
149
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Küreselleşme sürecinde geleneksel grafik baskı teknikleri
Günümüzde sanatsal grafik baskı uygulamaları kendi geleneğini oluşturmuştur. Bu araştırmanın konusu ise, grafik tasarımın kitlesel araçlarını kullanarak; küreselleşme sürecinde geleneksel grafik baskı tekniklerinin üretime yeniden dahil edilmesidir. Bu anlamda araştırma, küreselleşmenin ve beraberinde Enformasyon Teknolojisi Devrimi'nin bir analizini yapmaktadır. Endüstri Devrimi ile başlayan hızlı teknolojik gelişmeler, yüzyılın sonunda artık takip edemeyeceğimiz boyutlar kazanmıştır. Küreselleşme ile karşılıklı bir etkileşim içerisinde olan Enformasyon Teknolojisi devrimi, insanlığın da paralel bir evren algısına sahip olmasını getirmiştir. Tüm bu baş döndüren gelişmeler doğal olarak tepkileri beraberinde getirmiştir. Grafik tasarım da bu tepkisel duruma ortak olarak, kendini sorgulamaya First Things First (Öncelikli Şeylerden Önce) manifestosu ile katılmıştır. Tasarımcının toplumsal sorumluluğun sorgulanması aynı zamanda tasarımcıları da bireysel sorgulamalara yöneltmiştir.Geleneksel yöntemler çoğu zaman, eski, modası geçmiş gibi algılanmaktadır. Ancak her teknolojik gelişme ile yenilenen baskı uygulamalarının gelişimini ve devamlılığını gözlemleyebilmek için yirminci yüzyıla kronolojik bir bakış atmak yeterli olmaktadır. Yirminci yüzyılın Endüstri Devrimi ile başlayan süreçte getirdiği yenilikler, geleneksel tekniklerin kullanımını sanatsal alana taşımış ancak ortadan kaldırmamıştır. Ancak dijital teknoloji, yeni bir estetik ile birlikte yüzyılın son dönemini teknik açıdan da işgal etmiştir.Tüm bu teknolojik gelişmeler ışığında, bireysel üretimler gerçekleştiren grafik tasarımcı ve sanatçılar, sanat tasarım çelişkisinin günümüzde geldiği uzlaşma doğrultusunda ve teknolojik gelişmelerin insanın fiziki varlığını tehdit noktasında, yeniden geleneksel grafik baskı yöntemlerini tercih etmektedir. Bu yeniden keşif durumu, kitlesel üretim mecraları üzerinden incelenmiş; sanatçı ve tasarımcıların bireysel ifadeleri bu alanlarda sorgulanmıştır. Böylelikle grafik tasarım alanında geleneksel grafik baskının günümüzdeki durumu ve tercih nedenleri ortaya konmuştur.Türkçe Anahtar Kelimeler: 1-Baskı 2-Grafik3-Küreselleşme 4-Tasarım 5-Sanat
Sanal ortamda üç boyutlu sergileme tasarımı ve bir uygulama çalışması
Grafik tasarımcıların çözümler geliştirdiği "Sergileme Tasarımı" alanında, sayısallaşma teknolojilerinin kullanımının artması ile birlikte, farklı yaklaşımlar geliştirilebileceği ve yeni teknolojilerin bu alanda da kullanılabileceği üzerine yapılan bu araştırma ve ortaya konulan bu tez; sanal ortamda kullanılan üç boyutlu oyun motorlarını kullanarak sergileme tasarımı konusuna yeni bir bakış açısı sunmayı hedeflemiştir. Yapılan literatür incelemesi ile birlikte, oyun üretimi konusunda kullanılan teknolojiler araştırılmıştır. Sayısal ortamdaki üç boyut teknolojisinin sergileme tasarımı alanında tasarımcıya sunabileceği yeni olanaklar irdelenmiştir. Sanal gezi, panoramik fotoğraflama ve üç boyut illüzyonu veren diğer üretim teknikler de tezin araştırmasına dahil edilmekle birlikte, bu tekniklerle ulaşılabilecek sonuçlar bu tezin araştırma kapsamının dışında bırakıldı. Üç boyutlu modelleme yazılımlarının daha kolay kullanılabilen modelleme araçları sunması veya tasarımcıların çok daha kolay modelleme yapabilecekleri yeni üç boyutlu tasarım yazılımlarının piyasaya çıkması ile birlikte, sanal ortamda üç boyutlu sergileme tasarımının çok daha hızlı bir şekilde gelişeceği ortadadır. Böylelikle sanal ortamda çok daha etkin, kullanıcı ile daha fazla etkileşime giren ve hedef kitle açısından çok daha ilgi çekici çözümlerin üretilmesi mümkün olacaktır.
Tüketim kültüründe kahraman imgesi
Her kültür ve dönem, kendi kahraman imgelerini yaratmıştır. Topluma dayatılan tüketim kültüründe, bu imgelerin üretimi, reklamcılık, markalaşma, ve popülerlik gibi, ticari olgular ile ilişkilidir. Bu araştırmada, genel olarak tüketim toplumunun rol modelleri haline gelen, marka reklam karakterleri ve markalar ile ilişkili ünlüler, kahraman imgeleri adı altında açığa çıkarılmaya çalışılmıştır. Araştırmadaki örnekler, markalara sözcülük yapan kurgusal ya da ünlü karakterler, tek başına markalaşan ünlüler ve beli bir cinsiyeti etkileyen kavramdan yola çıkılarak resmedilen karakterler olarak çeşitlenmektedir. Araştırmadaki bulgular, büyük ölçüde, yirminci yüzyıl başından itibaren gelişen Amerikan tüketim kültüründeki kahraman imgelerini içermiştir. Yeni Adam ve Yeni Kadın olgularının dergiler ve dergi reklamlarında görselleşmiş halleri ile medyada gün geçtikçe daha çok yer işgal eden ünlüler ve ürünler ile ilişkileri, bulguların arasında yer almaktadır. Bulguların arasında, tüketim kültüründe kahramanlar olarak en çok göze çarpan yıldız sporcular, önemli bir yer tutmuşlardır. Popüler kültürdeki önemli kahraman üreticileri olarak Hollywood sinemasına ve çizgi roman mecrasına değinilmiştir. Yirminci yüzyılın ikinci yarısında Amerika'nın yanı sıra, küreselleşmeye başlayan tüketim kültürü ile diğer kültürlerden de bulgular elde edilmişlerdir. Son olarak, kahraman imgelerinin Türk tüketim kültüründeki yerini belirlemek adına, ülkemizdeki koşullar ile birlikte, bu kültüre ait kahraman imgelerine yer verilmiştir. Yirminci yüzyıldan başlayarak, kendi dönemlerinde medyada önemli bir yer işgal etmiş ve kitlelere yayılmış kahraman imgeleri, dönemlerindeki sosyoekonomik ve sosyo-politik koşullar ile birlikte ortaya koyulmuştur. Bu anlamda araştırma, tüketim kültüründeki kahramanların kimler olduğu, nasıl algılandığı, kahraman imgelerinin dönemlere ve kültürlere göre ne gibi değişiklikler gösterdikleri üzerine yoğunlaşmıştır. Türkçe Anahtar Kelimeler: 1- Kahraman 2- Tüketim Kültürü 3- Popüler Kültür 4- Rol Model 5- Reklamcılık
Bilgilendirme tasarımında veri görselleştirmesinin yeri ve kullanımı
Tarihin eski dönemlerinden bu yana devinim içerisinde olan bilgi, hızla genişleyerek çeşitli iletişim türleriyle ve bilimsel alanlarla etkileşim içerisine girmiştir. Bilgiyi paylaşma ihtiyacının artmasıyla, içeriğin daha iyi anlaşılması için farklı görselleştirme yöntemleri uygulanmaya başlanmıştır. Uygulamaya başlayan bu yöntemler ise günümüze kadar gelişim göstermeye devam etmektedir. Bu noktada bilgi bilgilendirme tasarımının önemli bir kolu olan veri görselleştirmesiyle kendini ifade edebilmekte ve içeriğin iletilebilmesine güç katmaktadır. "Bilgilendirme Tasarımında Veri Görselleştirmesinin Yeri ve Kullanımı" başlıklı tez çalışması, grafik tasarımın özündeki bilgilendirme amacını, veri görselleştirmesindeki içeriğin biçimsel aktarımına katkısını ele almaktadır. Araştırmanın birinci bölümünde; veri görselleştirmesinin tanımı, tarihsel süreç içerisindeki rolü, günümüze kadar değişen ve gelişen konumu ele alınmıştır. Bu kapsamda konunun öncüleri ve ustaları örnek çalışmalarıyla incelenmiştir. Araştırmanın ikinci bölümünde ise; konunun temel ilkelerine yer verilmiş, konu bir tasarım disiplini olarak incelenerek bilgilendirme tasarımıyla olan ilişkisi değerlendirilmiş ve farklı disiplinlerle olan etkileşimine de değinilmiştir. Ayrıca, tasarımcının içerik ve estetik arasındaki dengeyi koruyarak anlaşılır bir görselleştirme oluşturma çabası ve sorumluluğu analiz edilmiştir. Tezin son bölümünde ise, veri görselleştirmesinin güncel konumuna göre tasarım sürecindeki yöntem ve uygulamaları incelenmiştir. Uygulama alanları, günümüzdeki farklı ortamlarla olan bağı üzerinden değerlendirilerek örneklerle pekiştirilmiştir. Türkçe anahtar kelimeler: 1. Bilgilendirme Tasarımı 2. Veri Görselleştirmesi 3. Grafik Tasarım 4. Bilgi Mimarisi
1980'lerden günümüze Türkiye'de sosyal sorumluluk projeleri ve afişlere yansıması
Sosyal Sorumluluk kavramı; yaşadığımız topluma karşı birebir sorumluluğumuz olduğunu ve herkesin topluma katkılarının olabileceğini, öncelikle kendisinin kavraması anlamına gelmektedir. Sosyal Sorumluluk, 1980 öncesinde çok fazla üzerinde durulmayan fakat 90'larla birlikte adını sıkça duymaya başladığımız bir kavramdır. Reklam ajanslarının kurulmaya başladığı ve bireysellikten ekip çalışmasına doğru geçildiği yıllarda, toplumsal konular, grafik tasarımın ilgi alanına girmeye başlamıştır. Bu sebeple, grafik tasarımın en etkin iletişim biçimlerinden olan afişler, sosyal sorumluluk projelerinin vazgeçilmez anlatım şekli olmuştur.1980 Türkiye'sinin sosyo-ekonomik ve kültürel yapısı incelenmiş ve grafik tasarımın bu süreçteki gelişimine araştırmanın birinci bölümünde değinilmiştir. 12 Eylül darbesinin, Özal döneminin, dünyadaki değişimlerin etkileri incelenerek, yaşanan kültürel bölünme anlatılmıştır. Artan rekabet ortamıyla beraber, reklamın ve reklam ajanslarının önem kazanması da ele alınmıştır. Teknolojideki gelişmeler, bilgisayarın tasarım dünyasına girmesi ve postmodernizmin etkileri incelenmiştir.Sosyal sorumluluk kavramıyla, şirketlerin ve Sivil Toplum Kuruluşlarının sosyal sorumluluk projelerine yaklaşımları, ikinci bölümde anlatılmıştır. Sosyal sorumluluk projelerinde etkin faaliyette bulunan kurum ve kuruluşlar hakkında bilgiler verilmiştir. Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) tanımı ve faydaları üzerinde durulurken, sponsorluk kavramına da değinilmiştir. Popülerleşmenin kitleler için yaratılmış hali olan kitle kültürünün (Mass Culture), medyanın etkisiyle güçlenerek toplumsal hayatı etkilemesinden bahsedilmiştir. Bunların yanında, kurumların markalarını güçlendirmek adına KSS projelerine verdikleri önem üzerinde durularak, bazı markaların projelerine yer verilmiştir.Araştırmanın ağırlık kazandığı üçüncü bölüme gelindiğinde, sosyal sorumluluk projeleri, topluma ulaştırılma şekilleri ve bunların özellikle afişlere yansıması vurgulanmıştır. Sosyokültürel, politik ve çevre konulu afiş tasarımı anlatılmış, Türkiye'den ve dünyadan tasarımcıların örnek çalışmalarıyla da görsel olarak desteklenmiştir. Bunun yanı sıra, oluşturulan tasarımlarla da sosyal sorumluluğun ve sürdürülebilirliğin önemli olduğu konusu irdelenmiştir. Yine bu bölümde, sosyal sorumluluk projelerinin oluşmasında ya da desteklenmesinde şirketler, dernekler ve vakıfların, farklı roller üstlenerek, fayda sağlama yollarına gitmeleri anlatılmaktadır. Bu amaçla hizmet veren şirketlerden Turkcell'in ?Kardelenler Kampanyası?, derneklerden, WWF-Doğal Hayatı Koruma Derneği'nin çeşitli kampanyaları, vakıf olarak da, TEMA Vakfı'nın ?Geleceğimiz Erimesin? ve ?El Koyun? kampanyaları, tasarım örnekleriyle birlikte verilmiştir. Ayrıca, sosyal sorumluluk projelerine destek vermek adına bir ilk yaratılarak oluşturulan, dünyanın her yerinden tasarımcıların katılımıyla oluşan ve çok ses getiren, GOOD 50x70 yarışmasından da söz edilerek, tasarım örnekleri eklenmiştir.Sosyal sorumluluk projeleriyle örnek afiş tasarımları araştırmanın son bölümünde oluşturulmuştur. Konunun çok kapsamlı olmasından dolayı, çalışmalar araştırmanın içeriğiyle ilintilidir. Şöyle ki; afiş tasarımları, konular temel alınarak değil, araştırmada ele alınan şirketler, dernekler ve vakıflar adı altında, kurumlara/kuruluşlara ait olacak şekilde oluşturulmuştur.Genel olarak afiş, taşıdığı toplumsal sorumluluk ile grafik tasarımın görsel anlamlandırma ve biçimlendirme dili olarak etkin bir görev üstlenmiş, sosyal sorumluluk projelerinin ifade biçimi olmuştur.
