
49
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Crepis foetida L. subsp. rhoeadifolia (M.Bieb.) Čelak (Asteraceae)'nın bazı Türkiye populasyonlarının karyotip ve akım sitometrik analizi
Asteraceae (Compositae) familyasının Cichorieae tribusunda yer alan Crepis L. cinsi, genel olarak Kuzey Yarım Kürede yayılış göstermekle birlikte, bazı türleri tropikal Doğu Afrika, Güney Afrika ve Batı Afrika'da bulunmaktadır. Dünya genelinde 200'ün üzerinde türe sahiptir ve ülkemizde ise 40 takson ile temsil edilmektedir. Bu çalışmada, Crepis cinsinin polimorfik türleri arasında yer alan Crepis foetida L. subsp. rhoeadifolia (M.Bieb.) Čelak.'ın ülkemiz florasındaki 7 populasyonunun (Trabzon, Ankara, Nevşehir, Erzurum, Ağrı, Van ve Şanlıurfa) ilk kez karyotip ve akım sitometrik analizleri yapılmıştır. Bu kapsamda, saha çalışmaları ile toplanan bitki materyalleri kullanılmıştır. Olgun akenlerin çimlendirilmesi sonucu elde edilen aktif kök uçları ve genç yapraklar kullanılarak karyotip ve akım sitometrik analizler yapılmıştır. Yapılan karyolojik çalışmalar sonucu, C. foetida subsp. rhoeadifolia'nın incelenen tüm populasyonlarında kromozom sayısının 2n = 2x = 10 olduğu, karyotiplerin ise metasentrik ve submetasentrik kromozomlardan oluştuğu tespit edilmiştir. Akım sitometrisi ile yapılan analiz sonucu nuklear DNA miktarının alttür içinde 3,72 ile 4,35 pg arasında, monoploid genom büyüklüğünün ise 1,86 ile 2,18 pg arasında değiştiği ortaya konulmuştur. Alttür içerisinde karyotipde küçük farklılıklar, nuklear DNA miktarında ise önemli ölçüde varyasyonlar tespit edilmiştir.
Lise biyoloji öğretim programlarının Cumhuriyetten günümüze değişimini etkileyen unsurlar ve analizleri
Bu araştırmada, eğitim politikaları ve bunları şekillendiren eğitim felsefeleri tarihi bir perspektiften incelenmiş ve bunların biyoloji öğretim programlarının içeriklerine ve uygulanışlarına yansımaları irdelenmiştir. Bunun yanında Cumhuriyetten günümüze kadar uygulanan biyoloji öğretim programlarının öğelerine dönük analizi yapılarak karşılaştırmalı bir değerlendirme yapılması amaçlanmıştır. Temelde bu amaçlara yönelik olarak yapılan bu çalışma genel olarak bir durum tespiti, sorunların ortaya konması ve önerilerin geliştirilmesine yöneliktir. Altı biyoloji öğretim programının (1924 Tabiiyat Öğretim Programı, 1935 Tabiiat Öğretim Programı, 1957 Tabiat Bilgisi Öğretim Programı, Modern Biyoloji Programı, 1985 ve 1998 Biyoloji Öğretim Programları) geliştirilip uygulandığı altı farklı dönemi baz alan bu araştırmada ilk alt başlıkta Biyoloji öğretim programlarının geliştirilmesinde ve değiştirilmesinde etkili olan süreçler irdelenmiştir. İkinci alt başlıkta ise, programların öğelerine dönük detaylı analizleri yapılmıştır. Son alt başlıkta ise, programların öğelerine dönük karşılaştırmalı analizleri yapılmıştır. Programların analiz edilmesi sırasında arşivlerdeki bilgiler, kamu dokümanları ve kişisel dokümanlardan yararlanılmış ve programın her öğesi ile ilgili geçmiş literatür ışığında program değerlendirme ile ilgili ölçütler takımı kullanılmıştır. Sonuçta; ait oldukları dönemlerin gerek iç ve gerekse dış politika, sosyal ve felsefi unsurlarının Biyoloji öğretim programlarının içeriklerine ve uygulanışlarına önemli etkileri olduğu tespit edilmiştir. Programların öğelerine dönük değerlendirmeleri ise 1924 Tabiiyat Öğretim Programı, Modern Biyoloji Programı ve 1998 Biyoloji Öğretim Programının göreceli olarak daha güçlü oldukları sonucuna varılmıştır. Daha önce geliştirilmiş ve uygulanmış biyoloji öğretim programlarını şekillendiren faktörleri ortaya koyması ve bu programların bir değerlendirmesini sunması bakımından bu ve benzeri çalışmalar günümüzdeki biyoloji eğitiminin durumunu anlamak ve gelecekteki biyoloji eğitimi standartlarını yükseltmek için önemlidir.
Liselerde sağlıklı beslenme ve obezite konularında öğrencilerin bilgi düzeylerinin değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı, sağlıklı beslenme ve obeziteye yönelik lise öğrencilerinin görüşlerinin ve tutumlarının değerlendirilmesi ve öğrencilerin görüşleri doğrultusunda tutum geliştirip geliştiremediklerinin incelenmesidir.Çalışmanın evrenini Yenimahalle ilçesinde düz Anadolu ve meslek lisesi olmak üzere 3 liseden 3.570 orta öğretim öğrencisi oluşturmuş, veriler Şubat ? Mart 2010 döneminde toplanmıştır. Araştırmanın örneklemi 357 olarak hesaplanmıştır. Ancak katılım hızını düşürebilecek etkiler düşünülerek örnekleme alınan birey sayısı 350 olarak belirlenmiştir. Belirlenen sınıflardaki tüm öğrenciler araştırma kapsamına alınmıştır.Lise öğrencilerinin % 70 oranında üzerlerinde zayıflama baskısı hissetmedikleri anlaşılmıştır. Lise öğrencilerinin yaklaşık % 51,7'si düzenli olarak üç öğün yemek yemediği belirlenmiştir. Abur cubur yeme, günde sadece tek büyük bir öğün yeme gibi sağlıksız beslenme davranışları ile bilgi düzeyleri kıyaslandığında önemli derecede farklılıklar tespit edilmiştir. Ayrıca beslenme konusunda ekonomik sorunların çok ciddi düzeyde bir problem teşkil etmediği de sevindirici bir gelişme olarak kaydedilmiştir.Sağlıklı beslenme konusunda eğitim almış kişiler ile almamış kişiler arasında tutum yönünden önemli düzeyde farklar tespit edilmiştir. Ancak lise öğrencileri gelişme ve büyüme çağında olduklarından öğrendikleri bu konuları yetişkinlik çağında daha fazla ihtiyaç duyacaklarından daha kalıcı bir eğitim ile ilgili öneriler sunulmuştur.
Ortaöğretim öğrencilerinin biyoloji dersi motivasyon düzeylerine biyoloji öğretmenlerinin sınıf yönetimi profillerinin etkisinin değerlendirilmesi
Bu araştırmanın temel amacı, ortaöğretim öğrencilerinin biyoloji dersi motivasyon düzeylerine biyoloji öğretmenlerinin sınıf yönetim profillerinin etkisinin değerlendirilmesini belirlemektir.Bu araştırmanın evrenini, 2009?2010 Eğitim-Öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı genel ortaöğretim okullarında öğrenim gören 9.,10.,11. ve 12. sınıf öğrencileri ve bu öğrencilerin biyoloji dersini veren biyoloji öğretmenleri oluşturmuştur. Örneklemini ise; Ankara ili merkez ilçelerine bağlı genel ortaöğretim okulları arasından basit tesadüfi yolla seçilmiş 9.,10.,11. ve 12. sınıf öğrencilerinden 3252 öğrenci ve bu öğrencilerin biyoloji dersini veren 110 biyoloji öğretmeni oluşturmuştur.Araştırmada verilerin toplanmasında ölçme aracı olarak Glynn ve Koballa (2006) tarafından hazırlanan ?Biyoloji Dersi Motivasyon Anketi? ve Kris (1996a) tarafından hazırlanmış olan ?Sınıf Yönetimi Profili Envanteri? kullanılmıştır.Araştırmada ölçme araçlarından elde edilen veriler SPSS 15.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde yüzde, frekans, bağımsız t-testi, tek yönlü varyans analizi, tek yönlü regresyon analizi ve pearson korelasyon katsayısı analizlerinden ve içerik analizinden yararlanılmıştır.Araştırma verilerinin değerlendirilmesiyle elde edilen genel sonuçlar şöyledir;1- Öğrencilerin ?orta? düzeyde biyoloji dersi motivasyon düzeyine sahip olduğu belirlenmiştir.2- Kız öğrencilerin motivasyon puanlarının erkek öğrencilerin motivasyon puanlarından daha yüksek olduğu saptanmıştır.3- Sınıf düzeyine göre yapılan değerlendirmede 11. sınıf öğrencilerinin biyoloji dersi motivasyonu, en yüksek değerlere sahipken, 9. sınıf öğrencilerinin biyoloji dersi motivasyonu en düşük değerlere sahiptir.4- Öğrencilerin biyoloji dersi motivasyonu, öğrencilerin genel akademik başarı düzeyleriyle doğru orantılı olduğu, başarı düzeyi yükseldikçe motivasyonlarının da arttığı görülmüştür.5- Kadın öğretmenlerin öğrencilerinin biyoloji dersi motivasyon düzeyinin biyoloji öğrenmede sorumluluk, biyoloji öğrenmede güven ve biyoloji sınavlarında endişe boyutları puanları erkek öğretmenlerin öğrencilerinin puanlarından yüksek bulunmuştur. Diğer yandan, erkek öğretmenlerin öğrencilerinin dışsal motivasyon puanları kadın öğretmenlerin öğrencilerinin puanlarından yüksektir.6- Öğretmenlerin kıdem düzeyine göre yapılan değerlendirmede, biyoloji dersi motivasyonu, ?15 yıl ve altı? kıdeme sahip öğretmenlerin öğrencilerinde en yüksek değerlere sahipken, ?16-20 yıl arası? kıdeme sahip öğretmenlerin öğrencilerinde en düşük değerlere sahiptir. Bu sonuç kıdemi yüksek olan öğretmenlerin öğrencilerini motive etmekte problem yaşadıklarını göstermektedir.7- Biyoloji öğretmenlerinin sınıf yönetimi profilleri dağılımının ?orta? düzeyde olduğu belirlenmiştir. Diğer taraftan, tespit edilen ortalamalara göre öğretmenlerin ?orta? düzeyde ?Otoriter Öğretmen?, ?Başıboş Öğretmen? ve ?Aldırmaz Öğretmen? davranışı gösterdikleri belirlenirken, ?yüksek? düzeyde ?Takdir Edilen Öğretmen? davranışı gösterdikleri anlaşılmaktadır.8- Kadın öğretmenlerin sınıf yönetimi puanları, erkek öğretmenlerden yüksektir. Diğer yandan kadın öğretmenler, takdir edilen, başıboş ve aldırmaz öğretmen davranışlarını erkek öğretmenlerden daha çok göstermektedir. Erkek öğretmenlerin otoriter öğretmen davranış puanları, kadın öğretmenlerden yüksek bulunmuştur.9- ?16-20 yıl arası? kıdeme sahip öğretmenlerin sınıf yönetimi ortalamaları en yüksek değerde bulunmuştur. En düşük sınıf yönetimi puanına sahip kıdem ise ?21 yıl ve üzeri? bulunmuştur. Ayrıca, ?16-20 yıl arası? kıdeme sahip öğretmenler takdir edilen, başıboş ve aldırmaz öğretmen davranışlarını diğer kıdem gruplarına göre daha sıklıkla göstermektedir. Otoriter öğretmen davranışını ise en yüksek sıklıkla ?21 yıl ve üzeri? kıdeme sahip öğretmenler sergilemektedir.10- ?Başıboş? sınıf yönetimi profiline sahip öğretmenlerin öğrencilerinin biyoloji dersi motivasyonu yüksek değerlerde bulunurken, ?Aldırmaz? sınıf yönetimi profiline sahip öğretmenlerin öğrencilerinin biyoloji dersi motivasyonu daha düşük düzeyde bulunmuştur.11- Öğrencilerin biyoloji dersi motivasyon puanları ile içsel motivasyon, biyoloji öğrenmeye ilgi, biyoloji öğrenmede sorumluluk, biyoloji öğrenmede güven boyutları arasında yüksek ve doğrusal bir ilişkinin varlığı tespit edilmiştir. Bunun yanında, öğrencilerin biyoloji dersi motivasyon puanları ile dışsal motivasyon boyutu puanları arasında orta düzeyde, öğrencilerin biyoloji dersi motivasyon puanları ile biyoloji sınavlarında endişe boyutu puanları arasında da düşük düzeyde ve pozitif bir ilişkiden bahsetmek mümkündür. Ayrıca, biyoloji sınavlarında endişe boyutu ile biyoloji öğrenmeye ilgi ve biyoloji öğrenmede sorumluluk boyutları arasındaki ilişkiler hariç, tüm boyutlar arasındaki ilişkiler istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur.12- Biyoloji öğretmenlerinin sınıf yönetimi profillerinin, öğrencilerin biyoloji dersi motivasyon düzeylerinin anlamlı bir yordayıcısı olmadığı anlaşılmaktadır. Bu sonuç, biyoloji öğretmenlerinin sınıf yönetimi profillerinin öğrencilerin biyoloji dersi motivasyon düzeylerine etkisinin olmadığını göstermektedir.
