
329
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Teknoloji destekli beyin temelli öğrenmenin öğrencilerin akademik başarıları,hatırlama düzeyleri ve üstbilişsel farkındalık düzeylerine etkisi
Beyin temelli öğrenme; öğrenme ilkelerinde ne kadar çok duyuya hitap edilirse öğrenmenin o derece kalıcı olacağını savunmaktadır. Benzer şekilde sınıfta teknolojiyi etkin bir şekilde kullanmak birden çok duyu organına hitap ettiğinden öğrenmeyi daha kalıcı hale getirecektir. Miller (2004) öğrenme amacıyla kullanılan teknolojilerin beyin temelli öğrenmeye destek olduğunu savunmuştur. Keleş (2007) geliştirdiği beyin temelli öğrenmeye dayalı web destekli öğretim materyalinde öğrenci başarısında ciddi bir artış gözlemlemiştir. Dolayısıyla teknolojiyi öğrenme ortamlarında farklı öğrenme yaklaşımlarıyla mantıklı ve stratejik şekilde kullanmak öğrenmeyi ve öğretmeyi kolaylaştırıp geliştirecektir. Bu bağlamda bu çalışmanın amacı; ortaokul 8. Sınıf "Kuvvet ve Hareket" ünitesinin teknoloji destekli beyin temelli öğrenme yaklaşımına dayalı olarak hazırlanan ders planları ve etkinliklerle işlenmesinin öğrencilerin akademik başarıları, hatırda kalma düzeyi ve üstbilişsel farkındalık düzeylerine etkisini araştırmaktır. Çalışmada ön-test, son-test yarı deneysel desen uygulanarak, deney ve kontrol gruplarıyla çalışılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu ortaokul seviyesinde öğrenim gören 67 (21 deney grubu 1, 23 deney grubu 2, 23 kontrol grubu) 8. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmanın bağımsız değişkenlerini teknoloji destekli beyin temelli öğrenme, beyin temelli öğrenme ile mevcut programda geçerli olan yaklaşım, bağımlı değişkenlerini ise akademik başarı, üstbilişsel farkındalık düzeyi ve hatırda kalma düzeyi oluşturmaktadır. Araştırmada veriler; araştırmacılar tarafından uzman görüşü alınarak geliştirilen başarı testi, Davis (1994) tarafından geliştirilmiş ve Avcı (2006) tarafından Türkçe'ye uyarlanmış olan Beyin Baskınlık aracı; Sperling, Howard, Miller ve Murphy (2002) tarafından geliştirilen Karakelle ve Saraç (2007) tarafından Türkçe'ye çevrilen Üstbilişsel Farkındalık ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Yapılan analizler sonucu deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin, deneysel işlem sonrasındaki Fen ve Teknoloji dersi başarıları aralarında deney grupları lehine istatistiksel bakımdan anlamlı bir fark olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca, deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin, deneysel işlem sonrasındaki Fen ve Teknoloji dersi öğrenmelerinin kalıcılığı irdelendiğinde aralarında deney grupları lehine istatistiksel bakımdan anlamlı bir fark olduğu gözlemlenmiştir. Öğrencilerin, üstbilişsel farkındalıklarına gelince, kontrol grubundaki öğrencilerle deney gruplarındaki öğrencilerin son testlerden elde ettikleri ortalama puanlar karşılaştırıldığında her üç grupta da yaklaşık aynı oranda artış olduğu gözlemlenmiştir. Bu artışın istatistiksel bakımdan anlamlı olup olmadığını sınamak amacıyla, deney ve kontrol gruplarının ortalama puanlarına ANOVA testi uygulanmıştır. Uygulanan ANOVA testi sonucunda deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin deneysel işlem sonrasında tekrar ölçülen üstbilişsel farkındalık düzeyleri arasında istatistiksel bakımdan anlamlı bir fark gözlenmemiştir. Çalışma sonuçlarına göre teknoloji destekli beyin temelli öğrenmenin uygulandığı deney grubunda yapılan uygulamanın öğrencilerin beyinlerinin daha önce kullanmadıkları bölümlerini belirgin ölçüde harekete geçirdiğini göstermektedir. Beyin temelli öğrenme öğrencilerin beyinlerinin her iki lobunu kullanmaları gerektiğini savunmaktadır. Uygulama öncesinde beynin her iki kısmını baskın kullanan birey sayısı % 0 iken uygulama sonrasında bu oran %14,3'e yükselmiştir. Ayrıca uygulamaya katılan 21 deney grubu öğrencisinden 20'sinin uygulama sonrasında beyin baskınlık aracından aldıkları sonuç değişmiş ve beyinlerinin farklı lobunu kullanmışlardır.
