Anadolu University
Institute

Institute of Fine Arts

Anadolu University

509

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

William Turner Walton'ın müzik yaşamı ve viyola konçertosu

Bu çalışma, İngiliz müziğinin en önemli bestecilerinden William Turner Walton'ın müzikal yaşamı ve viyola konçertosunun incelemesini içeren bilgiler sunmaktadır. Birinci bölümde William Turner Walton'ın müzik yaşamı, ikinci bölümde viyola konçertosunun müzikal örneklerle incelemesi yer almaktadır. Eklerde ise Walton'ın viyola konçertosu'nun Yale Üniversitesi'nden sağlanmış orijinal el yazısı partisyon örnekleri ve konçertonun şimdiye kadar yapılmış kayıtlarının bir listesi bulunmaktadır.

Caner Soyberk
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Adnan Turani'nin çizgi kullanımı

Modern Türk resminde kaligrafi yaygın bir biçimde kompozisyonun bir öğesi olarak kullanılmıştır. Kaligrafi harfler yani çizgiler üzerine geliştirilmiş bir geleneksel sanattır. Kaligrafi çizgilerden oluşur ve çizginin plastik özellikleri çizgiyi soyutlamaya yatkın kılar. Bu nedenle gerek Uzak Doğu gerekse İslam kaligrafisinin soyutlamaya yatkın doğası sadece modern Türk resminde değil on dokuzuncu yüzyılın başından itibaren Avrupa'da gelişmeye başlayan soyut sanat pratiklerinde de kullanılmıştır.Adnan Turani modern Türk resminde kaligrafiyi soyut eğilimlerle resimlerinde kullanan sanatçılardan biridir. Turani öğrencilik yıllarında ve Almanya'daki resim eğitiminden önce kontur çizgisinin özellikleri üzerine düşünmüştür. Almanya'daki eğitiminden sonra soyut sanat anlayışını değiştirmiş ve olgunlaştırmış, gerek resim gerekse akademik çalışmalarında çizginin kendine özgü karakteri, bağımsız resimsel bir öğe oluşu üzerine yoğunlaşmıştır. Adnan Turani'nin bu yönelimi modern Türk resminde süregelen orijinallik, millilik, ulusallık, mahallilik gibi tartışmalarla bağlantılıdır. Turani resimlerinde ?memleket iklimini? yaşatmak istediğini belirtir. Bu çabasında kilimler, halk dansları yapan figürleri kullansa da en çok üzerinde durduğu öğe kaligrafidir.Adnan Turani'nin sanat yaşamındaki bu seçimin bir tesadüf olmadığını ve Turani'nin seçiminin modernliğin, dolayısıyla modern sanatın bünyesinde var olan kopuşlar ve süreklilikler ile ilgili olduğunu düşünüyoruz. Bu durum, Turani'nin sanat macerasının büyük bir kısmının dahil olduğu post-modernlik ile çelişkili bir atmosfer doğurmakta ve özgünlük ile ilgili tartışmalarının yeniden doğmasına yol açmaktadır.

Feyza Akder
Anadolu University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2008
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Türk-İslam seramiklerinin çağdaş seramik sanatına etki ve yansımaları

