Bartın University
Discipline

Department of Physical Education and Sports Teaching

Bartın University

67

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Sporcularda vücut kompozisyonu ile denge parametreleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı; Sporcularda vücut kompozisyonu ile denge parametreleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Çalışmaya son bir yıl içerisinde cerrahi müdahale görmemiş 6 erkek – 6 kadın milli atlet, 7 erkek - 7 kadın milli kayakçı, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesinde öğrenim gören 14 erkek - 11 kadın sedanter yine okul takımlarında oynayan 28 erkek - 9 kadın futbolcu, 8 erkek - 6 kadın hentbolcü olmak üzere toplam 77 sporcu 25 sedanter dahil edilmiştir. Katılımcılara ilk olarak boy ve kilo ölçümü yapıldı. Sonra sırasıyla vücut kompozisyonu ölçümü, deneklerin denge platformuna uyum sağlamaları için deneme ölçümleri, son olarak denge ölçümleri yapılarak çalışma sonlandırıldı. Vücut kompozisyonuna ilişkin veriler, Bodystat®1500 Vücut Analizi (Impedansmeter) cihazı kullanılarak, Denge ölçümüne ilişkin veriler ise TecnoBody Pro-Kin Type B 252 Test Cihazı kullanılarak elde edildi. Bu araştırma AİÇÜ, BESYO, Fizyoloji Labaratuvarında yapılmıştır. İstatistiksel değerlendirme SPSS 22.0 (SPSS Inc., Chicago, IL, USA) programı kullanılarak yapılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum değerler olarak sunulmuştur. Normallik sınaması Shapiro-Wilk testi ile gerçekleştirilmiştir. Ölçümü yapılan parametreler arasındaki ilişkinin tespit edilmesinde korelasyon analizi uygulanmıştır. Normal dağılım gösteren parametrelerde Pearson korelasyon katsayısı ve normal dağılım göstermeyen parametrelerde Spearman korelasyon katsayısı dikkate alınmıştır. Sonuçlar %95 güven aralığında değerlendirilip, p<0.05 değeri anlamlı kabul edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre; çalışmaya katılan sporcu ve sedanterlerin çift ayak statik denge testi ortalama değerleri incelendiğinde; sporcuların sedanterlerden daha iyi olduğu görülmektedir. Dinamik denge değerleri ise erkek sporcuların erkek sedanterlerden daha iyi olduğu, kadın sporcu ve kadın sedanterlerin değerlerinin birbirine çok yakın olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca deneklerin vücut kompozisyonu incelendiğinde; Sporcuların vücut yağ oranı, vücut yağı, yağsız kütle, bazal metabolik hız, impedans değerlerinin sedanterlere göre daha az olduğu, vücut sıvısının ise sedanterlerin sporculardan daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca sporcuların vücut yağ yüzdesi, yağ miktarı, kuru kütle, yağsız kuru kütle, vücut sıvısı, bazal metabolik hız, vücut kitle indeksi, impedans değerleri ile statik ve dinamik denge arasında ilişkinin olmadığı tespit edilmiştir. Araştırmanın sonucunda; Sporcularda statik denge değerleri sedanterlerden daha iyi olduğu, Dinamik denge değerleri ise erkek sporcuların erkek sedanterlere göre daha iyi olduğu, fakat kadın sporcuların kadın sedanterlerle birbirine çok yakın olduğu tespit edilmiştir. Sporcuların vücut yağ oranı, vücut yağı, yağsız kütle, bazal metabolik hız ve impedans değerlerinin sedanterlere göre daha az olduğu, vücut sıvısının ise sedanterlerin sporculardan daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Vücut kompozisyonu ile statik ve dinamik denge arasında ilişkinin olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Sporcu, Vücut kompozisyonu, Statik denge, Dinamik denge

DengeDinamik dengelemeSporcular+2
Meral Miyaç Göktepe
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

14 haftalık fiziksel aktivite programının 10 - 12 yaş görme engelli çocuklar üzerindeki etkileri

Bu arastırmanın amacı, fiziksel uygunluk ve denge özellikleri yönündengörme engelli çocukların gören akranları ile aralarındaki farklıkları belirlemekfiziksel aktivite programının fiziksel uygunluk ve denge özellikleri üzerindekietkisini incelemektir.Bu arastırmaya 10-12 yas arasında, görme engeli dısında baska hiçbir engeliolmayan, dogustan ya da dogumdan ilk bir yıl içinde görme engeli tanısı almıs olan19 (Deney: 8; Kontrol: 11) görme engelli çocuk ve karsılastırma grubu olarak 10gören çocuk alınmıstır.Fiziksel aktivite programı 14 haftalık süre ile haftada 3 gün sıklıklauygulanmıstır. Arastırmaya katılan çocuklara 14 haftalık fiziksel aktiviteprogramının öncesinde ve sonrasında Brockport Fiziksel Uygunluk testleri, posturalStabilite Degerlendirme testleri ve Çocuklar için Fiziksel Aktivite Formuuygulanmıstır.Bu çalısmanın sonucu olarak gören çocuklar (karsılastırma grubu), sag ve solkavrama kuvveti ve 20 m PACER yönünden deney grubundan sag el kavramakuvveti, sol el kavrama kuvveti, 20 m PACER, esneklik ve gövde kaldırmatestlerinde kontrol daha yüksek performans degerlerine sahip bulunmuslardır.(p<0.05).14 haftalık fiziksel aktivite programı sonunda, deney grubunda zaman içindeBMI de azalma, boy, sag ve sol el kavrama kuvvetlerinde, mekik 20 m PACER vekollar bükülü asılmada artma gözlenmistir (p<0.05). Agırlık, TR F, Calf F, otur-erisve postural stabilite ve gövde kaldırma parametrelerinde zamana baglı degisiklikgörülmemistir.Deney, kontrol ve karsılastırma gruplarının ön test ve son test farklılıklarıincelendiginde sol kavrama kuvveti açısından deney grubunun gören gruptan dahabüyük kazanç elde etmistir (p<0.05).Deney grubu kontrol ve karsılastırma grubu ile karsılastırıldıgında dengeperformansında önemli bir artıs göstermistir. Boy, Agırlık, BMI, CLF, TR, PençeKuvveti Sag, Mekik ve 20 m PACER parametreleri açısından grupların gösterdikleridegisimler istatistiksel olarak önemli bulunmamıstır (p>0,05) (Çizelge 4.9) Fizikselaktivite formunun istatistiksel degerlendirmesi gruplar arasında farklılık olmadıgını ,tüm grupların ve ailelerinin fiziksel aktiviteye katılım düzeylerinin düsük oldugunuortaya koymaktadır. .Anahtar kelimeler: Görme engelli çocuk, Fiziksel Aktivite, FizikselUygunluk, Postural Stabilite

Fiziksel aktiviteFiziksel uygunlukGörme engelliler
Ceylan Ece Top
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı ısınma yöntemlerinin okçulukta atış performansına etkisi

Bu araştırma farklı ısınma yöntemlerinin okçulukta atış performansına etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma deneysel araştırma modeline uygun olarak düzenlenmiştir. Bu çalışmaya Sakarya ilinde okçuluk sporu yapan 10 erkek ve 5 bayan olmak üzere 15 sporcu (Yaş: 17,8 ± 2,4 yıl; Boy: 170,5 ± 6,5 cm; Ağırlık: 62,8 ± 9,4 kg) katılmıştır. Çalışmada sporculara 5 dakika hafif tempoda koşu yaptırıldıktan sonra statik ve dinamik ısınma protokollerinde belirlenen 3 farklı hareket 3 set halinde 30 saniye germe ve 20 saniye dinlenme süresi aralığıyla uygulanmıştır. Isınma protokollerinin her biri 15 dakika 30 saniye sürmüştür. Araştırmada verilerin elde edilmesi amacıyla ısınma protokollerinden sonra alınan sonuçları karşılaştırmak için Friedman testi, gruplar arasındaki farkı bulabilmek için ise Wilcoxon işaretli sıralar ( Wilcoxon Signed Rank ) testi uygulanmıştır. Çalışmada elde edilen veriler değerlendirildiğinde ilk 10 atışta ısınma protokolleri arasında atış performansında anlamlı bir fark bulunmazken ilk 20 ve toplam 30 atış değerlerinde anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0,05). Dinamik ısınma yöntemi okçulukta atış performansının düşmesine neden olurken statik ısınma yöntemi atış performansında bir değişikliğe sebep olmamaktadır. Anahtar Kelimeler: Performans, Okçuluk, Isınma.

IsınmaOkçulukPerformans
Serhat Turan
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketicilerin spor sponsorluğu algıları ve sponsorluğun tüketici davranışlarına etkileri (Sakaryaspor Kulübü örneği)

Bu çalışmanın amacı Sakarya ilinde yaşayan Sakaryaspor kulübü taraftarlarının sporda sponsorluk hakkındaki algıları ve sponsorluğun tüketici davranışları üzerine etkilerinin olup olmadığını incelemektir. Sakaryaspor taraftarlarının, spor sponsorluğu algılarını belirlemek ve taraftarların tutumlarındaki sponsor firmanın ürünlerini ne kadar benimseyip, ilgilendikleri ve kullandıkları belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca sponsorluğun tarihten günümüze kadar olan geçiş sürecinden, faydalarından, amaçlarından, Türkiye'deki yeri ve işleyişi incelenmiş ve pazarlamanın bir dalı olan sponsorluğun tüketiciler üzerindeki etkilerine dair gerekli literatür taraması yapılmıştır. Bu araştırmada, orjinalini Speed ve Thompson (2000) tarafından geliştirilen, Türkiye'de geçerliği ve güvenirliği Alay (2004) tarafından yapılmış olan Sponsorluk Değerlendirme Ölçeği (SDÖ) kullanılmıştır. Araştırmaya 700 kişi katılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde betimleyici istatistik, T-testi, One Way ANOVA, Korelasyon ve Regresyon testleri yapılmış ve SPSS (Statistical Package for Social Sciences) paket programı kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda; Sakarya ilinde yaşayan ve anket çalışmasına katılan Sakaryaspor futbol taraftarlarının, Sakaryaspor kulübüne sponsor olan Özgüllü markasını %84 oranında bildikleri sonucu çıkmıştır. Ürünle ilgilenme toplam değişkenliğinin sadece %2'sinin taraftarların etkinliğe yönelik tutumlarından kaynaklandığı bulunmuştur. Yapılan bu çalışma kadın taraftarların spor sponsorluğu ile algılarının erkek taraftarlara göre daha düşük olduğu söylenebilir. Ürünle ilgilenme, ürünü benimseme ve ürün kullanımı üzerinde sponsor-etkinlik uyumu, sponsorun imajı ve firmanın sponsorluk yapma sıklığı ve seçiciliğinin ortak etkisinin olduğu görülmektedir. Aylık geliri "1500 TL ve altı" olan taraftarların spor sponsorluğu ile ilgili algıları aylık geliri 1501 TL ve üzeri olan taraftarlara göre daha düşük olduğu ve taraftarların eğitim ve medeni durumlarına göre spor sponsorluğu algılarının değişmediği tespit edilmiştir.

FutbolFutbol kulüpleriSponsorluk+6
Özlem Bebek
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Lisanslı olarak spor yapan ve spor yapmayan ortaöğretim öğrencilerinin özkontrol ve özyönetim düzeyleri

Bu çalışmanın amacı, lisanslı olarak spor yapan ve spor yapmayan öğrencilerin öz-kontrol ve öz-yönetim düzeylerini tespit etmektir. Bu araştırmanın örneklemi 2015-2016 Eğitim Öğretim Yılı Bahar Dönemin 'de Düzce İli, Merkez İlçede ortaöğretim 9. 10. 11. ve 12. sınıf düzeyinde öğrenim gören ve lisanslı olarak takım sporu ve bireysel spor yapan 355 öğrenci ve bu öğrencileri istatiksel olarak karşılaştırmaya uygun sayıdaki spor yapmayan 337 olmak üzere toplam 692 öğrenci oluşturmaktadır. Bu araştırmada veri toplama aracı Mezo, (2009) tarafından geliştirilen ve Akın; Demirci ve Çardak (2012) tarafından Türkçeye uyarlanan öz-kontrol ve öz-yönetim ölçeği kullanılmıştır. Verileri analiz etmek için SPSS paket programından yararlanılmıştır, kişisel bilgilerin analizi için yüzde ve frekans değerlerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın alt problemlerine ilişkin verilerin analizinde ise öncelikle grupların normal dağılıp dağılmadığını görebilmek için Kolmogrow Simirnov testi yapılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edildikten sonra parametrik testlerden bağımsız gruplar t testi, tek yönlü varyans analizi ve veriler arasında fark bulunması durumunda Tukey ve Dunnet- C testilerinden yararlanılmıştır. Bu araştırmanın sonunda, lisanslı olarak spor yapan öğrencilerin spor yapmayanlara göre öz-kontrol ve öz-yönetim algılarının spor yapanlar lehine anlamlı düzeyde farklılaştığı, ayrıca cinsiyetin, yapılan spor branşının ve lisanlı spor yapma yılının öğrencilerin öz-kontrol ve özyönetimlerini anlamlı düzeyde etkilediği tespit edilmiştir. Anahtar Kelime: Özkontrol, Özyönetim, Spor, Lisanslı Sporcu

SporSpor faaliyetleriSporcu öğrenciler+3
Mesut Yılmaz
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin fiziksel aktivite seviyeleri ile yaşam doyum düzeyleri arasındaki ilişki

Üniversiteli öğrencilerinin sağlık ve zindeliklerini geliştirmek ve korunmak için düzenli fiziksel aktivite alışkanlığı sürdürmeleri temel bir ihtiyaçtır. Türkiye'de Üniversite öğrencilerinin okul, spor ve serbest zamanlardaki fiziksel aktivite alışkanlığını araştıran bir çalışmaya rastlanılmamıştır. Amaçımız Amasya Üniversitesinin farklı sınıflarındaki erkek ve kadın öğrencilerin okul (iş), spor ve serbest zaman faaliyetlerindeki fiziksel aktivite alışkanlığının hangi düzeyde olduğunu belirlemek ve yaşam doyum seviyesi ile ilişkisini araştırmaktadır. Araştırmamızda; Amasya Üniversitesinde öğrenim göre 591 erkek 1068 kadın olmak üzere toplam 1659 öğrenciye Baecke'nin Fiziksel Aktivite Alışkanlığı Anketi (FAAA) uygulanmıştır. Gruplar arası karşılaştırmalarda t-testi ve tek yönlü varyans analizleri kullanılmıştır. Bu çalışmanın sonuçları, kadın ve erkekler arasında fiziksel özellikler ile okul, spor ve serbest zamanlarda fiziksel aktivite alışkanlığı düzeyi ile yaşam doyumunun istatistiksel olarak farklı olduğunu göstermiştir. Sadece serbest zaman etkinliğinde kadınların katılım oranları erkeklerden daha yüksektir. Birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıflar arasında erkeklerde, yaş, boy uzunluğu ortalamaları ile iş indeksi skorları; kadınlarda ise yaş, boy uzunluğu, vücut ağırlığı ortalamaları ve spor indeksi skorlarında anlamlı farklılıklar gözlenmiştir. Sadece kadınlarda vücut ağırlığı sınıflar arasında farklılaşırken bir yıllık artışı ve diğer yılda azalma takip etmiştir. Okul, spor ve serbest zamanlardaki fiziksel aktivite alışkanlığı ile yaşam doyum seviyesi arasında hem erkeklerde hem de kadınlarda ilişki yoktur. Sonuç olarak Üniversiteli öğrencilerin fiziksel aktivite alışkanlığı düzeyleri okul ve serbest zaman etkinliklerinde orta seviyede iken sportif etkinliklerde ortanın altındadır. Okul ve spor indeksi ortalamaları sınıflara göre değişim göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Okul, Serbest Zaman, Spor, Yaşam doyum, Fiziksel Aktivite Alışkanlığı.

Boş zamanları değerlendirmeFiziksel aktiviteYaşam doyumu+1
Ebüakil Albayrak
Amasya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı branşlardaki sporcularda antropometrik özelliklerin denge performansı ile ilişkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, farklı oyun yapısına sahip sporcuların antropometrik özelliklerinin, denge performansı ile ilişkisinin incelenmesidir. Çalışmaya düzenli olarak futbol (n=25), voleybol (n=25) ve judo (n=25) sporu yapan toplam 75 kişi katılmıştır. Antropometrik özelliklerin belirlenmesine yönelik, antropometrik set kullanılarak bacak boyu, oturma yüksekliği, uyluk uzunluğu, ayak boyu, ayak bileği genişliği, omuz-dirsek uzunluğu, önkol uzunluğu, omuz genişliği, omuz çevresi, uyluk çevresi, bel çevresi ve kalça çevresi olmak üzere toplam 12 bölgeden ölçüm alınmıştır. Çevre ölçümleri vücudun veya parçalarının uzun eksenine dik açılar alınarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda; futbol, voleybol ve judocuların antropometrik özellikleri incelendiğinde gruplar arasında anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Voleybolcuların oturma yüksekliği judoculardan anlamlı düzeyde farklıdır (p<0.05). Futbolcularda boy ile dominant bacak sağ ayak gözler açık kullanılan alan değerleri arasında pozitif ilişkinin olduğu ortaya çıkmıştır (p<0.05). Judocuların omuz genişliği değerleri diğer branşlara göre daha anlamlı farklılık göstermektedir. Uyluk çevresi değerleri incelendiğinde futbolcular voleybolculardan anlamlı düzeyde yüksek çıkmıştır (p<0.05). Bel çevresi ve kalça çevresi değerlerinde voleybolcular judo ve futbolculardan daha düşük değerlere sahip oldukları tespit edilmiştir (p<0.05). Futbolcuların statik denge performansı ile ayak boyu ile çift ayak gözler açık kullanılan alan ve çift ayak gözler açık kullanılan çevre değerleri arasında pozitif ilişki vardır (p<0.05). Futbolcuların omuz çevresi ile dominant olmayan bacak gözler kapalı kullanılan alan değeri arasında pozitif ilişki vardır (,619**). Judocuların dinamik denge performansı ile oturma yüksekliği ve uyluk uzunluğu arasında yüksek düzeyde ilişki olduğu görülmüştür (p<0.05). Çift ayak gözler açık ve kapalı statik ve dinamik dengenin çevre değerlerinde futbolcular hem judo hem de voleybolculardan anlamlı düzeyde daha yüksek değerlere sahip olduğu ortaya çıkmıştır (p<0.05). Futbolcuların vücut yağ yüzde değeri ile dominant olmayan bacak gözler kapalı kullanılan alan değeri arasında pozitif ilişki vardır (,414*). Voleybolcu ve judocuların vücut yağ yüzde değeri ile yağsız vücut kütlesi değerinde anlamlı farklılık yoktur (p>0.05). Araştırma sonucunda, sporcular arasında branş bazında antropometrik temel farklılıkların bulunduğu bu farklılıkların da denge performansına etki ettiği söylenebilir. Anahtar kelimeler: Antropometri, Dinamik denge, Statik denge.

