
106
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Sosyal bilgiler öğretmenlerine göre medyanın ortaokul öğrencilerinin davranış eğilimlerine etkisi (Burdur ili örneği)
Bu araştırmanın amacı, sosyal bilgiler öğretmenlerinin görüşlerine göre medya ortam ve araçlarının ortaokul öğrencilerinin davranış eğilimlerine etkisini tespit etmeye çalışmaktır. Araştırma nitel araştırma yaklaşımı kapsamında temel nitel araştırma desenine uygun olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 eğitim-öğretim yılında, Burdur'daki farklı ortaokullarda görev yapan 11 sosyal bilgiler öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma sürecinde veriler araştırmacılar tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formuyla toplanmıştır. Verilerin çözümlemesinde içerik analizi ve betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, doğrudan alıntılarla desteklenmiştir. Araştırmada yapılan analizler sonucunda elde edilen bulgular incelendiğinde, sosyal bilgiler öğretmenlerinin görüşlerine göre; medya ortam ve araçları, ortaokul öğrencilerini model alma, yeni davranışlar ve değerler kazandırma, sosyal beceri, sağlık, genel duygu durumu, akademik başarı ve düşünce dünyası gibi birçok alanda etkilemektedir. Bununla birlikte araştırmada, öğrencilerin medyanın kurgusallık boyutuna ilişkin farkındalık düzeyleri ve medya ortam ve araçlarının eğitim sürecinde kullanılıp kullanılmadığına ilişkin bulgulara da ulaşılmıştır.
21. yüzyıl becerilerine göre tasarlanan öğretim etkinliklerinin eleştirel ve yaratıcı düşünme becerilerini geliştirmeye etkisi
Bilgi çağında değişen dünya şartları hayatın birçok alanında olduğu gibi eğitim-öğretimde yenilikler yapmış, okul ve programları dönüştürmüştür. Bu değişim 21. yüzyıl bireylerinin 21. yüzyıl becerilerine sahip olmasını gerekli kılmıştır. Dolayısıyla bu çağda bireyden eleştirel düşünen, problem çözen, yaratıcı fikirler ortaya koyabilen, iş birliği yapabilen davranışlar sergilemesi; bilgi, medya ve teknoloji okuryazarı olarak çağa uyum sağlaması beklenmektedir. Bu çalışmada 21.yy. becerilerine göre tasarlanan öğretim etkinlikleriyle öğrencilerin eleştirel ve yaratıcı düşünme becerileri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Araştırma 2019-2020 Eğitim Öğretim yılının 2. döneminde Bolu ilinde yer alan bir ortakulda öğrenim gören 60 6. sınıf öğrencisiyle yürütülmüştür. Bu öğrencilerden 30'u deney grubu, diğer 30'u araştırmanın kontrol grubunu oluşturmuştur. Araştırma süreci karma yöntemin açımlayıcı sıralı desenine göre tasarlanmıştır. Nicel boyut, ön-son test eşleştirilmiş kontrol gruplu yarı deneysel desene göre yürütülmüş ve çalışma nitel verilerle desteklenmiştir. Deney grubuna 21. yy. beceri programı etkinlikleri 10 hafta süreyle uygulanmıştır. Uygulamanın 6 haftası yüz yüze eğitim, 4 haftası uzaktan eğitim yoluyla gerçekleştirilmiştir. Kontrol grubu öğrencileri geleneksel program etkinlikleriyle derslerini işlemiştir. Uygulama sonrasında veri toplama aracı olarak Eleştirel Düşünme Testi, Torrance Yaratıcı Düşünme Testi, öğretmen ve öğrenci görüşme formu kullanılmıştır. Nicel veriler SPSS 23.0. paket programında çözümlenmiş; nitel veriler içerik çözümlemesiyle değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, 21. yy. becerilerine göre tasarlanan etkinliklerin öğrencilerin eleştirel ve yaratıcı düşünme becerilerini bütün alt boyutlarda anlamlı olarak geliştirdiği belirlenmiştir. Teknoloji araçlarının ve dijital uygulamaların eğitim sürecinin içerisinde etkili ve dengeli kullanımı, öğrencilerin bilgi, medya ve teknoloji okuryazarlığı becerilerini geliştirmiştir. Beceri odaklı, teknoloji ile desteklenmiş öğrenme ortamlarının tasarlanması, öğretim programlarında 21. yüzyıl becerilerine uygun güncellemelere gidilmesi önerilmiştir.
Süreç-tür yazma modelinin öğretmen adaylarının ikna edici yazma becerilerini geliştirmeye etkisi
Araştırmanın temel amacı, Türkçe öğretmeni adaylarının ikna edici yazma becerilerinin geliştirilmesinde Süreç-Tür Modelinin etkililiğini incelemektir. Araştırmanın diğer amaçları ise modelin öğretmen adaylarının yazma kaygılarına ve yazmaya ilişkin öz düzenleme yetkinliklerine olan etkisi ortaya koymaktır. Çalışmada nitel ve nicel araştırma tekniklerinin bir arada kullanıldığı karma yöntem yaklaşımından yararlanılmış, bu doğrultuda yakınsak karma desenin paralel veri tabanları modeli kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmında yarı deneysel tasarım kullanılmıştır. Çalışma grubu, 2019-2020 eğitim-öğretim yılında iki farklı devlet üniversitesinde öğrenim gören ve 40'ı deney, 38'i kontrol grubuna atanan toplam 78 Türkçe öğretmeni adayından oluşturulmuştur. Deney grubu öğrencilerine Süreç-Tür Modeli'ne dayalı olarak 9 haftalık bir uygulama süreci gerçekleştirilmiş, konrol grubu öğrencileri ise mevcut programa göre öğrenim görmüştür. Araştırmanın nicel verileri kişisel bilgi formu, ikna edici yazma, kaygı ölçeği ve öz düzenleme yetkinliği ölçeği ile toplanmıştır. Nitel veriler, yarı yapılandırılmış ön ve son görüşme formlarıyla elde edilmiştir. Verilerin çözümlenmesinde nicel boyuta yönelik olarak betimleyici istatistikler ve hipotez testleri, nitel boyuta yönelik olarak ise tematik analiz ve kategorisel analiz kullanılmıştır. Ayrıca kodlayıcılar arası uyumu belirlemek için Kappa istatistiğinden yararlanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular; Süreç-Tür Modeli'nin ikna edici yazma becerilerini geliştirmeye, yazma kaygısına ve öz düzenleme yetkinliğine istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olduğu yönündedir. Bununla birlikte görüşme verilerinden elde edilen nitel bulguların da büyük ölçüde nicel sonuçlarla örtüştüğü tespit edilmiştir. Bu bulgular birlikte değerlendirildiğinde, Süreç-Tür Modeli'nin ikna edici metin yazma becerilerini geliştirmede, yazma kaygısını azaltmada ve öz düzenleme yetkinliklerini geliştirmede etkili bir öğretim yolu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
İkidilli Suriyeli çocuklar için Türkçe temel kavramlar ölçeğinin geliştirilmesi