Beyin temelli öğrenme kuramına dayalı biyoloji eğitiminin akademik başarı ve tutum üzerine etkisi
Bu çalışma; Beyin Temelli Öğrenme Kuramı'na uygun olarak hazırlanan etkinliklerle oluşturulan öğrenme ortamının, geleneksel öğrenme ortamıyla karşılaştırıldığında; ortaöğretim 9. sınıf öğrencilerinin, biyoloji dersi ?hücrede madde alışverişi? konusunu öğrenme düzeylerine ve biyoloji dersi tutumları üzerine etkisini ortaya çıkarmak amacıyla yapılmıştır.Çalışmada ön test- son test kontrol gruplu deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. Çalışma grubu olarak 2007-2008 eğitim-öğretim yılında Ankara ili Çankaya ilçesi Anıttepe Lisesi'nde öğrenim görmekte olan 9. sınıf öğrencilerinden yansız atama yoluyla seçilen 9/A sınıfı deney grubu, 9/L sınıfı kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Çalışmanın başlangıcında deney ve kontrol grupları kişisel özellikleri ve ön bilgileri bakımından denkleştirilmiştir. Deney ve kontrol gruplarının her birinde 22 öğrenci bulunmaktadır.Araştırmada kullanılan veri toplama araçları: kişisel bilgiler anketi, hücrede madde alışverişi başarı testi, tutum ölçeği ve öğrenci görüş anketidir. Bu araçlardan elde edilen verilerin analizi SPSS paket programında; bağımsız gruplar için t-testi, bağımlı gruplar için t-testi ve yüzde-frekans işlemleri kullanılarak yapılmıştır. Analiz sonucunda, hücrede madde alışverişi konusunun beyin temelli öğrenme etkinlikleriyle işlendiği deney grubunun, konunun geleneksel öğretimle işlendiği kontrol grubuna göre daha başarılı olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca bu yöntemle, öğrencilerin biyoloji dersine karşı tutumlarında herhangi bir farklılığın oluşmadığı; ancak öğrencilerin etkinliklerle ders işlemeyi sevdiği sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Beyin Temelli Öğrenme, Biyoloji Öğretimi, Başarı, Tutum
İlköğretim 4. sınıf fen ve teknoloji dersi iskelet ve kas sistemi konusunun laboratuar yöntemi ile işlenmesinin öğrenci başarısına etkisi
Araştırmada, Fen ve Teknoloji dersi Biyoloji konularının öğretiminde hangi öğretim yöntem ve tekniklerini kullanılması ile daha fazla başarı elde edilebileceği araştırılmıştır.Araştırmanın örneklemini Ankara ili Kazan ve Güdül ilçesindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilköğretim okullarında öğrenim gören 114 öğrenci oluşturmaktadır. Biyoloji konularının öğretiminde hangi öğretim yönteminin daha fazla başarı sağlayabileceğini tespit etmek için araştırmacı tarafından geliştirilen başarı testi kullanılmıştır. Araştırmada ön test son test kontrol gruplu desen kullanılmıştır Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde yüzde, frekans ve ?t? testi kullanılmıştır.Araştırma sonucu elde edilen bulgulara göre:Laboratuar yönteminin kullanıldığı deney grubu ile geleneksel öğretim yöntemi kullanılan kontrol grubu arasında anlamlı bir başarı farkı tespit edilmiştir. Laboratuar yönteminin biyoloji konularının öğretiminde kullanılması Fen ve Teknoloji dersindeki başarıyı arttırmaktadır.Anahtar Kelimeler: Biyoloji Eğitimi, Öğretim Yöntemleri, Fen ve Teknoloji, Laboratuvar Yöntemi
Öğretmenlik mesleği dışında kamu kurumlarında görev yapan eğitim fakültesi fen alanı mezunlarının bölüm bilgilerinin iş hayatlarına ve günlük yaşantılarına etkisi
Araştırmada öğretmenlik mesleği dışında kamu kurumlarında görev yapan eğitim fakültesi fen alanı mezunlarıyla yapılan görüşmeler doğrultusunda, mezunların aldıkları bölüm bilgilerinin iş hayatlarına ve günlük yaşantılarına etkisi araştırılmıştır.Araştırmanın evrenini, öğretmenlik mesleği dışında kamu kurumlarında görev yapan eğitim fakültesi fen alanı mezunları oluşturmaktadır. Evreninin tümüne ulaşmak hem olanaksız hem de gereksiz olduğundan; evrenin sınırlılıkları şöyle belirlenmiştir. Araştırmanın kapsamına; Ankara ili merkez ilçelerinde öğretmenlik mesleği dışında kamu kurumlarında görev yapan eğitim fakültesi fen alanı mezunları örnekleme alınmıştır. Ankara ilinde 10 farklı kamu kurumunda toplam 36 mezun ile görüşme yapılmıştır. Araştırmada verilerin toplanmasında görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formu ile elde edilen bilgiler belirtke tablosu şeklinde verilmiş, mezunların vermiş oldukları cevaplar tasnif edilmiş, frekans ve yüzde olarak ortaya konulmuştur. Ölçeğin geçerlilik ve güvenirlik kontrolü yapılmıştır. Veri toplama aracının geçerliliği için uzman görüşleri alınmış, güvenirliği için ise program geliştirme alanında iki uzman tarafından ayrı ayrı kodlanmış, ardından kodlar karşılaştırılmış ve kodlayıcılar arası tutarlılık hesaplaması yapılmıştır. Bu değerin ise 0,75 olduğu görülmüştür.Araştırma sonucunda1)Mezunların öğretmenlik mesleği dışında yapmakta oldukları işte, aldıkları bölüm bilgilerini kullanmakta oldukları, yani etkisinin olduğu ortaya çıkmıştır.2)Kullanılan alan, formasyon ve genel kültür bilgilerinin düzeyleri, yapılan göreve göre değişiklik göstermektedir.3)Alınan bölüm bilgilerinin iş hayatına etkisi, branşlara göre değişiklik göstermemektedir.4)Mezunların bölüm bilgilerinin günlük yaşantılarına etkisinin olduğu tespit edilmiştir.5)Günlük yaşantılarında kullanılan bölüm bilgilerinin etkisi branşlara göre değişiklik göstermemektedir.Araştırma sonunda ortaya çıkan sorunlara dayalı olarak araştırmacı tarafından ortaya konulan önerilere yer verilmektedir.
Alg biyoteknolojisinde proje tabanlı öğrenme yaklaşımının öğrencilerin akademik başarı, tutum ve görüşlerine etkisi
Bu çalışma, `Alg Biyoteknolojisi' konusunda proje tabanlı öğrenme yaklaşımının lise 2. sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına, tutumlarına ve görüşlerine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada öğrencilerin akademik başarılarını ölçebilmek için bir akademik başarı testi, tutumlarını ölçebilmek için bir tutum ölçeği, alg biyoteknolojisi ile ilgili görüşlerini belirleyebilmek için ise bir görüşler anketi geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Araştırma 2006-2007 öğretim yılı birinci döneminde Ankara İli, Keçiören İlçesi, Özel Çağrı Okulları öğrencileri üzerinde yapılmıştır. Random yoluyla oluşturulan örneklem gruplarından 10/A sınıfı deney grubu, 10/B sınıfı ise kontrol grubu olarak seçilmiştir. Araştırmada, deneysel yöntem kullanılmıştır. Deneysel araştırma yönteminin, eşit olmayan ön test?son test kontrol gruplu deseni kullanılmıştır. Araştırma öğrenci sayısı açısından denk olmayan iki grupta, deney grubu (n=21) ve kontrol grubu (n=16); toplam 37 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Deney grubuna iki hafta boyunca alg biyoteknolojisi konusu proje tabanlı öğrenme yaklaşımına göre işlenmiştir. Kontrol grubunda ise iki hafta boyunca alg biyoteknolojisi konusu geleneksel öğrenme yaklaşımına göre işlenmiştir. Araştırmada, niceliksel araştırma veri analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmaya katılan gruplara, akademik başarı testi, tutum ölçeği ve görüşler anketi deneysel işlem öncesi ön test ve işlem sonrası son test olarak uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde ortalamalar arasındaki farkları ortaya koymak amacıyla `t-testi' kullanılmıştır. İstatistiksel işlemler SPSS 11.0 programında yapılmıştır. Elde edilen verilerin anlamlı olup olmadıkları .05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen verilere dayanarak alg biyoteknolojisi konusunda proje tabanlı öğrenme yaklaşımının uygulandığı deney grubu öğrencileri ile geleneksel öğrenme yaklaşımının uygulandığı kontrol grubu öğrencilerinin denel işlem sonrasında başarıları arasında istatistiksel olarak deney grubu lehine anlamlı bir farkın olduğu görülmektedir. Buna rağmen, denel işlem sonrasında alg biyoteknolojisi konusunda proje tabanlı öğrenme yaklaşımının uygulandığı deney grubu öğrencileri ile geleneksel öğrenme yaklaşımının uygulandığı kontrol grubu öğrencileri arasında alg biyoteknolojisi konusuna karşı tutum ve görüşleri açısından anlamlı bir farklılığın olmadığı görülmüştür.
?alternatif ölçme ve değerlendirme metotlarından grid, tanılayıcı dallanmış ağaç ve kavram haritaları'nın biyoloji öğretiminde uygulanması?
Bu araştırma, eğitim sistemimizdeki anlayış değişikliklerinin ortaya çıkmasına bağlı olarak; ölçme ve değerlendirme yöntemlerinde de değişiklikler olması gerektiği düşüncesiyle yapılmıştır. Bu araştırma; Kavram haritası, Grid ve Dallanmış Ağaç gibi metotların alternatif ölçme ve değerlendirme yöntemleri olarak ortaöğretim dokuzuncu sınıf biyoloji dersi konularında uygulanabilirliği ve öğrenci başarısına katkısı ekseninde yürütülmüştür.Araştırmaya ait uygulamalar 2006-2007 eğitim öğretim yılı içerisinde Ankara ili Kazan ilçesindeki Kazan Çok Programlı Lisesinde 60 öğrenci üzerinde uygulanmıştır. Araştırmanın örneklemini temsil edecek olan, birbirine denk deney ve kontrol grupları seçilmiştir. Bu denkliği gösterebilmek için her iki gruba seviye belirleme testi uygulanmıştır. Kontrol grubunu oluşturan öğrencilere klasik metotlarla ölçme ve değerlendirme yapılmıştır. Deney grubuna derslerin işlenişi sırasında kavram haritaları, grid ve dallanmış ağaç uygulamaları yapılmıştır.Araştırma süresince elde edilen verilerin değerlendirilmesinde SPSS (Statical Package for Social Science) istatistik programı kullanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarının notları arasında fark olup olmadığı T testi ile kontrol edilmiştir. Araştırmada anlamlılık düzeyi 0,5 olarak kabul edilmiştir.Araştırma sonucu elde edilen veriler ve bunların istatistikî analizi neticesinde alternatif ölçme ve değerlendirme tekniklerinin biyoloji konularına uygulanabildiği ve öğrenci başarısına katkıda bulunduğu gösterilmiştir.
Yeni lise 1 (2005) biyoloji dersi öğretim programının öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre değerlendirilmesi
Bu arastırma 2005?2006 egitim ögretim yılında uygulamaya konulan yeni Lise 1. Sınıf (2005) Biyoloji Dersi Ögretim Programı'nın ögretmen ve ögrenci görüsleri dogrultusunda degerlendirilmesini amaçlamıstır. Arastırma 2005?2006 ögretim yılında Ankara iline baglı ilçelerdeki orta ögretim kurumlarında yer alan 55 biyoloji ögretmeni ve 160 ögrenci üzerinde yapılmıstır. Arastırmada ögretmenlere program hakkında genel sorular sorulmus ve yeni ögretim programında meydana gelen aksaklıklar tespit edilmeye çalısılmıstır. Programın basarıya ulasmasında ögrencilerin ögrenmeye hazır bulunusluk seviyesinin önemi göz önüne alınarak ögrencilere biyoloji ile ilgili tutumlarını belirleyici sorular yöneltilmistir. Ögretmen anketi 22, ögrenci anketi 20 sorudan meydana gelmistir. Ögretmenlerin ve ögrencilerin görüsleri: grup sayısı iki oldugunda ?t? testi ile grup sayısı ikiden fazla oldugunda tek yönlü varyans analizi ile 0,05 anlamlılık düzeyinde test edilmistir. ?F? degerinin anlamlı oldugu durumlarda farkın hangi gruplardan kaynaklandıgını tespit etmek için Scheffe testi uygulanmıs ve varyans 0,05 manidarlık düzeyinde test edilmistir. Sonuç olarak ögretmenler ve ögrenciler programda yer alan aksaklıkları belirtmisler ve aksamaların giderilmesi için yazar ile birlikte önerilerde bulunmuslardır.
Biyoloji öğretmeni adaylarının çevre kavramları ile ilgili algılamalarının değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı biyoloji öğretmeni adaylarının ?sera etkisi?, ?ozon tabakası?, ?asit yağmurları? ve ?biyolojik çeşitlilik? kavramları ile ilgili algılamalarını araştırmaktır. Çalışma verilerinin toplanmasında anket ve görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2005-2006 Eğitim Öğretim yılı Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, Orta Öğretim Fen ve Matematik Alanları Eğitimi Bölümü, 152 Biyoloji Öğretmenliği Anabilim Dalı öğrencisi oluşturmaktadır. Çevre ile ilgili bu kavramlarının öğrenciler tarafından algılanma düzeylerinin belirlenmesi amacı ile literatürden yararlanılarak araştırmacı tarafından bir anket geliştirilmiştir. Anketlerin uygulanmasından sonra her sınıftan 5 öğrenci olmak üzere toplam 25 öğrenci ankette yer alan kavramlarla ilgili görüşmeler yapmak üzere seçilmişlerdir. Nicel verilerin analizinde öğrencilerin her bir anket maddesi için verdikleri cevapların sınıflara göre yüzde ve frekans dağılımları hesaplanmıştır. Ayrıca çevre ile ilgili dersleri alan öğrencilerle (4. ve 5. sınıf), almayan öğrencilerin (1., 2. ve 3. sınıf) anket maddelerinin her biri için verdikleri cevapların dağılımları arasında istatistiksel olarak farklılık olup olmadığını belirlemek amacıyla X2 (Kay-kare) testi analizi yapılmıştır. Her bir anket maddesi için verilen cevapların nedenleri görüşmelerde yer alan öğrencilere ait veri kesitleri ile açıklanmıştır. Ayrıca görüşme iii verileri içerik analizi tekniği ile analiz edilmiştir. İçerik analizi sonucunda görüşmeye katılan her öğrencinin belirlenen temalara göre bilimsel olarak kabul edilen ya da yanlış kavramaları tablolaştırılmıştır. Analizler sonucunda öğrencilerin çalışmada ele alınan kavramlarla ilgili bazı yanlış kavramalarının olduğu tespit edilmiştir. Çevre ile ilgili dersleri alan öğrencilerin bazı anket maddelerinde dersleri almayan öğrencilerden daha fazla bilgiye sahip oldukları fakat çevre dersleri almayan öğrencilerle bazı benzer yanlış kavramalarının olduğu belirlenmiştir.
