
9
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
BIST-100'de yer alan işletmelerin kurumsal yönetim ilkelerine uyumlarının tespitine yönelik bir araştırma
Dünyada teknolojik alandaki yenilikler ekonomik, politik, siyasal ve sosyal çevreleri etkilemiş, yeni ekonomik alanlar oluşturmuş ve bu oluşuma paralel olarak işletmelerin yönetim ve organizasyonlarında ucu açık değişim dalgaları yaratmıştır. Gittikçe büyüyen değişim dalgaları karşısında işletmelerin öncelikle varlıklarını koruyabilmeleri ve sonrasında ilerleyebilmeleri her geçen gün daha da zorlaşmış, şeffaflık, hesap verilebilirlik, adillik/eşitlik, sorumluluk temelinde bir kurumsal yönetimin önemi daha da artmıştır. Bu bağlamda; Borsa İstanbul'da işlem gören şirketlerin dünyadaki değişime uyum sağlayabilmelerinde ve varlıklarını sürdürebilmelerinde kurumsal yönetim ilkelerine ne ölçüde uyduklarını tespit etmek maksadıyla yaptığım araştırmada 2020 itibarı ile BIST-100'de yer alan şirketlerin KAP'na beyan ettikleri verilerinden yararlanılmıştır. Araştırma; şirketlerin kurumsal yönetim ilkelerine belli oranlarda uymakla birlikte azlık hakları, internet sitelerinin dünyaya hitap eden dillerde hizmet sunması, şirket çalışanlarının ve menfaat sahiplerinin yönetime katılımı, bağımsız yönetim kurulu üyelerinin komitelere katılımı, komitelerin etkinliği, yönetim kurulunun performans değerlendirmesi, kadın üye oranı, yönetim kurulu üyelerine ve idari yöneticilere verilen ücretler ile sağlanan diğer tüm menfaatlerin kişi bazında açıklanması hususlarında daha fazla çaba sarf etmeleri gerektiğini göstermiştir.
İşletmelerde liderlik tarzının örgütsel performans algısı üzerindeki etkisi: Azerbaycan telekomünikasyon sektöründe bir araştırma
Liderlik tarzının örgütsel performans algısı üzerindeki etkisi birçok araştırmacılar tarafından incelenmiştir. Modern yönetimde, liderlik tarzının önemine dair bir farkındalık, çalışanları etkileme olasılıklarının anlaşılması büyük pratik önem taşımaktadır. Bu, liderlik tarzı fenomenini incelemenin önemini açıklamaktadır. Liderlik basitçe "insanları etkileme sanatıdır, böylece çalışanlar hedeflere ulaşmak için isteyerek çaba sarf ederler". Liderlik, bir organizasyonda coşkulu bir atmosfer ve kültür yaratmada çok önemli bir rol oynar. Bu çalışmanın amacı, liderlik tarzının Azerbaycan'daki telekomünikasyon şirketlerindeki örgütsel performans algısına etkisini incelemektir. Çalışmanın en önemli amacı liderlik tarzı, örgütsel performans algısı kavramlarını ortaya koymak ve liderlik tarzlarının örgütsel performans algısına etkisini ortaya çıkarmaktadır. Bu çalışmanın evrenini Azerbaycan'da faaliyet gösteren telekomünikasyon şirketleri oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemi ise Azerbaycan`da bulunan Azercell, Bakcell ve Nar şirketleridir. Genel olarak bu şirketlerde çalışanlara yönelik anket çalışması yapılmıştır. Liderlik tarzlarına yönelik sorular Clark'ın "Liderlik tarzı ölçeği"nden yola çıkarak Türkçeye çevrilmiş ve katılımcılara sunulmuştur. Ankete dahil olan sorular katılımcının demografik özellikleri ve yöneticilerin liderlik tarzlarına yönelik yargıların bulunduğu iki kısımdan ve toplam olarak 34 sorudan oluşmaktadır. Örgütsel performans algısına yönelik sorular ise Ulusal Bilim Vakfı tarafından 1991 yılında kurulmuş Ulusal Kuruluşlar Anketinin Genel Sosyal Anket modülünden yaralanarak tasarlanmışdır ve toplam olarak 11 sorudan oluşmaktadır.