Bu çalışmada, ikidilli eğitim alan Suriyeli çocukların temel kavram gelişimlerini Türkçede, RENK, HARF, SAYI, BOYUT, KARŞILAŞTIRMA, ŞEKİL, YÖN-KONUM, NİCELİK, DOKU-MATERYAL, TOPLUMSAL ROLLER, DUYGULAR ve ZAMAN-SIRALAMA ulamları çerçevesinde belirlemeye yönelik geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirmek amaçlanmıştır. Araştırma sürecinde nicel araştırma yöntemlerinden tarama yöntemi kullanılmıştır. İlk aşamada 11 alt boyut ve 185 maddeden oluşan taslak ölçek oluşturulmuştur. Taslak ölçeğin kapsam, görünüş ve yapı geçerliği incelenmiştir. Daha sonra İstanbul'da bir Geçici Eğitim Merkezinde eğitim gören, 8-12 yaş aralığında, birinci dili Arapça olan ve Türkçe eğitim alan 103 öğrenciye uygulanmıştır. Veriler, madde güçlüğü ve madde ayırt ediciliği açısından çözümlenmiş; 185 madde, 111 maddeye düşürülmüştür. Güvenirlik ise KR-20 ve Cronbach alfa değerlerine göre değerlendirilmiş; her iki değer açısından da tutarlılık olduğu gözlenmiştir. Buna göre ölçeğin yeterli düzeyde güvenirliğe sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kümeleme analizi sonucunda ise bu ölçekten alınabilecek puanların "yüksek", "orta" ve "düşük" başarı olarak üç düzeyde değerlendirilebileceği ortaya çıkmıştır.
Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin dinleme becerilerini geliştirmede strateji öğretiminin etkisi
Bu çalışmada, Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi çerçevesinde güncel gelişmeler ve öğrenen ihtiyaçları göz önünde bulundurularak dinleme anlama etkinliklerinin dinleme stratejilerinin öğretimi ile desteklenmesinin faydalı olacağı düşüncesinden hareketle öğrencilerin dinleme anlama becerilerinin geliştirilebilmesi amacıyla Ankara'da bir yükseköğretim kurumu çatısı altında hizmet veren dil öğretim merkezinde Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen ve B1.2 düzeyinde bulunan, toplamda 26 öğrenciden oluşan iki ayrı gruptaki öğrencilerle sekiz hafta boyunca dinleme stratejileri öğretimi üzerine etkinlikler gerçekleştirilmiştir. Uygulama yapılmadan önce her etkinlik için ders planı tasarlanmış, uygulama esnasında söz konusu plan takip edilmiştir. Öğrencilerin uygulama öncesi ve sonrasında dinleme anlama becerilerini ölçmek amacıyla A1, A2 ve B1 seviyelerinin kazanımlarını içeren sorular oluşturularak Dinleme Başarı Testi geliştirilmiştir. Test için 45 öğrenci ile pilot uygulama yapılarak uygulamanın verileri doğrultusunda testin uygulanabilirliği açısından gerekli düzenlemelerde bulunulmuş; ardından söz konusu test toplamda 52 öğrenciden oluşan deney ve kontrol gruplarına öğrenciler B1.2 seviyesinde bulunduğu zaman ve B1.4 seviyesini tamamladıklarında öntest ve sontest şeklinde uygulanmıştır. Test sonuçları SPSS-25 paket programına işlenmiştir. Uygulanan testlerin madde ayırt edicilik indeksi, madde güçlük indeksi ve testlere ait KR-20 güvenirlik istatistikleri TAP (Test Analysis Programı Version 14.7.4) paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Dinleme stratejileri uygulanan deney grubunda yer alan öğrencilerin B1 kazanımlarını içeren sorulara ilişkin süreç sonundaki uygulamada hesaplanan Türkçe dinleme anlama becerilerinin kontrol grubunda yer alan öğrencilerin becerilerine göre daha yüksek olmasından dolayı anlamlı farklılık ortaya çıkmıştır. Uygulama sonunda deney grubundaki öğrencilerin sürece yönelik görüşlerinin belirlenmesi için yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla öğrenci görüşleri alınmıştır. Öğrenci görüşlerinden elde edilen bu nitel veriler içerik analiziyle değerlendirilmiştir. Değerlendirmenin sonucunda deney grubunda bulunan ve dinleme stratejilerinin öğretimine dayalı etkinliklerle dinleme becerisindeki başarılarının geliştiği tespit edilen öğrencilerin, öğretim sürecine ilişkin olarak da olumlu görüş geliştirdikleri tespit edilmiştir.
Okuma eğitiminde yeniden yazılmış masalların metinlerarası anlam kurma ve göstergebilim açısından çözümlenmesi
Çalışma, yeniden yazılmış masalların metinlerarasılık ve göstergebilimsel açıdan incelenmesini ve Türkçe eğitimi bağlamında okuma etkinliklerinde nasıl kullanılabileceğini ortaya koymayı amaçlayan nitel bir araştırmadır. Üç temel amaç doğrultusunda yapılandırılan çalışmanın ilk amacı, Grimm Kardeşler, Perrault ve Ezop tarafından yazılan klasik masallar ile masalların Eşit Masallar ve Frederick adlı yeniden yazılmış versiyonları arasındaki metinlerarası ilişkileri ortaya koymak, alt metin ve üst metin arasındaki benzerlik ve farklılıkları çözümlemektir. İkinci amaç, yeniden yazılmış masalların göstergebilimsel çözümlemesini yaparak masalların hangi göstergeler üzerinden dönüşüme uğradığını irdelemektir. Üçüncü amaç, yeniden yazılmış masalların okuma eğitimi kapsamında nasıl kullanılabileceğini örnek izlenceler ve etkinlikler aracılığıyla göstermektir. Çalışmada doküman analizi yöntemi kullanılmış; metinlerarası çözümlemelerde yapı unsurları, dil ve anlatım, tematik dönüştürümler karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. Çözümlemeler yeniden yazılmış masalların kaynak metinlere bağlılık ile özgün yorumlar arasında bir denge kurduğunu ve hem edebi hem eğitsel açıdan zengin bir potansiyele sahip olduklarını göstermektedir. Ayrıca çalışmada yer verilen örnek etkinlikler, öğrencilerin eleştirel, analitik ve yaratıcı düşünme becerilerinin geliştirilmesine yönelik özgün uygulamalar sunmaktadır. Söz konusu etkinlikler okuma öncesi, okuma sırası ve okuma sonrası olmak üzere 2024 Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Ortaokul Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda metinlerarasılık ve göstergebilimle ilişkili kazanımlar temel alınarak tasarlanmıştır. Çalışma, Türkçe eğitimi bağlamında metin seçimi ve kullanımı açısından özgün bir katkı sunmaktadır. Etkinliklerde öğrencilerin bilişsel, duyuşsal ve sosyal gelişimlerini destekleyecek şekilde metinlerarası anlam kurma, göstergebilimsel çözümleme, sorgulayıcı düşünme, değer aktarımı ve yaratıcı üretim gibi çok yönlü kazanımlar gözetilmiştir.
