Recently Added Theses
View AllSınıf öğretmenlerinin düşünme stillerinin kullandıkları yöntemler ve epistemolojik inançları açısından incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin düşünme stillerini, kullandıkları öğretim, ölçme-değerlendirme yöntem ve tekniklerini, epistemolojik inançlarını ve bu değişkenlerin birbirleriyle olan ilişkilerini incelemektir. Çalışmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2012-2013 akademik yılında, Amasya ilinde görev yapmakta olan sınıf öğretmenleri, örneklemini ise 375 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla Sternberg-Wagner (1992) tarafından geliştirilen, Türkçe geçerlik, güvenirlik çalışmaları Buluş (2005) tarafından gerçekleştirilen "Düşünme Stilleri Ölçeği", epistemolojik inançları belirlemeye yönelik olarak ise Schommer' in (1998) geliştirip Karhan (2007) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan "Epistemolojik İnanç Ölçeği" kullanılmıştır. Bunun yanı sıra araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ve öğretmenlerin kullandıkları öğretim, ölçme-değerlendirme yöntem ve tekniklerini belirlemeye yönelik form kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanılayıcı analizler, t-testi Tek Yönlü Varyans Analizi, Pearson Korelasyon ve Ki-Kare analizleri kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, sınıf öğretmenleri çoğunlukla, yasama, yürütme ve hiyerarşik düşünme stillerine sahipken; en az muhafazakâr, global ve lokal düşünme stillerine sahiptirler. Düşünme stilleri sınıf öğretmenlerinin cinsiyet, mesleki kıdem ve mezuniyet branşına göre farklılaşmamaktadır. Sınıf öğretmenleri öğretim yöntem ve tekniklerinden en çok, soru cevap ve anlatım yöntemini kullanırken, en az istasyon, altı şapka ve analoji tekniğini kullanmaktadırlar. Ölçme-değerlendirme yöntem ve tekniği olarak ise en çok kullanılanlar, çoktan seçmeli, kısa cevaplı açık uçlu ve boşluk doldurmalı soruları iken; en az veya hiç kullanmayanlar ise bulmaca, günlük, yapılandırılmış grid ve tanılayıcı dallanmış ağaç olarak belirlenmiştir. Araştırmada bir diğer değişken olan epistemolojik inançlar incelendiğinde, sınıf öğretmenlerinin daha çok olgunlaşmış bilim anlayışına sahip oldukları görülmüştür. Düşünme stilleri ile diğer değişkenler arasındaki ilişkiler incelendiğinde; belirli bir düşünme stilinin baskın olarak kullandığı öğretim, ölçme-değerlendirme yöntem ve tekniği bulunmadığı belirlenmiştir. Sadece bazı düşünme stilleri ile öğretim, ölçme-değerlendirme yöntem ve teknikleri arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Düşünme stillerinin epistemolojik inançlarla arasında anlamlı bir ilişkili görülmemiştir. Düşünme stillerinin ve epistemolojik inançların alt boyutları arasında düşük ve orta düzeyde anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Düşünme stilleri, epistemolojik inanç, sınıf öğretmeni, öğretim yöntem ve teknikleri, ölçme-değerlendirme yöntem ve teknikleri
Teknoloji destekli beyin temelli öğrenmenin öğrencilerin akademik başarıları,hatırlama düzeyleri ve üstbilişsel farkındalık düzeylerine etkisi
Beyin temelli öğrenme; öğrenme ilkelerinde ne kadar çok duyuya hitap edilirse öğrenmenin o derece kalıcı olacağını savunmaktadır. Benzer şekilde sınıfta teknolojiyi etkin bir şekilde kullanmak birden çok duyu organına hitap ettiğinden öğrenmeyi daha kalıcı hale getirecektir. Miller (2004) öğrenme amacıyla kullanılan teknolojilerin beyin temelli öğrenmeye destek olduğunu savunmuştur. Keleş (2007) geliştirdiği beyin temelli öğrenmeye dayalı web destekli öğretim materyalinde öğrenci başarısında ciddi bir artış gözlemlemiştir. Dolayısıyla teknolojiyi öğrenme ortamlarında farklı öğrenme yaklaşımlarıyla mantıklı ve stratejik şekilde kullanmak öğrenmeyi ve öğretmeyi kolaylaştırıp geliştirecektir. Bu bağlamda bu çalışmanın amacı; ortaokul 8. Sınıf "Kuvvet ve Hareket" ünitesinin teknoloji destekli beyin temelli öğrenme yaklaşımına dayalı olarak hazırlanan ders planları ve etkinliklerle işlenmesinin öğrencilerin akademik başarıları, hatırda kalma düzeyi ve üstbilişsel farkındalık düzeylerine etkisini araştırmaktır. Çalışmada ön-test, son-test yarı deneysel desen uygulanarak, deney ve kontrol gruplarıyla çalışılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu ortaokul seviyesinde öğrenim gören 67 (21 deney grubu 1, 23 deney grubu 2, 23 kontrol grubu) 8. