
346
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Kentsel peyzaj içinde mezarlıklar ve ekosistem hizmetleri: Isparta ili örneği
Bu çalışmanın amacı, kentsel açık yeşil alan sistemi içerisinde önemli bir yer tutan mezarlıkların, Isparta kentinden seçilmiş örneklem alanları olan; Gülcü Mezarlığı, Isparta Garnizon Şehitliği-Karaağaç Mezarlığı ve Akyol Mezarlığı'ndaki ağaç özellikleri, hava kirliliği giderimi, karbon depolama ve oksijen üretimi gibi çeşitli ekosistem hizmetlerinin değerlendirilmesidir. Veri analizinde i-Tree Eco modelinin kullanıldığı çalışmada; arazi kullanım türü, ağaç türleri, ağacın göğüs yüksekliğindeki çapı-DBH (cm), ağaç yüksekliği (m), canlı taç yüksekliği (m), tacın yerden yüksekliği (m)ve kayıp taç yüzdesi verilerinden yararlanılmıştır. Araştırma bulgularına göre mezarlıklardaki ağaçlar brüt olarak yılda yaklaşık 47,22 ton karbonu tutmakta ve 6.770 ton karbonu depolamaktadır. Ayrıca mezarlıklardaki bitkiler yılda yaklaşık 373,6 m3 bir yüzey akışı engellemekte ve 35,55 kg hava kirleticisini ortadan kaldırmaktadır. Son olarak mezarlıktaki ağaçların yıllık 125,89 ton oksijen ürettiği hesaplanmıştır. Fakat, daha iyi düzenleyici ekosistem servisleri üretebilmek için, mezarlık tasarımlarında kullanılan bitki türlerinin çeşitliliğinin artırılması ve disiplinli bir şekilde yönetilmesi önerilmektedir.
Tuz stresi altında Lavanta (Lavandula officinalis L.) bitkisinin morfolojik ve fizyolojik özellikleri üzerine koyun yünü gübresinin iyileştirici etkisi
Organik materyallerin kullanımı toprağın fiziksel özelliklerini iyileştirerek, bitki taksasının verimliliğini ve başarısını artırmaktadır. Bu bağlamda, son yıllarda bitkiler üzerine organik bir materyal olan koyun yünü gübresinin etkilerini inceleyen bazı araştırmalar bulunmaktadır. Ancak, tuz stresi altında olan bir bitkinin üzerine koyun yünü gübresinin etkilerini araştıran çalışma sayısı çok sınırlıdır. Bu çalışmada, farklı tuz konsantrasyonları altında yetiştirilen lavanta bitkisinin kalite, büyüme ve fizyolojik özellikleri üzerine koyun yünü gübresinin iyileştirici etkisi olup olmadığı ve uygun dozun hangisi olduğu incelenmiştir. Bu amaçla, beş tekerrürlü iki faktörlü faktöriyel deneme deseni kurulmuştur. Farklı tuz konsantrasyonları ı (0 mM, 30 mM, 60 mM ve 90 mM) ve koyun yünü gübresi peletleri (%0, %0,5, %1, %2 ve %4) toplam 100 saksılı denemede uygulanmıştır. Çalışmanın sonucunda, koyun yünü gübresinin orta ve düşük dozlarının (özellikle KYG-2 + NaCl-0 ve KYG-1 + NaCl-0) lavanta bitkisi üzerinde olumlu etkileri olduğu bulunmuştur. Diğer taraftan, artan tuz konsantrasyonları (NaCl-60 ve NaCl-90) lavanta bitkisi üzerinde olumsuz etkilere neden olmuştur. Bu sonuçlar, çalışılan lavanta türünün yetiştiriciliğinde tuz stresinin etkilerini azaltmanın ve verimliliği artırmanın bir yolu olarak koyun yünü gübresinin kullanımının önemini vurgulamaktadır. Ayrıca, tuz stresine dayanıklı lavanta çeşitlerinin geliştirilmesi ve kültürel uygulamalarla birlikte, bu tarz atık ve doğal gübrelerin kullanımının desteklenmesi, lavanta yetiştiriciliğinde sürdürülebilirliği artırabilir. Diğer taraftan çevreye ve ülke ekonomisine katkı sağlar.
Karayolu kaynaklı kirliliğin oluşturduğu strese Toros sediri, karaçam ve boylu ardıç türlerinin tepkilerinin belirlenmesi
Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de kentsel hava kirliliğinin önemli nedenleri arasında ulaşım yer almaktadır. Bu çalışmada karayolu ağaçlandırmalarında yaygın şekilde kullanılan Cedrus libani (Toros sediri), Pinus nigra (karaçam) ve Juniperus excelsa (Boylu ardıç) türlerinin araç kaynaklı kirliliğe karşı hava kirliliği tolerans indekslerinin nisbi nem içeriği, yaprak pH'sı, toplam klorofil içeriği ve askorbik asit içeriği parametreleri yardımıyla belirlenmesi ve ayrıca, bu türlerden sağlanan örneklerde membran stabilitesi ve karoten parametrelerinin tespiti amaçlanmıştır. Bu amaçla, temiz (Isparta-Davraz Dağı), hafif kirli (Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Yerleşkesi) ve kirli (Isparta-Eğirdir Karayolu) olmak üzere üç alandan toplanan örnekler analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucunda, Cedrus libani ve Juniperus excelsa türleri orta derecede hava kirliliği toleransına sahip iken, Pinus nigra hassas tür olarak belirlenmiştir. Hava kirliliğine daha toleranslı olan Cedrus libani ve Juniperus excelsa türlerinin yol ağaçlandırmalarında ve kent içindeki yeşil alanlarda daha yaygın olarak kullanılması önerilmektedir. Ayrıca, çalışılan türler için hava kirliliği toleransının bağlı olduğu en belirleyici faktörün askorbik asit olduğu ortaya çıkmıştır. Hava kirliliğinin bitki sağlığı üzerindeki etkilerini daha iyi anlamak için daha fazla araştırma yapılmalıdır. Özellikle farklı bitki türlerinin kirlilik tolerans mekanizmaları üzerine odaklanan çalışmalar, bu alandaki bilgi birikimini artıracaktır.
Alışveriş caddelerinin sosyal davranış yerlerine dönüşmesi: Çevresel özellikler ile kendileme davranışının incelenmesi
Kentlerdeki açık mekânlar, insanlar arasında ilişki çeşitliğinin oluşmasında önemli rol oynarlar. Çeşitli araştırmacılar, kendileme davranışı ile sınırlandırılmış boşluk olan mekânların çeşitli etkinliklerin yapıldığı yerlere dönüştüğünü, bununda insanlar arasında güçlü sosyal etkileşimlerin kurulabilmesi için önemli faktörden biri olduğunu belirtmişlerdir. Ancak araştırmalar, kendileme davranışının yapılabilmesi için kentsel açık mekânların sahip olması gerektiği özelliklere ilişkin net kriterler ortaya konmamışlardır. Bu tez çalışmasında kendileme davranışının gerçekleştiği alışveriş caddesi açık mekânları değerlendirilirken, hangi kriterlerin ele alınabileceğini saptamak ve kendileme davranışı ile sosyal davranış arasındaki ilişkiyi açıklamak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda insan-mekân etkileşimi, mikro ölçekli çevresel özellikler, kendileme davranışı, mekân-yer, sosyal davranış kavramlarından faydalanılarak bir araştırma modeli ortaya konulmuştur. Araştırma alanı olarak mikro ölçekli özellikler bakımından farklılıklar gösteren, Trabzon Kunduracılar Caddesi açık mekânları seçilmiştir. Araştırma yöntemi dört aşamadan oluşup, davranış gözlemi, mekânsal analiz ve anket çalışmalarını içermektedir. Çalışmanın sonucunda oluşturulan araştırma modeli ile mikro ölçekli algısal-fiziksel-sosyal özelliklerin kendileme davranışının yapılmasını etkilediği ortaya konulmuştur. Özellikle sosyal özelliklerin kendileme davranışını daha yüksek düzeyde etkilediği saptanmıştır. Ayrıca kendileme davranışı çeşitliliğinin yapıldığı mekânların, aynı anda birbirinden farklı sosyal davranış yerlerine dönüştüğü, etkinlik çeşitliliğini arttırdığı, insanların cadde üzerinde kalış sürelerinin etkilediği ve sosyal davranışı güçlendirdiği saptanmıştır.
Kentsel gelişmenin kent silüetlerine etkisi; Trabzon/Boztepe örneği
Kent nüfusu, buna bağlı olarak kentsel gelişme son yıllarda artmış ve kent silüetleri oldukça etkilenmiştir. Bu çalışmanın amacı kentsel gelişmenin zaman içerisinde kent silüetlerini, kent kimliğini estetik açıdan nasıl etkilediğini ortaya koymak ve ileride yapılacak olan kullanım alanlarının etkilerinin önceden tespit edilebileceğini göstermektir. Bu amaçla Trabzon kentinin önemli bir işaret noktası olan Boztepe'nin şehirden ve denizden görülen doğu, kuzey ve batı cephesi, 1900, 1950 ve 2000'li yıllara ait fotoğraflar, estetik ölçüsünün sayısallaştırılabildiği entropi kavramı ve gestalt ilkeleri kullanılarak incelenmiştir. Bu inceleme sonucunda her yıl aralığına, cepheye ve ilkeye ait veriler elde edilmiştir. Veriler kıyaslanarak yıllar içerisinde "bit" değerlerinin nasıl değiştiği incelenmiştir. Kıyaslamalar sonucunda kentsel gelişmenin kent siluetlerine olan olumlu ve olumsuz etkisi sayısallaştırılmıştır. Elde edilen verilerle kentlerin kontrolsüz gelişiminin kent silüetlerini olumsuz yönde etkilendiği belirlenmiştir. Yapılmak istenilen yeni projelerin etkileri önceden tespit edilerek, olumsuz etkilere sahip projelerin revize edilmesi veya tamamen iptal edilmesi gerektiği yönünde öneriler sunulmuştur.
K.T.Ü Kanuni Yerleşkesi (Trabzon)'ndeki öğrencilerin spor ve rekreasyon ihtiyaçlarının saptanması ve gelişimine yönelik yaklaşımların irdelenmesi
Bu çalışma, Karadeniz Teknik Üniversitesi (K.T.Ü) Kanuni Yerleşkesi (Trabzon)'ndeki aktif lisans öğrenimini sürdüren öğrencilerin serbest zamanlarında spor ve rekreasyona yönelik ihtiyaçlarının belirlenmesi ve gelişimine yönelik yaklaşımların irdelenmesi doğrultusunda yerleşkedeki bugünkü mevcut durumu ortaya koyan bir durum saptamasını belirlemek amacıyla yapılmıştır.Yerleşkede öğrenimini aktif olarak sürdüren öğrencilerin serbest zaman yeterliliğine ilişkin ne tür sportif ve rekreatif eğilimlere açık olduklarını değerlendirilmesinin de yapıldığı bu çalışmada, bu değerlendirmenin yapıldığı yerleşkenin doğal ve kültürel kaynak değerleri ortaya koyulmaktadır. Alandaki mevcut açık ve/veya kapalı tesis ve yapılanmaların yanı sıra spor ve rekreasyona dayalı doğal alanların çeşitliliğinin de ortaya koyulduğu bu çalışmada, bir yandan öğrencilerin spor ve rekreasyona olan ilgi ve katılım düzeyleri araştırılırken diğer yandan yerleşke içerisindeki idari yapı ve eğitim yapılarının bu kapsamda yönetim ve sorumluluklarının neler olması gerektiği hakkında bilgi verilmektedir. Dünyada ve Türkiye' de spor ve rekreasyon alanlarında imkânlar ve yönetsel yapı organizasyonu adı altında ilerleme kaydetmiş yerleşke örnekleriyle karşılaştırılmak suretiyle, Kanuni Yerleşkesi'ndeki öğrencilerin ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda ileride planlamaya yol gösterebilecek yapılanmaların neler olabileceği hakkında bir önfikir sağlanmıştır.Yöntem olarak kullanılan ?Toplum bilim kaynaklı anket yöntemi ile yerleşkeyi aktif kullanabilen öğrencilerin serbest zamanları baz alınarak, alanın kaynak değerleri içerisinde sportif ve rekreatif etkinliklerinin değer, tutum ve davranış potansiyelleri irdelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Serbest zaman, Rekreasyon, Spor, Kampüs Rekreasyonu, Kanuni Yerleşkesi
Sahil bandında kullanıcı tercihlerinin zaman içinde değişiminin incelenmesi: Trabzon sahil bandı örneği
Geçmişten günümüze süregelen mekânsal değişimler, nüfus artışı, tarihi yapıları görmezden gelen sağlıksız yapılaşmalar, kontrolsüz büyüyen kentsel mekânlar, insan ve kent arasındaki algısal ilişkilerin zayıflayarak kopma noktasına gelmesine neden olmaktadır. Yaşanan bu olumsuz değişimler insanların çevreyi anlamasını ve algılamasını zorlaştırarak, çevrenin beğenilmemesine bundan dolayı da tercih edilmemesinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu sorunlardan yola çıkarak bu tez de, zaman içinde değişen kent görünümlerinin algılanmasında ve tercihinde, kent görünümünün eski ve yeni halini bilen insanlarla (deneyimliler), sadece yeni halini bilen insanlar (gençler) arasında tercih farklılıklarının olup olmadığının saptanması amaçlanmaktadır. Bunun için, çevre tercihleri ile ilgili çalışmalara ilişkin literatür araştırması ve bu çalışmaların önemli sonuçları hakkında bilgi verilerek, görsel kalite kavramlarının çevre tercihi ile ilişkisi açıklanmıştır. Böylece görsel kalite kavramlarından faydalanılarak, çevre tercihi ile ilgili bir araştırma modeli ortaya koyulmuştur. Ortaya koyulan bu modeldeki kavramların çevre tercihini etkileyip etkilemediği uygulama çalışması ile araştırılmıştır. Uygulama bölümünü oluşturan birinci aşamada, uzman grubun, ikinci aşamada ise, uzman olmayan grubun Trabzon sahilinin eski ve yeni dokusunu nasıl algıladıkları, üçüncü aşamada, uzman olmayan grubun eski ile yeni kent görümlerinden hangisini beğendikleri saptanmıştır. Dördüncü aşamada ise, tüm aşamalarda elde edilen verilere analizler yapılarak varsayımların sınanması amaçlanmıştır. Böylelikle insanların Trabzon'un hangi görünümünü hangi nedenlerden dolayı tercih ettikleri, hangi görünümü hangi nedenlerden dolayı tercih etmedikleri saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Çevre Tercihi, Görsel Kalite, Eski ve Yeni Kent Görünümleri
Kentsel açık mekanlarda kullanım sonrası değerlendirme: Trabzon sahil bandı örneği
Günümüzde giderek artan yapılaşma sonucu kentsel açık mekanların azalması ve bu mekanların insanlara sağladığı olanaklar, kentsel açık mekanlara olan ihtiyaç ve önemi açıkça göstermektedir. Çeşitli araştırmalarla desteklenen kentsel açık mekanlara duyulan ihtiyaç ve öneme rağmen bazı kentsel açık mekanların istenilen düzeyde kullanılmadıkları görülmektedir. Bu tez çalışmasında, kullanıcı ihtiyaç ve gereksinimlerini karşılayacak etkinlik mekanları ve bu etkinliklerin gerçekleşmesine olanak sağlamak amacıyla oluşturulan mekansal örgütlenmelerin neden istenilen düzeyde kullanılmadığını araştırmak amaçlanmıştır.Tasarlanmış ve uygulaması gerçekleştirilmiş mekanların kullanılmaya başladıktan sonra kullanıcı gözüyle değerlendirilmesi amaçlanan bu çalışmada kullanım sonrası değerlendirme yöntemi kullanılarak, kullanıcıların bulundukları mekan ile ilgili değerlendirmeleri alınmıştır. Mekansal örgütlenmeler ve özellikleri açısından birbirine göre farklılıklar gösteren mekanların, performanslarının ölçülmesi, kullanıcı memnuniyetinin ve mekan kullanım düzeyinin arttırılması temelinde bir yol izlenen bu çalışma Trabzon sahil bölgesinde yürütülmüştür. Çalışmanın sonucunda oluşturulan araştırma modeli ile, mekan performansının, kullanıcı memnuniyetini ve mekan kullanım düzeyini etkilediği ortaya koyulmuştur. Özellikle yüksek performans gösteren mekanların, daha çok tercih edildiği ve bu mekanların tasarım ürünü uygulama projesine daha fazla bağlı kalınarak uygulandığı saptanmıştır.
