Aydın Adnan Menderes University
Discipline

Yaşlı Sağlığı Anabilim Dalı

Aydın Adnan Menderes University

7

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

7 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Yaşlılık döneminde düzenli egzersizin düşme riski, fonksiyonel kapasite ve yaşam kalitesi üzerine etkisi

Yaşlılarda düzenli aktivite ve egzersiz alışkanlığının; sağlıklı yaşlanmanın en önemli belirleyicisi ve özellikle ileri yaşlarda düşmelerin önlenmesinde etkili olduğu, ayrıca yaşlıların yaşam kalitesini olumlu yönde etkilediği bildirilmekte, ancak doğru yapılandırılmamış egzersiz programlarının etkisiz olduğu hatta sakatlanmalara da yol açabildiği bilinmektedir. Bu çalışma, yaşlılar için düzenli ve yapılandırılmış bir egzersiz programının düşme riski, fonksiyonel kapasite, denge, kas kütlesi, kas kuvveti ve yaşam kalitesine etkisini değerlendirmek amacıyla planlandı. Araştırmanın örneklemini oluşturan Manisa Şehzadeler 12 nolu Aile Sağlığı Merkezinden hizmet alan 65-75 yaş arası dahil edilme kriterlerine uyan ve egzersiz programına katılmaya gönüllü olan kişiler arasından, egzersiz (s:38) ve kontrol (s:35) grupları oluşturuldu. Grup egzersizleri haftada bir gün antrenör ve araştırmacılar tarafından belirlenen ısınma, germe, denge, kuvvetlendirme, soğuma periyodlarını içeren 1 saatlik program olarak düzenlendi. Haftanın 2 günü katılımcıların evlerinde uygulamaları için grup egzersizlerinden bölümleri içeren egzersiz kitapçığı dağıtıldı ve egzersiz yapma durumu ve düşme durumu ile ilgili alanı işaretlemeleri istendi. Başlangıçta ve 6. ayın sonunda Lawton enstrümental günlük yaşam aktiviteleri ölçeği, Tinetti denge ve yürüme değerlendirmesi, SF-12 ile yaşam kalitesi değerlendirilmesi, biyoelektrik impedans ile vücut yağ ve yağsız vücut kütlesi ölçümleri , ayrıca dijital el dinamometresi ile kas kuvvetlerinin değerlendirilmesi yapıldı. Yaşlıların 6 aylık düzenli egzersiz programı sonrasında denge fonksiyonlarında iyileşme olduğu; yaşam kalitesinde artış olduğu sonucuna varıldı . Bununla beraber; egzersiz grubunda yağsız vücut kütlesinde ve fazla yağ yüzdesinde bir değişiklik olmazken kontrol grubunda yağsız vücut kütlesinin azaldığı, fazla yağ yüzdesinin ise arttığı saptandı. Ayrıca egzersiz grubunda el kavrama kuvvetinde artış olduğu görüldü. Sonuç olarak yaşlıların ısınma ve esneme ile desteklenen kol ve bacak kasları için kuvvetlendirme ve denge egzersizlerini içeren doğru yapılandırılmış grup egzersiz programlarına katılmaları ve düzenli ev egzersizlerine devam etmeleri hem fiziksel hem mental ve sosyal olarak olumlu kazanımların olması sebebiyle önerilmelidir.

Düşme kazalarıEgzersizGeriatri+2
Nilgün Yapan Göral
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yaşlılarda algılanan sosyal destek düzeyleri, sosyal ağ büyüklükleri ile sağlıklı yaşam biçimi davranışları arasındaki ilişki ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi

Bu araştırma yaşlılarda algılanan sosyal destek düzeyleri, sosyal ağ büyüklükleri ile sağlıklı yaşam biçimi davranışları arasındaki ilişkiyi ve etkileyen faktörleri belirlemek amacı ile yapılmış kesitsel tipte bir araştırmadır. Araştırmaya Konya'nın Ilgın ilçesinde yer alan 1 Nolu Fatih, 2 Nolu Camiatik, 3 Nolu, Argıthanı, Aşağıçiğil ve Yukarıçiğil Aile Sağlığı Merkezlerine Aralık 2016- Mart 2017 tarihleri arasında başvuran gelişigüzel örneklem tekniği ile seçilmiş 65 yaş ve üstü, gönüllü olan 369 birey dahil edilmiştir. Araştırmanın verileri Tanıtıcı Bilgi Formu, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği, Sosyal Ağ Listesi ve Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği ile toplanmıştır. Toplanan veriler tanımlayıcı istatistiklerden sonra t-Testi, One-way Anova, Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis testi ve Korelasyon testi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre; yaşlılarda algılanan sosyal destek ile sağlıklı yaşam biçimi davranışları arasında pozitif yönde bir ilişki bulunmaktayken, sosyal ağ ile sağlıklı yaşam biçimi davranışları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamaktadır. Bireylerin yaşları arttıkça algılanan sosyal destek düzeyleri ve sağlıklı yaşam biçimi davranışları azalmaktadır. Erkekler, evliler, çalışanlar, eşi ve çocukları ile birlikte yaşayanlar ve sağlıklarını 'iyi' olarak değerlendirenler diğer yaşlılara göre daha yüksek algılanan sosyal destek düzeyine ve sağlıklı yaşam biçimi davranışlarına sahiptir. Ayrıca evlilerin ve çalışanların sosyal ağı diğer yaşlılara göre daha geniştir. Sonuç olarak; yaşlılarda algılanan sosyal destek düzeyi arttıkça, sağlıklı yaşam biçimi davranışları da artmaktadır.

GeriatriSağlıklı yaşamSosyal ağlar+3
Zahide Yuvakgil
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

65 yaş üzeri sivil toplum kuruluşlarında çalışan gönüllüler ile çalışmayanların bilişsel fonksiyonları açısından karşılaştırılması

Amaç: Bu çalışma, 65 yaş ve üzeri sivil toplum kuruluşlarında çalışan ve çalışmayan bireyleri bilişsel fonksiyonları açısından karşılaştırmak amacı ile yapıldı. Gereç ve Yöntem: Bu araştırma kesitsel ve karşılaştırmalı bir çalışmadır. Araştırma, Aydın merkez Efeler İlçesinde gerçekleştirildi. Mart-2021'de veri toplanmaya başlandı ve Ocak-2022'de tüm sivil toplum kuruluşlarındaki çalışmaya katılmayı kabul eden bireylere ulaşıldı. Çalışmaya resmi-gönüllü olarak çalışan 37 birey ve resmi-gönüllü olarak çalışmayan 70 birey olmak üzere toplam 107 birey alındı ve bu 107 katılımcının verileri analiz edildi. Araştırmanın verileri SMMT, Geriatrik depresyon ölçeği, hand-grip aleti, antropometrik ölçümler ve araştırmacılar tarafından hazırlanan soru formu ile toplandı. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, ki-kare ve student-t testleri kullanıldı. Bulgular: Araştırmaya katılan resmi-gönüllü olarak çalışan grubun (Grup-1) eğitim yılı ortalaması 12,54 yıl ve resmi-gönüllü olarak çalışmayan grubun (Grup-2) ise 8,34 yıldır (p <0.001). Grup-1 ve Grup-2, beden kitle indeksi ölçümü verileri açısından incelendiğinde aralarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı görüldü (p>0.128). Grup-1 ve Grup-2 arasında bilişsel fonksiyon açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı (p=0.231). Zamanlı kalk yürü testi skoru ve geriatrik depresyon skorları açısından incelendiğinde de aralarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu görüldü (p <0.001 ve p <0.001). Sonuç: 65 yaş ve üzeri olup sivil toplum kuruluşlarında resmi-gönüllü olarak çalışan ve çalışmayan bireyler arasında bilişsel fonksiyon açısından fark olmadığı sonucuna ulaşıldı. Bununla birlikte, depresyon ve fiziksel aktivite düzeyi yönünden istatistiksel olarak anlamlı farklar olduğu sonucuna ulaşıldı.