AntropometriDengeDinamik dengeleme+4
Çağla Çatal
Amasya University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Amatör futbolcuların algılarına göre antrenörlerin liderlik özelliklerinin incelenmesi

Bu araştırmanın konusu, futbol kulüplerindeki sporcuların farklı özelliklerine göre algıladıkları antrenör liderlik davranışları arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırmada kullanılan veri toplama aracı 2 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; katılımcıların demografik özelliklerini tespit etmeye yönelik 17 soru bulunmaktadır. İkinci bölümde ise Sporda Liderlik Ölçeği (sporcuların antrenör davranışını algılaması versiyonu) bulunmaktadır. Ölçek: Chelladurai ve Saleh (1980) tarafından geliştirilmiştir. Ölçeğin türk sporcuları için uyarlanması Toros ve Tiryaki (2006) tarafından yapılmıştır. Ölçek 40 maddeden oluşan beşli likert tipi bir ölçektir. Araştırmada kullanılan ölçeğe ait alt boyutlar ise demokratik davranış, eğitici ve öğretici davranış, otokratik davranış, sosyal destek davranışı ve pozitif geribildirim davranışı şeklindedir. Çalışmanın örneklemi ise bu takımlarda görev yapan, kolayda örnekleme yöntemine göre seçilen ve gönüllü olarak araştırmaya katılan 156 futbolcu oluşturmaktadır. Bu çalışmaya katılan futbolcuların algıladıkları antrenör davranışlarının tanımlayıcı istatistikleri incelendiğinde; sporcuların algıladıkları antrenörün eğitici öğretici davranış puan ortalaması 1,82±0,49 olarak bulunmuştur. Araştırmadaki sporcuların algıladıkları demokratik davranış puanları incelendiğinde 2.02±0,68 olduğu görülmektedir. Ayrıca otokratik alt boyutunda 2.81±0.91, sosyal destek alt boyutunda 1.98±0.55, pozitif geribildirim alt boyutunda ise 1.86±0.59 olarak teslim edilmiştir. Sonuç olarak elde edilen bulgulara göre, araştırma grubunun antrenörünün liderlik davranışları alt boyutları ile ilgili genel olarak puan ortalamalarının düşük olduğu görülmektedir. Araştırmanın yapıldığı il geneline bakıldığında liglere katılan takım sayısının az olmasından dolayı müsabaka sayılarının azlığı ve antrenörleri ile yeterince vakit geçirememesinden kaynaklı olduğu söylenebilir.

AlgıAntrenörFutbol+3
Abdullah Bensiz
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor öğretmen adaylarının yansıtıcı düşünce eğilimleri ile yansıtma yetenekleri arasındaki ilişki

Bu çalışmanın amacı, beden eğitimi öğretmeni adaylarının yansıtıcı düşünme eğilimleri ile yansıtma yetenekleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın yürütülmesinde, genel tarama modeli kullanılmıştır. Basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Örneklem gurubu, Bartın Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu Beden Eğitimi ve spor öğretmenliği bölümünde öğrenim gören rastgele seçilmiş 217 öğretmen adayından oluşmaktadır. Araştırmada öğretmen adaylarının yansıtıcı düşünme becerilerine ilişkin görüşlerini belirlemek için veri toplama aracı olarak "Öğretmen ve Öğretmen Adayları İçin Yansıtıcı Düşünme Eğilimi Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın değişkenleri ile ilgili bilgileri elde etmek için ise "Kişisel Bilgi Formu" doldurmuşlardır. Elde edilen bu bulguya göre kadın öğretmen adayların erkek adaylara göre daha yüksek yansıtma yeteneğine sahip oldukları söylenebilmektedir. Ayrıca, kadın öğretmen adayların erkek adaylara göre daha yüksek sorgulayıcı ve etkili öğretim yansıtma düşünme eğilimine sahip oldukları söylenebilir. Son olarak, spor yapma değişkenine göre yansıtma yeteneği ve yansıtıcı düşünme eğilimi temalarının puan ortalamalarını karşılaştırmaya ilişkin yapılan t-testi sonucunda istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamamıştır (p>0.05). Sonuç olarak, beden eğitimi ve spor öğretmeni adaylarının yansıtıcı düşünme ve yansıtma yetenekleri açısından incelenen değişkenler bakımından herhangi bir ilişki veya farklılık görülmemektedir. Anahtar Kelimeler: Öğretmen, Yansıtıcı Düşünme, Yansıtma Yeteneği

Aday öğretmenlerBeden eğitimi ve spor dersiYansıtma+1
Uğur Aydemir
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin medya okuryazarlık düzeyleri ile eleştirel okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin medya okuryazarlık düzeyleri ile eleştirel okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Araştırmada medya okuryazarlık ve eleştirel okuryazarlık düzey belirleme ölçekleri kullanılmıştır. Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin medya okuryazarlık düzeyleri ile eleştirel okuryazarlık düzeyleri "cinsiyet, yaş, medeni hal, eğitim durumu, mesleki kıdem, görev yaptığı eğitim kademesi ve görev yeri" değişkenlerine göre incelenmiştir. Ayrıca araştırmada kullanılan iki ölçek düzeyi arasındaki ilişki de incelenmiştir. Araştırma modeli genel tarama modellerinden betimsel - ilişkisel tarama modelidir. Bu araştırmada genel tarama modeli, "Tesadüfi Örneklem" yöntemiyle örneklem grubuna uygulanmıştır. Araştırmanın evrenini Sakarya ve Bartın İlinde farklı eğitim kademelerinde görev yapan 628 beden eğitimi ve spor öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini Sakarya ve Bartın İlindeki beden eğitimi ve spor öğretmenleri arasından tesadüfi yolla seçilen 244 gönüllü beden eğitimi ve spor öğretmeni oluşturmaktadır. Medya okuryazarlık düzeylerini belirlemek amacıyla Korkmaz ve Yeşil (2011) tarafından geliştirilen "Medya ve "Televizyon Okuryazarlık Düzeyleri Ölçeği"(MODBÖ) ve "Eleştirel Okuryazarlık düzeylerini belirlemek için Yılmaz (2013) tarafından geliştirilen "Eleştirel Okuryazarlık Düzey Belirleme Ölçeği" (EODBÖ) uygulanmıştır. Katılımcıların demografik özelliklerine göre medya okuryazarlık düzeyleri ile eleştirel okuryazarlık düzeylerini belirlemek amacıyla MANOVA testi ile veriler analiz edilmiştir. MODBÖ ve EODBÖ arasındaki ilişkinin belirlenmesi için ise korelasyon analizi yapılmıştır. Gruplar arasındaki farklılığı belirlemek amacıyla TUKEY testi kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularında "medeni hal" değişkeninin hem MODBÖ' nün hem de EODBÖ' nün alt boyutları üzerindeki etkisinin anlamlı farklılık içerdiği tespit edilmiştir. Diğer değişkenler, MODBÖ ve EODBÖ' nün alt boyutları üzerinde anlamlı farklılık içermemesine rağmen, faktörler boyutunda puanların anlamlı olarak farklılaştığı tespit edilmiştir. MODBÖ ve EODBÖ arasındaki ilişkiyi değerlendirmek için yapılan korelasyon analizine göre beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin medya okuryazarlık düzeyleri ile eleştirel okuryazarlık düzeyleri arasında orta düzeyde ve pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Aynı zamanda MODBÖ ve EODBÖ alt boyutları puan ortalamalarının orta düzeyin üzerinde olduğu tespit edilmiştir Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni, Medya, Medya Okuryazarlığı,Eleştirel Okuryazarlık

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiEleştirel okuma+5
Yılmaz Ünlü
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor yüksekokulu öğrencilerinin kişilik özelliklerinin girişimcilik eğilimleri üzerindeki etkilerinin incelenmesi: Bartın üniversitesi örneği

Girişimcilik özellikle 1980'lerden sonra işletme yönetimi literatüründe ilgi çeken ve araştırılan konulardan birisidir. Girişimcilik ile yakından ilişkisi olan spor endüstrisi kavramı çok yönlü olarak düşünüldüğünde sporun girişimcilik açısından önemli bir sektör olduğu ve buna bağlı olarak da spor tabanlı girişimcilik olgusunun ön plana çıktığı düşünülmektedir. Girişimcilik konusu genel olarak; girişimciliğin tanımlanması, girişimcinin özelliklerinin belirlenmesi şeklinde alt başlıklar çerçevesinde ele alınmaktadır. Literatürde ise bir bireyin girişimciliğini etkileyen birçok değişken tartışılmaktadır. Bu değişkenlerin en önemlilerinden birisi de bireyin sahip olduğu kişilik özelliklerinin olduğu düşünülmektedir. Bundan dolayı araştırmada Bartın Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinin kişilik özelliklerinin girişimcilik eğilimleri üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini; 2017-2018 Akademik Yılı Güz Dönemi'nde öğrenim gören ve basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle seçilen 231'i kadın ve 454'ü erkek olmak üzere toplam 685 öğrenci (X̄yaş=21,425) oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak ölçek formu kullanılmış olup bu form üç bölümden oluşmaktadır. Ölçek formunun: birinci bölümünde "Kişisel Bilgi Formu"; ikinci bölümünde John, Donahue ve Kentle (1991) tarafından geliştirilmiş ve Sümer ve Sümer (2005) tarafından Türkçe'ye uyarlanmış "Beş Faktör Kişilik Ölçeği (The Big Five Inventory, BFI)" ve üçüncü bölümünde ise Yılmaz ve Sünbül (2009) tarafından geliştirilen "Üniversite Öğrencilerine Yönelik Girişimcilik Ölçeği" yer almaktadır. Araştırmada korelasyonel (ilişkisel) araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde değişkenlerin özelliklerine göre; t-Testi, Tek Yönlü ANOVA, Pearson Korelasyon Analizi, Basit Doğrusal Regresyon Analizi ve Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi uygulanmıştır. Gruplar arasındaki farklılıkların hangi gruplar arasında olduğunun belirlenmesi için ise Tukey Çoklu Karşılaştırma Testi kullanılmıştır. Araştırmaya ilişkin bulguların yorumlanmasında anlamlılık düzeyi 0,05 olarak kabul edilmiştir. Elde edilen bulgular incelendiğinde; katılımcıların bölüm, iş deneyimi, sınıf, aile ikameti, anne mesleği, ailedeki girişimci durumu, anne eğitim durumu, mezun olunan lise türü, kişisel gelir, aile geliri, lisansüstü eğitim alma isteği, girişimcilik dersi alma durumu, işletme ile ilgili ders alma durumu ve ekonomi ve/veya finans ile ilgili ders alma durumu değişkenlerine göre girişimcilik eğilimleri puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıkların olduğu tespit edilmiştir. Fakat katılımcıların cinsiyet, baba mesleği, baba eğitim durumu ve aktif olarak (lisanslı) spor yapma durumu değişkenlerine göre girişimcilik eğilimleri puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıkların olmadığı belirlenmiştir. Katılımcıların yaş ve deneyime açıklık, dışa dönüklük, öz disiplin, nevrotiklik ve uyumluluk kişilik alt boyutları ile girişimcilik eğilimleri puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkilerin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca katılımcıların kişilik özelliklerinin girişimcilik eğilimleri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı etkilere sahip oldukları belirlenmiştir. Sonuç olarak; araştırma bulgularına göre katılımcılara ilişkin kişilik özelliklerinin girişimcilik eğilimleri üzerinde etkili değişkenler oldukları anlaşılmaktadır.

Beden eğitimi ve spor yüksekokullarıGirişimcilikKişilik+2
İsmail Karataş
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki bocce ve dart sporcularının ahlaki karar alma tutumlarının incelenmesi

Türkiye'de bocce ve dart sporları ile ilgilenen sporcuların ahlaki karar alma tutumlarının belirlenip, çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amacıyla yapılan bu araştırma tarama modelinde betimsel bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini en son yayınlanan 2017 yılı verilerine göre Türkiye Bocce Bowling ve Dart Federasyonuna bağlı olan 33,612 lisanslı sporcu oluştururken; örneklemini 2017- 2018 sezonunda Türkiye Şampiyonalarına katılan ve araştırmada kullanılan ölçek sorularını gönüllü şekilde yanıtlayan 383 sporcu oluşturmaktadır. Araştırmada Lee ve arkadaşları tarafından geliştirilen ve Bahri Gürpınar tarafınca Türkçe'ye uyarlanan Altyapı Sporlarında Ahlaki Karar Alma Ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen verilerin yüzde (%), frekans (f) ve aritmetik ortalama () değerleri incelenmiş ve ölçeğin alt boyutlarının ilişkisine Spearman Korelasyon Testi ile bakılmış, iki ayrı kümenin verdiği cevapların analizinde Mann Whitney- U ve çoklu grup karşılaştırmalarında Kruskal Wallis testleri kullanılmıştır. Araştırmaya katılan sporcuların %45,7'si dart ve %54,3'ü bocce sporcusu; %45,2'i IX kadın ve %54,8'i erkektir. Katılımcıların çoğunlukla; 18 yaş altı (yıldız ve genç) kategorisinde yarışan sporculardan oluştuğu, lise ve üniversite eğitim düzeyinde oldukları, spor yaşının bir ve dört yıl arasında olduğu, kulüp lisansı ile müsabakalara katıldıkları ve antrenörlerinin de erkek olduğu görülmektedir. Katılımcılar arasında kayda değer oranda milli sporcu bulunmaktadır. Araştırma bulguları, sporcuların olumsuzluk içeren Hileyi Benimsemek ve Yarışmaseverliği Benimsemek alt boyutlarına karşı olumsuz tutum içinde olduklarını, Adilce Kazanmayı Korumak alt boyutunda olumlu tutum sergiledikleri ve genel olarak Altyapı Sporlarında Ahlaki Karar Alma Tutumları Ölçeği'nden yüksek puan elde ettiklerini göstermektedir. Altyapı Sporlarında Ahlaki Karar Alma Tutumları Ölçeği'nin alt boyutları arasında pozitif yönde ve anlamlı korelasyon gözlenmiştir. Sporcuların branşı ve lisans durumları ile ölçeğin alt boyutlarından aldıkları puanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu görülürken; cinsiyet, yaş ve yarışma kategorileri, öğrenim durumları, spor yapma süreleri, milli olma durumları ve antrenörlerinin cinsiyeti ile ölçeğin tamamından ve alt boyutlarından aldıkları puanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır.

AhlakAhlaki davranışBocce+4
Buğra Arslan
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Minik güreşçilerde propriosepsiyon antrenmanın bazı motorsal özellikler üzerine etkisi

Bu çalışma: Bartın ilinde, minikler kategorisindeki güreşçilere uygulanan 8 haftalık proprioseptif antrenmanın bazı motorsal özellikler üzerindeki etkilerinin araştırılması amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya 20 lisanslı minik güreşçi gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcılar deney ve kontrol grubu olarak ikiye ayrılmıştır. Tüm katılımcıların (deney ve kontrol grubu) öntest-sontest olarak sırayla yaş, vücut ağırlığı, otur-uzan, flamingo denge, bacak kuvveti, sırt kuvveti, pençe kuvveti, çift ayak sıçrama, mekik testi ve mekik koşusu ölçümleri alınmıştır. 8 hafta boyunca deney grubuna haftada üç gün olmak kaydıyla 45 dakikalık proprioseptif egzersizler uygulanmıştır. Veriler SPSS 22.0 paket programında analiz edilmiş olup, değişkenlerin aritmetik ortalama, standart sapmaları belirlenerek normallik analizi yapılmıştır. Normal dağılıma sahip olduğu belirlenen değişkenler arasındaki anlamlı farklılıkların belirlenmesinde Bağımsız Gruplara t Testi (Independent Sample t Testi) ve Tek Yönlü Varyans Analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre uygulanan proprioseptif egzersizlerin minikler kategorisindeki güreşçilerin; denge, çabukluk, dayanıklılık, esneklik ve kuvvetleri üzerinde olumlu yönde etkileri olduğu, görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Propriosepsiyon, Güreş, Motorik özellikler, Minikler kategorisi

AntrenmanGüreşGüreşçiler+3
Kubilay Akbaş
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor yüksekokulu ile fen fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin eleştirel düşünme ve empati kurma düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, beden eğitimi spor yüksekokulunda ve fen fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin eleştirel düşünme ve empati kurma düzeylerinin incelenmesi ve bu iki değişken arasındaki farklılığı ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırmada, mevcut durumu ortaya çıkartmayı amaçlayan betimsel taramaya ve ilişkisel taramaya yönelik bir yöntem kullanılmıştır. Araştırma iki aşamadan oluşmaktadır. Araştırmanın birinci aşamasında, beden eğitimi ve spor yüksekokullarında okuyan öğrencilerin ve fen fakültesinde okuyan öğrencilerin eleştirel düşünme eğilimleri ve empati kurma düzeyleri; ikinci aşamasında, ilişkisel tarama modeline uygun bir şekilde fen fakültesi ile beden eğitimi ve spor yüksekokulu öğrencilerinin eleştirel düşünme eğilimi ile empati kurma düzeyleri arasındaki ilişki belirlenmiştir. Araştırmanın evrenini, Bartın Üniversitesi'nde 2017-2018 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklem kısmını 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu ile Fen Fakültesi'nde öğrenim gören tesadüfi küme örneklem yöntemiyle seçilen toplam 673 (n(erkek)=362, n(kadın)=311) oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama araçları olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu", Semerci (2003) tarafından geliştirilen "Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği" ve Dökmen (1988) tarafından geliştirilmiş olan Empatik Eğilim Ölçeği (EEÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizinde, katılımcıların kişisel özelliklerini betimleyici frekans ve yüzde dağılımları çıkarılmış, ölçeklere verilen cevapların aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanarak, eleştirel düşünme eğilimleri ve empati kurma düzeylerine ilişkin dağılımlar belirlenmiştir. Alt problemlere ilişkin bağımsız değişkenlerle; eleştirel düşünme ve empati kurma düzeyleri parametrik testlerle sınanmış, ikili karşılaştırmalar için t testi, üç veya daha fazla küme karşılaştırmaları için Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. ANOVA sonucu anlamlı bulunan farklılıkların kaynağını belirlemek üzere varyansların homojen olmasından dolayı Tukey HSD çoklu karşılaştırma testi kullanılmıştır. Katılımcıların eleştirel düşünme eğilimi ile empati kurma düzeyleri arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmak için ise Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon (r) Katsayısı tekniğinden yararlanılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğrencilerin cinsiyet, aktif olarak spor yapma durumu (Fen Fakültesi), kitap okuma alışkanlığı, gelir düzeyi gibi değişkenler dikkate alındığında empatik eğilim toplam puanları açısından anlamlı düzeyde farklılaşmaya neden olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin eleştirel düşünme eğilimi üstbiliş, esneklik, sistematiklik alt boyutlarından kitap okuma değişkenine göre anlamlı düzeyde farklılaşma yaşandığı görülürken, fakülte değişkeni açısından eleştirel düşünme eğilimi esneklik alt boyutu puan ortalamasında istatiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Ek olarak araştırma grubundan elde edilen veriler doğrultusunda, empatik eğilim ölçeği ortalama puanları ile eleştirel düşünme eğilimi ölçeği alt boyutları arasında olumlu yönde ve düşük düzeyde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir.