1980 sonrasında grafik tasarımda enstalasyonun yeri ve önemi
1980 sonrasında Grafik tasarımda Enstalasyonun Yeri ve Önemi' adlı bu araştırmada, grafik tasarım ile çağdaş bir anlatım biçimi olan enstalasyon arasındaki bağ incelenmiştir. Sosyo-politik ve kültürel faktörlerin etkisiyle enstalasyonu oluşturan koşullar irdelenmiş ve giderek yersizleşen sanat yapıtının kendisine yer bulma arayışı, sanat hareketleri ve öncü sanatçılarıyla birlikte araştırılmıştır.Nesne ve zaman olgusu ile birlikteliğinde, enstalasyonun deneyimlendiği `mekân' sorunsalı (mekânın tarihi geçmişi, coğrafi konumu ile yerleştirme çalışması arasındaki etkileşimler) tasarımcı ve sanatçıların yerleştirme çalışmaları ışığı altında araştırmanın ikinci bölümünde incelenmeye çalışılmıştır.Son bölümde, postmodernist açılımların grafik tasarım ve enstalasyondaki yansımaları, özellikle 1980 sonrası grafik tasarım ile enstalasyon'un kesiştiği noktalar üzerinden araştırılmıştır. Bu bağlamda farklı sergileme mekânlarında, deneysel yaklaşımla üretilen, toplumu bilinçlendirmeyi amaçlayan, grafik tasarımcıların yerleştirme çalışmalarına yer verilmiştir. Tez kapsamında yapılan bu araştırmanın sonucunda, grafik ağırlıklı enstalasyonların iyi ve duyarlı örneklerinin gündelik hayatın içine yayılmasıyla, kent hayatını zenginleştiği görülmektedir. Böylelikle yeni algıma biçimleriyle toplumsal bilincin yükseldiği söylenebilir.
Amerikan vatandaşı ve sosyal rol modeli oluşturulmasında Norman Rockwell illüstrasyonlarının katkısı ve irdelenmesi
İşlerinde yakalamış olduğu üstün başarı ile bulunduğu topluma yön vermiş bir illüstratör olan Norman Rockwell'in bıraktığı derin izlerin etkileri hala devam etmektedir. Bu durum, çağdaş Birleşik Devletleri ve vatandaşlarını anlamak adına sanatçının bir araştırma konusu olarak ele alınmasını zorunlu kılmaktadır. Buradan hareketle ortaya çıkan bu araştırmanın birinci bölümü, topluluk ve aidiyet gibi kavramlar ile şekillenen propaganda unsurunu ele alınmış ve imaj olgusunun önemli bir uzuv olarak kullanımı ile beraber kimlik inşası sürecindeki önemine yer vererek Norman Rockwell'i konumlandırmıştır. İkinci bölümde Rockwell'in hayatı, çalışma sistemi ele alınmış ve önemli eserleri alt başlıklar olarak değerlendirilmiştir. Son bölümde ise Rockwell'in illüstrasyonlarının toplumsal etkileri incelenmiş, A.B.D'nin kurgulanan toplumsal yapısı ve sansür ele alınmış ve Rockwell'in çok katmanlı kimliği irdelenmiştir.
Polonya afiş ekolünün kişisellik bağlamında incelenmesi
Polonya devleti, jeopolitik konumu itibariyle tarihi boyunca önemli işgal dönemleri geçirmiştir. Bunların en yıkıcı olanını da İkinci Dünya Savaşı sırasında Alman işgali altında yaşamıştır. Tarihindeki bu yaralar, Polonya'da ekonomik ve politik anlamda sürekliliğin ve istikrarın oluşmasında engel teşkil etmiştir. Böylesine ağır işgal dönemleri yaşamış olan bir ulusun günümüzde hala varlığını sürdürebilmesinin sebebi olarak, ulus kimliğine ve kültürel mirasına bağlılığı gösterilebilir. Kültürel anlamda varolma arzusu, ulusal kimliğe ve geleneklere bağlı, özgün bir sanatsal tarz arayışını beraberinde getirmiştir. Polonya'lı sanatçı ve tasarımcılar her daim çağdaş olanı kendi gelenekleri ile harmanlayarak yakalamak ve yarattıkları eserlerde kendilerine özgü olanı ortaya koymak amacında olmuşlardır.Polonya Afiş Ekolü de, böylesine bir anlayış doğrultusunda ortaya çıkmıştır. Ekol, alabildiğine kişisel ancak aynı zamanda resimsel anlamda geleneksele yakın bir grafik dile sahiptir. Polonya afişini biricik kılan şey baskıcı rejim altında yeşermiş oldukça kişisel ve kavramsal olan üsluba sahip olmasıdır. Bu özgün üslup özellikle 1960 ve 1970'lere damgasını vurmuş, açılan afiş müzesi ve düzenlenen afiş bienali ile Polonya, dünyada afiş kültürünün yayıcısı ve koruyucusu haline gelmiştir.1980'de Polonya'nın Gdansk şehrindeki tersanelerde birkaç muhalif işçinin öncülüğünde kurulan rejim karşıtı Dayanışma hareketinin 1989 yılında iktidara geçmesi ile Komünist rejim yıkılmıştır. Polonya'da siyasal yapının değişmesine bağlı olarak afiş üretimini sağlayan kurumların kapanmasıyla afiş ekolünün Polonya Afiş Ekolü'nün de sonu gelmiştir. Bugün Polonya afişi değerli bir kolleksiyon nesnesi olarak internet üzerinden satış yoluyla kendine bir pazar bulmuştur.
Çocuk bakım ürünleri ambalaj tasarımlarının yapısal çözümlemesi
Ambalajlar günlük yaşantının o kadar içerisindedir ki çoğu zaman satın alma aşaması ve kullanım alanlarındaki önemi fark edilmemektedir. Günümüzde her sektör için aktif bir satış aracı haline gelmiş olan ambalaj tasarımlarının ilk örnekleri arasında sabun ve kozmetik ürünlerin ambalajları yer almaktadır. Süreç içerisinde ise, kozmetik sektörü gerek ürün çeşitliliği gerekse hedef kitle açısından hızla genişlemiştir. Son dönemde, hedef kitleye yeni eklenen bir grup da çocuklar olmuştur. Çocuk grubunun merkezi olan ve `tween' olarak adlandırılan 8-12 yaş arası çocuklar için birçok ürünün geliştirilmesi ve ürünlerin pazara girmesi aşamasında üretici ve tasarımcıların gerekli donanıma sahip olmamaları sonucunda, hedef kitle kendisine özel tasarlanmış ürün bulmakta zorlanmaktadır¬. Bu durumu aşmak için tasarım ve pazarlama alanlarının kültürler içerisind¬e sürekli olarak yenilenen kodları etkin kullanarak tüketici davranışını algılaması gerekmektedir. Hedef kitle ile etkili iletişim kurabilmek yalnızca tasarım öğelerinin bir araya getirilmesiyle değil, kavramsal alt yapıya sahip olunmasını da gerektirmektedir. Bu bağlamda, varolan tasarımları çözümleme ve etkin tasarımlar gerçekleştirmek üzere göstergebilimsel yöntem kullanılmaktadır. Bu yöntem, içerisinde yer alınan göstergeler dünyasını saptama, deşifre etme ve yeniden kodlama imkanı vermektedir. Çalışma tüketici üzerinden değil; `metin'lere odaklanarak kültür ve iletişime doğrudan uygulanmaktadır. Bu açıdan yöntem kültürel farkındalık, kategori içindeki iletişimin analizi, tüketicinin belirtmediklerinin algılanması açısından önemlidir. Burada genel iletişim teorilerinin aksine göstergeler üzerinden anlamın üretim ve iletimi ön plandadır. Pazarlama iletişimi önemini korurken analiz için yöntem, tasarım öğeleri-ambalaj-tüketici ilişkilerine uygulanmaktadır. Sonuç olarak; ortak bir dil oluşturarak çocuklara yönelik kozmetik ürün ambalaj tasarımları geliştirilmesi aşamasında yapısal çözümlemenin gerekliliği sunulmuştur.
Modern mitoloji üretiminde fantastik Franco-Belge BD (çizgi roman)
Günümüzde Francophone coğrafyanın dışında da etkisini sürdüren `Franco Belge BD' (çizgi roman) ve onun başlıca üretim motivasyonlarından `fantastik'in işbirliği; daima gündemde kalan iki başlığı birleştirmenin ötesinde, modern mitoloji üretiminde üstlendiği rol açısından da önemlidir.Bugün kendi başına bir sanat disiplini haline gelen, kendi eğitim kurumlarına ve etkinliklerine sahip olan `çizgi roman'ın ve onun içerisindeki `Franco Belge BD'nin ayrıntılı biçimde ele alınması; `Fantastik Franco Belge BD'nin temel özelliklerinin belirlenmesi; toplumdışı kimliği ve alternatif çizgi roman üretimindeki yerinin anlaşılmasına, güncel konumunun belirlenmesine yarar sağlamıştır.Franco Belge çizgi romanın fantastikle olan ilişkisinden yola çıkarak; Fantastik Franco Belge BD'nin popüler örneklerinde `güncellenen içerik ve biçimin, fantastik göstergelerin' izini sürmek ise; bu işbirliğinin ürettiği ve modern mitolojiyi besler görünen temsillerin değerlendirilmesine olanak vermektedir.¬¬¬Söz konusu veriler ışığında Fantastik Franco Belge BD'nin popüler mitoloji üretiminde üstlendiği rolün, içerik ve biçim açısından ele alınarak tartışılıp saptanması, güncel üretim açısından da önemli ipuçları içerir.`Fantastik' ve diğer çizgi romanlardan farklı bir yol haritası izleyen `Franco Belge BD' işbirliğinin; `modern mitoloji üretimindeki yerini' belirlemeye çalışmak; Güzel Sanatlar Fakülteleri'nin Grafik Bölümleri'nde; çizgi romana, çizgi roman yapımına ve tüm bu üretimi etkileyen fantastiğe duyulan ilgi dikkate alındığında, konuya ilişkin bilimsel bir kaynak ve ayrıntılı bir literatür çalışması ortaya koymak amacını gütmektedir.
Sergilendirme tasarımında yeni yaklaşımlar ve bir proje önerisi
Göstermek, biriktirmek ve paylaşmak eylemleri en erken dönemlerden bu yana insanoğlunun vazgeçilmezi olmuştur. Bunların yanı sıra biriktirme ve gösterme dürtüsü, bilginin aktarılması ve saklanması adına insanlık tarihi boyunca oldukça önemli bir görev üstlenmiştir. Konunun grafik tasarım ve onun tarihi ile kesiştiği noktada ise, var olan bu bilgi birikiminin düzenlenmesi, yönetilmesi ve hatta yorumlanması ön plana çıkmaktadır. Bu noktada grafik tasarım yeni bir çalışma disiplini, Sergileme Tasarımı ile buluşmuştur.?Sergileme tasarımında yeni yaklaşımlar ve bir uygulama? adlı tez çalışması, grafik tasarımın, batı ülkeleri için genç, ülkemiz için ise yeni olan bu alanı üzerine genel bir bakış sunmaktadır. Konunun derinlikli ve sağlıklı çerçevelendirilmesi, kavranması adına ilk olarak sergileme eylemi ve eylemin tarihi üzerine araştırmalar sunulmuştur. Daha sonra tezde sergileme eylemi bir tasarım ürünü olarak ele alınmış ve sınıflandırılmıştır. Bununla birlikte tez içerisinde sergileme tasarımı ve grafik tasarım alanı arasındaki ortak bağlar incelenmiş, sergileme tasarımı disiplini içerisinde grafik tasarımcının rolü araştırılmıştır. Bu noktada tez, dünya üzerindeki konu adına seçilen örnekleri detaylı bir biçimde sınıflandırarak incelemiştir.Son bölümünde çalışma sergileme projelerinin tasarım aşamalarını incelemiş, sergileme tasarımının güncel durumu ve yenilikçi yaklaşımları üzerine saptamalarda bulunmuştur.