Duygusal zeka ile işe adanmışlık arasındaki ilişki: Kuşaklar bağlamında bankacılık sektöründe bir çalışma
Duygusal zeka, 30 yıldır üzerinde çalışılan ve içinde insanın olduğu her alanda güçlü etkisinin kanıtlandığı bir kavramdır. İşe adanmışlık ise pozitif psikoloji akımının etkisiyle 1990'lı yıllarda ortaya atılmış, işgücü üzerindeki muazzam tesiriyle dikkat çeken çok boyutlu bir kavramdır. Araştırmamızın amacı, duygusal zeka kavramının işe adanmışlık üzerindeki etkisini incelemek ve her iki kavramı günümüzde iş hayatında söz sahibi olan X ve Y kuşakları bağlamında değerlendirmektir. Araştırmamızın örneklemini, Türkiye'de faaliyet gösteren bir bankanın İstanbul ilinde genel müdürlük ve şubelerinde çalışan 357 beyaz yakalı personel oluşturmaktadır. Çalışanların duygusal zeka düzeylerini ve alt boyutlarını ölçmek için Schutte ve arkadaşları tarafından 1998 yılında geliştirilen Schutte Duygusal Zeka Ölçeği, işe adanmışlık düzeylerini ve alt boyutlarını ölçmek için Schaufeli ve arkadaşları tarafından 2002 yılında geliştirilen Utrecht İşe Adanmışlık Ölçeği'nin (UWES) 9 sorudan oluşan kısa formu (UWES-9) kullanılmıştır. Ayrıca çalışanların demografik özelliklerini ölçmek ve duygusal zeka ile işe adanmışlık kavramları bağlamında araştırmak için cinsiyet, yaş, çalışılan birim, bankacılıkta çalışılan süre, medeni durum soruları da anket içerisinde yer almıştır. Araştırma verilerinin analiz edilmesinde "IBM SPSS 20" paket programı kullanılmıştır. Verileri analiz ederken, programdan, Kaiser-Mayer-Olkin Testi, Bartlett Testi, Doğrulayıcı Faktör Analizi, Frekans Dağılım Analizi, Güvenilirlik Analizi, Kolmogorov-Smirnov Analizi, Spearman Korelasyon Analizi, Kruskall Wallis H Testi, Mann Whitney-U Testi, Dunn's Testi ve Çoklu Regresyon Analizi konularında yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda, duygusal zeka ve işe adanmışlığın kuşaklar, medeni durum ve sektörde çalışılan süre açısından anlamlı farklıklar gösterdiği ancak cinsiyet ve çalışılan birim açısından anlamlı bir fark göstermediği tespit edilmiştir. Ayrıca duygusal zeka ve işe adanmışlık alt boyutları arasında anlamlı düzeyde ilişkiler bulunmuştur. Çoklu regresyon analizi ile duygusal zekanın işe adanmışlık alt boyutları üzerindeki etkisi incelenmiş ve anlamlı sonuçlara ulaşılmıştır.
Stratejik rekabet üstünlüğü sağlama aracı olarak inovasyon stratejileri: Kişisel bakım sektörü işletmelerine yönelik bir araştırma
Günümüz teknolojisi, pazar şartları, değişen müşteri beklentileri ve rekabet koşullarında işletmelerin rakiplerinden farklılaşmak ve rekabet üstünlüğünü sağlamak için inovasyon kullanılan önemli araçlardandır. Çalışmamızda kişisel bakım sektöründe inovasyonun rekabet üstünlüğüne etkisi incelenmiştir. Çalışmada kişisel bakım sektöründe faaliyet gösteren ve İstanbul Ticaret Odasına kayıtlı 276 işletmenin 175'ine ulaşılarak 293 yönetici pozisyonundaki çalışana anket uygulanmıştır. Elde edilen veriler doğrultusunda rekabette üstünlüğün işletmenin inovasyon stratejisine göre farklılık gösterip göstermediğini tespit etmek amacıyla one way anova testi uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda çalışmanın temel hipotezi olan rekabette üstünlük işletmenin inovasyon stratejisine göre farklılık göstermektedir hipotezi kabul edilmiştir.