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmanın bağımsız değişkenlerini teknoloji destekli beyin temelli öğrenme, beyin temelli öğrenme ile mevcut programda geçerli olan yaklaşım, bağımlı değişkenlerini ise akademik başarı, üstbilişsel farkındalık düzeyi ve hatırda kalma düzeyi oluşturmaktadır. Araştırmada veriler; araştırmacılar tarafından uzman görüşü alınarak geliştirilen başarı testi, Davis (1994) tarafından geliştirilmiş ve Avcı (2006) tarafından Türkçe'ye uyarlanmış olan Beyin Baskınlık aracı; Sperling, Howard, Miller ve Murphy (2002) tarafından geliştirilen Karakelle ve Saraç (2007) tarafından Türkçe'ye çevrilen Üstbilişsel Farkındalık ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Yapılan analizler sonucu deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin, deneysel işlem sonrasındaki Fen ve Teknoloji dersi başarıları aralarında deney grupları lehine istatistiksel bakımdan anlamlı bir fark olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca, deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin, deneysel işlem sonrasındaki Fen ve Teknoloji dersi öğrenmelerinin kalıcılığı irdelendiğinde aralarında deney grupları lehine istatistiksel bakımdan anlamlı bir fark olduğu gözlemlenmiştir. Öğrencilerin, üstbilişsel farkındalıklarına gelince, kontrol grubundaki öğrencilerle deney gruplarındaki öğrencilerin son testlerden elde ettikleri ortalama puanlar karşılaştırıldığında her üç grupta da yaklaşık aynı oranda artış olduğu gözlemlenmiştir. Bu artışın istatistiksel bakımdan anlamlı olup olmadığını sınamak amacıyla, deney ve kontrol gruplarının ortalama puanlarına ANOVA testi uygulanmıştır. Uygulanan ANOVA testi sonucunda deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin deneysel işlem sonrasında tekrar ölçülen üstbilişsel farkındalık düzeyleri arasında istatistiksel bakımdan anlamlı bir fark gözlenmemiştir. Çalışma sonuçlarına göre teknoloji destekli beyin temelli öğrenmenin uygulandığı deney grubunda yapılan uygulamanın öğrencilerin beyinlerinin daha önce kullanmadıkları bölümlerini belirgin ölçüde harekete geçirdiğini göstermektedir. Beyin temelli öğrenme öğrencilerin beyinlerinin her iki lobunu kullanmaları gerektiğini savunmaktadır. Uygulama öncesinde beynin her iki kısmını baskın kullanan birey sayısı % 0 iken uygulama sonrasında bu oran %14,3'e yükselmiştir. Ayrıca uygulamaya katılan 21 deney grubu öğrencisinden 20'sinin uygulama sonrasında beyin baskınlık aracından aldıkları sonuç değişmiş ve beyinlerinin farklı lobunu kullanmışlardır.
Argümantasyona (bilimsel tartışmaya) dayalı öğretim sürecinin akademik başarı ve tartışma seviyelerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, argümantasyona (bilimsel tartışma) dayalı öğretimin ilkokul 4. sınıfta öğrenim gören öğrencilerin fen derslerindeki akademik başarısına ve bilimsel tartışma seviyelerine etkisini araştırmaktır. Çoklu yaklaşımla yürütülen çalışmada; argümantasyonun akademik başarıya etkisinin incelenmesinde nicel yöntemlerden ön test- son test kontrol gruplu yarı deneysel yöntem, bilimsel tartışma becerilerinin değişimini incelemede nitel yöntemlerden doküman analizi kullanılmlıştır. Araştırmanın evrenini Amasya ilinde 2012-2013 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören ilkokul 4. sınıf öğrencileri, örneklemini ise deney grubunda 14, kontrol grubunda ise 15 olmak üzere 29 öğrenci oluşturmaktadır. Deney grubunda Maddeyi Tanıyalım konusunda argümantasyona dayalı hazırlanan etkinliklerle kontrol grubunda ise fen ve teknoloji ders kitabı ile derslerin daha önce sınıfta yürütüldüğü şekliyle 10 hafta öğretim yapılmıştır. Araştırmada veri toplama amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan ve uzman görüşü alınan 25 maddelik akademik başarı testi kullanılmıştır. Kullanılan başarı testinin güvenirlik katsayısı 0.78 olarak hesaplanmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda kullanılacak olan etkinlikler araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Madde ve Değişimi ünitesinin kazanımları ve Toulmin Argümantasyon Modelinde bulunan kavramlar dikkate alınarak 12 etkinlik geliştirilmiştir. Nicel veriler istatistik programı ile analiz edilmiştir. Nitel verilerde ise betimsel analiz yapılmıştır. Nicel analizlerde ise nonparametrik testlerden Mann Whitney U testi ile Wilcoxon İşaretli Sıralar testi kullanılmıştır. Argümantasyon etkinliklerinden elde edilen yazılı ve sözlü tartışmalar ise Sadler ve Fowler (2006) argümantasyon rubriğine göre değerlendirilmiştir. Çalışma yapraklarının kodlanmasında 3 farklı kişi kodlama yaparak tutarlılık katsayısı 0.92 hesaplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre bilimsel tartışma yöntemi (argümantasyon) ilkokul 4. sınıfta öğrenim gören öğrencilerin akademik başarılarını artırmaktadır. Bilimsel tartışma becerilerini olumlu yönde etkilemektedir. Öğrencilerin Toulmin'in tartışma modelinde yer alan öğeleri kullanım düzeylerinde artış gözlenmiştir. Yazılı argümantasyon ortalamasının sözlü argümantasyondan fazla olduğu, cinsiyete göre öğrencilerin tartışma seviyelerinde farkın anlamlı olmadığı bulunmuştur.