Kültürel afişlerde fotoğrafın ve illüstrasyonun kompozisyon öğesi olarak kullanımı
Anahtar Kelimeler: Tipografi, İllüstrasyon, Fotoğraf, Grafik Tasarım, Görsel Kompozisyon Tasarımda ileti aktarma aracı olarak kullanılan tipografi, illüstrasyon ve fotoğraf, temelde aynı amaca hizmet eden görsel anlatım kanallarıdır. İllüstrasyon ile fotoğrafın icadından sonra, tarihi süreç içinde bu iki sanat dalı sürekli etkileşim içinde olmuşlardır. İllüstrasyon ile fotoğraf arasındaki ilişki, fotoğrafın henüz bulunmadığı Camera Obscura dönemine kadar uzanır. Çünkü ileride bulunacak olan fotoğraf, Camera Obscura'yı temel araç olarak kullanacaktır. İkisi de farklı disiplinler olarak değerlendirilse de, illüstrasyon ve fotoğraf görsel iletişimin doğru ve etkili bir biçimde gerçekleşmesi için çalışırlar. Sadece üretim şekillerinde bir takım farklar söz konusudur. Temelde aynı amaca hizmet ettiklerinden dolayı illüstrasyon ile fotoğraf arasındaki ilişki hep iç içe olmuştur. Birbirlerine rakip gibi görünseler de, birbirlerinden beslenmişlerdir. İllüstrasyon bir yorumdur, imajı daha mizahileştirmesi, sanatsallaştırması ile vazgeçilemeyecek bir uğraş alanıdır. Ayrıca illüstrasyon uygulamaları, sanatsal gerçekliklerinin yanında, bir fotoğrafa ek katkıda bulunmaları ile de değerlik kazanır. Örneğin bir fotoğraf üzerinde daha gerçekçi bir etki yakalayabilmek için birçok fotoğraf bir araya getirilmekte, fotoğraflarla montajlar, rötuşlar ve illüstratif müdahaleler yapılabilmektedir. Ayrıca fotoğrafın baskı teknikleri ve günümüzde de bilgisayar yardımı ile oluşturulan grafiksel yorumları, fotoğrafın kendinden daha etkili olmaya başlamış ve eskiden fotoğrafa benzemeye çalışan illüstrasyon, illüstrasyona dönüşen fotoğrafla yer değiştirmiştir. Başlarda fotoğrafa benzemeye çalışan illüstrasyon, günümüzde illüstrasyona dönüşen fotoğraf ile bir döngüye girmiştir. Bu ilişkinin en net göze çarptığı tasarım alanı, gerçekleştirilen etkinliği insanlara doğrudan duyurmayı amaçlayan afişlerdir. Duyurmayı amaçladığı etkinliği olabildiğince net ve somut görsel ve tipoğrafik bir kompozisyon ile insanlara iletmesi gereken festival ve konser afişleri, bu ilişkinin en net gözlemlenebileceği grafik tasarım alanı olduğundan, bu tezin konusu olarak seçilmiştir.
Reklam kampanyasının doğru bilgilerle ajans tarafından uygulanması ve tüketiciye sunulmasında kullanılan yöntemler
Reklam kampanyalarının tüketiciye sunulma sürecinde; iletişim, pazarlama, ticari süreç ve sanatsal bakış açısı doğrultusunda reklam ajansı tarafından kampanyanın nasıl hazırlandığı ve yöntem olarak ortaya konma biçimi bu çalışmanın problemini oluşturmaktadır. Reklamcılığın var olma perspektifinde; tam hizmet bir reklam ajansının yapılanma durumu, ürün ya da hizmetin tanıtımını yapma şekli ve tüketiciye sunulması sürecini ortaya koymak çalışmanın temel amacını kapsamaktadır. Reklam ve tanıtım hizmetlerinin; günümüz dünyasındaki teknolojik ve bilimsel gelişmeler doğrultusunda, devingen bir yapıyla ve kapsamını genişleterek geliştiği bir gerçektir. Sektörel olarak ürün ya da hizmet tanıtım kampanyalarının günümüzde modern ve bilimsel veriler ışığında gerçekleştirilmesi gerektiği bu araştırma ile ortaya konulmaya çalışılmıştır. Globalleşen dünyada reklam tanıtım faaliyetlerinin ortak bir paydada ele alınışı ve çözüm şekli; özellikle sosyal medya ile beraber bilgisayar teknolojisinin sunduğu özgürlük ve sınırsızlık ekseninde, reklamcılara, sanatçılara, tasarımcılara ya da sektörde hizmet veren çalışanlara yaratıcı ve özgürlükçü deneyimlerle davranmayı gerekli kılmaktadır. Bu anlamda ürün ya da hizmet tanıtım kampanyalarının doğru bilgilerle üretilip, tüketiciye nasıl sunulması gerektiği kendi yöntemleriyle açıklanmaya çalışılmıştır. Reklam ve reklamcılık faaliyetlerinde; sektörel yapı ve üretim beraberliğiyle oluşan ticari algının vazgeçilmez olduğu, reklamın sanatın içinden evrildiği, ondan beslenmesine rağmen kendi etiğini yarattığı, tüketici odaklı pazarlama ve medya stratejilerinin yeniden kurgulanan bir gerçeklikle yapılandırıldığı bu çalışmayla ortaya konmuştur.
Tarihsel gelişim süreci içinde modülerlik ve şehzade Mehmet Camii'nin modülerlik açısından incelenmesi.
ÖZETDört bölümden oluşan tezin birinci bölümünde, mimarlıkta modülerlikkavramı ve kökenleri araştırılmıştır. Oran, modül ve modülerlik kavramlarınınaçıklanması ve konu ile ilgili tanımların yapıldığı birinci alt bölümden sonraantik çağ felsefesinde modül ile ilgili dönemin düşünürlerinin görüşlerine yerverilmiş, doğada ve sanatta modülün varlığı araştırılarak konuya ilişkin örneklerirdelenmiştir. Mimaride modülerlik alt başlığıyla yer alan kısımda, mimarlıktakullanılan orantı çeşitleri ve geometri yöntemleri incelenmiştir.Mimarlık tarihi sürecinde modülerlik başlıklı ikinci bölümde, İlk Çağ, OrtaÇağ, Rönesans ve Endüstri Dönemi mimarlıklarında modül kavramı vekullanımı, kaynaklardan yararlanılarak araştırılmış ve elde edilen örneklerleaçıklanmıştır.?Anadolu Türk-İslam Mimarlığında ve Mimar Sinan'ın EserlerindeModülerlik? başlıklı üçüncü bölümde, Türk-İslam mimarisinde modül veMimar Sinan dönemine kadar olan Osmanlı yapılarında modül kavramı vekullanımı kaynaklardan araştırılarak, Mimar Sinan yapılarına öncülük edenfaktörler açıklanmıştır. ?Mimar Sinan Dönemi? alt başlıklı bölümde, MimarSinan'ın hayatı ve tasarım anlayışı ile ilgili bilgi verildikten sonra, Sinan'ınEserlerinde modül kullanımı başlıklı kısımda, Sinan yapılarına ilişkin modülçalışmaları araştırılmış ve örnekler incelenmiştir.Dördüncü bölümü, Şehzade Mehmet Camii'nin modülerlik açısındanincelenmesi oluşturmaktadır. Camiinin inşasına dair tarihi bilgiler incelendiktensonra, külliyenin konumu ve planlanışı hakkında kısa bilgi verilmiştir. ŞehzadeMehmet Camii olarak tanımlanan birinci kısımda, caminin mimari yapısı, planve cephe kuruluşları gerek kaynaklardan araştırılarak, gerekse yerinde gözlem,fotoğraf ve çizimlerden elde edilen verilere göre incelenmiştir. İkinci kısım,Şehzade Mehmet Camii'nde modülerlik konusunun araştırılmasındanoluşmaktadır. Bu kısımda cami ile ilgili daha önce yapılmış benzer çalışmalarincelenerek örneklerle açıklandıktan sonra, caminin plan, kesit ve cepheçizimleri üzerinde modül analizleri uygulanmıştır. Bu alt bölümün son kısmındaise, elde edilen sonuçlar değerlendirilmiştir.
1960 sonrası Türk grafik tasarımında ulusal üslup sorunsalı
1960 sonrası Türk grafik tasarımında ulusal üslup sorununu araştıran bu çalışmada, sözü geçen tarihten günümüze grafik tasarımcılık ve grafik tasarım eğitimciliği yapmış ve yapmakta olan kişilerin ulusal üslup konusuna yaklaşımları saptanmaya çalışılmıştır.İlk iki ana bölümde, ulusçuluğun tanımları ile başlanıp, ulusçuluğun önce konu ve kavram, sonra üslup olarak dünya grafik tasarımındaki yansımalarından bahsedilmiş; daha sonra her iki tür ulusçuluğun Türk grafik tasarımı üzerindeki etkileri incelenmeye çalışılmıştır. 1960 sonrasına yoğunlaşan son bölüm, iki alt başlıkta toplanarak birinci başlık altında Türk grafik tasarımında ulusal üslup üzerine etki eden faktörler saptanmaya çalışılmış; ikinci alt başlıkta ise kendileri ile görüşülen ve hala üretimlerine ya da eğitimciliklerine devam eden grafik tasarımcıların konu ile ilgili görüşlerine yer verilmiştir.İlk iki bölüm ve son bölümün ilk yarısı, ağırlıklı olarak kaynak taramalarından derlenmiş, son bölümün ikinci yarısı ise yüz yüze ya da e posta yolu ile yapılan görüşmelerle oluşturulmuştur; bu görüşmeler ekler bölümünde verilmiştir.Yapılan araştırma sonucunda, kendileri ile görüşülen Türk grafik tasarımcılarının ve tasarım eğitimcilerinin, ulusal bir üslubun gerekliliği ya da böyle bir üslubun kurgulanabilirliği yönündeki çaba ve isteklerinin böyle bir üslubu oluşturmak için yeterli olmadığı anlaşılmış ve bunun nedenleri incelenmeye çalışılmıştır.
1980'lerden günümüze grafik tasarımda yapıbozumculuk (deconstructivism)
?1980'lerden Günümüze Grafik Tasarımda Yapıbozumculuk (Deconstructivism)? tez başlığı ana sorunsalı `nı temel almış bu araştırmada, tasarımın tarihsel sürecinde teori ile buluşma noktalarından biri olan Yapıbozumcu grafik tasarımın dününe ve bugününe ilişkin saptamalar yapılmaya çalışılmıştır.Bu çalışmanın ilk bölümünde, Yapıbozum ve öncesinde dilbilim ve felsefe kaynaklı kuramsal çözümlemeler araştırılarak izlenen yolda Derrida ve öncesine ilişkin gerekli veriler elde edilmiştir. Bu veriler vasıtası ile Yapıbozumcu düşüncenin tasarım öncesi göstermiş olduğu gelişim araştırılmıştır.Sonraki bölümlerde ise, dil temelli Yapıbozumcu sürecin grafik tasarımdaki öncüllerini yakalayabilmek için Modernizm ve Modernist akımlar noktasından yola çıkarak araştırmaya yön vermek uygun görülmüş ve beraberinde benzerliklerden yararlanılarak Postmodernist süreçte grafik tasarımda ortaya çıkan yeni söylemler ve Yapıbozuma değinilmiştir. Bu bölümlere ilişkin elde edilen bulgular, Modernist akımların o ya da bu şekilde Postmodernist ve buna bağlı Yapıbozumcu süreci gelecekte yapılandırma adına gerekli donanımları içlerinde barındırdıkları yönündedir.Bu yapılandırmaya bağlı olarak, Postmodernist ve Yapıbozumcu sürecin grafik tasarımı için elde edilen verilerinin toplamı, Postmodernist grafik tasarımın Modernist grafik tasarımdan kendini ayırdığı durumlarda bile ondan beslendiği yönünde olduğudur. Tarihsel süreçte kendine özgü organik yapısı gereği bireysellik ve kimlik anlamında özgür ifade biçimlerini kullanarak, tasarımcının çözüm isteyen problemler karşısında radikal tavırlar geliştirmesini sağlamıştır.
Masa oyunlarında görsel-içerik ilişkisi ve uygulama çalışması
Bu tezde, Türkiye'de daha ziyade "Aile oyunları" olarak bilinen masa oyunları ve bu oyunları oluşturan unsurların birbirleriyle olan ilişkileri, kültürel ve tarihsel açıdan ele alınmıştır. Tarih öncesi dönemlerde ortaya çıkan masa oyunlarının evrimsel gelişimi incelenmiş ve farklı kültürlerle nasıl bir etkileşime girdikleri irdelenmiştir.Günümüz dünyasında, sadece vakit geçirmeye ve eğlenmeye yarayan araçlar olarak görülen masa oyunlarının, tarih boyunca, kültürel, sosyal ve dini işlevler yüklendikleri gösterilmiş; bu işlevlerin, oyunları oluşturan görsel elemanları nasıl etkilediği incelenmiştir. Tarihsel süreçte değerlendirilen masa oyunlarının, baskı tekniklerindeki ve bilişim teknolojilerindeki gelişmelerden, yapısal ve görsel olarak nasıl etkilendikleri irdelenmiştir.Tezin amacı, tarih öncesinden günümüze kadar gerçekleşen; oynama eylemine yaklaşımdaki değişimlerin ve bu oyunların etkileşime girdikleri kültürel değerlerin, masa oyunlarındaki görsel ve yapısal yansımalarını incelemektir.
Grafik tasarımda yeni bir alan: Bilgilendirme tasarımı ve bir uygulama
Bilgi, tarih boyunca onu elinde tutanlara güç vermiştir. Bir zamanlar yalnızca seçkinlerin sahip olduğu kısıtlı ve erişilmez bir olguyken, günümüzde teknolojik gelişmelerle bütün kitlelere kolaylıkla ulaşmaktadır. Ancak her geçen gün kendini katlayarak artan bilgi yoğunluğu, bir tür bombardıman etkisi yaratarak; insanları gereksinim duydukları bilgiyi seçme konusunda zorlamaya başlamıştır.Bu noktada kitleleri gereksinim duydukları bilgiye daha hızlı ve daha verimli biçimlerde ulaştırabilmek için ham verileri hedef kitlenin algılayabileceği hale dönüştürmeyi amaçlayan bir tasarım dalı devreye girmektedir: Bilgilendirme tasarımı.?Grafik Tasarımda Yeni Bir Alan: Bilgilendirme Tasarımı ve Bir Uygulama? adlı tez çalışması, dünya üzerinde yeni yeni seslendirilen, ülkemizdeyse neredeyse hiç bilinmeyen bu yeni tasarım dalını ayrıntılı bir perspektiften incelemiştir. İlk olarak bilgilendirme tasarımının çeşitli tanımlamalarının ardından; kapsamlı bir araştırma ve açıklamalı örneklerle bilgilendirme tasarımının tarihsel gelişimi hakkında bilgi verilmiştir. Bilgilendirme tasarımı diğer tasarım dallarına göre konumlandırılmış; ortak ve ayrı noktalar analiz edilmiştir. Bilgilendirme tasarımı ve grafik tasarım arasındaki ilişki örneklerle açıklanmıştır. Bilgilendirme tasarımının uygulama alanları da tez kapsamında detaylı bir biçimde incelenmiştir. Bu alandaki önemli projelere, günümüzde ulaştığı noktaya ve belli başlı tasarımcılara işaret edilmiştir.Tezin uygulama projesi ayağını Dokuz Eylül Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nin yönlendirme ve işaretleme tasarımı oluşturmuştur. Dünyadaki belli başlı hastanelerde yapılan birebir incelemelerin ardından, tüm bilgilendirme tasarımı projelerine uyarlanabilecek bir uygulama süreci önerisinde bulunulmuştur.
