Avrasya University
Institute

Institute of Graduate Studies

Avrasya University

34

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Hastane yöneticilerin COVID-19 pandemisi kriz yönetimi tutumlarının değerlendirilmesi: Trabzon ili örneği

Bu çalışmada hastanelerde çalışan yöneticilerin COVID-19 pandemisi kriz yönetimine ilişkin bilgi ve tutumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Tanımlayıcı tipteki bu çalışmanın evrenini Trabzon il merkezinde ikinci ve üçüncü basamak yataklı sağlık hizmeti veren 5 hastanede farklı pozisyonlarda görev yapmakta olan 158 yönetici oluşturmuştur. Örnekleme yapılmadan yöneticilerin tamamı çalışmaya dahil edilmiştir. Otuz yöneticinin izinli, raporlu olması ve araştırmaya katılmak istememesi nedeniyle, çalışma 128 katılımcı ile tamamlanmıştır. Veriler Kriz "Yönetim Ölçeği", araştırmacılar tarafından geliştirilen, "Kişisel Bilgi Formu" ve "COVID-19 Pandemisi Yönetimi Bilgi, Tutum ve Beceri Anket Formu" kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde, SPSS 23 istatistik analiz programı kullanılmıştır. Normal dağılıma uygunluk Shapiro- Wilk testi ile incelenmiştir. İkili gruplarda normal dağılmayan verilerin karşılaştırılmasında Mann-Whitney U testi, üç ve üzeri gruplarda normal dağılmayan verilerin karşılaştırılmasında Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Normal dağılmayan veriler arasındaki ilişkinin incelenmesinde Spearman's rho korelasyon katsayısı, çoklu yanıtlara göre kriz yönetimi puanının karşılaştırılmasında Bonferroni düzeltmesi kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak alınmıştır. Analiz sonuçlarına göre, yöneticilerin yaşı, cinsiyeti, yönetici olarak çalışma süresi ve toplam çalışma süresi ile kriz yönetim tutumları arasında anlamlı ilişki, yöneticilerin cinsiyeti ile kriz yönetim tutumları arasında anlamlı fark bulunmuştur. Bu sonuçlar doğrultusunda; hastanelerde pandemi öncesi dönemde yöneticiler tarafından ulusal pandemi plan ve programları doğrultusunda hastanelere özgü stratejik eylem plan ve programları hazırlanmalı, yöneticilerin pandemi ve kriz yönetimine ilişkin bilgileri güncellenmelidir.

COVID 19Hastane yönetimiKriz+5
Fatma Yılmaz
Avrasya University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye ve TR90 Bölgesi'nde kadın istihdamı: Mevcut durum, sorunlar ve çözüm önerileri

Bu tez çalışmasında, kadın işgücü, istihdamı ve işsizliğinin Türkiye ve TR90 Bölgesi'ndeki durumu analiz edilmiştir. Çalışmanın amacı, TR90 Bölgesi İşgücü piyasasında kadın istihdamına dikkat çekmektir. Çalışmada, karşılaştırmalı statik analiz, statik analiz ve dinamik analiz yöntemleri kullanılarak değişimler hakkında yorumlar yapılmıştır. TR90 Bölgesi'nin işgücü, işsizlik ve istihdam verileri aynı zamanda İBBS Düzey 1 Bölgeleri ile karşılaştırılmıştır. Analizlerde 2014-2021 yılları arasındaki veriler TÜİK'ten alınarak kullanılmıştır. Çalışmada aynı zamanda, kadın istihdamını etkileyen faktörlere, Türkiye'de kadın istihdamının tarihsel olarak süreçlerine ve kadın istihdamı konusunda geliştirilen kuramlara, yasal düzenlemelere ve gerçekleştirilen projelere yer verilmiştir. Bu tez çalışması ile Doğu Karadeniz Bölgesi'nde kadın istihdamını artırmaya yönelik öneriler sunulmuştur. Çalışma sonucunda TR90 Bölgesi'nde en çok yüksek öğretim mezunu kadınların istihdama katıldığı ancak bu oranın bir önceki yıla göre düşük olduğu, kadın istihdamında tarım sektöründen hizmet sektörüne bir kayma yaşandığı ve 2021 yılında en çok sanayi sektöründe artışlar olduğu, 2021 yılında en çok kendi hesabına veya işveren olarak çalışan kadın istihdamında artış olduğu, kayıtlı olmadan istihdam edilen kadın istihdamının önceki yıla göre arttığı, bölgede en çok 20-24 yaş arasında işsizlik oranının arttığı sonucuna varılmıştır. Verilere göre 2021 yılında TR90 Bölgesi'nin kadın iş gücü ve istihdam oranlarının Türkiye ortalamasının üstünde ve kadın işsizlik oranının Türkiye ortalamasının altında olduğu görülmektedir.

