Yükleniyor…
Yükleniyor…

189
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0
Departman
0
Researcher
Bu çalışmanın amacı üniversitede okuyan öğrencilerin boş zaman aktivitelerine katılımları sonucu algıladıkları boş zaman tatmininin yaşam tatminlerine etkisini ortaya koymaktır. Buna bağlı olarak çalışmada boş zaman katılımı, boş zaman tatmini, yaşam tatmini temelinde yatan boyutların belirlenmesi de çalışmanın diğer amaçları olarak tanımlanmaktadır. Bu araştırmanın evrenini Gaziantep üniversitesinde okuyan öğrenciler oluşturmaktadır. Bu çalışmada, araştırma amaçlarına uygun olarak genel tarama modelinden yararlanılmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde tanımlayıcı istatistikler, pearson korelâsyon analizi, Independent T testi ve One Way ANOVA ve LSD testi kullanılmıştır. Analizler sonucunda; üniversite öğrencilerinin boş zaman aktivitelerine katılımlarının ve yaşam tatmini seviyelerinin çeşitli değişkenlere göre farklılaştığı söylenebilir. Bireylerin boş zamanı değerlendirme arzuları ve yaşam tatminine yönelik duygu ve düşünceleri yaş ve cinsiyete göre bir farklılık göstermezken okunulan bölüm bazında farklılıklara neden olduğu gösterilmiştir. Sonuç olarak üniversite öğrencilerinin boş zaman aktivitelerine katılımlarının ve yaşam tatmini seviyelerinin çeşitli değişkenlere göre farklılaştığı söylenebilir.
Köken turizmi son yıllarda turizm pazarında kendine önemli bir yer edinen turizm çeşitlerinden bir tanesidir. Önemli bir niş pazar olarak da görülen köken turizminin anlaşılmasına katkıda bulunabilmek amacıyla hazırlanan bu tez çalışması kapsamında Mardin’i ziyaret eden Süryanilerin demografik özellikleri, seyahat alışkanlıkları ve seyahat motivasyonları araştırılmıştır. Anket formu aracılığıyla 405 Süryani katılımcıdan toplanan verilerin sonucunda araştırmaya katılan Süryanilerin yarısından fazlasının erkek, büyük bir çoğunluğunun ise genç Süryanilerden oluştuğu görülmektedir. Araştırmaya katılan Mardinli Süryani köken turistlerinin büyük bir çoğunluğu Avrupa ülkelerinde yaşamakta ve Mardin’de ortalama 10 gün konaklama yapmaktadırlar. Mardin’e genellikle bireysel olarak gelmeyi tercih eden Süryanilerin konaklama yeri tercihleri genellikle tanıdıklarının evi olurken bir kısmı da otel ya da manastırda kalmayı tercih etmektedir. Mardin’e gelen Süryanilerin seyahat motivasyonlarının din ve köken, aile bağları ve dinlenme ve keşif olarak üç başlık altında incelenebileceği tespit edilirken genç kuşak Süryanilerin kökenlerini merak ettikleri ve kültürel kimlikleriyle olan bağlarını korumak amacıyla bu seyahatleri gerçekleştirdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Mardin’de yaşamış olup uzun bir süre önce başka yerlere göç eden orta yaş ve üzerindeki Süryanilerin ise daha çok nostalji yaşamak, aile ve arkadaşlarını ziyaret etmek ve dinlenmek amacıyla bu ziyaretleri gerçekleştirdikleri tespit edilmiştir. Mardin ve hissettirdikleri Süryani katılımcılılar için çok özel olsa da çoğunluğunu genç katılımcıların oluşturduğu araştırmada Mardin’e kesin dönüş yapmak isteyen Süryanilerin sayısı azdır.