Tebriz bahçelerinin İran bahçe sanatındaki yerinin araştırılması
Araştırma, Tebriz kentinde bulunan tarihi bahçelerin özellikleri doğrultusunda İran bahçe sanatı içindeki yerinin araştırılmasına yönelik olarak yapılmıştır. Araştırmada öncelikle günümüze ulaşamayan Tebriz'in tarihi bahçelerinden; Saheb Abad Bahçesi, Kuzey Bahçesi, Sefa Bahçesi, Amir Kabir Bahçesi, ve Saheb Divan Bahçesi ile ilgili tanımlayıcı bilgiler verilmiş ve bu bahçelerin incelenmesinde, Tebriz Kenti'nde Kaçar dönemine ait olan 4 tarihi harita kullanılmıştır. Tez çalışmasında yöntem olarak El Gölü Bahçesi'nin tasarımında etkili olan faktörler araştırılmış ve bu faktörler üç başlık altında toplanmıştır. Bunlar; Fiziksel Faktörler, Biyolojik Faktörler ve Kültürel Faktörlerdir. İncelenen bu faktörlerin sonucunda farklı mikroklimatik özelliklere sahip Tebriz Kenti'nde İran Bahçe Sanatı ile ilgili ne gibi benzerliklerin ve farklılıkların oldukları ortaya konmuştur. El Gölü bahçesinde geçmişten bugüne dek yapılagelen değişiklikler, işlevsel ve estetik açıdan ele alınarak değerlendirilmiş ve bugünkü mevcut durumu ve aktüel kullanım durumu ortaya konmuştur. Bahçenin son yıllarda park kimliğine büründürülmesi sonucu alana yeni işlevler yüklenmesi ile El Gölü Bahçesinin yeni kullanım alanları tanıtılarak rekreasyon olanakları incelenmiştir.
Kentsel açık yeşil alanların dağılımının tarihi süreç içindeki değişimi: Trabzon kenti Boztepe-Ganita aksı örneği
Kentsel mekânlar zaman içerisinde en çok değişime uğrayan alanlardır. Çünkü aldıkları ya da verdikleri göçlerle büyümekte ya da küçülmektedir. Kontrolsüz büyümeler kentleri özellikle de kent merkezlerini hızla değiştirirken ortaya çıkan planlamalara aykırı değişimler kentsel açık yeşil alanların sınırlarının her geçen gün daha da çok küçülmesine neden olmaktadır. Bu faktörler yapı alanları yani kitleler ile açık yeşil alanlar yani boşluklar arasındaki ilişkinin değişmesine ve mekânsal dengenin bozulmasına sebep olmaktadır. Ayrıca kentlerde yaşanan bu değişimler açık yeşil alanların birbirleriyle sürekliliklerinin kopmasına, parçalı ve dağınık bir hale dönüşmesine sebep olmaktadır. Trabzon kent merkezindeki açık yeşil alanlarda bu sebeplerden dolayı değişmiş, gerçekleşen bu değişimler kentsel açık yeşil alanların başarılı kentsel tasarımlar olamamasının birincil sebebi olmuştur. Bu sorunlardan yola çıkarak bu tez çalışmasın da, zaman içinde değişen kentsel açık yeşil alanların mekânsal ilişkilerinin, dağılımlarının nasıl değiştiği, bu değişimler sonucunda bu mekânların başarılı kentsel mekânlar olup olmadığının belirlenmesi amaçlanmıştır.Kentsel açık yeşil alanlar ve kentsel tasarımlarla ilgili çalışmalara ilişkin literatür araştırması yapılarak bu çalışmalarla ilişkin bilgiler verilmiştir. Ayrıca kentsel tasarım teorileri ve kavramlarının kentsel açık yeşil alanlarla ilişkisi açıklanmıştır. Böylece kentsel tasarım teorilerinden yararlanılarak araştırmanın teorik çatkısı/çerçevesi ortaya koyulmuştur. Bu teorik çatkı/çerçevesi de, kentsel açık yeşil alanların, başarılı kentsel tasarımlar olabilmesi için barındırması gereken kalite değerleri ile tasarım kavramlarının ilişkisi belirlenmiştir. Tanımlanan bu kalite değerlerinin, hangi kavramlara bağlı olarak ne şekilde farklılaştığı uygulama çalışmaları ile araştırılmıştır. Uygulama çalışması üç aşamadan oluşmaktadır.Uygulama bölümünü oluşturan ilk ve ikinci aşamada, Trabzon kent merkezindeki açık yeşil alan dağılımlarının ve kentsel tasarım kavramlarının tarihsel süreç içinde nasıl değiştiği saptanmıştır. İkinci aşamada son olarak ise başarılı kentsel tasarımların gerçekleştirmesi gereken kalite değerlerini kent merkezindeki mevcut açık yeşil alanların ne düzeyde karşıladığı saptanmıştır. Böylece elde edilen veriler bir arada analiz edilerek varsayımların sınanması amaçlanmıştır. Sonuçta hızla artan ve kontrolsüz büyümeler şekil-zemin ilişkisinin değişmesine, kitle-boşluk ilişkisinin bozulmasına, dağılımın dengesizleşmesine sebep olduğu ortaya koyulmuştur. Açık yeşil alanların sürekliliklerinin bozulmasına, parçalı, dağınık hale gelmesine de neden olmaktadır. Böylece açık yeşil alanlarla ilgili olan kentsel tasarım kavramlarının değişimleri sonucunda gerçekleştirmesi gereken kalite değerlerini gerçekleştiremedikleri saptanmıştır.
Tarihi çevrelerdeki bitkilendirme tasarımlarında mekansal kapalılığın tercihler üzerindeki etkisi: Trabzon-ortahisar kentsel yerleşim alanı örneği'
Günümüzde fiziksel çevrenin hızla değişmesi sonucu özgün, doğal ve kültürel özelliklerini yitiren, kaybettiğimizde yerini hiç bir şeyin alamayacağı, geleceğe ışık tutan, tarihi çevreler, bir çok meslek dalının yanı sıra peyzaj mimarlığı çalışmalarında da önemli bir yer tutmakta ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu tez çalışmasında, tarihi çevrelerin tanınması, korunması ve peyzaj mimarlığı açısından değerlendirilmesi üzerinde durulmuş, Dünya'dan ve Trabzon'dan tarihi çevrelere örnekler verilerek incelenmiştir. Trabzon, Ortahisar Mahallesi, Kanuni Avlusu tarihi kent dokusu üzerine bitkilendirme teknikleri ve kapalılık biçimleri kullanılarak, bitkilendirme tasarım önerileri geliştirilmiştir. Farklı tasarım yaklaşımları ile oluşturulan bu önerilerin, kullanıcılar tarafından nasıl değerlendirildiğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu değerlendirmelerle, tasarım yaklaşımlarının, mevcut alanı iyileştirmek, kullanım düzeyini artırmak amaçlanmıştır. Yapılan çalışmalar ve bulgular sonucunda çalışma alanının tarihi çevre kapsamında kullanıcılar tarafından tercih edilmediği, alanın peyzaj tasarımı konusunda yetersiz bulunduğu, kullanıcı taleplerinin bitkilendirme tasarım önerilerinden, kısmen kapalı mekan ve kapalı mekan yaklaşımlarının daha çok tercih edildiği saptanmıştır.
Altındere vadisi (Trabzon-Maçka)'nde ekolojik temelli turizm planlama yaklaşımı ve alternatif turizm olanaklarının araştırılması
Küreselleşen dünyadaki iletişim ve ulaşım teknolojisindeki hızlı gelişmeler turizm anlayışında köklü değişimler yaratmasının sonucunda kitle turizm hareketlerine olan ilgi azalırken doğa ile bütünleşen, turistik faaliyetlere katılanların normal yaşantısının ve alışkanlıklarının dışında çevreye duyarlı bir turizm çeşidine olan ihtiyaç meydana gelmiştir. Tez çalışması Trabzon İli Altındere Vadisi?nde turizm aktiviteleri açısından çok zengin doğal ve kültürel kaynak değerlerine sahip, Maçka İlçesi Yazlık Köy Yerleşimi ile mezra ve yayla yerleşimlerini kapsayan alanlar üzerinde yürütülmüştür. Bu alanlar üzerinde doğal ve kültürel yapının belirlenerek turizm amaçlı alan kullanımları için var olan potansiyelin ortaya konması çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Araştırmada, Altındere Vadisi?nde bulunan Yazlık Köyü, yayla alanlarının ve çevre yerleşimlerin ekolojik temelli turizm ve alternatif turizm etkinlikleri açısından kullanımını ortaya koymaya yönelik olarak birbirini destekleyen birçok yöntem kullanılmıştır. Çalışma üç aşamalı olarak yürütülmüştür. Çalışmanın birinci aşamasında araştırma alanındaki doğal, tarihi ve kültürel verilere ilişkin saha sörveyleri yapılarak veriler elde edilmiştir. Elde edilen veriler çalışmanın ikinci aşamasında kullanılan ?ekolojik değerlendirme yöntemi? ve ?V-Wert? yöntemi kullanılarak değerlendirilmiştir. Çalışmanın üçüncü aşamasında hazırlanan turizm potansiyeli haritaları çakıştırılarak ?Alternatif Turizm Amaçlı Alan Kullanım Potansiyeli? haritası elde edilmiştir. Sonuç olarak, %7.94
Çay alanlarının peyzaj karakterinin değerlendirilmesi
Gelişen ekonomiler doğal kaynakların sürdürülebilirliliğini olumsuz etkilemektedir. Artan çevre kirliliği, küresel iklim değişikliği ve ormansızlaşma bu olumsuz etkilere örnek verilebilir. Bu nedenle uluslararası düzeyde ülkeler biraraya gelip bu sorunları çözmek için uğraşmaktadır. Bu bağlamda, ülkemizin de taraf olduğu Avrupa Peyzaj Sözleşmesi'nde ülkelerin sahip oldukları peyzajların tanımlanmasını ve bunların koruma ve planlama ilkeleri çerçevesinde sürdürülebilirliğinin geliştirilmesini öngörmüştür. Ülkemizde de hangi ölçekte olursa olsun peyzajların tanımlanması bir gereksinim olarak karşımıza çıkmaktadır. Rize İli ve yakın kırsal alanlarının peyzaj tanımlamasını gerçekleştirmek amacı ile yapılan bu çalışmada, çalışma alanının peyzaj karakter analizi, peyzaj ünite tanımlaması ve peyzaj değer analizi görsel algı ve turizm değerini de dikkate alarak incelenmiştir. Çalışmanın sonucunda alan 5 farklı karakter alanı ve 544 adet peyzaj ünitesi ile karakterize edilmiştir. CBS ortamında kurulan konumsal veritabanı içinde gerçekleştirilen konumsal analizler sonucunda çalışma alanının koruluk ve çay dikimi yapılan alanların vejetasyonu etkisinde olduğu belirlenmiştir. Elde edilen karakter alanlarının girdi verisi olarak kullanıldığı uzman anketleri sonucu yapılan peyzaj değer analizleri 2 nolu peyzaj karakter alanının ?geniş koruluklar ve içinde tek ağaçlar olan geniş çay alanları? formasyonu ile en çok beğenilen karakter alanı olduğunu göstermiştir. Çalışmada örneklenen alanların bitkisel kompozisyonunu meydana getiren 60 farklı odunsu türü kayıt edilmiştir. Camellia sinensis dışında alanda en çok bulunan tür Alnus glutinosa olarak belirlenmiştir. Çalışma alanının önemli bir kısmını oluşturan ve çay dikimi yapılan alanların turizm potansiyeli de vardır. Bu noktada tarımsal turizm yörede kırsal kalkınma aracı olarak kullanılabilir. Bu bağlam da mevcut çalışmadaki analiz ve bulgular çerçevesinde geleceğe yönelik koruma-kullanma ve planlamayı dikkate alan 2 farklı senaryo önerilmiş ve bunlardan APS?yi başlangıç noktası olarak kabul edilen senaryonunun potansiyel getirisi vurgulanmıştır.