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor yüksekokullarıEleştirel düşünce+3
Mert Mazhar Erduran
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor yüksekokulu öğrencilerinin eğitim kalite algılarının ölçülmesi (Bartın Üniversitesi örneği)

Kalitenin çok çeşitli tanımları yapılmakta, yapılan tanımlar kalite kavramına yüklenen anlamları değiştirmektedir. Kavrama yüklenen anlam ile kalite algısı şekillendirmektedir. Küreselleşmeyle birlikte yükseköğretimde değişimler yaşanması, paydaşların beklentilerini de değiştirmiştir. Yükseköğretimde kalite anlayışı ve yaklaşımlar değişse de, tüm anlayış ve yaklaşımların, yapılan kalite tanımlamalarının temelinde yükseköğretim hizmetinden faydalanan öğrenciler bulunmaktadır. Bu araştırmada, Bartın Üniversitesi BESYO'da eğitim gören öğrencilerin , eğitim gördükleri kurumun eğitim kalitesine ilişkin algılarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini Bartın Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklemi, "Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümü", "Antrenörlük Eğitimi Bölümü" ve "Rekreasyon Bölümü" lisans seviyesinde eğitim gören 357 , 2. 3. ve 4. sınıf öğrencilerinden oluşmuştur. Araştırma nicel bir araştırmadır ve genel tarama yöntemiyle tasarlanmıştır. Araştırmanın veri toplama araçları, Paktaş (2015)," BESYO öğrencilerine yönelik Beden Eğitimi ve Spor Öğretimi Veren Üniversitelerde Eğitim Kalitesi Ölçeği (BESÖVÜEK)" ve kişisel bilgi formlarıdır. Araştırmadan elde edilen veriler ile Tamhane T2 testi, bağımsız grup t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Levene testi ve Pearson Korelasyon testi analizleri yapılmıştır. Ayrıca, frekans, yüzde, standart sapma ve ortalama gibi betimleyici istatistikler kullanılmıştır. Veriler SPSS 25.0 ile istatistiksel teknikler kullanılarak çözümlenmiş ve yorumlanmıştır. Öğrencilerin,beden eğitimi ve spor eğitimi veren üniversitelerde eğitim kalitesi algıları, cinsiyet, yaş, bölüm,sınıf değişkenlerine göre incelenmiştir. Araştırma sonucunda: lisans seviyesindeki öğrencilerin eğitim kalitesine ilişkin algılarının sınıf değişkeni açısından anlamlı fark oluşturmadığı (p>0.05), cinsiyet ( Fiziksel Koşullar ve Ölçme Değerlendirme alt boyutları) ve bölüm(Öğretim Metotları hariç tüm alt boyutlar) değişkenlerine göre anlamlı fark oluşturduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Ayrıca, yaş ve sosyo-ekonomik düzey değişkenleri için yapılan Pearson Korelasyon analizi sonucunda, yaş değişkeni artan öğrencilerin Yönetici Özellikleri, Yönetici Vizyonu, Öğretim Elemanları Özellikleri, Eğitim Proglamları ve Ölçme Değerlendirme alt boyutlarına ilişkin eğitim kalite algısı görüşleri azalmaktadır.Sosyo-ekonomik düzey değişkeninde, sosyo-ekonomik düzey artarken, tüm ölçek alt boyutlarına ilişkin eğitim kalite algısı görüşleri de artmaktadır.

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiBeden eğitimi ve spor yüksekokulları+4
Eda Adatepe
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Spor tesislerinden yararlanan 15-18 yaş arası öğrencilerin madde bağımlılığından korunma öz yeterliliğinin araştırılması (Keçiören Belediyesi örneği)

Bu çalışmanın amacı, Keçiören Belediyesinin spor salonlarına giden gençlerin madde bağımlılığından korunma öz yeterlilik seviyelerini bazı değişkenlere göre incelemektir. Bu amaçla çalışmanın ilk bölümünde; madde ve madde bağımlılığı üzerinde durulmuş, bu kapsamda bağımlılık tanımı yapılmış, madde kullanımı ve sonuçları araştırılmış ve madde kullanımında risk etkenleri ve koruyucu etkenler üzerinde durulmuştur. Çalışmanın ikinci bölümünde ergenlik ve gençlik döneminde madde kullanımı üzerinde durulmuş, bu amaçla ergenlik dönemi ve gençlik dönemi sorunları incelenmiş, ergenlik ve gençlik döneminde zararlı alışkanlık ve bağımlılık yapan maddelerin kullanım durumu araştırılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde öz yeterlilik ve ergenlerde öz yeterlilik durumu araştırılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak ölçek kullanılmıştır. Ölçek iki bölümden oluşmaktadır. Bunlar; demografik bilgi formu ve Eker, Akkuş ve Kapısız (2013) tarafından geliştirilen Ergenler İçin Madde Bağımlılığından Korunma Öz-Yeterlik ölçeğidir (MBÖ). Araştırma IBM SPSS 20 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analizde öncelikle öğrencilerin demografik bilgilerine ilişkin veriler frekans analizi yöntemiyle gösterilmiştir. Sonrasında öğrencilerin ilgilendikleri spor dalına ilişkin sorulara yönelik verilen cevaplar yine frekans analizi yöntemiyle gösterilmiştir. Daha sonra öğrencilerin MBÖ alt faktörlerinden aldıkları puanlar betimsel analiz yöntemiyle gösterilmiştir. Analizin sonraki kısmında öğrencilerin demografik bilgileri ve ilgilendikleri spor dalı ile ilgili sorulara verdikleri cevapların MBÖ alt faktörlerinden aldıkları puanlara göre farklılaşıp farklılaşmadığına tek yönlü varyans analizi ve bağımsız örneklem t testi yöntemiyle test edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen sonuçlar incelendiğinde yüzme sporu ile ilgilenen öğrencilerin diğer öğrencilere göre madde bağımlılığından korunma öz-yeterliklerinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Spor tesisi, Madde bağımlılığı, Öz yeterlilik.

Madde bağımlılığıSpor tesisleriSporcu öğrenciler+1
Murat Tunçbilek
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Muay-Thai antrenörlerinin liderlik anlayışları ve karar verme stratejileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, Türkiye'de görev yapan Muay-Thai antrenörlerinin liderlik özellikleri ile karar verme stratejilerinin ortaya konulması ve birbiri ile olan ilişkilerini değerlendirilmek amacıyla yapılacaktır. Çalışmanın örneklem grubu, antrenör gelişim seminerine katılan ve uygun örnekleme (convenience sampling) metodu ile belirlenmiş olan 119 Muay-Thai antrenöründen oluşturmaktadır.Çalışma amacına ulaşabilmesi için Orijinal formu Chelladurai ve Saleh (1980) tarafından geliştirilen "Antrenörler için Liderlik Ölçeği" ile Orijinal formu Mann ve diğerleri (1998) tarafından geliştirilen "Malbourne Karar Verme Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışmaya katılan antrenörlerin demografik bilgilerinin dağılımları (f) ve yüzdeleri (%) tanımlayıcı istatistik (Descriptive Statistics) yöntemi ile belirlenmiştir. Farklılıkları belirlemek için Mann-Whitney U, Kruskall Wallis, Pearson Korelasyon Analizi test yöntemleri uygulanmıştır (α= 0.05).Yapılan analizler sonucunda antrenörlerin liderlik özellikleri ile sporculuk yapma durumu, milli olma durumu ve antrenörlük kademelerine göre anlamlı farklılıklar ortaya çıkarken; cinsiyet, yaş ve refah düzeyine göre anlamlı farklılıklar ortaya çıkmamıştır. Katılımcıların karar verme stilleri ile ise sadece yaş değişkeni ile anlamlı farklılıklar ortaya çıkmış, diğer değişkenler ile anlamlı farklılıklar bulunamamıştır. Antrenörlerin karar verme stilleri ile liderlik özellikleri arasında ise anlamlı bir ilişkiye rastlanmıştır.

Algısal karar vermeAntrenörKarar verme+3
Korkmaz Atalay
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Lisede öğrenim gören genç güreşçilerde akut kilo kaybının oluşturduğu fiziksel ve fizyolojik değerlerin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, lisede öğrenim gören genç güreşçilerde akut kilo kaybının oluşturduğu fiziksel ve fizyolojik değerlerin karşılaştırılmasıdır. Araştırma 13 kişi deney grubu ve 12 kişi kontrol grubu olmak üzere toplamda 25 kişi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma grubuna ilk testler uygulandıktan sonra deney grubuna kilo düşme yöntemleri ile ilgili önerilerde bulunulmuştur. Fakat yöntemin seçimi sporcunun kendisine bırakılarak beş günlük bir sürede vücut ağırlığının yaklaşık % 4'ünü akut olarak kaybetmesi sağlanmıştır. Kontrol grubuna her hangi bir uygulamada bulunulmamıştır. Kontrol ve deney grubuna uygulanan ölçümler aynı şekilde ilk ölçümlerden beş gün sonra tekrar edilmiştir. Verilerin istatistiksel analizinde SPSS (Versiyon 23) paket programında Non-Parametrik Bağımlı Eş Örneklem Wilcoxon Testi kullanılmıştır. Bütün istatistiksel yöntemler için yanılma düzeyi 0,05 olarak kabul edilmiştir. p<0,05'in altındaki değerler anlamlı olarak kabul edilmiştir. Deney grubunun Vücut Ağırlığı ölçümü, BKİ (Beden Kitle İndeksi) ölçümü, Rackport 1 Mil Testi ölçümü, İllionis Çeviklik Testi ölçümü, Esneklik ölçümü, Pençe Kuvveti ölçümü Durarak Uzun Atlama ölçümü ve Flamingo ölçümü sonuçları kendi aralarında ön test-son test olarak karşılaştırdığımızda istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (P<0,05). Kontrol grubunun ise bütün ölçümler grup içinde karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır (P>0,05). Sonuç olarak; bu çalışmada güreşçiler akut ağırlık kaybı yaşadığında performanslarının genel olarak olumsuz yönde etkilendiği ortaya çıkmıştır.

Ağırlık kaybıDehidratasyonGüreş+5
Muhammet Ali Bayer
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor yüksekokulu öğrencilerinin bireysel yenilikçilik düzeyleri ve yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin incelenmesi: Bartın Üniversitesi örneği

Sürekli değişen, gelişen ve yenilenen dünya bireyi sürekli gelişim ve öğrenmeye ihtiyaç duyurmaktadır. Bireyin ancak eğitim ile mümkün olacak olan aktif öğrenme yaşantısı, eğitim kurumları tarafından desteklenmelidir. Günümüzde nitelikli bireylerin yetiştirilmesinde; öğrencilerin yaşamları boyunca aktif ve sürdürülebilir öğrenme becerilerine sahip, değişen ve gelişen koşulların farkına varan ve yeniliklere karşı açık olmaları etkilidir. Bu yüzden, toplumların akademik ve sosyal alanda kalkınmasında yenilikçiliğin her bakımdan desteklenmesi ve yenilikçi eğitimin sağlanması gerekmektedir. Üniversiteler bireylere bilgi öğreten kurum olmaktan çok, bireysel öğrenme sorumluluğu bilincini oluşturan; öğrenme becerilerini geliştiren ve bu becerilerin yaşam boyu sürdürülebilir nitelikte olmasını sağlayan kurumlar olmalıdır. Bu bağlamda bu araştırmada, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinin bireysel yenilikçilik düzeyleri ve yaşam boyu öğrenme eğilimlerini ortaya çıkarmak ve aralarındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Aynı zamanda bazı demografik değişkenlerin öğrencilerin bireysel yenilikçilik düzeyleri ve yaşam boyu öğrenme eğilimleri üzerinde etkili olup olmadığı da incelenmiştir. Araştırmanın çalışma evrenini Bartın Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nda 2017-2018 akademik yılı bahar döneminde öğrenim gören öğrenciler, örneklemini ise 2017-2018 akademik yılı bahar döneminde Bartın Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nda öğrenim gören 783 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma nicel bir araştırma olup, ilişkisel tarama yöntemiyle yapılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgiler Formu", Hurt, Joseph ve Cook (1977) tarafından geliştirilen, Kılıçer ve Odabaşı (2010) tarafından Türkçeye uyarlanan 20 maddeden oluşan beşli likert tipli "Bireysel Yenilikçilik Ölçeği (BYÖ)" ve Diker-Coşkun ve Demirel (2010) tarafından geliştirilen 27 maddeden oluşan altılı likert tipli "Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimi Ölçeği (YBÖEÖ)" kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler üzerinde bağımsız grup t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Tukey Testi, Pearson korelasyon analizleri yapılmıştır. Ayrıca, frekans, yüzde, standart sapma ve ortalama gibi betimleyici istatistikler kullanılmıştır. Veriler SPSS 22.0 yardımıyla istatistiksel teknikler kullanılarak çözümlenmiş ve yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda araştırmaya katılan BESYO öğrencilerinin bireysel yenilikçilik puanlarına göre % 56,4'ü yüksek düzeyde yenilikçi, %24,5'i orta düzeyde yenilikçi ve % 19'u düşük düzeyde yenilikçi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca BESYO öğrencileri bireysel yenilikçilik puanlarına göre sırasıyla % 49,6'sı "Sorgulayıcılar", % 30,4'ü "Öncüler" ve % 12,9'u "Kuşkucular" kategorileri içinde en az ise "Gelenekçiler" (% 3,3) kategorisinde yer almıştır. "Yenilikçiler" kategorisine ise 30 öğrenci (% 3,8) dâhil olmuştur. Katılımcıların BYÖ puan ortalamalarının cinsiyet, öğrenim görülen bölüm, sınıf, ikamet, lise türü, gelir değişkenlerine göre istatistiksel açıdan p<0,05 düzeyinde anlamlı bir farklılık gösterirken; baba eğitim durumu, anne eğitim durumu ve aktif (lisanslı) spor yapma durumu değişkenlerine göre p<0,05 düzeyinde anlamlı bir farklılık olmadığı gözlemlenmiştir. Katılımcıların YBÖEÖ puan ortalamalarının cinsiyet, sınıf, lise türü, gelir ve lisansüstü eğitim (yüksek lisans / doktora) alma isteği durumu değişkenlerine göre istatistiksel açıdan p<0,05 düzeyinde anlamlı bir farklılık gösterirken; öğrenim görülen bölüm, ikamet, baba eğitim durumu, anne eğitim durumu, aktif (lisanslı) spor yapma durumu değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık olmadığı gözlemlenmiştir. Katılımcıların yaş değişkeni ile BYÖ ve YBÖEÖ alt faktörleri arasındaki ilişkiyi göstermek için yapılan korelasyon analizi sonucunda BYÖ'nin (değişime direnç, fikir önderliği, risk alma) alt faktörlerinde ve YBÖEÖ'nin (motivasyon, öğrenmeyi düzenlemede yoksunluk) alt faktörlerinde istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Son olarak katılımcıların ölçek puan ortalamalarına göre BYÖ ve YBÖEÖ alt faktörleri arasındaki ilişkiyi göstermek için yapılan korelasyon analizi sonucunda ölçek alt faktörleri arasında ilişkiler bulunmuştur. BESYO öğrencilerinin bireysel yenilikçilik düzeylerinin, yaşam boyu öğrenme eğilimlerini etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.

Beden eğitimi ve spor yüksekokullarıBireysel yenilikçilikYaşam boyu öğrenme+2
Mustafa Alper Mülhim
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Basketbol eğitimi alan genç sporcularda kor egzersizin sinir ileti hızına etkisi

Bu çalışmanın amacı, genç basketbolcularda kor egzersizin sinir ileti hızına etkisinin belirlenmesidir. Çalışmaya U18 basketbol takımında yer alan ve yaş ortalamaları 18.4±0.78 yıl, boy ortalamaları 191.6±8.65 cm ve kilo ortalamaları ise 80.9±10.15 kg olan ve herhangi bir sakatlığı olmayan 10 sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Sporculara ön ve son EMG testi ve 8 hafta süreyle haftada 3 gün kor egzersiz programı uygulanmıştır. Elde edilen verilerin istatistiksel analizinde, tüm veriler için tanımlayıcı istatistik (ortalama ve standart sapma) uygulanmış. İlk ve son test için gruplara MANOVA testi ile yorumlanmışır. Araştırma sonucunda sporcuların ön test ve son test EMG değerlerinde, dominant ve nondominant elin, bilek, dirsek ve dirsek üstü bölgesinde istatistiksel açıdan anlamlı fark saptanmamıştır (p>0.05). Çalışmada sonuç olarak; basketbol eğitimi alan genç sporculara uygulanan 8 haftalık kor egzersizin hem dominant el hem de non dominat el sinir ileti hızlarında istatistiki açıdan anlamlı fark oluşturmadığı tespit edilmiştir.