Öğrenme halkası modelinin biyoloji öğretmen adaylarının, difüzyon ve osmoz konularını öğrenmeleri, biyoloji öğretimine yönelik özyeterlik inançları ve tutumları üzerine etkileri
Bu araştırmada, öğrenme halkası modelinin biyoloji öğretmen adaylarının, difüzyon ve osmoz konularını öğrenmeleri, biyoloji öğretimine yönelik özyeterlik inançları ve biyoloji öğretimine karşı tutumları üzerine olan etkileri geleneksel öğretim yöntemiyle karşılaştırılarak incelenmiştir. Çalışmanın örneklemini 2005- 2006 öğretim yılında Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği Anabilim Dalı'nda öğrenim gören 33 beşinci sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Deney grubu 15 öğrenci, kontrol grubu ise 18 öğrenciden oluşmuştur. Araştırmada yarıdeneme modellerinden biri olan eşitlenmemiş kontrol gruplu model kullanılmıştır. Veri toplama araçları olarak Difüzyon-Osmoz Kavram Testi, Bilimsel İşlem Beceri Testi, Biyoloji Öğretimine Yönelik Özyeterlik İnanç Ölçeği ve Biyoloji Öğretimine Karşı Tutum Ölçeği uygulanmıştır. Veri analizinde bağımsız t-testi ve çok değişkenli varyans analizi (MANOVA) kullanılmıştır. Analiz sonuçları, öğrenme halkası modelinin biyoloji öğretmen adaylarının difüzyon ve osmoz konularını anlamaları üzerine etkisinin anlamlı olduğunu, biyoloji öğretimine yönelik özyeterlik inançları ve biyoloji öğretimine karşı tutumları üzerine etkilerinin ise anlamlı olmadığını göstermiştir.
2000-2006 yılları arasında öğrenci seçme sınavında çıkan biyoloji sorularının konulara göre dağılımı ve orta öğretimden yüksek öğretime geçişte biyoloji özelinde yaşanan sorunlar
Bu çalışmada 2000- 2006 yılları arasında Öğrenci Seçme Sınavlarında sorulan biyoloji sorularının konulara göre dağılımı, müfredata uygunluk durumu, sınıflara göre dağılımı ve orta öğretimden yüksek öğretime geçişte biyoloji özelinde yaşanan başarısızlığın sebepleri araştırıldı. Belirlenen yıllarda çıkan sorular incelendi ve bunların 9, 10 ve 11. sınıflara göre dağılım yüzdesi hesaplandı. Sorunların ve başarısızlık nedenlerinin kökenine inmek amacıyla Ankara ilinde iki özel dershane ile dört liseyi kapsayan bir anket çalışması yapıldı. Çalışmanın evrenini ilgili dershane ve okullarda bulunan 445 öğrenci ile 28 biyoloji öğretmeni oluşturdu. Bu araştırma kapsamında öğretmen ve öğrencilere uygulanmak için anket formları kullanıldı. Araştırmada anlamlılık düzeyi 0,27 olarak bulundu. Değerlendirme sonucunda ÖSS biyoloji sorularının milli eğitim müfredatı ile örtüştüğü, öğrencilerin biyoloji dersini başarmakta zorlandıkları tespit edildi. Biyoloji özelinde yaşanan sıkıntıların ortadan kaldırılması için orta öğretim iii kurumlarındaki ders saati sayısının arttırılması, öğrencilerin derste aktif olmasının sağlanması, öğretmenlerin ders sonunda ÖSS'ye yönelik ek çalışmalar yaptırması, ÖSS'de biyoloji soru sayısının arttırılması, konuların görsel materyaller kullanılarak anlatılması, biyolojinin öneminin ve günlük hayattaki yerinin öğrencilere kavratılması gibi önerilerde bulunuldu.
İnsan kolon kanseri hücrelerinde irinotekanın antiproliferatif ve apoptotik aktivitesi üzerine genisteinin etkisinin araştırılması
Kanser, günümüzde en tehlikeli ve hızlı yayılan hastalıklardan birisidir ve dünya üzerindeki en önemli ölüm sebepleri arasında yer almaktadır. Kanserin klinik tedavisinde kullanılan kemoterapotik ve radyoterapotik ajanlar ciddi yan etkilere sahiptir. Bu ajanların bitkisel bileşiklerle kombine olarak kullanımları yan etkilerin azaltılmasını veya ortadan kaldırılmasını ve düşük dozlarda daha etkin olmalarını sağlayabilmektedir. Bu çalışmada, anti-kanser etkinliğe sahip bitkisel bir etken madde olan genisteinin, kanserin klinik tedavisinde kullanılan ve ciddi yan etkilere sahip bir ilaç olan irinotekan ile kombinasyonunun sinerjistik etkinliğinin insan kolon kanseri hücreleri üzerinde araştırılması ve bu kombinasyonun sinerjistik etkisinin apoptotik yolaklarda görevli olan proteinlerin ekspresyonları üzerine etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Kolon kanseri hücre hatları (HT-29 ve Caco-2) artan dozlarda genistein ve irinotekan ile tedavi edildi ve IC50 dozları belirlendi. Hücre canlılığı ve koloni oluşumu deneyi ile genistein ve irinotekan kombinasyonunun antiproliferatif etkinliği araştırıldı. Genistein ve irinotekanın etkin dozlarının kombinasyonu ile tedavi edilen hücrelerde ortaya çıkan ROS seviyeleri DCFD-A analizi ile ve migrasyon yara iyileşmesi deneyi ile değerlendirildi. Bu kombinasyonun apoptotik sinyal yolaklarındaki proteinlerin ekspresyonları üzerine olan etkileri Western blot yöntemi ile analiz edildi. Bulgular ışığında, genisteinin irinotekan ile kombinasyonunun terapötik etkilerinin önemli düzeyde antikanser etki gösterdiği ve sinerjistik etkileşime sahip olduğu ortaya konulmuştur. Bu araştırmada elde edilen bulgular, apoptozu yüksek seçicilik ve etkinlikte indükleyen, minimal toksik etkili olan tedavilerin geliştirilmesine genisteinin katkı sunabileceğini düşündürmektedir.
Biyoloji öğretmeni adaylarının şifalı bitkilerle ilgili bilgi düzeylerinin tespit edilmesi ve görsel materyaller kullanılarak yapılan öğretimin bunun üzerine etkisinin araştırılması
Tez Adı:Biyoloji öğretmeni adaylarının şifalı bitkilerle ilgili bilgi düzeylerinin tespitedilmesi ve görsel materyaller kullanılarak yapılan öğretimin, bunun üzerine etkisininaraştırılmasıYazar Adı: Murat AKTAŞÖZETBu çalışma ile biyoloji öğretmeni adaylarının şifalı bitkiler hakkında bilgidüzeylerinin tespit edilerek, buna görsel öğretim materyalleri kullanılarak yapılanöğretimin etkisi araştırılmıştır. Gazi Eğitim Fakültesi ve Hacettepe Eğitim FakültesindeBiyoloji Öğretmenliği öğrenimi gören 90 öğrenci ile çalışılmıştır.bitkiler konusunun öğretilmesinde farklı öğretim yöntemlerininŞifalıuygulanmasından önce, Mantıksal Düşünme Yeteneği Testi ve Şifalı Bitkiler Başarı Testiön test olarak uygulanmıştır.Araştırmacı tarafından hazırlanan başarı testiningüvenilirliğini tespit etmek için ?Cronbach Alfa? güvenilirlik ölçütü kullanılmıştır.Şifalı bitkiler konusu kontrol grubunda düz anlatım yöntemi ile, deney gruplarındaise görsel öğretim yöntemi ile işlenmiştir. Derslerin işlenmesinden sonra Şifalı BitkilerBaşarı Testi hem kontrol grubuna hem de deney gruplarına son test olarak uygulanmıştır.Elde edilen veriler SPSS paket programından faydalanılarak hipotezlerdoğrultusunda değerlendirilmiştir. Kontrol ve deney gruplarının mantıksal düşünmeyetenek testi ve ön test puanlarının belirlenmesinde Kruskal Wallis Testi kullanılırken, ikifarklı öğretim yöntemi açısından, kontrol ve deney grubunda bulunan öğrencilerin ŞifalıBitkiler Başarı Testi ön testleri arasında, son testleri arasında ve ön test-son test puanfarkları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olup olmadığını tespit etmekmaksadıyla ?Wilcoxon şaretlenmiş Sıra Sayıları Testi? kullanılmıştır.Deney 1 ve deney 2grubu öğrencilerinin başarı puanlarının karşılaştırılmasına ilişkin ?Mann Whitney U-Testi? kullanılmıştır.Değerlendirmeler sonucunda görsel materyaller kullanılarak yapılan öğretimyönteminin uygulandığı deney grubu öğrencilerinin son test puanlarının, düz anlatımyönteminin uygulandığı kontrol grubu öğrencilerinin son test puanlarından anlamlıdüzeyde yüksek olduğu saptanmıştır.Anahtar Kelimeler : şifalı bitki, düz anlatım yöntemi, görsel öğretim yöntemi
Melen çayı (Düzce-Adapazarı) bentik algleri ve yoğunluğundaki mevsimsel değişim
Melen Çayı bentik alg florası, seçilen 6 istasyonda 2003 Mayıs ve2004 Ekim tarihleri arasında incelenmiştir. Çalışmanın içeriği dahaçok tür kompozisyonları ve organizma yoğunluklarındaki mevsimseldeğişim üzerinedir. Flora da Bacillariophyta, Cyanophyta,Euglenophyta, Chlorophyta ve Dinophyta bölümlerine ait toplam 241tür tespit edilmiştir. Tür çeşitliliği açısından Bacillariophyta veEuglenophyta grupları daha zengindir. Organizma yoğunluğubakımından ise Bacillariophyta grubu dominant, Cyanophyta üyelerisubdominanttır. Flora, mevsime bağlı olarak yaz ve sonbahar başındaartmış, kış aylarında azalmıştır. Bu değişmede ışık, akıntı hızı, tuzluluk,bulanıklık ve sıcaklık gibi fiziksel ve kimyasal faktörler büyük roloynamıştır.Bilim Kodu : 4010502Anahtar kelimeler : Melen Çayı, Alg, Mevsimsel DeğişimSayfa Adedi : 103Tez Yöneticisi : Prof. Dr. Kazım YILDIZ
Canlıların çeşitliliği ve sınıflandırma ünitesindeki kavramların öğretilmesinde uygulanan düz anlatım ve görsel (yapılandırma) yöntemlerin etkilerinin karşılaştırılması
ÖZET Bu çalışma ile "Canlılığın Çeşitliliği ve Sınıflandırma" konusunun öğretilmesinde düz anlatım ve görsel yöntemlerinin(yapılandırıcı eğitim) öğrencilerin öğrenmelerine etkisi araştırılmıştır. Araştırma Keçiören Lisesi Süper Lise kısmı 1. sınıf A ve C şubeleri ile, İncirli Lisesi 1. sınıf A şubesi öğrencileri ile çalışılmıştır. "Canlıların Çeşitliliği ve Sınıflandırma" konusunun öğretilmesinde farklı öğretim yöntemlerinin uygulanmasından önce, tüm grupların (2 deney, 2 kontrol) zihinsel gelişim seviyelerinin ve bu konu hakkında sahip oldukları önbilgilerin belirlenmesi amacıyla Mantıksal Düşünme Yeteneği Testi ve Canlıların Çeşitliliği ve Sınıflandırma Başarı Testi öntest olarak uygulanmıştır. Kontrol gruplarında "Canlılığın Çeşitliliği ve Sınıflandırma" konusu düz anlatım yöntemi ile, deney gruplarında ise yapılandırıcı eğitim yöntemi ile işlenmiştir. Deney ve kontrol grupları ile derslerin işlenmesinden sonra Canlıların Çeşitliliği ve Sınıflandırılması Başarı Testi hem deney hem de kontrol gruplarına sontest olarak uygulanmıştır. Elde edilen veriler, SPSS paket programında bağımsız gruplar için t-testi, bağımlı gruplar için t-testi ve ANCOVA kullanılarak test edilmiştir. Veri analizi sonucunda görsel yöntemlerin uygulandığı deney gruplarının "Canlılığın Çeşitliliği ve Sınıflandırma" konusunu düz anlatım yöntemiyle işleyen kontrol gruplarından daha başarılı oldukları görülmüştür. Anahtar kelimeler: Biyoloji Eğitimi, Yapılandırıcı Eğitim Yöntemi, Düz Anlatım Yöntemi
Ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin nükleer konulardaki bilgi birikimi