Argümantasyona (bilimsel tartışmaya) dayalı öğretim sürecinin akademik başarı ve tartışma seviyelerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, argümantasyona (bilimsel tartışma) dayalı öğretimin ilkokul 4. sınıfta öğrenim gören öğrencilerin fen derslerindeki akademik başarısına ve bilimsel tartışma seviyelerine etkisini araştırmaktır. Çoklu yaklaşımla yürütülen çalışmada; argümantasyonun akademik başarıya etkisinin incelenmesinde nicel yöntemlerden ön test- son test kontrol gruplu yarı deneysel yöntem, bilimsel tartışma becerilerinin değişimini incelemede nitel yöntemlerden doküman analizi kullanılmlıştır. Araştırmanın evrenini Amasya ilinde 2012-2013 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören ilkokul 4. sınıf öğrencileri, örneklemini ise deney grubunda 14, kontrol grubunda ise 15 olmak üzere 29 öğrenci oluşturmaktadır. Deney grubunda Maddeyi Tanıyalım konusunda argümantasyona dayalı hazırlanan etkinliklerle kontrol grubunda ise fen ve teknoloji ders kitabı ile derslerin daha önce sınıfta yürütüldüğü şekliyle 10 hafta öğretim yapılmıştır. Araştırmada veri toplama amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan ve uzman görüşü alınan 25 maddelik akademik başarı testi kullanılmıştır. Kullanılan başarı testinin güvenirlik katsayısı 0.78 olarak hesaplanmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda kullanılacak olan etkinlikler araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Madde ve Değişimi ünitesinin kazanımları ve Toulmin Argümantasyon Modelinde bulunan kavramlar dikkate alınarak 12 etkinlik geliştirilmiştir. Nicel veriler istatistik programı ile analiz edilmiştir. Nitel verilerde ise betimsel analiz yapılmıştır. Nicel analizlerde ise nonparametrik testlerden Mann Whitney U testi ile Wilcoxon İşaretli Sıralar testi kullanılmıştır. Argümantasyon etkinliklerinden elde edilen yazılı ve sözlü tartışmalar ise Sadler ve Fowler (2006) argümantasyon rubriğine göre değerlendirilmiştir. Çalışma yapraklarının kodlanmasında 3 farklı kişi kodlama yaparak tutarlılık katsayısı 0.92 hesaplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre bilimsel tartışma yöntemi (argümantasyon) ilkokul 4. sınıfta öğrenim gören öğrencilerin akademik başarılarını artırmaktadır. Bilimsel tartışma becerilerini olumlu yönde etkilemektedir. Öğrencilerin Toulmin'in tartışma modelinde yer alan öğeleri kullanım düzeylerinde artış gözlenmiştir. Yazılı argümantasyon ortalamasının sözlü argümantasyondan fazla olduğu, cinsiyete göre öğrencilerin tartışma seviyelerinde farkın anlamlı olmadığı bulunmuştur.
Derinöz baraj gölü (Amasya) ve çevresinin floristik, ekolojik ve bazı tıbbi bitkiler açısından incelenmesi
Bu çalışmada Derinöz Baraj Gölü (Amasya) ve çevresinin florası ve bu alanda yayılış gösteren bazı tıbbi ve aromatik bitkilerin uçucu yağ miktarlarının yükselti farklılığından kaynaklanan değişimleri araştırılmıştır. Çalışma alanından 2013 ve 2014 yılları vejetasyon dönemlerinde toplanan 786 bitki örneğinin teşhisi sonucunda, bu alanda yayılış gösteren 63 familya ve 223 cinse ait 406 tür ve tür altı takson tespit edilmiştir. Alandaki taksonların 52 tanesi endemik olup endemizm oranı % 12,80'dir. Araştırma alanında tespit edilen taksonların 80 tanesi (%19,70) Avrupa – Sibirya, 70 tanesi (%17,48) İran – Turan ve 31 tanesi de (%7,63) Akdeniz fitocoğrafik bölgesi elementidir. 225 takson (%55,42) ise birden fazla bölgeli ya da bölgesi bilinmeyendir. En fazla takson içeren ilk 5 familya sıralaması Asteraceae (53 takson; %13,05), Fabaceae (43 takson; %10,59), Lamiaceae (43 takson; %10,59), Caryophyllaceae (26 takson; %6,40) ve Brassicaceae (22 takson; %5,42) şeklindedir. Araştırma alanında yayılış gösteren ve geleneksel olarak tıbbi amaçlı kullanımı yaygın olan 6 farklı taksonun en alt ve en üst yükseltilerdeki populasyonlarının uçucu yağ miktarları karşılaştırılmıştır. Yükselti artışına karşılık uçucu yağ miktarının Hypericum montbretii Spach (%375), Hypericum orientale L. (%142), Nepeta nuda L. subsp. albiflora (Boiss.) Gams (%37) ve Mentha longifolia subsp. (L.) Hudson longifolia (L.) Hudson'da (%46) azaldığı; Achillea biebersteinii Afan (%206) ve Achillea millefolium L. subsp. millefolium'da (%22) ise arttığı tespit edilmiştir.