Beşinci sınıf öğrencilerinin sosyal bilgiler dersinde sözlü tarih kullanımına ilişkin görüşleri üzerine bir inceleme
Sözlü tarih, tarihin daha iyi anlaşılabilmesi için araştırmalarda sıkça kullanılan yeni eğilimlerden biri olmuştur. Her bireyin yaşam anlatısının tarihsel kayda katkıda bulunduğu varsayımına dayanarak sözlü tarih, beşeri bilimler alanındaki tüm fırsatlardan yararlanır ve böylece disiplinler arasında daha fazla işbirliğini teşvik eder. Tarihsel düşünme becerileri, geleneksel yöntemleri aşarak tarih öğretiminde çok önemli hale gelmiştir. Öğrenciler aktif olarak bilgi oluştururken öğretmenler kişiselleştirilmiş yaklaşımlarla onlara rehberlik etmektedir. Öğretimde sözlü tarih yöntemini kullanmak, geçmiş olayları şimdiki deneyimlerle birleştirerek bilişsel ve duyuşsal becerilerin geliştirilmesine yardımcı olmaktadır. Araştırmanın amacı beşinci sınıf öğrencilerinin Sosyal Bilgiler dersinde sözlü tarih kullanıma ilişkin görüş ve deneyimlerinin incelenmesidir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Çalışma 2022-2023 eğitim öğretim yılı güz dönemi içerisinde beşinci sınıf "kültür ve miras" öğrenme alanında "kültürel öğelerin, insanların bir arada yaşamasındaki rolünü analiz eder" konusunun işlenişinde sözlü tarih yönteminin kullanılması doğrultusunda oluşturulmuştur. Çalışma grubu Afyonkarahisar ili Sandıklı ilçesinde bulunan resmi bir ortaokulda 5.sınıfta öğrenim görmekte olan 8 kadın 6 erkek olmak üzere toplam 14 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma Afyonkarahisar ili Sandıklı ilçesinde bulunan resmi bir ortaokulda gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Öğrencilerle gerçekleştirilen görüşmeler ile elde edilen veriler içerik analiziyle çözümlenmiştir. Bulgular tablolaştırılarak frekanslarla sunulmuştur. Çalışma sonucunda elde edilen bulgulardan hareketle sözlü tarih yöntemiyle tarihi bilgiye ulaşmanın, öğrencilerin tarih algılarında olumlu değişiklikler yarattığı anlaşılmıştır. Tarihi kanıtlara ulaşmanın farklı yollarını deneyimleriyle öğrenen öğrencilerin bu çalışma aracılığıyla anlama, dinleme, soru sorma, iletişim kurma gibi alanlarda gelişim gösterdikleri ortaya çıkmıştır. Fakat öğrencilerin kaynak kişiye ulaşmakta ve onları sözlü tarih çalışması yapmaya ikna etme sürecinde zorluk yaşadıkları tespit edilmiştir. Ulaşılan bulgular, yaşanan aksaklıklara rağmen sözlü tarih yöntemiyle yapılan çalışmanın amaca ulaşmada başarılı olduğunu ortaya koymaktadır.
Türkler belgeselinin sosyal bilgiler dersi öğretim programı kazanımları açısından incelenmesi
Bu araştırma, Türkler belgeselinin Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı kazanımlarına uygunluğunu belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma, Türkler belgeselinin elli iki bölümünün, ortaokul 5., 6. ve 7. sınıf Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı kazanımları doğrultusunda incelenmesini kapsamaktadır. Araştırmanın çalışma grubu Türkler belgeseli ve 2018 tarihli Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programından oluşmaktadır. Bu çalışma nitel araştırma yöntemine göre desenlenmiştir. Araştırma sürecinde veri toplama yöntemi olarak doküman incelenmesi kullanılmış olup, doküman analizi yöntemiyle veriler çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda belgesel bölümlerinin toplamda 25 farklı kazanımla ilişkilendirilebileceği, 92 farklı yerde Kültür ve Miras Öğrenme Alanı ile ilişkilendirilebileceği ve en fazla ilişkilendirmenin 7. sınıf Sosyal Bilgiler dersinde olduğu tespit edilmiştir. Ancak, belgeselin bazı bölümlerinin Sosyal Bilgiler dersi kazanımlarına uygun olmadığı görülmüş ve bunun sebepleri belirtilmiştir. Anahtar Kelimeler: Türkler Belgeseli, Belgesel, Öğretim Materyalleri, Sosyal Bilgiler Öğretimi.
6. sınıf sosyal bilgiler dersinde senaryo temelli öğrenme yönteminin akademik başarı, tutum ve kalıcılığa etkisinin incelenmesi
Sosyal bilgiler dersinin önemli kazanımlarından biride etkin vatandaş yetiştirmektir. Haklarını ve sorumluluklarını bilen demokratik bir insan olmak gerekir bunun için de gerekli olan beceri ve değerlere sahip olmak gerekir. Bu değerler kapsamında sosyal bilgiler dersi önemli bir yere sahiptir. Sosyal bilgilerde senaryo temelli öğrenme yönteminin bu temel değerlerin öğrenilmesi sürecinde önemli bir yeri vardır. Araştırmanın amacı: 6. sınıf sosyal bilgiler dersinde senaryo temelli öğrenme yönteminin akademik başarı, tutum ve kalıcılığa etkisini incelemektir. Araştırma yarı- deneysel yöntemle gerçekleştirilmiştir, çalışma grubu kolayda örnekleme tekniği ile belirlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, 2022-2023 eğitim-öğretim yılı Afyonkarahisar ili Kocatepe ortaokulu 6. sınıfında okuyan 60 (deney grubu:30, kontrol grubu:30) öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma verilerini toplamak amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilmiş başarı testi, sosyal bilgiler tutum ölçeği ve kalıcılık başarı testi kullanılmıştır. Verilerin analizinde Kolmogorov-Smirnov, Mann Whitney U Testi, Wilcoxon İşaret Testi kullanılmıştır. Veri toplama araçlarından ede edilen veriler %95 güven aralığında (p=0,05) incelemeye alınmıştır. Veri toplama araçlarından elde edilen bulgular senaryo temelli öğrenmenin "Etkin Vatandaşlık" ünitesinin kazanımların edinilme başarısına ve kalıcılığa olan etkisi fark edilir düzeydedir. Bununla beraber sosyal bilgiler dersine yönelik tutuma anlamlı derecede etkili olmuştur. Diğer kademeler sosyal bilgiler dersi içinde uygulanabilir.