Seyyid Ali Nasûhî Bey Divanı, Türk edebiyatının Tanzimat Dönemi ile birlikte yenileşme sürecine girdiği bir dönemde kaleme alınmasına karşın Klâsik edebiyatımızın şiir geleneğini içinde barındıran, günümüze kadar tanınmamış ve tanıtılmamış bir eserdir. Bu çalışmadaki asıl gaye, Ali Nasûhî Bey'in şahsiyetinin, sanatının ve Türk edebiyatının altyapısını oluşturan Divan edebiyatı geleneğinin son mahsüllerinden birinin incelenmesidir. Ali Nasûhî Bey Divanı, İstanbul Sermet Çifter Kütüphanesi (YKY) Yazma Eserler kataloğuna kayıtlı "547" numaralı kısımdan temin edilmiştir. Tez çalışması, iki bölümden oluşturulmuştur. Giriş bölümünde, eser hakkında genel bilgilere yer verilmiştir. Eserin, yazıldığı dönem ve Türk edebiyatı açısından taşıdığı önemden bahsedilmiştir. Birinci bölümde, Ali Nasûhî Bey'in hayatı, Divanı ve edebî şahsiyeti hakkında bilgilere yer verilmiştir. Hakkında pek fazla bir bilgi bulunmadığı için daha çok eserden yola çıkılarak şairi hakkında bilgiler verilmiştir. Bunun yanı sıra eser; nazım şekilleri, dil, üslup ve muhteva açısından incelenmiştir. Nasûhî Bey'in etkilendiği şairler ve yaşadığı dönemdeki genel edebiyat temayülü anlatılmıştır. İkinci bölümde, eserin transkripsiyonlu şekli metin halinde verilmiştir. Eserin önemi, Klâsik Türk edebiyatı geleneğinden farklı olan yönleri belirtilmiştir. Tez çalışmasının sonuna eserin daha iyi anlaşılması için tıpkıbasım eklenmiştir.
İktisat biliminde insan, sahip olduğu kısıtlı kaynakları kullanarak ihtiyaçlarını gidermeye çalışır. Bununla birlikte geçmişten günümüze refah seviyesini maksimum düzeye ulaştırmayı hedefleyen rasyonel bir canlı olarak görülmüştür. Ana akım iktisat teorilerinde ise her zaman rasyonel karar alan bir makine olarak tanımlanmıştır. Ancak günlük yaşamda insanın çevresel, sosyal, psikolojik faktörler gibi etmenlerden etkilendiği ve rasyonel hareket sergilemediği görülmektedir. Son yıllarda iktisat biliminin alt dalı olarak literatüre giren Davranışsal İktisat’a göre bireyler, aynı şartlar altında olsalar bile birbirlerinden farklı kararlar alır ve bazıları irrasyonel hareket gösterir. Bu tez çalışmasında davranışsal iktisat ve iktisat bilimindeki tarihsel süreç açıklanmıştır. Aynı zamanda tüketim ve tüketici davranışları tanımlanmış olup tüketici davranışlarını etkileyen faktörler davranışsal iktisat bağlamında tanımlanmıştır. Batman üniversitesi öğrencilerine yapılan anketten elde edilen verilerin istatistiksel analizi sonucunda tüketicilerin davranışlarının irrasyonel hareket barındırdığı belirlenmiştir.
Sanal para birimleri hem evrensel para birimi olma iddiaları hem de barındırdığı blok zincir teknolojisi ile son yılların en popüler finansal yeniliği olarak adından söz ettirmektedir. Özellikle türünün ilk ve en popüler örneği olan Bitcoin, ekonomik hayatta hızla yer edinmiş, günlük ticari işlemlerde kullanılmaya başlanmıştır. Alt yapısında barındırdığı dağıtık defteri kebir teknolojisi, merkezi bir otoriteye olan bağımlılığı ve güven zorunluluğu ortadan kaldırmış finansal özgürlük açısından yeni bir dönem başlatmıştır. Ekonomik ve bilimsel gelişmeler neticesinde gittikçe soyut bir yapıya bürünen para kavramı özellikle gelişmiş ekonomilerde daha soyut bir kavram haline gelerek yerini dijital paralara bırakmıştır. Ticari işlemlerin internet üzerinden yapılmasıyla başlayan evrimleşme süreci geleneksel ödeme yöntemlerinde köklü değişimler yaratarak yeni sistemler meydana getirmiştir. Bitcoin’in ekonomik birimler tarafından çabuk benimsenmesi ve artan talebi nedeniyle işlem hacminde meydana gelen yüksek artışlar finansal piyasaların dikkatini çekmiş, köklü yenilik yapmaya zorlamıştır. Evrensel para birimi olma potansiyeli itibari para birimlerini, dağıtık defteri kebir teknolojisi ise başta merkez bankaları olmak üzere aracı kurumları tehdit etmiş varlıklarını sorgulatmıştır. Bu kapsamda çalışmada sanal para birimleri ve Bitcoin alanındaki gelişmeler ele alınmış, finansal piyasalar üzerine olası etkileri incelenmiştir. Yapılan araştırmalar sonucunda Bitcoin ve sanal para birimlerinin barındırdığı teknolojik yeniliğin finansal sistem unsurlarını tehdit ettiği ve yeniliğe zorladığı ancak mevcut durumda itibari para birimlerinin yerini alma ve merkez bankası gibi düzenleyici kurumları devre dışı bırakması ihtimalinin zayıf olduğu görülmüştür.
