
11
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Türkiye'deki süt sığırlarında hayat tablosu oluşturulması
Bu çalışmanın amacı toplulukların, sahip oldukları çevresel koşullar içinde, bir kuşağın doğumda ve doğumu izleyen farklı yaş gruplarının her birinin başında, daha kaç yıl yaşama şansına sahip olduğunu ve yaşa özel ölüm hızlarını göstermektir. Bunun için çalışılan bölgenin nüfus ve ölüm istatistiklerinden faydalanılarak düzenlenen hayat tabloları, büyükbaş süt sığırcılığında sığırcılığına uygulanmıştır. Çalışmada Türkiye'de 2005 yılında çıkarılan Tarım Sigortaları kanunu ile birlikte hayata geçen ve başarılı uygulama ve çalışmaları ile Dünya'da örnek olarak gösterilen Tarım Sigortaları (TARSİM) tarafından sigortalanmış süt sığırları verileri kullanılmıştır. Ve 2015 yılında sigortalanmış süt sığırlarına ait nüfus ve ölüm kayıtları kullanılarak, ölüm nedenlerine göre hayat tabloları oluşturulmuştur. Süt sığırları ölüm ve yaşam verileriyle oluşturulan hayat tabloları yaklaşımıyla elde edilen bulguların, büyükbaş hayvan hayat sigortalarının prim hesaplamalarına ait aktüeryal çalışmalarda ve Türkiye'de Süt sığırcılığının geliştirilmesi, önündeki engellerin aşılması ve yaş kategorilerine göre değerlendirmeler için kullanılabilirliği ortaya koyulmaya çalışılmıştır.
Sigortacılık sektöründe hizmet içi mesleki eğitimler ve sektörel ihtiyaçların karşılanması
Bu çalışmanın amacı, sigorta sektöründe hizmet içi eğitim uygulamalarının ayrıntılı olarak ortaya konularak, elde edilen veriler ışığında hizmet içi eğitim uygulamalarının iyileştirilmesi için önerilerde bulunmaktır. Bu doğrultuda Sigorta Sektörü'nde sigorta şirketleri bünyesinde sigorta şirketi çalışanları, broker çalışanları, acenteler ve banka çalışanlarına verilen hizmet içi eğitim etkinliğinin değerlendirilmesi, hizmet içi eğitim ihtiyaçlarının belirlenmesi, hizmet içi eğitimlerin yöntemleri ve uygulamalarının neler olduğu incelenmiştir.
Türk sigorta sektörüne yapılan yabancı sermayeli yatırımların sebepleri ve sektöre etkileri
Dünyada sigortacılık sektörüne bakıldığında, sigortacılık sektörünün işlevinin riski dağıtarak kayıpları tazmin etmenin çok ötesinde olduğu görülmektedir. Sigortanın tasarruf ve fon birikimi sağlamak, gelecekle ilgili kaygıları ortadan kaldırmak gibi işlevleri vardır. Bu işlevler sayesinde yeni yatırımlar yapılmakta, yeni istihdam fırsatları doğmakta ve insanların sosyal ve ekonomik açıdan refah düzeyi yükselmektedir. Kısacası sigorta insanların daha mutlu ve gelecekten emin olmalarına yardımcı olmaktadır. Gelişmiş ülkelerde sigortacılık sektörünün de gelişmiş olduğu görülmektedir. Türkiye'de ise sigortacılık sektörü istenilen seviyeye henüz ulaşamamıştır. Kişi başına düşen prim üretimleri karşılaştırıldığında, Türkiye'nin hala çok gerilerde olduğu görülmektedir. Türkiye'de sigortacılığın geçmişine bakıldığında, Osmanlı İmparatorluğu döneminden beri yabancı sermayenin çok önemli bir yeri olduğu görülmektedir. Bu çalışmanın amacı da Türk sigorta sektöründeki yabancı sermayenin durumunu tespit etmektir.
