
3
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Ali Şir Nevâyî'nin hamsesindeki naatlar ve Miraciyeler üzerine bir inceleme
Ali Şir Nevâyî'nin Hamsesindeki Naatlar ve Miraciyeler Üzerine Bir İnceleme Türk şiirinin klasik döneminde hemen her şair naat ve miraciye kaleme almıştır. Bu şiir türleri, şairin Hz. Peygamber'e olan sevgisini ve övgüsünü dile getirdiği metinlerdir. XV. yüzyıl Türk edebiyatının coğrafyasını en geniş sınırlarıyla düşündüğümüzde Orta Asya'da Ali Şir Nevâyî'nin sanatının gücü ve etkisi dikkat çekmektedir. Şair, Türk edebiyatının ilk hamse sahibidir. Hayretü'l-Ebrâr, Ferhâd ü Şîrîn, Leylî vü Mecnûn, Seb'a-yi Seyyâr ve Sedd-i İskenderî adlı mesnevilerden oluşan hamsesi içeriği ve özellikleriyle Anadolu sahası şairlerince örnek alınmıştır. Nevâyî'nin hamsesini oluşturan mesnevilerin hepsinin mukaddimelerinde tevhid, münâcât, naat, miraciye, sebeb-i telif gibi adeta klasikleşmiş bölümler görülmektedir. Naatları ve miraciyeleri göz önüne alındığında Nevâyî'nin hem klasik tertibe bağlı bir edip hem de Hazreti Peygamber'e samimi bir âşık olduğu dikkat çekmektedir. Onun naatları ve miraciyeleri, dinî ve tasavvufi muhtevalı şiirlerinin en samimi ve en etkili ifade özelliğine sahip olanlarıdır. Şairin naatları ve miraciyeleri konusunda yapılan bu çalışmada onun sanat, kültür ve medeniyet inşa edici vasıflarıyla Anadolu sahası şairleri arasındaki ortak yönler aranmış ve farklılıklar ortaya konmuştur. Çalışmada Ali Şir Nevâyî'nin hamsesindeki naatlar ve miraciyeler incelenmiş, bu bölümlerde işlenen ortak konular beş mesneviden temsil gücü yüksek beyitlerle ele alınmıştır. Osmanlı şairleri mesnevilerin giriş bölümlerindeki naatları genellikle ana temadan bağımsız ele alırken Nevâyî her naata hakkını vermiş ve konuyu bu noktadan itibaren incelemeye başlamıştır. Başka bir deyişle, naatları ana temadan bağımsız olarak veya ana temanın bir parçası olarak değerlendirilebilir.
Ali Şir Nevâyî'nin hamsesindeki naatlar ve Miraciyeler üzerine bir inceleme
Ali Şir Nevâyî'nin Hamsesindeki Naatlar ve Miraciyeler Üzerine Bir İnceleme Türk şiirinin klasik döneminde hemen her şair naat ve miraciye kaleme almıştır. Bu şiir türleri, şairin Hz. Peygamber'e olan sevgisini ve övgüsünü dile getirdiği metinlerdir. XV. yüzyıl Türk edebiyatının coğrafyasını en geniş sınırlarıyla düşündüğümüzde Orta Asya'da Ali Şir Nevâyî'nin sanatının gücü ve etkisi dikkat çekmektedir. Şair, Türk edebiyatının ilk hamse sahibidir. Hayretü'l-Ebrâr, Ferhâd ü Şîrîn, Leylî vü Mecnûn, Seb'a-yi Seyyâr ve Sedd-i İskenderî adlı mesnevilerden oluşan hamsesi içeriği ve özellikleriyle Anadolu sahası şairlerince örnek alınmıştır. Nevâyî'nin hamsesini oluşturan mesnevilerin hepsinin mukaddimelerinde tevhid, münâcât, naat, miraciye, sebeb-i telif gibi adeta klasikleşmiş bölümler görülmektedir. Naatları ve miraciyeleri