Seramik üretimi; insanlık tarihinin uygarlığa yapmış olduğu en eski ve en kalıcı katkılardan birisidir. Neolitik çağla başlayan, daha sonra yerleşik düzende devam eden bu üretim, günümüzde de herhangi bir kesintiye uğramadan devam etmektedir. Bu bağlamda geçmişimizi daha iyi anlayıp değerlendirebileceğimiz bilgileri bize sağlayan seramiğin önemi ortadadır. Özellikle Yakın Doğuda yapılan kazı ve çalışmalar sonucu bulunan seramik ürünler M.Ö. 7. ve 6. y.y. a kadar uzanmaktadır. Bu çalışmalar arkeologların, kronolojik bir sıra halinde eski uygarlıkları belirlemelerine olanak sağlamaktadır.M.S. 622 yılında, Hz. Muhammed'in Mekke'den Medine'ye göçü ile birlikte İslam Çağı başlamıştır. Bu gelişme sadece Yakın Doğunun politik geçmişinde değil, aynı zamanda Asya, Afrika ve hatta Avrupa'nın kültür ve sanatında da yeni bir dönüm noktası olmuştur. İslamiyet'ten önce Arap Yarımadası, sürekli olarak birbirleri ile savaşan göçebe Arap kabilelerinden oluşmaktaydı. Sadece Hz. Muhammed üstlendiği peygamberlik görevi ile bu kabileleri birleştirmeyi ve tarihe yön veren en güçlü kuvveti oluşturmayı başarmıştır.Terim olarak ?İslam? kelimesi; Hz. Muhammed tarafından ilan edilen din, aynı zamanda birbirine karışık ve çok farklı kültürlerin, farklı ülkelerde yaşayan çoğunluğun İslam inancını kabul etmesi olarak tanımlanabilir. Bu ülkeler Asya'dan, Afrika'nın bir bölümüne ve Avrupa'ya kadar yayılmış olmakla birlikte bunlara ek olarak bir çok teolojik ve politik çeşitliliğiyle beraber etnik gruplar ve gelenekleri de dahil edilebilir. Bu medeniyetin önemli özelliklerinden bir çoğunu onların seramik geleneklerini inceleyerek anlayabilmemiz mümkündür.Türk-İslam seramikleri hakkında bilgilerimiz, yeni bilimsel analiz yöntemleri, kazı raporları, yapılan akademik-sanatsal araştırma ve çalışmalarla her geçen gün artmaktadır. Bunun yanında, bir çok Türk-İslam seramik türünün teknik ve geleneksel gelişimini anlamamız açısından hala eksiklikler bulunmaktadır, aynı zamanda Türk-İslam seramikleri hakkında bir bütün halinde hazırlanmış resimsel ve açıklamalı yayınların azlığı da söz konusudur.?Türk-İslam Seramiklerinin Çağdaş Seramik Sanatına Etki ve Yansımaları? başlığı adı altında yapılan bu tezle, bu konuda tarihsel ve çağdaş boyutta yaklaşım niteliğinde bir araştırma yapmaya yönelinmiştir. Bu çalışmanın ana amacı, Türk İslam Seramiklerinin tarihsel gelişimini araştırmak, Dünyada Türk-İslam Seramiklerinden etkilenerek eserler üreten seramik sanatçılarını ve çalışmalarını bir arada sunmak ve bu çalışmaların ışığı altında bu verilerden yararlanılarak kişisel bir sergi oluşturmaktır. Aynı zamanda bu çalışmanın daha sonra bu konuda yapılacak çalışmalara destek olması hedeflenmiştir.Bu çalışma da İslamiyet'in ortaya çıkmasıyla birlikte, seramik üretim ve kültürünün tarihsel serüveni ele alınarak, günümüz Çağdaş Seramik Sanatına yaptığı etki ve katkılar değerlendirilmiş, bütün bu verilerin ışığı altında uygulanan seramik çalışmaları düzenlenen bir sergi ile sunulmuştur.

Yücel Başeğit
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Grafik tasarım bağlamında gerilla tasarımın analizi

Yapılan araştırmada, 1980'li yılların başında, gündeme gelen Gerilla pazarlama tekniklerinin grafik sanatlarına ve görsel tasarım problemlerine olan etkisi incelenerek tespite çalışılmıştır.Bu bağlamda, gerilla pazarlama, grafik tasarımı ve gerilla tasarım ile ilgili kaynaklar araştırılmış, üretilmiş tasarımlar analiz edilerek örneklendirilmiştir.Ürün satma amacıyla mesajların eşikaltı etkisini hedefleyen gerilla pazarlamanın kullandığı nöro?psikoloji teknikleri ve bu tekniklerin görsel algılama açısından grafik tasarıma olan etkisi analiz edilmiştir.Gerilla tasarım, pazarlama tekniğinin güncelliği ve kendini sürekli yenilemesi, görsel sanatların çok çeşitli olan ve sürekli gelişen yeni medyumlarla farklı ifade imkânlarına sahip olması, nöro?psikoloji biliminin yeni buluntuları ve popüler yaşam pratiklerinin devingenliğiyle ilişkili olarak kendini sürekli dönüştürmektedir. Süreci hala devam eden, tamamlanmamış güncel bir olgu olan gerilla pazarlama ve gerilla tasarım, kesin sınırlı tespitlerden çok, mevcut durumun analizi olarak bu araştırmada ortaya konmuştur.Gerilla tasarımın, gerilla pazarlamanın kar etme amaçlı üretim gerekçesinden farklı olarak, söz?merkezci, aksiyonist sanat ya da muhalif tasarımlarla da biçimsellik bakımından ilişkili olduğu ortaya konmuştur.