Doğu Karadeniz Bölgesinde doğal olarak yetişen crocus vallicola herbert' in doku kültürü ile üretimi
Bu çalışmada gerek çiçek yapısı gerek göz alıcı görünümleriyle potansiyel süs bitkisi olan ancak üretimlerinin gerçekleştirilememesi nedeniyle fidanlıklarda bulunmayan ayrıca kırsal mekanlarda ise insan etkisiyle tahrip edilerek yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan Crocus vallicola? nın, doku kültürü yöntemleri kullanılarak etkili bir vejetatif çoğaltma ortamının geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bunun sonucunda bu taksonun kitlesel üretimine geçilmesiyle neslinin devamının sağlanması için üreticilere ışık tutulması, peyzaj planlamalarına kazandırılması, ilaç ve besin sanayisi için hammadde temin edilmesi hedeflenmiştir. Bu amaç doğrultusunda doku kültürü üretim yöntemlerinden organ kültürü kullanılarak, Crocus vallicola? dan alınan korm eksplantları BAP + NAA, BAP + 2,4-D, BAP + IBA, BAP + IAA, BAP + Kinetin, NAA ve 2,4-D doz kombinasyonlarını içeren MS ortamında kültüre alınmıştır. Denemeler sonunda BAP + NAA ve BAP + 2,4-D doz kombinasyonlarının eklendiği MS ortamında % 13,3 ve % 2,5 oranlarında korm oluşumu tespit edilmiştir. Canlılık oranının ise en yüksek % 93,3 ile 0,5 BAP + 5 NAA, en düşük % 6,7 ile 10 BAP + 2,5 NAA doz kombinasyonlarının eklendiği MS ortamında tespit edilmiştir.
Kayalık habitatların peyzaj değerlendirmesi üzerine bir araştırma: Hatila Vadisi Milli Parkı (Artvin) örneği
Ülkemizde dağ ekosistemlerinin önemli bir parçası olan kayalık habitatların ekolojik ve görsel değerlendirmeleri üzerine çalışmalar yeterli değildir. Kayalık habitatlar mikro ve makro ölçeklerde zengin bitkisel çeşitliliğine sahip özel alanlardır. Bu sebeple doğal alanların korunması ve sürdürülebilmesi için bu gibi hassas ekosistemlerin daha ayrıntılı incelenmesi peyzaj mimarlığı disiplini için önem arz etmektedir. Buradan hareketle, bitkisel zenginlik ve görsel kalite açısından önemli bir değere sahip olan örnek kayalık habitatlar, Hatila Vadisi Milli Parkı (Artvin) içerisindeki alpin alanlardan seçilmiştir. Tez kapsamında, belirli bir doğal peyzaj parçasını ve onu oluşturan peyzaj bileşenlerinin nasıl belirlenebileceği ile ilgili olarak görsel ve ekolojik değerlendirmeleri birlikte ele alan bütüncül bir yaklaşım benimsenmiştir. Araştırmanın ekolojik verileri kapsamında, arazi çalışmaları ile elde edilen toprak, kaya ve bitki örnekleri ile fizyografik özellikler değerlendirilmiş, 2250 m ve üzeri yükseltiden belirlenen 50 örnek kayalık alanda toplam 199 bitki taksonu tespit edilmiştir. Görsel değerlendirmeler kapsamında, örnek alanların fotoğrafları üzerinden görsel değerlendirme parametrelerinin (belirlenen 25 parametre) sorgulanması ve fraktal analiz yöntemi kullanılmıştır. Sonuç olarak, bitki çeşitliliği ve görsel tercihler üzerinde kaya yüksekliği, kaya tipi ve kaya türü özelliklerinin etkili olduğu saptanmış, kayalık habitatların görsel peyzaj değerlendirmesinde tanımlayıcı olan parametreler belirlenmiş (etkileyicilik, çeşitlilik, güvenlilik, doku ve siluet) ve doğal kaya kompozisyonları yapısal, estetik ve algısal özellikleri bakımından irdelenmiştir.
Amasya kenti için Yeşilırmak koridorunu içine alan bir kentsel Yeşilyol önerisi
Kentsel yaşamda açık yeşil alanların varlığı kent insanı, kent iklimi ve kent ekosistemi açısından önemlidir. Açık yeşil alanlar kente ekolojik, estetik, ekonomik ve rekreasyonel yönden katkılar sağlayan sistemler bütünüdür. Günümüzde hızlı nüfus artışı, sanayileşme, çarpık kentleşme, teknolojik gelişmeler ve ekonomik nedenlere bağlı olarak kentlerdeki yeşil alanlar hızla azalmaktadır. Bu soruna çözüm olabilecek bir peyzaj planlama modeli olan yeşilyollar; akarsu boyları, demiryolları, sırtlar ve vadiler boyunca uzanan, aynı zamanda doğal rezerv alanlarını, rekreasyonel alanları, parkları, kent ormanlarını, tarihi ve kültürel alanları birbirine bağlayan çok işlevli çizgisel koridorlardır. Çalışma alanı olarak seçilen Amasya kenti; doğal, tarihi, turistik ve geleneksel özelliklerinin bir arada olduğu Yeşilırmak Koridoru ile özdeşleşmiştir. Bu çalışmada; Amasya kenti mücavir alan sınırları dahilinde, kentin mevcut yeşil alanları ve sorunları ele alınarak, doğal bir koridor olan Yeşilırmak Vadisi'ni başka koridorlarla da destekleyen çok işlevli bir yeşilyol sistemi kurgulamak amaçlanmıştır. Bu bağlamda, kent içinde 105 kişi üzerinde bir anket çalışması gerçekleştirilmiş, anket sonuçları, mevcut imar planı ve yeşilyol planlama kriterleri doğrultusunda CBS ortamında 'Ağ (Network) Analizi' gerçekleştirilerek optimum yeşilyol güzergahları belirlenmiştir. Sonuçta; mevcutta var olan 'Amasya-Erzincan Karayolu Koridoru', 'Yeşilırmak Nehri Koridoru' ve 'Amasya Kalesi Koridoru' güzergahları ile yeni oluşturulan 'Dağ Bisikleti Güzergahı' ve 'Amasya Kalesi-Ferhat Tepesi Teleferik Güzergahı'na ait haritalar ve görsel sunumlar oluşturulmuştur.
Yapılarda iç-dış ilişkisinin giriş mekânlarının planlama ve tasarımı kapsamında irdelenmesi
Günümüzde mimari yapıların hem içerisinde hem dışarısında mekânlar yarattığı bilinmektedir. Yapının içi ve dışı arasında mekânsal ilişkiyi kuran ise giriş mekânlarıdır. Buradan hareketle çalışma, yapılarda iç mekân ve dış mekân ilişkisi giriş mekânlarının planlama ve tasarlanma kriterleri kapsamında çalışma alanı olarak belirlenen örnek üzerinden irdelenerek oluşturulmuştur. KTÜ Kanuni Kampüsü Orman Fakültesi öğrenci girişinin iç ve dış mekânı örnek alan olarak seçilmiştir. Gereksinimlere bağlı olarak çeşitlilik gösteren yapılar içerisinden eğitim yapısı seçilmesinin nedeni gençlerin fiziksel ve ruhsal sağlıklarına katkı sağlamaktır. Çalışma alanında gözlem ve anket teknikleri kullanılarak, kullanıcıların mekânların mevcut halinde yaşadığı sorunlarla beraber talep ve beklentileri tespit edilmiştir. Elde edilen veriler ışığında mevcut mekânlara sanal ortamda iki farklı tasarım önerisi oluşturulmuştur. Hazırlanan tasarım önerileri 35 iç mimar ve 35 peyzaj mimarından oluşan 70 kişilik uzman gruba değerlendirilmesi için sunulmuştur. Kullanıcıların mevcut mekânlara verdiği ortalama 3,4390 değerleri hazırlanan sanal tasarım önerileriyle ortalama 4,0553 ve 4,1812 değerlerine çıktığı görülmüştür. Uzman değerlendirmelerden elde edilen veriler ışığında eksik bulunan yönler saptanmış ve tasarımda iyileştirmeler yapılmıştır. Son olarak iç-dış ilişkisinin doğru kurgulanmasıyla giriş mekânlarının planlama ve tasarımına katkısı tartışılıp, katılımcı tasarım sürecinin geliştirilmesine dair önerileriler sunulmuştur.
Peyzaj mimarlığı eğitiminde temel tasarım dersinin yaratıcılığa ve diğer derslere olan katkısının belirlenmesi
Tasarlamak ve yaratıcılık kavramları üzerine temellenen, peyzaj mimarlığı bölümünde bireylerin eğitim sürecine hazırlanmasına yardımcı olan ders, "Temel Tasarım" dersidir. Bireylerin yaratıcılığının gelişmesi, hedeflenen kazanımların sağlanması için temel tasarım dersi oldukça önemli düzeydedir. Bu nedenle temel tasarım dersi, amaç ve kapsam olarak yaratıcılık sürecine dair bilginin verildiği tasarım eğitiminin temelini oluşturur. Dolayısıyla yapılan bu çalışmada tasarım eğitimi için önemli olan temel tasarım dersinin, bireylerin yaratıcılığına ve diğer derslerine olan etkisine odaklanılmıştır. Araştırma içeriğini oluşturan literatür taramasında öncelikle yaratıcılık kavramı ele alınmış, daha sonra peyzaj mimarlığı eğitiminde yaratıcılık süreci üzerinde durulmuş ve temel tasarım dersinin bu sürece etkileri tartışılmıştır. Araştırma içeriğini oluşturan araştırma modelinde ise temel tasarım dersinin öğrencilere ve derslere olan katkısını değerlendirmek amaçlanmıştır. İki aşamadan oluşan araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. İlk aşamada, temel tasarım dersinin yaratıcılık açısından katkı sağladığı dersler uzman katılımcılar tarafından belirlenmiştir. İkinci aşamada öğrencilerin temel tasarım ve belirlenen derslerden aldıkları not verileri ortaya koyulmuştur. Notlar arasındaki ilişki tespit edilmiştir. Daha sonra, anket tekniği ve Likert tutum skalası ile öğrencilerin temel tasarım dersinden neler öğrendiği değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre temel tasarım dersinin bireylerin yaratıcılığına ve diğer derslere olan katkısının olumlu yönde olduğu tespit edilmiştir. Bu sayede temel tasarım dersi, yaratıcılık ve diğer derslerin oluşturduğu dizgede anlamlı bir ilişki olduğu ortaya koyulmuştur. Anahtar Kelimeler: Peyzaj mimarlığı, Temel tasarım, Yaratıcılık
Kaçkar Dağları Milli Parkı ve yakın çevresi örneğinde yürüyüş rotası planlama süreci
Tarih boyunca ekonomik, sosyal ve teknolojik gelişmeler ile değişim gösteren insanların istek ve ihtiyaçları 21. yüzyıla gelindiğinde seyahat kültürlerine de yansımıştır. Değişen istekler turizmi kitlesel hareketten alternatif seçeneklere doğru yönlendirmiştir. İnsanların yönelimlerinin doğal ve kültürel kaynak değerleri açısından zengin olan ve alternatif turizm türlerinin yapılmasına olanak sunan korunan alanlara doğru kayması bu alanların koruma-kullanma dengesinin kurulmasının gereğinin önemi ortaya koymuştur. Korunan alanlardaki planlı yürüyüş parkurları ziyaretçileri uygun rotalara güvenli bir şekilde yönlendirerek insanların doğaya erişimini sağlar. Bu çalışmada Kaçkar Dağları Milli Parkı ve yakın çevresinde belirlenen yürüyüş yollarının tanımlanması ve belirli yöntem dahilinde planlanması ele alınmıştır. Bu amaç doğrultusunda öncelikle alanın doğal ve kültürel envanteri çıkarılmış ardından planlama sürecinin izleneceği 10 rota uzman görüşleri ile seçilmiştir. Bu rotalara ait planlama süreci uzman kişiler ile görüşmeler, arazi çalışmaları, envanterin ve rotaların sayısallaştırılması, zorluk derecelerinin belirlenmesi, rotaların temalarının belirlenmesi ve yönetim önerilerinin geliştirilmesi aşamaları ile tamamlanmıştır. Yapılan arazi çalışmaları ve analizler sonucunda bu rotalara ait konum, uzunluk, toplam yükseliş, yürüyüş süresi, deneyim, aktivite olanakları ve zorluk derecelerine dair bilgiler elde edilmiş ve bu rotalar 6 tematik gruba (zamansız vadi, buzul çağı yolu, kervan yolu, yaban yolu, zafer tırmanışı yolu, bulut denizi yolu) ayrılarak kurgulanmıştır. Rotalar incelendiğinde belirlenen 10 rotadan 4 tanesinin düşük, 4 tanesinin orta, 2 tanesinin ise yüksek zorluk derecesine sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Çalışma sonucunda rotaların deneyim bilgileri, güvenlik sorunları ve yönetim eksikleri tespit edilmiş, yürüyüş yollarına dair haritalar hazırlanarak bu yolların yönetimine dair öneriler geliştirilmiştir.