AntrenmanBasketbolBasketbolcular+4
İsmail Can Çuvalcıoğlu
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümü öğrencilerinin eleştirel düşünme eğilimleri ile akademik öz-yeterliklerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi

21.yüzyılda yaşanan hızlı bilimsel ve teknolojik gelişmeler beraberinde eğitim anlayışının ve eğitim amaçlarının da değişmesi zorunluluğunu getirmektedir. Bu yeni eğitim anlayışında hazır bilgileri sorgusuz kabullenen kişiler yerine, neyi, niçin ve nasıl öğrenilmesi gerektiğini bilen, öz güveni olan, akademik öz-yeterlik inancı yüksek olan ve öğrendiği bilgileri ortaya çıkaran bireylerin yetiştirilmesi amaçlanır. Bilgi toplumunun öngördüğü bu özelikler eleştirel düşünme becerileri ve akademik öz-yeterlik kavramlarını ön plana çıkarmaktadır. Bu nedenle günümüzdeki eğitimin en önemli işlevi eleştirel düşünen ve akademik öz-yeterlik inancı yüksek olan bireyler yetiştirmek olmalıdır. Okullarda bireylere eleştirel düşünme becerilerini ve akademik öz-yeterlik inancı kazandırılabilir. Öğretmenlerin bu görevlerini etkili bir şekilde yapmaları için öncelikle öğretmenlik eğitimleri sırasında eleştirel düşünme becerilerini ve akademik öz-yeterlik inançlarını kazanmış olmaları gerektirir. Bu araştırma ile beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümü öğrencilerinin eleştirel düşünme eğilimleri ile akademik öz-yeterliklerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümü öğrencilerinin eleştirel düşünme eğilimleri ile akademik öz-yeterlikleri üzerinde etkili olan etmenleri ortaya çıkarmaktır. Tarama modelinde gerçekleştirilen araştırmanın çalışma evrenini, Bartın Üniversitesi beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümü öğrencileri oluşturmuştur. Örneklemi ise evrenin yaklaşık %64'üne denk gelen 178 beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümü öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma verileri öğrencilerin kişisel özeliklerinin belirlemesi için "Kişisel Bilgi Formu", Semerci (2016) tarafından geliştirilen "Eleştirel(Kritik) Düşünme Eğilimi(EDE) Ölçeği" ve Owen ve Froman (1988) tarafından geliştirilen ve Ekici (2012) tarafından Türkçe' ye uyarlama çalışması yapılan "Akademik Öz-yeterlik Ölçeği" aracılığıyla toplanmıştır. Toplam 10 sorudan oluşan "Kişisel Bilgi Formu" öğretmen adaylarının kişisel özelikleri, 49 sorudan oluşan "Eleştirel(Kritik) Düşünme Eğilimi(EDE) Ölçeği" ve 33 sorudan oluşan "Akademik Öz-yeterlik Ölçeği" ile de eleştirel düşünme eğilimleri ve akademik öz-yeterlikleri belirlenmiştir. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 15 programı kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde ikili küme karşılaştırmasında Bağımsız gruplar arası "Independent Samples T-Testi" ikiden çok küme karşılaştırmalarında ise, Tek Yönlü Varyans Çözümlemesinden (One Way ANOVA) yararlanılmıştır. Varyans Çözümlemesi sonucunda elde edilen test istatistiğinin anlamlı bulunması durumunda farklılığın hangi gruptan kaynaklandığını belirlemek amacıyla Turkey HSD çoklu karşılaştırma testi uygulanmıştır. Eleştirel düşünme eğilimleri ile akademik öz-yeterlikleri arasındaki ilişkinin incelenmesinde ise Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonunda, beden eğitimi ve spor öğretmen adayların, cinsiyetleri, anne ve baba eğitim durumları, spor yapma alışkanlıkları, yapmış-yapıyor oldukları spor grubu ve düzenli kitap okuma alışkanlıkları eleştirel düşünme eğilimlerini etkilediği saptanmıştır. Akademik öz-yeterliklerini etkileyen etmenler ise öğrencilerin cinsiyetleri ve düzenli kitap okuma alışkanlıkları olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin eleştirel düşünme eğilimleri ile akademik öz-yeterlikleri arasında orta düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür.

Aday öğretmenlerAkademik öz yeterlilikBeden eğitimi ve spor dersi+2
Vahdettin Kural
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Temel atletizm çalışmalarının 12-14 yaş ilköğretim öğrencilerinin fiziksel benlik algılarına etkisi

Bu araştırmanın amacı, temel atletizm çalışmalarının 12-14 yaş ilköğretim öğrencilerinin fiziksel benlik algılarına etkisini ortaya koymaktır. Araştırmada kullanılan ölçümler ve testler yapılmadan önce öğrencilere bilgi verilmiş ve gönüllülük esasına bağlı olarak katılmışlardır. Çalışmanın evrenini 12-14 yaş grubu ilköğretim öğrencileri, örneklemini ise Karaman'ın Ermenek ilçesindeki Fikret Ünlü Yatılı Bölge Orta Okulunda 12-14 yaş grubu ilköğretim öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışmanın deney grubunu 15 kız, 15 erkek toplam 30 öğrenci, kontrol grubunu 15 kız, 15 erkek olmak üzere toplam 30 öğrenci oluşturmaktadır. Bu çalışmada veri toplama aracı olarak Fiziksel Benlik Algısı Envanteri kullanılmıştır. Verilerin analizinde, Çok Değişkenli ANOVA (MANOVA) kullanılmıştır. Çalışmanın sonucuna göre spor yeteneği ön ve son testleri arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. İncelenen diğer parametreler (fiziksel kondisyon, vücut çekiciliği, kuvvet, genel fiziksel yeterlik, genel yeterlik, fiziksel benlik algısı ön ve son test sonuçlarında) arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Çalışmamızda cinsiyet farklılıklarına göre bulunan sonuçlarda temel atletizm hareketlerine katılan kız öğrencilerin fiziksel kondisyon ve vücut çekiciliği, erkek öğrencilerin spor yeteneği, fiziksel kondisyon, vücut çekiciliği, kuvvet, genel yeterlik, fiziksel benlik algısı ön ve son test sonuçlarında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Fiziksel aktivite yapan ilköğretim öğrencilerinin fiziksel benlik algısı arasında tutarlı ve birbirini etkileyen bir ilişki olduğu söylenebilir.

AtletizmBeden eğitimiBenlik algısı+3
Hande Yazıcıoğlu
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Düzenli spor yapan bireylere uygulanan CrossFit eğitiminin bazı performans parametreleri üzerine etkisi

Bu çalışma düzenli spor yapan bireylere uygulanan CrossFit eğitiminin bazı performans parametreleri üzerine etkisinin incelemek amacıyla yapılamıştır. Araştırmaya Xyaş=25.952.16 yıl, Xboy=177.390.07 cm ve Xvücutağırlığı=72.527.24 kg olan 203 erkek gönüllü olarak katılmıştır. Olguların vücut kompozisyonları TANITA Bioempedans cihazı ile fiziksel performans parametreleri şınav, mekik, barfiks, line-drill ve 1500 m koşu testleri ile değerlendirilmiştir. Katılımcılar iki ay süreyle haftada üç gün CrossFit eğitiminin üç ana bileşeni olan kuvvet gelişim programı, beceri gelişim programı ve metabolik kondisyon programı olarak isimlendirilen yüksek yoğunluklu interval programına tabi tutulmuşlardır. İki aylık süre öncesi ve sonrasında performans ölçümleri yapılarak olgular değerlendirilmiştir. Şınav, mekik, barfiks, çeviklik koşusu ve 1500 m koşu testleri ile ön ve son test arasındaki farklar normal dağılımdan gelen değişkenlere paramterik testlerden t testi, normal dağılımdan gelmeyen değişkenlere ise parametric olmayan testlerden Wilcoxon testi uygulanmıştır. Yaş grupları ile fark değişkenleri arasında ise parametrik olmayan testlerden Kruskal-Wallis testi uygulanmıştır. Kruskal-Wallis test değerlendirmelerinin ardından, farkın hangi gruptan kaynaklandığını göstermek için post-hoc (İkili karşılaştırma) testlerinden Tukey testi yapılmıştır.Araştırmanın bulgularına göre vücut ağırlığı, beden kitle indeksi, şınav, mekik, barfiks, çeviklik koşusu ve 1500 m ön test ile son test değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark vardır. Yaş grupları ile vücut ağırlığı, beden kitle indeksi, şınav ve mekik (p>0.05) fark değişkeni arasında yapılan Kruskal-Wallis testi sonucunda iki değişken arasında anlamlı bir fark bulunmamış, yaş grupları ile barfiks line drill ve 1500 m fark değişkeni arasında yapılan Kruskal-Wallis testi sonucunda iki değişken arasında anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak 2 ay süreyle uygulanan yüksek yoğunluklu fonksiyonel antrenmanlarının sağlıklı erkek bireylerin performans seviyelerinin gelişimine pozitif etkisi olduğu tespit edilmiştir.

CrossFit eğitimiEğitimFitness+6
Hüsamettin Özgür Cengizhan
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Spor eğitimi alan ampute bireylerin sağlıklı yaşam biçimi, yaşam kalitesi ve boş zaman engel düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, spor eğitimi alan ampute bireylerin sağlıklı yaşam biçimi, yaşam kalitesi ve engel düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Ölçek formu dört bölümden oluşmaktadır. Ölçek formunun ilk bölümünde demografik bilgilerinden oluşan bilgi formu kullanılmıştır. İkinci bölümünde bireyin sağlıklı yaşam biçimi ile ilişkili olarak sağlığı geliştiren davranışlarını ölçmek amacıyla "Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği" kullanılmıştır. Üçüncü bölümünde ise bireyin yaşam kalitesi düzeyini belirlemek amacıyla "Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Kısa Formu Türkçe Ölçeği (WHOQOL-BREF-TR)" yer almaktadır. Dördünce bölümünde de bireylerin rekreasyonel etkinliklere katılımlarında engel oluşturabilecek durumları belirlemek amacıyla "Boş Zaman Engelleri Ölçeği" yer almaktadır. Ölçeklerin geçerlik çalışmaları kapsamında açımlayıcı faktör analizi; güvenirlik çalışması kapsamında madde analizi (madde toplam korelasyonu ve Cronbach Alpha) kullanılmıştır. Demografik değişkenlerine göre karşılaştırılmasında tek yönlü varyans analizinden (ANOVA) yararlanılmıştır. Ölçek ve alt boyutları arası ilişki analizi için Pearson korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Çalışmaya aktif spor yapan toplam 102 ampute futbolcuları, TSK Rehabilitasyon Merkezi Engelliler Spor Kulübü (16 erkek), Osmanlı Engelliler Spor Kulübü (20 erkek), İzmir Büyükşehir Belediye Gençlik ve Spor Kulübü (15 erkek), Anadolu Erciyes Engelliler Spor Kulübü (13 erkek), Şahinbey Belediye Spor Kulübü (14 erkek), Malatya Büyükşehir Belediye Spor Kulübü (12 erkek) ve Bursa Ampute Gücü Spor Kulübü (12 erkek) ampute futbolcuları gönüllü olarak katılmıştır. Sağlıklı yaşam biçimi davranışları ölçeği alt boyutlarından alınabilecek en düşük (1) ve en yüksek (4) puanlar dikkate alındığında ampute bireylerin kendini gerçekleştirme (2,78±0,53), sağlık sorumluluğu (2,77±0,55), egzersiz (2,81±0,53), beslenme (2,80±0,58), kişilerarası destek (2,79±0,57), stres yönetimi (2,81±0,57) ve sağlıklı yaşam biçimi davranışları puanlarının (2,79±0,51) "sık sık" düzeyinde olduğu tespit edilmiştir. Yaşam kalitesi alt boyutlarından alınabilecek en düşük (0) ve en yüksek (20) puanlar dikkate alındığında ampute bireylerin egzersiz (12,79±4,19), psikolojik sağlık (12,29±3,92), sosyal ilişkiler (12,32±4,98) puanlarının "oldukça iyi" düzeyinde; fiziksel sağlık (11,87±3,81) ve çevre (11,93±3,80) puanlarının "orta" düzeyde olduğu; ölçek toplam puanı olarak alınabilecek en düşük (0) ve en yüksek (100) puanlar dikkate alındığında yaşam kalitesi puanlarının (61,20±18,67) "oldukça iyi" düzeyinde olduğu tespit edilmiştir. Boş zaman engelleri ölçeği alt boyutlarından alınabilecek en düşük (1) ve en yüksek (4) puanlar dikkate alındığında ampute bireylerin sırasıyla tesis yetersizliği (2,78±0,91), bilgi eksikliği (2,75±0,85), arkadaş eksikliği (2,70±0,79) ve zaman yetersizliğini (2,65±0,77) en önemli boş zaman engelleri olarak gördükleri tespit edilmiştir. Birey psikolojisi (2,50±0,80) ve ilgisizlik (2,50±0,71) engellerinin kısmen ve önemli değil düzeyinde olduğu tespit edilmiştir. Boş zaman engelleri ölçek puanının (2,79±0,51) "önemli" düzeyinde olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak araştırma grubunun incelenen değişkenleri açısından boş zaman faaliyetlerine katılım engelleri arttıkça yaşam kalitesi düzeyleri azalmıştır ve spor eğitimi almış ampute bireylerin sağlıklı yaşam biçimi davranışları, yaşam kalitesi ve boş zaman engel düzeyleri paralel bir şekilde artmaktadır, sonuçları elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ampute Futbol, Sağlıklı yaşam biçimi, Beslenme, Yaşam kalitesi, Bedensel Engelliler.

AmpütasyonBeden eğitimiBoş zamanları değerlendirme+7
Ali Ozan Sarıgöz
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim kurumlarındaki öğrencilerin beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutumları ile sosyal beceri düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Çalışmanın amacı, ortaöğretim kurumlarındaki öğrencilerin beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutum ve sosyal beceri düzeyi arasındaki ilişkinin incelenmesi. Çalışmanın evreni, Ankara ili, Yenimahalle İlçesindeki 10 Anadolu Lisesi'nden müteşekkildir. Toplamda 7398 öğrenci kapasitesine sahip bu evrenden 500 Ortaöğretim öğrencisine ulaşılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak kullanılan anket 3 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde katılımcıların kişisel bilgilerinin belirlenmesi için kişisel bilgi formu yer almaktadır. Veri toplama aracının ikinci bölümünde öğrencilerin sosyal beceri düzeyini ölçmek amacıyla Matson, Ratatory ve Helsel (1983) tarafından geliştirilen ve Erdoğan (2002) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Matson Çocuklarda Sosyal Becerileri Değerlendirme Ölçeği (MESSY) yer almaktadır. Öğrencilerin beden eğitimi dersine yönelik tutumlarını değerlendirmek amacıyla Pehlivan (1997) tarafından geliştirilen Beden Eğitimi Tutum Ölçeği yer almaktadır. Verilerin değerlendirilmesi için SPSS 21 istatistik paket programı kullanılmıştır. Puanların normallik sınamasında Çarpıklık (Skewness) katsayısı kullanılmıştır Ölçek ve alt boyut puanlarının cinsiyet, yaş ve ailede spor yapan bireyin varlığına göre karşılaştırılmasında bağımsız iki örneklem t testinden; okuduğu sınıf, anne ve baba öğrenim düzeyi, anne ve baba mesleği, okuldaki başarı durumu, ailenin spor yapmasına izin verme durumu ve beden eğitimi dersleri dışında düzenli olarak katıldığı etkinlik değişkenlerine göre karşılaştırılmasında tek yönlü varyans analizinden (ANOVA) yararlanılmıştır. ANOVA testinde gruplar arasında anlamlı farklılık görüldüğünde farkın hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek amacıyla ikili karşılaştırmalar için LSD post hoc testinden yararlanılmıştır. Ölçek ve alt boyutlar arası ilişki analizi için Pearson korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi 0,05 (p<0,05) olarak belirlenmiştir. Anahtar kelime: Tutum, Sosyal beceri, Beceri

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiEğitim+5
Duhan Kılıç
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Halk dansları eğitimi gören üniversite öğrencilerinin imgeleme ve optimal performans duygu durumu düzeylerinin belirlenmesi

Bu araştırma, halk dansları eğitimi gören öğrencilerin imgeleme ve optimal performans duygu durumu düzeylerinin belli değişkenlere göre incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada, mevcut durumu ortaya çıkartmayı amaçlayan betimsel taramaya ve ilişkisel taramaya yönelik bir yöntem kullanılmıştır. Araştırma iki aşamadan oluşmaktadır. Araştırmanın birinci aşamasında, katılımcı olan halk dansları eğitimi gören öğrencilerin imgeleme ve optimal performans duygu durumu düzeyleri belirlenmiştir. Öğrencilerin cinsiyet, yaş, gelir düzeyi ve yarışmacılık düzeyi değişkenlerine göre imgeleme ve optimal performans duygu durumu düzeylerinin farklılaşıp farklılaşmadığı çeşitli istatistiksel işlemler ile değerlendirilmiştir. Araştırmanın ikinci aşamasında, ilişkisel tarama modeline uygun bir şekilde halk dansları eğitimi gören üniversite öğrencilerinim imgeleme ile optimal performans duygu durumu düzeyleri arasındaki ilişki istatistiksel işlemler ile değerlendirilmiştir. Araştırmanın evrenini, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Bartın Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nda öğrenim görmekte olan ve halk dansları eğitimi gören öğrenciler (n=552) oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise bu öğrenciler arasından tesadüfi örneklem seçme yöntemiyle belirlenen 149 [n(erkek)=91, n(kadın)=58] öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama araçları olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu", Hall, Mack, Paivio, ve Hausenblas (1998) tarafından uyarlanmış olup Kızıldağ ve Tiryaki (2012) tarafından Türkçe'ye çevrilen "Sporda İmgeleme Envanteri" ve Jackson ve Marsh (1996) tarafından geliştirilmiş, Aşçı, Çağlar, Eklund, Altıntaş ve Jackson (2007) tarafından Türkçe'ye uyarlaması yapılmış olan "Durumluluk Optimal Performans Duygu Durumu Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde, katılımcıların kişisel özelliklerini betimleyici frekans ve yüzde dağılımları çıkarılmış, ölçeklere verilen cevapların aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanarak, imgeleme ve optimal performans duygu durumu düzeylerine ilişkin dağılımlar belirlenmiştir. Alt problemlere ilişkin bağımsız değişkenlerle; imgeleme ve optimal performans duygu durumu düzeyleri parametrik testlerle sınanmış, ikili karşılaştırmalar için t testi, üç veya daha fazla küme karşılaştırmaları için Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. ANOVA sonucu anlamlı bulunan farklılıkların kaynağını belirlemek üzere varyansların homojen olmasından dolayı Tukey HSD çoklu karşılaştırma testi kullanılmıştır. Katılımcıların imgeleme ile optimal performans duygu durumu düzeyleri arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmak için ise Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon (r) Katsayısı tekniğinden yararlanılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, katılımcı öğrencilerin yaş değişkeni ile imgeleme ve optimal performans duygu durumu alt boyutları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Katılımcı öğrencilerin cinsiyet değişkenini ile optimal performans duygu durumu ölçeği alt boyutlarının ortalama puanları arasında istatistiksel anlamda farklılık bulunamamıştır. Ancak, sporda imgeleme envanterinin motivasyonel genel uyarılmışlık alt boyutu ile cinsiyet değişkeninin ortalama puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Gelir düzeyi değişkeni ile imgeleme envanterinin motivasyonel özel imgeleme ve motivasyonel genel - uyarılmışlık alt boyutları arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Yarışmacılık düzeyi değişkeni ile imgeleme ve optimal performans duygu durumu alt boyutları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ek olarak, imgeleme alt boyutları ile optimal performans duygu durumu alt boyutlarından elde edilen sonuçların amaca yönelik tartışılması ile imgeleme alt boyutları ile optimal performans duygu durumu alt boyutları arasında pozitif yönlü, anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir.