Öğretmen adaylarının çevre okuryazarlık düzeyleri ile ekolojik ayak izlerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı öğretmen adaylarının çevre okuryazarlık düzeyleri ile ekolojik ayak izlerinin incelenmesidir. Araştırmada betimsel araştırma yöntemleri içerisinden tarama modeli tercih edilmiştir. Çalışma 2013-2014 eğitim öğretim yılında Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesi' nin Fen Bilgisi Öğretmenliği, Sınıf Öğretmenliği, Okul Öncesi Öğretmenliği ve Türkçe Öğretmenliği programlarında öğrenim görmekte olan öğretmen adaylarının katılımı ile gerçekleşmiştir. Çalışma kapsamında öğretmen adaylarına çevre bilgisi, çevreye yönelik tutum, çevre ile ilgili kullanımlar ve çevresel problemlere ilgi boyutlarından oluşan çevre okuryazarlığı ölçeği ile ekolojik ayak izi hesaplama ölçeği uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 18.0 istatistik programı ile analiz edilmiştir. Analizler neticesinde ulaşılan sonuçlara göre öğretmen adaylarının çevre bilgi düzeyleri yetersiz olarak belirlenmiş ancak çevre tutum, kullanım ve ilgi düzeylerinin arzu edilen seviyede olduğu saptanmıştır. Yapılan hesaplamalar sonucunda öğretmen adaylarının ekolojik ayak izlerinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının ekolojik ayak izlerinin çevre okuryazarlığı boyutları açısından yordanması ile ilgili analiz sonuçlarına göre ise anlamlı bir ilişki bulunmadığı belirlenmiştir.
Radyoloji birimlerinin ortam radyasyon doz dağılımlarının belirlenmesi
Radyasyon, doğada daima var olan ve her zaman birlikte yaşadığımız bir enerji çeşididir. Toprak, su ve havada var olan doğal radyoaktif elementler (40K, 232Th, 238U , 226Ra ) doğal radyasyon kaynaklarını oluştururken, günlük hayatta geniş bir kullanım alanına sahip olan elektromanyetik radyasyon kaynakları, tıpta ve endüstride kullanılan x ve gama ışınları önemli yapay radyasyon kaynaklarıdır. Tıpta teşhis ve tedavi amacıyla kullanılan yapay radyasyon kaynakları, yapılan uygulamalar sonrasında hem hasta hem de radyoloji çalışanlarının radyasyona maruz kalmasına sebep olmaktadır. Bu çalışmada uygulama sırasında ortama yayılan radyasyonu tespit edebilmek amacıyla, Amasya Sabuncuoğlu Şerefeddin Uygulama ve Araştırma Hastanesinin Röntgen, Bilgisayarlı Tomografi, Manyetik Rezonans ve Nükleer Tıp birimlerindeki ortam radyasyon doz miktarları FLUKE (Victoreen ASM 990 Series Advenced Survey Meter) portatif dedektörü ile ölçülmüştür. Yapılan ortam ölçüm sonuçları ICRU' nun önerilerine göre belirlenmiş kişisel doz sınırları ile karşılaştırıldığında yıllık doz limitlerinin (<50 mSv ) çok altında olduğu görülmüştür.