Bir kültürel direniş aracı olarak Japon çizgi romanı (Manga)'nın incelenmesi
Manga, Japon sanatçılar tarafından üretilen grafik romanlara ve bu çalışmalardan türeyen kültürel oluşuma verilen addır. Manga kültürü sonsuz ve engindir; Animasyonlar, kostümlü oyunlar, aksesuarlar, sinema filmleri ve özgün yaşam tarzı bu kültürel bedenin nüvelerinden birkaçıdır. Manga, çağdaş Japon kültürünün en dikkate değer kurumlarından biridir. Kökenleri, binlerce yıllık geleneksel Japon grafik sanatlarıyla, Yirminci Yüzyıl boyunca Japon toplumunun yaşadığı zorlu sosyal ve politik çalkantılarda yatmaktadır. Manga, şu anki itibarına, Japon ulusunun yaşadığı reformlar ve çetin sınavlarla eş güdümlü olarak kavuşmuştur. Şu an için Manga, Japonya'nın sahip olduğu en kudretli yumuşak güçlerden biridir. Yumuşak güç, bir ülkenin askeri, politik ve ekonomik caydırıcılığı ve kapasitesi olan ?katı? gücün tam tersidir. Sanat, edebiyat, gelenekler, moda ve din gibi, uluslar arası bir aktörün kültürel değerlerinin, küresel düzeyde prestiji ve manipülasyon kapasitesini tanımlamak için bu terim kullanılır. Yeter düzeyde bir yumuşak gücü geliştirebilmek için, başarılı bir süpergücün kullandığı temaların neler olduğunu, bu temleri nasıl geliştirdiğini ve bunları diğer yabancı kültürlerle nasıl doğru paylaşabildiğini anlamak çok önemlidir. Japon Mangası, başarılı bir yumuşak gücün vasıflarını ve kendi toplumunun lehine, dünyayı dönüştürme iradesini incelemek için çok önemli bir örnektir.
Basın ilanlarında kadın imgesi ve cinsellik
Üç bölümden oluşan bu araştırma tezinde, `kadın imgesi ve cinsellik' kavramları, görsel iletişimin en etkili ortamlarından biri olan `basın ilanı' çerçevesinde eleştirel bir bakış açısıyla incelenerek, örnek görseller ile çalışma desteklenmektedir. Görsel dünyanın bitmez/tükenmez bir kaynak olarak kullandığı kadın imgesinin ve cinselliğin, basın ilanlarındaki temsilinin doğru bir açılımla anlatılabilmesi için, öncelikle `imge' kavramını açıklamak gerekmektedir.Bu amaçla araştırmanın birinci bölümünde; görmek ve imge arasındaki ilişki, imgelerin anlamı ve basın ilanlarında en çok kullanılan görsel öge olması nedeniyle fotoğrafik imge anlatılmaktadır. İkinci bölümde; kitle ve tüketim kültürü bağlamında, yirminci yüzyılda kadınların temsil biçimleri ve bu tarihsel süreç boyunca basın ilanlarında kadın imgesi ve cinselliğinin nasıl yer aldığı anlatılmaktadır.Araştırmanın son bölümünde ise, basın ilanlarında kadın cinselliğinin kullanımı `toplumsal cinsiyet' kavramı ile ilişkilendirilerek, cinsiyet rollerinin, bedenin, güzellik ve cinselliğin reklamlara nasıl yansıdığı, güncel basın ilanı örnekleriyle irdelenmekte; reklamcılığın sömürmeye devam ettiği kadın imgesinin, modern yaşamın en büyük sorunlarından biri olan `cinsiyetçilik'ten kurtulup kurtulamayacağı sorgulanmaktadır.Anahtar Kelimeler: Kadın, İmge, Cinsellik, Basın İlanı, Tüketim
Hızlı tüketim ürünlerinin ambalaj tasarımlarında çağrışımsal öğrenme ile renk kararları
Ambalaj tasarımının satışa etkisi ve ikna gücü, profesyoneller tarafından tartışmasız kabul edilmektedir. Ancak, sürekli değişen pazar koşulları, genişleyen tüketici profilleri, farklılaşan yaşam standartları, her alanı olduğu gibi ambalaj tasarımını da etkileyerek üreticilerin tasarımdan beklentilerini ve tasarımın sorumluluklarını devamlı olarak artırmaktadır. Bu durum, tasarımı oluşturan öğelerin sorgulanmasını ve daha etkili kullanılmaları için araştırmalar yapılmasını gerektirmiştir. Bu süreçte renk, ? ambalaj tasarımının amaçlarına etkisi açısından ? ilgi odağı haline dönüşmüştür.Rengin ambalaj tasarımı içindeki yeri, özel bir tasarım problemidir; dolayısıyla renk, tasarımcılar için genel bir uzmanlık alanıdır. Bu nedenden ötürü, ?Hızlı Tüketim Ürünlerinin Ambalaj Tasarımlarında Çağrışımsal Öğrenme ile Renk Kararları? adlı araştırma, hızlı tüketim ürünü ambalajlarında rengin etkisini analiz etmeyi ve renk üzerinden tüketici ile kurulan iletişim yapılarını belirleyen tasarım kararlarının incelenmesini amaçlamıştır. Araştırmanın kavramsal çerçevesi, rengin etkisini belirleyen şartlandırıcılardan biri olarak kabul edilen ?çağrışımsal öğrenme? yöntemi ile sınırlandırılmıştır.Araştırmanın birinci bölümünde; hızlı tüketim ürünlerine yönelik kararların belirleyicisi olan ?tüketici, ürün, ambalaj ve marka? kavramları, araştırma için gerekli altyapıyı kurmak adına açıklanmıştır. Görsel iletişim tasarımı kapsamında ambalaj tasarımının işlevleri incelenmiştir. İkinci bölümde; bir görsel iletişim aracı olan rengin tanımı, teorileri ve etkileri, tarihsel ve bilimsel bir süreçte ele alınmıştır. Ayrıca, tezin araştırma yöntemi olarak belirlenen çağrışımsal öğrenme ile renk ilişkisi sorgulanmıştır. Çağrışımlarla anlam bulan rengin, görsel iletişim tasarımı açısından nasıl çözümlendiği, göstergebilim ışığında değerlendirilmiştir. Üçüncü ve son bölüm ise; tezin araştırma aşamasını oluşturmaktadır. Bu safhada, ilk iki bölümde aktarılmış bilgilerin ışığında, hem yurtiçi hem de yurtdışından konuyla ilgili tasarım örnekleri analiz edilmiştir.
Bir iletişim biçimi olarak askeri müzelerin iç mekân sergilemelerinde grafik tasarımın işlevi
Grafik tasarım, kavram olarak tam karşılığını bulduğu ilk dönemlerden itibaren içeriğini sürekli genişleterek bu günkü kapsamına ulaşmıştır. Ancak sürekli artmaya devam ederek günümüze kadar gelen bu kapsam artışı sona ermemiş ve her geçen gün grafik tasarım disiplinine yeni içerikler eklenmiştir. Son dönemde yeni isimlerle, farklı yeni başka alanlara bölünerek bir anlamda yükü hafifletilse bile ortaya çıkan birçok uygulama alanı da yine bir alışkanlık biçiminde grafik tasarım içinde sınıflandırılmıştır.Teknolojik gelişmeler ve çağın gerekleri ile ortaya çıkan yeni iletişim kanalları ve son dönemde kullanılır olan her türlü medyada da, grafik tasarımın konusu içinde kalan, bir ya da birden fazla uygulama alanı bulunabilmektedir.Bazen tasarımcılar öyle konularla karşılaşabilmektedirler ki, o alana egemen grafik üretimler gerçekleştirebilmeleri için, konuya ilişkin bilgiyi alabilmeleri, yorumlayabilmeleri ve özümseyebilmeleri gerekir. Zamanla yarışılan tasarım süreçlerinde bu durum her zaman söz konusu olamayabilmektedir. Ancak bir anlamda zamanın şartları; tasarımcının günümüzde uzmanlaşmış olduğu konularda tasarım üretir hale gelmesini gereklilik haline sokmuştur.Bu çalışma, tasarımcının üretimlerini gerçekleştirirken konuya dair uzmanlığın zorunlu olduğu alanlarından biri sayılan, sosyal bilgilendirme işlevini varlık nedeni diye nitelendirebileceğimiz müzelerle ilgilidir. Grafik tasarımcı, müzeye özel tasarımlar üretecekse, kamuya açık bir hizmet birimi olan müzenin genel yapısını, çalışma alanlarını ve her şeyden önce genel sistematiğini bilmek durumundadır. Çalışma konusu olan müzenin ana özelliklerine dayalı olan ziyaretçi profili, tasarımcının hedef kitlesine denk düşer. Müzenin türü ve alanı da, tasarımcının uzmanlığı ile ilintili olarak yaratım süreci içerisinde önemli yer tutar.Son dönemlerde; müze sergilemeleri gerçekleştiren profesyonel müze tasarım ekiplerinde, grafik tasarım disiplininden gelen tasarımcıların bulunması gerektiği fikri tartışılmayan ortak bir yargıya dönüşmüştür. Bu açıdan bakıldığında ülkemizde mevcut ya da yeni yapılandırılacak müzelerde, konuya dair formasyon taşıması beklenen, grafik tasarım alanına ilişkin önemli sayıda tasarımcı gereksinimi bulunmaktadır.Özgün araştırmalarla geliştirilmeye çalışılan bu tez araştırması, ülkemizde ilgili konuda pratik uygulamalar yapması beklenen tasarımcılara, Askeri Müze özelinde, müzelerde grafik tasarım konusunda bir bakış açısı, yeni deneyimler ve öneriler sunabilirse amacına ulaşmış sayılacaktır.
1940 sonrası Amerikan baskı resminde protest tavır
`1940 sonrası Amerikan baskı resminde protest tavır' tez başlığını taşıyan bu araştırmada, baskı resmin başlangıcından günümüze tarihsel gelişiminde, toplumsal olayların, dönemin baskı resimlerine, protest yansımalarının saptamaları yapılmaya çalışılmıştır.Endüstri devrimi öncesi ve sonrasında dünya genelinde baskıresmin gelişim süreci ve protest örnekleri kısaca çalışmanın ilk bölümünde incelenmiştir. Dünya savaşları dönemlerinden itibaren, yaşanılan sıkıntı ve arayışların, evrensel boyutta, özellikle baskının rönesansı kabul edilen 1940 sonrasında, ekonomik güç ve beyin göçü ile sanatın önemli merkezlerinden biri haline gelmiş, pek çok farklı ırktan, kültürden insanın bir arada yaşadığı Amerika Birleşik Devletleri ölçeğinde irdelenmesine çalışılmıştır. Bu anlamda pek çok sanatçının bir arada devlet desteği ile propaganda amacı unutulmadan özgürce baskı resim ürettiği Federal Sanat Projesi'nin ve göçmen sanatçıların buluşma noktası haline gelen, neredeyse deneysel bir merkez niteliği taşıyan Stanley William Hayter'in New York'ta kurduğu Atölye 17'nin baskı sanatlarına getirdiği yenilikler ve sanatçıların yenilikçi ve protest işleri üzerinde durulmuştur.Amerika'da sosyo-ekonomik ve kültürel sürecin gelişimi incelenmiş, II. Dünya Savaşı sonrası değişen politik, ekonomik dengelerin, toplumların sosyal yapısında ve dünyaya bakış açılarında ortaya koyduğu farklılıklar ikinci bölümde araştırılmıştır.Bilginin, düşüncenin çoğaltılıp, paylaşılmasında kullanımıyla, demokratik bir karakter taşıyan baskı resim sanatının, gelişen teknoloji sayesinde hemen her çeşit malzeme ve yüzeye uygulanabilirliğiyle kamusal alanlarda kullanımının protest örnekleri de bu bölümde araştırılmıştır. Bu bölümlere ilişkin elde edilen bulgular, sanatın,özellikle baskı resim aracılığıyla, gündelik hayatın hemen her alanına girerek, kültürel yayılımın, zenginliğin artmasında, sanatçıların dönemlerinin düşünce yapısını etkileyebilecek, yön gösterebilecek toplumsal mesajlarını, geniş kitlelere aktarmalarında çok önemli bir rol üstlendiği araştırma sonunda saptanmıştır.
