Atatürk University
Discipline

Ancient History

Atatürk University

6

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

6 Theses
Master'sOpen AccessTR

Eski Anadolu'da tarım (Neolitik Çağdan Urartulara kadar)

Tarımsal ürünler, insanoğlunun varoluşundan bu yana en temel ihtiyaçlarından biri olmuştur. İnsanlık tarihi boyunca toprakla yakın ilişki içinde olan insanlar, tarım faaliyetleri sayesinde yiyecek üretimi, yerleşik yaşama geçiş ve medeniyetlerin yükselişi gibi büyük dönüşümler yaşamıştır. Bu nedenle, tarımın kökenlerini ve tarih boyunca nasıl geliştiğini anlamak, insanoğlunun yeryüzündeki gelişimini anlamak açısından önemlidir. Bu bağlamda öncelikle eski Anadolu'da Neolitik Dönem yerleşim yerlerinden Çayönü, Can Hasan III, Çatal Höyük, Aşıklı, Erbaba, Cafer Höyük, Hallan Çemi, Nevali Çori, Yumuktepe, İkizhöük, Kırklareli Höyüğü Aşağı Pınar Kazısı ve Hoca Çeşme höyüklerinde yapılan tarım faaliyetleri incelenmiştir. Daha sonra Kalkolitik Dönem yerleşim yerlerinden Hacılar II, Kuruçay, Can Hasan I, Arslantepe ve Değirmentepe höyüklerinde yapılan tarım faaliyetleri incelenmiştir. Tarihi devirlerde ise Asur Ticaret Kolonileri Çağı'nda, Hititler ve Urartular döneminde Anadolu'da tarım araçları, tarım ürünleri, tarım teknikleri ve tarıma dayalı ekonomik sistemler gibi konular ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır. Aynı zamanda, tarımla ilişkili toplumsal yapılar, kültürel pratikler ve tarımsal üretimin toplum üzerindeki sosyal, ekonomik ve kültürel etkileri incelenmiştir. Eski Anadolu'da tarım sayesinde tarih öncesi devirlerde ilk köy ve şehirler kurulmuştur. Tarihi devirlerde Anadolu'da tarım ve tarım ürünleri Anadolu'nun ekonomik, sosyal ve kültürel yapısını şekillendirilmiştir. Anahtar Kelime: Neolitik Çağ, Tarım, Sulama Sistemleri, Höyük, Eski Anadolu, Tarım Aletleri

Muhammed Burak Yıldırım
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Roma Uygarlığı'nda eğlence hayatı içerisinde müzik

Uygarlık tarihi boyunca insan, karnını doyurabildiği noktadan sonra her daim ruhunu beslemeye yönelik arayışlara girmiştir. Bu güdüyle yarattığı sanat biçimleri arasında köklü bir yeri olan müzik, yaşamın pek çok alanına nüfuz etmiştir ve hala etmektedir. Roma, etkileşime girdiği diğer uygarlıklar gibi, toplumsal yapının önemli ögelerinden biri olan eğlence hayatına müziği konuk etmiştir. Bu etkinliklerde kullanılan müziğin karakteri, eğlencenin teması ile daima paralellik göstermiştir. Romalılar, müziği soylu bir Romalının icra edebileceği kadar saygıdeğer bir uğraş olarak görmemekle birlikte, etkinliklerine dahil etmekten de geri durmamışlardır. Nitekim günümüzde var olan hiçbir enstrümanın mucidi olarak anılmamaları, müziğe dair sahip oldukları düşünce yapısının bir sonucudur. Kullandıkları enstrümanları ve müzikal performansları çevre uygarlıklardan almakla birlikte, bu unsurların, kurmuş oldukları Akdeniz imparatorluğunun dört bir yanına yayılmasını sağlamışlardır. Bu çalışma, MÖ 3. ila MS 4. yüzyılları kapsayan zaman diliminde, Roma dünyasının eğlence hayatında müziğin oynadığı rolü filolojik ve arkeolojik veriler doğrultusunda kavramayı ve Roma emperyalizmini müzik üzerinden okumayı amaçlamaktadır. Anahtar Sözcükler: Roma, Uygarlık, Eğlence, Müzik, Enstrüman

Tuğçe Aktaş
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Argişti I dönemi seferleri ve inşa faaliyetleri