Bu araştırmada üniversite öğrencilerinin boş zaman engelleri ve motivasyon düzeylerinin tespit edilmesi, demografik değişkenler açısından karşılaştırılması ve aralarındaki ilişkilerin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. İlişkisel tarama modelindeki araştırmada, Alexandris ve Carroll (1997) tarafından geliştirilen ve Gürbüz vd. (2012) tarafından Türkçeye uyarlanan Boş Zaman Engelleri Ölçeği ve Pelletier vd. (1991) tarafından geliştirilen Mutlu (2008) tarafından Türkçe’ye uyarlanan Boş Zaman Motivasyon Ölçeği, 317 gönüllü katılımcıya uygulanmıştır. Araştırma verilerinin değerlendirilmesinde istatistiki yöntem olarak frekans dağılımları ikili gruplar için T-testi çoklu gruplar için anova analizleri ve ilişkiyi belirlemek için pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar incelendiğinde katılımcıların boş zaman engellerine yönelik algıları ortalamanın üzerinde olduğu tesis eksikliği ile yeterli zaman bulma boyutlarından kaynaklandığı belirlenmiştir. Boş zaman motivasyon düzeylerinde yüksek özdeşim-içe atım ve bilmek başarmak boyutlarının daha belirgin olduğu tespit edilmiştir. Boş zaman engelleri ile boş zaman motivasyon düzeyleri arasında ilişki saptanamamıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular demografik değişkenler açısından değerlendirildiğinde her iki ölçek arasında cinsiyet ve yaş değişkenleri arasında anlamlı derecede farklılıklar belirlenmiştir.
Divân-ı Hümâyun, Osmanlı Devleti’nin kuruluş döneminden 17. Yüzyılın sonlarına değin önemini korumuştur. Nitekim devlet meselelerin görüşüldüğü bu kuruluşta; idari, askerî, hukukî, dinî ve ekonomi gibi pek çok konu burada ele alınarak karara bağlanmıştır. Divân-ı Hümâyunda halkın şikayetlerine de bir çözüm getirilmeye çalışılmış ve ilk etapta Şikayet Defterleri adı altında sonrasında Ahkam Defterleri adıyla kayıt altına alınması sağlanmıştır. Bu kayıtlardan Bosna’ya ait 8 Numaralı Ahkâm Defteri çalışma konumuz olup, 128 sayfa 249 hükümden oluşmaktadır. (H. 1229-1241 / M. 1813-1825) tarihlerde Bosna’nın sosyal hayatı hakkında önemli bilgiler veren bu defter, incelenerek bilim dünyasına kazandırılmak istenmiştir. Üç bölümden oluşan tezin birinci bölümünde Bosna tarihi, Osmanlının adalet anlayışı, Osmanlı toprak rejimi, vergi sistemi, defterde adı geçen vergiler, Ahkâm Defterleri ve son olarak 8 Numaralı Bosna Ahkâm Defteri ile alakalı bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde defterdeki hükümlerin transkripsiyonu mevcuttur. Üçüncü bölümde ise kişiler arasında alacak verecek meseleleri, tımarla ilgili problemler, sipahilerin halk üzerindeki zorbalıkları, müslim ve gayrimüslim halk arasındaki sorunların yanı sıra müslim ve gayrimüslimlere zarar verilmemesine yönelik tembihler, vakıflarla ilgili meseleler, vergi, miras, gasp, toprak meseleleri gibi konular değerlendirilerek, hükümlerle örneklendirilmiştir.
Nüfus, yeryüzünde sınırları belirli bir alanda, belirli bir zamanda bulunan insanların oluşturduğu toplam sayı olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde dünya ülkelerinin üzerinde durduğu önemli konulardan birisi de nüfustur.Osmanlı Devleti tarihi incelenirken, kaynakların başında arşiv belgeleri gelmektedir. Bu belgeler içerisinde yer alan nüfus defterleri de, insan, mekan, zaman unsurlarını birlikte taşıdığı için, sosyo-demografik özellikleri ve şehir tarihini aydınlatma konusunda vazgeçilmez niteliktedir.Osmanlı Devleti'nde XIX. yüzyıldan önce kaydedilmiş olan tahrir ve avârız defterleri demografik bir amaçla tutulmamıştır. Bu tahrirlerde esas tutulan birim, vergiyi ödeyecek olan hâne birimiydi. XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti'nde modern anlamda nüfus sayımları yapılmaya başlanmıştır. Sayım sırasında tutulmuş olan kayıtlarda, kişinin adı, lakabı, baba adı, yaşı, fiziki özellikleri, mesleği, resmi veya dini statüsü hakkında bilgiler yer almıştır.Burada inceleyeceğimiz Başbakanlık Osmanlı Arşivi'ndeki nüfus defterleri serisi içerisinde 3736 Numaralı Mardin Kazası nüfus defteridir. Bu çalışmada, 1835 yılında Mardin Kazası'nda ikamet eden Müslüman ve Gayrimüslim toplumların nüfusu ve nüfus hareketleri, görevli memurların isimleri ve kullandıkları unvanlar, göç ve nakiller hakkında ilk elden bilgi sahibi olma imkanı bulacağız. Yine bölgedeki mahalli idareciler; muhtarlar, imamlar, özürlüler, insanların meslekleri ve fiziksel özellikleri gibi bölgesel tarih yazımında önemli ayrıntılar yer almaktadır.