Trabzon kenti'ndeki farklı rekreatif alan kullanımlarının termal konfor açısından incelenmesi
Yapılaşmanın ve nüfus yoğunluğunun hızla arttığı kentlerde iklim ve hava kalitesi, bölgesel düzeyde kentsel ve kırsal planlamada insan sağlığı ve yaşam kalitesi üzerinde önemli etkileri bulunmaktadır. Atmosferik koşulların insan üzerindeki birleşik etkileri dikkate alınarak kentsel rekreasyon planlamalarında termal konfor durumu ve hava koşulları önemli rol oynamaktadır. Öyle ki insanın nitelikli yaşam sürdürebilmesi ve kaliteli rekreatif faaliyetleri gerçekleştirebilmesi bireyde bedensel ve ruhsal olarak yenilenmesini sağlamaktadır. Bu tez çalışmasında Trabzon'da yer alan farklı rekreatif etkinlik mekanları ve özelliklere sahip dört kentsel rekreasyon alanında (Beşirli Sahil Yürüyüş Yolu, Ekopark, Atapark ve Botanik Park) sıcaklığın termal konfor üzerindeki etkisi incelenmiştir. Bu alanlara ait konfor değerlerini belirleyebilmek adına kış ve yaz aylarında (2020 – aralık, 2021 – ocak, şubat, haziran, temmuz, ağustos) günlük olarak (saat 00.00, 03.00, 06.00, 09.00, 12.00, 15.00, 18.00 ve 21.00) ölçülen iklim verileri (hava sıcaklığı, hava nemi, rüzgar hızı, bulutluluk) elde edilmiştir. Bu verilerin termal konfor hesaplama indeksi olan Physiological Equivalent Temperature– Fizyolojik Eşdeğer Sıcaklık) indeks (PET) değerlerini hesaplamak için RayMan Pro modeli kullanılmış ve alanlara ait konfor aralık değerleri bulunmuştur. Sonuç olarak, kış mevsiminde Beşirli Sahil Yürüyüş Yolu soğuk, Ekopark çok soğuk, Atapark çok soğuk ve soğuk, Botanik Park çok soğuk; yaz mevsiminde Beşirli Sahil Yürüyüş Yolu sıcak, Ekopark ve Atapark konforlu ve sıcak, Botanik Park konforlu ve hafif serin termal aralığına hakimdir. Bu doğrultuda çalışma alanlarına ait rekreasyonel planlamalar gözden geçirilerek önerilerde bulunulmuştur.
Peyzaj mimarlığı öğretim programlarında çevre etiğine dair bileşenler ve öğrencilerin çevresel farkındalığına katkıları
Sanayi devrimi ile değişen insan-çevre ilişkileri sonucunda ortaya çıkan çevre tahribatı günümüzde küresel iklim değişikliği gibi göz ardı edilemeyecek sonuçlar doğurmuştur. Bu sonuçların ortadan kaldırılması ya da etkilerinin azaltılması tüm insanlığın ve meslek gruplarının ortak gündemini oluşturmaktadır. Tüm meslek grupları, mesleklerine olan yaklaşımlarına çevreci bir boyut kazandırmaya, çalışmalarında ve/veya ortaya koyduğu ürünlerde ekolojik, sürdürülebilir ve çevreci bir tutum belirlemeye çalışmaktadır. Çevre ile doğrudan ilişki içerisinde olan peyzaj mimarlığı da bu sorunlar konusunda farkındalık sahibi olmalı ve mesleki faaliyetlerini çevre etiği sınırlarında gerçekleştirmelidir. Öğretim programlarında verilen çevre etiği eğitimi, günümüz ve gelecek peyzaj mimarlarının çevresel sorumluluk bilinci ve çevresel farkındalık kazanmaları için oldukça önemlidir. Bu bağlamda Türkiye'deki peyzaj mimarlığı öğretim programlarının çevre etiği konusunda durumlarını belirlemek ve verilen eğitimin öğrencilerin çevre etiği algısına etkilerini ortaya koymak bu çalışmanın amacıdır. Bu doğrultuda belirlenen öğretim programlarına ait ders içeriklerini MAXQDA 2020 Analytics Pro programı kullanılarak içerik analizleri yapılmıştır. Analizlere ek olarak programlardaki öğrencilere anket çalışması yapılmıştır. Elde edilen veriler karşılaştırılarak, programlardaki çevre etiğine dair bileşenlerin miktarının öğrencilerin çevre algısını doğrudan etkilemediği, çevresel bileşenlerin diğer bileşenler ile ilişkilerinin kopuk olduğu ve öğrencilerin kavram konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıkları ortaya koyulmuştur.
Kentsel açık yeşil alanlarda enerji etkin modern donatı sistemleri tasarlanması: KTÜ Kanuni Kampüsü örneği
Kentler insanların bir araya gelerek günlük yaşantılarını devam ettirdikleri, belirli büyüklükte alana ve belli bir nüfusa sahip yerleşme alanlarıdır. Hızlı kentleşme sonucunda nüfus artmış ve kentler değişime uğramıştır. Doğa ve kentlilerin etkisi ile kendini değiştiren, istek ve ihtiyaçlar doğrultusunda uygun koşulları sağlayan kentler; ekolojik dengeyi bozmaya başlamış, doğanın ve doğal kaynakların tükenmesine neden olmuştur. Doğa ile kent arasında bozulan denge, kısıtlı olan ve her geçen gün tükenen enerji kaynaklarının kullanımı dair var olan enerjiyi korumayı zorunlu kılmıştır. Kentsel açık yeşil alanlardaki planlama ve tasarım kararları doğrultusunda enerjiyi etkin kullanmayı amaçlayan yaklaşımlar kentlerdeki sürdürülebilirlik ilkesinde ele alınmaya başlanmıştır. Kentsel açık yeşil alanlarda insanların etkinliklerini gerçekleştirmeye araç olan kentsel donatı elemanları estetik olarak kente ve mekanlara minimum katkıda olanak sağlarken, kente ve doğaya ekolojik olarak katkı sağlamamaktadır. Bu çalışma kapsamında kentsel açık mekanlar olarak kampüslerde doğaya ekolojik katkılar sağlarken kullanıcıya konfor ve estetik kaygı ile modern donatı elemanları tasarlanmıştır. İhtiyaca ve mekân kapasitesine uygun olarak, kentsel açık alanlara estetik ve konfor katarken, kente ekolojik yarar sağlayabilecek, enerji etkin tasarımı ile yenilenebilir enerji kaynaklarından elde ettiği enerjiyi kullanıcıya sunabilecek şekilde dönüştürebilen modern donatılar, KTÜ Kanuni kampüsünün parçası olarak enerji etkin kent mobilyaları tasarlanmış ve üretilen enerji ortaya koyulmuştur. Güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi ve kinetik enerjiden üretilen enerjinin sistem içerisinde bulunan aydınlatma elemanlarında, şarj istasyonlarında, bilgilendirme panolarında, Wi-fi dağıtım noktalarında kullanılabilmesi için kent mobilyası sistemleri içinde depolama üniteleri planlanmıştır. Tasarlanan kent mobilyaları kendileri üretip, kendileri depolayıp, kendileri kullanabilmektedir.
Üniversite yerleşkelerinde sürdürülebilir ve bütüncül peyzaj yaklaşımlarının değerlendirilmesi; KTÜ Kanuni Yerleşkesi örneği
Bu çalışmada KTÜ Kanuni yerleşkesi ve yakın çevresi çalışma alanı olarak seçilmiştir. Çalışmada yerleşkenin kentle olan ilişkisinin zamansal değişimi ortaya koyularak, bütüncül peyzaj planlama yaklaşımı kapsamında ekolojik olarak değerlendirilmesi, sürdürülebilirliğinin sağlanarak etkisinin artırılması, bütüncül peyzaj planlama stratejilerinin üretilmesi ve bu doğrultuda öneriler ortaya koyulması amaçlanmıştır. KTÜ Kanuni yerleşkesi ve yakın çevresinin 1955 ve 2021 yılları arasındaki zamansal alan değişimleri tespit edilerek arazi örtü/kullanım haritaları oluşturulmuştur. Çalışma bulgularını kullanıcı anketleri, CBS ile oluşturulan nitelik haritaları ve alanın bütüncül ve ekolojik peyzaj analizi oluşturmaktadır. Elde edilen veriler sonucunda yerleşke ve çevresi ekolojik ve bütüncül planlama yaklaşımları ile değerlendirilerek, farklı ölçeklerde uygulanabilecek planlama ve yönetim önerileri geliştirilmiştir. Bu çalışma üniversite kent etkileşiminde peyzaj planlamaya yönelik yapılan çalışmaların eksikliğinden yola çıkarak oluşturulmuştur. Bu sürdürülebilir ve bütüncül yaklaşımlarla geliştirilen çalışmanın özgünlüğünü oluşturmakta ve bu araştırmanın benzer planlama çalışmaları için öncü olacağı düşünülmektedir.
Kentsel yeşil alanlardaki algılanan doğallığın sosyalleşme üzerindeki etkisinin incelenmesi
Kentsel yeşil alanlar geçmişten günümüze hayatımızı iklimsel, ekonomik ve sosyal olarak olumlu yönde etkilemektedir. Kentsel yeşil alanlara yakınlık, insanların dışarıda daha fazla zaman geçirmesine ve bunun sonucunda sosyal olarak daha aktif olmasını sağlar. Bireylerin sosyalleşmesi yaşam kalitesinin yükselmesine de önemli bir katkı sağlamaktadır. Sosyalleşme mekânı olarak yeşil alanların seçilmesinde etkili olan birtakım özellikler vardır bunların arasında doğallık kavramı tercihimizi birçok yönden olumlu olarak etkilemektedir. Araştırma içeriğini oluşturan literatür taramasında öncelikle kentsel yeşil alanlar kavramı, bu alanların tercih edilme sebepleri ve bu bağlamda doğallık kriterleri ele alınmış daha sonra sosyalleşme üzerinde durulmuş ve doğallığın sosyalleşme sürecine etkisi tartışılmıştır. Araştırma içeriğini oluşturan araştırma modelinde ise kentsel yeşil alanlardaki doğallık kavramının sosyalleşmeye olan katkısını değerlendirmek amaçlanmıştır. İki aşamadan oluşan araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. İlk aşamada, çalışma alanı Trabzon Botanik park olarak belirlenmiş ve bu alanda davranış gözlemi yapılmıştır. Daha sonra, anket tekniği ve Likert tutum skalası doğallığın sosyalleşme kavramı üzerindeki etkisi değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre doğallık kavramının bireylerin sosyalleşmesine ve sosyal davranışlara etkisinin olumlu yönde olduğu tespit edilmiştir. Bu sayede kentsel yeşil alanlardaki sosyalleşme kavramı ile doğallık arasında anlamlı bir ilişki olduğu ortaya koyulmuştur.
Kaya bahçelerinin anlamsal farklılaşım tekniğine göre değerlendirilmesi
Günümüzde endüstrileşme ve yaşamın her alanında kendini hissettiren küresel ısınmanın olumsuz etkileri, peyzaj mimarlığı çalışmalarında da dikkat edilmesi gereken oldukça önemli bir unsur olarak öne çıkmaktadır. Tüm bu olumsuz faktörler, peyzaj planlamalarında, tasarımcıların yeni tasarım anlayışlarına ve alternatif çözümlere yönelmelerini gerektirmektedir. Bu bağlamda kaya bahçeleri, doğadaki bazı peyzaj karakterlerini kente taşıyarak, yoğun kent ortamlarında, doğadan gittikçe uzaklaşan insanları doğa ile yeniden buluşturma noktasında önemli bir görev üstlenmektedir.Yapılan bu çalışmada, kaya bahçelerinin peyzaj mimarlığı açısından değerlendirilmesi ve farklı ülkelerde yer alan bazı kaya bahçelerinin düzenlenme biçimleri arasındaki farklılıkların, kullanıcılar tarafından nasıl değerlendirildiğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, Japonya, İngiltere, İskoçya ve Türkiye'deki bazı kaya bahçeleri incelenmiştir. Kaya bahçelerinin görsel etkilerinin ortaya konmasına yönelik, bu alanlardan fotoğraflar çekilmiştir ve fotoğraflar Anlamsal Farklılaşım Tekniği ile farklı kullanıcı gruplarına uygulanan anketlerle değerlendirilmiştir.Sonuç olarak; diğer ülkelerle karşılaştırıldığında, Türkiye'deki uygulamaların estetik ve nitelik açısından oldukça yetersiz olduğu ortaya çıkmıştır. Diğer ülkelerde yer alan kaya bahçelerinin, belirli bir tema ve stil doğrultusunda meydana geldiği ve o ülkeye ait bir peyzaj karakterini yansıttığı saptanmıştır. Çalışma sonucunda, kaya bahçesi uygulamalarında nelere dikkat edilmesi gerektiği ortaya konulmuş ve kaya bahçesi tasarımlarına ait önerilerde bulunulmuştur.
Mikorizanın farklı iklim ve ortam koşullarında Forsythia x intermeia Zab. ve Cotoneaster franchetti Bois. bitkilerinin gelişimi üzerindeki etkileri
Ekolojik olumsuzlukların fazla olduğu kırsal-kurak bölgelerde yapılan bitkilendirme çalışmalarında bitkiler düzenli ve yeterli bakım, sulama ve organik madde katkıları ile kuraklığın etkisinden korunabilmektedirler. Bu da iş gücü ve para kaybına neden olmaktadır. Ayrıca aşırı gübre uygulamasıyla toprağın doğal dengesi de bozulmaktadır. Birçok alanda bu uygulamalar yapılamadığı ya da eksik yapıldığı için bitkiler ölmekte veya iyi gelişim gösteremediklerinden dolayı bitkilendirme çalışmalarında başarısızlıklarla karşılaşılmaktadır. Günümüzde küresel ısınmayla birlikte, özellikle yaz sıcaklarında gözle görülür artışların yaşanmasıyla, sorunlu alanların haricindeki bölgelerde de su sorunu ve kuraklık bitkiler için büyük bir tehdit haline gelmeye başlamıştır. Bu tez çalışmasında, sorunlu alanlarda yapılacak olan bitkilendirme çalışmalarında mikorizalı fidanlar kullanılarak, ortaya çıkabilecek problemlerin en aza indirilebileceği araştırılmıştır. Çalışmada mikorizanın etkileri, peyzaj mimarlığı kapsamındaki bitkilendirme uygulamalarında hem estetik hem de fonksiyonel özelliklerinden dolayı tercih edilen Forsythia x intermedia ve Cotoneaster franchetti bitkileri üzerinde denenmiştir.Çalışma iki aşamada gerçekleşmiştir. Birinci aşamada mikorizanın, sera koşullarında farklı yetiştirme ortamlarında, bitkilerin gelişimleri üzerindeki etkileri belirlenmiştir. Çalışmanın ikinci aşamasında, sera ortamından alınan bitkiler, uygulama alanlarına dikilmiştir. Farklı iklim koşulları altındaki bu deneme alanlarında mikorizalı ve mikorizasız bitkilerin yaşama durumları ve gelişimleri araştırılmıştır.Araştırma bulguları, mikorizanın farklı koşullara sahip deneme alanlarındaki bitkilerin gelişimlerini teşvik ettiğini ortaya koymuştur. Mikoriza uygulanan bitkilerin, mikoriza uygulanmayan bitkilere göre kurak koşullarda daha iyi mücadele ettikleri ve böylece yapılan peyzaj mimarlığı uygulama çalışmalarında bitkilendirmelerin sürekliliğini sağlamanın mümkün olabileceği vurgulanmıştır.
