Ankara University
Institute

Institute of Educational Sciences

Ankara University

115

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Cumhuriyet dönemi Türk düşünürlerin teknoloji kavramına bakışı ve bu bakışın eğitim sistemine yansıması

Tarihî süreçte insanlığa farklı bir gelişim imkânı sunan teknolojinin insanlık için ne anlama geldiği önemlidir. Bazen bilimle, bazen zanaatla, bazen de kendi başına yeni yollar, yeni imkânlar yaratabilen teknoloji, her zaman güçlü bir etkiye sahip olmuştur. Aydın Sayılı'nın ifadesine göre teknoloji, toplumsal değişimlerin yanı sıra insan zihniyetleri üzerinde dolaylı bir etkiye sahiptir. Teknolojinin hızlı bir şekilde gelişmesiyle birlikte, insanların iletişim, düşünce tarzı, davranış şekilleri ve dünya görüşleri de değişime uğramaktadır. Özellikle küresel olarak yayılan etkileri nedeniyle teknoloji konusu filozoflar, sosyologlar ve diğer bilim insanlarının dikkatini çeken bir alan haline gelmiştir. Her yüzyıl, ihtiyaçlarına uygun teknoloji ve bilimsel gelişmelerin etkisiyle çeşitli teknolojilere şahit olmuştur. Bu teknolojiler genellikle sorgusuzca kabul edilmiştir. Ancak, teknoloji yalnızca araç ve makinelerle sınırlı değil; aynı zamanda daha geniş bir kapsamı ifade etmektedir. Bilim ve teknolojinin ilerlemesinde kültürel etmenler önemli olduğu gibi eğitim faktörü de oldukça önemlidir. Fuat Sezgin'in ifadesi ile bilim ve teknoloji tesadüf olarak ya da birbirinden bağımsız süreçlerle ortaya çıkmamaktadır. Ona göre küçük kaynaklardan çıkan bir nehir gibi yavaş yavaş çoğalmakta sonra hızla akıp genişlemektedir. Bilim ve teknolojiler farklı insanlar ve farklı kültür dünyalarından geçerek gelişmiş ve bütün insanların ortak tarihi olmuştur. Bu açıdan çalışmada literatüre dayalı teknoloji felsefesi ve Türk düşünürlerinin teknolojiye dair felsefelerini incelemek amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak felsefi bakışın teknoloji alanında ortaya koymuş olduğu düşünceler önemli bulunmuştur. Önemli Türk düşünürlerinin teknolojiye dair görüşlerinin ne olduğu merak edilmiş, Türk eğitim sisteminin değişen koşullara uyum sağlamada teknolojiye dair felsefesinin varlığı ve Türk düşünürlerinin fikri katkısının olup olmadığı incelenmiştir. Çalışmada, Cumhuriyet öncesi ve sonrası Türk-İslam medeniyetinin bilim ve teknolojiye katkılarını inceleyen Fuat Sezgin ve Aydın Sayılı seçilmiştir. Daha çağdaş, felsefi bir bakış açısıyla konuya yaklaşan Nermi Uygur seçilen diğer düşünürlerdendir. Veriler toplanırken teknolojinin bilimle ilişkisi, genel teknoloji felsefi literatürü, düşünürlerin eserlerinin incelenmesi, MEB ve Türkiye'nin bilim-teknolojiye dair toplantı tutanaklarına başvurulmuştur. Araştırma kapsamında ulaşılan bilgiler doğrultusunda Fuat Sezgin ve Aydın Sayılı'nın teknolojinin önemi, ulusal ve tarihî gelişiminde hemfikir olduğu kanaati oluşmuştur. Fuat Sezgin'de transfer edilmiş bilim ve teknolojinin eğitim sistemi yoluyla doğru öğrenilmesi, yaratıcı fikirler ve yeni teknolojiler geliştirecek program ve ortamların hazırlanması gerektiği sonucuna ulaşılırken, Aydın Sayılı'da uygarlığın ve teknolojinin gelişmesi için bilim temelli eğitimin önemine rastlanır. Eğitimde sadece teknoloji geliştirmeyi sağlayacak kazanımların verilmesinin eksik olacağı ise Nermi Uygur'un "vicdani teknoloji" olarak tanımlanabilen, teknoloji ile ilişkiler ve bunalımların çözümünde amacın insan ve değerlerine saygı göstermek olduğunu yansıtan kültürel bakışına ulaşılır. Bilimsel ve teknolojik gelişmelerin devlet politikaları içerisinde yer aldığı ancak yapılan bilim ve teknoloji amaçlı toplantılarda Ar-Ge çalışmaları, üniversiteler ve sanayi iş birliği ile ilgili ekonomik ve uluslararası konulara temas edilirken, teknolojinin bilimsel gelişme ile birlikte insan ve çevre varlığındaki etkisinin çok az değerlendirildiği görülmüştür. Düşünürlerin kaynaklarına dayalı inceleme sonucunda, bilim ve teknoloji tarihine ilişkin yeterli bilginin eğitim programlarında yer almasıyla gelecek nesillerin özgüvenini artırmanın yanı sıra teknolojinin amacı, önemi ve geliştirilme kültürünü daha iyi anlamalarına ve benimsemelerine katkı sağlayabileceği tespiti yapılmıştır. Bulgular evrensel teknoloji felsefeleri ile düşünürlerin teknoloji felsefeleri ve eğitim sistemi politikalarına ilişkin alanyazın çerçevesinde tartışılmıştır.