Ankara ilinde konut poliçesi hasarı oluşan sigortalıların sigorta farkındalığı
Hizmet sektörü içerisinde; tasarruf kaynağı, fon yaratıcısı, ekonomik çöküntü önleyici, güven unsuru olması sebebiyle iktisadi ve sosyal açıdan önemli bir yere sahip sektörlerden biri de sigorta sektörüdür. Ancak, sigorta sektörü Türkiye'de gelişme göstermekle birlikte istenen potansiyele ulaşamamıştır. Bunun en önemli nedenlerinden biri Türk sigortalısının sigorta bilincinin yeterli düzeyde olmamasıdır. Yapılan çalışmada sigorta bilincinin ne düzeyde olduğunu anlamak için, konut sigortası poliçesine sahip, konutunda hasar oluşması sebebiyle poliçesi aracılığı ile hasar dosyası açtırmış kişiler üzerinde bir anket yapılmıştır. Bu çalışma ışığında elde edilen sonuçlar yorumlanmıştır. Sonuçlar, katılımcıların yarısının poliçesini bankasürans aracılığı ile yaptırdığını, katılımcıların yarısına yakınının poliçeleri ile ilgili olarak prim bilgisi hariç olmak üzere, poliçe kapsamı, teminatlar, sigorta bedeli gibi konularda detaylı bilgi almadığını, katılımcıların %39,4'ünün poliçelerini hiç okumadığını göstermektedir. Katılımcıların yarısından fazlası poliçelerinin hangi teminatları karşıladığını bilmemektedir. Bir kısmı da poliçesini okuduğu halde hangi teminatların karşılandığını bilmemektedir. Katılımcılar arasında tazminat ödemesi alamayan sigortalıların %42,9'u tazminat ödemesi alamayışlarının nedenini sigorta şirketinin ödeme yapmak istemeyişi olarak görmektedir. Katılımcıların %44,9'u ankette yer alan sigorta terimlerinden hiçbirini bilmediğini ifade ederken hepsini bildiğini söyleyen sigortalılar %2,8'i oranındadır
Türkiye'deki sigorta şirketlerinin derecelendirilmesi ve değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı, sektörde mevcut olan sigorta şirketlerinin mevcut verilerini karşılaştırarak, sektör içindeki yerlerini ve statülerini test etmektir. Yapılan literatür araştırmalarında bu konuyla ilgili çalışmaya rastlanmamış olup, bu açıdan çalışma orijinaldir. Öncelikle sektörler kendi aralarında hiyerarşik kümeleme analizine tabi tutulup her küme farklı bir statüyü gösterecek şekilde (en iyi, iyi, orta, kötü, en kötü) şirketlerin kümelenmesi sağlanmıştır. Sektörde faaliyet gösteren sigorta şirketlerinin sadece kendi içinde sıralamanın çok bir anlam ifade etmediği, bunların sektör içindeki statülerinde sınıflandırılması gerektiğinin önemli olduğu vurgulanmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde sigortacılığın tarihsel gelişimine göz atılmıştır. Ele alınan yıllar hakkında genel bir bilgi ile okuyucu bilgilendirilmiştir. Bu bilgiler ile sektörün reel büyümesi, prim üretimleri ve tazminat ödemeleri ile ilgili bilgiler verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümü ise yöntem bölümüdür. Bu bölümde şirket derecelendirilmesinde kullanılan yöntemler ve araştırmanın yönteminden bahsedilmiştir. Üçüncü bölüm olan bulgular bölümünde, yıllar itibari ile uygulanan analiz sonuçları yorumlanmıştır. Son olarak sonuç ve öneriler bölümünde, çalışma sonucunda şirketler hakkında varılan karar ve şirketler için önerilerde bulunulmuştur. Çalışma sonucunda elde edilmek istenen şirketlerin, yılların değişmesi ile statülerinde bir değişiklik gösterip göstermediğinin gözlemlenmesidir.