Ortaokul 6. sınıf öğrencilerinin hukuk ve adalet kavramlarına ilişkin algılarının incelenmesi
Hukuk ve Adalet Dersi, 2013-2014 eğitim öğretim yılından itibaren 6 ve 7'nci; 2018-2019 eğitim öğretim yılı itibariyle de 6, 7 ve 8'inci sınıflarda seçmeli ders olarak okutulmaktadır. Hukuk ve Adalet Dersi Öğretim programı kapsamında öğrenciler de hukuk ve adalet bilincinin geliştirilmesi, hukuk okuryazarlıklarının geliştirilmesi gibi bilgi ve becerilerin kazandırılması amaçlanmaktadır. Bu araştırmanın amacı ortaokul 6. sınıfta seçmeli olarak okutulan Hukuk ve Adalet dersi müfredatında yer alan hukuk ve adalet kavramlarına ilişkin öğrenci algılarını ortaya çıkarmaktır. Araştırmada yöntem olarak nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Afyonkarahisar Çay ilçe merkezinde yer alan Atatürk Ortaokulu ve Gazi Mustafa Kemal Ortaokulu'nda 6. sınıfta öğrenim gören 150 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan "Hukuk ve Adalet Kelime İlişkilendirme Testi" kullanılmıştır. Verilerin analizinde nitel veri analizi yöntemlerinden betimsel analiz kullanılmış ve her bir kavrama ilişkin öğrencilerin algılarını belirlemek ve kavramlar arası ilişkileri ortaya koymak için frekans tabloları oluşturulmuştur. Frekans tablolarından yaralanarak kavram ağları hazırlanmıştır. Kavram ağlarında ortaya çıkan ilişkilere göre veriler analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar çerçevesinde öğrencilerin hukuk ve adalet kavramlarına karşı algıları birbirine yakın olduğu gözlemlenmiştir. Öğrencilerin hukuk ve adalet kavramları konusunda bir farkındalık oluşturacak kadar kavram bilgisine sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Kelime ilişkilendirme testleri yardımıyla öğrencilerin kavram algılarına yönelik fikir sahibi olabileceği görülmektedir.
Özel yetenekli öğrencilerin oluşturdukları hikâye edici metinlerin bağdaşıklık ve tutarlılık bağlamında incelenmesi
Metindilbilim, dilbilimin alt çalışma alanlarından biridir. Bu alanın yoğunlaştığı kapsam metin tanımının yapılması, metinsellik ölçütlerinin belirlenmesi ve metinlerin çeşitli boyutlarda incelenmesidir. Metinsellik ölçütleri sınıflandırılmasında yer alan bağdaşıklık ve tutarlılık, metinle doğrudan ilişkilidir. Bağdaşıklık, metnin yüzey yapısı ile ilgiliyken tutarlılık metnin derin yapıyla metnin anlam boyutuyla ilgilidir. Anadili eğitiminde kullanılan en önemli araç metindir. Öğrencilerin temel dil becerilerini doğru ve etkili biçimde geliştirebilmek için metinlerden yararlanılmaktadır. Dil ediniminde kullanılacak metinlerin metinsellik ölçütlerine uygun olması beklenmektedir. Bu metinlerin bağdaşıklık ve tutarlılık yönünden uyumlu olması öğrencilerin dil öğrenimini kolaylaştıracaktır. Metindilbilimsel ölçütlere uygun hazırlanan metinler ile bu metinlere dayalı etkinliklerin öğrencilerin dil becerilerini geliştirme süreçlerine olumlu şekilde yansıyacağı yapılan çalışmalarda belirtilmiştir. Bu çalışmanın genel amacı; Bilim ve Sanat Merkezinde öğrenim gören özel yetenekli öğrencilerin oluşturdukları hikâye edici metinlerin bağdaşıklık ve tutarlılık yönüyle incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda özel yetenekli öğrencilerden bireysel yetenekleri fark ettirme programından ve özel yetenekleri fark ettirme programından toplamda 60 öğrencinin oluşturmuş oldukları hikâye edici metinlerin bağlaşıklık ve tutarlılık görünümleri ortaya konulmuştur. Çalışmada, nitel veri toplama yöntemlerinden belgesel tarama (doküman incelemesi), verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre özel yetenekli öğrencilerin oluşturmuş oldukları hikâye edici bağdaşıklı sağlayan unsurların yeterince kullanıldığı görülmekteyken tutarlılık unsurlarının daha az kullanıldığı tespit edilmiştir. Özel yetenekli öğrencilerin daha tutarlı metinler oluşturmaları adına deneysel çalışmalar yapılabilir. Anahtar Sözcükler: Bağdaşıklık, Tutarlılık, Metin, Metindilbilim, Özel Yetenekli Öğrenciler
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde Hasan Kallimci'nin "Kayadaki Kurt" adlı destan romanının B1 seviyesine uyarlanması
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanılan yardımcı okuma kitapları, dilin yalnızca dil bilgisi kurallarını değil aynı zamanda kültürünü, tarihini ve toplumsal yapısını öğrenmelerine olanak sağlayan önemli kaynaklardandır. Öğrencilere okuma kültürü kazandıran bu materyaller, dili kendi hızlarında öğretmekle birlikte özgüvenlerini de geliştirmektedir. Bu çalışmada Hasan Kallimci'nin Ergenekon Destanı'nı anlattığı epik romanından hareketle Türk dilini öğrenmeye çalışan B1 seviyesindeki okurların serbest okuma etkinliğinde yararlanabilecekleri bir materyal oluşturmak hedeflenmiştir. Hazırlanan çalışma ile öğrencilere hedef dilin kültürüne, mitolojisine ilişkin değerlerler sözlükler vasıtasıyla aktarılırken okuma-anlama etkinlikleriyle