Ayşe Parmaksız
Ankara University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yapay zeka sohbet robotunun sağlık okuryazarlığını desteklemesine yönelik hekim değerlendirmelerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, yapay zekâ destekli bir sohbet robotuna yöneltilen sağlık ilişkili sorulara yazılımın cevaplarının tıbbi açıdan güvenilirliğinin, muhtemel faydasının ve hasta güvenliği bakımından tehlike oluşturma ihtimalinin değerlendirilmesidir. Çalışma ile öncelikle söz konusu kriterler bakımından cevapların performansının belirlenmesi ve sonrasında yapay zekanın güvenli, faydalı ve tehlikesiz şekilde kullanımı için önerilerin oluşturulması amaçlanmıştır. Çalışma, karma desenli bir fenomenoloji çalışması olarak tasarlanmıştır. Yapay zeka destekli sohbet robotuna yöneltilen üç adet soru ve ondan alınan cevaplar farklı uzmanlık dallarından 88 hekim tarafından üç kriter bakımından (güvenilirlik, fayda ve katma değer, olası tehlike) puanlanmıştır. Değerlendirmelerin nicel analizleri tanımlayıcı istatistik ve tek yönlü varyans analizleri ile gerçekleştirilmiştir. Ankete katılan hekimlerden ayrıca kriterlere ilişkin puanlamalarının gerekçeleri yazılı olarak ifade etmeleri istenmiştir. Nicel analiz sonuçlarının daha ayrıntılı şekilde gerekçelendirilmesi için söz konusu yazılı gerekçeler alt gruplarda sınıflandırılarak analiz edilmiştir. Çalışma sonunda nicel ve nitel analiz sonuçları kullanılarak hekim değerlendirmeleri ışığında yapay zeka sohbet robotu ve sağlık okuryazarlığı amaçlı kullanımı konusunda kavramlar ve vurgular ilişkilendirilmiş, önerilerde bulunulmuştur. Önümüzdeki dönemde kullanımının giderek artması beklenen yapay zeka tabanlı sohbet robotlarının hasta güvenliğini tehdit etmesi, hasta-hekim iletişimini zedelemesi, hastanın tedaviye uyumunu olumsuz etkilemesi gibi risklerinin azaltılması ve faydalarının artırılmasına yönelik olarak bir kullanım rehberinin oluşturulması öneriler arasındadır. Sohbet robotlarını sağlık amaçlı kullanacak farklı demografi ve sosyo-ekonomi kategorilerinde bulunan örneklemlerle sohbet robotu kullanım becerileri üzerine araştırmaların yapılması fayda sağlayacaktır.