Cinsiyet eşitsizliğiKadın iş gücüKadınlar+2
Cemrenaz Abanoz
Avrasya University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tabakalı zeminlerde inşa edilen tünellerin nümerik analizi

Bu çalışmada tabakalı zeminlerde inşa edilen tüneller, PLAXIS 2D programı ile bilgisayarda oluşturulan sayısal modellemelerle analiz edilmiştir. Tezde tünel inşası sırasında gerekli olan temel teorik bilgilerin yanı sıra zemin türlerine ilişkin detaylara ve nümerik analizle ilgili bilgilere yer verilmiştir. Çalışmanın içerisinde öncelikle temel, zemin yapı ve türlerine ilişkin bilgiler verilmiştir. Literatür ile desteklenen tünel oluşumları ve uygun koşulları ile tünel açma yöntemleri açıkça ifade eden çalışmalardan bahsedilmiştir. Ayrıca çalışma prensibinin temelini oluşturan nümerik modellemeler tanımlanmıştır. Son olarak literatürde yer alan tünel yapılarına ilişkin güncel uygulamalı ya da metodik çalışmalar olarak özetlenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın amacı kapsamında irdelenen tünel inşasındaki tabakalı zeminleri, belirlenen farklı etmenler açısından davranış biçimlerini belirlemeye yönelik nümerik analizler PLAXIS programı ile değerlendirilmeye çalışılmıştır. Bu prensip içerisinden farklı tabaka zeminleri yanı sıra farklı derinlikler ve farklı temel ölçülerine sahip yapıların bulunduğu alanlardaki inşa edilmesi planlanan tünellerin bu faktörlerin üzerine olan davranışsal etkilerinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Gelişen teknolojik alt yapı ile çeşitli bilgisayar programlarından denetlenme ve uygulama kolaylığı açısından, modelleme ve çözüm oluşturma süreçlerinde yararlanılmaktadır. Bu kullanım alanı ile hızlı ve doğru sonuçlara ulaşılmaktadır. Böylece gelecekte yapılması planlanan tasarımlar için öneriler geliştirilmeye çalışılmıştır.

Nümerik analizTabakalı zeminTünel açma yöntemleri+2
Muhammed Kalkışım
Avrasya University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Metal eklemeli tasarım üretim uygulama ve araştırma merkezinde bulanık mantık tabanlı risk analizi

Eklemeli üretim teknolojinin gelişmesiyle birlikte önem kazanmış ve yaygınlaşmaya başlamıştır. Yeni bir teknoloji olan eklemeli üretim kendine özgü spesifik riskler barındırmaktadır. Bu çalışmada hem bu risklerin tespiti hem de geleneksel risk analiziyle bulanık mantık tabanlı risk analizi ile değerlendirilip karşılaştırılması yapılmıştır. Bulanık mantık risk analizi yapay zekanın bir alt dalı olup mutlak derecelendirme yerine dereceler arası geçişte oluşacak belirsizliği de hesaba katarak daha etkili çözümler sunmaktadır. Birçok sektörde başta robotik, finans, uzay, medikal alanlarında kullanılmaktadır. İş sağlığı ve güvenliğinde bulanık mantık üzerine bir takım çalışmalar yapılsa da uygulamada hala neredeyse kullanılmamaktadır. Bulanık mantığın avantajlarının risk analizinde de kullanılması, daha geçerli bir risk analizi yaparak kazaların azaltılması, iş sağlığı ve güvenliğinde bulanık mantığın yaygınlaşması ve gelişmesi amaçlanmıştır.

Bulanık mantıkKatmanlı üretimMesleki risk+6
Seçil Şener
Avrasya University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yer radarı yöntemi ile kayıp alt yapı şebekelerinin tespiti (Giresun ili örneği)