Bu araştırmanın amacı; Ortaöğretim Kurumlarında görev yapanöğretmenlerin, nükleer konulardaki bilgi birikimini saptamaktır.Araştırma evrenini; İstanbul ve İzmir illerinde bulunan Milli EğitimBakanlığı'na bağlı ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenleroluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu ise; İstanbul'un Beşiktaş ve Fatih,İzmir'in Buca ve Bergama ilçelerinde bulunan ortaöğretim kurumlarında görevyapan toplam 434 öğretmeni kapsamaktadır. Bu çalışma 2003-2004 öğretim yılıbahar döneminde gerçekleştirilmiştir.Bu araştırma bulgularından elde edilen sonuca göre; genel olarak,ortaöğretimde görev yapan öğretmenlerin nükleer konularda yeterli bilgi birikiminesahip olmadığı ve Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'nun görevlerinden biri olannükleer konularda halkın bilgilendirilmesi hususunda bu kuruma çok fazla görevdüştüğü anlaşılmaktadır. Özellikle; nükleer teknolojinin kullanım alanları,radyasyon ve etkileri, doğal radyasyon kaynakları, radyasyondan korunma yolları,TAEK'in tanıtımı ve görev kapsamı, nükleer santraller, nükleer reaktör kazaları verisk analizleri konularında orta öğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerinbilgilendirilmesi gereği ortaya çıkmıştır.Ortaöğretimde görev yapan öğretmenlerin nükleer alandaki bilgi birikimleri,bazı konularda, cinsiyetlerine göre anlamlı farklılıklar göstermektedir. Bayanöğretmenler, yaşam boyunca en riskli olanın nükleer reaktör kazaları olduğu,ülkemizin gelecekteki enerji probleminin çözümünde doğal gaz santrallerin en iyialternatif olduğu, nükleer santrallerin en tedirgin edici yönünün kaza ihtimali veatıkların yanısıra depremde yıkılması olduğu konularında erkeklere göre daha farklıdüşüncelere sahiptir ve bu fark anlamlıdır. Türkiye'de nükleer güç reaktörünün varolduğu konusunda ise, erkek öğretmenlere göre daha fazla bilgi birikimine sahiptir.Ortaöğretim Kurumlarında görev yapan ve fakülte mezunu olanöğretmenlerin, doğal radyasyon kaynakları ve radyoaktif madde sembolü konusundayüksek okul mezunlarına göre daha fazla bilgiye sahip olduğu saptanmıştır.Bergama'da görev yapan öğretmenlerin, nükleer teknolojinin ülkemizdekikullanım alanları ve ortada bırakılmış ve üstünde radyoaktif madde işareti bulunanbir malzeme gördüklerinde Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'nu arayacaklarıkonusunda diğer ilçelerde görev yapan öğretmenlere göre daha bilgili olduğu ortayaçıkmıştır. Ayrıca Türkiye'de nükleer santral kurulması en uygun yer konusunda da,diğerlerinden farklı olarak, İç Anadolu Bölgesini (özellikle Konya) belirtmişlerdirve bu fark anlamlı bulunmuştur. Radyoaktif madde sembolü ve Türkiye'de bulunannükleer güç reaktörleri konusunda ise Fatih'te görev yapan öğretmenler diğerlerinegöre daha fazla bilgiye sahiptir. Ayrıca yine diğerlerinden farklı olarak, ülkemizdekienerji açığının kapatılması için çözümün nükleer santraller kurmak olduğunudüşünmektedirler. Doğal radyasyon kaynakları konusunda ise Beşiktaş'ta görevyapan öğretmenler diğerlerine göre daha fazla bilgi birikimine sahiptir. Ayrıcanükleer santrallerin en tedirgin edici yönü olarak, yine diğerlerinden anlamlı birfarkla, kaza ihtimali ve atıklar konusunu çok daha riskli görmektedirler. Beşiktaş'tagörev yapan öğretmenlerin ülkemizdeki nükleer santrallere ilişkin bilgi düzeyleriise, diğerlerine göre daha azdır. Bu konuda bilgi birikimi en yüksek ve yeterliöğretmenler, Buca'da görev yapanlardır.Bu araştırma ile varılan önemli bir başka sonuç ise, nükleer teknoloji veuygulamaları konusunda yetersiz, yanlış ve saptırılmış bilgi birikimine rağmen,öğretmenlerimizin, elektrik enerjisi üretim seçenekleri içinde nükleer enerjiyeoldukça büyük bir önem verdiğidir.Anahtar Kelimeler: Eğitim, ortaöğretim, öğretmenler, nükleer teknoloji.
Liselerde çevreye karşı duyarlılığın oluşturulmasında çevre eğitiminin önemi
Bu araştırmada lise öğrencilerinin çevreye karşı duyarlılık derecelerinin, öğrencilerin çevreye karşı tutum ve duyarlılıklarında çevre eğitinıinin yerinin saptanması ile lise düzeyinde çevre eğitimi için neler yapılabileceğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada Ankara ili merkez ilçesindeki lise öğrencilerine bir değerlendirme anketi uygulanmıştır.Anket üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kişisel üç soru ile lise öğrencilerinin çevreye ve çevre sorunlarına karşı ilgilerini belirlemeyi amaçlayan sorular, ikinci bölümde çevre ile ilgili kavramlar bilgisi sorulan, üçüncü bölümde ise öğrencilerin çevre ve çevre sorunlarına karşı tutumlarım saptamayı amaçlayan bir tutum ölçeği yer almaktadır. Anket sorularına verilen cevaplar değerlendirilmiş, yüzde ve frekansları hesaplanarak veriler tablolaştınlmış ve bulgular yorumlanmıştır. Ayrıca öğrencilerin çevreye karşı tutumlannm yaşlarına ve cinsiyetlerine göre farklılık gösterip göstermediğinin tesbit edilmesi amacıyla "t" testi ve LSD testi uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda öğrencilerin çevreye, çevre sorunlarına duyarlılıklarmm orta seviyede olduğu ve öğrencilerin kavram sorularına verdikleri yanıtların doğruluklarımn orta seviyede olduğu belirlenmiştir. Ayrıca çevreye karşı tutumlanmn cinsiyete göre farklılık göstermediği yaşlara göre ise farklılığın görüldüğü ve öğrencilerin yaşlarının büyümesi ile çevreye karşı daha olumlu tutum sergiledikleri tesbit edilmiştir.
Orta öğretim 10. sınıf biyoloji müfredat programında yer alan bitkisel dokular konusunun öğrenciler tarafından kavranma dereceleri (Ankara ili örneği)
ÖZETBiyoloji eğitiminde, bitkisel dokular konusunun ve konu içinde geçenkavramların yeterince anlaşılamadığı ve öğrencilerin tek başarı yolu olarakezberlemeyi seçtikleri, günlük hayatta davranış haline dönüştürmedikleri,araştırmacılar, eğitimciler ve bilim adamları tarafından tespit edilmiştir.Bu çalışmada 10.sınıf biyoloji müfredatında yer alan bitkisel dokular araştırmakonusu olarak seçilmiştir. Öğrencilerin bitkisel dokular konusunu ne derecekavrayabildiklerinin araştırılması planlanmıştır.Bitkisel dokular konusunun öğrenciler tarafından kavranma dereceleri, farklınitelikteki okullarda okuyan öğrencilerin başarılarının karşılaştırılması, bitkiseldokular konusunun öğrenciler tarafından kavranabilmesinde sosyo-ekonomikfarklılıkların öneminin bulunup bulunmaması, öğretmenlerin eğitim-öğretimsürecinde karşılaştıkları zorluklar, kullandıkları öğretim yöntemleri incelenmiştir. Buincelemelerin yapılabilmesi için öğrencilere uygulanmak üzere başarı testi,öğretmenlere uygulanmak üzere açık uçlu sorular içeren bir anket geliştirilmiştir.Araştırma, Ankara merkezindeki 8 ilçede bulunan 8 ayrı ortaöğretim kurumunda 760öğrenci, 14 öğretmen üzerinde yapılmıştır. Elde edilen bulgular SPSS (StatisticalPacket For The Social Science) İstatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir.Başarı testinden elde edilen bulgular, grup sayısı iki olduğunda ?t? testi ile, grupsayısı ikiden fazla olduğunda ise varyans analizi ile 0,05 manidarlık düzeyinde testedilmiştir. Varyans analizinde ?F? değerinin anlamlı olduğu durumlarda farkın hangigruplardan kaynaklandığını bulabilmek için Scheffe testi uygulanmış ve varyans 0,05manidarlık düzeyinde test edilmiştir.Çalışmalar sonucunda, bitkisel dokular konusunda kavrayabilme düzeyinindüşük sayılabileceği bir başarı oranı tespit edilmiştir. Ayrıca farklı niteliktekiokullarda okuyan öğrencilerin aralarında başarı farklarının olduğu tespit edilmiştir.Bitkisel dokular konusunun kavranabilmesinde öğrencilerin sosyo-ekonomikifarklılıklarının genellikle etkili olduğu tespit edilmiştir. Başarı testinde yer alan hersorunun tek tek hedefleri ve davranışları belirlenip başarı oranlarına göredeğerlendirmeler yapılmıştır. Elde edilen bulgular ışığında bitkisel dokularkonusunun öğrenciler tarafından kavranmakta güçlük çekilen bir bölüm olduğuortaya çıkmıştır. Öğrencilerin bitkisel dokular konusunu kavrayabilmeleri için, sınıfiçinde öğrencinin daha aktif hale getirilmesi, Türkçe olmayan kavramlarınTürkçeleştirilmesi, kavramların günlük hayatla ilişkisinin kurulabilmesi, soyutkavramların şema, şekil ve laboratuvar materyalleri yardımıyla somutlaştırılması,bilgi ve kavramlar arasında bağlantı kurabilme yeteneğinin geliştirilmesigerekmektedir.Anahtar Kelimeler: Biyoloji eğitimi, Bitkisel dokular, Kavrayabilme derecesiii
Seyfe gölü avi-faunası
SEYFE GÖLÜ AVİ-FAUNASI (Doktora Tezi) Elif Omca ÇOBANOĞLU (GÖRGÜN) GAZİ ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ Temmuz 2000 ÖZET Bu araştırmada, 08.11.1996 ile 30.10.1998 tarihleri arasında her hafta yapılan arazi çalışmaları ile Seyfe Gölü'nün, Kuş Faunası bakımından önemi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu amaçla yöredeki kuş türleri, pöpulasyon büyüklükleri, üreyen kuşlar (yuva ve yavrular) ve populasyondaki yıllık değişimler belirlenmiş ve kuşların habitat tercihleri çıkartılmıştır. Bunların yanı sıra gölde üreyen ve kırmızı listede yer alan Phoenicopterus ruber (flamingo) ve Pelecanus onocrotalus (ak pelikan) türlerinin üremeleri daha detaylı bir şekilde araştırılmıştır. Sayımlar su kuşlarının göl üzerindeki dağılımları değişmeden yapılmıştır, ötücü kuşlar için göl çevresindeki uygun habitatlara gidilerek görülen ve duyulanlar kaydedilmiştir. Göl ve civarında toplam 50 familyadan 215 tür ve 4 alt tür tespit edilmiştir. Ayrıca 215 türün 124'ü bölgede yaz aylarında gözlemlenmiştir. Bu çalışmada ortaya konan ornitolojik verilerin gölün karşı karşıya kaldığı problemlerin çözümünde yararlı olabileceği düşünülmektedir. Bilim Kodu Anahtar Kelimeler Sayfa Adedi Tez Yöneticisi 6001018 Kuş, Seyfe Gölü, Avifauna, Seyfe Gölü kuşları 145 Prof. Dr. Selahattin SALMAN
Kolza (brassica napus L. ssp. oleifera) bitkisinde adventif sürgün rejenerasyonu ve agrobacterium tumefaciens aracılığıyla gen aktarımı
KOLZA (Brassica napus L. ssp. oleifera) BİTKİSİNDE ADVENTİF SÜRGÜN REJENERASYONU ve Agrobacterium tumefaciens ARACILIĞIYLA GEN AKTARIMI (Doktora Tezi) Semra Mirici GAZİ ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ Nisan 2000 ÖZET Bu araştırmada bazı önemli kolza {Brassica napus L. ssp. oleifera) çeşitlerinde adventif sürgün rejenerasyonu ve Agrobacterium tumefaciens ile gen aktarımına yönelik çalışmalar yürütülmüştür. Adventif sürgün rejenerasyonunda eksplant olarak hipokotil, 2/3 kotiledon ve petiollü tam kotiledonlar kullanılmıştır. Değişik bitki büyümesini düzenleyiciler (BAP, kinetin, 2,4-D, TDZ, NAA) ve onların farklı konsantrasyonlarında yapılan denemelerde petiollü tam kotiledonun en yüksek sıklıkta adventif sürgün rejenerasyonu oluşturan eksplant olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, en yüksek sıklıkta adventif sürgün rejenerasyonu oluşturan çeşidin % 43,33 ile Spok ve en uygun ortamın da tek başına 2,00 mg/1 veya 4,00 mg/1 BAP içeren MSO olduğu tespit edilmiştir. Bununla beraber, Spok ve Hansen çeşidinde adventif sürgün rejenerasyonu için olgunlaşmamış embriyo eksplantları BAP ve NAA'in değişik kombinasyonlarında denemeye alınmıştır. Bu denemelerde sürgün oluşturan eksplant yüzdesi bakımından en yüksek sonuç, hem Hansen (% 55,00) hem de Spok (% 66,67) çeşidinde 0,50 mg/1 BAP ve 2,00 mg/1 NAA içeren MSO ortamından elde edilmiştir. Her iki çeşitte de olgunlaşmamış embriyo eksenleri (% 57,47) olgunlaşmamış kotiledon eksplantlarmdan (% 25,77) daha fazla adventif sürgün rejenerasyonu vermiştir. Tütün Samsun çeşidinin yaprak diski eksplantlannda değişik antibiyotik (higromisin ve kanamisin) ve herbisitlerin (metotreksat ve fosfınotrisin) seleksiyon ortamında kullanılabilecek en uygun dozlarının belirlenmesi için denemeler yürütülmüştür. Denemelerde transgenik sürgünlerin seçimi için11 gerekli olan en uygun kanamisin dozunun 50 mg/1, higromisinin 40,00 mg/1, metotreksatın 0,05 mg/1 ve fosfmotrisinin 5,00 mg/1 olduğu belirlenmiştir. Farklı non-onkogenik A. tumefaciens ve A. rhizogenesis hatları ile Samsun çeşidinin yaprak diski eksplantlanna gen aktarımı yapılmıştır. Kanamisin ve higromisin antibiyotiklerine dayanıklı sürgün oluşturan eksplant oram bakımından, % 100 ile 2260 35S GUS-INT, 15834 pRGG hpt, EHA 101 pRGG hpt ve % 95,00 ile 2260 AoPRİ NEOl en başarılı hatlar olarak belirlenmiştir. Kolza çeşitlerinin hipokotil ve petiollü tam kotiledon eksplantlarmm A. tumefaciens A281 ve C58 yabani hatlarına olan hassiyetlerinin araştırıldığı denemelerde, bakterinin tümör oluşturma yeteneği çeşit ve eksplanta göre farklılık göstermiştir. C58 bakteri hattı ile inoküle edilen hipokotil eksplantlarmda tümör oluşturan eksplant yüzdesi test edilen çeşitlere göre % 20,00 ile % 60,00 arasında, petiollü tam kotiledon eksplantmda da % 20,00 ile % 73,33 arasmda değişmiştir. A281 bakteri hattı ile inoküle edilen hipokotil eksplantlarmda ise tümör oluşturan eksplant yüzdesi test edilen çeşitlere göre % 16,67 ile % 63,33, petiollü tam kotiledon eksplantmda da % 20,00 ile % 73,33 arasmda değişmiştir. Adventif sürgün rejenerasyonu çalışmalarında test edilen diğer çeşitlere göre daha başarılı olan Spok, Helios, Darmor, Quinta ve Tarok çeşitleri ile Westar çeşidinin petiollü tam kotiledon eksplantlanna pGV 2260 35S GUS-INT hattı ile gen aktaran çalışmaları yapılmıştır. Kanamisine dayanıklı sürgün oluşturan eksplant yüzdesi çeşitlere göre % 3,59 ile % 19,20 arasında değişmiştir. Kanamisine dayanıklı sürgünler daha sonra kesilerek kanamisin içeren köklenme ortamında köklendirilmiştir. Köklenen sürgünler son olarak saksılara aktarılarak serada büyütülmüştür. Bu şekilde 174 aday transgenik bitki elde edilmiş olup, bunlardan Westar çeşidine ait sadece 2 bitki GUS pozitif bulunmuştur. Transformasyon sıklığı % 1,15 olarak tespit edilmiştir. Bilim Kodu : 5001018 Anahtar Kelimeler : Brassica napus L., kolza, Agrobacterium tumefaciens, adventif sürgün rejenerasyonu, gen transferi. Sayfa Adedi : 153 Tez Yönetişi : Prof. Dr. Orhan ARSLAN Doç. Dr. Sebahattin ÖZCAN