Mustafa Said Yıldız
Ankara University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sosyal bilgiler eğitiminde jeopolitik kavramlara dair öğretmen yaklaşımları (Sivas örneği)

Araştırma kapsamında sosyal bilgiler eğitiminde jeopolitiğe ilişkin konuların öğretmenler nezdinde yerini incelemek, coğrafi faktörlerin ortaya çıkardığı sonuçların eğitim öğretim ortamında verimli bir şekilde işlenip işlenmediğini görmek ve bunun için öneriler geliştirmek, öğretmenlerin jeopolitik ile ilgili kavram, olay ve durumların Türkiye'ye etkilerine nasıl baktıklarını ve tüm bu hususların sosyal bilgiler eğitimindeki olumlu ve olumsuz yansımalarını açığa çıkarmak için gerekli çalışmalar yürütülmüştür. Bu çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden anket çalışması yapılmıştır. Araştırmanın çıktıları nicel yöntem desenlerinden tarama deseninin basamaklarına uygun olarak analiz edilmiştir. Araştırmanın örneklemi 2022-2023 eğitim öğretim yılında Sivas vilayetinde bulunan 25 ortaokulda görev yapan sosyal bilgiler öğretmenlerinden oluşmaktadır. Anket çalışmasına 66 sosyal bilgiler öğretmeni dâhil olmuştur. Çalışmada araştırmanın amaçlarına ulaşılması için 29 soruluk anket formu kullanılmıştır. 25 soru kapalı uçlu olup araştırmanın amaçlarını içermektedir. İlk dört soru katılımcıların kişisel bilgilerini tespit etmek için oluşturulmuştur. Araştırma sonunda 66 sayfa anket formu elde edilmiştir. Araştırmanın sonunda jeopolitiğin ülke kaderini etkileyen bir olgu olduğu, sosyal bilgiler öğretim programında Türkiye jeopolitiği hakkında yeterli ünite ve etkinliklerin yer almadığı, jeopolitik unsurlara yeterince yer verilmediği, öğrencilerin Türkiye coğrafyasının avantaj ve dezavantajlarını özümsemekte güçlük çektikleri, öğrencilerin jeopolitik farkındalığının artırılması için uygulanacak farklı yöntemlerin etkili olabileceği gibi sonuçlara ulaşılmıştır. Bu bulgular doğrultusunda öğrencilerin jeopolitiğe bakış açılarının olumlu yönde değişmesi için sosyal bilgiler öğretim programında güncelleme yapılması önerilmektedir. Anahtar Sözcükler: Jeopolitik, Sosyal Bilgiler, Coğrafya

Mustafa Orunbay İrkin
Ankara University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Hibrit ve geleneksel çok aşamalı testlerin performansının farklı koşullar altında incelenmesi

Bu çalışmada, çeşitli hibrit çok aşamalı bireyselleştirilmiş test (H-ÇABT) ve geleneksel çok aşamalı bireyselleştirilmiş test (ÇABT) desenlerinin ölçme kesinliği değerlerinin yetenek dağılımı ve test uzunluğu değişkenlerinin farklı düzeylerinde karşılaştırılması amaçlanmıştır. 24, 36 ve 48 test uzunluğunda ve yetenek düzeylerinin sağa çarpık, sola çarpık ve normal dağıldığı durumlarda, aynı aşama sayısına sahip hibrit desenlerin performansları hem kendi aralarında hem de referans olarak belirlenen ÇABT ile karşılaştırılmıştır. Bu doğrultuda 1000 maddelik bir yapay madde havuzu oluşturulmuş ve modüller önceden birleştirilmiştir. H-ÇABT desenlerinin yapılandırılmasında ise amacına uygun olarak testin orta ya da son aşaması madde düzeyinde bireyselleştirilmiş (Bilgisayarlı bireyselleştirilmiş test-BBT) olarak uygulanmıştır. Çalışmanın bulguları, kısa test uzunluğunda BBT'nin testin sonunda uygulandığı test desenlerinin daha yüksek kesinlikte kestirimler sağladığını göstermektedir. Test uzunluğunun artışına bağlı olarak, BBT'nin ölçme kesinliğine olan etkisi azalmıştır. Yetenek dağılımlarının sağa ve sola çarpık olduğu durumlarda durumlarda da hibrit desenlerin geleneksel çok aşamalı bireyselleştirilmiş testlere göre daha avantajlı olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Çalışmada iki, üç ve dört aşamalı desenler incelenmiştir. Üç aşamalı H-ÇABT desenleri BBT'nin uygulandığı aşamanın etkisine daha açıkken, BBT'nin farklı aşamalarda uygulandığı dört aşamalı hibrit desenlerin performanslarının özellikle orta ve uzun testlerde benzerlik gösterdiği gözlenmiştir. Bunu destekler şekilde, aşama sayısının artışına bağlı olarak ölçme kesinliği değerleri ortalamaları arasındaki farkın etki büyüklüğünün azaldığı gözlenmiştir. Desenleri daha etkili değerlendirmek amacıyla, her bir aşama sonunda kestirilen geçici yetenek düzeylerine bağlı hesaplanan ölçme kesinliği değerlerinin değişimi incelenmiştir. Buna göre uygulanan desenden bağımsız olarak hata değerlerindeki en büyük düşüşün ilk iki geçici yetenek kestiriminde elde edildiği ve beklendiği gibi BBT'nin uygulandığı aşamanın ölçme kesinliği değerleri üzerinde olumlu etkiye sahip olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Ancak test uzunluğu ve aşama sayısı arttıkça bu etkinin azalmıştır.