Beden eğitimi ve spor yüksekokullarıDansDuygudurum+7
Cansu Seleciler
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversitede öğrenim gören elit düzey bocce sporcularının rekreasyon faaliyetlerine yönelik tatmin ve benlik algısı düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma üniversitede öğrenim gören elit düzey bocce sporcularının rekreasyon faaliyetlerine yönelik tatmin ve benlik algısı düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya çeşitli üniversitelerde öğrenim gören, elit düzey bocce sporcuları gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcılar 57'si kadın ve 49'u erkek olmak üzere toplam 106 kişiden oluşmaktadır. Araştırmada demografik özelliklerin belirlenmesi amacıyla kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Katılımcıların benlik algı düzeylerinin ölçülmesi amacıyla Marsh, Hey, Johnson ve Perry (1997) tarafından geliştirilen ve Çağlar, Aşçı ve Kelecek (2017) tarafından, geçerlilik ve güvenilirlik çalışması yapılan "Elit Sporcu Benlik Algısı Envanteri (ESBAE)" kullanılmıştır. Ayrıca rekreasyon faaliyetlerine yönelik tatminlerin ölçülmesi amacı ile Beard ve Ragheb (1980) tarafından geliştirilen, Karlı, Polat, Yılmaz ve Koçak tarafından 2008 yılında geçerlilik, güvenilirlik çalışması yapılan "Serbest Zaman Tatmin Ölçeği (SZTÖ)" ile toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistik, t-Testi, ANOVA, Kruskal Wallis ve Pearson Korelasyon testleri ile analiz yapılmıştır. Elde edilen verilen SPSS 23.0 paket programında çözümlenmiştir. Araştırmanın bulgularında sporcuların ESBAE alt boyutlarında benlik algılarının yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Bocce sporcularının SZTÖ hem genel olarak hem de alt boyutlar bazında oldukça yüksektir. Cinsiyet değişkenine göre ESBAE alt boyutlarında anlamlı farklılıklar gösterdiği belirlenirken SZTÖ alt boyutlarında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Sporcularının benlik algıları ile serbest zaman tatminleri arasında pozitif yönde ve orta düzeyde bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak elit düzey bocce sporcularının benlik algılarının ve serbest zaman tatminlerinin yüksek olmasının sebebi, sporun birey üzerindeki olumlu etkileri ile açıklanabilir.

Benlik algısıBocceDoyum düzeyi+6
Okan Aydın
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversitede öğrenim gören bocce sporcularının görüşlerine göre sakatlık türleri ve nedenlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, üniversitede öğrenim gören bocce sporcuların görüşleri doğrultusunda bocce sporunda meydana gelen sakatlık türleri ve nedenlerinin incelenmesidir. Sporcuların sakatlıklarına yönelik bilgilerinin detaylı olarak araştırılması amacıyla sporcuların beslenme, sağlık durumlarına ve antrenman süreçlerine yönelik bilgiler de elde edilmiştir. Bu doğrultuda araştırma genel tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmaya 62 erkek ve 71 kadın olmak üzere toplam 133 üniversitede öğrenim gören bocce sporcusu gönüllü olarak katılım sağlamıştır. Veri toplama aracı olarak bocce sporcularının sakatlık türleri ve nedenlerini incelemek amacıyla anket formu oluşturulmuştur. Frekans ve yüzde değerleri hesaplanarak sporcuların demografik özelliklerine göre sakatlık süreçlerinin anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğinin tespit edilmesi amacıyla ki-kare testi uygulanmıştır. Anlamlılık değeri (p<.05) olarak kabul edilmiştir. Araştırmanın bulgularında erkek bocce sporcularının %75'inin, kadınların ise %53'ünün yetersiz ısınma nedeniyle sakatlandığı belirlenmiştir. Veriler incelendiğinde araştırma kapsamında görüşleri alınan ve daha önce sakatlandığını ifade eden sporcuların %60'ı (n=28) yetersiz ısınma nedeniyle sakatlandığını ifade etmektedir. Sporcuların %17,4'ü (n=8) fiziksel yapının uygunsuzluğu, %13'ü (n=6) konsantrasyon eksikliğinden, %8,7'si (n=4) motivasyon bozukluğundan kaynaklı sakatlığa uğradığını belirtmektedir. Sonuç olarak katılımcılar tarafından sakatlanma riskinin temel faktörünün yetersiz ısınma ve fiziksel yapının uygunsuzluğu olduğu ve sporcularının en çok el-el bileği bölgesinde sakatlık yaşadıkları belirlenmiştir. Dolayısıyla bocce sporuyla ilişkili olarak hem antrenman alanları hem de müsabaka şartlarının düzenlenerek fiziki açıdan sakatlığa neden olacak faktörlerin engellemesi gerekmektedir. Ayrıca sporculara antrenörler tarafından doğru ısınma yöntemlerinin aktarılması sakatlığın oluşmasını engellemede etkili olacağını söyleyebiliriz.

BocceSakatlanmalarSpor faaliyetleri+3
Burcu Aydın
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Antrenörlük eğitimi bölümü öğrencilerinin doping hakkındaki bilgi düzeyleri ve görüşlerinin incelenmesi: Bartın Üniversitesi örneği

Bu çalışmanın amacı antrenörlük eğitimi bölümü öğrencilerinin doping hakkındaki bilgi düzeylerinin ölçülmesi ve bu maddelerin kullanımı konusundaki görüşlerini ve düşüncelerini ortaya çıkarmaktır. Çalışmanın içeriğinde ulusal ve uluslararası alanda, geleceğin önemli sporcularını yetiştirecek olan antrenörlerin, doping ve dopingli maddeler hakkındaki bilgi düzeylerinin ve görüşlerinin önemi vurgulanmıştır. Bu araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden betimsel model yöntemi ile yapılmıştır. Çalışmanın örneklemini 2018-2019 eğitim öğretim yılında Bartın Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük eğitimi bölümünde öğrenci olan birinci, ikinci ve üçüncü sınıf öğrencilerinden toplam 161 kişi oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak amaca dönük olarak önceden hazırlanmış olan anket öğrencilere uygulanmıştır. Anket, aynı zamanda öğrenci olan antrenörler ve geleceğin antrenör gruplarına uygulanarak öğrencilerin dopingle ilgili bilgi düzeyleri belirlenmeye çalışılmış ve doping hakkındaki görüşleri alınmıştır. Sorular öğrencilerin bilgi düzeylerine, yaptıkları spora, spor yaşlarına ve varsa herhangi bir branştaki antrenörlük düzeylerine göre hazırlanmış anket sorularıdır. Öğrencilere, antrenör kimlikleriyle yaklaşılarak doping maddeleri ve ilaç kullanımıyla ilgili sorular sorulmuştur. Doping hakkındaki bilgi düzeyleri ölçülmüş, okulda doping hakkında aldıkları eğitimin yeterliliği ve sporcularına uygulama düşüncelerine yönelik fikirleri alınmıştır. Çalışmada bazı sorulara verilen cevaplar doping konusunun ülkemizde ehemmiyetle üzerinde durulması gerçeğini göstermiştir. Öğrencilere, dopingli ilaçlar hakkında gerekli bilgiye sahip olup olmadıkları sorusuna verilen cevapların, kadınlarda kısmen %52,4 ve hayır oranlarının %27,9 olduğu, erkeklerde kısmen %54 ve hayır oranının %24 olduğu görülmektedir. Bu sonuçlarla öğrencilerin dopingli ilaçlar hakkında daha fazla bilgiye sahip olmaları gerektiği görülmektedir. Çalışmadaki diğer bir önemli bulgu ise, Türkiye'de antrenörlerin doping konusunda yeterli bilgiye sahip olduklarına inanıyor musunuz sorusuna kadınların hayır cevabının %42,6 ve erkeklerde %56,1 ile çok yüksek olduğu görülmektedir. Bu çalışmayla doping konusunun üzerinde durulması gerektiği ve diğer bilimsel çalışmalara ışık tutacağı veriler neticesinde ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Antrenörlük eğitimi öğrencileri, Doping, Sporcu.

AntrenörBartınBilgi düzeyi+5
Yücel Aydemir
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Basketbolcularda 12 hafta dayanıklılık antrenmanlarının antioksidan düzeylere etkisi

Bu araştırmada basketbolculara yapılan dayanıklılık antrenmanlarının serbest radikal oluşumunu ve vücudun serbest radikallere karşı oluşturduğu savunma mekanizması olan antioksidan parametrelerine etkisini incelemektir. Çalışmaya Bartın Üniversitesi bayan basketbol takımında yer alan yaş ortalamaları 21.12±0.64 yıl, boy ortlamaları: 162.25±2.12 cm ve kilo ortalamaları: 58.12±3.48 kg olan ve herhangi bir sakatlığı bulunmayan 13 sporcu gönüllü katılmıştır. Sporcuların antioksidan düzeylerinin ölçümünde tek gruplu Ön test-Orta test-Son test uygulanmıştır. Çalışmada haftada 8 hafta sürekli koşular, 4 hafta ise tekrarlı koşular olmak üzere 12 hafta interval metodu antrenman programı uygulanmıştır. Elde edilen verilerde; çalışmaya katılan deneklerin SOD değerlerleri karşılaştırıldığında ön test ile orta test SOD değerinde istatistiksel olarak anlamlı azalma, MDA değerleri karşılaştırıldığında ön test ile orta test ve son test değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı artış olurken, orta test ve son test değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı azalma olduğu saptanmıştır(p<0.05). GSH değerlerinde azalma, CAT değerlerinde artış olsa da istatistiksel açıdan bir anlam ifade etmemiştir(p>0.05). Buna ek olarak; ALT ve AST karaciğer enzim değerlerinde anlamlı fark saptanamazken, CK enzim değerinde istatistiksel olarak anlamlı artış saptanmıştır(p<0.05). Sonuç olarak; 12 hafta boyunca basketbolculara uygulanan dayanıklılık antrenmanlarının oksidan üretimini arttırdığını, egzersizin ilk haftalarında SOD ve GSH'ın azalmasını oluşan oksidanlara karşı baş etmekte kullanıldığını, CAT aktivitesinin artışını egzersizin antioksidan kapasiteyi arttırdığını, MDA'nın azalmasında kullanılan antioksidanların neden olduğunu ve lipid peroksidasyonunu engellediğini söyleyebiliriz.

Antioksidan enzimlerAntioksidanlarAntrenman+7
Güngör Cincioğlu
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor derslerinde kullanılan öğretim yöntemlerinin belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı; beden eğitimi ve spor derslerinde kullanılan öğretim yöntemlerinin belirlenmesi, demografik değişkenler açısından değerlendirilerek görüşme raporlarına göre yorumlanmasıdır. Araştırma genel tarama modeline uygun olarak tasarlanmıştır. Araştırmada yöntem olarak "nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin" aynı çalışma içerisinde birlikte kullanıldığı "karma yöntem desenlerinden biri olan açımlayıcı karma yöntem kullanılmıştır". Bu doğrultuda beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin derslerde kullandıkları öğretim yöntemlerinin belirlenmesi amacı ile yapılan bu çalışmanın nicel aşamasında genel tarama yönteminden faydalanılarak katılımcılara anket uygulaması yapılmış öğretmenlerin öğretim yöntemlerini kullanma sıklıkları belirlenerek, demografik değişkenler açısından farklılaşıp farklılaşmama durumuna bakılmıştır. İkinci aşamaya geçildiğinde ise konuyu derinlemesine inceleyebilmek amacı ile nitel yöntem kullanılarak, görüşme tekniğinden faydalanılmıştır. Araştırma; nicel ve nitel olmak üzere iki ana aşamadan oluştuğundan, her iki aşamaya ait farklı katılımcı gurubu bulunmaktadır. Bu doğrultuda çalışmanın nicel aşamasında evreni; 2018-2019 öğretim yılı içerisinde, Bartın ilinde görev yapan beden eğitimi ve spor öğretmenlerinden oluşmaktadır. Evrenin tamamına ulaşıldığı için örneklem alma yoluna gidilmemiştir. Araştırmanın nitel aşamasına geçildiğinde ise çalışma grubu kartopu örnekleme yöntemi ile seçilmiş olan 11' i erkek, 4' ü kadın olmak üzere 15 beden eğitimi ve spor öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmada; beden eğitimi ve spor öğretmenlerine ait demografik bilgileri belirleyebilmek amacı ile "kişisel bilgi formu" beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin derslerde kullandıkları öğretim yöntemlerini belirlemek amacı ile "öğretim yöntemi kullanma sıklığı anketi" ve elde edilen nicel sonuçları detaylandırabilmek amacı ile de "yarı yapılandırılmış görüşme formu" kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen, nicel verilerin analizi SPSS 23.0 versiyonu kullanılarak yapılmış değerlendirmelerinde betimsel analiz ile ki kare testinden faydalanılarak, nitel veriler ise içerik analizi yönteminden faydalanılarak çözümlenmiştir. Bu araştırmanın amacı; beden eğitimi ve spor derslerinde kullanılan öğretim yöntemlerinin belirlenmesi, demografik değişkenler açısından değerlendirilerek görüşme raporlarına göre yorumlanmasıdır. Araştırma genel tarama modeline uygun olarak tasarlanmıştır. Araştırmada yöntem olarak "nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin" aynı çalışma içerisinde birlikte kullanıldığı "karma yöntem desenlerinden biri olan açımlayıcı karma yöntem kullanılmıştır". Bu doğrultuda beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin derslerde kullandıkları öğretim yöntemlerinin belirlenmesi amacı ile yapılan bu çalışmanın nicel aşamasında genel tarama yönteminden faydalanılarak katılımcılara anket uygulaması yapılmış öğretmenlerin öğretim yöntemlerini kullanma sıklıkları belirlenerek, demografik değişkenler açısından farklılaşıp farklılaşmama durumuna bakılmıştır. İkinci aşamaya geçildiğinde ise konuyu derinlemesine inceleyebilmek amacı ile nitel yöntem kullanılarak, görüşme tekniğinden faydalanılmıştır. Araştırmanın elde edilen sonuçlara göre; beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin diğer öğretim yöntemlerine göre en sık öğretmen merkezli öğretim yöntemlerinden olan "Gösterip Yaptırma, Komut, Eşli Çalışma, Katılım ve Alıştırma" yöntemlerini tercih ettikleri, en az tercih ettikleri yöntemlerin ise "Proje, Yönlendirilmiş Buluş, Kişisel Program, Öğrencinin Başlatması ve Kendi Kendine Öğrenme" yöntemleri olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca; beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin en etkili olduğunu düşündükleri öğretim yöntemleri ile derslerde en çok tercih ettikleri öğretim yöntemlerinin aynı olduğu; beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin derslerde en etkili olduklarını düşündükleri öğretim yöntemlerini kullandıkları yöntem seçimi üzerinde; "Öğrencilerin Bireysel Farklılıkları, Öğrencilerin Hazırbulunuşlukları, Okulun Fiziki Koşulları ve Donanımı, Ders Süresi, Öğrencilerin İlgi ve İstekleri, Öğrenci Merkezli Yöntem Seçimi, Konunun İçeriği" gibi faktörlerin ve karşılaştıkları sorunlardan olan "Ders Süresinin Az Olması, Okulun Fiziki Şartlarının Yetersiz Olması, Araç Gereç Eksikliği, Sınıf Mevcudunun Fazlalığı" gibi sorunların da etkili olduğu, en çok kullanılan ve en az kullanılan yöntemlerin tercih edilmesinde tüm bu faktörlerin doğrudan etki ettiği tespit edilmiştir.

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiÖğretim yöntemleri
Sevim Handan Yılmaz
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye ve Finlandiya'da beden eğitimi ve spor öğretmeni yetiştiren bölümlerin ders programları ve giriş sınavlarının karşılaştırılması

Bu araştırmanın genel amacı, Finlandiya ve Türkiye deki beden eğitimi ve spor öğretmeni yetiştiren üniversitelerin ders programları ve giriş sınavlarının karşılaştırmalı olarak incelenmesi, benzerlik ve farklılıkların ortaya konulmasıdır. Bu çalışmada, Finlandiya ve Türkiye'de beden eğitimi ve spor öğretmeni yetiştiren üniversitelerde yapılan öğrenci seçim sınavlarında benzerlik ve farklılıklar, Finlandiya ve Türkiye'de beden eğitimi ve spor öğretmeni yetiştiren üniversitelerin müfredatlarının benzerlik ve farklılıkları açısından incelenmiştir. Ülkelerarası karşılaştırılmalı eğitim çalışması olarak nitel araştırma yöntemlerinden olan doküman incelemesi yöntemi ve literatür taraması yapılarak ilgili tez, kitap, dergi ve makale gibi basılı bilimsel yayınlardan ve internet verilerinden yararlanılarak toplanan veriler, yapılan karşılaştırmalar sonucu tespit edilen benzerlik ve farklılıklar doğrultusunda tablo haline getirilmiş ve bu bilgiler yorumlanmıştır. Türkiye'de beden eğitimi ve spor öğretmenliği programı Yükseköğretim Kurumu (YÖK) tarafından (2018 en son yapılan) merkezi olarak yapıldığından bu program ile öğrenci seçim yöntemleri formulasyonu YÖK tarafından yapılmakta; sınav biçimi, içeriği, istenilen şartlar ve puanlar ise Üniversitelerin kendilerine bırakıldığından bu araştırmada tüm üniversiteler incelenmiştir. Bu bağlamda, Finlandiya'da bulunan 14 üniversite ve 22 uygulamalı bilimler üniversitesi arasında sadece Jyväskylä Üniversitesinde beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümü bulunan bu üniversitenin ders müfredatları ve giriş sınavları incelenerek Türkiye il karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak Türkiye'deki üniversiteler ile Finlandiya'daki Jyväskylä Üniversitesi arasında ders programları bakımından benzerlik görülmüş ancak Finlandiya'da öğretmenlik için yüksek lisans zorunluluğun olması bakımından farklılıkların olduğu görülmüştür. Öğrenci seçme yöntemlerinde her iki ülkede fiziksel yetenek sınavı yapıldığı ancak Finlandiya'da yerleştirme puanına öğretmenlik uygulamasının dahil edilmesi önemli ve belirleyici unsur olarak tespit edilmiştir.