de öğrencilere verimli bir okuma deneyimi yaşatmak amaçlanmıştır. Alanyazında seviyelere göre okuma materyalleri oluşturulsa da çocuk edebiyatına ait eserlerden yararlanılmadığı ve özellikle roman türünde uyarlamaların oldukça az olduğu dikkat çekmektedir. Bu eksikliğin giderilebilmesi için çocuk edebiyatının önemli isimlerinden Hasan Kallimci'nin "Kayadaki Kurt" adlı romanı B1 seviyesine uyarlanmıştır. Çalışmanın amacına hizmet edecek kitap seçilirken derin ve sanatlı söyleşileri barındırmaması, dilinin sade, anlaşılabilir olması, sözcüklerin hedef kitleye uyarlanabilecek düzeyde olması ve öğrencilerin hedef dilin kültürüne, tarihine yönelik yapıları ilgi çekici bir olay örgüsü üzerinden sunacak nitelikte olmasına dikkat edilmiştir. Betimsel bir araştırma olarak belgesel tarama yönteminin kullanıldığı çalışmada roman, yapısal yaklaşıma uygun olacak şekilde uyarlanmıştır. Uyarlama esnasında Yunus Emre Enstitüsü Yedi İklim Türkçe Öğretim Seti'nin B1 seviyesine kadar kullanılan sözcükleri ve dil bilgisi yapıları kontrol edilmiş, okuma-anlama becerisine yönelik hazırlanan etkinliklerde ise Türkiye Maarif Vakfı tarafından oluşturulan Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Programı'nda yer alan B1 seviyesi kazanımları ölçüt olarak kabul edilmiştir. Seçilen metin, Bölükbaş'ın (2015) çalışmasında ortaya koyduğu metin uyarlama tekniklerine göre uyarlanmış, sözcüksel değiştirmeler ve kelime seçimi sürecinde ise Aydın'ın (2015) oluşturduğu öğrencilerin bilmesi gereken muhtemel kelime listesi, Ölker'in (2011) hazırladığı Yazılı Türkçenin Kelime Sıklığı Sözlüğüyle birlikte TDK'nin güncel sözlüğü esas alınmıştır. Uyarlama sonunda metinde geçen mitolojik kavramlar ve kültürel öğelere yönelik resimli bir sözlük, kelimeler için ise Türkçe-Türkçe bir sözlük oluşturulmuştur.
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin sosyal medya ve değerler eğitimi üzerine görüşleri Bitlis-Ahlat örneği üzerine nitel bir araştırma
Okullarda görev alan ve toplumun geleceği için çalışan öğretmenler, sosyal medyanın bilinçli kullanılması ve bu konuda gençlerin doğru yönlendirilmesi hususlarında önemli bir konuma sahiptirler. Bu çalışmada sosyal bilgiler öğretmenlerinin sosyal medyanın değerler eğitimi ile ilişkisi ve bu durumun etkileri üzerine görüşleri incelenmiştir. Çalışmanın amacı, sosyal bilgiler öğretmenlerinin sosyal medya ve değerler eğitimi hakkındaki görüş ve önerilerinin değerlendirilmesidir. Bu kapsamda 2020-2021 öğretim yılında Bitlis/Ahlat'ta bulunan ortaokullarda görev yapmakta olan 15 sosyal bilgiler öğretmeninden yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile veri toplanmıştır. Toplanan veriler nitel analiz tekniklerinden içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Öğretmenlerin sosyal medya ve değerler eğitimine olan etkileri konusundaki görüş ve beklentileri kendi alanları, sosyal medyanın etki alanları, öğrenciler ve öğrencilerin doğru yönlendirilmeleri kapsamında değerlendirilmiştir. Yapılan analizler sonrasında ulaşılan bulgulara göre; öğretmenlerin yalnızca kendi alanlarında değil; toplumsal ve kişisel tüm değerler üzerinde sosyal medyanın etki sahibi olduğu ve sosyal medya kullanan tüm insanların ortak bilinç hususunda özenli olması gerekliliği anlaşılmıştır.
Yüz yüze ve çevrimiçi derslerin karşılaştırılması: Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının görüşleri
Bu araştırmanın amacı, Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının yüz yüze ve çevrimiçi derslerle ile ilgili görüşlerini karşılaştırmalı olarak incelemektir. Araştırma nitel bir yöntemle gerçekleştirilmiştir. Nitel araştırma yöntemlerinden biri olan durum çalışması, bu araştırmanın modelini oluşturmaktadır. Bu bağlamda, öğretmen adaylarının yüz yüze ve çevrimiçi derslerle ilgili geliştirmiş oldukları görüşlerini karşılaştırmayı amaçlayan bu araştırma betimleyici durum çalışması olarak desenlenmiştir. Araştırma Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi'nde öğrenim gören dördüncü sınıf Sosyal Bilgiler öğretmen adayları ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya, 35 öğretmen adayı katılmıştır ve öğrencilerin seçiminde amaçlı örneklem yöntemi kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından hazırlanmış yarı yapılandırılmış görüşme formu veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. İki bölümden meydana gelen görüşme formunun ilk bölümünde katılımcılarla ilgili bazı betimsel bilgilere dair maddeler bulunurken, ikinci bölümünde yürütülen çalışmanın araştırma sorularına yönelik hazırlanmış 6 madde bulunmaktadır. Araştırmada elde edilen verilerin analiz edilmesinde içerik analizi yönteminden faydalanılmıştır. Araştırmanın sonucunda yüz yüze ve çevrimiçi derslere yönelik birçok güçlü ve zayıf yön belirlenmiştir. Bu bulgulara dayanarak çeşitli öneriler geliştirilmiştir.