Grafik sanatlarReklam grafiğiReklam ortamları+1
Can Oktay Heper
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Bir keman arşesinin akustik etkisi

Bir enstrümanı oluşturan yapısal parçaların tümü enstrümanın tonuyla ilişkilidir. Yapılış teknikleri, materyal özellikleri, model ve ölçülendirmeler, cila uygulamaları gibi birçok ayrıntı bir araya gelerek enstrümanın ses özelliğini ve tonunu oluştururlar. İcracı, enstrüman ve arşe bir bütün olarak değerlendirildiğinde bileşenlerin her biri diğerini etkiler. Araştırmanın konusu bu bileşenler arasında arşenin enstrümanın tonuyla olan ilişkisidir çünkü icracı ve enstrüman aynı olduğu halde arşenin değişmesiyle tonda değişir. Bu çalışmada enstrümanın tonuyla ilgili arşenin akustik rolü olduğu incelenmiştir.Arşe yaylı çalgılar ailesinin oldukça önemli bir parçasıdır çünkü tellere sürtülmesi yoluyla oluşan titreşimler sesi meydana getirirler. Bu nedenle arşenin yapısı, modeli, ağırlığı, uzunluğu vb. gibi teknik özellikleri bir yaylı çalgının ses performansı için önemlidir. Enstrüman ve arşe arasında ki bu ton etkileşimi arşenin teknik rolünün yanı sıra akustik rolünün de olduğunu gösterir.Arşenin, enstrümanın akustik karakterini ve ses rengini nasıl ve ne ölçüde etkileyebileceğini incelerken enstrüman olarak keman esas alınmıştır. Eski çağlardan modern çağa kadar tarihsel ve teknik gelişimiyle birlikte keman arşesinin yapısı incelenmiştir. Yapısında ki teknik özellikler ve tonsal etkileri araştırıldıktan sonra ise akustik denemeler yapılmıştır. Profesyonel stüdyo ortamında aynı keman ve aynı kişi tarafından, aynı eserlerle çalınmış altı farklı arşeden ses kayıtları alınarak arşelerin ses analizleri yapılmıştır. Tonlarda ki belirgin farklılıklar, yaylı çalgılarda arşenin enstrümanın genel tonunu önemli ölçüde etkileyebileceği sonucuna götürmüştür ve ortaya çıkan sonuç her arşenin kendine has bir ses özelliği olduğudur.Arşenin enstrümanın tonunda ki bu büyük rolünün lutiyeler ve icracılar tarafından dikkate alınması gerekir. İcracılar arşelerini seçerken ve kullanırken bu bilgiyle hareket ederlerse enstrümanlardan daha yüksek bir ses performansı elde edebilirler. Arşe yapımcıları ve arşe restorasyonu yapan lutiyeler ise arşenin enstrümanın tonu ile olan ilişkisinin bilincinde olarak küçük değişiklerle büyük ton farklılıkları yaratabilirler.

Aslı Şirin Güzey
Anadolu University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Sanatta sivil toplum ve hafrıyat sanatçı inisiyatifi

Sivil toplum tartışmaları, 1980'lerde sosyal bilimler alanında tekrar hatırlanan bir kavram olmuştur. Bu kavram, Türkiye gündemine 1990'larda girmiştir. 12 Eylül 1980 askeri müdahalesi, Türkiye'de sendikal, dernek, siyasal parti oluşumlarını kapatmış, halkın siyasal varlıklarına zarar vermiştir. 1980'lerin başında Türk toplumu, baskıcı ve sansürcü yönetimle, özgürlükçü, çoğulcu yeni söylemlerin arasında kalmıştır. Siyasallığını yitiren Türk toplumunun, demokratikleşme sürecinde sivil toplum tartışmaları 1990'larda yoğun olarak tartışılmış, hala da bu tartışmalar devam etmektedir. Her alanda gelişen sivil toplum, sanat alanında da genişlemiştir. Özel sektör ve devlet yardımıyla çeşitli sivil toplum kuruluşları sanata katkıda bulunmaya başlamıştır. 1950'lerden sonra hükümetlerin sanata verdikleri önem ve bütçe düşmeye başlamıştır. 1980 sonrası neo-liberal politikaların ve özel sektörün Türkiye'de etkisini göstermesiyle kültürel alanda sivil oluşumun sanata olan desteği kurtarıcı nitelik taşımıştır. Bu tez kapsamında, sivil toplum, Türkiye'de sivil toplumun algılanışı, sanatta sivil toplum ve sanatta bir sivil inisiyatif oluşumu olarak Hafriyat sanatçı grubu incelenecektir.