Bilgisayar destekli değerlendirmeBilgisayar ortamında bireyselleştirilmiş testTest birleştirme
Çağla Alpayar
Ankara University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Uzaktan eğitimde öğrenme çıktılarını etkileyen tasarım değişkenlerini belirlemeye yönelik bir meta-özet çalışması

Bu meta-özet çalışması, uzaktan eğitimde kullanılan medya ve öğretim yöntemi tasarım değişkenlerinin başarı, motivasyon ve doyumdan oluşan öğrenme çıktıları üzerindeki etkilerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Uzaktan eğitimde başarı, motivasyon ve doyum üzerine etkisi olan tasarım değişkenlerini içeren ve 2011-2020 yılları arasında yayımlanan nicel, nitel ve karma araştırmaları belirlemek için "Web of Science" ve "ERIC" veri tabanları kullanılmıştır. Kapsamlı literatür taramasında ("achievement" OR "success" OR "motivation" OR "satisfaction") AND ("distance education", "distance learning" OR "distance teaching" OR "online teaching" OR "online education" OR "online learning" OR "online instruction" OR "web based education" OR "web based teaching" OR "web based instruction" OR "e-learning") anahtar kelimeleri kullanılmıştır. Veri tabanlarında belirlenen anahtar kelimeler doğrultusunda detaylı aramanın yapılması ve indirilen çalışmaların gerek özet gerek tam metin kısmında belirlenen kriterlere göre uygunluğu bağımsız iki araştırmacı tarafından yapılmıştır. Tasarım değişkenleri Clark (1994) ve Kozma'nın (1991; 1994) "Medya Mı Yöntem Mi?" tartışmasına cevap aramak üzere "kullanılan medya" ve "öğretim yöntemi" değişkenleri ile sınırlandırılmıştır. Dahil edilme kriterlerini karşılayan 318 araştırma, bu meta-özet çalışmasına alınmıştır. Veri analizinde karma yöntemli araştırma sentez yaklaşımlarından biri olan ve hem nicel hem nitel sonuçlar arasındaki farklılıkların birbirine dönüştürülerek uzlaştırıldığı meta-özet yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarında üretilen pozitif ve pozitif olmayan temaların sayıları incelendiğinde öğrenci başarısı, motivasyon ve doyum üzerinde uzaktan eğitim tasarım değişkenlerinden kullanılan medya ve öğretim yönteminin etkilerini inceleyen sonuçlar birbirini desteklemektedir. Çünkü araştırmada ele alınan üç bağımlı değişkeni etkileyen pozitif temaların sayısı, pozitif olmayan temalara göre daha yüksektir. Buna göre meta-özete dâhil olan çalışmalar öğrenci başarısı, motivasyon ve doyum üzerinde kullanılan medya ve öğretim yöntemi tasarım değişkenlerinin etkisi olduğu sonucunu desteklemektedir. Ayrıca çalışmada araştırmacılara, uygulayıcılara ve uzaktan eğitim tasarımcılarına yönelik çeşitli öneriler getirilmiştir.