Türkiye'de sosyal bilgiler eğitimi alanında yapılan tezlerin eğilimi
Bu araştırmanın amacı Türkiye'de Sosyal Bilgiler Eğitimi alanında yapılan tezleri çeşitli değişkenler açısından inceleyerek eğilimleri belirlemektir. Araştırma nitel yaklaşımla hazırlanmıştır. Araştırma verileri doküman incelemesi yoluyla YÖK tez merkezinden elde edilmiş olup elde edilen veriler içerik analizi tekniğiyle incelenmiştir. Araştırma kapsamında 1094'ü yüksek lisans, 186'sı doktora çalışması olmak üzere toplam 1280 lisansüstü eğitim çalışması incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre: Sosyal Bilgiler Eğitimi alanındaki lisansüstü çalışmalarının sayısı 2000-2021 yılları arasında genel olarak artış eğilimindedir. Yıllara göre yapılan incelemede en fazla çalışmanın 2019 yılında tamamlandığı tespit edilmiştir. Araştırmada Türkiye'de Sosyal Bilgiler Eğitimi alanında en fazla lisansüstü eğitim çalışması yapılan üniversitenin "Gazi Üniversitesi" olduğu belirlenmiştir. Çalışmalarda çoğunlukla nicel ve nitel araştırma yöntemleri tercih edilirken karma yöntem çalışmalarının daha az olduğu belirlenmiştir. Ayrıca en fazla tercih edilen araştırma modeli, betimsel modeldir. Araştırmalar çoğunlukla öğrenciler, öğretmenler ve öğretmen adayları üzerinden 100'ün altındaki örneklem gruplarıyla gerçekleştirilmiştir. Ayrıca Sosyal Bilgiler Eğitimi alanında yapılan lisansüstü eğitim çalışmalarında en fazla odaklanılan konunun "öğretim yöntemleri" olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Sosyal Bilgiler Eğitimi, Sosyal Bilgiler Öğretimi, Doküman İncelemesi, Eğilim, Literatür Taraması.
Hikâye haritası yönteminin ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama düzeylerine etkisi
Bu araştırmada, hikâye haritası yönteminin ortaokul 5.sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama becerisi üzerine etkisi olup olmadığını belirlemek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, ortaokul 5.sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama beceri düzeyleri ile ilişkili olarak 5 alt probleme cevap aranmıştır. Araştırma, 18'i deney 20'si kontrol grubunu olmak üzere toplam 38 öğrenci üzerinde ön test son test ölçümlü model ile yürütülmüştür. Araştırmanın denekleri 2021-2022 öğretim yılında Erzurum ili, Yakutiye ilçesi sınırlarında bulunan Faik Güngör Ortaokulu 5.sınıf öğrencilerinden seçilmiştir. Deney grubuna dâhil öğrenciler ile önceden belirlenen 9 hikâye 10 hafta boyunca (Akyol, 2010) tarafından geliştirilen hikâye haritası şablonuna uygun bir şekilde çözümlenmiştir. Kontrol grubunda da aynı hikâyeler deney grubuyla aynı zamanda ve aynı sürede geleneksel yöntem ile çözümlenmiştir. Deneysel çalışmanın sonunda hikâye haritası yönteminin, ortaokul 5.sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama beceri düzeylerine etkisini anlamak amacıyla 5 alt probleme cevap bulabilmek için her iki gruba da (Akça, 2002) tarafında geliştirilen ve kullanılan hikâyelere uygun olarak güncellenen 11 soruluk okuduğunu anlama düzeyini ölçen sınav uygulanmıştır. Ölçme güvenirliğini artırmak amacıyla üç farklı puanlayıcı tarafından verilen puanların ortalamaları kullanılmıştır. Araştırmada grupların normalliklerine Kolmogorov Smirnov testiyle bakılmış. Verilerin analizinde Mann Whitney U testi ve Wilcoxon işaretli sıralar testi adlı iki farklı istatistiksel analiz kullanılmış olup bu analizler bilgisayarda SPSS 22.00 istatistik paket programı ile yapılmıştır. Verilerin çözümlenmesiyle elde edilen bulgular sonucunda hikâye haritası kullanılarak çözümleme yapılan deney grubu öğrencileriyle klasik soru cevap yöntemiyle çözümleme yapan kontrol grubu öğrencilerinin son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark ortaya çıkmıştır. Araştırmanın sonunda; hikâye haritası yönteminin ortaokul 5.sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama düzeylerini artırmada etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Hikâye haritası, okuma anlama düzeyi
Abdullah Harmancı'nın çocuk kitaplarının çocuk edebiyatının temel ilkeleri açısından incelenmesi
Çocukların anlama, anlamlandırma şekilleri, dil gelişimleri, hayal dünyaları, dünyayı ve insanları algılama biçimleri yetişkinlerden farklıdır. Bu farklılıklar göz önünde bulundurulduğunda onların zihinlerine, dünyalarına hitap eden farklı edebiyat ürünlerine ihtiyaçları olduğu sonucu çıkmaktadır. Çocuk edebiyatı bu ihtiyaçtan doğmuş ve günümüze kadar büyük bir gelişim göstermiştir. Günümüzde çocuklar için hazırlanan çeşitli edebiyat ürünleri bulunmaktadır. Abdullah Harmancı'da çocuklar için çocuk kitapları yazmaya başlayan bir öykücüdür. Bu çalışmada öykücülüğüyle tanınan Abdullah Harmancı'nın 7 çocuk kitabı çocuk edebiyatının temel ilkelerine uygunluğu bakımından incelenmiştir. Dört bölümden oluşan araştırma nitel araştırma türünün doküman incelemesi tekniğiyle yapılmıştır. Kitaplar dış yapı özellikleri, iç yapı özellikleri ve eğitsel ilkeler başlıkları altında incelenmiştir. İnceleme sonucunda elde edilen bulgulara göre Abdullah Harmancı'nın çocuk kitaplarının dış yapı özellikleri açısından çocuk edebiyatının temel ilkelerine uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. İç yapı özellikleri ile ilgili bulgularda kısa öykülerden oluşan Evliya'nın Sırları adlı kitapta iki öykünün çocuk edebiyatının temel ilkelerine uygun olmayan bulgulara rastlanmıştır. Bu iki öykü haricinde tüm kitapların iç yapı özellikleri ve eğitsel ilkeler açısından uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Genel olarak bakıldığında incelenen tüm yapıtların; dış yapı özellikleri, iç yapı özellikleri ve eğitsel ilkeler bakımından çocuk edebiyatının temel ilkelerine uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bitlis geleneksel çocuk oyunlarının kök değerler açısından incelenmesi