1990 sonrasıGüzel sanatlarSanat dernekleri+6
Tuçe Silahtarlıoğlu
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2009
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Öğrenci prokofiev'in büyük ölçekli piyano eserlerindeki sonat allegrosu anlayışı

Sonat allegrosu, en karmaşık ve kayda değer müzik formlarından biridir. Yapısal olarak, bir bakıma, kendinden önce gelen formların sentezlenmesiyle ortaya çıkmıştır. Sonat allegrosunun Rönesans'ta başlayan gelişimi, hiçbir zaman önemini ve popülerliğini kaybetmeden günümüze kadar sürmüştür. 20. yüzyıl bestecilerinden Sergei Sergeyeviç Prokofiev, klasizme son derece bağlı bir besteci olarak müzik tarihine geçmiş ve öğrencilik yıllarında bestelediği Birinci ve İkinci Piyano Sonatları ve Birinci Piyano Konçertosu'nda, klasizmin en vazgeçilmez öğelerinden biri olan Sonat Allegrosu'nu kendi yaratıcılığıyla biçimlendirmiştir. Bu çalışma, Prokofiev'in öğrencilik yıllarında bestelediği büyük ölçekli piyano eserlerinde sonat allegrosunu nasıl yapılandırdığı ile ilgili bilgi ve form analizlerini içermektedir.

Beril Çalgan
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2009
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Film dili olarak organik tipografinin kullanımı

21. yüzyılda tipografinin amacı, iletişim kurmanın ötesinde deneysel yaklaşımlarla görsel iletişimi zenginleştirmek ve sınırlarını genişletmek olmuştur. Tipografi alanındaki deneysel yaklaşımlar, içerik ve biçim arasındaki ilişkileri kuvvetlendirerek görsel iletişime yeni bakış açıları kazandırmıştır. 21. yüzyıl başlarında bazı tasarımcıların el ile üretilen ve organik formlara sahip tipografik çalışmaları, bilgisayar ile üretilenlerden sıyrılarak fark yaratmışlardır.Bu araştırma, film dili unsuru olarak el ile oluşturulan harflerin, içeriği nasıl etkilediğini araştırmaya yöneliktir. Uygulama olarak, el ile oluşturulan harflerin ve kelimelerin, çeşitli ses ve müzik parçaları ile birlikte kurgulandığı kısa filmler tasarlanması amaçlanmıştır. Filmler, el ile oluşturulan harflerin; tasarım, üretim örnekleri ve uygulamalarıyla, bir film dili unsuru olarak kullanılabileceklerini göstermek için kullanılmıştır.

FilmGrafik sanatlarGrafik tasarımı+1
Çağlar Okur
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2009
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Mekanda grafik izlenimler