BilişBilişsel işlevlerDepresyon+3
Engin Püllüm
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

İzmir'de aile sağlığı merkezi çalışanlarının yaşlılara karşı tutumları

Amaç: Sağlık çalışanlarının yaşlılara hak ettikleri sağlık bakımını sunabilmeleri için, yaşlıların karmaşık sağlık gereksinimlerinin farkında olmaları ve yaşanabilecek iletişim sorunlarının üstesinden gelmeleri gerekir. Bu çalışmada yaş almış bireylerle ilk temas noktası olan birinci basamak sağlık kuruluşlarında çalışan sağlık çalışanlarının yaşlıya karşı tutumunu ve tutum skorlarına etki eden faktörlerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız Mart 2018 ve Mayıs 2021 tarihleri arasında ve İzmir'deki Aile Sağlığı Merkezleri'nde görev yapan aile hekimleri ve diğer sağlık çalışanlarının katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Veri toplama araçları olarak sosyo demografik bilgileri kapsayan bir anket formu ve yaşlılara yönelik tutumun değerlendirildiği "UCLA Geriatrics" ölçeği kullanılmıştır. İlk başta yüz yüze görüşme yöntemi ile başlanan çalışma, 2019 Mart ayında Covid19 pandemisinin başlaması sonrası sağlık çalışanlarının- çalışma koşullarının ağırlaşması ve enfeksiyon riski nedeniyle web ortamında Google Forms ile gerçekleştirildi. Çalışma analizleri için SPSS21.0 (Statistical Package for the Social Sciences) programında veri tabanı oluşturulup verilerin frekans, yüzde, ortalama ve standard sapma değerleri hesaplandı. İstatistiksel anlamlılık düzeyi olarak 0.05 (p-value) değeri dikkate alındı. Bulgular: Yaş ortalaması 45, 43± 9, 05 yıl (21-66) olan çalışma grubumuzun UCLA GA anketi toplam puanı ortalama 46, 31±5, 69 olup kadın ve erkek cinsiyet arasında farklılık saptanmamıştır. Hekim ve hekim dışı sağlık çalışanları UCLA GA toplam puan, tıbbi bakım, sosyal değerler ve kaynak kullanımı alt alanları açısından karşılaştırıldığında, gruplar arasında anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Ancak "merhamet" alt alanında hekimlerin skorları anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur. Kırk yaş sınır değeri olarak alındığında, 40 yaş ve altı grupta "tıbbi bakım" alt alanı puanları daha yüksek iken 40 yaş üzeri grupta ise "merhamet" 10 alt alanı puanı daha yüksekti (sırasıyla p=0,037 ve p=0,025). Çalışma yıllarına göre 15 yıl sınır değer olarak alındığında, "merhamet" alt alan puanı,15 yıl üzeri olanlarda daha yüksek bulunmuştur (p=0,012). Halihazırda yaşlı bir bireyle birlikte yaşayanlarda "tıbbi bakım" alt alanı ortalama skoru, daha düşük bulundu (p=0.041). Sonuç: Birinci basamak sağlık çalışanlarının yaşlıya karşı tutumlarında, cinsiyet ve diğer sosyodemografik özelliklerin belirleyici bir etkisi saptanmadı. Ancak "merhamet" puanları hekimlerde, 40 yaş ve altı grupta, 15 yıl ve daha az çalışma yılı olanlarda daha düşük bulundu. Tıbbi bakım alt alan puanları 40 yaş ve altı grupta daha yüksekti.

Aile hekimliğiAile sağlığı merkeziSağlık personeli+4
Nur Şehnaz Hatipoğlu
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı kuşakların ağız diş sağlığı algıları, tutumları, sağlığa verdikleri önem düzeyleri ve ilişkili faktörler