Alt yapı sistemleri, şehirlerin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen temel bileşenlerdir. Ancak, zamanla bu sistemlerde meydana gelen hasarlar, arızalar ve eskime nedeniyle alt yapı ağlarında kayıp elemanlar oluşmaktadır. Bu kayıp elemanlar, hasar tespiti ve onarımı için yapılan kazı işlemleri ile bulunmaya çalışılmaktadır. Bu tezin amacı, şehirlerdeki eski alt yapı sistemlerinin onarımı için yapılan tespit kazılarında karşılaşılan problemleri ve yüksek maliyetlerin doğurduğu olumsuz etkileri ortadan kaldırmak amacıyla yer radarı yöntemi kullanarak alt yapı elemanlarının hasarsız bir şekilde tespit edilmesini sağlamaktır. Bu çalışma kapsamında, Giresun ilinde farklı lokasyonlarda yer radarı (GPR) kullanılarak kayıp alt yapı elemanları tespit edilerek haritalandırılmıştır. Bu doğrultuda, GPR verileri kullanılarak su, elektrik, kanalizasyon ve telekomünikasyon alt yapı verileri tabakalandırılarak coğrafi bilgi sistemi ile entegre edilmiştir. Bu sayede, kent alt yapı haritası oluşturularak, hasar tespiti ve onarım süreçlerinin daha hızlı ve etkin yürütülmesi sağlanmıştır. Yer radarı yöntemi, alt yapı elemanlarının hasarsız bir şekilde tespit edilmesine olanak sağlayarak, kazı işlemlerinin azaltılmasını ve ekonomik, sosyal ve çevresel açıdan daha verimli bir yöntem sunmaktadır.

GPSTeknik altyapıYer altı radarı
Alper Aydın
Avrasya University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Kurumsal etik kodların performans denetimi

Araştırmanın temel amacı kurumsal etik kodların işlevselliğinin belirlenmesi, güncellenmesi ve performans denetimi hususlarının ortaya konmasıdır. Bu amacı desteklemek adına etik kodların görünürlüğü, erişilebilirliği ve etik şikâyetlerin değerlendirilmesine dönük bir sistem oluşturulmaya çalışılacaktır. Araştırmada olgu ve olayları doğal ortamında gerçekçi ve bütüncül inceleme ve analizi esas alan yorumlamacı (hermeneutic) nitel paradigma ile 1967 yılında Barney Glaser ve Anselm Strauss tarafından geliştirilen nitel araştırma yöntem deseni olarak ortaya atılan Gömülü Teori metodolojisi benimsenmiştir. Kamu sektöründe dış ticaret alanında faaliyet gösteren bir Bölge Müdürlüğü amaçlı örneklem kapsamında araştırma alanı olarak belirlenmiş olup, araştırma, 2017-2018-2019-2020 yılları ile 2021 yılının ilk 6 ayını kapsamaktadır. Verilerin toplanmasında doküman analizi tekniği, veri analizinde ise betimsel analiz, içerik analizi ve karşılaştırmalı analiz kullanılmıştır. Veriler açık kodlama, eksen kodlama, seçici kodlama ve sürekli karşılaştırmalı analiz yoluyla çözümlenmiştir. Araştırmada kurumsal etik kodların belirlendiği ve güncellendiği, ancak etik şikâyet incelemesine ve etik kodların performans ölçümü yapıldığına ilişkin herhangi bir veriye rastlanılmamıştır. Araştırma bulguları, tartışma bölümünde "mevzuat boşluğu", "etik kodların görünür ve erişilebilir olmaması", "etik kodların tek yanlı (resen) belirlenmesi" ve "etik performans denetim yokluğu" olarak gerekçelendirilmiştir. Netice itibariyle, etik kod ihtilafları dikkate alınmadan oluşturulan etik kodların işlevselliğinin bulunmadığı, etik kod ihtilaflarını dikkate alan etik altyapının bulunmamasının etik kod performans ölçümünü engellediği, etik kodların işlevselliği ve performans ölçümünün yargı yetki alanı, idari yetki alanı ile etik kodlar yetki alanı tarafından doğrudan belirlendiği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma sonucunda önerilen "Kurumsal Etik Kodlar Yetki Alanı İhtilaf Şeması"nın, kurumsal etik yönetiminde etik kodların işlevselliği ve performans ölçümünde sistemsel boşluğu dolduracağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Kurumsal Etik, Etik Kodlar, Etik Kodlar Performans Denetimi, Gömülü Teori.

AhlakEtikGömülü teori+4
Mustafa Hünkaroğlu
Avrasya University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya pazarlamasının tüketici tutum ve davranışlarına etkisi: Trabzon ili örneği