Uzaktan eğitim
Sercan Özen
Ankara University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İkibinli yıllar Türkiyesinde üst politika belgelerine göre ortaöğretim sistemi

Tarihsel süreç içerisinde yakın geçmişe kadar eğitim, sahip olduğu işlevler ile bireye toplum içerisinde bir kimlik kazandıran, maddi ihtiyaçlarını gidermesinde bir araç olan ve aynı zamanda toplumu oluşturan bireyleri ve farklı kesimleri ortak bir anlayışta birleştiren bir etkinlik olarak görülmüştür. Fakat eğitime dair yapılan bu belirleme, günümüzde neoliberal ekonomi anlayışının ortaya koyduğu bazı önerme ve uygulamalar ile değişim geçirmeye başlamış; neoliberal politikaların yaygınlaşmasıyla birlikte, toplumun çeşitli sosyo-ekonomik grupları arasındaki eşitsizlikler artmış, eğitim hakkının gerçeklik kazanmasında sorunlar ortaya çıkmış ve eğitimin kamusallığı sorgulanmaya başlanmıştır. Bu çalışma, 2000-2023 yılları arasında Türkiye'de ortaöğretim sisteminin farklı boyutlarıyla nasıl şekillendiğini ve eğitimde nitelik, eğitimde eşitlik ve eğitim hakkı açılarından nasıl değerlendirilebileceğini saptamayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda, ortaöğretime dair eğitime erişimde fırsat eşitliği, eğitim finansmanı, özel sektörleşme politikaları, mesleki ve teknik eğitim ve eğitim programları konuları üzerinde durulmuştur. Araştırmada nitel araştırma tekniklerinden doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Çalışmada, Beş Yıllık Kalkınma Planları, Hükümet Programları, Milli Eğitim Şuraları, Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) Stratejik Planları ve 2023 Eğitim Vizyonu belgesi analiz edilmiştir. Dokümanlarda bahsi geçen politikaların uygulanış düzeylerinin belirlenmesinde TÜİK İstatistikleri, Örgün Eğitim İstatistikleri, MEB Bütçe Raporları, Performans Programları ve İdare Faaliyet Raporları'ndan yararlanılmıştır. Araştırma kapsamında ulaşılan sonuçlara göre, 2000'li yılların başından beri Türkiye'de eğitimde özel sektörün payı hızla yükselmektedir. Neoliberal ekonomi anlayışının meydana getirdiği özel sektörleşme politikaları, devletin hizmet verdiği birçok alandan biri olan eğitimi de piyasanın etkisi altına sokmuş ve eğitimde fırsat eşitliği ilkesini zayıflatmıştır. Piyasanın güdümündeki eğitim, özellikle öğrenci başarısının merkezi sınavlar ile ölçüldüğü Türkiye'de, farklı sosyo-ekonomik gelir grupları arasında derin eşitsizliklere yol açmaktadır. Devletin eğitim hizmetinden çekilmeye başlaması, dikey toplumsal hareketlilik açısından olumsuz sonuçlar yaratmıştır. Eğitimin toplumsal bir hak olmaktan ziyade bir tüketim ürünü olarak görülmesi, toplumda eğitime atfedilen anlamı tamamen değiştirmiştir. Eğitim finansmanında çeşitlilik sağlamak amacıyla eğitimin piyasa güdümüne sokulması özel sektörün bu alandaki payını hızla artırmış, eğitim hizmetlerinde eşitlikten giderek daha fazla uzaklaşılmıştır. Ayrıca üst politika belgelerinde alınan bazı kararlar, Türkiye'de eğitimin lâik bir bağlamdan uzaklaştığına işaret etmektedir. Eğitim hizmetinin eşitlikçi ve adil bir anlayışla devlet tarafından üstlenilmesi zorunlu görülmeli, eğitim tamamen kamu kaynaklarınca karşılanmalıdır. Lâik ve eşitlikçi bir eğitim için, eğitim kurumlarında devletin tarafsızlığını sağlayan bir anlayış benimsenmelidir. Kamu bütçesinden eğitime ayrılan pay artırılmalı ve eğitim yatırımlarına öncelik verilmelidir.