Tez Giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Ayrıca tezin sonuna lügatçe, şahıs, eser ve yer adları sözlüğü ve tıpkıbasım eklenmiştir. Giriş bölümünde, eser hakkında kısaca bazı bilgiler verdikten sonra eserin başlıklarını tablo şeklinde aktarılmıştır. Birinci bölümde, Muhibbî'nin hayatı ve edebî şahsiyeti hakkında bilgi verilmiştir. Muhibbî'nin hayatı ve edebî kişiliği hakkında bilgi bulunmadığından dolayı eserden hareketle bazı bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde, eserin telif sebebi ve ismiyle ilgili bilgiler verilmiştir. Daha sonra eserin muhteva özelliklerini, metinde kullanılan kaynaklar -ayetler, hadisler, tarihî şahsiyetler ve hadiseler- çerçevesinde açıklamaya çalıştık. Bu bölümde son olarak eserin dil ve üslup özelliklerini, eserden yola çıkılarak açıklanmıştır. Üçüncü bölümde metin tavsifi, metnin imlâ özellikleri ve metin çevirisi yapılırken izlenilen yol aktarılmıştır. Bu bölümde son olarak metnin çeviri yazısı verilmiştir. Metin içerisinde birçok kelime ve vezin hatasının olduğu belirlenmiştir. Eserin daha iyi anlaşılmasını sağlamak için lugatçe ile şahıs, eser ve yer adları sözlüğü ilave edilmiştir. Çalışma tıpkıbasımı eklenerek bitirilmiştir.
Bu çalışma mekan ve sinema arasındaki çok boyutlu ilişkiyi 2000’li yıllar sonrası Türk sinemasını merkez alarak incelemeye amaçlamaktadır. Mekan kavramı özü itibarı ile çok geniş bir çalışma alanına sahiptir. Bu noktada mekan kavramı değişen üretim ve tüketim ilişkileri bağlamında ele alınarak, gerçek mekanın uğramış olduğu değişim halinin sinemasal mekana olan etkilerini belirlemek için filmlerde kullanılan mekânsal kodlamalar analiz edilmiştir. Tezde belirlenen amaca ulaşmak için çalışma, dört ayrı bölüm üzerinden kurgulanmıştır. Birinci bölümde, mekan kavramı üzerinde durulmuştur ve mekanın uğramış olduğu değişimler kentsel mekanlarla desteklenmiştir. İkinci bölümde sinema ve mekan arasındaki ilişkiden yola çıkılarak 2000 sonrası Türk sinemasında mekan kullanımı incelenmiştir. Üçüncü bölümde sinemasal mekanın oluşum sürecinde filmdeki teknik unsurların (Kamera, Işık, Ses ve Kurgu) ne derece etki ettikleri detaylı bir okumaya tabi tutulmuştur. Tezin son bölümü olan dördüncü bölüm ise çalışmanın örneklem kısmını oluşturmaktadır. Sinemasal mekanın kullanım doğasını belirlemek için Türk sinemasında 2000’den sonra çekilmiş olan altı film ( Uzak, Beş Vakit, Fikret Bey, Bizim Büyük Çaresizliğimiz, Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikâyesi, Babamın Sesi,) 1997 yapımı (Masumiyet) ve Avrupa göçmen sinemasından bir film,( Duvara Karşı) Türkiye ve Türk Sineması ile kavramları birbiriyle örtüşen çeşitli acılar nedeniyle incelenmiştir. Belirlenen filmlerin seçilmesinde amaçlı örneklem kullanılmıştır. Filmlerin analizinde ise niteliksel içerik ve biçimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda gerçek mekanın uğramış olduğu değişimlerin sinemasal mekana yansıdığı görülmüştür.