Dijital pazarlama son yıllarda pazarlama ve reklamcılık faaliyetlerinin en fazla odaklandığı noktalardan birini oluşturmaktadır. Günümüzde milyonlarca insan sosyal medya platformları ile etkileşim içerisine girmekte ve bu etkileşim süreciyle büyük bir veri ağı ortaya çıkmaktadır. Ortaya çıkan veri ağı işletmeler ve pazarlamacılar için yeni bir odak noktasını oluşturmaktadır. Bu noktada dijital pazarlama ve tüketici düşünce ve davranışlarının yeni bir başlıkta incelenmeye ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Geleneksel pazarlama alanında pek çok araştırma yapılmıştır. Araştırmamıza konu olan dijital pazarlama faaliyetlerinin etkileri ise yeni bir araştırma konusu olduğundan pek çok açıdan araştırmaya açık bir konuyu oluşturmaktadır. Bu araştırmanın amacı tüketicilerin, sosyal medyada yer alan sponsorlu reklamlar ile ilgili düşüncelerine cinsiyet, yaş, aylık gelir, öğrenim durumları gibi değişkenlerin etki edip etmediği ölçülmeye çalışılmış, araştırmanın ilerleyen bölümlerinde ise tüketicilerin sponsorlu reklamlara ilişkin düşüncelerinin satın alma davranışları üzerindeki etkileri ölçülüp sponsorlu reklamların satın alma davranışlarına etkisinin olup olmadığı ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırmamızın evrenini Trabzon ilindeki tüketiciler oluşturmaktadır. Araştırmamızın örneklemini ise anketin araştırmacı açısından kolay uygulanabilir olması için belirlenen 204 sosyal medya kullanıcısı oluşturmaktadır. Yapılan araştırmada sosyal medya sponsorlu reklamları ile tüketicilerin düşünce ve davranışları üzerindeki etkisi tanımlanmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda araştırmada ortaya konan bulgular 4 aşamada elde edilmiştir. İlk aşamada tüketicilerin sosyal medya kullanımları üzerinde frekans analizi yapılmıştır. İkinci aşamada tüketicilerin sponsorlu reklamlar üzerindeki düşüncelerinin ölçümlenebilmesi adına Bağımsız Örneklem T Testi yapılmıştır. Üçüncü aşamada ise tüketicilerin sponsorlu reklamlar üzerindeki düşüncelerinin farklı değişkenler arasındaki farklılaşmasını ortaya koyabilmek adına Varyans Analizi yapılmıştır. Bulguların dördüncü aşamasında ise tüketicilerin sponsorlu reklamlar ile ilgili düşünceleri ile satın alma davranışları arasındaki etkiyi ortaya koyabilmek adına Regresyon Analizi yapılmıştır.

PazarlamaPazarlama yöntemleriSayısal pazarlama+4
Yılmaz Taşdemir
Avrasya University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Herman Hertzberger'in sosyalleşme kavramına bakışı ve eğitim yapılarına yansıması

Bireylerin yaşamlarında önemli bir yere sahip olan eğitim süreci, eğitim yapıları ile birlikte desteklenerek bireyin sosyalleşmesi ve topluma kazandırılmasına yardımcı olabilmektedir. Bireyin içerisinde yer aldığı ilk kurum olan eğitim yapıları, karşılıklı etkileşim, diyalog kurma, keşfetme, ortama katılma, yaşama uygun davranışları sergileme, değerlerini öğrenme, çevreye duyarlılık, beceri kazanma, sorun çözebilme, sorumluluk kazanma, bilgi edinme, davranışları kontrol edebilme, paylaşım, saygı kurallarına uyma gibi becerileri bireye kazandırarak bireyin sosyalleşmesini desteklemektedir. Çalışmada eğitim yapılarının bu destekleyici özelliği üzerinden yola çıkarak, bir eğitim yapısında bireyin sosyalleşmesini sağlayacak mekânsal çözümlemelerin nasıl tasarlanabileceği sorusuna cevap aramak amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında eğitim yapılarının mimarı olarak tanınan ve tasarladığı birçok eğitim yapısının mekân organizasyonunda sosyalleşme kavramını ön plana alarak gerçekleştiren Herman Hertzberger'in anaokulu ve ilkokul, ortaokul ve lise düzeyindeki eğitim yapısı tasarımları incelenmiştir. Çalışmada Herman Hertzberger'in tasarladığı eğitim yapılarında sosyalleşme kavramını mekânsal çözümlemelerle nasıl desteklediğini açıklayabilmek adına ilgili alan yazın incelenmiş, Herman Hertzberger'in eğitim yapılarında sosyalleşmeyi destekleyen alt kavramlar belirlenmiştir. Konfor, esneklik, özgürlük/yaratıcılık, doğal aydınlatma, öğrenme olarak belirlenen bu alt kavramlar, çalışma kapsamında Hertzberger'in eğitim yapıları üzerinden seçilen yapı grubu aracılığıyla irdelenmiştir. Elde edilen sonuçlar ile Herman Hertzberger'in eğitim yapılarında bireylerin iletişim-etkileşim sağlayarak sosyalleşmesini destekleyeceği düşünülen mekânsal çözümler sunduğu görülmüştür. Çalışmadan elde edilen sonuçlar ile geleceğin eğitim yapısı tasarımlarında bireyin sosyalleşme anlayışını destekleyen mekânsal organizasyon çözümlerine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Eğitim Yapıları, Sosyalleşme Kavramı, Eğitim Mekânları ve Sosyalleşme İlişkisi, Herman Hertzberger ve Eğitim Yapıları