Solvency II kapsamında Türk sigorta sektörü'nün mali yeterlilik analizi: Bir sigorta şirketi uygulaması
Avrupa Birliği tarafından sigorta ve reasürans şirketlerinin sermaye yeterliliklerine yönelik risk temelli ve ilke bazlı bir düzenleme olan Solvency II'nin gelecekte Türk Sigorta Sektörü'nde de uygulanması beklenmektedir. Çalışmada ülkemizde uygulanmakta olan mevcut sermaye yeterliliği uygulamalarına ilişkin belirlenen sermaye gereksinimi hesaplamaları ile Solvency II çerçevesinde belirlenen standart formül doğrultusunda hesaplanan sermaye gereksinimi sonuçlarının karşılaştırılması ve mevcut düzenlemenin eksikliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Solvency II düzenlemelerine, Avrupa Birliği üyesi olmaması nedeniyle Türkiye'nin uyum zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak Türk Sigorta Sektörü'nün Avrupa Birliği'ne uyum çalışmaları kapsamında ve yeni gelişmeleri takip edebilmesi açısından gelecekte Solvency II düzenlemelerine uyum sağlanması kaçınılmazdır. Çalışmada, Türk Sigorta Sektörü'nde faaliyet gösteren bir sigorta şirketinden elde edilen veriler kullanılarak, Solvency II Direktifi'nde belirlenen standart uyarınca Mali Yeterlilik Sermaye Gereksinimi (SCR) doğrultusunda şirketin sermaye gereksinimi belirlenmiştir. Araştırma neticesinde, mevcut sermaye yeterliliği hesaplamalarına göre yeterli sermayesi bulunan sigorta şirketinin, Solvency II düzenlemesine göre hesaplanan sermaye gereksiniminin oldukça altında bir sermayeye sahip olduğu belirlenmiştir. Bu durumun nedenleri arasında, mevcut sermaye yeterliliği hesaplamalarında dikkate alınan risk gruplarının yetersiz kaldığı tespit edilmiştir. Solvency II hesaplamalarının ülkemizde en doğru şekilde uygulanabilmesi amacıyla, sigorta şirketlerinin karşı karşıya kaldıkları kredi riskleri ve piyasa riskleri için gerekli kredi derecelendirmelerinin yetersiz olduğu; hayat ve hayat dışı branşlarda gerçekleşebilecek felaket riskleri ve doğal afet riskleri kapsamında ülkemizde belirlenmiş bir risk faktörü çalışmasının olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: 1. Sermaye Yeterliliği 2. Solvency II 3. Mali Yeterlilik Sermaye Gereksinimi (SCR) 4. Minimum Sermaye Gereksinimi (MCR) 5. Türk Sigorta Sektörü
Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortasında hasar oranlarının hesaplanması ve hasar oranlarının tahmini, Emeklier Sigorta örneği
Bu çalışmada sigortacılık sektörü, Trafik Sigortası branşında mevzuat açısından incelenmiş, son on yıldaki gelişimi; hasar prim oranları baz alınarak karşılaştırılmıştır. Karşılaşılan problemler odaklı olarak ilerlenen sürecin sonunda da sektörün içinde aktif olarak faaliyet gösteren Emeklier Sigorta acentesinin özel bir sigorta şirketinden kesilmiş trafik poliçeleri verileri kullanılarak, sigorta şirketlerinin risk prim hesaplama yöntemlerinde acente kanallarının sahip olduğu risk faktörlerininde bir etken olarak gözönünde bulundurabilmesi gerekliliği üzerinde durulmuştur. Aynı zamanda trafik sigortası denetim ve yaptırım sisteminde eksiklikler olduğu, bu durum devam ettiği sürece, trafik sigortası branşında, ekonominin önemli bir istihdam ve fon akışının sağlandığı sigorta sektöründen olumsuz yönde etkileneceği, sigorta şirketlerinin yüksek prim gelirlerine rağmen zarar etmeye devam edecekleri ve Türkiye'de yaşamakta olan vatandaşların, günden güne artmakta olan policesiz dolaşan taşıt sayısının doğuracağı sigorta prim artışı gibi sonuçlara katlanmak zorunda olacakları bir ortamın doğacağı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sigorta, Motorlu Araçlara ĠliĢkin Zorunlu Sigortalar, Kara Yolları Motorlu Araçlar Trafik Sigortası, Trafik Sigortası, Hasar Prim Oranı, Risk
1995 yılı Türkiye şehir nüfusu hayat tablosunun cinsiyetler ayrımında brass logit hayat tablosu yöntemi ile hesaplanması