Geleneksel çocuk oyunları, bir topluluğu millet hâline getiren kültürel ögeler ve toplumsal değerlerden beslenen; bünyesinde bu öge ve değerleri taşıyan zengin içeriklere sahip ürünlerdir. Bu çalışmanın amacı, Bitlis'in geleneksel çocuk oyunlarını ''Millî Eğitim Bakanlığının yayımladığı Müfredatta Yenileme ve Değişiklik Çalışmalarımız Üzerine...'' başlıklı basılı yayında adı geçen kök değerler (adalet, dostluk, dürüstlük, öz denetim, sabır, saygı, sevgi, sorumluluk, vatanseverlik, yardımseverlik) açısından incelemektir. Çalışma, nitel bir araştırma olup ilk aşamada çocuk oyunlarının derlenmesi için saha araştırması yapılmıştır. Saha çalışmasında yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılmış ve elde edilen geleneksel çocuk oyunları yazıya geçirilmiştir. Bu oyunlardaki kök değerleri tespit etmek için ilgili tutum ve davranışların da yer aldığı bir görüşme formu oluşturulmuş; formun Türkçe, sınıf, okul öncesi, beden eğitimi ve sosyal bilgiler öğretmenleri tarafından doldurularak değerlendirilmesi sağlanmıştır. Daha sonra doküman analizi yöntemi kullanılarak oyunların içerik analizi yapılmış ve elde edilen verilerden hareketle çeşitli kavram ve temalara ulaşılmıştır. Saha araştırmasındaki bulgular incelendiğinde 94 adet oyun derlendiği, derlenen Bitlis geleneksel çocuk oyunlarının kök değerler açısından zengin bir içerikte olduğu; ilgili oyunlarda adalet, dostluk, dürüstlük gibi kök değerlere yer verildiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu verilerden hareketle sabır, saygı, sevgi gibi değerlerin gelecek nesillere kazandırılabilmesi gibi amaçlarla, ilgili geleneksel çocuk oyunlarının beden eğitimi derslerinde oynatılması gibi çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Oyun, çocuk, Bitlis geleneksel çocuk oyunları, kök değerler
Türkçe dersinde harmanlanmış öğrenme yaklaşımının öğrencilerin akademik başarısına etkisi
Yüzyıllardır uygulanan geleneksel yüz yüze öğrenme yaklaşımı, günümüzde yavaş yavaş yerini harmanlanmış öğrenme yaklaşımına bırakmaktadır. Zira günümüz teknolojisi ve eğitim bilimleri alanında yapılan araştırmalar, internetin ve bilgi teknolojilerinin eğitim alanında kullanılmasının öğrencilerin başarısı üzerinde doğrudan etkili olacağını göstermektedir. Bu doğrultuda bu araştırmada da yüz yüze öğrenme ve harmanlanmış öğrenme yöntemlerinin öğrencilerin başarısı üzerindeki etkisinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Harmanlanmış öğrenme yaklaşımının akademik başarıya etkisinin Manisa ili Turgutlu ilçesi Urganlı 23 Nisan Ortaokulunda öğrenim gören 6. Sınıf öğrencileri özelinde incelendiği bu araştırmadan elde edilen bulgular, harmanlanmış öğrenmenin temel dil becerilerinden dilbilgisi alanında öğrencilerin tamamının, okuma, yazma ve konuşma alanında öğrencilerin neredeyse tamamının, dinleme alanında ise öğrencilerin çok büyük çoğunluğunun akademik başarısını arttırdığını göstermektedir. Yüz yüze öğrenmenin ise dil bilgisi alanında öğrencilerin ancak yarısında, dinleme alanında öğrencilerin yarısından azında, konuşma alanında öğrencilerin ancak üçte birinde, okuma alanında üçte ikisinde ve yazma alanında ise yarısından fazlasında akademik başarıyı artırabildiği görülmüştür. Dolayısıyla araştırma sonucunda harmanlanmış öğrenmenin Türkçe dersinde 6. sınıf öğrencilerinin akademik başarısını olumlu etkilediği ortaya konulmuş ve bu kapsamda öneriler geliştirilmiştir.
7e öğrenme modeline dayalı sosyal bilgiler eğitiminin öğrencilerin girişimcilik düzeyine etkisi
Sosyal bilgiler dersi, öğrencilere günlük yaşamlarında kullanabilecekleri bilgi beceri ve değerler kazandırmayı amaçlamaktadır. Sosyal bilgiler eğitiminde kullanılan öğrenme modellerinden 7E öğrenme, yapılandırmacı eğitim yaklaşımına dayanması itibarıyla öğrencilere günlük yaşamlarında kullanabilecekleri beceriler kazandırmaya yöneliktir. Sosyal bilgiler dersi ile 7E öğrenme modelinin öğrencilere kazandırmayı amaçladığı ortak becerilerden biri, girişimciliktir. Bu araştırmanın temel amacı, 7E öğrenme modeline dayalı sosyal bilgiler eğitiminin öğrencilerin girişimcilik düzeyine etkisini belirlemektir. Karma araştırma yöntemlerinden gömülü desen ile gerçekleştirilen araştırmanın katılımcı grubunu 2022-2023 eğitim öğretim yılının bahar döneminde Türkiye'nin Ağrı il sınırları içerisinde yer alan bir devlet ortaokulunda öğrenim gören 5. sınıf öğrencileri ve söz konusu öğrencilerin sosyal bilgiler öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmanın verileri Ortaokul Öğrencilerine Yönelik Girişimcilik Ölçeği, yarı yapılandırılmış görüşme formları ve yapılandırılmamış gözlem kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın istatistiksel verilerinin çözümlenmesinde bağımsız örneklemler için t testi ve kovaryans analizi, niteliksel verilerinin çözümlenmesinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmada 7E öğrenme modeline dayalı sosyal bilgiler eğitiminin öğrencilerin girişimcilik becerisi düzeyini yükselttiği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada ayrıca hem öğrencilerin hem de sosyal bilgiler öğretmeninin 7E öğrenme modeline dayalı sosyal bilgiler eğitiminin öğrencilere çok çeşitli nitelikler kazandırdığı yönünde görüşe sahip oldukları belirlenmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlar itibarıyla uygulamaya ve araştırmaya yönelik öneriler geliştirilmiştir.