KOBİ'lere yönelik performans değerlendirme aracı geliştirilmesi: KOBİGEN
Tüm işletmeler gibi KOBİ'ler de stratejilerini belirleyip, geleceğe yönelik kararlarını alabilmek için sürekli olarak performanslarını ölçmek zorundadırlar. Bununla birlikte, KOBİ'lerin performansını ölçmeye yönelik özel olarak geliştirilmiş bir ölçüm aracının bulunmadığı, bunun yerine ya büyük işletmeler için hazırlanmış ve KOBİ'lere uyum sağlamayan performans ölçüm araçlarının kullanıldığı veya bütün yerine sadece 'KOBİ'nin kurumsallaşması', 'KOBİ'nin üretim performansı' gibi tek bir detay alana odaklanan ölçümler yapıldığı görülmüştür. Bu tespitin bir sonucu olarak 'KOBİ'lere yönelik bir performans değerlendirme aracı geliştirilmesi amacıyla bu tezde 'KOBİGEN Performans Değerlendirme Aracı' çalışması yapılmıştır. KOBİGEN Performans Değerlendirme Aracı, araştırmacı tarafından farklı sektörlerde ve lokasyonlarda bulunan KOBİ'lerden elde edilen veriler kullanılarak yapılmış ve daha önce hiç kullanılmamış bir ölçme aracıdır. 2 Fazlı bir uygulama sonucunda geliştirilmiştir. Yeni bir ölçeğin geçerlilik ve güvenirliliğiyle ilgili kantitatif testler uygulanmış ve olumlu sonuçlanmıştır. KOBİGEN Aracı'nda 4 ayrı bileşen ve bileşenlerin altında üçer tane olmak üzere 12 boyut yer almıştır. 12 boyutun değerlendirilmesi amacıyla KOBİGEN Aracı'ı boyutlar altında toplamda 29 ifadeden oluşmuştur. Bu dört bileşen: Finans, Pazarlama, Üretim ve Yönetim olarak başlıklandırılmıştır. Bahsi geçen 12 boyut ise: Yönetim Performansı Boyutları: Kurumsallaşma, Stratejik Yönetim ve İnsan Kaynakları; Finans Performansı Boyutları: Yabancı Kaynaklara Erişim, Karlılık ve Büyüme; Üretim Performansı Boyutları: Kalite, Yenilikçilik ve Verimlilik; Son olarak, Pazarlama Performansı Boyutları: Markalaşma, Pazar Konumu ve Satış Boyutu olarak KOBİGEN Performans Aracı'nı oluşturmuştur
Örgütsel sosyalleşme ve örgütsel vatandaşlık davranışı ilişkisine eğitimin etkisi
Bu çalışmanın birinci amacı örgütsel sosyalleşme ile örgütsel vatandaşlık davranışı ilişkisine eğitimin etkisini ortaya koymaktır. Araştırmanın bir diğer amacı da eğitimin örgütsel sosyalleşme ve örgütsel vatandaşlık davranışı üzerindeki etkisini ayrı ayrı tespit etmektir. Araştırmanın evrenini Polis Akademisi Başkanlığına bağlı Polis Amirleri Eğitim Merkezi'nde öğrenim gören komiser yardımcısı adayı öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmada tam sayım örneklem kullanılmıştır. Teorik eğitimin başında, teorik eğitimin sonunda ve uygulamalı eğitimin sonunda yapılan üç uygulama sonrasında elde edilen 1660 veri araştırmaya dahil edilmiştir. Nicel paradigma çerçevesinde gerçekleştirilen araştırmanın deseni deneysel tek gruplu ön test-son test modeli olarak belirlenmiştir. Araştırmada katılımcıların örgütsel sosyalleşme düzeylerini tespite yönelik olarak Chao ve arkadaşları (1994) tarafından geliştirilen Örgütsel Sosyalleşme Ölçeği ve katılımcıların örgütsel vatandaşlık davranışı düzeylerini tespitine yönelik olarak Podsakoff ve arkadaşları (1990) tarafından geliştirilen Örgütsel Vatandaşlık Davranışı Ölçeği kullanılmıştır. Teorik eğitim öncesi ölçülen örgütsel sosyalleşme ve örgütsel vatandaşlık davranışı düzeyleri arasındaki korelasyon .345 (zayıf) olarak bulunmuşken, ikinci uygulama sonrası ölçülen korelasyon .521 (orta) ve son uygulama sonrası ölçülen korelasyon .555 (orta) olarak bulunmuştur. Bu nedenle örgütsel sosyalleşme ve örgütsel vatandaşlık davranışı ilişkisinde eğitimin aracılık etkisinin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte, yapılan analiz sonucunda, uygulamalı eğitimin örgütsel sosyalleşme ve örgütsel vatandaşlık davranışı üzerinde pozitif yönlü etkili olduğu; teorik eğitimin ise örgütsel sosyalleşme üzerinde pozitif yönlü etkili olmasına rağmen örgütsel vatandaşlık davranışı üzerinde etkisinin bulunmadığı sonucuna da ulaşılmıştır.