Mete Can Gürbulak
Ankara University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye ve İsveç sosyal bilgiler öğretim programlarında finansal okuryazarlık

21. yüzyıl becerileri, bireylerin modern dünyada başarılı olabilmeleri için gereken genel yetenekleri ifade etmektedir. Finansal okuryazarlık, bu beceriler arasında özellikle ekonomik hayata katılım, mali planlama, emeklilik, risk yönetimi ve finansal karar verme konularında yeterliliği içermektedir. Günümüzde, finansal kararlar karmaşık hale gelmekte ve bireyler, gelirlerini yönetmek, yatırım yapmak, borç almak veya tasarruf etmek gibi konularda daha bilinçli kararlar alabilmek için finansal okuryazarlık becerilerine ihtiyaç duymaktadır. Bu nedenle, 21. yüzyıl becerileri bağlamında finansal okuryazarlık, bireylerin günlük yaşamlarında daha iyi finansal kararlar almalarını ve ekonomik olarak daha sağlıklı bir gelecek inşa etmelerini sağlamak adına kritik bir öneme sahiptir. Çalışma, Türkiye ve İsveç'in sosyal bilgiler öğretim programları ile ders kitaplarını finansal okuryazarlık becerileri açısından karşılaştırmayı hedeflemektedir. Nitel araştırma yöntemi kullanılarak yürütülen çalışmada, literatür taraması yapılmış ve veriler doküman incelemesiyle elde edilmiştir. Toplanan bilgi ve veriler içerik analiziyle değerlendirilmiştir. İki ülkenin sosyal bilgiler öğretim programları ve ders kitaplarındaki finansal okuryazarlık becerilerini içeren anahtar kavramlar detaylı olarak incelenerek karşılaştırmalı bir şekilde sunulmuştur. Veri kaynağı olarak MEB Sosyal Bilgiler Programı (2018) ve 4.,5. ve 6. Sınıf sosyal bilgiler ders kitapları, İsveç Ulusal Ajansı (Skolverket) Sosyal Bilgiler Programı, 4–6 Utkik Samhällskunskap 4-6, Nature& Kultur Yayınevine ait Puls 4.,5. ve 6.sınıf ders kitapları yer almaktadır. Elde edilen bulgular, her iki ülkenin de finansal okuryazarlık becerilerine önem verdiğini göstermektedir. Türkiye'nin finansal okuryazarlık becerilerini sosyal bilgiler ders kitaplarında temel düzeyde mikroekonomik verilere odaklanarak yer verdiği görülmektedir. İsveç'in ders kitapları ise finansal okuryazarlık eğitiminin yanında ekonomi okuryazarlığını da içeren geniş bir perspektiften hem mikro hem de makro ekonomik kavramlar üzerinden açıklamaktadır.

Pınar Çilek
Ankara University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Paralel dağılımlı bilgi işleme modeline göre oluşturulmuş eğitim ortamlarında özetleme becerisinin gelişiminin incelenmesi