Kadmiyum sülfat (CdSO4H2O) metal tuzunun ot sazanı (Etenopharyngodan idellus val. 1884) üzerindeki akut toksik etkisinin araştırılması ve davranış değişimlerinin incelenmesi
KADMİYUM SÜLFAT (CdS04.H20) METAL TUZUNUN OT SAZANI (Ctenopharyngodon idellus Val., 1844) ÜZERİNDEKİ AKUT TOKSİK ETKİSİNİN ARAŞTIRILMASI VE DAVRANIŞ DEĞİŞİMLERİNİN İNCELENMESİ (Yüksek Lisans Tezi) Emre YORULMAZLAR GAZİ ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ (Eylül 1998) ÖZET Bu araştırmada endüstriyel faaliyetlerde kullanılan ve metal tuzlarından olan kadmiyum sülfatın (CdSO4H2O) ot sazanı {Ctenopharyngodon idellus Val., 1844) yavruları üzerinde 96 saatlik LC50 değeri tespit edilmiştir. Denemeler iki seri halinde planlanmış ve toplam 120 ot sazan bireyi kullanılmıştır. Bu çalışmada akut toksisite deneylerinden statik yöntem kullanılmıştır. Ayrıca kadmiyum sülfatın farklı konsantrasyonunda ot sazanı bireylerindeki davranış değişimleri tespit edilmiştir. Denemelerden elde edilen bulgular istatistik! olarak probit analiz yöntemi ile değerlendirilmiş ve ot sazanı bireylerinde 96 saatlik LC50 değeri 9.42 mg/lt olarak hesaplanmıştır. Bilim Kodu : 401.01.06 Anahtar Kelimeler : Biyodeney, letal konsantrasyon, kadmiyum, su kirlenmesi, tatlı su balığında ağır metalin toksik etkisi, su toksisitesi, letal sınırlar, toksik ölçüm. Sayfa Adedi : 41 Tez Yöneticisi : Yrd. Doç. Dr. Ali GÜL
Yerel Triticum dicoccum populasyonlarında varyasyonun A-page ve ieo teknikleriyle belirlenmesi
Bu çalışmada Türkiye'nin Kuzey Geçit Bölgesinde farklı yüksekliklerden toplanan 19 T.dicoccum populasyonunda populasyon içi ve populasyonlar arası biyokimyasal varyasyonun belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla populasyonlar Endopeptidaz-1, Aminopeptidaz-1, Aminopeptidaz-2 izoenzimleri ile Gliadin, Glütenin tohum depo proteinleri kullanılarak toplam sekiz lokus için taranmıştır. İzoenzimler için IEO(İzoelektrik Odaklama), gliadinler için A-PAGE(Aluminyum Laktik Asit Poliakrilamid Jel Elektroforezi), gluteninler için SDS-PAGE(Sodyum Dodesil Sülfat Poliakrilamid Jel Elektroforezi) yöntemleri kullanılmıştır. Genel olarak tüm populasyonlar için Gliadin lokuslarının diğer lokuslara göre daha polimorfik olduğu belirlenmiştir. Analizlerin sonucunda 1000 m'de iki, 1100 m'den de iki populasyonda gliadin lokuslarında diğer populasyonlara göre daha yüksek derecede varyasyona sahip oldukları tespit edilmiştir. Ayrıca 950 m bulanan iki populasyonda yüksek ekmek-yapım kalitesi, sağlam gluten yapısına sahip ve yüksek sedimentasyon hacmi ile ilgili olan gama-gliadin 45, omega-gliadin 35.LMWG- 2 genetik bağlılık grubunu genotiplerinde taşıdıkları tespit edilmiştir. Bu populasyonların ıslah çalışmalarında ekmek-yapım kalitesi yüksek, sağlam gluten yapısına çeşitlerin geliştirilmesinde gen kaynağı olarak kullanılabilirler. Bilim Kodu.5001018 Anahtar Kelimeler: Triticum dicoccum, İzoenzim, Tohum depo proteinleri
İmalı deresi ve civarının (Türkoğlu-Kahramanmaraş) floristik yönden araştırılması
Bu araştırma 1996-1997 yılları vejetasyon döneminde Türkoğlu ilçesi İmalı Deresi boyunca uzanan alanların florasını tespit etmek üzere yapılmıştır. Araştırma alanı, Kahramanmaraş il sınırları içerisinde ve Grid sistemine göre C6 karesindedir. Araştırma bölgemizde 63 familya ve 263 cinse ait 491 takson tespit edildi. Bunlardan 33 takson C6 karesi için yeni kayıttır. 49 (% 9.98) takson Türkiye için endemiktir. Bitkilerin fitocoğrafik bölgelere dağılımlarında % 27.4 oranı ile Akdeniz elementleri ilk sırayı almaktadır. Iran - Turan elementleri % 14.8 Avrupa - Sibirya elementleri ise % 3.8 ve oranlarıyla temsil edilir. Sahada en çok taksona sahip olan familyalar: Legüminosae (54), Compositae (49) Cruciferae ve Graminae (48)'dir. Alanda en çok türe sahip olan cinslerin sıralanışı ise şöyledir: Trifolium (12), Vida ve Bromus (9), Astragalus, Papaver, Alyssum, Veronica (8), Geranium (7), Ranunculus, Cerastium, Lathyrus, Salvia, Allium, Poa (6) türe sahiptir.
Sarıyar baraj gölü (Ankara) fitoplanktonunun floristik ve ekolojik yönden incelenmesi
SARIYAR BARAJ GÖLÜ (ANKARA) FİTOPLANKTONUNUN FLORISTIK VE EKOLOJİK YÖNDEN İNCELENMESİ (Doktora Tezi) Tahir ATICI GAZİ ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ Nisan 1999 ÖZET Bu çalışmada, Sarıyar Baraj Gölü'nde belirlenen yedi istasyondan plankton örnekleri alınmış, fitoplankton topluluklarının birim hacimdeki organizma sayısı, klorofil-a miktarı ve su kalitesinde meydana gelen değişimler araştırılmıştır. Araştırma sırasında toplam 195 takson tespit edilmiştir. Bunların 35'i Cyanophyta, 75'i Clorophyta, 70' i Bacillariophyta, 2'si Rhodophyta, 4'ü Pyrrophyta, 2'si Chrysophyta, 2'si Xantophyta ve 6'sı Euglenophyta' ya aittir. Baraj gölünde en çok gözlenen organizmalar Cyclotella, Navicula, Nitzschia, Synedra, Chlorella ve Scenedesmus cinsleri olmuştur. Bu çalışmada Sarıyar Baraj Gölü' nün fitoplanktonik tür kompozisyonu ortaya konularak, bunların fiziksel ve kimyasal değişikliklere ve mevsimlere bağlı olarak yıl içerisindeki dağılımları saptanmıştır. Bilim Kodu : Biyoloji. 401.05.00. Anahtar Kelimeler : Fitoplankton, Sarıyar Baraj - Gölü, Algler, Mevsimsel Dağılım, Su Kalitesi. Sayfa Adedi : 147 Tez Yöneticisi : Doç Dr. Olcay OBALİ
Eğerli Dağı'nın (Amasya) fitososyolojik yönden araştırılması
EĞERLİ DAĞI'NIN (AMASYA) FİTOSOSYOLOJİK YÖNDEN ARAŞTIRILMASI (Doktora Tezi) Arzu CANSARAN GAZİ ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ Aralık 1999 ÖZET Bu çalışmada, 1996-1998 yıllan arasında Eğerli dağının (Amasya) vejetasyonu araştırılmıştır. Araştırma alanı olan Eğerli dağı İç Anadolu ve Orta Karadeniz bölgeleri arasında bir geçiş alanında bulunmaktadır. Bitki coğrafyası yönünden İse Iran-Turan ve Avrupa-Sibirya bölgeleri arasında yer almıştır. Bölgenin vejetasyonu Braun-Blanquet metoduna göre çalışılmış ve bitki birlikleri karakter türlere göre sınıflandırılmıştır. Araştırma alanında üç farklı vejetasyon tipinden 8 bitki birliği ve 2 alt birlik tanımlanmış olup bunlar aşağıdaki gibidir: A- Orman Vejetasyonuna Ait Birlikler 1. Chamaecytiso pygmaei-Pinetum pallasianae Ass. Nova a.quercetosum hartwissianae subass. nova b.pinetosum pallasianae subass.nova 2. Petrorhagio olympicae-Pinetum sylvestris Ass.Nova B- Bozuk Orman Vejetasyonuna Ait Birlikler 3. Populo tremulae-Quercetum syspırensis Ass. Nova 4. Leontodonto asperi-Quercetum pubescentis Ass. Nova 5. Aceri campestres-Carpinetum betuli Ass. Nova 6. Trifolio hirti-Cistetum laurifolii Ass. Nova.II 7. Salvio tomentosae- Rhoetum coriariae Ass. Nova C- Step Vejetasyonuna Ait Birlikler 8. Stachyi byzantinae-Astragaletum microcephali Ass. Nova. Bilim Kodu : 4010303 Anahtar Kelimeler : Fitososyoloji, Amasya Sayfa Adedi : 130 Tez Yöneticisi : Prof.Dr. Mustafa AYDOĞDU
Yabani buğday türlerinde biyokimyasal çeşitliliğin belirlenmesi
YABANİ BUĞDA Y TÜRLERİNDE BİYOKİMYASAL ÇEŞİTLİLİĞİN BELİRLENMESİ (Yüksek Lisans Tezi) Semiha GENÇALİ ERİŞEN GAZİ ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ Ocak 1998 ÖZET Bu çalışmada, Güneydoğu Anadolu Şanlı Urfa Ceylanpınar Tarım İşletmesi sınırlan içindeki 5 lokasyondan toplanan ikişer Ae. squarrosa, Ae. spelloides spel., Ae. speltoides lig. ve T. dicoccoides populasyonlarındaki populasyon içi ve populasyonlar arası biyokimyasal varyasyonun belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla populasyonlar Ep-1, Am'p-1, Amp-2 izoenzimleri ile Gli, Glu tohum depo proteinleri olmak üzere toplam 8 lokus için taranmıştır. İzoenzimler için IEF, gliadinler için A-PAGE ve gluteninler için SDS-PAGE yöntemleri kullanılmıştır. Analizlerin sonucunda türlerin geniş varyasyona sahip oldukları tesbit edilmiştir. Özellikle Gökçayır, Saraççeşme ve Gürgürbaba lokasyonlarında yetişen türlerde oldukça zengin varyasyon vardır. Bu nedenle bu lokasyonların "Gen Kaynaklarının Yerinde Korunması Projesi" kapsamında koruma altına alınması önerilmiştir. Bu çalışmada tesbit edilen varyasyon, kültüre alınmış türlerin ıslah çalışmalarında verimi, kalitesi yüksek ve hastalıklara dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesinde yeni bir gen kaynağı olarak kullanılabilecektir. Bilim Kodu :5001018 Anahtar Kelimeler : Yabani buğday; İzoenzim, Tohum depo proteinleri, Varyasyon. Sayfa Adeti : 67 Tez Yöneticisi : Prof. Dr. Orhan ARSLAN
Çamlıdere Baraj Gölü kıyı bölgesi alglerinin mevsimsel değişimi
Çamlıdere Baraj Gölü algleri 21.10.1994 ile 20.12.1996 tarihleri arasında, seçilen üç istasyonda ayda bir kez alınan örneklerde araştırılmıştır. Çalışmanın içeriği daha çok tür kompozisyonları ve organizma yoğunluklarındaki mevsimsel değişim üzerinedir. Araştırma sonucu elde edilen bulgulara göre tüm istasyonlardaki dört farklı habitatta (plankton, epipelon, epifiton, epiliton) toplam 574 tür teşhis edilmiş olup, bu türlerin % 73 gibi büyük bir çoğunluğu epipelona aittir. Tür çeşitliliği açısından Bacillariophyta ve Chlorophyta grupları daha zengindir. Organizma yoğunluğu bakımından ise Bacillariophyta grubu dominant olmuştur. Türlerin gelişimi üzerine özellikle ışık ve sıcaklığın etkisi yanında, yer yer besin tuzlarının da rolü büyüktür. Beklenen ilkbahar çoğalmaları daha çok Mayıs aylarında gözlenmiştir. Yaz aylarındaki organizma yoğunluğundaki azalmalar sınırlı kalmıştır ve daha çok ipliksi formlarla, bağımlı alglerin yoğunluklarındaki artışlar sözkonusudur. En fazla organizma yoğunlukları sonbaharda gözlenmiştir. Kış aylarındaki organizma yoğunluğu düşük olmuştur. Çamlıdere Baraj Gölü pH'sı 6,4 ile 8,3 arasında değişen, hafif alkali özelliktedir. Göl morfometrik ve edafik faktörler açısından mesotrofik olarak yorumlanabilir.