Eğitim yapılarıSosyalleşme
Elif Yavuz
Avrasya University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki sürdürülebilir üniversite kampüs yapılarının LEED sertifikası kapsamında incelenmesi

Günümüzde doğal kaynakların bilinçsiz bir şekilde kullanılması ve tüketilmesi sonucu yapıların ve doğanın sürdürülebilirliği tehlike altına girmiştir. Bu tehlikenin sebebi ise artan teknoloji kullanımı sonucunda harcanan geri dönüştürülemez kaynak ve enerji kullanımıdır. Bu tehlikelerin önüne geçebilmek için doğa ile uyum içerisinde olan, sürdürülebilir ve çevre dostu yeşil bina anlayışını benimseyen çözümler tercih edilmektedir. Bu yapıların çevre dostu yanlarının ortaya çıkarılması, teşvik sağlanması ve yaygınlaşarak sertifika sistemleri kazanması birçok açıdan önemli görülmektedir. Bu yapılarda eğitim alan bireyler sürdürebilirlik bilinci içerisinde farkındalığı arttırmakta ve çevresini bu farkındalıkla koruyarak gelecek nesillere de yaşanılabilir yeşil bir çevre bırakma fikrinin yaygınlaşması sağlanmaktadır. Sürdürülebilir yapıların incelenmesinde dünya genelinde birçok sertifika sistemi bulunmaktadır. Bu sistemler içerisinde en sık ve yaygın olarak tercih edilen LEED sertifika sistemi çalışma kapsamında kullanılmıştır. Çalışmada Türkiye'de sürdürülebilir ve LEED sertifikalı üniversite kampüs yapılarının incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın ilk aşamasında literatür araştırması yapılarak konu ile ilgili kavramlar ve genel bilgiler verilmiştir. Yapılan çalışmalar kısmında Türkiye'de sürdürülebilir ve LEED sertifikalı üniversite kampüs yapıları LEED kriterlerine ve puanlarına bağlı kalarak incelenmiştir. İncelenen yapıların LEED sertifikası puanlarına ve kriterlerine bağlı karşılaştırmalar yapılmış ve bulgular elde edilmiştir. Çalışmanın son bölümünde de sonuçlar ve incelenen yapıların LEED Sertifika puanlarını daha üst seviyelere çıkartmaları için neler yapmaları gerektiğine yönelik öneriler sunulmuştur.

LEEDSertifikaSürdürülebilirlik+1
Khawla El Khadalı
Avrasya University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

COVİD-19 pandemisi öncesi ve sonrası tıbbi atık verilerinin incelenmesi

Nüfusun ve kentleşmenin artması, toplumsal refah düzeyinin artışı, teknolojinin gelişmesi, satın alma gücünün artması, tüketim alışkanlıkları ve davranışlarının artması, hizmetlerde lüks ve kalite arayışı atık miktarını artırmaktadır. Bu çalışma, ayrı atık toplama ve azaltma stratejileri ile Trabzon İl Ambulans Servisi ve Toplum Sağlığı Merkezleri'nin atık yönetimini ve bu kurumlardaki atık miktarı ve dağılımına Covid-19'un etkisini incelemektedir. Covid-19 enfeksiyonunun atık miktarına ve dağılımına etkisini incelemek için ülkemizde Covid-19 enfeksiyonunun ilk görüldüğü 2020 yılı ile önceki ve sonraki yılların verileri karşılaştırılmıştır. Trabzon İli Ambulans Servisinde, ülkemizde ilk Covid-19 vakasının görüldüğü yıl olan 2020 yılında öncesi ve sonrası yıllara göre daha fazla tıbbi atık miktarı (8641 kg) ortaya çıkmıştır. Toplum Sağlığı Merkezinde ise 2020 yılında oldukça fazla artış gösteren tıbbi atık miktarı, en fazla 2021 yılında tıbbi atık miktarı (5350 kg) ortaya çıkmıştır.

Atık yönetimiCOVID 19Pandemiler+4
Büşra Atar
Avrasya University · Institute of Graduate Studies
2023
00