göz önüne alındığında Nevâyî'nin hem klasik tertibe bağlı bir edip hem de Hazreti Peygamber'e samimi bir âşık olduğu dikkat çekmektedir. Onun naatları ve miraciyeleri, dinî ve tasavvufi muhtevalı şiirlerinin en samimi ve en etkili ifade özelliğine sahip olanlarıdır. Şairin naatları ve miraciyeleri konusunda yapılan bu çalışmada onun sanat, kültür ve medeniyet inşa edici vasıflarıyla Anadolu sahası şairleri arasındaki ortak yönler aranmış ve farklılıklar ortaya konmuştur. Çalışmada Ali Şir Nevâyî'nin hamsesindeki naatlar ve miraciyeler incelenmiş, bu bölümlerde işlenen ortak konular beş mesneviden temsil gücü yüksek beyitlerle ele alınmıştır. Osmanlı şairleri mesnevilerin giriş bölümlerindeki naatları genellikle ana temadan bağımsız ele alırken Nevâyî her naata hakkını vermiş ve konuyu bu noktadan itibaren incelemeye başlamıştır. Başka bir deyişle, naatları ana temadan bağımsız olarak veya ana temanın bir parçası olarak değerlendirilebilir.
Ali Şir Nevâyî'nin hamsesindeki naatlar ve Miraciyeler üzerine bir inceleme
Ali Şir Nevâyî'nin Hamsesindeki Naatlar ve Miraciyeler Üzerine Bir İnceleme Türk şiirinin klasik döneminde hemen her şair naat ve miraciye kaleme almıştır. Bu şiir türleri, şairin Hz. Peygamber'e olan sevgisini ve övgüsünü dile getirdiği metinlerdir. XV. yüzyıl Türk edebiyatının coğrafyasını en geniş sınırlarıyla düşündüğümüzde Orta Asya'da Ali Şir Nevâyî'nin sanatının gücü ve etkisi dikkat çekmektedir. Şair, Türk edebiyatının ilk hamse sahibidir. Hayretü'l-Ebrâr, Ferhâd ü Şîrîn, Leylî vü Mecnûn, Seb'a-yi Seyyâr ve Sedd-i İskenderî adlı mesnevilerden oluşan hamsesi içeriği ve özellikleriyle Anadolu sahası şairlerince örnek alınmıştır. Nevâyî'nin hamsesini oluşturan mesnevilerin hepsinin mukaddimelerinde tevhid, münâcât, naat, miraciye, sebeb-i telif gibi adeta klasikleşmiş bölümler görülmektedir. Naatları ve miraciyeleri göz önüne alındığında Nevâyî'nin hem klasik tertibe bağlı bir edip hem de Hazreti Peygamber'e samimi bir âşık olduğu dikkat çekmektedir. Onun naatları ve miraciyeleri, dinî ve tasavvufi muhtevalı şiirlerinin en samimi ve en etkili ifade özelliğine sahip olanlarıdır. Şairin naatları ve miraciyeleri konusunda yapılan bu çalışmada onun sanat, kültür ve medeniyet inşa edici vasıflarıyla Anadolu sahası şairleri arasındaki ortak yönler aranmış ve farklılıklar ortaya konmuştur. Çalışmada Ali Şir Nevâyî'nin hamsesindeki naatlar ve miraciyeler incelenmiş, bu bölümlerde işlenen ortak konular beş mesneviden temsil gücü yüksek beyitlerle ele alınmıştır. Osmanlı şairleri mesnevilerin giriş bölümlerindeki naatları genellikle ana temadan bağımsız ele alırken Nevâyî her naata hakkını vermiş ve konuyu bu noktadan itibaren incelemeye başlamıştır. Başka bir deyişle, naatları ana temadan bağımsız olarak veya ana temanın bir parçası olarak değerlendirilebilir.