Kastamonu Beyler ve Germeçtepe barajlarındaki Cyprinus carpio (L., 1758) ve Leuciscus cephalus (L., 1758) populasyonlarının karşılaştırmalı karyotip analizi ve nor fenotipleri
Bu çalışmada Cyprinidae familyasından Cyprinus carpio (L.1758) ve Leuciscus cephalus (L.1758)'un Beyler ve Germeçtepe Barajları'ndaki populasyonlarının kromozom yapı ve sayıları incelenerek karyotipi yapılmış, NOR fenotipleri belirlenerek her türün populasyonları kendi arasında karşılaştırılmıştır. Balıklara % 0,1'lik kolkisin solüsyonu her 100 gr vücut ağırlığına 1 mL olacak şekilde intraperitonal olarak enjekte edilmiş ve 3.5-4 saat sonra öldürülerek böbrek dokusu çıkarılmıştır. 0.075 M KCl'de hipotonize edilen böbrek doku, metanol-glasial asetik asitte (Carnoy) (3:1) fikse edilerek takip eden diğer aşamalardan sonra pH = 6.8'lik fosfat tamponunda hazırlanmış giemsa ile boyanmıştır Beyler ve Germeçtepe Barajı Cyprinus carpio populasyonlarında kromozom sayısı 2n = 100'dür. Beyler populasyononunda kromozom formülü NF = 152, 22 m + 30 sm + 48 st-a, Germeçtepe populasyonunda ise NF = 150, 20 m + 30 sm + 50 st-a şeklinde bulunmuştur. Leuciscus cephalus'un Beyler Barajı populasyonunda NF = 80, 18 m + 12 sm + 20 st-a, Germeçtepe populas¬yonunda NF = 82, 20 m + 12 sm + 18 st-a kromozom formülü bulun¬muştur. Her iki populasyonda kromozom sayısının 2n = 50 olduğu tespit edilmiştir. "One-Step" metoduna göre belirlenen NOR fenotipi, her iki balık türünün populas¬yonları arasında heteromorfik farklılıklar göstermiştir.
Hastane izolatları bakteri suşlarının sefalosperinlere karşı in-vitro duyarlılık durumlarının araştırılması
HASTANE İZOLA TLARI BAKTERİ SOSLARININ SEFALOSPORİNLERE KARŞI İN - VİTRO DUYARLILIK DURUMLARININ ARAŞTIRILMASI (Yüksek Lisans Tezi) A. Nurvin YILDIRIM GAZİ ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ Ağustos 1994 ÖZ Bu çalışmada Ankara'da çeşitli hastahanelerdeki hastalardan taze izole edilmiş farklı enfeksiyon etkeni olan gram pozitif ve gram negatif bakteri suşlarının sefalosporin grubu antibiyotiklere karşı duyarlılık durumları in-vitro olarak araştırılmıştır. İzole edilen Pseuclomonas aeruginosa, Proteus vulgaris, Escherichia coli, Shigella, Klepsiella, Staphylococcus aureus suşlarının pratikte sıkça kullanılmakta olan; Ciproploxacin, Ceftazidin, Amicasin, Cefaperazon + Sulbactam, Clferon (Cefotaxim), Ceftriaxone, Ofloxacin, Tobramycin, Amoxillin + Clavuclonat, Cefaclor, Cefadroxil, Cefixim, Cefoperazom, Cefoxidim, Cefuroxim, Cloramfenicol, Eritromycin, Methicillin, Mezlocillin, Nalidisic acid, Netilmycin, Vancomycin, Ampicillin, İmipenem ve Cephalothin'e karşı duyarlılıkları in-vitro disk difizyon metoduyla incelenmiştir. Bu antibiyotiklerden : Ofloxacin, Vancomycin, Tobramycin ve imipenem sulandırma yöntemi ile denenmiştir. Bakteri suşlarının farklı duyarlılık gösterdiği saptanmıştır. Bazı bakteri suşlarında giderek artan dirençlilik saptanmıştır.
Sakarya Nehri diyatomeleri
SAKARYA NEHRİ DİYATOMELERİ (Yüksek Lisans Tezi) Tahir ATICI GAZI ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ Eylül - 1994 ÖZ Sakarya Nehri Diyatomeleri, Nisan 1993-Ağustos 1594 tarihleri arasında seçilen, 6 araştırma istasyonunda, farklı i rabstatlardan (Epipelik, Epifitik, Epilitik, Plankton) alınan örneklerse incelenmiştir. Nehirde toplam 103 tür tespit edilmiş, bunlardan '-5 tanesi Navicula. 13 tanesi Nitzschia, 8 tanesi Gomphonemau 8 tanesi Cymbella 6 tanesi Pinnularia ve 6 tanesi de Svnedra cinslerine ait olup, bunlara ait türler, toplam tür sayısının %54,3'üni; r. 'susturmak tadır. Epipelik, Epifitik ve Epilitik habi tatlarda genellikle aynı türler bulunmasına rağmen, bolluklarının farklı olduğu Elenmiştir. - ı -
Ankara'nın Atatürk Orman Çiftliği, Batıkent, Kızılay ve Oran Semtlerinin hazasındaki mikroorganizmaların araştırılması
ANKARA'NIN ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ, BATIKENT, KIZILAY VE ORAN SEMTLERİNİN HAVASINDAKİ MİKROORGANİZMALARIN ARAŞTIRILMASI. (Doktora Tezi) Kenan TUNÇ GAZLÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ Eylül 1997 ÖZET Bu. araştırmada Ankara'nın- Atatürk- Orman Çiftliği, Batıkent Kızılay, Oran semtlerinin havasında yayılış gösteren bakteri ve fungus türleri ve yayılma dinamiği araştırılmıştır. Ankara'nın ağaçlık alanı çok olan Atatürk Orman Çiftliği ve Oran semtleri ile nüfus yoğunluğuna sahip Kızılay ve Batıkent semtlerinin havasından alman örneklerden, 45 bakteri ve 41 fungus türü teşhis edilmiştir. Bakteri ve fungusların saf kültürlerinin teşhis edilmesi için 26 değişik besi ortamı kullanılmıştır. Teşhis edilen bakterilerden 15, funguslardan 19 türün patojen ve 52' sinin saprofit olduğu tesbit edilmiştir. Kızılay ve Batıkent semtlerinin havasındaki patojen türlerin 15'ini bakteri, 9'unu funguslar oluştururken, Atatürk Orman Çiftliği ve Oran semtlerinin havasında 1 bakteri, 5 fungus türünün patojen olduğu- görülmüştür. 1994-1996 peryodunu kapsayan araştırma sonunda, ağaçlık alanı çok olan semtlerde, mikroorganizma sayısının az, nüfusu yoğun ve ağaçlık alanı az olan semtlerin havasında ise, mikroorganizma tür ve sayısının çok olduğu gözlenmiştir. Havada yayılış gösteren mikroorganizmaların sayı ve türleri üzerinde, yeşil alanların çokluğu, ısı ve nemin önemli etkenler olduğu tesbit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Bakteri, Fungus Bilim kodu : 401.01.00 Sayfa Sayısı : 124 Tez Yöneticisi : Doç. Dr. Mustafa YEL
Mogan Gölü avi-faunası
Bu araştırmada Ankara il sınırları içinde bulunan Mogan Gölü'nün Kuş Faunası incelenmiştir. Araziye Mayıs 1993 ve Haziran 1994 tarihleri arasında çıkılmıştır. Bu kapsamda yörede kışın ve yazın bulunan kuşlar, göç eden kuşlar ve üreyen kuşlar tesbit edilmiş, habitat tercihleri ortaya konulmuş, beslendikleri ve yuva yaptıkları bölgeler saptanmıştır. Buna göre bölgede toplam 186 tür ve 6 alttürün bulunduğu,bunlardan 102 türün yazın, 65 türün kışın, bunlardan bazılarının hem yazın hem kışın bulundukları, 80 türün göç ettiği ve 51 türün de ürediği tesbit edilmiştir. Kuşlar biyoindikatör olarak kullanıldıkları için, gölün ne kadar kirli olduğunu belirleme konusunda da bir fikir ortaya koyma imkanı doğmuştur. Mogan Gölü, ayrıca Orta Anadolu'daki sulak alanların kuşlar açısından ne kadar zengin olduğuna bir örnek teşkil etmektedir. Büyük şehirlerimizden biri olan Ankara'nın bu kadar yalanında bulunan bir sulak alanın korunmasının gerekliliği ortaya konmuştur.
Niğde Ulukışla arasında kalan bölgenin floristik yönden araştırılması
NİĞDE - ULUKIŞLA ARASINDA KALAN BÖLGENİN FLORİSTİK YÖNDEN ARAŞTIRILMASI (Yüksek Lisans Tezi) Esra MARTİN GAZİ ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ Mayıs 1997 ÖZET Bu çalışma Niğde - Ulukışla arasında kalan bölgenin bitki örtüsünü floristik yönden araştırmayı kapsamaktadır. Bölgeden toplanan 1075 bitki örneğine ait 60 familya ve 234 cins tanımlanmıştır. Bu taksonlara ait 430 tür ve tür altı takson tanımlanmıştır. Tanımlanan bu türlerden 66 tanesinin Türkiye için endemik olduğu saptanmıştır. Türlerin fitocoğrafik bölgelere göre sayı ve oranlan aşağıdaki gibi sıralanmıştır; Bölgeden tanımlanan 430 taksondan 18' inin araştırma alanımızın yer aldığı Cj karesi için yeni olduğu tespit edilmiştir. Bilim Kodu : 5000018 Anahtar Kelimeler : Niğde, Ulukışla, Flora Sayfa Adedi : 168 Tez Yöneticisi : Prof. Dr. Mustafa Aydoğdu
Vermiş-Yuvacık Köyleri ve Amasya Kalesi (A5) arasında kalan bölgenin florası
VERMİŞ - YUVACEK KÖYLERİ VE AMASYA KALESİ (A5) ARASINDA KALAN BÖLGENİN FLORASI (Yüksek Lisans Tezi ) Arzu CANSARAN GAZİ ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ Ağustos 1995 OZ Bu araştırma Vermiş - Yuvacık Köyleri ve Amasya Kalesi (A5) arasında kalan bölgenin florasını kapsamaktadır. Araştırma alanmdan 1994-95 yıllarında toplanan 670 bitki örneğinin değerlendirilmesi ile 75 familya, 287 cins ve 418 tür tespit edilmiştir. Tür, alt tür ve varyete seviyesinde toplam takson sayısı 425'dir. Tespit edilen 418 türün 46 tanesi (%11) endemiktir. Bunlardan 3 tanesi çalışma alanımıza özgü bölgesel endemiktir. Türlerin fitocoğrafik bölgelere göre dağılımları ve oranlan şöyledir : İran - Turan elementleri 70 ( % 16.74 ), Akdeniz elementleri 40( % 9.56 ) Avrupa - Sibirya elementleri 31 ( % 7.41 )'dir.. Diğerleri geniş yayılışlıdır. Toplam taksonun l'i Pteridophyta, 417'si Spermatophyta bölümüne aittir. Bilim Kodu: 5000018 Anahtar Kelimeler : Amasya, Flora Sayfa Adedi : 122 Tez Yöneticisi : Prof. Dr. Mustafa Aydoğdu II
An Investigation on ecology and quantitative analysis of dyeing substances of some dye plants distributed in west anatolia
ABSTRACT This study was made in order to put forward the morphology, anatomy, ecology and economical importance of ' Chrozophora linctoria L. and Rubia tinctorum L. distributed in West Anatolia. The morphology of both the plants, the anatomical characteristics of the roots, stems and leaves, and the germination behaviour of seeds were examined. In addition, the physical chemical analysis of the soils where these plants grow and chemical analysis of the plants was done. Results obtained were compared using regression analysis. Plants were cultirated, different conditions and vegatative reproductive capacity determined. It was found that both the plants generally grow on loam and clayey-loam, neutral to slightly alkaline soils poor and rich in calcium carbonate content, slightly saline, moderately rich., rich and very rich in organic matter, rich and moderately rich in phosphorus, high and very high in potassium. These plants are economically important as such dying capacity of dyes obtained from these plants was determined. They give high quality colour as red and in its tones, as such they are desired, valuable plants. In addition, these plants are being used as drugs in medicine. In conclusion, our study material with its large distribution area in West Anatolia, possesses a great economical patentini because of the characteristics mentioned above. Thus, the preservation of ( '. linctoria and R. tinctorum and their contribution through planned plantation in future has been the aim of this study. We hope this study will prove an initiator as a potential in the economy of our country.