Bu tezin amacı, Brass logit hayat tablosu sistemini kullanarak, 1995 yılı Türkiye şehir nüfusunun hayat tablosunu cinsiyetler ayrımında hesaplamaktır. Bu amaçla veri olarak, 1990 ve 2000 yıllarının genel nüfus sayımları ve 1995 yılının ölüm istatistikleri kullanılmıştır. İlk önce, 1995 yılı Türkiye şehir nüfusu ve 1995 yılı ölüm sayıları kullanılarak, Reed-Merrell yöntemi ile 1995 yılı Türkiye şehir nüfusu hayat tablosu hesaplanmıştır. Sonra, 1990 ve 2000 yılı Türkiye şehir nüfusları kullanılarak, Preston-Bennett yöntemi ile iki nüfus sayımı arası yani 1995 yılı Türkiye şehir nüfusu hayat tablosu tahmin edilmiştir. Daha sonra ise, Coale ve Demeny bölgesel model hayat tablolarının Batı modeli kullanılarak interpolasyon yapılmak suretiyle, Preston-Bennett yöntemi ile tahmin edilmiş olan 1995 yılı Türkiye şehir nüfusu hayat tablosu interpole edilmiştir. Böylece, Brass logit hayat tablosu sistemini uygulayabilmek için gerekli olan veriler elde edilmiştir. Buna göre, tahmin edilmiş hayat tablosu olarak Reed-Merrell yöntemi ile hesaplanan hayat tablosu, standart hayat tablosu olarak da Preston-Bennett yöntemi ile hesaplanan hayat tablosunun interpole edilmiş şekli seçilerek, Brass logit hayat tablosu sistemi ile 1995 yılı düzgünleştirilmiş Türkiye şehir nüfusu hayat tablosu oluşturulmuştur. Sonuç olarak, ülkemizde nüfus sayımlarından elde edilen verilerle yapılan ölümlülük hesaplamalarında erken yaşlarda hatalar ve sapmalar olduğu, ileri yaşların (erkeklerde 35, kadınlarda 45 yaş ve üzeri) ölümlülük seviyesini daha iyi temsil ettiği ve Brass logit hayat tablosu sisteminin, uygun model ve seviyesi (Coale-Demeny, Birleşmiş Milletler, genel standart, vb.) seçildiği takdirde doğruya yakın düzeltme yaptığı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Genel nüfus sayımı, ölüm istatistikleri, Reed-Merrell yöntemi, Preston-Bennett yöntemi, Brass logit hayat tablosu sistemi
Türkiye 2010-2020 yılları arası erkek hayat ve hayat annüite tablolarının hazırlanması ve net tek prime geçiş
Bu çalışmanın amacı, hayat tablolarının modellemesinde yaygın olarak kullanılan Coale and Demeny yöntemi batı modeli uygulanarak 2010-2020 yılları arasında Türkiye erkek nüfusuna ait tekli yaş aralıklı hayat tablosunun elde edilmesi, elde edilen hayat tablosu ile 2010-2020 yılları arası Türkiye erkek nüfusuna ait hayat annüite tablosunun oluşturulup komütasyon tablosu yardımı ile 18 yaşındaki bir birey için net tek primin hesaplanmasıdır. Çalışmada öncelikle hayat tabloları, hayat tablolarının çeşitleri, hayat tablolarının tarihi ve Türkiye'de kullanılan hayat tabloları ile ilgili bilgiler verilmiş daha sonra annüite kavramı, annüite çeşitleri, Türkiye'de kullanılan annüite uygulamaları ile ilgili bilgilere değinilmiştir. Batı Yöntem kısmında ise hayat tabloları, hayat annüite tabloları ve komütasyon tablolarının oluşturulması için gerekli formüllerin üzerinde durulmuştur. Bulunan tablolar Almanya, Yunanistan, İngiltere, Amerika, Japonya gibi ülkelerin ilgili tabloları ile ve 2010 yılına ait Türkiye erkek hayat ve hayat annüite tablosu ile karşılaştırılmıştır. 2015 yılına ait Türkiye erkek komütasyon tablosu bulunmuştur. Net tek prim hesabı yapılmıştır.
Sigorta şirketlerinin mali tablolarının analizi
Finansal sistemin önemli bir parçası olan sigortacılık sektöründe şirketlerin muhasebe hesapları, finansal tabloları ve bunların yorumlarının önemi büyüktür. Sigorta sektörü özellikli bir sektördür, diğer sektörlerden farklılık göstermektedir. Bu farklılık sigorta muhasebesine ve finansal tablolarına yansımaktadır. Sigorta şirketlerinin mali yeterliliğine ilişkin çalışmalar, şirketlerin sigortalılarına karşı mali yükümlülüklerini yerine getirmeme riskini en aza indirmektir. Bu riskin tamamen ortadan aldırılması mümkün olmamakla beraber, mali yeterliliğin sonuçları ile baş edebilmek için pek çok ülkede asgari yeterlilik ölçütleri oluşturmuştur. Bu tezin amacı sigorta şirketi mali tablolarını incelemektir. Bu sayede firmaların, bulundukları yeri görmeleri ve gelecekte ona göre ihtiyatlı davranmaları sağlanır. Yapılan tez çalışmasında, iki farklı sigorta şirketinin oluşturulan mali tabloları incelenmiş ve sigorta şirketlerinin finansal oranlarının yıllar itibariyle karşılaştırmalı analizleri yapılmıştır. İlk bölümde, sigorta ve sigortacılığa ilişkin genel bilgilere değinilmiştir. Burada amaç analizi yapılan sektörü daha yakından tanımaktır. İkinci bölümde, sigorta şirketlerinde muhasebe uygulamaları ve finansal tablolar açıklanmıştır. Burada da analizi yapılan tablolar ve işleyişleri incelenmiştir. Üçüncü bölümde tezimizin konusunu oluşturan analiz tekniklerine değinilmiş ve bir sonraki bölüme hazırlık yapılmıştır. Son bölümde ise bu teknikler uygulamalı olarak gösterilmiştir.