Mekân, insanı çevreleyen duvarların ötesinde bir kavramdır. İnsanı mekânınfizikselliğinin ötesine taşıyan ise, o mekânın atmosferidir. Bu araştırmada grafik tasarımın,mekânda salt bilgilendirme veya yönlendirmenin ötesinde, bu atmosferi sunmadayapabilecekleri ele alınmaktadır. Grafik tasarımın kimlik yaratma ve sunmadakiyadsınamaz rolü, mekân kavramından yola çıkılarak sorgulanmakta ve mekânın görseliletişimde yaratıcı uygulamalara elverişli konumu üzerinde durulmaktadır.Giriş bölümünde problem, amaç ve önem tanımlanırken, ikinci bölümde mekântanımlanmakta, mekânın tarih boyu insan hayatındaki yeri ve önemi araştırılmakta vemekânın kimliğini oluşturan etmenlerden bahsedilmektedir. Bu bölümde kimlik kavramıderinlemesine araştırılmakta, mekândan bağımsız olarak da kimlik konusu detaylıca elealınmaktadır. Sokak kültürü, teknolojik özgürlük ve disiplinlerarası çalışmalarkavramlarının ışığında grafik tasarımda yeni açılımların oluşumu, ve bunların grafiktasarımın ve tasarımcısının üzerindeki etkileri sorgulanmaktadır. Bu açılımlar ile birlikteboyutluluğu ve fizikselliği ön plana çıkaran grafik tasarım anlayışının, popüler kültürünyaygınlaşması ile birlikte tüketilen mekânlar arasında, bir mekânın farklılaşmasındaki rolüortaya konulmaya çalışılmaktadır. Sonuç bölümünde ise araştırmada elde edilen bulgular,ortaya konan veri ve uygulamalar yer almaktadır.

Grafik tasarımıGörsel sanatlarMekan+3
Melike Taşcıoğlu
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2009
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Balıkesir Dursunbey bölgesi Silisli kilinin ve Seydişehir aluminyum tesisi atığı kırmızı çamurunun seramik bünyelerde kullanım olanaklarının araştırılması

Yapı malzemelerinden, günlük yaşamın her alanına kadar sıklıkla ve çeşitli şekillerde kullanılan, geniş bir yelpazede üretimleri yapılan seramik ürünler, seramik hammaddeleri olarak bilinen farklı hammaddelerin bir araya getirilmesi ile oluşurlar. Endüstriyel ve sanatsal seramik üretim alanları içinde çamur, sır, pigment ve astar ara ürünleri için hammadde en önemli unsurlardandır.Günümüzde akçini, karo, sağlık gereçleri ve porselen gibi geleneksek seramik ürünlerin reçete bileşimlerinde yer alan kil, kaolin, kuvars, feldspat ve diğer yardımcı hammaddelerin dışında Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde bulunan alternatif hammadde kaynaklarının seramik bünyelerde kullanımı ile ilgili birçok araştırma yapılmaktadır.Ergitici özelliği olan, pişme sonrası ürün yüzeyinde istenilen renk ve dokuları oluşturan, yaş, yarı yaş ve kuru şekillendirme yöntemleri ile şekillendirilmeye uygun özellikler taşıyan farklı kimyasal, fiziksel, mineralojik yapı ve özelliklere sahip olan pek çok hammadde değişik açılardan incelenmektedir. Türkiye özellikle sanatsal üretimlerde kullanıma uygunluk taşıyan mineraller, kayaçlar ve kil yatakları açısından çok zengin bir ülkedir. Doğal kaynakların yanı sıra çeşitli endüstrilerde üretim girdileri sonunda açığa çıkan katı atıkların seramik sektöründe değerlendirilmesi de üzerinde çalışılan önemli konulardandır.Tezde yapılan araştırma dört bölümden oluşmaktadır. Bu araştırmanın birinci bölümünde kil minerallerinin oluşumu, jeolojisi, özellikleri ve kullanım alanları, ikinci bölümünde; Konya- Seydişehir Alüminyum tesisinde işlenen alüminyum cevheri üretimi sonunda açığa çıkan atık kırmızı çamurun oluşumu ve seramikte kullanımı ile ilgili yapılmış olan çalışmalarla ilgili bilgiler yer almıştır. Üçüncü bölümde, işlevsel ve sanatsal amaçlı olarak düşük ve yüksek sıcaklıklarda üretimi yapılan earthenware ve stonware bünyelerin tanımı, özellikleri, bu bünyelerle çalışan sanatçılardan örnekler verilmiştir.Dördüncü bölümde; Balıkesir Dursunbey kili ve Seydişehir alüminyum tesisi atığı kırmızı çamurunun farklı seramik bünyelerde kullanım uygunluğu deneysel olarak araştırılmıştır, teknik ve görsel özellikler açısından en uygun sonuçları veren reçetelerden elde edilen bünyelerle seramik uygulamalar gerçekleştirilmiştir.

AtıklarBalıkesir-DursunbeyKil+7
Şenol Kubat
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2009
00