Lise 9. sınıf öğrencilerine, "canlılığın temel birimi hücre" ünitesinin simülasyonla öğretiminin bloom taksonomisinin yönelik tutumuna etkisi
Bu çalışmada, bilgisayar destekli öğrenmenin önemli araçlarından birisi olan simülasyon yardımı ile öğrenmenin, öğretmen anlatımını kapsayan, geleneksel yöntemle öğrenmeye göre başarısı Bloom Taksonomisi temel alınarak araştırılmıştır. Araştırmada ayrıca, simülasyon yardımı ile öğrenim gören öğrencilerin, simülasyonla öğrenmeye yönelik tutumları belirlenmeye çalışılmıştır.Araştırma, Diyarbakır Fatih Lisesi 9. sınıfta okuyan 91 (E: 55, K: 36) öğrencinin katılımı ile gerçekleşmiştir. Çalışmada kontrol ve deney grupları rasgele seçilmişlerdir. Kontrol grubunda geleneksel yolla öğretim yapılırken, deney grubunda simülasyon yardımı ile öğretim yapılmıştır.Ön-test ve son- test olarak uygulanan başarı testi, hücre konusuna ait Bloom Taksonomisi'nin, bilgi, kavrama, uygulama, analiz, sentez ve değerlendirme basamaklarından 5'er soru içeren bir ölçme aracıdır. Uygulama sonrası, deney grubuna simülasyon tutum ölçeği uygulanmıştır.Araştırma, simülasyon yardımı ile öğrenmenin, sadece öğretmen anlatımını içeren geleneksel yolla öğrenmeye göre öğrenci başarısına olumlu katkı yaptığını ortaya çıkarmıştır. Bu katkının özellikle Bloom Taksonomisi'nin bilişsel alandaki üst düzey basamaklarında daha belirgin olduğu görülmüştür. Ayrıca, simülasyona yönelik tutum ölçeğine yanıt veren öğrencilerin, simülasyonla öğrenmeye yönelik çok olumlu tutuma sahip oldukları saptandı.
Ortaöğretim kurumlarındaki fen bilimleri öğretmenlerinin öğretim teknolojilerini kullanma düzeylerinin incelenmesi (Diyarbakır örneği)
Bu çalışmada, bilimsel ve teknolojik gelişmelerin önem kazandığı günümüzde, ortaöğretim kurumlarında görev yapan Fizik, Kimya, Biyoloji öğretmenlerinin meslekleriyle ilgili öğrenme-öğretme ortamlarında öğretim teknolojilerini kullanım düzeyleri araştırılmıştır.Araştırma, 2008-2009 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde, Diyarbakır ili merkezinde rastgele belirlenen 17 ortaöğretim okulundan 117 fen bilimleri branş öğretmenine anket uygulanarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri, öğretmenlere uygulanan ?Eğitim Teknolojilerini Kullanma Düzeyi Anketi? ile elde edilmiştir. Kişisel bilgi formu ve öğretim teknolojilerini kullanma durumu olmak üzere iki bölümden oluşan ankette toplam 40 soru bulunmaktadır. Araştırma sonuçlarının analizinde SPSS (Sosyal Bilimler İçin İstatistik Programı) programı kullanılmıştır. İlkin araştırma kapsamındaki bütün öğretmenlerin sorulara verdikleri cevapların frekans ve yüzdelik oranları çıkarılmıştır. Öğretmenlerin cinsiyet, yaş, kıdem, eğitim seviyesi ve branşa göre öğretim teknolojilerini kullanımlarında fark olup olmadığına ?Ki-kare? testi ile bakılmış ve anlamlı fark bulunanlar çapraz tablolar ile incelenmiştir.Sonuç olarak öğretmenlerin öğretim teknolojilerini öğrenme-öğretme ortamlarında beklenilen düzeyde kullanmadıkları belirlenmiştir. Okullarda teknolojik alt yapının yetersiz olması, öğretmenlerin gelenekselleşmiş öğretim yöntemlerini tercih etmeleri, öğretmenlerin teknolojik yenilikleri benimsememeleri ve öğretim teknolojileri ile ilgili yeterli bilgiye sahip olmamaları sebepler arasındadır.Anahtar Kelimeler: Öğretim teknolojileri, Fen Bilimleri, öğretmen, teknoloji kullanımı
Bazı değişkenlere göre biyoloji öğretmenlerinin mesleki tükenmişlik düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, biyoloji öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyini; Duygusal Tükenme, Duyarsızlaşma, Kişisel Başarısızlık boyutlarını belirlemek ve tükenmişlik düzeylerinin kişisel ve mesleki değişkenler açısından nasıl farklılık gösterdiğini ortaya koymaktır. Bu amaçla Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde bulunan ve ortaöğretim kurumlarında çalışan 50'si kadın, 63'ü erkek olmak üzere toplam 113 biyoloji öğretmenine anket uygulanmıştır.Araştırma mevcut durumu saptamaya yönelik betimsel bir çalışmadır. Araştırmada nicel yaklaşım kullanılmıştır. Araştırma, kişisel ve mesleki bilgileri içeren ölçek ve Maslach Tükenmişlik Ölçeği ile toplanan veriler üzerinden yürütülmüştür. Elde edilen verilerin istatistiksel çözümleri SPSS 15.00 programından yararlanılarak yapılmıştır. Araştırma sorularını çözümlemek için frekans, yüzde, aritmetik ortalama, bağımsız gruplar t- testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Tukey HSD testi teknikleri kullanılmıştır.Araştırmada elde edilen sonuçlara göre biyoloji öğretmenleri Duygusal Tükenme, Duyarsızlaşma ve Kişisel Başarısızlık boyutlarındaki tükenmişliği ?az düzeyde? yaşamaktadırlar.Biyoloji öğretmenlerinde yaş, cinsiyet, medeni durum, mezuniyet durumu, mesleki kıdem, çalıştığı okul türü, sınıflardaki ortalama öğrenci sayısı ve okulun bulunduğu çevrenin sosyo-ekonomik durumu değişkenlerine göre Duygusal Tükenme, Duyarsızlaşma ve Kişisel Başarısızlık düzeylerini etkilemediği belirlenmiştir.Duygusal Tükenme, Duyarsızlaşma ve Kişisel Başarısızlık düzeylerinin her üçünde biyoloji öğretmenlerinin üstlerinden takdir görme durumları, mesleki verimlerini değerlendirmelerinden, mesleklerini isteyerek yapma durumlarından, duydukları manevi doyumdan olumlu yönde etkilenmektedir. Biyoloji öğretmenleri üstlerinden takdir görmediklerinde, kendilerini verimli bulmadıklarında, öğretmenliği istemeyerek yaptıklarında ve az manevi doyum yaşadıklarında daha fazla Duygusal Tükenme, Duyarsızlaşma ve Kişisel Başarısızlık yaşadıkları tespit edilmiştir.Biyoloji öğretmenlerinin okulda biyoloji laboratuarlarının yeterliliği durumunun Duyarsızlaşma ve Kişisel Başarısızlık düzeylerini etkilemediği fakat Duygusal Tükenme düzeyini etkilediği belirlenmiştir. Okulda biyoloji laboratuarlarının yetersiz diyen grupta Duygusal Tükenme daha yüksek bulunmuştur.Biyoloji öğretmenlerinde YGS ve LYS'nin ders işleyişlerine olumsuz yönde etkisi durumunun Duyarsızlaşma ve Kişisel Başarısızlık düzeylerini etkilemediği fakat Duygusal Tükenme düzeyini etkilediği belirlenmiştir. YGS ve LYS'nin derslere olumsuz etkisi çok diyen grupta Duygusal Tükenme daha yüksek bulunmuştur.
Hücre bölünmesi ve üreme ünitesinin öğretiminde teknoloji kullanımının öğrenci başarısına ve öğrenme ortamına etkisi
Bu çalışmada, Hücre Bölünmesi ve Üreme Ünitesinin Öğretiminde teknoloji kullanımının, geleneksel öğretim yöntemine göre öğrenci başarısını nasıl etkilediği araştırılmıştır. Ayrıca teknolojinin kullanıldığı sınıf ile geleneksel yöntemin uygulandığı sınıfın öğrenme ortamı algısı belirlenmeye çalışıldı.Çalışma, 2009-2010 eğitim-öğretim döneminde Diyarbakır Yenişehir Nevzat Ayaz Anadolu Lisesi'nde 10. sınıfta öğrenim gören 60 ( E:33, K: 27) öğrencinin katılımı ile gerçekleşmiştir.Ön test son test kontrol gruplu deneysel desenin kullanıldığı bu araştırmada, veri toplama aracı olarak ?Hücre Bölünmesi ve Üremesi Başarı Testi? ve ?Öğrenme Ortamı Anketi? kullanılmıştır.Çalışma, teknoloji kullanımı ile öğrenmenin, sadece öğretmen anlatımını içeren geleneksel yolla öğrenmeye göre öğrenci başarısına olumlu katkı yaptığını ortaya çıkardı. Ayrıca teknoloji kullanımı ile sınıf ortamı algısının daha olumlu olduğu sonucuna ulaşıldı.
İzmir kent merkezindeki liselerde biyoloji derslerinde materyal kullanımı
Bu çalışmada ?İzmir Kent Merkezindeki Liselerde Biyoloji Derslerinde Materyal Kullanımı? araştırılmış, biyoloji öğretmenlerinin ve lise 1. sınıf öğrencilerinin biyoloji derslerinde materyal kullanımına ait görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır.Bu araştırma betimleme yöntemlerinden anket survey tipi araştırma yöntemi ile gerçekleştirilmiş, öğretmenlere ve öğrencilere uygulanmak üzere anket soruları hazırlanmıştır.Bu çalışma lise 1. sınıfta okuyan 334 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Biyoloji öğretmenlerine uygulanacak anket için 32 biyoloji öğretmeni örneklemi oluşturmuştur. Araştırma temelini oluşturacak okullar ve öğrenciler tesadüfi (random) örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Anketler 2006-2007 öğretim yılının ikinci yarıyılında uygulanmıştır.Öğrenci anketinde okullar ve cinsiyet arasında fark olup olmadığını anlamak için Scheffe testi ile t-testi yapılmıştır. Verilerin frekans ve yüzde dağılımları hesaplanmıştır. Bu verilere göre ilgili maddelerin grafikleri çizilmiştir. Öğretmenlerin biyoloji derslerinde materyal kullanımına ait görüşlerini ortaya koyabilmek için ölçekten elde edilen verilere göre maddelerin frekans ve yüzde dağılımları hesaplanmıştır.Araştırmanın önemli bulguları aşağıda verilmektedir:1. Kız öğrenciler, biyoloji dersinde materyal kullanımının kavramları somutlaştırdığı görüşüne erkeklere göre daha fazla katılmaktadırlar.2. Kız öğrenciler, materyallerle işlenen biyoloji dersinin, öğrenme sürecine çeşitlilik kattığı görüşüne erkeklere göre daha fazla katılmaktadırlar.3. Kız öğrenciler, materyallerle işlenen biyoloji dersinin daha zevkli işlendiği görüşüne erkeklere göre daha fazla katılmaktadırlar.4. Erkek öğrenciler, biyoloji dersinde yansıtılan tepegöz asetatlarının not tutma imkanı sağladığı görüşüne kızlara göre daha az katılmaktadırlar.5. Erkek öğrenciler, materyallerle işlenen biyoloji dersinin daha etkili olduğu görüşüne kızlara göre daha az katılmaktadırlar.Öğretmenlere uygulanan anketin sonuçları aşağıda görülmektedir:Materyal kullanımı öğretimde verimliliği artırarak, kalıcı bilgi oluşturmada ve başarı oranını artırmada büyük ölçüde etkili olmaktadır. Bu sonuçla ders materyallerinin önemi ortaya çıkmaktadır. Biyoloji öğretmenleri, materyal kullanımı ile öğrencilerin derse karşı daha ilgili ve ders süresince aktif katılım oluşturduğu görüşündedirler. Materyal kullanımı ile öğrencinin derse ilgisinin desteklendiği bunun da başarıyı artırdığı düşünülmektedir. Böylece ders klasik, sıkıcı bilgi aktarımından çıkmakta, öğrencilere hedeflere uygun davranışlar kazandırılmaktadır. Materyal kullanımı öğrencilerin öğrenmelerini zenginleştirmektedir. Klasik ders işleme ile sıkılan öğrencilere, farklı öğretim yöntem ve materyaller ile ders ilginç hale getirilmiş olur. Böylece öğrencilerin ilgisinin ders süresince devamlılığı sağlanmış olmaktadır. Laboratuar dersi öncesi hazırlık ve ders sonrası materyallerin toparlanarak kaldırılması gerektiğinden, ders süresinin dışında öğretmenler için yeterli ek zaman ihtiyacı ortaya çıkmaktadır.