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiDers programları+6
Cevdet Duran
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Elit karate sporcularında imgeleme ve kaygı ilişkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacını, elit karate sporcularının imgeleme kullanımları ve sürekli kaygı düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi oluşturmaktadır. Araştırmada, mevcut durumu belirlemek adına ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2018- 2019 sezonunda Büyükler Türkiye Karate Şampiyonasına katılan elit Türk karate sporcuları oluşturmuştur. Araştırmanın örneklem grubunu ise bu sporcular arasından tesadüfi örneklem seçme yöntemiyle belirlenen 120 [n(erkek)=61, n(kadın)=59] sporcu oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama araçları olarak "Sporda İmgeleme Envanteri" ve "Sürekli Kaygı Envanteri" kullanılmıştır. Verilerin analizinde, katılımcıların kişisel özelliklerini betimleyici frekans ve yüzde dağılımları çıkarılmış, ölçeklere verilen cevapların aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanarak, imgeleme ve sürekli kaygı düzeylerine ilişkin dağılımlar belirlenmiştir. Alt problemlere ilişkin bağımsız değişkenlerle; imgeleme ve sürekli kaygı düzeyleri parametrik testlerle sınanmış, ikili karşılaştırmalar için t testi, üç veya daha fazla küme karşılaştırmaları için Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır ve anlamlı farkların hangi gruplardan kaynaklı olduğunu belirlemek amacıyla da Tukey testi uygulanmıştır. Katılımcıların imgeleme ile sürekli kaygı düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla ise Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon (r) Katsayısı tekniğinden yararlanılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Araştırma sonuçlarmıza göre; elit karate sporcularının cinsiyet, spor yaşı, eğitim durumları ve baba eğitim durumları değişkenlerinin imgeleme envanteri alt boyutları ve sürekli kaygı düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Ancak, yarışma alanı değişkenine bağlı olarak sürekli kaygı toplam puanlarında ve "Motivasyonel Özel İmgeleme" alt boyutunda anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0.05). Anne eğitim durumu değişkenine bağlı olarak sporda imgeleme envanterinin "Motivasyonel Genel-Uyarılmışlık" ve "Motivasyonel Genel-Ustalık" alt boyutlarında anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0.05). Katılımcıların sürekli kaygı envanteri toplam puanları ve millilik sınıfına bağlı sporda imgeleme envanterinin alt boyutları arasında korelasyon analizi sonucunda; "Bilişsel İmgeleme" alt boyutunda düşük düzeyde istatistikî açıdan anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir (p<0.05). Ayrıca, millilik sınıfı değişkeni ile sporda imgeleme envanterinin alt boyutlarında yapılan korelasyon analizi sonucunda, "Bilişsel İmgeleme" alt boyutunda düşük düzeyde istatistikî açıdan anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir (p<0.05). Sonuç olarak elit karate sporcularının imgeleme kullanımları ve sürekli kaygı toplam puanları arasında "Bilişsel İmgeleme" alt boyutunda düşük düzeyde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir (p<0.05).

KarateKaygıSporcular+1
Emre Boz
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin spor yapma değişkenlerine göre sosyal beceri düzeylerinin karşılaştırılması

Çalışma evrenini ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören 500 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak kullanılan ölçek bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde katılımcıların kişisel bilgilerinin belirlenmesi için kişisel bilgi formu yer almaktadır. Veri toplama aracının ikinci bölümünde öğrencilerin sosyal beceri düzeyini ölçmek amacıyla Matson, Ratatory ve Helsel (1983) tarafından geliştirilen ve Bacanlı ve Erdoğan (2003) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Matson Çocuklarda Sosyal Becerileri Değerlendirme Ölçeği (MESSY) yer almaktadır. Verilerin analizinde SPSS 21.0 programı kullanıldı. Puanların normallik sınamasında Çarpıklık (Skewness) katsayısı kullanılmıştır. Sürekli bir değişkenden elde edilen puanların normal dağılım özelliğinde kullanılan çarpıklık katsayısının (Skewness) ±1 sınırları içinde kalması puanların normal dağılımdan önemli bir sapma göstermediği şeklinde yorumlanabilir. Normal dağılım göstermeyen puanların karekök, logaritmik veya ters döndürme yöntemleriyle normal dağılımları sağlanarak parametrik testler kullanılabileceği gibi non-parametrik testler de kullanılabilir (Öztürk, 1998). Ölçek ve alt boyut puanlarının cinsiyet ve lisanslı spor yapma değişkenlerine göre karşılaştırılmasında bağımsız iki örneklem t testinden; yaş gruplarına göre karşılaştırılmasında tek yönlü varyans analizinden (ANOVA) yararlanılmıştır. ANOVA testinde gruplar arasında anlamlı farklılık görüldüğünden farkın hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek amacıyla ikili karşılaştırmalar için LSD post hoc testinden yararlanılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi 0,05 (p<0,05) olarak belirlenmiştir. Çalışmaya katılan 500 öğrencinin %50'si lisanslı spor yapan, %50'si spor yapmayan öğrencilerden oluşmaktadır. Öğrencilerin %48,2'si erkek, %51,2'si kızdır. Lisanslı spor yapan öğrencilerin %45,2'si erkek, %54,8'i kızdır. Spor yapmayan öğrencilerin %51,2'si erkek, %48,2'si erkektir. Öğrencilerin %14,8'i 14 yaşında, %32,4'ü 15 yaşında, %26,4' 16 yaşında, %15,8'i 17 yaşında, %10,6'sı 18 yaşındadır. Lisanslı spor yapan öğrencilerin %11,6'sı 14 yaşında, %52,8'i 15 yaşında, %15,2'si 16 yaşında, %11,2'si 17 yaşında, %9,2'si 18 yaşındadır. Spor yapmayan öğrencilerin %18'i 14 yaşında, %12'si 15 yaşında, %37,6'sı 16 yaşında, %20,4'ü 17 yaşında, %12'si 18 yaşındadır. Lisanslı spor yapan öğrencilerin %30'u basketbol, %16,8'i futbol, %12,4'ü yüzme, %24'ü voleybol branşında, %16,8'i diğer branşlarda spor yapmaktadır.

Ortaöğretim kurumlarıOrtaöğretim öğrencileriSosyal beceri+3
Mehmet Akbaş
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Elit kadın güreşçilerde müsabaka öncesi ağırlık kaybının vücut bileşenleri ve depresyon düzeyleri üzerine etkisinin incelenmesi ve ağırlık kaybı yönetimi eğitimi

Güreşçiler genellikle müsabaka öncesi ağırlık kaybı gerçekleştirirler. Bu durum onların vücut bileşenlerinde fizyolojik değişimlere neden olduğu gibi psikolojik olarak da depresyon düzeylerinin artmasına neden olabilir. Bu çalışmanın amacı kadın elit güreşçilerde müsabaka öncesi ağırlık kaybının vücut bileşenleri ve depresyon düzeyleri üzerine etkisini incelemektir. Araştırmanın örneklemini Kadınlar güreş milli takım kampında yer alan 35 gönüllü sporcu oluşturmaktadır. Araştırmada sporcuların vücut bileşenleri bioelektrik impedans analizörü ile ölçülmüştür. Bunun yanı sıra, demografik değişkenlere ek olarak sporcuların depresyon düzeylerinin belirlenebilmesi için Beck depresyon envanteri kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde iki grubun karşılaştırılmasında Mann-Whitney U testi ile ikiden fazla grubun karşılaştırılmasında ise Kruskal Wallis H testi kullanılmıştır. Çoklu karşılaştırmalarda gruplar arası farkın tespiti için ikili çoklu karşılaştırma testi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, kadınlar güreş milli takım kampında yer alan sporcuların %20'si vücut ağırlığı kaybı gerçekleştirirken, %80'i vücut ağırlık kaybı gerçekleştirmemiştir. Ağırlık kaybı gerçekleştiren ve gerçekleştirmeyen güreşçilerin vücut kompozisyonları karşılaştırıldığında, toplam vücut suyu, yağsız kütle, yağ kütle ve bazal metabolik hız düzeyleri arasında fark olmadığı tespit edilmiş (p>0,05), buna karşın depresyon skorları arasında fark olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca Casa ve ark. (2000) yapmış olduğu ağırlık kaybı sınıflandırmasına göre, yine güreşçilerin toplam vücut suyu, yağsız kütle, yağ kütle ve bazal metabolik hız düzeyleri arasında fark olmadığı tespit edilmiş, buna karşın depresyon skorları arasında fark olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuca göre, uygun düzey ve aşırı düzey dehidrasyon gerçekleştiren güreşçilerin depresyon skorları arasında fark olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, kadın elit güreşçilerin vücut ağırlık kayıpları gerçekleştirirken vücut bileşenlerinin anlamlı bir şekilde bozulmadığı ve >%5 düzeyinde ağırlık kaybı gerçekleştirmenin güreşçilerde depresyona neden olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuca göre, güreşçilerin vücut ağırlık kayıplarının minimize edilmesi ya da ağırlık kaybı gerçekleştirme sürelerini uzatmalarının onların fizyolojik ve psikolojik açıdan performans kaybetmemelerine neden olabileceği düşünülmektedir.

Ağırlık kaybıDepresyonGüreş+3
Murat Pazan
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin mesleğe yönelik tutumu ile serbest zaman doyum düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Kastamonu ilindeki beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin beden eğitimi öğretmenlik mesleğine yönelik tutumu ile serbest zaman doyum düzeyleri arasındaki ilişkinin bazı demografik değişkenlere göre incelenmesidir. Araştırmanın evrenini 2018-2019 döneminde Kastamonu il ve ilçe müdürlükleri, köy okulları ve özel okullarda görev yapan Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi, Kastamonu ilindeki MEB'e bağlı devlet okullarında 130, özel okullarda görevli olarak çalışan 5 toplam 135 beden eğitimi ve spor öğretmeni oluşturmaktadır. Bu beden eğitimi ve spor öğretmenlerinden 34'ü kadın, 131'i erkeklerden oluşmaktadır. Toplanan verilerin analizlerinin hesaplanması aşamasında SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, araştırmacının geliştirmiş olduğu "Kişisel Bilgi Formu", Beard ve Ragheb (1980) aracılığı ile geliştirilen, Türkçeye uyarlanmasını ise Gökçe ve Orhan (2011) tarafından yapılan "Serbest Zaman Doyum Ölçeği" ve Ünlü (2011) aracılığı ile geliştirilen "Beden Eğitimi Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Veriler normal dağılım sergilediği için verilerin analizinde parametrik testler kullanılmıştır. Verilerin analizinde frekans, yüzde, t-Testi, ANOVA ve Pearson Korelasyon testleri kullanılarak analiz yapılmıştır. Araştırma bulguları incelendiğinde, cinsiyet değişkenine göre beden eğitimi öğretmenlerinin beden eğitimi öğretmenliği mesleğine yönelik tutumlarında anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0,05). Spor yılı değişkenine göre beden eğitimi öğretmenlerinin serbest zaman doyum alt boyutlarına göre "Sosyal", "Fizyolojik" ve "Estetik" alt boyutlarında anlamlı ilişkiye rastlanmıştır (p<0,05). Spor yılı değişkenine göre beden eğitimi öğretmenlerinin serbest zaman doyum toplam puanlarında anlamlı ilişkiye rastlanmıştır (p<0,05). Aile gelir düzeyine göre beden eğitimi öğretmenlerinin serbest zaman doyum alt boyutlarına göre "Eğitimsel" ve "Sosyal" alt boyutlarında anlamlı ilişkiye rastlanmıştır (p<0,05). Günlük serbest zaman sürelerine göre beden eğitimi öğretmenlerinin serbest zaman alt boyutlarına göre "Sosyal" alt boyutunda anlamlı ilişkiye rastlanmıştır (p<0,05). Cinsiyet değişkenine göre serbest zaman doyum alt boyutları ve serbest zaman doyum toplam puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p>0,05). Yaş ile serbest zaman doyum alt boyutları, serbest zaman doyum toplam puanları ve beden eğitimi öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (p>0,05). Meslek yılı ile serbest zaman doyum alt boyutları, serbest zaman doyum toplam puanları ve beden eğitimi öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (p>0,05). Spor yılı ile serbest zaman doyum toplam puanları ve beden eğitimi öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (p>0,05). Aile gelir düzeyi ile serbest zaman doyum toplam puanları ve beden eğitimi öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (p>0,05). Ailedeki çocuk sayısı ile serbest zaman doyum alt boyutları, serbest zaman doyum toplam puanları ve beden eğitimi öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p>0,05). Görev yapılan yer ile serbest zaman doyum alt boyutları, serbest zaman doyum toplam puanları ve beden eğitimi öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p>0,05). Günlük serbest zaman süresi ile serbest zaman doyum toplam puanları ve beden eğitimi öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (p>0,05). Beden eğitimi ve spor öğretmenlik mesleğine yönelik tutum ile serbest zaman doyum düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (p>0,05). Sonuç olarak, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin serbest zaman doyum ve mesleğe yönelik tutum düzeylerinin bazı demografik değişkenlere göre farklılık gösterdiği, serbest zaman doyum ile mesleğe yönelik tutum düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmadığı tespit edilmiştir.

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiKastamonu+4
Erdem Erdemli
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor yüksekokulu öğrencilerinin girişimcilik özellikleri ve bireysel yenilikçilik düzeylerinin incelenmesi: Bartın Üniversitesi örneği

Bu araştırmada, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinin girişimcilik özellikleri ve bireysel yenilikçilik düzeylerini belirlemek ve aralarındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca bazı demografik değişkenlerin öğrencilerin girişimcilik özellikleri ve bireysel yenilikçilik düzeyleri üzerinde etkili olup olmadığı da incelenmiştir. Araştırmanın çalışma evrenini Bartın Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nda 2018-2019 akademik yılı bahar döneminde öğrenim gören öğrenciler, örneklemini ise 2018-2019 akademik yılı bahar döneminde Bartın Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nda öğrenim gören 776 öğrenci (X̄yaş=21,02) oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, ölçek formu kullanılmış olup bu form üç bölümden oluşmaktadır. Ölçek formunun: birinci bölümünde araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgiler Formu", ikinci bölümünde Yılmaz ve Sünbül (2009) tarafından geliştirilen "Üniversite Öğrencilerine Yönelik Girişimcilik Ölçeği", ve üçüncü bölümünde ise Hurt, Joseph ve Cook (1977) tarafından geliştirilen, Kılıçer ve Odabaşı (2010) tarafından Türkçeye uyarlanan "Bireysel Yenilikçilik Ölçeği (BYÖ)" yer almaktadır. Araştırmada elde edilen bulgular incelendiğinde; genel olarak öğrencilerin büyük çoğunluğunun düşük düzeyde yenilikçi olduğu ve bireysel yenilikçilik puan ortalamasının (𝑋̅=64,42) orta düzey yenilikçiliğin sınır değeri olan 64'ün üzerinde olduğu görülmektedir. Girişimcilik puanlarına göre % 0,8'i çok düşük girişimci, % 2,4'ü düşük girişimci, % 14,8'i orta düzeyde girişimci, % 49,1'i yüksek girişimci ve % 32,9'u çok yüksek girişimci olduğu görülmektedir. Genel olarak öğrencilerin büyük çoğunluğunun (% 49,1) yüksek girişimcilik düzeyinde olduğu görülmektedir. BESYO öğrencilerinin bireysel yenilikçilik düzeyleri ile girişimcilik düzeyleri arasında ilişki olduğu sonucuna varılmıştır.