Ambalaj tasarımında bilgilendirme ve bir uygulama alanı olarak ilaç ambalajları
Ambalaj tasarımı, insanlık tarihi ile aynı yaştadır. Ambalaj ilk zamanlarda, saklama ve koruma amacı ile kullanılmıştır. Günümüzde ise ambalaj, koruma ve saklama işlevinin yanında tanıtma, depolama, sevk etme ve bilgi verme işlevlerini de edinmiştir. Ambalaj içindeki ürünü ne kadar iyi tanıtırsa, o ambalajı inceleyen tüketici de o ürünü daha doğru anlamış olur. Ambalaj kendini ne kadar iyi ve hızlı bir şekilde aktarabilirse, tüketici de o ürüne o kadar çabuk bağlanmaktadır. Tüm ambalaj yüzeylerinde az ya da çok bilgi bulunmaktadır. Genel itibari ile ambalajda, tasarım alanı az, aktarılacak bilgi fazladır. Tasarımcının, bu bilgi yığınını, grafik ara yüzlerle düzenlemesi gerekmektedir. Tüketici, doğru bilgiye ulaştığı ölçüde, o ürüne inanmaktadır. Çarpıcı bir görünümün yanı sıra güven hissi uyandıran ambalajlar, rakipleri arasından kolayca sıyrılmaktadırlar. Bu durum, doktor kontrolünde kullanılan, reçeteyle satılan ilaçların ambalajlarında farklılık göstermektedir. İlaç ambalajları, market raflarında ön plana çıkmayı ya da daha çok satılmayı hedefleyemez. İlaç ambalajı, anlaşılır, güvenilir ve ayırt edici olmak zorundadır. Bu yüzden ilaç ambalajlarında, bilginin doğru kullanılması ve aktarılması hayati önem arz etmektedir. "Ambalaj Tasarımında Bilgilendirme ve Bir Uygulama Alanı Olarak İlaç Ambalajları" adlı tez çalışmasında, ambalaj tasarımlarında bilginin kullanılması üzerine genel bir bakış sunulmuş, ayrıca ilaç ambalajları, bilgilendirme kapsamında değerlendirilmiştir. Konunun daha iyi anlaşılabilmesi ve sağlıklı çerçevelendirilmesi adına, ilk bölümde genel ambalaj kavramı üzerinde durulmuştur. Tezin ikinci bölümünde ise, ambalaj tasarımında bilginin kullanımı ve bilgilendirme işlevleri detaylıca incelenmiştir. Tezin üçüncü bölümünde, ilaç ambalajlarında bilgilendirme konusu değerlendirilmiş, tez kapsamında epilepsi hastalarının kullandığı Depakin ilacının ambalajı yeniden tasarlanarak, yeni bir ilaç ambalajı alternatif olarak sunulmuştur. Sonuç bölümünde de elde edilen bulgular ve veriler yer almaktadır.
Grafik tasarımda çok kültürlülük
GRAFİK TASARIMDA ÇOKKÜLTÜRLÜLÜKCeren BULUTÖZETÇokkültürlülük, dünya için yeni bir terim olmamasına karşı grafik tasarım içingörece yeni bir kavramdır. Çokkültürlülük, bir toplumun içerisinde etnik ve kültürelolarak farklı toplulukları bulunması durumunda ortaya çıkmaktadır. Grafik tasarımdaçokkültürlülük, çokkültürlü toplumların grafik tasarımlarında veya çokkültürlüpazarlama stratejilerini benimsemiş markaların uygulamalarında görselleşmektedir.Araştırma sırasında grafik tasarım ve çokkültürlülük çerçevesinde pek çok alandankaynağa başvurulmuştur.Araştırmanın en önemli sorunsalı, kültür ile grafik tasarım ilişkisini, yerelkültür, küresel kültür ve çokkültürlülük üzerinden irdelemek oluşturmuştur. Buamaçla ilk bölümde, yerel kültür ve grafik tasarım ilişkisi incelenmiştir. Bu açılımınyapılabilmesi için, kültür kavramı üzerinde durulmuştur. Tarihsel süreç açısındanyerel kültür örnekleri incelenerek; modern dönem ve günümüzdeki yerel grafiktasarım örnekleri uygulamalarıyla birlikte verilmiştir.İkinci bölümde ise küresel ekonomi ve küreselleşme üzerinden küresel kültüraçıklanmıştır. Küresel kültür ve grafik tasarım ilişkisinin irdelenmesi için markalaşmave kurum kimliği kavramları açıklanmıştır. Küresel kültür, batılı devletler ve özellikleAmerika Birleşik Devletleri'nin ekonomik kapitalizminin, dünyaya getirdiği tek kültürlüve standart bir sistem olarak gözlemlenmiştir. Küresel grafik tasarım örnekleriaçıklanırken, özellikle Amerikan markalarının ve sektörlerinin, kitlesel üretim vetüketim güdümlü, pazarlama stratejilerine yer verilmiştir.Araştırmanın üçüncü bölümünde ise çokkültürlülük açıklanarak; kimlik,kültürel kimlik ve dil kavramları üzerinde durulmuştur. Grafik tasarım örnekleri ise,çokkültürlü ülkeler ve çokkültürlülüğü yansıtan yeni pazarlama stratejileribenimsemiş markalar üzerinden irdelenmiştir. Bu bölümün sonlarında ise, uygulamaprojesinin kuramsal alt yapısı verilmiştir. Grafik tasarım, görsel bir anlamlandırma vebiçimlendirme alanı olarak, toplumsal sorumluluk taşımaktadır. Sonuç olarak,insanlığın sürdürülebilir olması için gereken çeşitliliğin, grafik tasarım tarafından dakabul edilmesi, korunması ve uygulanması gerekliliği vurgulanmıştır.Anahtar Kelimeler: grafik tasarım, kültür, çokkültürlülük, küreselleşme, tekkültürlülük
1980 sonrası tipografik tasarımında deneysel yaklaşımlar
Çocuklara yönelik ambalaj tasarımlarının görsel iletişim açısından incelenmesi
Bu araştırma, çocuklara yönelik ambalaj tasarımının görsel iletişim açısından incelenmesi amacıile yürütülmüştür. Çocuklara yönelik ambalaj tasarımında çocukları etkileyen unsurların daha iyi anlaşılabilmesi için yapınlan bu araştırmada, örneklem olarak İzmir'in Güzelbahçe semtinde bulunan bir okulun anasınıfıve ilköğretim okulu seçilmiştir. Bu araştırmayı4-6 yaşgrubu çocuklarıile 7-9 yaşgrubu çocuklar oluşturmaktadır. Araştırma verileri çocuklar ile tek tek görüşülerek toplanmıştır. Araştırmanın ilk bölümünde, ambalaj tasarımının görsel iletişim içerisindeki yeri incelenmişve tüketici ile oluşturduğu psikolojik etkileşime değinilmiştir. Hedef kitle olarak çocuklara yönelik tasarımın esaslarıincelenmişve ambalaj tasarımında grafik tasarımın etkisi araştırılmıştır. Özel bir tasarım alanıolan çocuklara yönelik ambalaj tasarımının; psikolojik, televizyon ve anne-baba gibi dış etkenleri incelenmiştir. Araştırma kapsamındaki çocukların çoğunun ambalaj tasarımında illüstratif özelliklerin diğer özelliklerden daha fazla etkilendiği tespit edilmiştir. Yaşolarak dikkate alındığında ise yaşilerledikçe renk ve marka gibi özelliklerin ürün seçiminde etkili olduğu tespit edilmiştir. Çocukların cinsiyetleri dikkate alındığında ise yine illüstrasyonun etkili olduğu, fakat diğer özellikler de (sosyo-ekonomik, ailesel v.b.) dikkate alındığında istatiksel olarak önemli bir farklılık olmadığıtespit edilmiştir. Markayıve ambalajıtanımada ise televizyonun; ürünü satın almada ise anne-babanın çocuklar üzerinde önemli etkisi olduğu tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Ambalaj, Ambalaj Tasarımı, Çocuklar, Görsel İletişim, Grafik Tasarım.
Günümüz sanatında öznel bir tavır olarak sanatçının kendi imgesi
Özellikle 1960 sonrası sanatsal uygulamalara bakıldıgında, daha önce nesneler üzerinden kendi bilincine ulasmaya çalısan bakıs açısının, özneyi öne çıkaran bir algılamaya evrildigi görülür. Sanat, ?ben kimim?? sorusunu da içine alarak, insanın/sanatçının varolusuna cevaplar aradıgı bir sorgulamadır artık. Beden üzerinden gerçeklestirilen performanslar ve otoportre çalısmaları daha çok bu yaklasımın örneklerini içerir. 20. yüzyıl basından itibaren öznelligini, tuval üzerinde nesnelerin gerçekligini bozarak ve biçimsizlestirerek uç noktaya tasıyan sanatçı, yüzyıl ortalarından sonra bedeniyle dogrudan ortaya koyar. Sanatın hem nesnesi hem içerigi olarak ?beden?, öznellik sunumlarının görsellestirildigi bir meydana dönüsür. Öznel deneyimleri ve bunun yansımalarını içeren bu tür sanatsal edimler; geleneksel sanat biçimlerini, toplumsal yasam kurallarını ve rollerini, cinsel, etnik ve toplumsal kimlikleri tartısır. Ayrıca kendilik üzerinden benlik arastırmalarına da girilir. Modernitede felsefenin, sosyolojinin ve bir çok bilim dalının arastırma konusu, nesnesi olan insan, çözülmeye baslayan yapısını ve kimligini, sanatla yeniden biçimlendirerek olusturmaya çalısır. Bu olusumun ilk asaması ?kendilik? in sanatsal bir imgeye dönüstürülmesidir. lk defa otoportre çalısmalarında görülen kimlik ve varlık arastırmaları, imgelerle bu imgeler arasındaki, özne-nesne rollerinin tartısılmasını içerir. Kendi gerçekligini bir nesne olarak ele alıp, incelemek, kesfetmek, sorgulamak ve yeniden anlamlandırmak, baslı basına öz-kimlik olusturmaya yönelik süreçlerdir. Günümüz sanatında sanatçının kendi bedenini hem çözülmesi hem de yeniden kurgulanması gereken bir nesne olarak ele alması, otoportre gelenegiyle baslayan anlatımın radikal bir uzantısıdır denilebilir.
20. yüzyıla kadar illüstratif yaklaşımlarda fantastik etki
?20.yüzyıla Kadar !llüstratif Yakla"ımlarda Fantastik Etkisi? adlı bu ara"tırma tezi üç bölümden olu"maktadır. !lk bölüm; ikinci bölümün konu ba"lı#ını olu"turan ve illüstratif yakla"ımları içeren `fantastik imge'yi tanımlama ve anlama çabasıyla, `fantastik kuram'ı ele almaktadır. !kinci bölümdeyse fantastik imge, tarihsel süreci boyunca belirleyici dönem, sanatçı ve örnekler e"li#inde i"lenmi", bu veriler ı"ı#ında üçüncü bölümün içeri#inde ele alınan fantastik etkiye ili"kin gösteren ve göstergeler saptanarak, bunların yardımıyla bir uygulama yakla"ımı belirlenmeye çalı"ılmı"tır. Bu inceleme; Güzel Sanatlar Fakülte'lerinin, grafik e#itim programları içeri#inde yer alan illüstrasyonun tarihine ve bu sürecin en önemli konu ba"lıklarından `fantastik'e, uygulama a"amasında da yardım sa#layacak bir tanımlama getirme çabasıdır.
Askeri müzelerde grafik tasarım ve Foça Deniz Müzesi örneği
?Askeri Müzelerde Grafik Tasarım ve Foça Deniz Müzesi Örnegi? adlı bu tez, dört ana bölümden olusmaktadır. Konuya giris niteligi tasıyan birinci bölümde, müze kavramı açıklanmıs ve müzecilik çesitleri hakkında bilgilendirme yapılmıstır. Klasik ve çagdas müzecilik anlayısları arasındaki farklar irdelenmis ve aralarındaki farklardan kısaca bahsedilmistir. Grafik tasarımcı olarak, müze grafikleri tasarlamanın temel unsurlarının açıklandıgı ikinci bölümde, ayrıca dikkat edilmesi gerekli olan unsurlar da belirtilmistir. Açıklanan unsurlar, grafik tasarımcı açısından kimi zaman özgürlük kaynagı olabildigi gibi, kimi zaman da sınırlayıcı oldugundan, tezin üçüncü bölümü müze grafikleri tasarlamak amacı güden tasarımcılar için açıklayıcı bilgiler içermektedir. Üçüncü bölümde Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde bulunan askeri müzeler hakkında sınıflandırma yapıları incelenmistir. Bu bölümde Türkiye`deki askeri müzeler arastırılmıs ve müzeler hakkında açıklayıcı bilgiler içermesi nedeniyle bu bölüm daha genis tutulmustur. Tezin konusunun temel unsurunun ele alındıgı dördüncü bolümde Foça Deniz Müzesi hakkında bilgi verilmis ve ilgili müze için hazırlanan grafiksel ögeler açıklanmaya çalısılmıstır. Bunun yanında söz konusu sergi alanların yapısı mimari sekil aktarılmıstır. Arastırma konusu ?Askeri Müzelerde Grafik Tasarım ve Foça Deniz Müzesi Örnegi? oldugu için inceleme ve çözümlemeler elden geldigince sade bir dille aktarılmaya çalısılmıstır.
