle sunulan sabit bekleme süreli öğretimin etkililiği

Bu çalışmanın amacı; gelişimsel yetersizlik gösteren çocuklara, küçük grup öğretim düzenlemesiyle sunulan sabit bekleme süreli öğretimin okul öncesi dönem akademik becerilerin öğrenilmesi üzerindeki etkililiğini araştırmaktır. Bu amacın yanı sıra, sabit bekleme süreli öğretimin kullanıldığı küçük grup öğretim düzenlemesiyle gözleyerek öğrenmenin ne düzeyde gerçekleştiği incelenmiştir.Çalışma dört-altı yaş aralığında, dört gelişimsel yetersizlik gösteren çocukla gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada, tek denekli araştırma modellerinden davranışlar arası yoklama evreli çoklu yoklama modeli kullanılmış ve dört denekle tekrar edilmiştir. Çalışmanın bağımlı değişkeni, her çocuğa öğretilen farklı uyaranlarla farklı okul öncesi dönem akademik becerilerdir. Bağımsız değişkeni ise, küçük grup öğretim düzenlemesi ile sunulan sabit bekleme süreli öğretimdir. Çalışma; başlama düzeyi, öğretim, toplu yoklama, izleme ve genelleme oturumlarından meydana gelmiştir. Çalışmanın öğretim oturumları, tüm çocukların bir arada olduğu ortamda gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, gözlemciler arası güvenirliğe ve uygulama güvenirliğine ilişkin veri toplanmıştır.Çalışmanın sonucunda, küçük grup öğretim düzenlemesi içinde sabit bekleme süreli öğretimin, gelişimsel yetersizlik gösteren çocuklara, farklı uyaranlarla farklı okul öncesi dönem akademik becerilerin öğretiminde etkili olduğu görülmüştür. Çalışmada çocukların öğretim tamamlandıktan sonra bir, üç ve dört hafta sonra becerilerin kalıcılığını koruduklarını, öğrendikleri becerileri farklı ortam, farklı kişi ve farklı araç-gereçler arasında genelleyebildikleri görülmüştür. Çalışmada çocukların, gözleyerek öğrenme ile becerileri yüksek doğruluk düzeyinde edindikleri görülmüştür. Ayrıca gelişimsel yetersizlik gösteren çocukların, normal gelişim gösteren akranlarına kıyasla performanslarını değerlendirmek üzere sosyal karşılaştırma yoklama oturumları düzenlenmiştir. Bu oturumlarda akranların, öğretilen okul öncesi dönem akademik becerilere ilişkin performanslarının % 100 doğruluk düzeyinde olduğu görülmüştür. Çalışmanın sonunda gelişimsel yetersizlik gösteren çocukların da akranları ile aynı düzeyde performans sergiledikleri görülmüştür.

Akademik benlikBeceriBeceri kazandırma+7
Özgül Aldemir
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Otizmli çocuklara rol oyun becerilerinin öğretiminde akran ve yetişkin modelin kullanıldığı video modelin etkililiği ve verimliliği

Bu araştırmada, otizmli çocuklara rol oyun becerilerinin öğretiminde akran ve yetişkin modelin kullanıldığı video modelle öğretim uygulamalarının sunulmasının etkililiğinin ve verimliliğinin farklılaşıp farklılaşmadığı ve araştırmaya katılan deneklerin anne ve babalarının çalışma hakkındaki görüşleri incelenmiştir.Araştırma, otizm tanısı olan 5-6 yaş aralığında ikisi erkek biri kız olmak üzere toplam üç denek ile yürütülmüştür. Araştırmada tek denekli araştırma modellerinden uyarlamalı dönüşümlü uygulamalar modeli kullanılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkenleri çorba pişirme oyunu ve ilkyardım oyunu becerileridir. Araştırmanın bağımsız değişkenleri ise akran ve yetişkin modelin kullanıldığı video modelle öğretimdir.Araştırmanın etkililik bulguları otizmli üç deneğin de hedef becerileri her iki öğretim uygulaması ile ölçütü karşılar düzeyde öğrendiklerini göstermiştir. Ayrıca, araştırma sonunda bu becerileri kazanan deneklerin çalışma bittikten sonra da bu becerilerin kalıcılığını devam ettirdikleri ve farklı ortam, kişi ve araç-gereçlere genelleyebildikleri görülmüştür. Her iki öğretim uygulamasında kalıcılık ve genelleme açısından ise anlamlı bir fark görülmemiştir.Her iki öğretim uygulaması verimlilik açısından karşılaştırıldığında ise, deneklerden ikisinde, akran ve yetişkin modelin kullanıldığı video modelle öğretiminin hedeflenen becerilerde ölçüt karşılanıncaya değin gerçekleşen oturum sayısı açısından eşit derecede verimli olduğu görülürken bir diğer denekte ise bir oturum farkla akran modelle öğretimin yetişkin modelle öğretime kıyasla daha verimli olduğu görülmüştür. Verimlilik bulguları, hata sayısı ve yüzdesi açısından incelendiğinde, deneklerden üçünde de akran model ve yetişkin modelle öğretimin eşit derecede verimli olduğu görülmüştür. Araştırma bulguları verimlilik değişkeninin bir başka boyutu olan ölçüt karşılanıncaya değin gerçekleşen toplam süre açısından incelendiğinde ise deneklerden ikisinde akran modelle öğretimin daha verimli olduğu görülürken diğer denekte ise, yetişkin modelle öğretimin akran modelle öğretime kıyasla daha verimli olduğu görülmüştür.Ayrıca araştırmanın sosyal geçerlik bulguları araştırmaya katılan deneklerin anne ve babalarının, her iki öğretim uygulamasıyla öğretim sunulmasına ilişkin olumlu görüşler ifade ettiklerini göstermiştir.Anahtar kelimeler: Video modelle öğretim, akran model ve yetişkin model, otizm, rol oyun.

Akran aracılı öğretim yöntemiEngelli çocuklarOtistik bozukluklar+5
Sunagül Sani Bozkurt
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2011
00