Derinöz baraj gölü (Amasya) ve çevresinin floristik, ekolojik ve bazı tıbbi bitkiler açısından incelenmesi
Bu çalışmada Derinöz Baraj Gölü (Amasya) ve çevresinin florası ve bu alanda yayılış gösteren bazı tıbbi ve aromatik bitkilerin uçucu yağ miktarlarının yükselti farklılığından kaynaklanan değişimleri araştırılmıştır. Çalışma alanından 2013 ve 2014 yılları vejetasyon dönemlerinde toplanan 786 bitki örneğinin teşhisi sonucunda, bu alanda yayılış gösteren 63 familya ve 223 cinse ait 406 tür ve tür altı takson tespit edilmiştir. Alandaki taksonların 52 tanesi endemik olup endemizm oranı % 12,80'dir. Araştırma alanında tespit edilen taksonların 80 tanesi (%19,70) Avrupa – Sibirya, 70 tanesi (%17,48) İran – Turan ve 31 tanesi de (%7,63) Akdeniz fitocoğrafik bölgesi elementidir. 225 takson (%55,42) ise birden fazla bölgeli ya da bölgesi bilinmeyendir. En fazla takson içeren ilk 5 familya sıralaması Asteraceae (53 takson; %13,05), Fabaceae (43 takson; %10,59), Lamiaceae (43 takson; %10,59), Caryophyllaceae (26 takson; %6,40) ve Brassicaceae (22 takson; %5,42) şeklindedir. Araştırma alanında yayılış gösteren ve geleneksel olarak tıbbi amaçlı kullanımı yaygın olan 6 farklı taksonun en alt ve en üst yükseltilerdeki populasyonlarının uçucu yağ miktarları karşılaştırılmıştır. Yükselti artışına karşılık uçucu yağ miktarının Hypericum montbretii Spach (%375), Hypericum orientale L. (%142), Nepeta nuda L. subsp. albiflora (Boiss.) Gams (%37) ve Mentha longifolia subsp. (L.) Hudson longifolia (L.) Hudson'da (%46) azaldığı; Achillea biebersteinii Afan (%206) ve Achillea millefolium L. subsp. millefolium'da (%22) ise arttığı tespit edilmiştir.