1950 sonrası Türkiye`deki tipografik tasarımın gelişimine genel bir bakış
ÖZET "1950 Sonrası Türkiye'deki Tipografik Tasarımın Gelişimine Genel Bir Bakış" isimli bu araştırma dört ana bölümden oluşmaktadır. Konuya giriş niteliğin taşıyan ilk bölümde tipografı kısaca tanımlandıktan sonra Endüstri Devrimiyle birlikte dünyada, toplumsal, kültürel ve sanatsal alanda gözlenen değişimler aktarılmaya çalışılmıştır. Bunun ardından 1950 sonrası gelişen tipografik anlatım tarzlarına geçilmiştir. İkinci bölüm, Türkiye'deki tipografinin oluşum ve gelişimiyle ilgilidir. Türkiye'de Cumhuriyet öncesi ve sonrasında grafik sanatı incelendikten sonra, Türkiye'deki grafik ve tipografik tasarım üzerinde başlıca düşünceler iletilmiş ve üçüncü bölüme geçilmiştir. Türkiye'deki tipografinin 1950-80 arası dönemini konu alan bu bölümde, dönemin sosyo-ekonomik koşulları ile genel tipografik özelliklerine yer verilmiştir. Grafik, sanat olmaktan çıkıp tasanm olmaya başladığı bu dönemde, aynı zamanda yazı da kaligrafi olmaktan çıkıp tipografi olmaya başlamıştır. Ülkenin değişen sosyal ve siyasal koşulları içinde ekonomide ve baskı tekniklerinde görülen değişimler, dünyadaki sanat ve tasanm akımları ile bunların ülkemizdeki yansımaları üzerinde durulur. 80'lerden sonra oluşan yeni iletişim ortamı, teknolojik gelişmeler ve koşullarıyla birlikte değişen üretim teknikleri dördüncü ve son bölümde yer alırlar. Bununla birlikte dünyada görülen post-modem eğilimler ve Türkiye'deki tasanma olan etkilerini, önde gelen temsilcileri ve tasanm örneklerini bulmak mümkündür. Sonuç olarak da Türkiye'deki grafik tasanm ve tipografisinin ulaştığı son nokta işaret edilmiştir. Araştırmanın konusu "1950 Sonrası Türkiye'deki Tipografik Tasanmın Gelişimine Genel Bir Bakış" olması nedeniyle çalışma, baştan sona işlenen konulann örnekleriyle görüntülenerek zenginleştirilmiştir.
Başlangıcından günümüze Türk grafik sanatı tarihine bir bakış
Türk Grafik Sanatlar Tarihi günümüze kadar hep İbrahim Müteferrika ve onun kurmuş olduğu ilk Türk matbaası ile başlatılmıştır. Grafik sanatlar sadece baskı tekniği ve matbaacılık ile sınırlı bir kavram olmadığı için Türk Grafik Sanatları'nı Türk adını kullanan ilk toplulukların görsel soyutlama örnekleri ile başlatmak gerekliliği tezimizin konusudur. Türk adıyla anılan toplulukların büyük bölümünün üretmiş olduğu görsel soyutlamalar, yazı biçimleri, açıklayıcı resimler (illüstrasyonlar) tezimizin kapsamına dahildirler.
Bauhaus felsefesi ve endüstriyel tasarımdaki işlevsellik boyutu
viiiÖZETBauhaus'un sanatta birliği amaçlayan ütopik tanımlaması `Yarının Binası'başlığından oluşur. Bu tanımlama beraberinde akademik ve eğitimli yeni bir sanatçıtipini zorunlu kılmıştır. Bauhaus'un kurucusu Walter Gropius bu amaca ulaşmak içinyeni öğretim metodlarını geliştirmenin gerekliliğini görmüş ve sanata dayalı tüm elsanatlarına yönelik olarak : ?Okul, zaman içinde atölyelere dönüşecektir?açıklamasını yapmıştır. Bauhaus'un Weimar dönemiyle birlikte, sanatçı vezanaatçılar atölyeleri birlikte yönetmişlerdir. Bu durum, güzel sanatlar ve uygulamalısanatlar arasındaki ayrımı ortadan kaldırmıştır.Teknik ilerlemenin yol açtığı gereklilikler, el işçiliğinin yeniden değer kazanmasınaengel teşkil etmemiştir. Bu sebeple, 1923 Dessau periyodunda Bauhaus, büyük birtepkiyle programını değiştirmiştir. Yeni sanat anlayışı için : ?Sanat ve teknoloji : yenibirlik? sözleri sloganlaşmıştır. Fonksiyonel ve estetik beklentileri göz önündebulunduran standartlar, endüstriyel tasarımlara başarıyla uygulanmıştır. Bauhausatölyeleri; basit bir aydınlatma elemanından, komple bir eve kadar, seri üretim içinprototipler üretmiştir.Tabiû ki : Hayata ve çevresine ait yeni bir sosyal ve eğitimsel düzen talebi, herzaman başarılı olamaz. Bu hedefte Bauhaus tek başına değildi, fakat yıllar sonrabaşarısı nedeniyle, ismi bu akımla eşanlamlı hale gelmiştir.Bauhaus'un gelişimi kesinlikle doğrusal bir grafik değildir. Yönetimin süreklideğişimi; çevreden kaynaklanan sanatsal etkileşim ve Bauhaus deneyininsahnelendiği siyasi platform gibi durumlarla birleşerek kalıcı değişikliklere yolaçmıştır. Bu deneyin birçok sonucu şu anki çağdaş yaşamın içine karışmaktadır.1937'de Chicago da kurulan Yeni Bauhaus, 1933'te ulusal sosyalist baskıneticesinde dağılan Bauhaus'un varisidir. Bütün Amerika'da Bauhaus fikirleri güçlübir etki yaratmıştır. Ancak Yeni Bauhaus'ta yakalanan bu etki; Walter Gropius'unmüfredatını benimseyip daha da geliştiren Weimar ve Dessau dönemleri ilegerçekleşmiştir.Bauhaus ve endüstriyel tasarımdaki işlevsellik boyutunu değerlendiren buçalışma dört bölümden oluşmuştur :Birinci bölümde Bauhaus'un tarihsel gelişimi incelenirken, Bauhaus'un oluştuğuortam ve bu fikrin ortaya çıkmasında etkili olan kişiler ve kurumlar araştırmaya dahiledilmiştir. Aynı zamanda okulun gelişim süreci ve bu süre içinde yayınladığımanifestolar konu edilmiştir.ixkinci bölümde Bauhaus'un farklı eğitim sistemi, temel ilkeler ve öğretimin kapsamıbaşlıkları altında incelenmiştir. Okula öğretici olarak bağlanan sanatçıların, sanat vezanaatın birliği için yaptıkları çalışma yöntemlerine yer verilmiştir.Üçüncü bölümde Bauhaus'un endüstriyel tasarıma olan katkıları incelenirken,endüstri ürünü, işlevsellik ve formun standartlaştırılması kavramları açıklanmayaçalışılmıştır.Dördüncü bölümde `Bauhaus Stili' diyebileceğimiz yalın, hafif, işlevsel ve estetikesaslara dayanan yaklaşımın oluşturduğu karakteristikler renk, malzeme ve formbaşlıkları altında irdelenmiştir.Beşinci bölümde ise, Bauhaus'un gelişim süreci ve ortaya koyduğu ürünlerinyakaladığı evrensellik incelenirken, miras bıraktığı düşünce sisteminin 21. yüzyıldaaydınlatma elemanları, ev aksesuarları, mutfak gereçleri ve mobilya tasarımındaulaştığı nokta günümüzden bazı örneklerle değerlendirilmeye çalışılmıştır.Tüm bu başlıklar altında elde edilen bulgulara göre varılan nokta endüstriyeltasarımın kurucusu olan Bauhaus'un, bu alanda bir başlangıç noktası olduğu vekendinden sonra gelenlere örnek teşkil ettiği olmuştur.
Exlibris sanatı ve dijital ortamda exlibris sanatı uygulamaları
Bes bölümden olusan tezin birinci bölümünde; `Exlibris Sanatı Öncesi Sanatta Gelisim' ana baslıgı altında, `Tarih Öncesi Dönem' den baslayan ve çagımız tipografi sanatına kadar uzanan, sanat tarihini ve exlibris sanatının kaynagını olusturmus yazı, kagıt,yazılı belgeler ve aidiyet duygusunu belgeleyen mühür, kitaplar, ilk kütüphaneler, matbaa ve tipografi'nin gelisimi incelenmis, uygulama alanları ve çalısmalarından bahsedilmistir. `Exlibris Sanatı' baslıklı ikinci bölümde; birinci bölümde bahsedilen gelismeler ısıgında exlibris sanatının ne oldugu, tarihçesi, uygulama biçimleri, Türkiye'de exlibris sanatı ele alınmıs ve tarihten günümüze Türk ve dünya exlibris sanatçılarından örnekler sunulmustur. `Dijital Ortamda Exlibris Sanatı' baslıgını tasıyan üçüncü bölümde ise; dijital ortamın ne oldugu ve dijital ortamı olusturan en önemli teknolojik ürün olan bilgisayarın gelisim asamaları, bilim ve teknolojinin sanatta ki; aynı zamanda da sanatın bilim ve teknolojideki yeri incelenerek, temelinde baskı teknikleri olan exlibris sanatının, dijital dünyada etkisini ve `öz'ünü kaybetmeden uygulanısı, bu uygulamalar sırasında yasanan kolaylıklar ve gelisen bilgisayar programları sayesinde günümüz hız dünyasında, daha az efor ve zaman harcayarak exlibrisler üretmenin kolaylıgı degerlendirilmis ve exlibris sanatçılarının dijital ortamda uyguladıgı çalısmalardan örnekler verilmistir. Dördüncü bölümde ise; tezin amacı ve kapsamı dahilinde; temelinde degisik teknikler ve fotograf kullanılmıs yada tamamı dijital ortamda ortaya çıkarılmıs exlibris çalısmaları sunulmustur. Son bölüm olan besinci bölümde ise; bütün bu arastırma ve uygulamaların sonucunda, dijital dünyada exlibris sanatı ve uygulama biçimlerinden bahsedilmistir.
Konstrüktivist tipografi
Konstrüktivizm, 1920'lerde Rus sanatçıların öncülüğünde bütün bir Kıta Avrupa'sında gelisen, modern sanat ve tasarım anlayısına önemli katkıları olan bir sanat akımıdır. Akım, Rusya'da ortaya çıkmıs ve Avrupa'da gelisimini göstermistir. Bu süreç içerisinde Konstrüktivizm iki farklı yönde gelisimini sürdürmüstür. Bunların ilki ?prodüktivist yaklasım? olarak adlandırılan, Vladimir Tatlin'in önderliğini yaptığı, sanatın topluma hizmet etmesini ve islevsel olması gerektiğini savunan görüstür. ?kinci yaklasım ise gelisimini Avrupa'da sürdürmüstür. Naum Gabo'nun önderliğini yaptığı bu konstrüktivist görüs, sanatın islevsel olmadığını ve ayrı bir etkinlik olduğunu savunmaktadır. Hazırlanmıs olan bu Yüksek Lisans tez çalısması Konstrüktivizm'in genel anlamda grafik sanatında ve özel anlamda tipografide, modern estetik anlayısın biçimlenmesinde oynadığı rolü ele alınacaktır. Tezin ilk asamasında tipografinin ne olduğuna ve çağdas tipografi asamasına gelinceye kadar geçirdiği evrelere kısaca değinilecektir. Ardından Konstrüktivizm akımı ele alınacaktır. Öncelikle tarihsel süreç içinde bu akımın gelisimine değinilecektir. Konstrüktivizm'in kendisinden önceki sanat akımları ile olan iliskisi ve daha sonra da dönemin diğer sanat hareketleri ile olan iliskisi kısaca ele alınacaktır. Tarihsel süreç ele alındıktan sonra ise konstrüktif prensiplere ve bu akımın görüslerine değinilecektir. Konstrüktif yapıların biçimleri üzerinde durulacak ve burada belirtilen esasların tipografiye nasıl yansıdığı, görsellerle desteklenerek açıklanacaktır.
Taşınabilir iletişim cihazlarında etkileşimli grafik tasarım kullanımı ve bir dijital çocuk kitabı çalışması
Etkileşim, bir uygulama alanı olarak ele alınmadan önce de insanların hayatlarında sürekli olarak iç içe oldukları bir durumdur. Zamanla bir kavram olarak gelişen etkileşim örneklerine tarih boyunca birçok alanda rastlamak mümkündür. Bilgisayar çağı ile birlikte insan-nesne arası etkileşim kavramı gelişmiş ve grafik kullanıcı arayüzleri, etkileşimli medya ürünleri gibi farklı uygulama alanları doğmuştur. İnternetin hayatımıza girmesi ile birlikte, insanların etkileşimli ürünlerden beklentileri gün geçtikçe değişmiş, kişiselleştirme, içeriğin ve iletilerin kontrol edilebilmesi gibi faktörler ortaya çıkmıştır. İnsanların günlük hayatlarında kullandıkları elektronik cihazlar her geçen gün daha "akıllı" hale gelmeye başlamıştır. İletişim cihazları ve bilgisayarlar birleşerek artık ceplerde taşınır hale gelmiş ve istenilen her türlü içeriğe her yerden erişim mümkün olmuştur. Taşınabilir iletişim cihazlarındaki hızlı gelişim ve internet ile birlikte taşınabilir cihazları hedef alan yeni bir mecra ortaya çıkmıştır. Reklamcılık, yayıncılık, eğitim gibi sektörler bu yeni mecraya taşınmış, bu cihazların sağladığı teknolojik imkanlar ile etkileşim kavramı da yeniden yorumlanmış ve insanlara geleneksel yöntemler ile elde edemeyecekleri etkileşim deneyimleri sunulabilir olmuştur. Anahtar Kelimeler :Etkileşim, İnternet ve Etkileşim, Taşınabilir İletişim Cihazları, Dijital Uygulamalar, Etkileşimli Kitaplar, Etkileşimli Hikaye Anlatımı.