Urartular, Doğu Anadolu'nun zor iklim ve coğrafya koşullarına rağmen 300 yıl süre ile devlet olarak varlıklarını koruyabilmişlerdir. Değişen ve gelişen şartları en iyi şekilde değerlendirip Anadolu medeniyetine katkı sayılabilecek yenilikler yapmışlardır. Mimaride, kale yapımında, yeni şehirler kurmada, bronz ve taş işçiliğinde çağları aşan konumda olmuşlardır. I.Argişti babası Minua'dan devraldığı devleti güçlü ve etkili hale getirmek için çevre devletlere seferler yapmış, kiminin kralını haraç vermek şartıyla bağışlamış, kimini köle olarak tutmuş, bir kısmını ise halkıyla birlikte bulundukları bölgelerden başka yerlere nakletmiştir. Yeni şehirler kurarak göçe zorladığı bu insanları buralarda yaşamaya mecbur bırakmıştır. Kurulan yeni şehirler Urartu'yu ekonomik açıdan rahatlattığı gibi sınır güvenliği için de çözüm olmuştur. I.Argişti 30 yıllık krallığı döneminde Urartu Devleti'ne Armavir-Blur (Argiştihinili), Arinberd(Erebuni,Irpunı) gibi yeni şehirler kazandırmıştır. Kurduğu şehirleri sulama kanallarıyla verimli hale getirmiş, artan nüfusa ve ekonomik ihtiyaca bu sayede cevap vermiştir. Urartu'yu güneydeki düşmanı Assur'a karşı güçlendirmiş, çevre devlet ve aşiretlerden haraç alan bir yapıya kavuşturmuştur.Urartu Krallığı'ndangünümüze kalan en önemli yazıtları arasında hiç kuşku yok ki Van Kalesi'nin ana kayasına oyulmuş I.Argiştizaferlerini, inşa faaliyetlerini ve Urartu Devleti'nin yükselişini anlatan Horhor Yazıtlarıdır. Aynı yerde I.Argişti'nin mezarıda bulunmaktadır.Horhor kroniğinden dolayı Horhor mezarı olarak da adlandırılan mezar tarihlendirilebilen tek anıt mezar olma özelliğini taşımaktadır. I.Argişti Urartu sınırlarını Sevan Gölü'nden Urmiye Gölü'ne, Ardahan (Hanak)yakınlarından Fırat Nehri'ne kadar genişletmiştir.

Argişti IEski ÇağEski Çağ tarihi+4
Engin Yıldırım
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Cornel II Scipiones: Roma'nın kaderini çizmiş bir ailenin tarihi ve mirası

Scipio ailesinin tarihi neredeyse Roma Cumhuriyeti'nin kendisi kadar eskidir. Scipio'lar Roma Cumhuriyeti'nde yüksek memuriyet görevlerinde en sık yer almış ailelerinden biri olup yükselişleri etkileyicidir. Roma'nın bir varoluş mücadelesi verdiği Veii Savaşları'ndan yükselişe geçtiği Kartaca Savaşları'na Roma Cumhuriyet tarihinin en kritik anlarında sahne alarak Roma'nın Akdeniz Dünyası'nın egemen gücü olmasına katkıda bulunmuşlardır. Aile özellikle Scipio Africanus, Scipio Aemilianus gibi isimlerin elde ettiği başarılarla Roma aristokrasisinde ön plana çıkarak Roma'nın siyasi ve askeri tarihinin önemli olaylarında başrol oynamıştır. Bu tezde Scipio ailesi antik yazarların eserleri ve arkeolojik veriler ışığında incelenerek ailenin geçmişi; siyasi, sosyal, kültürel alanlardaki faaliyetleriyle katkıları ve Roma'nın emperyal bir devlete dönüşmesindeki etkileri değerlendirilecektir. Konunun kapsamı sadece ailenin Roma Cumhuriyet tarihindeki yeriyle sınırlı kalmayıp sonraki dönemlerde de zamanın şartlarına göre nasıl algılandığına da değinilecektir.