Öz yeterlilik ve belirsizlik algılarının mesleki tercihler üzerindeki etkisi
Meslek seçimi bireylerin yaşamlarını her yönden etkileyen önemli bir karardır. Bireylerin meslek seçimleri sırasında yetenekleri, ilgileri, mesleki değerleri, sosyo-demografik özellikleri, cinsiyetleri, psikolojik ihtiyaçları, aile ilişkileri, kişilik ve fiziksel özellikleri, seçenekler arasında yer alan mesleklerin özellikleri, rol-modeller, kariyer fırsatları, şans ve rastlantısal durumlar vb. gibi birçok faktör rol oynar. Ayrıca bu süreçte bireylerin öz yeterlilik ve belirsizlik algıları da oldukça önemlidir. Bireylerin meslek seçimlerini doğru biçimde yapabilmeleri için öz yeterlilik algı düzeylerinin yüksek, belirsizlik algı düzeylerinin düşük olmasına bağlıdır. Bu araştırmanın amacı, bireylerin mesleki alanlarını belirlerken öz-yeterlilik ve belirsizlik algılarının hangi ölçüde etkili olduğunu ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda 263 Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü son sınıf işletme öğrencisine yüz yüze ve e-mail aracılığıyla anket uygulanmıştır. Araştırmanın betimsel istatistikleri ve değişkenler arası ilişkiler SPSS 20.00 programıyla analiz edilmiş; ölçeklerin doğrulayıcı faktör analizleri AMOS 22.00 programıyla gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma sonucunda son sınıf öğrencilerinin öz yeterlilik ve belirsizlik algı düzeylerinin yüksek olduğu; ancak öz yeterlilik ve belirsizlik algıları ile meslek tercihleri arasında bir ilişkinin olmadığı tespit edilmiştir.
Etkili liderlik ile duygusal bağlılık ilişkisinde işveren markası algısının aracılık etkisi ve bir araştırma
İnsan Kaynakları Yönetimi alanında son dönemlerde çokça ilgi gören işveren markası yaklaşımı, içerisinde hem insan hem de marka kavramlarını barındırarak, aslında günümüz örgütleri için bu iki unsurun vazgeçilmez olduğu anlayışına vurgu yapar. Örgütler, nitelikli çalışanlar için çekici olabilmek ve yetenek savaşlarında galip gelebilmek adına bazı çalışmalar yürütürler. Bu çalışmaların çok iyi yönetim becerilerine sahip etkin liderler tarafından gerçekleştirilmesi, örgütün işveren marka gücünün yükselmesine yardımcı olur. Tersi bir durum ise gerek potansiyel, gerekse mevcut çalışanlar tarafından tercih edilmeyen bir örgüt haline dönüşüp, işveren marka imajına zarar verebilmektedir. İşveren markasının güçlü tutulması etkili liderlerin yönetim stratejileri ile gerçekleşeceğinin varsayıldığı savı, bu çalışmaya ışık tutmuştur. Yetkin ve etkin liderlerin yönettiği, işveren marka gücü yüksek bir işletmenin çalışanlarının, örgüte dair duygusal bağlılık düzeylerinin yüksek olacağı öngörüsüyle, bu çalışmada etkili liderlik ile duygusal bağlılık ilişkisinde işveren markası algısının aracılık etkisi araştırılmıştır. Çalışmada öncelikle işveren markası, etkili liderlik ve duygusal bağlılık kavramları üzerinde durularak, kuramsal bir çerçeve oluşturulmuştur. Daha sonra bu değişkenlerin birbirleri ile olan ilişkileri incelenmiştir. Demografik faktörler ile belirtilen bileşenlere dair farklılıklar ele alındıktan sonra etkili liderlik ile duygusal bağlılık ilişkisinde işveren markası algısının aracılık etkisi araştırılmıştır. Çalışmanın ana kütlesini Adıyaman ilinde görev yapmakta olan 438 kamu ve özel banka çalışanı oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS 21.00 ve AMOS 22 programları kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın sonuçları, çalışanların işveren markasına dair algıları ile etkili liderlik değişkenleri arasında orta düzeyde pozitif bir ilişkinin, işveren markası algısı ve duygusal bağlılık değişkenleri arasında da güçlü bir pozitif korelasyonun varlığını ortaya koymaktadır. Etkili liderlik ve duygusal bağlılık ilişkisine dair sonuçlar ise her iki değişken arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişkinin varlığını göstermektedir. Son olarak yapılan analizlerin sonuçları, etkili liderlik ile duygusal bağlılık ilişkisinde işveren markası algısının önemli bir etkisinin olduğunu ortaya koymuştur.