Amaç: Bu çalışma farklı yaş gruplarından oluşan bireylerin ağız diş sağlıklarına yönelik algıları ve tutumları ile birlikte sağlıklarına verdikleri önem düzeylerini değerlendirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu araştırma kesitsel-tanımlayıcı tipte bir araştırmadır. Aydın İl'inde bulunan Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi'nde Şubat 2023 - Nisan 2023 tarihleri arasında yapılmıştır. Örneklem sayısı güç analizi yapılarak hesaplanmış ve araştırma toplam 339 birey ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri; 'Birey Tanıtım Formu', 'Anket Soruları', 'Çok Boyutlu Ağız Diş Sağlığı Kontrol Odağı (ÇBASKO) Ölçeği' ve 'Sağlığın Önemi Ölçeği (SÖÖ)' kullanılarak toplanmıştır. Veri analizinde, Tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Bonferroni çoklu karşılaştırma testi kullanılmıştır. Sayısal değişkenler arası ilişkiye Pearson korelasyon analiziyle, kategorik değişkenler arası ilişkiye Ki kare testi ile bakılmıştır. Bulgular: Kuşaklara göre bireylerin ağız diş sağlıklarına yönelik algıları ve sağlıklarına verdikleri önem düzeyleri farklılık göstermektedir (p<0,05). Şans boyutu ölçeği puanları, kuşaklara göre istatistiksel olarak anlamlı bir fark göstermektedir (p<0,05). Diş hekimi tarafından bilgilenme odaklı alt boyutu puanları, kuşaklara göre istatistiksel olarak anlamlı bir fark göstermektedir (p<0,05). Çok boyutlu ağız diş sağlığı kontrol odağı ölçeğinin alt boyutlarından olan; İçsel kontrol ve Sosyalizasyon odaklı ölçek puanları kuşaklara göre istatistiksel olarak anlamlı bir fark göstermemektedir (p>0,05). Farklı kuşaklarda yer alan bireylerin sağlığa verdikleri önem düzeyleri arasında bir farklılık bulunmamaktadır (p>0,05). Farklı kuşakların ağız diş sağlığı algıları, tutumları ile sağlığa verdikleri önem düzeyleri arasında X ve Y kuşağında ki kişiler için, istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki yoktur (p>0,05). Ancak Z kuşağında yer alan bireyler için; bilgilenme odaklı alt boyut puanları ile (r:0,01; p<0,05) Alfa kuşağında yer alan bireyler için; uygulama odaklı alt boyut puanları ve Sağlığın Önemi Ölçeği puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönde bir ilişki tespit edilmiştir (r:0,25; p<0,05). Sonuç: Bu çalışmada ağız diş sağlığı algısının kuşaklar bazında farklılık gösterdiği görülmüştür. Sağlığın önemi açısından kuşaklar arasında farklılık yoktur. İyi bir sağlık değerine ulaşma konusunda, Z kuşağında bilgilendirilme, Alfa kuşağında ise uygulama odaklı ağız ve diş sağlığı yaklaşımları önemli ve pozitif bir ilişki sağlamaktadır.

Algılanan sağlıkAğız sağlığıKuşak farklılıkları+7
Betül Ayhan
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Monosodyum glutamat ile deneysel toksikasyon oluşturulmuş yaşlı ratlarda, betanin'in (C24H26N2O13) olası koruyucu etkilerinin araştırılması

Amaç: Bu araştırma, monosodyum glutamat (MSG) nanopartiküllerinin kronik toksisitesine maruz kalan yaşlı ratlarda kırmızı pancar bitkisinde (Beta vulgaris) bulunan betanin (C24H26N2O13) etkili maddesinin koruyucu etkilerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmada yaşlı sıçan kullanılmıştır. Toplamda 48 sıçan rastgele 4 farklı gruba ayrılmıştır. 28 gün süren çalışmanın sonucunda sıçanlar derin anestezialtında sakrifiye edilmiştir. Total antioksidan kapasite (TAK), total oksidan kapasite (TOK), paraoksanaz (PON), thiol seviyeleri, malondialdehit (MDA) ve nitrik oksit (NO) sıçan kan serumunda spektrofotometrik yöntem ile çalışılmıştır. Oksidatif Stres İndeksi (OSİ), TAK'ın ve TOK'a oranlanması ile hesaplanmıştır. Aspartat aminotransferaz (AST), alanin aminotransferaz (ALT), alkalen fosfataz (ALP) ve total bilirübin elisa kiti kullanılarak kolorimetrik yöntem ile ölçülmüştür. Karaciğer patolojik değerlendirmesi hematoksilen eozin boyama yöntemi ile ışık mikroskop altında incelendikten sonra mikrofotoğrafları alındı. Normal dağılıma uygunluk testi Shapiro Wilk Testi ile değerlendirildi. Değişimlerin anlamlı olup olmadığı one-way ANOVA yöntemi saptanmıştır (p<0,05). Anlamlı çıkan verilerde post-hoc testi (Duncan) kullanıldı. Bulgular: TAK, TOK, OSİ, ALT, PON, MDA ve thiol seviyeleriserum düzeylerinde gruplar arası farkın istatistiksel olarak anlamlı düzeyde olduğu saptandı (p˂0,05 ). AST, ALP, NO ve total bilirübin serum düzeylerinde gruplar arası farkın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı saptandı (p›0,05). Kontrol grubuna kıyasla MSG grubunda TOS, OSİ, thiol ve MDA seviyesinde anlamlı yükselme olurken, TAK ve PON seviyesinde anlamlı düşüş meydana gelmiştir. Kontrol grubuna kıyasla MSG+betanin grubunda ALT seviyesinde anlamlı yükselme meydana gelmiştir. AST, ALP, total bilirübin ve NO seviyelerinde kontrol grubuna kıyasla MSG grubunda artış meydana gelmiştir. Ancak istatistiksel olarak anlamlı değildir. Histopatolojik bulgular incelendiğinde MSG grubunda yaygın olmayan hafif hidropik dejenerasyon ve MSG+betanin grubunda ise hemen hemen normal histolojik görünüm belirlenmiştir. Sonuç: Betaninin antioksidan etkiyi arttırabileceği ve MSG'nin neden olduğu histopatolojik hasarı azalttığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Yaşlanma sürecinde farklı dozlarda uzun süreli betanin kullanımının antioksidan etkilerinin belirlenmesi için ileriki çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