AileAile politikalarıEski Çağ+6
Mehmet Esat Özer
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Eskiçağ Anadolu'sunun antropomorfik kapları

Bu çalışmamızda "Eskiçağ Anadolu'sunun Antropomorfik Kapları"nı ele aldık. Çünkü eskiçağ kültürü araştırmalarımızda bu konuyla ilgili fark ettiğimiz bazı eksiklikleri gidermek hem alanımıza yeni katkılar sağlayacak hem de bu alanda uluslararası bağlantıları ortaya çıkaracaktır. Başka bir ifadeyle kültürel akışın uluslar arasındaki önemini vurgulayacak ve dolayısıyla bu alanın global bütünlüğünü sağlayacaktır. Çalışmamızda Anadolu coğrafyasında ortaya çıkarılmış antropomorfik kaplar coğrafi bölgelere göre ayrılarak tanıtılmış ve bu kaplardan Anadolu'da bulunmuş olanların kap biçimsel, bezemesel ve kaplardaki antropomorfizmin kronolojik tipolojisi tarafımızdan düzenlenmiştir. Bunun yanı sıra Anadolu'da ve Anadolu coğrafyası dışında ortaya çıkan antropomorfik kaplar genel olarak incelenmiş, Anadolu dışındaki bölgelerin ve kültürlerin söz konusu kaplarının bir bölümü karşılaştırma malzemesi olarak ele alınmıştır. Bu kaplar, işlev ve tasvir yönünden de irdelenmiştir. Burada ülkeler arası kültürel benzerlikler öne çıkarılmış ve tarafımızdan bir tablo halinde düzenlemesi yapılmıştır. Anadolu'da ve Anadolu dışındaki coğrafi bölgeler ile kültürlerde ortaya çıkmış antropomorfik kaplar buluntu bölgeleri bağlamında ve kronolojik olarak irdelenmiş, ulusal ve uluslar arası kültürel ilişkilendirmeler de yapılmıştır. Ayrıca bu çalışmamız sırasında anılan kaplarla ilgili çivi yazılı metinlerdeki olası ifadelere yeni bir yorum da getirilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Antropomorfik, İnsan Yüzlü, İnsan Vücudu Biçimli.

AntropomorfiEski Anadolu medeniyetleriEski Çağ+6
Göknil Arda
Atatürk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sumerlilerde sosyal tabakalaşmanın ortaya çıkış süreci ve Sumerlilerde sosyal tabakalaşma

Bu toplum yapısının araştırılmasını öngören, Mezopotamya ve özel olarak Sumerlilerle ilgili yapılmış sosyal tarih çalışmaları incelendiğinde; tarihi ve sosyolojik değeri yüksek olan sosyal tabakalaşma olgusunun çalışmalarda ayrıntılı bir şekilde ele alınmadığı tespit edilmiştir. Toplum yapısını meydana getiren en önemli argümanlardan birinin, toplumsal örgütleniş biçimi olduğu düşünüldüğünde, sosyal tabakalaşma konusunun derinlemesine, bütüncül ve kapsayıcı şekilde ele alınması oldukça önemlidir. Dolayısıyla bu alandaki çalışmaların genişletilerek, bilimsel anlamdaki bu boşluğun giderilmesine katkı sağlamak amacıyla Mezopotamya, özelinde Sumerlilerde sosyal tabakalaşma olgusunun nedenleri, oluşum süreçleri, sürece etki eden unsurları bütüncül bir yaklaşımla bu çalışmada ele alınmıştır. Sumerlilerde ortaya çıkan sosyal tabakalaşmanın nasıl bir hiyerarşik yapılanma sonucunda ortaya çıktığını belirlemek ve bu hiyerarşik yapılanmada güç, zenginlik, statü, fiziksel özellikler ile cinsiyet eşitsizlikleri gibi faktörlerin ne kadar etkili olduğunu ortaya çıkarmak ise bu çalışmanın temel amacını ifade etmektedir. Mezopotamya'da hüküm süren medeniyetlerin ve özelinde Sumerlilerin sosyal tabakalaşmasına etki eden tüm unsurların kapsayıcı şekilde ortaya konulması amacına uygun olarak araştırmanın kapsamı; sosyal tabakalaşmanın nedenleri ve oluşum süreçleriyle Mezopotamya ve özel olarak Sumer coğrafyasının ele alınmasına dayanırken, sosyal tabakalaşma olgusu Sumerliler ekseninde değerlendirilmiştir. Sumer sosyal tabakalaşmasının kapsayıcı bir şekilde ele alınmasını sağlamak için ise çalışmada; çivi yazılı belgeler, arkeolojik aktarımlar ve modern literatürdeki verilerin karşılaştırılması şeklinde bir yöntem uygulanmıştır. Bu yöntemlere paralel olarak; bilinen haliyle Sumerlilerin sosyal sınıf farklılıklarına ve cinsiyet eşitsizliğine dayanan bir toplumsal örgütleniş biçimi, çeşitli tabakalaşma unsurlarının bir arada değerlendirilmesi şeklinde yaklaşımla ele alınmıştır.

Cansu Özgürbüz
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00