BartınBeden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersi+4
Zeynep Mülhim
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim kademesinde öğrenim gören karate sporcularının serbest zaman doyum ve sosyal fiziki kaygı düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, ortaöğretim kademesinde öğrenim gören karate sporcularının serbest zaman doyum ve sosyal fiziki kaygı düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada, mevcut durumu ortaya çıkartmayı amaçlayan betimsel taramaya yönelik bir yöntem kullanılmıştır. Katılımcı olan karate sporcularının serbest zaman doyum ve fiziki kaygı düzeyleri belirlenmiştir. Sporcuların cinsiyet, sınıf, yaş, müsabakalara katılım durumu, spor faaliyetlerine katılma durumu, ulusal veya uluslararası başarısı, spor yaptıkları süre, serbest zaman etkinliklerine katılma sıklıkları, babalarının eğitim durumu, annelerinin eğitim durumu, babalarının çalışma durumu, annelerinin çalışma durumu ve ailelerinin gelir durumu değişkenlerine göre serbest zaman doyum ve sosyal fiziki kaygı düzeylerinin farklılaşıp farklılaşmadığı çeşitli istatistiksel işlemler ile değerlendirilmiştir. Araştırmanın evrenini, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında ortaöğretim kademesinde öğrenim gören karate sporcuları oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise bu öğrenciler arasından tesadüfi örneklem seçme yöntemiyle belirlenen 260 [n(erkek)=114, n(kadın)=146] öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama araçları olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu", uzun formu Jacob G. Beard ve Mounir G. Ragheb (1980) tarafından geliştirilen, şimdi kullanılan formu olan kısa form, uzun formun yerine 2002 yılında Idyll Arbor, Inc tarafından düzenlenen ve Türkçe'ye uyarlanması Gökçe ve arkadaşları (2008) tarafından yapılmış olan "Serbest Zaman Doyum Ölçeği (Leisure Satisfaction Scale/LSS)", Hart, Leary ve Rejeski (1989) tarafından geliştirilmiş olan orijinal ölçeğin Türk popülasyonu için ilk geçerlik ve güvenirlik çalışması Mülazımoğlu ve Aşçı tarafından yapılan "Sosyal Fizik Kaygı Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde, katılımcıların kişisel özelliklerini betimleyici frekans ve yüzde dağılımları çıkarılmış, ölçeklere verilen cevapların aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanarak, serbest zaman doyum ve sosyal fiziki kaygı düzeylerine ilişkin dağılımlar belirlenmiştir. Yapılan One Sample Kolmogorov-Smirnov testi sonucunda verilerin normal dağılım göstermediği tespit edilmiştir. Bu nedenle non-parametrik analizler kullanılmıştır. Sporcuların cinsiyetleri, müsabakalara katılma durumu, babalarının ve annelerinin çalışma durumuna göre ölçek puanlarının karşılaştırılmasında Mann Whitney U testi kullanılırken, eğitim gördükleri sınıf düzeyleri, yaş grupları, ulusal veya uluslararası başarısı olması durumu, spor yaptıkları süre, serbest zaman etkinliklerine katılma sıklıkları, babalarının ve annelerinin eğitim durumu, ailelerinin aylık gelir durumuna göre ölçek puanlarının karşılaştırılmasında ise Kruskal Wallis H testi kullanılmıştır. Yapılan tüm analizlerde anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, katılımcı öğrencilerin cinsiyet, eğitim gördükleri sınıf, yaş, yaptıkları sporda başarıları olması durumu, spor yaptıkları süre, babalarının eğitim durumu, annelerinin eğitim durumu, babalarının çalışma durumu ve ailelerinin gelir durumu değişkeni ile serbest zaman doyum alt boyutları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Sporcuların cinsiyetlerine göre olumsuz değerlendirilme kaygısı ve genel sosyal fiziksel kaygı düzeylerinin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılaşmadığı, fiziksel görünüm rahatlığı kaygısı düzeylerinin ise cinsiyetlerine göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılaştığı ve kız sporcuların fiziksel görünüm rahatlığı kaygısının erkek sporculardan daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Katılımcı öğrencilerin yaş, yaptıkları sporda başarıları olması durumu, spor yaptıkları sıklık, babalarının eğitim durumu, annelerinin eğitim durumu, babalarının çalışma durumu ve ailelerinin gelir durumu değişkeni ile sosyal fiziki kaygı alt boyutları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Anahtar Kelimeler: Karate, Serbest zaman doyum, Sosyal fiziki kaygı.

Boş zamanBoş zamanları değerlendirmeDurumluk kaygı+7
Tayfun Kaya
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

8 haftalık pliometrik antrenmanlarının fizyolojik parametreler üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı 8 hafta boyunca yapılan pliometrik antrenmanların amatör futbolcular üzerindeki fizyolojik parametreler üzerindeki etkilerini ortaya koymaya çalışmaktır. Çalışmaya yaşları 21.5±2 yıl, boy 182.1±8.84 cm ve 82.5±12.4 kg olan toplam 24 erkek amatör futbol oyuncusu katıldı.Amatör futbol oyuncusu katılmıştır. Deney grubu haftada 3 kez normal takım antrenmanlarının yanında 8 hafta boyunca belirlenen pliometrik antrenmanlarını yaptırıldı.Çalışma grubuna Vo2Max, bacak kuvvetleri, dikey sıçrama, wingate anaerobik, durarak uzun atlama ve 30 metre sürat testleri uygulanmıştır.Gruplar arası ve grup içi parametrelere ilişkin analizler, Tekrarlı Ölçümlerde İki Yönlü Manova ile yapıldı. Anlamlı olan değerlerde Post Hoc karşılaştırmaları Bonferroni Testi ile belirlenmiştir.Pliometrik antrenmanların dikey sıçrama, durarak uzun atlama, 30 metre sürat, bacak kuvveti ve anaerobik güç parametrelerinde deney grubunun ön test ve sontest değerlerinde istatistiki açıdan anlamlı fark saptandı(p<0.05).Sonuç olarak 8 hafta boyunca gerçekleştirilen pliometrik antrenmanlar deneklerin performans değerleri üzerinde pozitif etkilere neden olduğu belirlenmiştir.

AntrenmanFizyolojiFizyolojik parametreler+5
Muhammed Çağrı Şeker
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim 9. sınıf öğrencilerinin beden eğitimi dersine ilişkin tutumlarının incelenmesi (İstanbul ili örneği)

Bu çalışmanın amacını; ortaöğretim 9. sınıflarında eğitim ve öğretim gören öğrencilerin beden eğitimi dersine ilişkin tutumlarının, cinsiyet değişkenine göre, okul türü değişkenine göre, ailenin eğitim durumu ve aylık gelir değişkenine göre, düzenli spor yapma değişkenine göre, ebeveyn sağ olup olmama durumuna göre beden eğitimi dersine ilişkin tutumları arasındaki farklılıkların incelenmesi oluşturmaktadır. Bu çalışmamızda mevcut olan bir durumu tanımlamaya ve açıklamaya çalıştığımız için araştırma tarama modelindedir. Araştırma için uygulanan beden eğitimi dersi tutum ölçeği iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, öğrencilerin kişisel bilgi ve özelliklerini içeren 14 sorudan; ikinci bölüm, Ortaöğretim Öğrencileri için Beden Eğitimi Dersi Tutum Ölçeğinden oluşmuştur. Çalışmada İstanbul ili Avcılar, Bağcılar, Başakşehir, Büyükçekmece, Çatalca ilçelerinde bulunan ve tesadüfi yöntemle seçilen on liseden 1100 ortaöğretim 9. Sınıf öğrencisine beden eğitimi dersi tutum ölçeği uygulanmıştır. Uygulanan bu ölçeklerden 999 tanesi değerlendirmeye uygun bulunmuştur. Beden eğitimi dersi tutum ölçeği formunun ilk ve ikinci kısmında bulunan degişkenlerin normal dağılımda olup olmadıkları Kolmogorov-Smirnov Testi ve Shapiro-Wilk Testi ile tespit edilmiştir. Parametrik test varsayımlarının karşılandığı varsayımından hareketle alt sorunlara ilişkin, bağımsız örneklemlerde t-testi ve çoklu karşılaştırmalar için Anova kullanılmıştır. Elde edilen verilerin değişkenler arasındaki ilişkin düzeylerini bulmak için Pearson korelasyon katsayısına bakılmıştır. Anlamlılık seviyesi için a=0,05 seçilmiştir. Araştırma sonucunda cinsiyet değişkenine, ailenin sağ olup olmama durumuna göre anlamlı farklılık bulunmazken okul türüne, ailenin sosyo ekonomik düzey değişkenine ve düzenli spor yapma durumuna göre anlamlı farklılık bulunmuştur. Bu sonuçlara göre öğrencilerin beden eğitimi ve spor dersine karşı olan tutumlarına olumsuz etki eden etmenler daha derinlemesine araştırılabilir ve beden eğitimi dersine olan tutumların pozitif yönde seyrine katkıda bulunulabilir.

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiOrtaöğretim öğrencileri+4
Mehmet Karataş
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Spor yapan ve yapmayan orta öğretim öğrencilerinin kişilik özellikleri, karar verme stilleri ve stresle başa çıkma stratejilerinin incelenmesi

Birey spor yoluyla toplumu, kuralları, meslekleri, gelenek ve görenekleri, iyi ve kötüyü, doğruyu yanlışı öğrenirken, aynı zamanda kişiliğinde şekillenmesine yardımcı olmaktadır. Sporun kurallarına bağlı olarak, çalışma kurallarının öğrenilmesi ve bireylerin disipline edilmesine sporun önemi büyüktür. Bu önem ışığında bu araştırmada düzenli spor yapan ve yapmayan ortaöğretim öğrencilerinin kişilik özellikleri, karar verme stilleri ve stresle başa çıkma stratejilerinin incelenmesi ve değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada betimsel nitelikli tarama modeli yöntemi kullanılmıştır. Araştırma grubunu 2018-2019 öğretim yılında Ankara ili Altındağ ilçesine bağlı ortaöğretim okullarında öğrenim gören 9, 10, 11, 12. sınıflardaki 121 kadın, 188 erkek toplam 309 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Özbay ve Şahin (1997) tarafından geliştirilen Stresle başa çıkma ölçeği, Sümer (2005) tarafından Türkçe uyarlaması gerçekleştirilen 5 Faktörlü kişilik ölçeği ile Kuzgun (1992) tarafından geliştirilen Karar Stratejileri ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilen Spss 22.00 paket programında analiz edilmiş olup anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak alınmıştır. Araştırma sonucunda katılımcıların %70,9'unun spor yaptığı, %29,1'inin ise spor yapmadığı tespit edilmiştir. Yine araştırmada katılımcıların nörotiklik, dışa dönüklük, gelişime açıklık ve öz disiplin düzeylerinin orta seviyede olduğu, uyumluluk düzeylerinin ise orta seviyenin üzerinde olduğu görülmektedir. Araştırma sonucunda araştırma grubunun kişilik özellikleri ile stresle başa çıkma özellikleri açısından nörotiklik kişilik özelliği ile kaçma soyutlanma dışa dönüklük kişilik özelliği ile dine sığınma ve dış yardım arama stresle başa çıkma tarzları arasında pozitif ve düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu (p<0,05), gelişime açıklık kişilik özelliği ile dine sığınma, dış yardım arama ve aktif planlama stresle başa çıkma tarzları arasında pozitif ve düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu (p<0,05), uyumluluk kişilik özelliği ve öz disiplin kişilik özelliği ile dine sığınma ve aktif planlama stresle başa çıkma tarzları arasında pozitif ve düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu (p<0,05) tespit edilmiştir. Sonuç olarak Spor yapan orta öğretim öğrencilerinin spor yapmayan öğrencilere göre stresle başa çıkma ve karar verme stratejileri açısından daha yüksek ortalamalara sahip olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumun sporun psikolojik ve sosyal gelişime olan katkısının olduğu düşünülebilir.

Başa çıkmaKarar vermeKarar verme stilleri+6
Bülent Karabağ
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yalnızca kadınlara ve karma olarak hizmet veren rekreasyonel fitness merkezlerinin hizmet kalitelerinin değerlendirilmesi ve karşılaştırılması (Ankara ili örneği)

Araştırmanın amacı Ankara ilinde karma ve yalnızca kadınlara yönelik faaliyet gösteren fitness merkezlerinin, gönüllü üyelerin görüşlerine göre algılanan ve beklenen hizmet kalitelerinin değerlendirilmesi ve karşılaştırılmasını incelemektir. Araştırmaya katılan fitness merkezi üyelerinin algılanan ve beklenen hizmet kalitelerinin değerlendirilebilmesi amacıyla 4 alt boyut ve 34 maddeden oluşan 7'li likert tipinde Hizmet Kalitesi Değerlendirme Ölçeği (HKDÖ) kullanılmıştır. Ayrıca katılımcıların demografik verileri kişisel bilgi formu ile elde edildi. Araştırma 7 fitness merkezinden 430 (274 kadın ve 156 erkek) katılımcı ile gerçekleştirildi. Katılımcıların yaş ortalaması 29,41 ± 4,78'dir. SPSS 22.0 paket programında yapılan analizlerde; katılımcıların demografik verileri ile hizmet kalitesi memnuniyet puanları dağılımında tanımlayıcı istatistik kullanılırken, demografik verilerin hizmet kalitesi memnuniyet puanlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılığa yol açıp açmadığı ise bağımsız t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ile değerlendirilmiştir. Araştırmada güven aralığı p< 0,05 olarak belirlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre; katılımcıların ortalama fark değerleri (hizmet kalitesi memnuniyet puanları) tüm boyutlarda negatif yönde (algılanan hizmet kalitesi-beklenen hizmet kalitesi) tespit edildi. Yalnızca kadınlara hizmet veren fitness merkezlerinin üyelerinin personel boyutu haricinde tüm boyutlarda hizmet kalitesi memnuniyet puanlarının karma hizmet veren fitness merkezleri üyelerine göre daha düşük olduğu tespit edildi. Kadın katılımcıların erkek katılımcılara oranla personel memnuniyet puanları daha düşük bulundu. Gelir durumları 2000 TL ve daha az olanlar gelir durumu 2001-3500 TL ve 3501-5000 TL olanlara göre spor merkezlerinin soyunma odaları ve tesisleri ile ilgili hizmet kalitelerini yetersiz görmektedirler. Spor merkezlerine katılım süresine göre hiçbir boyutta anlamlı farklılık tespit edilmedi. Spor merkezlerini haftada 2-3 defa ve 3 ve üzeri kullanan katılımcıların bu merkezleri haftada 1-2 defa kullananlara oranla soyunma odaları boyutunda hizmet kalitesini daha düşük buldukları belirlendi. Anahtar kelimeler: Fitness merkezleri, rekreasyon, hizmet kalitesi

AnkaraFitness merkeziFiziksel aktivite+4
Taylan Çetinkaya
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Aktif spor yapan ve yapmayan spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin sporda şiddet eğilimi ve saldırganlık davranışlarına ilişkin görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın genel amacını; Aktif spor yapan ve yapmayan sporcuların sporda şiddet ve saldırganlık davranışlarına ilişkin görüşlerinin incelenmesioluşturmaktadır. Araştırmada, mevcut durumu belirlemek adına tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini spor bilimleri fakültesi öğrencileri oluştururken, örneklem grubunu 2018-2019 eğitim öğretim yılında Gazi Üniversitesi, Spor Bilimleri Fakültesi'nde öğrenim gören, aktif spor yapan ve yapmayan sporcular arasından tesadüfi örneklem seçme yöntemiyle belirlenen 249 [n(erkek)=174, n(kadın)=75] sporcu oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama araçları olarak, araştırmacı tarafından oluşturulan "Kişisel Bilgi Formu", Tuzgöl (1998) tarafından geliştirilmiş olan "Saldırganlık Ölçeği" ve Göka, Bayat ve Türkçapar (1995) tarafından geliştirilmiş olan "Şiddet Eğilimi Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde, katılımcıların kişisel özelliklerini betimleyici frekans ve yüzde dağılımları çıkarılmış, ölçeklere verilen cevapların aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanarak, şiddet eğilimlerine ve saldırganlık düzeylerine ilişkin dağılımlar belirlenmiştir. Alt problemlere ilişkin bağımsız değişkenlerle; şidet eğilimi ve saldırganlık düzeyleri parametrik testlerle sınanmış, ikili karşılaştırmalar için t testi, üç veya daha fazla küme karşılaştırmaları için Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Katılımcıların şiddet eğilimi ile saldırganlık düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla ise Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon (r) Katsayısı tekniğinden faydalanılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi ise "p<0.05" olarak alınmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; cinsiyet değişkenine bağlı olarak aktif olmayan sporcuların şiddet eğiliminde anlamlı farklılığa rastlanmıştır. Bu farklılık erkek katılımcıların şiddet eğilimlerinin daha yüksek olduğundan kaynaklanmaktadır. Aylık gelir değişkenine bağlı olarak aktif sporcuların şiddet eğiliminde anlamlı farklılığa rastlanmıştır. Bu farklılığa bağlı ortalama puanlar göstermektedir ki, aktif sporcuların aylık gelirleri düştükçe şiddet eğilimleri artış göstermektedir. Aktif olmayan sporcuların yaş ve spor yaşı değişkenleri ile saldırganlık düzeyleri arasında anlamlı düzeyde ters yönlü ilişki olduğu tespit edilmiştir. Son olarak ise aktif olan ve olmayan her iki grubun da şiddet eğilimleri ve saldırganlık düzeyleri arasında ilişki olduğu ve bu ilişkinin pozitif yönlü olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.

SaldırganlıkSpor Bilimleri FakültesiSpor faaliyetleri+3
Yusuf Mert Öztürk
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor yüksekokulunda öğrenim gören öğrencilerin girişimcilik özellikleri ile yansıtıcı düşünme düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada beden eğitimi ve yüksekokulunda öğrenim gören öğrencilerin girişimcilik özellikleriyle yansıtıcı düşünme seviyeleri arasındaki bağlantının incelenerek etkili olabilecek faktörleri ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Araştırma İnönü Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokul'unda yapılmış olup 27 Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümü, 157 Antrenörlük Eğitimi Bölümü, 14 Engellilerde Egzersiz ve Spor Eğitimi Bölümü ve 44 Spor Yöneticiliği Bölümü'nde öğrenim gören öğrencilerden oluşmaktadır. Bu öğrencilerin 35'i 1.sınıf, 52'si 2.sınıf, 95'i 3.sınıf, 60'ı 4.sınıftır ve evren 53 kız, 189 erkek olmak üzere toplam 242 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma nicel bir araştırma özelliğinde ve tarama yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmadaki verileri elde etme yöntemi olarak, Sermerci'nin (2007) geliştirdiği "Yansıtıcı Düşünme Eğilimi Ölçeği", Yılmaz ve Sünbül'ün (2009) geliştirdiği "Üniversite Öğrencileri İçin Girişimcilik Ölçeği" ve 'Kişisel Bilgi Formu' (cinsiyet, sınıf, bölüm, aktif spor yapma durumu, girişimcilik dersi ve kursu alma durumu) uygulanmıştır. Araştırma sonucu ortaya çıkan verilerle bağımsız grup t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), tukey testi, pearson çarpım moment korelasyon analizleri yapılmıştır. Elde edilen verilerin sonuçları SPSS for Windows yardımı ile istatistiksel teknikler kullanılıp incelenmiş ve yorumlanmıştır. Öğrencilerin yansıtıcı düşünme düzeyi, girişimcilik özellikleri, seçtikleri bölüm, cinsiyet, bulundukları sınıf, girişimcilik dersi alma durumları, girişimcilik ve yansıtıcı düşünme düzeyleri alt boyutları arasındaki ilişki parametreleri açısından incelenmiştir. Araştırmada edinilen bulgularla şu sonuçlara varılmıştır. Öğrencilerin yansıtıcı düşünme meyillerinin alt yapısında 8edinilen en fazla puanları "Öngörülü aynı zamanda İçten olma" alt yapısından almış oldukları saptanmıştır. Yine elde edilen verilere göre erkek öğrencilerin kadın öğrencilere kıyasla kayda değer farkla yansıtıcı düşünme düzeyine sahip olarak bulunmuştur. Seçilmiş olan bölüm etkenine bağlı olarak devam eden öğrencilerin yansıtıcı düşünme seviyeleri diğer alanlara oranla fazla görülmüştür. Çalışmaya dahil edilen öğrencilerin girişimcilik özelliklerininse "güçlü girişimcilik" seviyesinde saptanmıştır. Cinsiyetlerinin özellikleri ile girişimcilik özellikleri arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır. Bölüm değişkeni ile engellilerde egzersiz ve spor eğitimine devam etmekte olan öğrencilerin girişimcilik özelliklerinin daha fazla olduğu görülmüştür. Öğrencilerin yansıtıcı düşünme eğilimleriyle girişimcilik özellikleri arasında olan ilişki Pearson Korelasyon Analizi ile belirlenmiştir. Girişimcilik ve Sürekli ve Amaçlı Düşünme, Öğretim Sorumluluğu ve Bilimsellik ,Araştırmacı , Öngörülü ve içten olma ve Mesleğe Bakış"yansıtıcı düşünme alt boyutları arasında pozitif yönde anlamlı ilişki var iken, Açık Fikirlilik ve Sorgulayıcı ve Etkili Öğretim yansıtıcı düşünme alt boyutları arasında negatif yönde ilişki saptanmıştır. Bulgular ışığında öğrencilerin yüksek girişimcilik nitelikleri olanların yansıtıcı düşünme düzeyleri buna paralel olarak daha fazla olan kişilerden oluştuğu tespit edilmiştir.