Yeni medya sanatında bir görsel iletişim enstrümanı olarak tipografi
Tipografi, binlerce yıllık görsel iletişim tarihinde somut işaretlerden soyut ses temsillerine evrilen harflerin, teknolojinin katkısıyla görsel algıyı biçimlendiren bir yazım diline dönüşümünü simgeler. Endüstri Devrimi ve dijital teknolojilerin gelişmesiyle birlikte tipografi, basılı metinlerden dijital ekranlara kadar geniş bir yelpazede teknoloji bazlı dönüşümler geçirmiştir. Dijital teknolojilerle birlikte yeni medya, tipografinin yazılım ve kodla tasarlanmasına ön ayak olmuş, aynı zamanda sanatsal bir ifade biçimi olarak gelişmesine öncülük etmiştir. Yeni medya sanatı içinde tipografi, sadece estetik bir öğe olarak değil, aynı zamanda içerikle bütünleşen dinamik ve etkileşimli unsurların entegre olduğu deneysel alanlara açılan bir kapı olmuştur. Bu bağlamda, çalışmanın amacı, ekran tabanlı ve etkileşimli medyada tipografinin çeşitli uygulama alanlarını keşfetmekle kalmayıp, aynı zamanda dijital tipografiyi otonom sistemler aracılığıyla oluşturma, tasarlama ve programlama konularında bütünlük sağlayarak yeni medya sanatındaki yaratıcı potansiyeli derinlemesine araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda araştırma, tipografi ve teknoloji arasındaki ilişkiyi ortaya koyabilmek adına öncelikle literatür taraması ile başlamış, elde edilen veriler betimsel içerik analizi yöntemi ile işlenmiş ve bulgular doğrultusunda; sanat-tasarım boyutunu incelemeye uygun örnekler, amaca yönelik örneklem yöntemleriyle seçilerek incelenmiştir. Araştırmanın bulguları üretken sanatın bir alanı olarak tipografinin tasarlanmış sanattan söz ettiğimiz yeni medya sanatı içinde geldiği yeri belgelemek ve yeni tartışmaları başlatmayı amaçlamaktadır.
Türkiye'deki ilköğretim düzeyi ders kitaplarının görsel tasarım açısından değerlendirilmesi
Ders kitapları, birbirinden farklı branştaki bilimsel içeriklerin görsellerle birlikte tasarlanarak bir araya getirildiği kaynaklardır. Özellikle ilköğretim düzeyinde birçok yaş grubuna ait öğrencinin bulunması, ders kitaplarının görsel tasarımı ile ilgili bilinçli bir yaklaşımı zorunlu kılmaktadır. Ayrıca ders kitapları, içeriğindeki görseller ile öğrencilerin estetik algılarına ve sanatsal gelişimlerine katkı sağlamaktadır. Bu çalışmada ilköğretim ders kitaplarının görsel tasarımını doğrudan veya dolaylı olarak ele almış olan tüm araştırmaları inceleyen geniş bir literatür taraması yapılmıştır. Buna göre ders kitaplarını inceleyen araştırmaların büyük çoğunluğunda bir görsel tasarım uygulamasına yer verilmediği görülmüştür. Bu alandaki eksikliğin gerçekleştirilen sayfa tasarımları ve ders kitaplarının ortak sayfaları için hazırlanan görsel kılavuz ile bir ölçüde de olsa giderilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, Türkiye'de her yıl milyonlarca ders kitabı basılmakta ve bu kitaplar eğitim-öğretim yılının ardından bir atık hâline dönüşmektedir. Bu tez araştırması için örnek olarak hazırlanmış olan ders kitabının sayfalarında geri dönüştürülmüş kâğıt kullanılarak çevreye duyarlı bir ders kitabının mümkün olabileceği görülmüştür. Bununla birlikte örneklem alınan ilköğretim düzeyi Türkçe ders kitapları tipografik düzen, görsel düzen, sayfa düzeni ve pedagojik uygunluk başlıkları altında incelenmiştir.
Fikirler nereden gelir?: Grafik tasarım sürecinde fikir üretimi
Her şey bir fikirle başlar. Grafik tasarım alanında da problem çözme sürecinde fikir üretimi oldukça kritik bir rol üstlenmektedir. Grafik tasarımcının fikir üretim süreci, kişisel ve özgün bir süreçtir, zira her bireyin zihni farklı şekillerde çalışır ve yaratıcı düşünceleri tetikleyen faktörler çeşitlilik gösterir. Bu süreçte, tasarımcının geçmiş deneyimlerinden kültürel arka planına, sanatsal etkilenimlerinden kişisel ilgi alanlarına kadar bir dizi benzersiz etken olduğu söylenebilir. Tasarımcının problemi nasıl algıladığı, bilgiyi nasıl işlediği ve çözüm üretirken hangi yolları takip ettiği bu unsurlar ile şekillenir. Bu tez çalışmasında, böylesine öznel bir süreçte tasarımcının fikir bulma serüvenine yön veren temel üretim süreçleri ve arka planda işleyerek bu süreçleri yöneten beyin mekanizmaları incelenmiştir. Tezin birinci bölümünde ilk olarak fikir kavramı üzerine durulmuştur. Fikrin ne olduğu, hayata nasıl etki ettiği, felsefede nasıl ele alındığı ve yaratıcı özelliği hangi durumlarda kazandığı konuları ele alınmıştır. İkinci bölümde, önce herhangi bir fikrin sonrasında ise yaratıcı fikrin zihinde nasıl ortaya çıktığı konusu sinirbilim alanından çeşitli araştırmalarla birlikte incelenmiştir. Üçüncü bölümde, fikir üretim sürecine odaklanmadan önce grafik tasarım sürecinin problemin tanımlanması aşamasından geri bildirim aşamasına kadar olan ilerleyişi üzerinde durulmuştur. Devamında ise fikir üretim aşaması problemin zihne ilk yerleşiminden başlanarak fiziksel ortamdaki fikir arayış yöntemleri ve süreçleri, kavramlar arasında bağlantılar kurarak fikir üretme, sıkça karşılaşılan problemlerden biri olarak tek bir tasarım fikrine takılıp kalma, fikrin üzerinde çalışmazken çözümün birden akla gelmesi anını ifade eden evreka ve son olarak ise tasarımcının tamamladığı tasarım ürününü bireysel olarak eleştirmesi konuları ele alınmıştır.
Eğitimde bilginin görselleştirilmesi ve tasarımın yeterliliğe katkısı
İnsan gelişiminde güçlü etkiye sahip temel yapılardan biri olan eğitimin üzerine yapılması gereken araştırma ve üretimlerin, gösterilmesi gereken ilgi ve dikkatin, süreklilik gerektirmesi konusunda tutum belirgindir. Eğitimde, öğrenenlerin öğrenme sürecini ve deneyimini iyileştirmek için bilginin aktarımında, görselleştirilme ve tasarımın etkisinin değerlendirilmesi önemlidir. Araştırmanın amacı; eğitim ve tasarım disiplinlerinin ilişkisini, eğitimde bilginin görselleştirilmesi ve tasarımı bağlamında incelemek ve görsel iletişim tasarımcısının bu ilişkideki rolünü göstermektir. Bu çalışma, eğitimde bilginin görselleştirilmesi ve tasarımının öğrenme süreçlerine etkisini sunabilmeyi amaçlamaktdır. Birinci bölümde, bir tasarımcı yaklaşımıyla öğrenmenin ne olduğu, bilgi ve bilginin zihinde yolculuğu, bilişsel süreçler olan dikkat ve algı konuları araştırılmıştır. İkinci bölümde, bilginin görselleştirilmesi ve tasarımı kavramı, bu kavramların öğrenme süreçlerindeki yeri, öğretim materyallerinde kullanılan tasarım unsurları ve ilkeleri incelenmiştir. Üçüncü bölümde, bilginin görselleştirilmesi ve tasarımı açısından öğretim materyali örnek incelemeleri yapılmıştır. Çalışmanın uygulama projesi olarak, belirlenen bir öğrenen grubu, ders ve öğrenme alanı sınırlandırılmasıyla, basılı ve dijital mecranın birlikte kullanıldığı bir öğretim materyali tasarımı önerilmiştir. Dördüncü bölümde ise, tasarım ve üretim sürecine ait tüm detaylara yer verilmiştir. Öğretim materyali tasarımını değerlendirmek ve araştırmanın genel sorularına cevap aramak için bir araştırma yürütülmüştür. Her iki disiplinden alan uzmanlarıyla yapılan görüşmelerden elde edilen verilerin analizi ve ulaşılan bulgular da bu bölümde sunulmuştur.
Grafik tasarımcının yeni aracı: Yapay zekâ
İnsan sosyal bir varlıktır. Yapısı gereği bilmek, öğrenmek ve gelişmek istemektedir. Yıllar içerisinde iletişimini geliştiren insan, devamında yazıyı icat etmiştir. Yazıyı taşıyabilecek bir yüzey gerekmiş ve kâğıdı bulmuştur. Yazıyı kâğıda daha kolay ve hızlı aktarabilmenin yolları aranmış ve bunun sonunda matbaa ortaya çıkmıştır. Matbaacılık sayesinde bilginin geniş coğrafyalara yayılması sağlanabilmiştir. İnsanlar; makineleri, devamında elektriği icat etmiştir. Bir zamanlar imkânsız gibi görünen uzak mesafe iletişimi, uzak mesafe yolculukları, uzay yolculukları, bilgisayar sistemleri gibi yüzlerce teknoloji insanların emekleri sonucu mümkün olabilmiştir. Düşünebilme, öğrenebilme, değişebilme ve gelişebilme gibi bugüne kadar sadece insanların zekâları ile kullanabildiği beceriler artık ürettiğimiz makineler tarafından da kullanılabilir hale gelmiştir. İnsan beyni tamamen simüle edilebildiğinde veya ona kıyasla çok daha zeki, hızlı, güçlü bir yapay zekâ sistemi kurulduğunda insan beynine olan ihtiyacın azalacağı ve buna bağlı olarak birçok meslek grubunun yapay zekâ ile yeniden şekilleneceği öngörülmektedir. Bu meslek gruplarından biri olarak grafik tasarım ve meslek profesyonelleri grafik tasarımcılar da yapay zekâ ile yeniden şekillenecektir. Grafik tasarım alanında birçok yenilik sunan, zaman kazandıran, insanın yapabildiği birçok şeyi yapabilme potansiyeli olan bu sistemler, günümüzde grafik tasarımcının konumunu sorgulatmaktadır. Bu tezde grafik tasarım, yapay zekâ ve araçları irdelenecek, grafik tasarım alanında bir araç olarak neler yapabildiği güncel uygulamalar ile sunulmaya çalışılacaktır. Yapay zekânın gelecekteki konumu tam olarak belirlenemese de daha önceki önemli teknolojik gelişmelerde olduğu gibi insanoğlu için güçlü bir araç olacağı su götürmez bir gerçekliktir. Tezin uygulama aşamasında; yapay zekanın grafik tasarım bağlamında tasarım problemlerini çözüm becerisi ve insan tasarım becerileri ile farkları değerlendirilmeye çalışılacaktır.
Japon manga estetiğinin küresel çizgi roman ve illüstrasyon anlayışı üzerindeki etkilerinin incelenmesi
Bu çalışma, bir Japon sanat formu olan manganın küresel yayılımını, kültürel melezleşmedeki rollerini, çok sayıda ülkeye yayılan devasa izleyici kitlelerini, kültürel, ekonomik ve sosyal etkisinin kapsamı ile çok yönlülüğünü araştırmaktadır. Manga ve animenin nasıl sadece Japon kültürünü ihraç etmekle kalmayıp aynı zamanda diğer geleneklerden de unsurlar ithal edip asimile ettiğini ve böylece küresel çekiciliğini ve erişilebilirliğini nasıl artırdığını ayrıntılı olarak ele almaktadır. Uluslararası pazarlar ve medya endüstrileri üzerindeki tesirinin altını çizmektedir. Japon yaratıcılar ve küresel yayıncılar arasındaki stratejik iş birliklerinin uluslararası izleyicilerde yankı uyandıran yeni formları ve temaları nasıl inşa ettiğini göstermektedir. Ortaya koyduğu kendine has grafik dilin, farklı coğrafyalardan pek çok illüstratör ve grafik sanatçısının kişisel tarzlarını oluşturma serüvenindeki yapıcı gücünden bahsetmekte ve bu bağlamda örnekler sunmaktadır. Uygulama bölümünde, araştırmanın pratik bir uzantısı olarak yerli bir orijinal manga üretilmiştir. Bu eser, aynı zamanda Türkiye'de yetişmiş bir illüstratör olan araştırmacının, öznel illüstratif dilinin manga estetiği ile çarpışması sürecini incelediği bir vaka çalışması olarak ele alınmaktadır. Bu stil, manga/anime denildiğinde akıllarda ilk canlanan anonim, stereotipik çizimler ve karakterlerden uzakta konumlanmaktadır. Uygulama, yüzeysel üslup taklitlerinin ötesine geçerek, daha derin yapısal ve anlatısal sentezleri araştırmaktadır. Böylece, bu melezleşme sürecinin potansiyellerine dair ipuçları vermeyi hedeflemiştir.