Bu araştırma, paralel dağılımlı bilgi işleme modeline göre oluşturulmuş 7. Sınıf Türkçe dersi eğitim ortamlarının öğrencilerin özetleme becerisinin gelişimine yansımalarını incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Paralel dağılımlı bilgi işleme modelinden yararlanarak özetleme becerisi sıralama, sınıflama, ayrıştırma, silme, seçme, ilişkilendirme, genelleme ve dönüştürme bilişsel işlemlerine ayrılmış, modele uygun eğitim durumları tasarlanarak öğrencilere uygulanmıştır. Araştırma eylem araştırmasıyla yapılandırılmış, nicel ve nitel veri toplama araçlarından yararlanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları araştırmacı, öğrenciler ve geçerlik komitesi üyelerinden oluşmaktadır. Araştırma sınıfta gerçekleştirilmiş; derecelendirilmiş puanlama anahtarı, yarı yapılandırılmış görüşme formu, yansıtıcı günlük ve öğrencilerin etkinlik kağıtları veri toplama aracı olarak belirlenmiştir. Derecelendirilmiş puanlama anahtarından edinilen verilere göre ikisi alt, ikisi orta ve ikisi üst düzey olmak üzere altı öğrenci odak grup olarak belirlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre öğrencilerin uygulama öncesi ve sonrası puanları karşılaştırıldığında öğrencilerin puanlama anahtarının tüm boyutlarında anlamlı bir yükseliş olduğu görülmüştür. Odak grubun etkinlik kağıtlarından edinilen verilere göre öğrencilerin sıralama, silme, ilişkilendirme, genelleme ve dönüştürme işleminde başarıları beklenen düzeydedir. Ayrıştırma işleminde öğrenciler uygulama başında ortalama bir başarı gösterirken uygulama sonundaki başarıları beklenen düzeydedir. Sınıflama ve seçme işlemlerinde öğretmen desteği azaldıkça alt ve orta grupta yer alan öğrencilerin başarılarının beklenen düzeyde olmadığı görülmüştür. Tüm işlemlerin eş zamanlı olarak işletildiği etkinliklerde ise öğretmen desteği azaldıkça yine alt ve orta grupta yer alan öğrencilerin beklenen düzeyde başarılı olamadıkları görülmüştür. Yansıtıcı günlüklerden ve yarı yapılandırılmış görüşmelerden edinilen bulgular araştırmanın verilerini doğrular niteliktedir. Araştırma sonuçlarına dayanarak gelecekte yapılacak araştırmalarda kazanımların ve etkinliklerin tasarımında bilişsel işlemlere dikkat edilmesi, alt ve orta grup için daha fazla öğretmen desteğinin sağlanması gerekmektedir. Anahtar Sözcükler: Türkçe eğitimi, paralel dağılımlı bilgi işleme modeli, özetleme becerisi, okuduğunu anlama, eylem araştırması.

Türkçe eğitimi
Onur Taşdemir
Ankara University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin sınıflarındaki özel gereksinimli çocukların akran ilişkilerine dayalı sosyal yeterliklerine ilişkin görüş ve uygulamaları

Bu araştırmanın amacı kaynaştırma uygulaması yürütülen okul öncesi sınıflarında öğrenim görmekte olan özel gereksinimli çocukların akran ilişkilerine dayalı sosyal yeterliklerini incelemek ve öğretmenlerin çocukların akran ilişkilerini desteklemeye yönelik uygulamalara ilişkin görüşleriyle beraber bu uygulamaları kullanım sıklıklarını incelemektir. Araştırmanın katılımcı grubunu 98 okul öncesi öğretmeni, 98 özel gereksinimli çocuk ve 98 tipik gelişim gösteren çocuk oluşturmaktadır. Çocuklara ve öğretmenlere ilişkin demografik bilgiler Demografik Bilgi Formu ile toplanmıştır. Çocukların akran ilişkilerini incelemek için Çocuk Davranış Ölçeği ve Akran Şiddetine Maruz Kalma Ölçeği kullanılmıştır. Öğretmenlerin uygulamalara ilişkin görüşleri ve uygulamaları kullanım sıklıkları Okul Öncesi Dönemde Sosyal Etkileşim Uygulamaları Ölçeği kullanılarak elde edilmiştir. Öncelikle çocukların akran ilişkilerindeki davranışları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla Pearson korelasyon analizi yapılmış ve akran ilişlerindeki davranışları arasında ilişki bulunmuştur. Özel gereksinimli çocukların yetersizlik türlerine göre akran ilişkilerinin farklılaşıp farklılaşmadığını incelemek için Kruskal Wallis H testi yapılmış ve özel gereksinimli çocukların yetersizlik türlerine göre akran ilişkilerinin OSB ve dil konuşma bozukluğuna sahip çocuklar arasında farklılaştığı bulunmuştur. Özel gereksinimli çocukların cinsiyetlerine ve yaş gruplarına göre akran ilişkilerinin farklılaşıp farklılaşmadığını incelemek için Mann Whitney U testi yapılmış ve özel gereksinimli çocukların cinsiyetlerine göre akran şiddetine maruz kalma düzeyinde farklılaşma olduğu ve erkek çocukların daha fazla akran şiddetine maruz kaldığı bulunmuştur. Yaş gruplarına göre hiperaktivite ve saldırgan davranışlarda farklılaşma olduğu belirlenmiş ve 5 yaş grubunun bu davranışları daha fazla sergilediği bulunmuştur. Çocukların özel gereksinimli olma durumlarına göre akran ilişkilerinde farklılaşma olup olmadığını incelemek için yapılan ilişkisiz örneklemler t testi sonucuna göre çocukların prososyal, saldırgan, asosyal, kaygılı korkulu, hiperaktivite davranışların, dışlanma ve akran şiddetine maruz kalma düzeylerinin tipik gelişim gösteren çocukların lehine farklılaştığı bulunmuştur. Öğretmenlerin akran ilişkilerini desteklemek için en çok kabul edilebilir, uygulanabilir buldukları ve en sık kullandıkları uygulamaların doğal stratejiler olduğu belirlenmiş ve en az kabul edilebilir, uygulanabilir buldukları ve en az kullandıkları uygulamalar ise çevresel düzenlemeler olmuştur. Öğretmenlerin uygulamaları kullanım sıklıklarının öğretmenlik tecrübesi, sınıf mevcudu, eğitim düzeyi ve hizmet içi eğitim alma durumları ile ilişkisi incelendiğinde herhangi bir ilişki bulunamamıştır.