Kampüs açık mekan olanaklarının gençlerin psikososyal yapısına bağlı olarak incelenmesi: K.T.Ü. Kanuni Kampüsü örneği
Kampus açık mekanları gençlerin sosyalleşme ve kişisel gelişime yönelik ihtiyaçlarının karşılanmasında önemli rol oynar. Gençlerin mekan kullanımlarının toplum genelinden farklı olduğu çeşitli araştırmalarla saptanmıştır. Özellikle psikososyal yapıları ve bu yapıya yönelik olarak gerçekleştirdikleri etkinlikler çocuk ve yetişkinlerden farklıdır. Ancak gençlerin psikososyal yapısının gelişmesi için gerekli olan kazanımları elde edebilmeye yönelik ihtiyaçları ve bunları karşılayan etkinliklerin gerçekleşmesine imkan sağlayan mekansal olanaklara ilişkin bulgular ortaya koyan çalışmalar eksiktir. Bu tez çalışması kampus açık mekanlarında gençlerin kullanımlarını incelemeyi amaçlamaktadır.İnsanın amacına ve dürtülerine bağlı olarak bir ?yerde? bir etkinliğin gerçekleşmesi ve yerin etkinliğe uyumlu olması için gerekli koşulları barındırma durumu olarak tanımlanan mekan örgütlenmesi kavramı benimsenmiş ve bu yaklaşım içinde bir araştırma modeli ortaya koyulmuştur. Bu modelle gençlerin psikososyal yapılarına yönelik olarak kampus açık mekanlarında hangi etkinlikleri gerçekleştirdikleri ve bu etkinliklerin gerçekleşebilmesi için mekanın sunması gereken olanaklar tanımlanmıştır. Hareketlilik, doğallık, açıklık olarak tanımlanan bu olanakların gerçekten kampus açık mekanlarındaki kullanım düzeyini etkileyip etkilemediği uygulama çalışması ile araştırılmıştır.Araştırmanın uygulama kısmı çeşitli aşamalardan meydana gelmiştir. Birinci aşamada çalışmada kullanılacak kampus açık mekanlarını gençlerin tercihleri doğrultusunda seçilmesi ve mekansal olanaklar açısından incelenmesi yer alır. İkinci aşamada bu mekanlar belirlenen olanaklar bakımından sınıflandırılmıştır. Üçüncü adımda daha önceki aşamalarda seçilen ve olanaklara göre sınıflandırılan kampus açık mekanlarının davranış gözlemi yer alır. Araştırmanın son aşaması önceki aşamalardan elde edilen tüm verilerin bir arada değerlendirilerek sundukları olanakların düzeyine göre mekanların karşılaştırılmasını içerir.Çalışmanın sonucunda oluşturulan araştırma modeli ile kampus açık mekanlarının sağlaması gerektiği belirlenen hareketlilik, doğallık, açıklık olanaklarının gençlerin mekan kullanımlarını yani mekanda karşılanan ihtiyaçlarını ve gerçekleştirdikleri etkinlikleri etkilediği ortaya koyulmuştur.
Peyzaj mimarlığında önemli doğal alıç taksonlarımızdan Crataegus pontica C. Koch Verh. ve Crataegus meyeri Pojark.'ın bazı doku kültürü teknikleri ile üretimi
Bu çalışmada, Peyzaj Mimarlığı'nda çok aranılan ancak üretimdeki güçlükler nedeniyle fidanlıklarda bulunmayan Crataegus cinsine ait, Crataegus pontica C. Koch Verh. ve Crataegus meyeri Pojark. türlerinin doku kültürü yöntemleri kullanılarak etkili bir vejetatif çoğaltma ortamının geliştirilmesi amaçlanmıştır. Böylelikle, bu türlerin üretimdeki zorluklarının ortadan kaldırılarak kitlesel üretime geçilmesi için üreticilere ışık tutulması, park bahçelerimize kazandırılması, ilaç ve besin sanayisi için hammadde temin edilmesi hedeflenmiştir.Bu amaç doğrultusunda, Crataegus pontica ve Crataegus meyeri'den alınan embriyo ile tomurcuk explantları BA, kinetin, BA+IBA, BA+NAA ve BA + kinetin doz ve kombinasyonlarını içeren MS ve LS adlı besin ortamlarında kültüre alınmışlardır.Denemeler sonunda her iki türde de BA, kinetin, BA+IBA ve BA+NAA doz ve kombinasyonlarının eklendiği MS ve LS ortamlarında sürgün oluşumuna yönelik bir gelişme gözlenmezken, BA + kinetin doz kombinasyonlarının eklendiği bütün MS ve LS ortamlarında (en yüksek başarının %84-%100 arasında elde edildiği) sürgün oluşumları tespit edilmiştir.Her iki türde de yaşama yüzdesi, sürgün uzunluğu, kardeşlenme sayısı ve boğum sayısı bakımından en yüksek başarı 3 mg/L BA + 1 mg/L kinetin doz kombinasyonlarının eklendiği MS ortamında (%100) tespit edilmiştir.İn vitrodaki köklendirme denemelerinde en iyi köklenme sonucu 1 mg/L IAA dozunun eklendiği 1/4 MS ortamında Crataegus pontica için %48 ve Crataegus meyeri için ise, %52 olarak bulunmuştur.Literatür taraması sonucunda elde edilen bilgiler ışığında alıçların (Crataegus L.) Peyzaj Mimarlığı'ında kullanım olanakları ortaya konulmuş, ayrıca endüstriyel kullanım alanları ve yaban hayatı açısından önemi belirlenmiştir.
Uzungöl Özel Çevre Koruma Bölgesi'nin biyotop haritalaması ve ekoturizm açısından değerlendirilmesi
Ekoturizm, doğa, çevre ve ekoloji ile ilgili birçok kavramla kıyaslandığında göreceli olarak yeni diye nitelendirilebilecek bir kavramdır. Doğal ve kültürel kaynak değerlerin korunması ve sürdürülebilir bir biçimde turizme kazandırılmasından hareketle ortaya çıkmışsa da, tanımlanmasında ve ele alınmasındaki farklı yaklaşımlar nedeniyle zaman zaman eleştirilere de maruz kalmıştır.Bu araştırmada Trabzon'un Çaykara ilçesi yakınlarında bulunan Uzungöl Özel Çevre Koruma Bölgesi araştırma alanı olarak seçilmiş, bu alanın ekoturizm potansiyelini en somut ve gerçekçi biçimde ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu potansiyelin nesnel verilere dayanabilmesi için öncelikle alanın EUNIS sınıflandırma sistemine göre biyotopları tespit edilmiştir. Daha sonra bu biyotoplar CBS ile uydu görüntüleri de kullanılarak sayısal ortamda haritalandırılmıştır. 2 yıl boyunca yılın her döneminde gerçekleştirilen anket çalışmaları ile alanın ziyaretçi profili ve bu profillerin karakteristik özellikleri ile öncelik sıralamaları tespit edilmiştir. Alan belirlenen 20 adet ekoturizm potansiyeli belirleme kriteri doğrultusunda CBS yardımıyla değerlendirilmiş ve daha önce tespit edilen 3 farklı ziyaretçi profillerinin önceliklerine göre ekoturizm potansiyeli haritaları oluşturulmuştur.Alanın ekolojik hassasiyetleri, mevcut altyapı durumu, ziyaretçilerin erişim karakteristikleri gibi özellikler göz önünde tutularak alanın ekoturizm planlamasında önemli bir altlık teşkil edecek zonlama yaklaşımı geliştirilmiş, bunlara bağlı sonuç ve öneriler ortaya konulmuştur.
Boylu ardıç, doğu ladini, fıstıkçamı ve sarıçam bitki türlerinin budama sonrası yenilenme yetenekleri ve form gelişmeleri üzerine bir araştırma
İbreli bitki türleriyle ilgili günümüze kadar yapılan çalışmalarda, bitkinin daha çok botanik, tohum, fidanlık, ağaçlandırma, genetik ve silvikültürel özellikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu çalışmada bitkinin morfolojik yapısı üzerinde budama yöntemleriyle oluşabilecek değişimler araştırılmıştır. Bitkisel peyzaj elemanları arasında yer alan Picea orientalis (Doğu Ladini), Pinus sylvestris (Sarıçam), Pinus pinea (Fıstıkçamı), Juniperus excelsa (Boylu Ardıç) bitki türleri üzerinde çalışma yürütülmüştür. Bu türler üzerine uygulanan dört farklı budama yönteminin, bitkilerin gelişimleri üzerindeki etkileri belirlenmiştir. Bitkilerin formunu oluşturan dal/sürgün uzunluğu, dallanma açısı, dal sayısı, bitki boyu, tepe tacı, gövde kalınlığı, dalsız gövde boyu ve tomurcuk sayısı özelliklerine göre tespitler yapılmıştır. Form gelişimleri ve rejenerasyon yeteneklerinin belirlenmesi, toplam 80 örnek bitki üzerinde iki farklı zamanda ölçümler yapılarak bitkilerin geometrik yapısına ilişkin bilgiler elde edilmiştir.Çalışma sonucunda, budama uygulamalarının Fıstıkçamı ve Boylu Ardıç türlerinin form gelişimleri üzerinde daha etkili olduğu belirlenmiştir. Sarıçam bitki türüne form vermek amaçlı yapılan budamalarda çok daha dikkat edilmeli, Sarıçama uygulanan budama işlemleri minimum düzeyde yapılmalıdır. Doğu Ladinide budama uygulamalarına cevap vermiştir ancak Fıstıkçamı ve Boylu Ardıç kadar etkili olmamıştır. Bu araştırmaya göre Fıstıkçamı, Boylu Ardıç, Doğu Ladini ve Sarıçam bitkilerin de uygun budamalarla peyzaj düzenleme alanlarında şekilli formlarıyla da kullanılabileceği önerilmiştir.
Ayder (Rize) termal ve yayla turizm bölgesinin termal koruma ve turizm gelişimi açısından değerlendirilmesi
Son yıllarda ülkemizin Doğu Karadeniz bölümü ve bölümde yer alan Rize İli sahip olduğu doğal ve kültürel çekicilikler nedeniyle doğaya dayalı çeşitli rekreasyonel ve turistik etkinliklerin yapılabildiği bir alan konumundadır. Özellikle Rize İli'ne bağlı Çamlıhemşin İlçesi sınırları içerisinde yer alan Ayder Turizm Koruma ve Gelişme Bölgesi, gerek sahip olduğu termal tesislerle ve gerekse yayla yerleşimi ile iç turizm bakımından giderek artan bir ziyaretçi talebiyle karşı karşıyadır.Çalışma kapsamında termal turizm ve yayla turizmi kavramı, termal suların özellikleri ve sınıflandırılması hakkında bilgi verildikten sonra Dünya'da ve Türkiye'de sıcak ve şifalı su kaynakları ile sağlık turizmi konularında mevcut durum incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde yörenin iklimsel özellikleriyle doğal ve kültürel kaynak değerlerine ilişkin konular incelenerek analiz edilmiş, bölgede yer alan rekreasyonel ve turizm alanları tanımlanarak çalışma alanında planlamaya dönük çalışmalar hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca halkın ve ziyaretçilerin rekreatif ve turistik davranışları incelenmiş, bu etkinliklerden ve planlama kararlarının doğurduğu sonuçlardan kaynaklanan sorunların neler oldukları ortaya konulmuştur.Bu ön etütlerden elde edilen bilgilerin ışığında hazırlanan anket formları yerli ziyaretçilere uygulanmış ve ayrıca hazırlanan görüşme kılavuzları ise, kamu kurum ve kuruluşları yöneticileri, yerel yöneticiler, özel ilgi grupları, sivil toplum örgütleri, medya temsilcileri gibi çok farklı sosyal gruplara uygulanarak işletme yetkilileri ile yüz yüze görüşmeler yapılmış olup bunun sonucunda veriler toplanmaya çalışılmıştır.