AntioksidanlarGıda katkı maddeleriOksidatif stres+4
Gürkan Baytar
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Bakım verenlere uygulanan yapılandırılmış sosyal destek programının bakım verme yükü ve sosyal destek algısına etkisi

Amaç: Bağımlı yaşlıların bakım ihtiyaçları büyük oranda aile bireyleri tarafından karşılandığı ve bu sürecin bakım verenlerde fiziksel, sosyal ve ekonomik zorlanmalara neden olduğu bilinmektedir. Bakım verenin üzerindeki bu yükün azaltılmasında sosyal desteğin rolü çok yaygın olarak kabul görmektedir Bu çalışmada yaşlılara bakım veren kişilerin sosyal destek algılarının belirlenmesi ve 'Yapılandırılmış Sosyal Destek Programının' bakım verenlerin yükü ve sosyal destek algılarına etkisinin ortaya konması amaçlanmıştır. Bakım verenlere yönelik sosyal desteği güçlendirmek amacıyla kullanılmak üzere bir "Sosyal Destek Program Modeli" ortaya koymak ve bu alanda yapılacak başka çalışmalara da katkı sağlamak hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız Mart 2018 ve Aralık 2020 tarihleri arasında yapılmıştır. Çalışmaya Söke Sarıkemer Aile Sağlığı Merkezinde kayıtlı 65 yaş üstü bağımlı yaşlıya bakım veren 85 kişi dahil edilmiştir. Çalışma kriterlerine uymayan 30 kişi çalışma dışı bırakılmıştır. Bakım verenlerin 20'sine yapılandırılmış sosyal destek programı uygulanırken, 35'i kontrol grubu olarak değerlendirildi. Yapılandırılmış sosyal destek programı telefon iletişim ağı kurulması, eğitim ve egzersiz bileşenlerinden oluşturuldu. Tüm katılımcılara başlangıçta ve 8. haftanın sonunda Bakım Verme Yükü Ölçeği ve Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği uygulandı. Ölçeklerin ön test, son test skorları ve bu skorlarda meydana gelen değişimlerin istatistiksel analizleri SPSS 22.0 versiyonu kullanılarak yapılmıştır. Bulgular: Yapılandırılmış Sosyal destek programının uygulanması sonucunda bu desteği almayan grupta bakım verme yükünde anlamlı artış saptandı. Sosyal destek programını alan grupta ise sosyal destek algısı ile bunun arkadaş, aile ve özel insan alt ölçeklerinde anlamlı bir artış olduğu görüldü. Sosyal destek almayan grupta ise algılanan sosyal desteğin aile ve arkadaş alt ölçekleri ve genel olarak da algılanan sosyal destek puanlarında anlamlı azalma bulundu. Sonuç: Yapılandırılmış sosyal destek programımızın bakım verme yükü ve sosyal destek algısında olumlu katkıları olmuştur. Anahtar kelimeler: Algılanan Sosyal Destek, Bakım Yükü, Yapılandırılmış Sosyal destek programı

Bakım verenlerBakım verme yüküHasta bakımı+5
Ülkü Nur Sökmen
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2022
00