Sigorta acentelerinin niteliksel derecelendirilmesi
Sigortacılık sektörü herhangi bir mal üretimi yapılmayan hizmet sektörleri arasında yer almaktadır. Temelde tüketici odaklı olarak çalışan bu sektörün sağlıklı bir gelişime sahip olabilmesi için kullanmakta olduğu dağıtım kanallarının nitelikli, fonksiyonel ve değişen iş dünyasının trendleri ile paralel hareket eden özelliklere sahip olması gerekliliktir. Sigortacılık sektörü dağıtım kanalları açısından bankacılık sektörü ile kıyaslandığında daha zorlu bir yapılanma ile mücadele etmektedir. Bankalar kendi bünyelerinde oluşturdukları şubelerinin standartlarını daha kolay belirleyebilmekte ve kontrol edebilmektedir. Sigorta şirketleri ise homojen olmayan, farklı niteliklere sahip, büyük çoğunluğu bireysel müteşebbislerden oluşan bir dağıtım kanalı ağı ile faaliyetlerini yürütmeye çalışmaktadır. Günümüz Türkiye'sinin sigortacılık sektörünün geldiği noktada sigorta acenteleri sahip oldukları üretim hacimleri ile önemli bir yer tutmaktadır. Sektörün, büyüyor olmasına rağmen sahip olduğu potansiyele göre olması gereken noktada olmadığı global veriler ile karşılaştırıldığında somuttur. Acenteler faaliyetlerine geçiş aşamalarında belirli şartları sağlayarak sektöre giriş yapmaktadırlar fakat çalışmanın birçok bölümünde ifade edilen yapısal sorunları nedeniyle niteliksel olarak birbirlerinden ayrışmaktadırlar. Yapılan bu araştırma ile acentelerin sahip oldukları farklı nitelikler ortaya konularak, sigorta acentelerinin niteliksel derecelendirilmesi yapılmaya çalışılmıştır. Yapılan araştırma ile ulaşılmaya çalışılan ana amaç "5 yıldızlı acente" kavramını oluşturmaktır. Hedef en üst noktadaki, ideal, olması gereken ve beklenen acente profilini ortaya koymaktır. Bu sayede belirli bir standarda oturacak acente profili, diğer acentelerin de belirlenecek standartlara gelmesini sağlayacak, tüketici tarafında güven endeksini arttıracak bir tercih noktası oluşturacaktır. Tezin yöntem bölümünde, iki aşamalı nitel bir araştırma yöntemi kullanılmıştır. Sektörde yer alan, konuyla ilgili ve yetkili 7 kişi ile yarı yapılandırılmış mülakatlar yapılmıştır. Yapılan mülakatlardan elde edilen bilgiler ışığında acentelerin niteliksel olarak skorlanmasını ve sınıflandırılmasını sağlayacak kriterler belirlenmiştir. İkinci aşamada ise belirlenen kriterler sektörde temsil gücü yüksek, entelektüel bakış açısına sahip, tecrübeli ve objektif katkı yapacağı düşünülen 38 katılımcının değerlendirilmesine sunularak kriterlerin ağırlıklandırılması sağlanmıştır. Çıkan sonuçlar ile rehber bir skala oluşturularak, bu sonuçları yorumlayacak, değerlendirecek ve gerekli aksiyon planını oluşturabilecek, sorumlu yetkili makam olan TOBB Sigortacılık Müdürlüğü ve Sigorta Acenteleri İcra Komitesi (SAİK) takdirlerine sunulmuştur. Sektörün üretim hacminin yarıdan fazlasını oluşturan ve elinde tutan, gelecekte de bu oranlarda bir hacme sahip olacağı düşünülen ülkemiz sigorta acentelerinin, mevcut konum ve yapıları itibari ile hızlı bir yapısal dönüşüme girmeleri gerektiği çalışma sonucunda değerlendirilmiştir. Toplumların nasıl şekillendiğini belirlemekte asli bir role sahip olan sigortacılık sektörü, sağlıklı ve güçlü bir yapılanma ile geleceğe de ışık tutacaktır. Sektörün, gelişmiş dünya ülkelerindeki durumu ile ülkemizdeki durumu kıyaslandığında, potansiyeline karşılık gelen noktaya ulaşabilmesi için en öncelikli olarak sigorta acenteleri üzerinde yapılacak reformlar ile başarıya ulaşabileceği düşünülmektedir.