Yeni gerçeğin üretimi sürecinde fraktal formların kullanımı
Fraktal yapılar, insanın evreni anlamlandırma sürecinde sıklıkla başvurduğu önemli kaynaklardan biridir. Benoit Mandelbrot tarafından ortaya konan fraktal teorisi yalnızca matematik ve geometriye hizmet etmemekte, aynı zamanda sanat ve tasarıma da katkı sunmakta, estetik deneyimi zenginleştiren Gestalt Kuramı ve diğer tasarım ilkeleriyle uyum içinde çalışmaktadır. Özellikle hareketli grafikler ve üretimsel sanat anlayışının benimsenmesi ile birlikte örüntüsel yaklaşım, çağdaş sanat pratiklerini besleyerek yeni bir gerçek algısının da estetik yapısını şekillendirmektedir. Sanat, tasarım ve teknolojinin kesişiminde, özellikle işlemsel sanat üretiminde, sürekli evrim geçiren görsel araçlar, yapay zeka gibi günümüz gelişmeleri aracılığıyla da git gide çeşitlenmektedir. Bu araştırma, dünyanın algılanış biçimini örüntüler içinde aramayı ve bu arayışın fraktaller ve bilgisayar destekli grafikler ile gerçeğin yeniden üretimi gibi alanlarla nasıl ilişkilendirildiğini anlamayı amaçlamakta, literatür tarama yoluyla, örüntülerin estetik ve sanatsal ifadedeki rolünü ve beraberindeki görsel dilin dönüşümüne ışık tutmayı hedeflemektedir. Estetik ve örüntüler arasındaki bağlam incelenirken, farklı çağ ve coğrafyalara ait öğretiler üzerinden başlayarak, örüntülerin hem geçmişteki hem de günümüzdeki sanat ve tasarım yorumlamaları ele alınmaktadır. Sanatın başta doğal gerçeği temsil etme biçimi, ardından bu estetik yapı içindeki stilizasyonu ve yeni bir gerçeğin inşası süreci araştırılmaktadır. Uygulama projesi üzerinden ise bilimsel illüstrasyonların yapay zeka aracılığıyla yeniden üretim süreci deneyimlenmekte, referans görüntüler verilerek, yapay zekanın bunlar üzerinden tanımlar geliştirilmesi istenmekte ve bu tanımlar aracılığıyla yeni görüntüler oluşturulması talep edilmektedir. Yazar tarafından dijital teknikle üretilmiş bilimsel illüstrasyonlar ile yapay zeka tarafından üretilmiş bilimsel illüstrasyonlar karşılaştırılmakta, bu bulgular üzerinden orantılı büyüme modellerinin yapay zeka tarafından nasıl ele alındığı, bir üslup geliştirilip geliştirilmediği ve bilimsel yaklaşımdan uzaklaşarak görüntülerin ne ölçüde stilize edildiği incelenmektedir.
Sergileme tasarımı bağlamında küratör olarak grafik tasarımcı
"Sergileme Tasarımı Bağlamında Küratör Olarak Grafik Tasarımcı" başlıklı tez çalışmasında, grafik tasarım alanına daha önce bakılmamış açılardan yaklaşılarak sürecin 21. yüzyıl tasarım dünyasındaki yeri ve grafik tasarımın genişleyen anlamları irdelenmiştir. Araştırmada, grafik tasarımcının, tasarım içerikli sergilerde küratörlük ve sergi ile kurduğu bağı incelenmiş, alana yenilikçi bir yaklaşım kazandırmaya çalışılmıştır. Tezde sergilerin değerini ve geçmişten gelen sergileme politikası, grafik tasarım disiplini içerisinde yeniden düşünülerek, küratörlük, arabuluculuk, üretim ve uygulamaya olan yansımaları vurgulanmıştır. Tezin birinci bölümünde, grafik tasarım süreci metodoloji ve terminoloji ekseninde ortaya koyulmuş; olası teorilerin çıkışına zemin hazırlanması amaçlanmıştır. İkinci bölümde grafik tasarımcıların yer aldığı sergiler ele alınmış, grafik tasarımın sergilenmesini uluslararası örnekler üzerinden aktarılmış; tasarımı ortaya çıkaran sergileri, mekânları ve temaları derinlemesine bir anlayışla detaylandırılmıştır. Üçüncü bölümde sergi yapımı ve küratör olarak grafik tasarımcının potansiyellerine değinilmiş, küratöryel yetilerinin gözler önüne serilmesi hedeflenmiştir. Tez çalışması birincil ve ikincil kaynaklardan literatür taraması yöntemi ile gerçekleştirilmiş, ek olarak araştırmaya ulusal ve uluslararası önemli isimler ile yapılan röportajlar eşlik etmiştir. Tasarımcının küratörlük rollerini araştıran ve sorgulayan girişimlere ve örneklere yer veren araştırmayla, son yıllarda grafik tasarımcıların sergileme ve küratörlük tutumuna yönelik bakış açılarının değiştiğini gösteren işaretleri ortaya çıkarılması amaçlanmıştır.
Bir grafik tasarım alanı olarak dövme sanatı
Grafik tasarım ve dövme sanatı, insanoğlu için görsel iletişimin araçları olmuştur. Grafik tasarım, tarih süresince hedeflenen görsel iletişimi bir fikir veya ürünü sunma amacıyla kullanırken dövme ise kişinin statüsünü, inancını ve yaşamına dair izleri belirtmiştir. Antik çağlarda neredeyse bütün kültürlerde var olan dövme pratiği, tarih çağlarında çeşitli nedenlerle önemini yitirmiş ve son yüz yıl içerisinde yeniden keşfedilmiştir. Günümüzde dövme sanatı, popüler kültürün etkisiyle toplumdaki olumsuz damgasından kurtulmuştur. Bireyler ise, sosyal toplum içerisinde kendini niteleme ihtiyacıyla dövmeyi yeniden bir görsel iletişim aracı olarak kullanılmaya başlamıştır. Dövme, bireysel zeminde ve sosyal yaşamda görsel bir iletişim biçimi sunmaktadır. Bu çalışmada dövme sanatının iletişim yönü, psikolojik, sosyolojik ve kültürel etkileri incelenecek, grafik tasarım alanı ile görsel iletişim bağlamında ortak paydalar aranacaktır. Oluşturulacak projeyle beraber grafik tasarım ve dövme pratiklerinin aynı görsel kullanılarak farklı yüzeylerde (bedende ve iki boyutlu afişte) iletişimin nasıl kurulacağı sorusuna yanıt aranacaktır. Çalışmanın dövme sanatı ile grafik tasarım için ortak bir literatür oluşturması ve konu üzerine çalışacak olan akademisyenler, sanatçılar ve tasarımcılar için kaynak görevi görmesi amaçlanmaktadır.
Flat illüstrasyon
Bu tez, özellikle dijital medya ve kullanıcı arayüzlerinde yaygınlaşan flat illüstrasyon stilini tarihsel, biçimsel ve işlevsel yönleriyle ele almaktadır. Görsel sadelik, düz renk kullanımı ve gölgesiz formlar gibi ayırt edici özelliklere sahip bu stil, günümüz görsel iletişiminde etkili bir araç olarak öne çıkmaktadır. Tez kapsamında, flat illüstrasyonun tarihsel gelişimi Bauhaus ve İsviçre Tipografik Yaklaşımı gibi modernist grafik tasarım akımlarıyla ilişkili olarak değerlendirilmiş, sade anlatım biçiminin görsel hiyerarşi üzerindeki etkileri sorgulanmıştır. Ayrıca, illüstrasyonun tipografi, renk, doku ve kompozisyon gibi temel bileşenleri üzerinden tasarım dili çözümlemesi yapılmış; bu stilin çocuk yayıncılığı, reklam, moda ve bilimsel iletişim gibi farklı alanlardaki kullanımları incelenmiştir. Flat illüstrasyonun sadece estetik bir tercih değil, aynı zamanda anlaşılır ve doğrudan bir iletişim biçimi sunduğu vurgulanmıştır. Bu çalışma, flat illüstrasyonun dijital çağda üstlendiği rolü görsel ve kuramsal bir çerçevede ele almayı amaçlamaktadır.
Savaş ve savaş sonrası temaların işlendiği grafik roman örneklerinin incelenmesi ve bir uygulama projesi
İnsanlık, medeniyetin başlangıcından beri deneyimlerini anlatma ihtiyacıyla hareket ederek kendini ifade etmenin sayısız yolunu keşfetmiştir. Bu anlatıların biçimi, tarih boyunca duvar resimleri, ikonlar, yazı ve kitaplar gibi çeşitli yöntemlerle evrilmiştir. Savaşlar ve bunların beraberinde getirdiği trajediler, kültürel iletişim biçimlerinin dönüşümünde kritik bir rol üstlenmiştir. Grafik roman, görsel ve metinsel unsurların birleştiği benzersiz bir hikâye anlatım türü olarak, özellikle savaş ve savaş sonrası dönemin ruhunu yorumlamak için etkileyici bir mecra hâline gelmiştir. Bu çalışma kapsamında grafik romanın biçimsel özellikleri ve tarihsel gelişimi incelenmiş, özellikle savaşın ve toplumsal olayların grafik roman anlatısına nasıl yansıdığı üzerinde durulmuştur. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı'ndan Soğuk Savaş'a, iç savaşlardan modern toplumsal hareketlere kadar farklı dönemlerdeki savaşların bıraktığı derin travmalar ve hafıza aktarımı, grafik romanların güçlü görsel diliyle birlikte analiz edilmiştir. Bu, ardışık sanat türünün yalnızca eğlence amaçlı hikayeleri işlemediği, savaş gibi ciddi ve karmaşık konuları anlatmakta etkili ve değerli belgeler olduğunu göstermektedir. Bu çalışma, grafik romanların bireysel ve toplumsal travmaları grafik anlatının benzersiz gücüyle ifade ederek akademik incelemeler için önemli bir kaynak ve yöntem olduğunu ortaya koymaktadır.
Türkiye'deki mobil sağlık uygulamaları arayüz tasarımlarının 65 yaş ve üstü kullanıcılar açısından incelenmesi
Sağlık kavramı toplumlar için önemli konulardan biri olup, toplum sağlığı için doğru sağlık bilgisine ve sağlık hizmetlerine ulaşmak önem arz etmektedir. Geçmişten günümüze sağlık iletişimi dönemin çeşitli iletişim araçlarıyla desteklenmektedir. Günümüzde ise toplumun sağlık konusuna olan ilgisi daha fazla artmış olup, aynı zamanda bu bilgiye ulaşabilmelerini kolaylaştıran yeni medya araçları da hızla gelişim göstermektedir. Yirminci yüzyılda sağlıklı yaşam için spor, beslenme ya da önleyici tıp gibi konular gün geçtikçe tüm dünyada farklı iletişim platformlarında yaygınlaşmaktadır. Hastalık riskleri ile başa çıkmada bireylerin sağlık hakkında gerekli bilgiye sahibi olması önem taşımaktadır. Ayrıca hasta kayıtlarının tutulması, sağlık personeli ile iletişim, gerekli hatırlatmaların yapılması, hastalık takibi gibi birçok konuda mobil sağlık uygulamaları sıkça kullanılmakta, hedef kitle ile bu konudaki iletişim mobil arayüzler aracılığı ile sağlanmaktadır. Detaylı mobil yazılımları kolay ve anlaşılır arayüz tasarımları ile sunmak tüm kullanıcıların bu konuda bilgiye erişimini kolaylaştırmaktadır. Fakat tüm kullanıcı grupları arayüzleri aynı şekilde algılamamaktadır. Bu araştırmanın amacı, mobil sağlık uygulamalarının kullanımını kolaylaştırmak için görsel iletişim tasarımının avantajlarını kullanmak ve 65 yaş ve üstü kullanıcılar için doğru arayüz tasarımı çözüm önerilerini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda Türkiye'deki mobil sağlık uygulamaları içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiş, 65 yaş ve üzeri kullanıcılar için akademik literatürden derlenen bir tasarım kontrol kılavuzu önerisi sunulmuş, mevcut üç sağlık uygulaması bu kılavuza göre incelenmiş, 65 yaş ve üzeri kullanıcılar için yeni bir mobil sağlık uygulaması tasarım önerisi sunulmuştur. Yaşa bağlı birçok dezavantaj yaşayan bu kullanıcı grubunu mobil sağlık iletişimi bağlamında desteklemek, mobil arayüz tasarım ve yazılımcılarına konu hakkında kaynak sağlamak amaçlanmıştır.
Harfleme tasarımının gelişimi, çalışma yöntemleri ve bir uygulama projesi örneği
This thesis aims to provide a comprehensive evaluation of the discipline of "lettering design," which is often confused with the broader concept of "lettering" throughout historical discourse, by examining it through theoretical, historical, and applied perspectives. Lettering design is approached as a graphic expression method that gives form to concepts, integrates with meaning, and possesses strong communicative power. In this context, the historical evolution of lettering is analyzed, tracing its transformation from medieval manuscripts to the aesthetics of the digital age. The study classifies lettering design based on letterform characteristics into illustrative, calligraphic, and typographic styles, while also revealing its similarities and distinctions with the disciplines of calligraphy and typography. In the practical section, lettering designs were developed based on the musical identities of female artists from different music genres, and the design processes were analyzed through applied methods. As a result of this research, the term "lettering design" is proposed as a conceptual and terminological contribution to the Turkish design literature.
Grafik tasarım ve farkındalık ilişkisi
Bu tez çalışması, grafik tasarımın farkındalık yaratma sürecindeki rolünü incelemektedir. Grafik tasarım yalnızca estetik bir araç olmanın ötesinde, toplumsal bilinç oluşturma gücüne sahip etkili bir iletişim biçimi olarak ele alınmaktadır. Çalışma kapsamında grafik tasarım ve farkındalık kavramları tanımlanmış; bu iki kavramın tarihsel süreç içerisindeki etkileşimleri hem geçmişten hem de günümüzden örneklerle analiz edilmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda, grafik tasarımın bireyleri harekete geçirme, düşünsel dönüşüm sağlama ve toplumsal etki yaratma potansiyeli ortaya konmuştur. Araştırma bulguları doğrultusunda özgün bir farkındalık projesi geliştirilerek uygulamaya aktarılmış ve grafik tasarımın farkındalık yaratmadaki somut etkisi test edilmiştir. Çalışmanın sonunda, bu alandaki etkinin sürdürülebilir biçimde artması için grafik tasarım eğitimi ve uygulamalarına yönelik öneriler sunulmuştur.