Akran ilişkileriKaynaştırma eğitimiOkul öncesi eğitim+6
Mehmet Onur Karataş
Ankara University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de okul yöneticisi görevlendirme sürecinde mülakat tekniği kullanılmasına ilişkin okul yöneticisi ve öğretmen görüşleri

Türkiye'de devlet okullarında yönetici görevlendirmelerinde kullanılan mülakat tekniğinin etkililiği konusunda önemli tereddütler bulunmaktadır. Okul yöneticisi görevlendirme sürecinin, siyasi ve ideolojik yaklaşımlar, sendikal ilişkiler, cinsiyet ayrımcılığı gibi objektif olmayan faktörlerin etkisi altında olduğu yönünde yaygın tartışmalar bulunmaktadır. Bu araştırmanın amacı, okul yöneticisi ve öğretmenlerin, devlet okullarına yönetici görevlendirme sürecinde kullanılan mülakat tekniğine ilişkin görüşlerini, çözümlememek ve bu süreçte ortaya çıkan problemlere ilişkin öneriler geliştirmektir. Bu araştırma bir durum çalışması niteliğindedir. Araştırma kapsamında veriler, yarı-yapılandırılmış görüşme tekniğiyle toplanmıştır. Araştırmacı tarafından hazırlanan veri toplama araçlarıyla 2022-2023 eğitim öğretim yılında, farklı kademelerde görev yapan 10 okul müdürü, 11 müdür yardımcısı ve 22 öğretmenle görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Toplanan bu verilerin analizinde içerik analizi yaklaşımı kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre; okul müdürleri, müdür yardımcıları ve öğretmenler, mülakat tekniğini genellikle objektif bulmamaktadırlar. Ayrıca, okul müdürleri, siyasi ve ideolojik etkilenmeler, sendikal ilişkiler ve cinsiyet ayrımcılığının mülakat sürecini olumsuz etkilediği görüşü hâkimdir. Bununla birlikte, katılımcıların çoğu tarafından mülakatın genellikle liyakate ve yeterliliğe uygun olmadığına inanılırken, jüri seçiminde tarafsızlık, şeffaflık ve yazılı sınavın yapılması gibi öneriler ön plana çıkmaktadır. Araştırma bulguları ışığında, politika belirleyicilerinin mülakat süreçlerini daha objektif, şeffaf ve liyakate uygun hale getirecek düzenlemeleri gözden geçirmeleri ve bu süreçte etkili olabilecek siyasi, sendikal ve ideolojik etkenleri en aza indirecek stratejileri benimsemeleri önerilmektedir.

MülakatMülakat teknikleriOkul yöneticileri+2
Ayşe Pelin Say
Ankara University · Institute of Educational Sciences
2023
00