Phyllostachys bambusoide sieb. et.zucc. türünün rizom çelikleri ile üretimi ve bambuların kullanım olanakları
Bambular Gramimacea familyasında olup, 76 cins ve 1200'den fazla türe sahiptir. Dünya üzerinde en fazla yayılış gösterdiği alan, nemli tropikal Asya ile Hint Okyanusu ve Büyük Okyanus'taki adalardır. Bambular kutup bölgesi ve Avrupa kıtası hariç bütün kıtalarda doğal olarak yayılış gösterir. Bu çalışmada Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yetişeceği tespit edilmiş olan türlerden Phyllostachys bambusoides Sieb. et Zucc. türü ele alınmıştır. Tez kapsamında, bambuların genel kullanım alanları irdelenmiştir. Deneysel çalışma olarak, Phyllostachys bambusoides Sieb. et Zucc. türünün rizom çelikleri üretimi gerçekleştirilmiştir. Üretim çalışmasında, ilkbahar ve kış mevsimlerinde % 04'lük IBA, gübre ve parafinin üretimi ne derece etkilediği araştırılmıştır. Ayrıca Rize ili Pazar ilçesinde bulunan bambu meşceresinde, 1997 yılında çıkan sürgünlerin ortalama boylan tespit edilmiştir. Üretim çalışması sonucunda elde edilen değerler, yüzde olarak değerlendirilmiş ve karşılaştırmıştır. Rize ili Pazar ilçesinde yer alan bambuların büyüme dönemleri içinde, günlük maksimum boy artışının bir metreye yakın olduğu tespit edilmiştir. Yapılan üretim çalışmasında, ilkbahar mevsimindeki üretimin, kış mevsimine göre daha başarılı olduğu ortaya çıkmıştır. Üretimde % 04'lük IBA hormonu kullanımının rizomlann köklenmesinde en etkili faktör olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, üretim için hazırlanan alanında, iyi drenaj lı, verimli toprakların kullanılması gerektiği, yaz aylarında üretim parsellerinin aşırı güneş ışınlarına karşı korunması gerektiği ve toprakta olabilecek zararlılara ve özellikle Danaburnu'na ( Gryllotalpa gryllotahpd'ya) karşı mutlaka önlem alınması gerektiği ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Bambu, Phyllostachys bambusoides, Rizomla Üretim, Bambuların Kullanım Alanları. VI
Kamusal alanlarda vandalizm
Kentsel tasarım bütünü içerisinde yer alan kentsel açık alan planlamaları, doğal ve yapay çevre aktörleri dikkate alınarak yapılır. Bunun yanı sıra toplum sosyo ekonomik, sosyo kültürel ve demografik açıdan etüt edilir. Bu süreç içerisinde incelenen aktörlerden biri veya birkaçının göz ardı edilmesi ya da iyi etüt edilememesi, uygulama sonrasında ciddi boyutlara ulaşan maddi zararlara ve estetik açıdan olumsuz olarak nitelendirilebilecek görünümlere sebep olmaktadır. Bu eksikliklere bağlı olarak, kentlerin görsel kalitesini düşüren ve aynı zamanda kent peyzajım olumsuz yönde etkileyen vandalizm sorunu araştırma konusu olarak seçilmiştir. Bu araştırma ile, Trabzon kenti örneğinde kentsel açık alanlarda vandalizmin varlığına dikkat çekilerek, nedensellik ilişkileri kurulmaktadır. Bu çalışma ile uygulama sonrasında çıkan aksaklıkları tasarım aşamasında alınacak birtakım önlemlerle engellemenin ve buna bağlı olarak malzeme, zaman, işgücü ve maddi kayıpları en aza indirgemenin olanaklı olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırma, Trabzon'da seçilen üç örnek alanda- Ahmet Şener Parkı, Adnan Kahveci Parkı, 100. Yıl Parkı-gözlem yöntemi kullanılarak yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: Vandalizm, Kentsel Açık Alan, Kamusal Alan, Park, Planlama Kriterleri.
Ormangülü taksonlarının peyzaj mimarlığında değerlendirilmesi ve Rhododendron luteum Sweet'in değişik kültür ortamlarında yetiştirilmesi üzerine araştırmalar
Ülkemizde ve özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi'nde doğal olarak bulunan ve Peyzaj Mhnarlığı'nda estetik olarak büyük önem taşıyan Ormangülleri sadece kırsal peyzajda kalmış, sıcaklık, yağış ve toprak bakımından oldukça uygun şartlar bulunmasına karşın kentsel peyzaja getirilememiştir. Doğu Karadeniz Bölgesi'nde özellikle ağaçlandırma ve gençleştirme çalışmalarında sorun yaratması nedeniyle sürekli mekanik ve kimyasal mücadelelerle yok edilmeye çalışılan Ormangülleri, oysa günümüzde halen ülkemiz park ve bahçelerinde kullanılmak üzere bazı dış ülkelerden ithal edilmek suretiyle milyonlarca dolar kaybına neden olunmaktadır. Bu çalışmada amacımız, Kuzey Yanmküre'de 1200'de fazla taksonu bulunan Ormangülleri'nin Peyzaj Mimarlığı'nda kullanım alanlarım vurgulamak, Doğu Karadeniz bölgesinin doğal türlerinden olan Rhododendron luteum'vuı daha. önceden denenmemiş olan çelikle üretimini gerçekleştirerek, park ve bahçelerimize kazandırmak ve bu konuda ileride yapılacak çalışmalara ışık tutmaktır. Ayrıca, bu çalışmada, Rhododendron luteum'xm çelikle üretimi ile, yabancı ülkelerden ithalinin bir ölçüde azaltılması, ülke ekonomisine ve yöre halkına katkı sağlanması da düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler : Ormangülü, Rhododendron luteum, çelikle üretim.
Peyzaj mimarlığında sert zemin kaplamaları ve günümüz örnekleri üzerine bir inceleme
Zemin kaplama malzemeleri, çevre tasarımında en önemli yapı elemanlarındandır. Gelişmiş ülkelerde çağdaş malzemeler kullanılarak oluşturulan modern tasarımlar ve uygulamalar, ülkemizde de her geçen gün artmaktadır. Hızla gelişen teknolojiyi takip ederek yeni ürünleri ve uygulama yöntemlerini öğrenme ihtiyacı nedeniyle bu konu seçilmiştir. Yapılan geniş literatür taraması sonucunda peyzaj mimarlığında kullanılan sert zemin kaplamaları tanım, sınıflandırma, özellikler ve kullanım alanları açısından değerlendirilerek genel bilgiler bölümünde sunulmuştur. Anket çalışmasıyla, döşeme malzemesi üreten firmalara ulaşılmış; bu firmaların etüt- proje, danışmanlık, uygulama ve montaj gibi hizmetleri sırasında karşılaştıkları problemler ve bu problemlerin nedenleri ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Anket çalışması sonucunda elde edilen veriler, yüzde olarak değerlendirilmiş ve karşılaştırılmıştır. Ülkemizde bulunan; döşeme malzemesi üreten firmaların henüz projelendirme hizmeti açısından yeterli olmadıkları, bilgi, tecrübe ve kalifiye eleman eksikliği nedeniyle uygulamalar sırasında ve sonrasında çeşitli sorunlarla karşılaştıkları görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Uygun Malzeme Seçimi, Peyzaj Mimarlığında Kaplama Malzemeleri, Problemler, Eksiklikler. VIII T.C YÜKSDCÖCK ETtM KURUlÜ POKOMAKTASYON MERKEZİ
Rhododendron leteum Sweet ve Rhododendron ponticum L. 'nın doku kültürü ve tohumla üretilmesi ile peyzaj mimarlığında değerlendirilmesi üzerine araştırmalar
ÖZET Ormangülleri, farklı zamanlarda açan çok değişik renklerdeki çiçek güzellikleri, baza taksonlarda sonbahar renklenmesi ve yaprak güzelliği gibi estetik kullanımlarının yanı sıra pek çok işlevsel kullanımı ile de Peyzaj Mimarlığı çalışmalarında önemli bir yeri olan bitkilerin başmda gelmektedir. Kuzey Yarımküre' de geniş bir yayılış gösteren Ormangüllerinden, Doğu Karadeniz Bölgesinin doğal türleri arasında yer alan Rhododendron pontîcum L. ve Rhododendron luteum Sweet' in doku kültürü ile üretilebilmesinin yollarını araştırmak ve tohumla üretilmiş fidanlarda adaptasyon için uygun toprak, ışık, sıcaklık ve nem koşullarını belirleyebilmek amacıyla yapılan bu çalışmada; doku kültürü ile üretim için Anderson (1975) tarafından Ormangülleri için uyarlanmış MS ortamı kullanılmış ve bu ortamda organ kültürü yöntemi ile 2İP ve IAA (15 mg/LM mg/L) kombinasyonunda Rhododendron ponticum' un tomurcuklarında da kök oluşumu, Rhododendron luteum ' da yaprak oluşumu sağlanmıştır. Tohumla üretim ve adaptasyon çalışmalarında öncelikle çimlenme ortamı şartları araştırılmış, elde edilmiş fidecikler turba ortamda 1. repikaja 4 ay sonunda, 8 faklı ortama 2. repikaja alınarak bu topraklardaki gelişme yaşama durumları incelenmiştir. Toprak analizleri yapılarak bulunan sonuçların birbirleri ile ilişkileri istatistiksel ve grafiksel olarak açıklanmıştır. Sıcaklık, ışık, nem koşullarının belirlenmesinde iki çalışma alam (tam güneşli ve yan gölge) seçilmiş, her iki ortamdaki fidanların gelişme yaşama durumları, ortamların sıcaklık, ışık, nem miktarları ölçülmüş, elde edilen sonuçlar ve birbirleriyle ilişkisi istatistiksel ve grafiksel olarak belirlenmiştir. Bunun sonucunda Ormangülleri' nin, pH bakımından asidik ve organik maddece zengin topraklarda, yan gölge ve nemli alanlarda daha iyi adapte gösterdiği bulunmuştur. Anahtar Kelim ler: Ormaflgülü, Rhododendron ponticuni L., Rhododendron luteum Sweet, Doku Kültürü, Tohumla Üretim, Adaptasyon VI
Farklı su öğelerinin psikolojik etkileri ve mekansal etkinliklerle bütünleşmesi açısından incelenmesi
Açık mekanlarda tasarlanmış su öğeleri incelendiğinde çok çeşitli özellikler gözlenir. Farklı etkinliklere yönelik parklar, çocuk oyun alanları, yol kenarları gibi mekanlar içine yerleştirilmiş farklı türde su öğelerine rastlanır. Açık mekanlar planlanırken su öğesi daha çok boş alanlara hareket getirmek için kullanılmaktadır. Tasarımcılar insanların psikolojik gerelcsinimlerini göz ardı etmektedir. Bunun sonucunda ekonomik kayıplara neden olan ve insanların gereksinimlerini karşılamayan ölû tasarımlar ortaya çıkmaktadır. Bu tez çalışmasının amacı farklı su öğelerinin psikolojik etkilerini ve mekansal etkinliklerle ilişkilerini ortaya koyarak, tasarlanacak su öğelerinin ne gibi düzenlemelerle insanların psikolojik gereksinimlerini ve tercihlerini sağlıklı bir şekilde karşılayabileceğini saptamaktır. Çalışmanın kuramsal kısmını oluşturan birinci bölümde, suyun tarihsel gelişimi ve tasarımdaki yeri açıklanmıştır. Ayrıca su tercihleri ile ilgili çalışmalara ilişkin literatür araştırması ve bu çalışmaların önemli sonuçlan hakkında bilgi verilmiştir. Uygulama bölümünde, farklı türde su öğelerinin psikolojik etkilerini ve mekansal etkinliklerle ilişkilerini saptamak amacıyla kamera görüntüleriyle görsel anket çalışması yapılmıştır. Bulgular ve irdelemeden oluşan üçüncü bölümde anketlere bağlı verilerin değerlendirilmesi sonucunda durgun ve hareketli suların analizleri ele alınarak yarattıkları psikolojik etkiler ortaya konmuştur. İnsanların farklı türdeki su öğelerinden psikolojik açıdan farklı etkilendiği ve farklı su öğelerinin bulunduğu mekanlarda farklı etkinlikler gerçekleştirmek istedikleri belirlenmiştir. Bunların sonucunda öneriler kısmında su öğelerinin tasarlanacağı mekanlar için etkili olabilecek öneriler getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Su Öğesi, Psikolojik Gereksinimler, Su Öğesi-Etkinlik İlişkisi IV
Çocuk oyun alanlarında kullanıcıların bitki tercihlerinin belirlenmesi üzerine bir araştırma: Trabzon kenti örneği
Çocuk oyun alanları, bir beton yığını halini almış kentlerimizde çocukların dış mekanda rahatlayıp, oyun ihtiyaçlarım karşılayabilecekleri, aynı zamanda da bir şeyler öğrenerek gelişimlerine katkıda bulunabilecekleri önemli alanlardır. Yapılan araştırmalar göz önünde tutulduğunda doğal öğelerin bulunduğu çevrenin çocukların gelişimleri üzerinde olumlu katkıları olduğu görülmektedir. Dolayısıyla çocuk oyun alam planlamasında alanın sert zemin karakterinin tasarlanması kadar doğal öğelerin yer aldığı, bitkisel tasarımın yapılacağı alanların planlanması da son derece önemlidir. "Çocuk oyun alanlarının asıl kullanıcıları çocuklar olduğundan, çocukların bitki konusunda ne istediklerini anlamak ve soruna çözüm getirebilmek için onların bakış açısıyla değerlendirme yapmak gerekir" fikri, araştırmanın ana hipotezi olarak varsayılmıştır. Buna göre yapılan araştırmanın amacı; çocuklar gözüyle, oyun alanlarında yer alan bitkilerin görsel-işlevsel etkilerini araştırmak olup, bitkilerin özellikle renk, doku, form açısından ne tür özelliklerinin tercih edildiğinin belirlenmesidir. Ayrıca, çocuklarla birlikte gelen ebeveynlerin mevcut bitkilere ilişkin görüşleri de belirlenmiştir. Araştırmanın uygulama çalışması, Trabzon'da iki çocuk oyun alamnda-Doğa Anneler Derneği Parkı, Dede Korkut Parkı- yapılmıştır. Öncelikle her iki parkta 50 olmak üzere toplam 100 çocuk üzerinde tekil gözlem yapılmış, daha sonra yine toplam 100 çocukla görüşme yapılarak demografik özellikleri, park kullanımına ilişkin görüşleri ve gösterilen bitki gruplarına ait tercihleri belirlenmiştir. Yine her bir alanda 25 olmak üzere toplam 50 ebeveyne anket yapılarak, ebeveynlerin demografik özellikleri, park kullanımına ve mevcuttaki bitkilere ait görüşleri belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Çocuk, Çocuk Oyun Alanı, Bitki Tercihi, Trabzon VI