Tiyofen içeren Schiff bazı bileşiklerinin kristal ve moleküler yapılarının deneysel ve kuramsal yöntemlerle incelenmesi
Bu tez çalışmasında, C12H6BrF3N2O3S (I) ve C11H8N2O3S (II) Schiff baz bileşikleri sentezlenerek yapıları X-ışınları kırınımı ve IR yöntemleriyle incelenmiştir. Bu bileşikler Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Kimya Bölümü laboratuvarında sentezlenmiş ve kristallerin kırınım verileri Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Fizik Bölümü kristalografi laboratuarında bulunan STOE IPDS-II difraktometresinden elde edilmiştir. Moleküllere ait IR spektrumları Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Kimya Bölümünde bulunan Bruker Vertex 80V FT-IR spektrometresi kullanılarak elde edilmiştir. Kuramsal çalışmalarda Gaussian 09W ve GausView 5.0 paket programları kullanılmıştır. Kristallerin moleküller geometrisi ve IR spektrumları kuramsal HF ve YFK yöntemleri kullanılarak yapılmıştır. Moleküllerin enerjileri, dipol momentleri, yük dağılımları, moleküler elektrostatik potansiyelleri ve sınır orbitalleri (HOMO ve LUMO) hesaplama yoluyla ayrıca elde edilmiştir. Kuramsal hesaplamalar için baz seti olarak 6-311++G(d,p) kullanılmıştır.
Yedikuğular Kuş Cenneti (Yedikır Barajı) ve çevresinin (Suluova/Amasya) floristik yapısı
Bu çalıĢmada Yedikuğular KuĢ Cenneti Baraj Gölü (Amasya) ve çevresinin florası araĢtırılmıĢtır. ÇalıĢma alanından 2013-2015 yılları vejetasyon dönemlerinde toplanan 400 bitki örneğinin teĢhisi sonucunda, bu alanda yayılıĢ gösteren 51 familya ve 143 cinse ait 230 tür ve tür altı takson tespit edilmiĢtir. Alandaki taksonların 13'ü Endemik olup Endemizm oranı %5,65'tir. AraĢtırma alanından belirlenen taksonların 23'ü (%10) Avrupa–Sibirya, 28'i (%12,17) Ġran – Turan ve 17'si (%7,39) de Akdeniz fitocoğrafik bölgesi elementidir. 162 takson (%70,43) ise birden fazla ya da bilinmeyen bölgelidir. En fazla takson içeren ilk 5 familya; Asteraceae (Compositae) (32 takson; %13,91), Fabaceae (Leguminosae) (28 takson; %12,17), Poaceae (Gramineae) (20 takson; %8,69), Boraginaceae (14 takson; %6,08) ve Lamiaceae (Labiatae) (13 takson; %5,65) Ģeklindedir. Anahtar Kelimeler : Flora, Yedikuğular KuĢ Cenneti, Amasya
Fredholm and isomorphism of differential operator for a boundary value problem with transmission conditions
The aim of this thesis is to investigate the isomorphism and Fredholm operator conditions of the differential operator by giving its some properties for a boundary value problem with eigenvalue parameter, transmission conditions and discontinuous coefficient on Sobolev spaces.
Amasya kömür ocaklarından çıkarılan kömürlerin doğal radyoaktivitesinin belirlenmesi
226Ra, 232Th ve 40K radyoaktif çekirdekleri doğada bol miktarda bulunmaktadır. Bu elementlerin radyoaktivite değerlerinin belirlenmesi sağlığımız için çok önemlidir. Bu çalışmada Amasya bölgesinden çıkarılan taş kömürlerinin doğal radyoaktiviteleri NaI(Tl) dedektörü kullanılarak ölçülmüştür. Doğal radyoaktif çekirdeklerle ilişkili spesifik aktivite konsantrasyonu (A), havada absorblanmış doz oranı (D), yıllık etkin doz (AED), radyum eşdeğer aktivitesi (Raeq) ve dış tehlike indeksi (Hex) hesaplanmıştır. 226Ra için 59.91 Bq/kg, 232Th için 51.32 Bq/kg ve 40K için 360.73 Bq/kg maksimum aktivite değerleri hesaplanmıştır.
Waveletlerle integral denklemlerine yaklaşım
Bu tez çalışmasının amacı, farklı tiplerdeki integral denklemleri dalgacık yöntemleriyle çözmektir. Özel olarak dalgacık sıralama metodu için Periyodik Harmonik Dalgacıklar ve dalgacık moment metodu için Haar dalgacıkları kullanılmış, önerilen yöntemlerin uygulanabilirliğini göstermek için açıklayıcı bazı örnekler sunulmuştur.