Organizasyon kültürünün bilgi paylaşımı ve bilgi teknolojileri kabulüne etkisi: Formalleşme ve ulusal kültürü rolü
Değer yaratmak için en güçlü silah olan bilgi, paylaşıldığında daha da fazla değer üretir. Bilginin bu özelliği, "Bilgi güçtür" geçmiş paradigmasına bir son verdi ve "bilgi paylaşımının güç olduğu" fikrini doğruladı. Genelde insanların yeterli bilgiye sahip olmadıkları takdirde önyargı veya karşı davranış olabileceği kabul edilmektedir. Genel şüphe ve bilinmeyene olan korku da bir kişinin tutumunu ve davranışını etkileyebilir. Bir kuruluşun başarılı bir bilgi yönetimi stratejisi konuşlandırmasına yol açan etkili teknolojik faktörlerden biri, uygun (BT) altyapısının geliştirilmesidir. Yine de, BT yönetimi, bireylerin arzu ettikleri bilgiler ve paylaşımları konusunda karşılıklı olarak anlama ve aynı fikirde olma becerisini büyük ölçüde aştığı görülmektedir. Bu araştırmanın amacı örgüt kültürün bilgi paylaşımı ve bilgi teknoloji kabulüne etkisi: formalleşme ve ulus kültürü rolünü ortaya koymaktır. Bu araştırmanın örneklemini İran ile Türkiye'deki teknolojik tabanlı kurumlarda çalışanlar ve farklı pozisyonlarda yer alan çalışanlar oluşturmaktadır. Bu çalışmada analizler için IBM SPSS 22 programından yararlanmıştır. Çalışmada, betimleyici istatiksel yöntemler dışında verilerin normal dağılımı teşhisi histogram ve çarpıklık basıklık katsayıları ile değerlendirilmiştir. Araştırmanın verilerini analiz etmek için ve önerilen hipotezleri kabul veya reddetmek için, adım adım frekans, faktör analizi, regresyon ve pearson korelasyon katsayısı ve moderatör analizi gibi istatistiksel teknikler kullanılmıştır. Farklı örgütsel kültürler arasındaki farklılıkları analiz etmek için, Comeron ve Quinn tarafından önerilen kavramsal çerçeve İran toplumu ile Türk toplumu arasında incelenmiştir. Bu araştırmada klan, adhocracy, hiyerarşik ve pazar kültür olmak üzere dört çeşit örgüt kültürü ile bilgi paylaşımı ve bilgi teknoloji kabulü arasındaki ilişki değerlendirilmiştir. Ayrıca örgüt kültürünün bilgi paylaşımına ve bili teknoloji kabulüne etkisinde, ulus kültürün ve formalleşmenin bu etkide ğüçlendirici yada azaltıcı bir role sahipse,bunun taşhısı için şartli hiyerarşik regresyon külanılmiştır. Anahtar Kelimeler: Örgüt Kültürü, Bilgi Paylaşımı, Bilgi Teknolojileri, Formalleşme, Ulusal Kültür