Avrupa'daki eğlence parklarında mekanların biçimlenişi ve sirkülasyon ilişkileri üzerine bir araştırma
Bu tez çalışmasının amacı, Avrupa' daki eğlence parkları üzerinde detaylı bir araştırma yaparak, park içerisinde farklı özellikler içeren mekanların biçimlenişi ve sirkülasyon sistemlerinin incelenmesidir. Çalışmanın kuramsal kısmım oluşturan birinci bölümde, serbest zaman ve eğlence kavramı ile eğlence parklarının planlama kriterleri üzerinde etkili olan faktörler araştırılmıştır. Eğlence parklarının kuruluş amacı ve içerikleri hakkında detaylı bilgiler verilmiştir. Uygulama bölümünde, eğlence parklanndaki mekanların biçimlenişi ve bu biçimlenişin parkların kullanımına etkileri irdelenmiş, analiz tabloları hazırlanmıştır. Ayrıca parkların sirkülasyon sistemlerinin mekanlarla ilişkisi ve kurgusu da analiz edilmiştir. Yapılan analiz çalışmasına göre de elde dilen verilerin değerlendirilmesi sonucunda mekanların biçimlenişi ve sirkülasyon sisteminin planlanması konusunda tasarımda etkili olabilecek öneriler getirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Serbest Zaman, Eğlence, Eğlence Parkları, Mekan, Giriş, Sirkülasyon
Bazı aydınlatma tekniklerinin ağaçların fiziksel karakteristikleri ve görsel algıları üzerindeki etkileri
Bu tez çalışması ile peyzaj tasarımlarının en önemli parçasını oluşturan bitkilerin estetik değerlerinin ve baskın karakteristik özelliklerinin gece de vurgulanabilmesi için uygulanan farklı aydınlatma tekniklerinin insanlar üzerinde oluşturduğu etkilerin belirlenmesi ve bu tekniklerin, bitkilerin görsel algılanmalarını nasıl etMedMerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Veriler, örnek bitkilere uygulanan aydınlatma tekniklerinin fotoğraflarının çekilmesi ve bu fotoğraflar kullanılarak yapılan anket çalışmaları sonucunda elde edilmiştir. Sorgulamalara 94 denek katılmıştır. Yapılan sorgulamalarda, bitki görünümü üzerinde etkili olduğu varsayılan aydınlatma telmiklerinin bazılarının bitkiler üzerinde yarattığı etkiler ve bitkilerin mevcut karakteristik özelliklerinin hangi tekniklerle vurgulanabileceği araştırılmıştır. Sonuç olarak, uygulanan aydınlatma teloıMerinin, bitkilerin görsel algılanmaları ve karakteristik özelliklerinin vurgulanması üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir. Değişik bitki formlarının ya da bitkilerin farklı baskın özelliklerinin ortaya çıkarılması için farklı aydınlatma teknikleri ön plana çıkmıştır. Bitki aydınlatması tasarımlarında, tasarım amacına bağlı olarak hangi tekniklerin kullanılabileceği ve uygulamalar sırasında nelere dikkat edilmesi gerektiği ortaya konulmuş ve öneriler getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Aydınlatma, Peyzaj Aydınlatması, Bitki Aydınlatması, Aydınlatma Teknikleri. VII
Çevre tercih ve değerlendirmesinde görsel kalitenin belirlenmesi ve geliştirilmesi: Trabzon sahil bandı örneği
ÖZET Trabzon kenti için hızlı ve plansız kent değişim ve gelişim süreci, kenti tanımlayan sahil bandına dair geçmiş kullanım ve anlamların günümüze taşmamaması, alanın bir zamanlar özel topografyalarla tanımlanan ve özel anlam ve anılar üretebilen yapısının tek düzeleştirilmesine sebep olmuştur. Kullanıcısının "anlamlandırma" bağlamında benimseyemediği, özdeşleşemediği, bu nedenle de "gerçekten beğenilerek" değil de, "başka seçenek olmadığı" için tercih edilen tekdüze çevrelere dönüşmesinin bir sorun olarak belirlendiği tez çalışması iki aşamadan oluşmaktadır: Birinci aşamada Trabzon sahil bandının "görsel kalite bütünü"nün belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu aşamada literatür taraması sonucu elde edilen 30 adet görsel kalite alanda fotoğraflanmıştır. Daha sonra bu kaliteler kendi aralarında gruplandınlarak, uygulama alanının bu görsel kalite gruplarıyla nasıl tammlandığı belirlenmiştir. îkinci aşamada ise Trabzon sahil bandının geçmişten günümüze değişimini nitel araştırma tekniklerinden belge taraması ve görüşmelerle belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar geçmişten günümüze görsel kalitenin algılanabilirlikten karmaşıklığa doğru gittiğim göstermektedir. Araştırmanın bu aşaması görsel kalitedeki bu negatif yönde gelişmeyi pozitife doğru yönlendirmeyi amaçlayan alternatif senaryo önerileri üzerine kurgulanmıştır. Tarihi değişim süreciyle ilgili yapılan araştırmalarda en çok adı geçen altı nokta için görsel kalite geliştirilmesine karar verilmiştir. Ve her nokta için literatür taraması sonucu elde edilen yedi kalitenin (Doğallık, Süreklilik, Algılanabilirlik, Yenilik- Gizem, Karmaşıklık-Çeşitlilik, Tutarlılık ve Anlamlılık) geliştirildiği üçer alternatif senaryo önerisi sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Görsel Kalite, Manzara Kalitesi, Tercih, Görsel Modelleme, Alternatif Senaryo Üretimi
Trabzon-Gümüşhane eski devlet karayoluna ait Hamsiköy-Zigana köy güzergahının yeşil yol olarak planlanması üzerine bir araştırma
Doğal kaynaklar üzerindeki baskılar ve tahribatlar sürerken bu kaynaklan korumak için de çeşitli çalışmalar yapılmakta ve kaynakların sürdürülebilirliği üzerine projeler üretilmektedir. Bunlardan biri olan yeşil yollar; ekolojik, rekreasyonel, kültürel, estetik ve sürdürülebilir alan kullanım kavramıyla ilgili bir çok amaç için planlanan ve yönetilen, bileşenlerin sürekliliğinin sağlandığı çizgisel yol ağlarıdır. Trabzon-Gümüşhane Eski Devlet Karayolu'nun Hamsiköy-Ziganaköy arasında kalan güzergahda rekreasyon, manzara ve tarihi-kültürel bir yeşil yol koridoru için alternatifler oluşturmayı ana amaç edinen doktora tez çalışması, çeşitli aşamalarda gerçekleştirilen birbirine bağlı değişik adımlan içermektedir. Birinci adımda Envanter ve Analiz Çalışmalan gerçekleştirilmiş, alanın doğal ve kültürel kaynak değerleri belirlenmiştir. İkinci adımda Alan Analiz Çalışmalan gerçekleştirilmiş; Trabzon Kent içi ve çalışma alanındaki köylerde gerçekleştirilen yerel halk anketleri sonucunda alanın bir planlamaya ihtiyacı olduğu ortaya konmuştur. Daha sonra yeşil yol planlamasının alan için uygunluğunun değerlendirilmesi yönünde kurgulanan uygunluk analizi değerlendirmeleri gerçekleştirilerek, güzergahın rekreasyon, manzara, tarihi-kültürel ve üç fonksiyonun bir arada düşünüldüğü çok fonksiyonlu durum için uygunluk dereceleri Coğrafi Bilgi Sistemi ortamında plan kare tekniğiyle belirlenerek, haritalan oluşturulmuştur. Sonuçta fonksiyonlar için uygunluk derecesi yüksek olan plan karelerin; çalışma alanı olarak belirlenen Eski Devlet Karayolu ve yalan çevresinde yoğunlaştığı görülmüştür. Alanın bütününde (4385,25 hektar); 598,00 hektarlık alan
Kent planlaması ve kentsel yeşil ağ bütünleşik planlamaya yönelik yöntem denemesi
Kentsel yeşil ağ; kentsel alanlarda çeşitli işlevlere hizmet eden yeşil alanların ve yeşil eleman içeren açık alanların süreklilik oluşturacak biçimde, belirlenen amaçlar çerçevesinde (ekolojik, iklim, rekreayon, kentel tasarım) "ağ" kavramı kapsamında kent imar planı ile uyumlu bir şekilde birleştirilmesi ile oluşan yapıya verilen isimdir. En temel amaç kent içindeki yeşil alanları kent dışı yeşil ile birleştirmek ve bütünleştirmektir. Ketsel yeşil ağ uygulaması planlamanın iki aşamasında değerlendirilebilir. İlk aşama; yerleşim alamnda imar planı yapılmasından önce veya revize imar planları oluşturma aşamasında, ekoloji, iklim, rekreasyon ve kentsel tasarım işlevleri açısından önemli olan alanların belirlenerek planlamaya dahil edilmesidir. Yeşil ağın bu aşamada uygulanması alan potansiyelinden kaynaklanan avantajların, uygulama giderlerini azaltacağından ekonomik faydası olacaktır. İkinci aşama imar plam yapılmış olan alanların, ekoloji, iklim, rekreasyon ve kentsel tasarım işlevleri açısından önemli olan alanların belirlenerek belirlenen vizyon doğrultusunda yalnızca çok zorunlu olan imar planı değişikleri ile oluşturulmasıdır. Yapılan çalışmada, belirtilen her bir işlev için önemli olan alanların belirlenmesi ve SWOT tekniğine göre yorumlanmasına yönelik olarak "ön analiz", "detay analiz" ve "sentez" sorularından oluşan bir yöntem geliştirilmiştir. Hazırlanan sorular yeşil ağın yalnızca kentsel ölçekte oluşturulmasına yönelik olarak değil, ulusal, bölge ve alt bölge ölçeğinde oluşturulmasına yönelik olarak hazırlanmıştır. Oluşturulan bu yöntem kent alt ölçeğinde yapılan bir uygulama ile test edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yeşil Ağ, Ekoloji, İklim, Rekreasyon, Kentsel Tasarım, Kent Planlama vn
Trabzon'da bazı turizm merkezleri ölçeğinde yayla turizminin ekoturizm kapsamında incelenmesi
ÖZET Dünya üzerinde hemen her yerde hızlanarak artan sanayi faaliyetlerinin ve hızla büyüyen kentlerin etkisiyle doğal olmayan alanlarda yaşamak zorunda kalmış insanlar, bu durumdan kaynaklanan olumsuz etkilerden kurtulmak için uzun zaman turizm etkinlikleriyle ilgilenmiştir. Ancak, artık dünyadaki tüm turistik yerlerin birbirine benzemeye başlaması ve yoğun olarak gidilen yerlerde oluşmaya başlayan tahribatlar nedeniyle yeni bir turizm çeşidine, doğal alanlara yapılan sorumlu seyahat olarak tanımlanan ekoturizme yönelmiştir. Ekoturizmin Türkiye'deki uygulama alanlarının en önemlilerinden birisi de Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki yaylalardır. Bu çalışmada Trabzon ilinde turizm merkezi ilan edilmiş ve halen geleneksel yaşamın devam ettirildiği beş yayla çalışma alanı olarak seçilmiştir. Bu alanlara Haziran- Ekim ayları arasında yapılan arazi çalışmalarıyla alanda dikkat çekici özelliklere sahip bazı bitkiler, bu bitkilerdeki mevsimsel değişimler, doğal hayat ve kültürel özellikler gözlemlenmiştir. Yayla turizmi etkinliklerinin sürdürülebilir bir biçimde, doğal ve kültürel özelliklerinin korunarak yapılmasını amaçlayan çalışmada alanda bulunan ziyaretçilerin ve yerel halkın yayla turizmine yaklaşımlarının değerlendirildiği bir anket çalışması da yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yayla Turizmi, Ekoturizm, Turizm Merkezi, Bitki, Trabzon VI
Çitlembik (Celtis australis L.) genotiplerinin çimlenmesine ekim öncesi işlemlerin etkisi ve farklı yetiştirme ortamlarında fidan büyüme özelliklerinin belirlenmesi
Bu çalışma, Antalya'nın Serik İlçesinde bulunan Celtis australis genotiplerinin çimlenmesine ekim öncesi işlemlerin etkisi ve farklı yetiştirme ortamlarındaki fidan büyüme özelliklerinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma 2 aşamada gerçekleştirilmiş, ilk aşamada 5 genotipten alınan C. australis tohumlarına uygulanan ekim öncesi işlemlerin çimlenme özelliklerine olan etkisi tespit edilmiştir. Bu kapsamda sağlanan tohumların yarısı meyve etli, diğer yarısı ise meyve etleri tohumdan ayrılarak muhafaza edilmiş ve tohum dormansisinin meyve etine bağlı olarak değişim gösterip göstermediği saptanmıştır. Diğer bir uygulamada ise 60 ve 90 gün soğuk ıslak katlamada tutulan tohumların iki farklı çimlendirme ortamında (kağıt havlu ve torf) laboratuvar koşullarında çimlenme özellikleri belirlenmiştir. Bu denemeler süresince çimlenme oranı, çimlenme enerjisi, çimlenme indeksi, çimlenme oranlarının zamana göre değişimi, ortalama çimlenme süresi, kök uzunluğu, gövde uzunluğu, kök ve gövde kuru ağırlıkları tespit edilmiştir. Çimlenme testlerinde yapılan uygulamalar sonucunda C. australis tohumlarının tohum dormansisinin meyve etine bağlı olarak değişim göstermediği, katlama uygulanmayan tohumların çimlenmediği, bazı genotiplerde çimlendirme ortamlarına bağlı olarak çimlenme oranlarının değiştiği belirlenmiştir. En yüksek çimlenme oranı (%74,66) 90 gün +4°C'de katlamada kalan torf çimlendirme ortamında çimlenme testine tabi tutulan GT5 genotipinde tespit edilmiştir. Çalışmanın ikinci aşamasında C. australis tohumlarından elde edilen fidanların Torf+kum (2:1 hacimsel), Mantar Kompost atığı+kum (2:1 hacimsel), Torf+perlit (2:1 hacimsel) ve Tınlı toprak+çiftlik gübresi+kum (2:1:1 hacimsel) yetiştirme ortamlarında büyüme özellikleri belirlenmiştir. Deneme süresince bitki boyu, gövde çapı, yaprak sayısı, yan dal sayısı, kök ve gövde kuru ağırlıkları ile yaprak besin elementi içerikleri saptanmıştır. C. australis fidanları en iyi büyüme özelliklerini mantar kompost atığı+kum (2:1 hacimsel) ve Tınlı toprak+çiftlik gübresi+kum (2:1:1 hacimsel) yetiştirme ortamında göstermiş ve incelenen bitki büyüme özellikleri bakımından genotipler arasında önemli farklılıklar olduğu belirlenmiştir.
