
2
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Hatay ilinde yaşayan 65 yaş üzeri bireylerin "Aktif" ve "Başarılı" yaşlanma süreçlerine ilişkin deneyimleri
Dünyada artan yaşlı nüfus ve toplam nüfus içinde 65 yaş üzeri bireylerin oranının artıyor olması, farklı sorun ve beklentilerin ortaya çıkmasını sağlayarak, konuya ilişkin hem akademik hem de sosyal politika çalışmalarını zorunlu kılmaktadır. Bir yandan neoliberal politikalarla birlikte normal yaşam süreçlerine ve döngülerine ilişkin durumların bireyselleştirilmesi ve tıbbileştirilmesi tartışılırken, öte yandan bu süreçlerin yol açtığı toplumsal, ekonomik ve politik süreçlerin de önemi tartışılmaya başlanmaktadır. Yaşamın her alanını kuşatan "kaliteli", "başarılı", "aktif", "zinde", "mutlu" bir yaşam söylemi bütün yaş gruplarında önemli olmakla birlikte yaşlı bireylerin yaşamları üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Bu bağlamda bu çalışma; söz konusu meselenin önemi ve güncelliğini göz önünde bulundurarak yaşlanma sürecine ilişkin sorunları, güncel tartışmaları ve özellikle son yıllarda literatürde tartışılmaya başlanan "kaliteli", "başarılı" yaşlanma söylemini konu edinmektedir. Çalışmanın amacı bütün bu tartışmaların odağında doğal yaşam döngülerinden biri olan yaşlanma ve yaşlılığa ilişkin süreçleri ve sorunları; başarılı ve aktif yaşlanma kavramları odağında ele alarak, Hatay ilinde yaşayan 65 yaş üzeri kadın ve erkelerin öznel deneyimlerine odaklanmaktır. Çalışma başarılı, aktif ve kaliteli yaşam söylemlerinin uygulanabilirliği, gözlenebilirliği ve etkileri tartışmalı olduğunu göz ardı etmeden doğrudan bireylerin anlam dünyasından ve kendi tanımlamalarından yola çıkarak sosyal dünya ile kurdukları ilişkileri betimsel bir temelde anlamaya çalışacaktır. Yaşlı bireylerin nasıl yaş aldığı, bunu nasıl tanımladıkları, fiziksel, psikolojik ve sosyal ilişkilere yönelik anlatılarının neler olduğu bu temelde ele alınmaya çalışacaktır. Bireylerin kendi söylemlerinde yaşlanmaya yönelik sorunların, beklentilerin ve deneyimlerinin neler olduğunu nitel bir analizle ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda çalışmanın örneklem grubu Hatay ilinde yaşayan 65 yaş üzeri 41 bireyden oluşmaktadır. Yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilen veriler tematik bir biçimde betimsel olarak yorumlanmıştır. Anahtar kelimeler: Yaşlı, Yaşlı Sağlığı, Yaşam kalitesi, Aktif ve Başarılı Yaşlanma
Psikologlar arasında madde kullanım bozukluğu olanlara yönelik damgalanma düzeyi ve etki eden faktörlerin belirlenmesi
Bu araştırmada psikologların madde kullanım bozukluğu olan bireylere yönelik damgalama düzeyleri ile bu düzeylere etki eden faktörlerin incelenmesi amaçlanmıştır. Örneklem seçilmemiş olup 01.12. 2024/ 28.02.2025 tarihleri arasında elektronik ortamlarda (sosyal medya/whatsapp grupları gibi) gönüllü olarak araştırmaya katılanlara ulaşmak amaçlanmıştır. Toplamda 204 katılımcıya ulaşılmıştır. Verilerin toplanmasında; katılımcıların sosyodemografik özellikleri, madde kullanım bozukluğu ile ilgili deneyimlerini değerlendiren sorular ve YEDAM Madde Bağımlılığı Stigmatizasyon Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde IBM SPSS 25.0 programı kullanılarak bağımsız örneklem t-testi, varyans analizi (ANOVA) ve lineer regresyon analizi uygulanmıştır. Ulaşılan bütün sonuçlarda istatistiki anlamlılık p<0,05 seviyesinde değerlendirilmiştir. Katılımcıların %79.4'ü kadın iken %20.6'sı erkektir. YEDAM Madde Bağımlılığı Stigmatizasyon Ölçeği puan ortalaması 19.22±4.70 olup minimum ve maksimum puanlar sırasıyla 5 ve 32'dir. Forward lineer regresyon analizi sonucunda; sigara ve alkol dışında madde kullanma (p = 0,011), YEDAM'ı duyma (p < 0,001), madde bağımlısı bireylerin topluma kazandırılabileceğini düşünme (p = 0,008), psikolojik problemlerin madde bağımlılığını etkilediğini düşünme stigmatizasyon düzeyini azaltırken (p =0,004) madde bağımlısı bireylerin özkıyım (intihar) ihtimalinin varlığı değişkeni stigmatizasyon düzeyini arttırdığı (p = 0,005) bulunmuştur. Psikologlar arasında madde kullanım bozukluğu olan bireylere yönelik damgalanma düzeyinin belirlenmesi ve bu duruma etki eden faktörlerin incelenmesi, müdahale programları ve hizmet modellerinin etkin bir şekilde geliştirilmesi için büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle psikologların damgalayıcı tutum düzeylerinin belirlenmesi, hem ruh sağlığı hizmetlerinin kalitesini artırmak hem de bireylerin topluma yeniden kazandırılmasını desteklemek açısından kritik öneme sahiptir. Anahtar Kelimeler: Madde Kullanım Bozukluğu, Damgalama, Psikolog, Bağımlılık Yapıcı Maddeler