Eleştirel düşünme becerilerini temel alan biyoloji dersinin ortaöğretim öğrencilerinin ekolojik etik yaklaşımlarına etkisi
Bu araştırmanın amacı, Ekoloji ?Dünya Ortamı ve Canlılar? ünitesi kapsamında, eleştirel düşünme becerilerini kazandırmaya yönelik hazırlanan etkinliklerin, öğrencilerin çevre etiği yaklaşımlarını ve eleştirel düşünme eğilimlerini nasıl etkileyeceğini tespit etmektir.Araştırma, deneysel araştırma modellerinden biri olan ön ölçüm-son ölçüm kontrol gruplu deneme modeline göre desenlenmiştir. Bu araştırma, deneysel bir çalışma olduğu için, örneklem seçimi yerine çalışma grubu alınmıştır. Bu grupların eşitliği açısından, aynı öğretmenin ders verdiği iki sınıf seçilmiş ve bu sınıfların öğrenci sayılarının ve öğrencilerin başarı düzeylerinin birbirine denk olmasına dikkat edilmiştir. Araştırma, 2008-2009 eğitim-öğretim yılı güz yarıyılında İzmir ilinde bir devlet okulunda 10. sınıfa devam eden 56 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmanın deney grubunda 29, kontrol grubunda 27 öğrenci yer almıştır.Araştırmada veri toplama araçları olarak, Yeni Ekolojik Paradigma (NEP) Ölçeği,California Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği (CCTDI) ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırma sürecinde elde edilen veriler, SPSS 15.0 istatistik paket programı aracılığıyla çözümlenmiştir. Ayrıca, her iki gruptaki öğrencilerden beşer kişiyle son ölçümler sonrasında yarı yapılandırılmış görüşmeler de gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın sonucunda, eleştirel düşünme becerileri öğretiminin öğrencilerin eleştirel düşünme eğilimlerini ve çevre etiği yaklaşımlarını olumlu yönde arttırdığı görülmüştür. Bununla birlikte, kız öğrencilerin erkek öğrencilere kıyasla eleştirel düşünme eğilimleri ve çevre etiği yaklaşımları açısından anlamlı bir farklılık olmamasına rağmen daha yüksek düzeylere sahip oldukları görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Eleştirel düşünme, ekolojik etik, yeni ekolojik paradigma ölçeği, California eleştirel düşünme eğilimi ölçeği, antroposantrik, ekosantrik.
Üreme? ünitesinin 5e modeline göre öğretiminin öğrencilerin kavramsal anlama ve tutumları üzerine etkisi
?Üreme? ünitesinin 5E modeline göre öğretiminin öğrencilerin kavramsal anlama ve tutumları üzerine etkisinin araştırıldığı bu çalışma, 2008-2009 eğitim- öğretim yılının ikinci döneminde İzmir ili Şirinyer Lisesi'nin iki farklı 10. sınıfında öğrenim görmekte olan 36 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir.Çalışmada ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmış, geleneksel yöntemle (anlatım yöntemi) öğretim yapılan öğrenciler kontrol grubunu, 5E modelinin uygulandığı öğrenci grubu ise deney grubunu oluşturmuştur. Kontrol ve deney gruplarındaki öğrencilere, öğretim öncesi ve sonrasında, geliştirilen ?Biyoloji Dersine Karşı Tutum Ölçeği? ve açık uçlu sorulardan oluşan ?Üreme Ünitesi Kavramsal Anlama Testi? uygulanmıştır. Bunların haricinde, öğretim sonrası bu gruplardan sekiz öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Tutum ölçeğinden elde edilen verilere, SPSS 11.0 programında bağımsız örneklem t testi ve eşleştirilmiş t testi yapılarak bunlar analiz edilmiş, kavramsal anlama testi ve yarı yapılandırılmış görüşmelerle toplanan veriler ise tablolaştırılarak çözümlenmiştir.Çalışmada açığa çıkan kavram yanılgıları ve öğrencilerin kavramsal değişimleri incelendiğinde, 5E öğrenme modeline uygun olarak geliştirilen rehber materyalin, deney grubu öğrencilerinin kavramsal değişimleri üzerinde olumlu bir etkisinin olduğu ve 5E modelinin kavramsal anlama açısından geleneksel öğretimden daha başarılı olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Deney grubunun ön ve son test tutum puanı ölçümleri arasında ise herhangi bir anlamlı fark bulunmamıştır.
Cytotaxonomical, anatomical and morphological researches on some Sideritis L. species
Bu araştırmada Batı Anadolu'da yayılış gösteren Sideritis leptoclada 0. Schııuarz & P. H. Davis, S. albiflora Hub. -Mor. ve S. phrygia Bornm. türlerinin anatomik, morfolojik ve sitotaksonomik özellikleri incelenmiştir. Araştırma konusu kapsamına aldığımız bu üç endemik türün tespit edilen özelliklerinin literatürde yer almadığı ve incelenmediği dikkate alınarak ilk kez tarafımızdan ele alınmıştır, Orjinal şekil ve bulgular metinde belirtilmiştir. v Türlerin morfolojik özellikleri DAVIS (1982-1988) verilerinden bazı farklılıklar göstermektedir ve bu farklılıklar metinde verilmiştir. İncilenen bu üç endemik Sideritis EL türlerinin/ anatomik özellikleri S. congesta, S. argıtta ve S. trojana ile ve birbirleriyle karşılaştırıl- mıştır. S. leptoclada 0; Schiwarz & P. H. Davis ve S. phrygia Bornm. 'nın yaprakları ekvifasial ve amfistomatik, S. albiflora Hub. -Mor. 'nın yapraklarının bifasial ve hipostomatik olduğu tespit edilmiştir. Diğer anatomik yapılar az çok birbirlerine benzerlik göstermektedir. İncelenen 3 endemik Sideritis L. türü sitotaksonomik yönden ilk kez incelenmiş ve türlerin kromozom sayıları tespit edilmiştir. S. leptoclada 0. Schwarz & P. H. Davis türünün 2n=52, S. albiflora Hub. -Hor. türünün 2n=32 ve S. phrygia Borm. türünün 2n=32 kromozoma sahip olduğu tespit edilmiştir..II-
Morphological and toxonomical investigation on bufo viridis (Anura : Bufonidae) in Turkey
SUMMARY In this study, the distribution and taxonomic status of B. viridis that lives in our country have been investigated. 495 samples have been examined from 7 different regions with the opinion of the potential isolation, biometric measures have been taken and the comparison of the indexes and ratio among regions have been made. It has been seen that there is not striking taxonomic difference in the end of the statistical analyses that were made by means of computers. In addition to this the feading biology of B. viridis has been searched and it has been found that it can be useful for biological fight. The morphological differences that is seen in larva during metamorphosis period from embryo till the end of the development of larva have been examined at certain intervals and larval period of this species has also been investigated.
Studies on the ecology of Reseda lutea L. in western Anatolia
In this study, the aim is to present ecological, anatomical, morphological and pollen and seed germination characteristics of Reseda lutea L. (Resedaceae) distributed in West Anatolia. Reseda lutea is distributed widely in Turkey, as well as throughout the temperature zones of the world. It is a cosmopolitan, species occurring 0-2300 m altitude in Turkey. It prefers open and sunny. It also occurs as a ruderal plant in Turkey. In Turkey, the best colour of yellow for hand-woven carpets and kilims, as a source of dyeing substances is produced from R. lutea and R. luteola. This shows the economical importance of R. lutea in Turkey. In addition to this, its preference by honey bees in the apiculture, as a dry and fresh food source for famı animals, are other economical characteristics of this species. It is also used in the struggle against erosion which done to its roots which can go to deeper parts of soil according to soil structure and is one of the basic environmental problems in Turkey. This study was materialised on R. lutea because of the above mentioned economical characteristics. According to the results of this study: The chemical and physical analysis of soil and plant samples, collected from 54 different localities in West Anatolia, showed that the plant prefers, generally sandy loam and sandy clay loam soils, with a light alkaline and medium alkaline pi I. It also grows on non-saline, highly calcareous soils, poor potassium and phosphorus, and varying in nitrogen content. Soil and plant analysis results were evaluated statistically The morphological, anatomical, pollen and seed germination characteristics of the plant were examined. The results obtained were compared and discussed in the light of results published in different studies.
Bekilli (Denizli) ve çevresi makromantar florası üzerinde bir araştırma
Bu çalışma, Denizli İli Bekilli İlçesi sınırlan içinde yapılan arazi çalışmaları sırasında, 1998-1999 yılları arasında, özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında 867 makrofungus örneği toplanmıştır. Toplanan bütün türlerin morfolojik ve ekolojik özellikleri ve yöre halkından alınan bilgiler kaydedilmiştir. Arazi ve laboratuvar çalışmaları sonucu 27 familyaya ait 55 makrofungus türü belirlenmiştir. Bunlardan 8 takson Pezizales'e, 8 tür Aphyllophorales'e 1 tür Tulostomatales'e, 1 tür Nidulariales'e, 5 tür Lycoperdales'e, 2 tür Hymenogastrales'e, 4 tür Boletales'e, 26 tür Agaricales'e aittir. Bunların 35'i yenen,17'si yenmeyen, 3'ü zehirli, 10'u odun tahripçisi, 9'u hem yenen hem odun tahripçisi ve 1 'i hem zehirli hem de odun tahripçisidir. Yenen türler: Morchella conica, M. esculenta, Helvetia leucopus, H. lacunosa, Paxina leucomelas, Sarcosphaera crassa, Laetiporus sulphureus, Polyporus squamosus, Ramaria stricta, Lycoperdon molle, L. perlatum, Rhizopogon luteolus, R. roseolus, Suillus bellinii, Boletus erythropus, Chroogomphus rutilus, Lentinııs tigrinus, Pleurotus ostreatus, P. eryngii, Clitocybe odora, Laccaria laccata, Lepista nuda, Oudemansiella radicata, Tricholoma terreum, Macrolepiota procera, Agaricus campestris, A. bisporus, Coprinus atramentarius, C. comatus, C. disseminatııs, C. nıicaceus, Agrocybe cylindrica, Russula delica, Lactarius deliciosus ve L. deterrimus'tur. Yenmeyen türler: Paxina acetabulum, Sepultaria sumneriana, Stereunı hirsutum, Fomes fomcntarius, Trametes versicolor, Ganoderma applanatıım, Schizophyllum commune, Phellinus tuberculosus, Tulostoma brumale, Cyathus olla, C east rum sessile, G. triplex, Mycena strobilicola, Pluteus salicinus, Volvariella bombycina, Panaeolus semiovatus ve Boletus radicans'tır. Zehirli türler: IV Hypholoma fasciculare, Inocybe fastigiata ve I. geophylla'dır. Odun tahripçisi türler: Stereum hirsutum, Fomes fomentarius, Trametes versicolor, Ganoderma applanatum, Schizophyllum commune, Phellinus tuberculosus, Cyathus olla, Mycena strobilicola, Pluteus salicinus ve Volvariella bombycina'dir. Hem yenen hem odun tahripçisi türler: Coprinus micaceus, Laeliporus sulphureus, Polyporus squamostis, Ramaria stricta, Lentinus tigrinus, Pleurotus ostreatus, P. eryngii, Oudemansiella radicata ve Agrocybe cylindrica'dir. Hem zehirli hem odun tahripçisi tür ise Hypholoma fasciculare' dir. ANAHTAR KELİMELER: Makrofungal Flora, Taksonomi, Bekilli-Denizli, Türkiye.
İnsan endokrin sisteminin öğretimi konusunda çevrim içi materyal geliştirilmesi ve değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı "İnsanda Endokrin Sistem" konusunda çevrim içi materyaller geliştirerek bunların öğrenme üzerindeki etkisini tespit etmek ve öğrenci ve öğretmenlerin geliştirilen çevrim içi materyaller ile ilgili görüşlerini tespit etmektir. Araştırmaya 13 tane 11. sınıf öğrencisi ve Çankaya Bölgesi'nde bulunan liselerde görev yapan 4 biyoloji öğretmeni katılmıştır. Çalışma tek grupludur. Araştırmada nicel ve nitel veri toplama araçlarına yer verilmiştir ve araştırmanın nicel deseni zayıf deneysel desenlerden "Tek grup ön test son test deseni"dir. Nitel araştırma deseni "Eylem Çalışması"dır. Araştırmada "İnsanda Endokrin Sistem" konusunda problem senaryosu ile hazırlanan sorular, kavram haritaları, bulmacalar, karikatürler, çevrim içi testler, benzetmeler, şifrelemeler kullanılarak hazırlanan materyaller konu anlamıyla birlikte bütünsel bir hale getirilmiştir. Konuya yönelik araştırmacı tarafından başarı testi geliştirilmiştir. Ayrıca öğretmen öğrenci görüşlerini almak için yarı yapılandırılmış görüşme soruları hazırlanmıştır. Öğrenciler konuyu okulda gördükten bir ay sonra başarı testi öğrencilere ön test olarak uygulanmıştır ve ardından öğrencilere geliştirilen materyallerle ders anlatımı gerçekleştirilmiştir. Bu anlatımın üzerinden 1 ay geçtikten sonra başarı testi öğrencilere son test olarak uygulanmıştır. Bu uygulamalardan sonra öğrencilerle ve öğretmenlerle birebir yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılarak verilerin analizi içerik analizi yöntemiyle yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin ön test ve son test sonuçlarında anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Görüşme sonuçlarına göre öğrencilerin geliştirilen ders materyallerini beğendiklerini, konuyu öğrenmeye yardımcı ve kalıcı öğrenmeyi sağladığını ifade etmişlerdir. Öğretmenler de geliştirilen materyalleri beğendiklerini derslerinde kullanacaklarını ifade etmişlerdir.