Sınıf öğretmenlerinin yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile eğitim teknolojisi standartlarına yönelik özyeterliklerinin ilişkisi
Bu çalışmanın amacı, yaşam boyu öğrenme faaliyetlerinin ve eğitim teknolojilerinin önemi üzerinde durulan Türkiye'de, sınıf öğretmenlerinin yaşam boyu öğrenme eğilimlerini ve eğitim teknolojisi standartları ile ilgili özyeterliklerini belirlemek, çeşitli değişkenler açısından incelemek ve yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile eğitim teknolojisi standartlarına yönelik özyeterlikleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Bu amaçla, araştırma deseni olarak mevcut durumu ortaya koymayı sağlayan tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmaya Amasya ili ve ilçelerinde 2013-2014 eğitim-öğretim yılı içerisinde görev yapan ve basit rastgele örneklem seçimi yöntemi ile seçilen 178'i bay, 159'u bayan olmak üzere toplam 337 sınıf öğretmeni katılmıştır. Çalışmada sınıf öğretmenlerinin yaşam boyu öğrenme eğilimlerini tespit etmek amacıyla "Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimleri Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçeğin Cronbach alpha güvenirlik katsayısı 0,91 olarak bulunmuştur. Sınıf öğretmenlerinin eğitim teknolojisi standartları özyeterliklerini belirlemek amacıyla ise "Eğitim Teknolojisi Standartları İle İlgili Yeterlilikler Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçeğin Cronbach alpha güvenirlik katsayısı 0,94 olarak bulunmuştur. Araştırma sonuçlarına göre sınıf öğretmenlerinin yaşam boyu öğrenme eğilimleri yüksek düzeydedir. Yaşam boyu öğrenme eğilimlerinde cinsiyete göre anlamlı bir farklılık bulunurken, yaş, mesleki kıdem ve görev yeri değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Bununla birlikte sınıf öğretmenlerinin eğitim teknolojisi standartları ile ilgili özyeterlikleri yüksek düzeydedir. Verimlilik ve mesleki uygulamalar alt boyutunda cinsiyete göre anlamlı farklılık bulunurken, eğitim teknolojisi standartları ile ilgili özyeterliklerinde cinsiyet, yaş, mesleki kıdem ve görev yeri değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür. Sınıf öğretmenlerinin yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile eğitim teknolojisi standartları özyeterlikleri arasında ise anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki vardır. Sınıf öğretmenlerinin yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin ve eğitim teknolojisi standartları ile ilgili özyeterliklerinin iyi düzeyde olması, onların yetiştirdiği öğrencilerin de yaşam boyu öğrenme eğilimlerini artırabilir ve teknolojiye bakış açılarını iyi düzeyde geliştirebilir. Yaşam boyu öğrenme eğilimleri ve eğitim teknolojisi standartlarına yönelik özyeterlikleri ile XII ilgili derinlemesine bilgi edinebilmek adına öğretmenlerle görüşmeler yoluyla nitel bir çalışma yapılabilir. Anahtar Kelimeler: Yaşam Boyu Öğrenme, Eğitim Teknolojisi Standartları, Sınıf Öğretmenleri
Türkiye'de ortaokul ve liselerde çalışmakta olan beden eğitimi öğretmenlerinin kullandıkları öğretim stilleri ve öğretim stillerini algılayışları
Bu araştırmada Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ortaokul ve liselerde çalışan Beden Eğitimi Öğretmenlerinin kullandıkları öğretim stilleri, öğretim stillerini kullanma düzeyleri ve bu stillere ilişkin değer algıları; yaş, cinsiyet, öğrenim durumları, mezun olunan üniversite ve bölüm, görev yaptıkları okul düzeyleri, görev yaptıkları yerleşim yeri türü ve coğrafi bölgeler, görevdeki hizmet süresi, kadro durumu ve unvan durumlarına göre incelenmiştir. Ayrıca beden eğitimi öğretmenlerinin stil kullanımlarına değer algılarının etkisi araştırılmıştır. Çalışmaya 1682 (523 kadın, 1159 erkek) gönüllü beden eğitimi öğretmeni katılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre en fazla kullanılan ve değer verilen stillerin, öğreten merkezli stiller olduğu söylenebilir. Katılımcıların öğretim stillerini kullanma durumları incelendiğinde yaş, cinsiyet, öğrenim durumları, mezun olunan bölüm, görev yaptıkları yerleşim yeri türü ve coğrafi bölgeler, görevdeki hizmet süresi, kadro durumu ve unvan değişkenlerine göre anlamlı farklılık gözlenirken görev yaptıkları okul düzeyleri ve mezun olunan üniversite değişkenlerine göre anlamlı farlılık bulunamamıştır. Katılımcıların öğretim stillerine ilişkin değer algıları incelendiğinde yaş, öğrenim durumları, görev yaptıkları coğrafi bölgeler, görevdeki hizmet süresi, kadro durumu ve unvan değişkenlerine göre anlamlı farklılık gözlenirken cinsiyet, görev yaptıkları okul düzeyleri, mezun olunan üniversite, mezun olunan bölüm ve görev yaptıkları yerleşim yeri türü değişkenlerine göre anlamlı farlılık bulunamamıştır. Yaptığımız çalışmanın sonunda elde ettiğimiz istatistiki veriler Türkiye'de ortaokul ve liselerde görev yapan beden eğitimi öğretmenlerinin öğreten merkezli öğretim stillerini daha çok kullandıklarını ve bu stillere değer verdiklerini göstermektedir. Bu çalışma sonuçlarına göre bakanlık bünyesinde yapılan hizmet içi eğitim çalışmalarında öğrenen merkezli öğretim stillerinin kullanılabilirliğini anlatan faaliyetlere geniş olarak yer verilmeli, yapılandırmacı yaklaşımın içeriği daha açık bir şekilde öğretmenlere aktarılmalı, öğrenmenin bu yaklaşımla kalıcılığının arttığı belirtilmelidir. Anahtar Kelimeler: Beden eğitimi, öğretim stilleri, öğretim yöntemleri