Acer monspessulanum subsp. monspessulanum ve acer sempervırens'in antalya'daki yoğun yayılış alanlarında peyzaj genetiği açısından değerlendirilmesi ve çelikle çoğaltma olanakları
Bu çalışmada, Acer monspessulanum subsp. monspessulanum ve A. sempervirens türlerinin Antalya'daki yoğun yayılış alanlarında peyzaj genetiği açısından değerlendirilmesi ve çelikle çoğaltma olanaklarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Serik ilçesi Sanlı yaylası ve Kemer ilçesi Beycik-Üçoluk yaylası olmak üzere iki farklı alandaki (rakımda) Acer monspessulanum subsp. monspessulanum'un yaprak, meyve, çiçek, sürgün özellikleri ve bitki boyutları değerlendirildiğinde genel olarak düşük bir rakımda yer alan Üçoluk yaylasındaki populasyonun bu özellikler açısından daha yüksek değerlere sahip olduğu ve bu farklılıkların çoğunlukla istatistiki açıdan önemli olduğu tespit edilmiştir. Kemer ilçesi Ulupınar köyü ve Ulupınar-Çıralı yürüyüş güzergahı olmak üzere iki farklı alandaki (rakımda) A. sempervirens'in yaprak, meyve, çiçek, sürgün özellikleri ve bitki boyutları değerlendirildiğinde genel olarak düşük rakım olan Ulupınar-Çıralı populasyonunun bu özellikler açısından daha yüksek değerlere sahip olduğu ve bu farklılıkların çoğunlukla istatistiki açıdan önemli olmadığı tespit edilmiştir. Olgun yaprak renkleri, sonbahar yaprak renkleri, çiçek renkleri, sürgün renkleri ve meyve renkleri olmak üzere renk özellikleri açısından iki rakım arasındaki farklılıkların istatistiki açıdan Acer monspessulanum subsp. monspessulanum'da çoğunukla önemli, A. sempervirens'de ise önemsiz olduğu tespit edilmiştir. Acer monspessulanum subsp. monspessulanum'da Sanlı yaylasında 27, Üçoluk yaylasında 18 olmak üzere toplam 45 genotip, A. sempervirens'de ise Ulupınar köyünde 20, Ulupınar-Çıralı yürüyüş güzergahında 30 olmak üzere toplam 50 genotipin 66 morfolojik özelliğinin değerlendirilmesiyle belirlenen genetik çeşitlilikleri üzerine peyzaj faktörlerinin etkisi değerlendirildiğinde, Acer monspessulanum subsp. monspessulanum'un genetik çeşitliliği üzerine rakım, sıcaklık, yağış ve toprak özelliklerinin etkilerinin önemli olduğu, ancak A. sempervirens'in genetik çeşitliliği üzerine çoğunlukla toprak özelliklerinin etkisinin önemli olduğu tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda, her iki türde de tür içinde büyük oranlarda (%98) genetik benzerlikler belirlenirken, iki türün birbirinden %89 oranında benzerlik ile ayrıldığı tespit edilmiştir. Populasyonlar üzerinde yoğun insan ve hayvan otlatma etkilerinin belirlenmesi sonucunda koruma önlemlerinin alınması gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca çalışmada çelikle çoğaltma denemeleri sonucunda, başarılı sonuçlar elde edilememiştir.
Açık yeşil alan tasarımında mevsimsel gölge etkisinin irdelenmesi:Çayırlı Mustafa Karabulut Parkı örneği
Sıcak iklimlerde yapılan dış mekân tasarımlarında, gölge alanların oluşturulması insan konforu açısından büyük öneme sahiptir. Bu çalışma, Antalya kenti Konyaaltı ilçesinde bulunan Çayırlı Mustafa Karabulut Parkı'nda yürütülmüştür. Çalışma alanı analiz edilerek, bitkisel ve yapısal tüm gölge elemanlarının mevcut durumu tespit edilmiş, bu veriler bilgisayar ortamına aktarılarak Autodesk Ecotect Analiz programı ile mevcut gölge etkileri saptanmıştır. Çalışma alanının nihai durumu da bilgisayar ortamında modellenmiştir. Bu şekilde ağaçların ulaşacakları maksimum boyutlar göz önüne alınarak "gelecekteki durum" analizleri yapılmıştır. Alanın "mevcut durumu" ve "gelecekteki durumu" arasındaki değişimi en iyi şekilde yorumlayabilmek için ArcGIS yazılımı kullanılarak değişim analizleri yapılmıştır. Bu yaklaşımla, gölge oranlarında meydana gelen artış ve azalışlar bölgesel olarak tespit edilmiştir. Analizler sonucunda, alanda yeterli sayıda bitki olduğu fakat yaşları, türleri ve tasarımsal hatalar sebebiyle yeterli gölge sağlamadıkları saptanmıştır. Bu durum parkın kullanımını olumsuz yönde etkilemektedir. Özellikle yaz aylarında alanın akşam saatlerine kadar neredeyse hiç kullanılamadığı gözlemlenmiştir. Parkın kullanıcılarına, hem tercihlerini belirlemek hem de güneşlenme durumunun ziyaret saatlerine etkisini saptamak amacıyla 400 anket, dört mevsime eşit dağılım gösterecek şekilde uygulanmıştır. Anket sonuçları doğrultusunda mevsimine göre, parkın en sık kullanılan saatlerinin analizleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda; insan konforu için gereken gölge etkisi bakımından parkın yetersiz kaldığı belirlenmiştir. Gölge durumunun ziyaretçilerin kullanım saatlerini etkilediği tespit edilmiştir. Yapılan analizler ve literatür bilgileri karşılaştırılarak çalışma alanı için bitkisel ve yapısal öneriler geliştirilmiştir. Aynı zamanda, Autodesk Ecotect Analiz 2011 yazılımının Peyzaj Mimarlığı çalışmaları açısından kullanılabilirliği irdelenmiş ve daha az yüzey alanı içeren çalışmalar için uygun bir yazılım olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Antalya'daki Selçuklu yapılarında bahçe mekânının analizi
Bu araştırmanın amacı, Anadolu'ya yerleşen ilk Türk devleti olması dolayısıyla Türk bahçe kültürünün temelini oluşturacağı düşünülen Anadolu Selçuklu Dönemi'nin Antalya'da yer alan yapılarında bahçe mekânlarını şekillendiren parametrelerin ortaya konmasıdır. Bu amaç doğrultusunda Selçuklu Dönemi'ne ait 1 adet yapılar kompleksi, 2 adet kervansaray ve 1 adet av köşkü ele alınmış ve incelenmiştir. Günümüze pek azı ulaşabilmiş bahçe materyallerinin çoğu literatür taramaları ile ortaya çıkarılmış; kullanım yerleri ve şekilleri irdelenmiştir. Bu bağlamda, Selçukluların Antalya'daki yapı ve çevrelerinde; önemli bir dış mekân kullanımı olan avlular ve avlularda yer alan elemanlar, bahçe duvarları ve kapıları, mezarlık olarak kullanılan alanlar, heykel niteliği gösteren eserler, Selçukluların büyük önem verdikleri sulama sistemleri ve su yapıları ile gezginlerin anlatımlarından elde edilen bilgiler ışığında bitkisel peyzaj unsurları incelenmiştir. Araştırma sonucunda, Selçukluların Anadolu'ya gelmeden önce etkileşimde olduğu Çin ve Anadolu'da karşılaştıkları Bizans kültürlerinin bahçe anlayışlarından minimum düzeyde etkilendikleri, İslam dinini benimsemeleriyle oluşan kültürün ise bu bahçelerde daha fazla hissedildiği ancak İslam bahçelerine göre çok daha mütevazı bahçeler olduğu gözlemlenmiştir. Bu bahçeler, herhangi bir aks sistemine dayalı olmayıp, formal tasarım prensiplerini de barındırmayan; doğaya belirli bir şekil vermekten öte, onun bir parçası olma felsefesine uygundur. Gösterişten tamamıyla uzak olan bu bahçeler; ziyafetler, avcılık, hükümet oturumları gibi dış mekân aktivitelerine olanak sağlarken, bahçelerde kullanılmış olan bitki türlerinin güzellik, fonksiyonellik ve yarar sağlama gibi özellikleri bir arada barındırdığı gözlemlenmiştir. Sonuç olarak, Selçukluların Anadolu'da yerleşik düzene geçmeleri sonucunda oluşan bahçelerin daha çok işlevsel özelliklere sahip olduğu fikri güçlenmiştir.
Stenotaphrum secundatum (Walt.) Kuntze türünde gama ışınlaması yöntemiyle çim kalitesinin iyileştirilmesi
Yengeç çimi (Stenotaphrum secundatum (Walt.) Kuntze) çok iyi gölge toleransı ve düşük bakım ihtiyacı nedeniyle Amerika'da ağaçların yoğun olarak bulunduğu kamu veya ev bahçelerinde yaygın olarak kullanılan sıcak iklim çim türüdür. Ancak kaba yapısı yeşil alanlarda çok daha yaygın kullanımını kısıtlamaktadır. Bu nedenle daha ince tekstürlü ve bodur yengeç çimi hatlarının geliştirilmesine ihtiyaç vardır. Gama ışını uygulaması çim bitkilerinde varyasyon oluşturmak amacıyla kullanılmaktadır. Bitkilerde mutasyon uygulaması sonucu en yaygın elde edilen mutant karakterin bodurluk olduğu bilinmektedir. Bu çalışma ile Türkiye'ye uzun yıllar önce getirilmiş, ancak orijini bilinmeyen kaba ('G') ve oldukça kaba ('M') gelişim gösteren iki farklı klonal yengeç çimi genotipinden fenotipik olarak daha ince tesktüre sahip ve bodur gelişim gösteren hatların elde edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla 'G' ve 'M' genotiplerinden hazırlanan stolon parçalarına 60 Co kaynağı kullanılarak sırasıyla 20, 40, 80, 120 ve 50, 100, 150, 300 Gy dozlarında gama ışını uygulaması yapılmıştır. Işınlanan stolon parçalarının % 50'sinin ölümüne neden olan LD50 değerleri 'G' ve 'M' genotipleri için sırasıyla 102.54 ve 94.96 Gy olarak belirlenmiştir. Gama ışını dozlarının artışıyla birlikte canlılık oranlarında azalma gözlenmiştir. Işınlanan toplam 4301 adet tek nod içeren stolon parçası içerisinden yapılan seleksiyonla kontrol bitkisine göre morfolojik olarak değişiklikler gösteren 15 adet mutant hat (% 0.35) belirlenmiştir. Seçilen mutant hatlarda kontrol gruplarına göre stolon sayısının % 65'e kadar azaldığı, stolonların % 36, yaprakların % 29, boğum aralıklarının % 33, ve kanopi yüksekliklerinin % 25'e kadar kısaldığı saptanmıştır. Sonuç olarak bu çalışma ile yengeç çiminde 'G' ve 'M' genotiplerinde gama ışını uygulamasıyla çeşitli morfolojik varyasyonlar gözlenmiştir. Bu çalışma ile mutasyon ıslahı ile ülkemizde peyzaj mimarlarının sıcak iklim bölgelerinde gölge alanların çimlendirilmesinde yokluğunu hissettikleri bir çim türünde yerli, kaliteli mutant hatlar geliştirebilmenin mümkün olduğu görülmüştür. Bundan sonra yapılacak araştırmayla bu çalışma ile geliştirilen ümit var mutant hatların arazi koşullarında kontrol bitkileri ve ticari çeşitlerle birlikte performanslarının test edilmesi önerilmektedir. Yabancı ticari çeşitlerin çim kalitesine eş değer/üstün mutant yengeç çimi hatlarının geliştirilmesi durumunda bu türün başta gölge/yarı gölge peyzaj alanları olmak üzere hedef bölgelerdeki kullanım alanı önemli ölçüde arttırılabilir.
Akdeniz koşullarında kurakçıl peyzaj uygulanabilirliğinin irdelenmesi
Dünya nüfusunun artması, küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliği, bilinçsizce tüketilen su kaynakları ve su kirliliği gibi nedenlerden dolayı su kaynakları giderek azalmaktadır. Peyzaj alanlarında yanlış bitki seçimleri ve çok geniş alanlarda çim kullanımı gibi nedenler de sınırlı su kaynakları üzerindeki baskıyı arttırabilmektedir. Kent imajında, yeşil alanlar büyük önem taşımaktadır. Doğru yeşil alan tasarımlarının yapılmadığı alanlar, yazın sararmakta, kurumakta hatta ölmekte, özellikle son yıllarda daha çok hissedilen iklim değişikliğiyle birlikte Akdeniz gibi kurak bölgelerde böyle görüntülere daha çok rastlanmaktadır. Bu gibi kötü görüntülerin oluşmaması için; yoğun sulama gerektiren klasik peyzaj düzenleme anlayışından vazgeçilerek, suyun akılcı kullanımına ve su tasarrufuna olanak sağlayan 'Kurakçıl Peyzaj' tüm dünyada bilinen ismiyle 'Xeriscape' gibi peyzaj anlayışlarına yönelmeye ihtiyaç vardır. Bu çalışmanın amacı, Antalya\ Konyaaltı'nda özellikle yaz aylarında yeşil alanların etkinliğini artırma yönünde kurakçıl peyzaj ilkeleri kapsamında yapılabilecekleri ortaya koyarak, bu konuda öneriler geliştirmek ve Akdeniz koşullarında kurakçıl peyzajın uygulanabilirliğini nitel verilere ilaveten nicel değerlerle de ortaya koymaktır. Çalışma kapsamında öncelikle Konyaaltı ilçesinin doğal özellikleri, alan kullanımları, sosyo-ekonomik yapısı ve kurakçıl peyzaj hakkında araştırmalar yapılmış, sonrasında Konyaaltı'ndan seçilen örnek bir parkın mevcut ve kurakçıl peyzaj ilkeleri dikkate alınarak düzenlenen bitkisel tasarım projeleri yapım ve bakım maliyetleri açısından karşılaştırılmıştır. Ayrıca, bitki özellikleri, peyzaj için çekiciliği, fidanlıklarda bulunabilirliği ve Akdeniz bitki örtüsündeki varlığı incelenerek, Akdeniz koşullarında kurakçıl peyzaj uygulamalarında kullanılabilecek bitkilere yönelik öneri bitki listesi oluşturulmuştur. İklim analizlerine göre yaklaşık 5-5,5 ay kurak dönemin yaşandığı Antalya koşullarında, kurakçıl peyzaj uygulamalarının önem taşıdığı sonucuna ulaşılmış ve kurakçıl peyzajın yaygınlaştırılması yönünde bazı öneriler geliştirilmiştir.