Beden eğitimi ve spor yüksekokullarıGirişimcilikYansıtıcı düşünme
Abdulber Aslanoğlu
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversitelerin beden eğitimi ve spor yüksekokulu bölümlerine hazırlanan öğrenci adaylarının kişilik özellikleri ile stresle başa çıkma stillerinin incelenmesi

Araştırmaya 25 kadın 25 erkek olmak üzere 50 üniversitelerin beden eğitimi ve spor bölümlerine hazırlanan öğrenci adayı katılmıştır. Çalışmada öncelikle altamaçlar oluşturulmuş ev literatür iler desteklenmesi amacıyla ikinci bölümde kişilik ve stres kavramları ele alınmıştır. Çalışmanın metodoloji kısmında katılımcılara yöneltilen anket içerisindeki ölçeklerin bilgileri ve sorulan demografik bilgilere ilişki detaylar paylaşılmıştır. Verilerin analizi kısmında ise çalışmaya ilişkin yapılan analizlere yer verilmiştir. Katılımcılara stres algısı ve beş faktör kişilik envanteri sorularıyla bazı demografik sorular yöneltilmiştir. Katılımcıların demografik açıdan farklılaşıp farklılaşmadığını tespit edebilmek açısından t-testi yapılmıştır. Cinsiyet, yaş, gelir düzeyi ve antrenman süresi gibi faktörler açısında stres algısında bir farklılaşma görülmezken spor yaşı açısından spor yaşı yüksek olan öğrencilerin stres algısı açısından daha başarılı oldukları görülmüştür. Kişilik özellikleri ile öğrencilerin stres algıları açısından ilişki tespit edilmiştir. Nevrotiklik kişilik faktörü stres algısını pozitif yönde etkilerken uyumluluk, dışa dönüklük, özdisiplin ve deneyime açıklık faktörlerinin negatif yönde etkilediği saptanmıştır.

Beden eğitimi ve spor dersiBeş faktör kişilik modeliStres+3
Erol Karadağlı
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Akademik personellerin serbest zaman faaliyetlerindeki kolaylaştırıcıları ile motivasyon düzeyleri arasindaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı akademik personellerin serbest zaman faaliyetlerindeki kolaylaştırıcıları ile motivasyon düzeyleri arasındaki ilişkinin bazı demografik değişkenlere göre incelenmesidir. Araştırmanın evreni 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Bartın Üniversitesi'nde görev yapan 588 akademik personelden oluşmaktadır. Örneklemi ise Bartın Üniversitesinde görev yapan 272 akademik personelden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak, kişisel bilgi formu, Kim ve ark. (2011) tarafından geliştirilen "Leisure Facilitators Scale (LFS)" Türkçe uyarlaması Gürbüz, Öncü ve Emir (2015) tarafından yapılan (SZKÖ) ve Zeynel ve Çarıkçı (2014) tarafından geliştirilen "Akademisyenlere Yönelik Mesleki Motivasyon Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapması, ikili gruplarda bağımsız örneklem t-Testi, ANOVA (Tek Yönlü Varyans Analizi) ve Pearson korelasyon testleri kullanılmıştır. "SZKÖ" güvenirlik katsayısı .835 olduğu "AYMMÖ" güvenirlik katsayısı ise .957 olarak tespit edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, cinsiyet değişkeninde serbest zaman kolaylaştırıcıları ölçeği alt boyutlarına incelendiğinde "kişisel kolaylaştırıcılar" ve "kişilerarası kolaylaştırıcılar" alt boyutlarında kadın katılımcıların lehine anlamlı fark tespit edililirken, "yapısal kolaylaştırıcılar" alt boyunda ise erkek katılımcılar lehine anlamlı fark tespit edilmiştir. Akademisyenlere yönelik mesleki motivasyon ölçeği alt boyutlarında, "yönetim politikaları ve uygulamaları" alt boyutunda kadın katılımcılar lehine anlamlı fark tespit edilmiştir. Katılımcıların akademik personel olarak çalışma yılı ile akademisyenlere yönelik mesleki motivasyon ölçeği alt boyutları arasındaki ilişkiyi göstermek için yapılan korelasyon analizi sonucunda, "işyerinde fiziksel koşullar" ile VI akademik personel olarak çalışma yılı arasında pozitif yönde ve düşük düzeyde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Katılımcıların basamak süreçlerindeki başarıların mesleki motivasyona etkisi akademisyenlere yönelik mesleki motivasyon ölçeği alt boyutları arasında yapılan ANOVA testi sonuçlarına göre ise "mesleki özellikler", "yönetim politikaları ve uygulamaları", "işyerinde ilişkiler" ve "öğrenci" alt boyutlarında anlamlı farklılık tespit edilmiştir, farklılığın kaynağını belirlemek üzere gerçekleştirilen Tukey testi sonuçlarına göre, farklılığın "evet arttırdı" ile "etkisi olmadı" durumlarından, "evet arttırdı" lehine olduğu tespit edilmiştir. Serbest zaman kolaylaştırıcıları ve akademisyenlere yönelik mesleki motivasyon ölçeği arasında pozitif yönde ve düşük düzeyde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Sonuç olarak, akademisyenlerin serbest zaman kolaylaştırıcıları ile mesleki motivasyonlarının birbirleri ile ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla, akademisyenlerin serbest zaman kolaylaştırıcı etmenleri ve süreleri arttıkça mesleki motivasyon düzeyleride artar. Serbest zaman kolaylaştırıcıları ve faaliyetlerine katılımları arttıkça duygusal çöküş, düşük başarı, motivasyon kaybı, yıpranma, enerji kaybı gibi etmenlerden uzak kalarak mesleki motivasyon düzeyleri artar ve daha verimli çalışırlar. Anahtar kelimeler: Akademik personel, serbest zaman kolaylaştırıcıları, mesleki motivasyon

Akademik personelBoş zamanları değerlendirmeMotivasyon+2
Öznur Bilgili
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim kurumları ikinci kademe öğrenim gören öğrencilerin beden eğitimi ve spor dersine yönelik görüş ve tutumlarının incelenmesi

Bu çalışma, ilköğretim ikinci kademede öğrenim gören öğrencilerin beden eğitimi ve spor dersine yönelik görüş ve tutumlarının incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, ilköğretim kurumları ikinci kademede öğrenim gören olan öğrenciler, örneklem grubunu ise gönüllülük esasına dayalı olarak tesadüfî şekilde seçilmiş 424 [n(erkek)=196, n(kadın)=228] öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma da mevcut durumu ortaya çıkartmak içinbetimsel yöntem uygulanmıştır. Veri toplama yöntemi olarak anket kullanılmıştır. Araştırmada; Demirhan ve Altay (2001) tarafından geliştirilen "Beden Eğitimi ve Spor Tutum Ölçeği" (BESTÖ), veri toplama aracı olarak araştırmacının hazırladığı; ''Demografik Bilgi Formu'' kullanılmıştır.Toplanan verilerin analizi parametrik hipotez testleriyle analiz edilerek betimsel istatistik için yüzde ve frekans dağılımları ile aritmetik ortalama ve standart sapma analizleri yapılmış iki grup arasındaki farklar T testi, ikiden fazla olan grup arasındaki fark ise tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testi kullanılmıştır. Çalışmada, cinsiyet değişkenine göre erkek öğrencilerin beden eğitimi ve spor dersine yönelik görüş ve tutumlarının kadın öğrencilere göre daha yüksek olduğu bulunmuştur. Yaş değişkeni incelendiğinde 10 yaş ile 15 yaş arasında anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Sınıf değişkeni incelendiğinde ise 5. ve 8. Sınıf öğrencileri arasında anlmalı bir fark elde edilmiştir.Öğrencilerin spor yapma ve spor yapmama durumları, öğrencilerden sıklıkla spor yapanların, yaşları, sınıfları ve aktif spor yapma değişkenleri ile beden eğitimi ve spor dersine yönelik görüş ve tutumları arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Kardeş sayıları, ailelerinin ekonomik boyutları, babalarının eğitim durumları, annelerinin eğitim durumları, baba meslekleri, anne meslekleri değişkenleri ile beden eğitimi ve spor dersine yönelik görüş ve tutumlarında anlamlı bir farklılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: İlköğretim; Beden Eğitimi ve Spor; Tutum

Beden eğitimi ve spor dersiOrtaokul öğrencileriOrtaokullar+3
Aykut Kaya
Bartın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Elit düzey boksörlerin sporda güdülenme, saldırganlık ve öfke düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı Türkiye Boks Federasyonunu 2019-2020 sezonunda lisanlı faal elit düzey boksörlerin spor güdülenme, saldırganlık ve öfke düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmada veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu Pelletier ve arkadaşları (1995) tarafından geliştirilen ve Kazak (2004) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Sporda Güdülenme Ölçeği - SGÖ" ve Maxwell ve Moores (2007) tarafından geliştirilen ve Gürbüz, Kural ve Özbek (2019) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Sporda Saldırganlık ve Öfke Ölçeği - SSÖÖ" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.0 paket programından yararlanılmış ve frekans, yüzde, betimsel istatistikler, bağımsız iki örneklem t-Testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA, pearson korelasyon ve regresyon analizleri kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularında cinsiyet değişkeninin t-Testi sonuçlarına göre SGÖ dışsal düzenleme alt boyutunda anlamlı farklılık görülürken (p<0,05), SSÖÖ toplam puan ortalamaları ve alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı tespit edilmemiştir (p>0,05). Katılımcıların yaş değişkenine göre ANOVA testi öğrenim durumu değişkeni göre t-Testi sonuçlarında SGÖ ve SSÖÖ toplam puan ortalamaları ve alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Ayrıca spor yaşı değişkenine göre yapılan ANOVA testi sonucunda SGÖ dışsal düzenleme alt boyutunda anlamlı farklılık görülürken (p<0,05), SSÖÖ toplam puan ortalamaları ve alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Milli sporcu durumu değişkenine göre yapılan t-Testi sonucunda SGÖ dışsal düzenleme alt boyutunda anlamlı farklılık bulunurken (p<0,05), SSÖÖ toplam puan ortamaları ve alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Sporda güdülenme alt boyutlarının sporda öfke üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla kurulan regresyon modelinin uygun olmadığı (F(3;173)=2,23; p<0,05) ve sporda güdülenme değişkenleri sporda öfke düzeyindeki değişimin yaklaşık %2'sini (ΔR2=0,020) açıklayabilmektedir Ek olarak Sporda güdülenme alt boyutlarının sporda saldırganlık üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla kurulan regresyon modelinin uygun olduğu (F(3;173)=9,36; p<0,05) ve sporda güdülenme değişkenleri sporda saldırganlık düzeyindeki değişimin yaklaşık %12'sini (ΔR2=0,125) açıklayabilmektedir. Sonuç olarak elit düzey boksörlerin sporda güdülenme düzeyi ile saldırganlık ve öfke düzeyleri arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Dolayısıyla bu durum elit düzey boksörlerin spor müsabakalarında saldırganlık ve öfke düzeyinin artmasıyla motive olmakta ve güdülenme düzeyleri de artış göstermektedir.

BoksBoksörlerMotivasyon+2
Şennur Demir
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretimde beden eğitimi ve oyun dersi öğretim programının uygulanabilme koşulları ile ilgili sınıf öğretmenlerinin görüşleri

Bu araştırma ilköğretimde Beden Eğitimi ve Oyun dersi öğretim programının uygulanabilme koşulları ile ilgili sınıf öğretmenlerinin görüşlerinin değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Beden Eğitimi ve Oyun dersi öğretim programını kazanım, içerik, öğrenme-öğretme süreci, değerlendirme öğeleri ile programın genel anlayışı, uygulanabilme koşullarının yeterliliği ve uygulayıcılarının eğitim gereksinimleri ile ilgili görüşlerini belirlemek üzere betimsel nitelikli tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada ölçme aracı olarak, Doğanay ve Sarı (2007) tarafından geliştirilen, Vedia Gülüm ve Pervin Bilir'in (2008) Beden Eğitimi ve Spor alanına uyarladıkları, 5'li likert tipte ve 8 bölümden oluşan "İlköğretimde Beden Eğitimi ve Oyun Dersi Öğretim Programının Uygulanabilme Koşulları İle İlgili Sınıf Öğretmenlerinin Görüşlerinin Değerlendirilmesi" anketi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu Ankara'nın Çankaya ve Mamak ilçesinde bulunan 14 ilkokulda görev yapan 159 sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Verilerin analizinde SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. Katılımcıların demografik bilgileri yüzde ve frekans analizi ile çözümlenmiştir. Araştırma değişkenlerinin normal dağılımına ilişkin analizler Skewness ve Kurtosis skorları hesaplanarak belirlenmiştir. Veriler normal dağılım gösterdiği için parametrik testler kullanılmıştır. Beden Eğitimi ve Oyun dersi Öğretim Programı'nın uygulanabilme koşulları ile ilgili sınıf öğretmenlerinin görüşleri alınarak yapılan bu araştırmada; cinsiyet, yaş, mesleki kıdem ve öğretmenlerin Beden Eğitimi ve Oyun dersi değerlendirme semineri ya da kursa katılım sağlama durumları çeşitli değişkenler açısından incelendiğinde; Beden Eğitimi ve Oyun dersi değerlendirmede cinsiyetler arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Kazanımlar, içerik, öğrenme öğretme süreci ve değerlendirme alt boyut puanlarının yaş grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmamaktadır. Ancak programın genel anlayışı alt boyutunda ve uygulanabilme koşulları alt boyutunda 25 ve altı ile 31 ve üstü yaş grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunurken program ile ilgili eğitim gereksinimi alt boyutunda 25 ve altı yaş grubu ile 26-30 yaş grubu ve 31 ve üstü yaş grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Beden Eğitimi ve Oyun dersi değerlendirmede mesleki kıdem grubu farklılıkları incelediğinde; kazanımlar, içerik, öğrenme öğretme süreci, değerlendirme ve program ile ilgili eğitim gereksinimi alt boyut puanlarının mesleki kıdem grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Programın genel anlayışı ve uygulanabilme koşulları alt boyut puanlarının mesleki kıdem açısından incelendiğinde; programın genel anlayışı alt boyutunda 5 yıl ve altı ile 6-10 yıl mesleki kıdem arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilirken, uygulanabilme koşulları alt boyutunda 5 yıl ve altı mesleki kıdem ile 6-10 yıl ve 11 yıl ve üstü mesleki kıdem arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Kazanımlar, içerik, öğrenme-öğretme ve değerlendirme, programın genel anlayışı, uygulanabilme koşulları ve program ile ilgili eğitim gereksinimi alt boyutunda Beden Eğitimi ve Oyun dersi değerlendirme semineri ya da kursu alanların değerleri, seminer ya da kursu almayan katılımcıların değerlerinden daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiProgram değerlendirme+4
Betül Aydemir
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Genç yetişkinlerde 12 haftalık tenis eğitiminin bazı antropometrik ve motorik özellikler üzerindeki etkisi

Bu çalışmanın amacı, genç yetişkinlerde 12 haftalık tenis eğitiminin bazı antropometrik ve motorik özellikler üzerindeki etkisinin incelenmesidir. Araştırmaya 34 kadın (yaş=19,10±1,094 yıl) ve 26 erkek (yaş=19,42±1,027 yıl) üniversite öğrencisi katılmıştır. Uygulanacak 12 haftalık tenis eğitimi programı öncesinde ve sonrasında katılımcıların boy uzunlukları, vücut ağırlıkları, vücut yağ yüzdeleri, bel ve kalça çevreleri, 5-10-20 metre sürat performansları ve tenis oynama seviyeleri ölçülmüştür. Beden kitle indeksi (BKİ) ve bel/kalça oranı hesaplanmıştır. Araştırma grubunun vücut yağ yüzdesinin belirlenmesinde vücut kompozisyonu analizörü kullanılmıştır. Tenis oynama seviyelerinin belirlenmesinde Uluslararası Tenis Numaralandırma (ITN) testi kullanılmıştır. Verilerin istatiksel analizinde SPSS 23.0 paket programı kullanılmış, homojen dağılım gösterdiği için paired sample t testi uygulanmış ve anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak alınmıştır. Araştırma bulgularında, kadın katılımcıların, vücut ağırlıkları, vücut yağ yüzdeleri, bel ve kalça çevreleri, 5-10-20 metre sürat performansları, ITN seviyelerinde anlamlı farklılık olduğu, erkek grubun ise 20 metre sürat, BKI ve bel/kalça oranı hariç tüm değerlerinde anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Sonuç olarak düzenli tenis eğitiminin hem kadın hem erkek gruplarda bazı antropometrik ve motor özellikler üzerinde pozitif etkiye neden olduğu söylenebilir.

Hülya Ant
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2020
00