Ömer Açık'ın çocuk romanlarının kök ve alt değerler açısından incelenmesi
Bu çalışmada, Ömer Açık'ın çocuk romanları 2017 yılında Millî Eğitim Bakanlığı müfredat değişikliği içerisinde yer alan kök değerler "adalet, dostluk, dürüstlük, öz denetim, sabır, saygı, sevgi, sorumluluk, vatanseverlik, yardımseverlik" ve alt değerler açısından incelenmiştir. Araştırmada verilerin tespit sürecinde nitel araştırma desenlerinden doküman incelemesi yöntemi, verilerin analizinde ise betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın verileri, Ömer Açık'ın "Menekşe İstasyonu", "Yaz Gezgini ile Hapşu Teyze", "Benim Babam Ömür Adam", "Montsuzlar", "Taşkafa" adlı eserlerinden elde edilmiştir. Eserlerde yer alan değerler, değerlerin görülme sıklıkları ve bulunduğu sayfalar tespit edilmiş; bulgular, tablo, şekil ve metin hâlinde kayda geçirilip betimsel analiz yöntemi ile yorumlanmıştır. Beş bölümden oluşan bu çalışmanın birinci bölümünde araştırma probleminin ne olduğu, araştırılan konunun önemi, araştırmanın amacı, varsayımlar ve sınırlılıklar belirlenmiştir. İkinci bölümü, çalışmanın kuramsal çerçevesi oluşturmaktadır. Bu bölümde çalışmayla ilgili akademik tanımlar ve yorumlar yer almaktadır. Üçüncü bölümde araştırmanın modeli hakkında bilgi verilmiştir. Bu araştırma için toplanan veriler ve araştırma için kullanılan analiz tekniği yer almıştır. Dördüncü bölüm, araştırmanın bulgularını oluşturmaktadır. Bu bölümde 2017 yılında Millî Eğitim Bakanlığı müfredat değişikliği içerisinde bulunan ve değerler eğitiminin esası görülen on kök değere yer verilmiştir. Kök ve alt değerlerin tanımlamaları ve değerlerin eserlerde nasıl işlendiği örnek cümlelerle yorumlanmış, ayrıca değerlerin kullanım sıklığı hem sayısal hem de yüzdelik bakımından hesaplanmıştır. Beşinci bölümde ise araştırma sonuçlarına ve araştırma ile ilgili önerilere yer verilmiştir. Yazarın "Menekşe İstasyonu" romanında 147, "Yaz Gezgini ile Hapşu Teyze" romanında 71, "Benim Babam Ömür Adam" romanında 121, "Montsuzlar" romanında 191, "Taşkafa" romanında 171 olmak üzere toplamda 701 değer iletisi tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Değer, Değerler Eğitimi, Çocuk Romanları, Ömer Açık.
Ekrem Öztürk'ün Kar Sıcağı ve Gönül Gözesi şiir kitaplarındaki değerler eğitimi unsurlarının incelenmesi
Değerler, toplumların sağlık, mutluluk ve huzurunu sağlayan, sosyalleşmeyi teşvik eden ve soysal düzeni koruyan evrensel normlar olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmanın amacı, eğitimci/şair Ekrem Öztürk'ün 'Kar Sıcağı' ve 'Gönül Gözesi' şiir kitaplarındaki şiirleri Millî Eğitim Bakanlığının belirlemiş olduğu kök değerler bakımından incelemektir. Ek olarak edebiyat türlerinden biri olan şiirin, kök değerleri aktarmadaki önemini vurgulamaktır. Bu çalışma nitel araştırma yöntemine göre desenlenmiş, bir durum çalışmasıdır. Metin ya da olayın ayrıntılı bir şekilde incelenmesini sağlayan bu yöntemle 'Kar Sıcağı' ve 'Gönül Gözesi' adlı şiir kitapları incelenerek kitaplardaki değer unsurları belirlenmiştir. Veri analizinde ise içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın materyalini Ekrem Öztürk'ün yazdığı şiir kitapları oluşturmaktadır. Bu kitaplar 'Kar Sıcağı' ve 'Gönül Gözesi' adlı kitaplardır. Kitaplarda bulunan toplam 236 şiir incelemeye alınmıştır. Araştırma için Millî Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu Başkanlığının 2018-2019 eğitim öğretim yılından itibaren öğretim programlarında belirlemiş olduğu kök değerler temel alınarak 10 değerden oluşan bir liste oluşturulmuştur. Kitaplardaki tüm şiirler okunmuş ve notlar alınmıştır. Bakanlığın belirlemiş olduğu kök değerler göz önüne alınarak şiirler incelenmiştir. Her bir değer için ayrı bir başlık oluşturulmuş, incelenen şiirlerde değer iletisine sahip eserler bu başlık altında açıklanmış ve yorumlanmıştır. Araştırmanın sonucunda incelenen kitaplarda yer alan 236 şiirin 84'ünde değer iletisi tespit edilmiştir. İncelenen şiirlerde en çok dürüstlük ve vatanseverlik değerleri işlenmiştir. Bu değerlerden sonra sırasıyla saygı, adalet, yardımseverlik, dostluk, sevgi, öz denetim, sabır ve sorumluluk değerleri işlenmiştir. Yapılan analiz ve değerlendirmeler ışığında şiirin kök değerleri aktarmada büyük bir öneme sahip olduğu, kök değerlerin yeni nesillere aktarılmasında şiirlerin önemli bir araç olduğu, kitapların kök değerler açsından oldukça zengin bir içeriğe sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Muzaffer İzgü'ye ait çocuk kitaplarının değerler ve söz varlığı açısından incelenmesi
Dil kültürün taşıyıcısıdır ve bu bağlamda yazarlara önemli sorumluluk bağlamaktadır. Yazarlarımız verdikleri eserler ile kişilerin davranışlarını şekillendiren değerleri aktarırken aynı zamanda söz varlığımıza ait unsurlara da eserlerinde yer verirler. Çocuklar okudukları kitaplarda ne kadar farklı ve çok sayıda değer, söz varlığı unsurları ile karşılaşırsa o kadar akılda kalıcılığı artacak ve konuşma-yazma becerilerinde gelişme olacaktır. Bu çalışmada amaç, çocuk edebiyatı alanında eserler vermiş olan Muzaffer İzgü'nün çocuklara yönelik yazmış olduğu eserlerini değer ve söz varlığı açısından incelemektir. Çalışma ile çocukların eğitiminde araç görevi üstlenen eserlerden hangi ölçüde faydalanılabileceğini ortaya koymak hedeflenmiştir. Araştırmada çalışma materyallerini İzgü'ye ait on çocuk kitabı ve bu kitaplar içerisinde yer alan otuz öykü oluşturmaktadır. Araştırma betimsel nitelikte olup eser içerikleri doküman incelemesi yöntemiyle çözümlenmiştir. Çalışmanın verileri Schwartz Değer Ölçeği ile TDK sözlükleri esas alınıp toplanmıştır. Çalışma bulgularına göre çalışmaya konu eserlerde en fazla ifadesine rastlanan değerler sırasıyla hazcılık (hedonism), başarı (achievement), uyarılma (stimulation), özyönelim (self-direction), iyilikseverlik (benevolence), geleneksellik (tradition), evrenselcilik (universalizm), uyum (conformity), güvenlik (security), güç (power) şeklindeyken en fazla kullanılan söz varlığı unsurları sırasıyla ikilemeler, yansıma sözcükler, deyimler ve atasözleridir. Bu sonuç değerler ile söz varlığı unsurlarının eserlerin anlatım gücünü ve zenginliğini artırmada önemli bir rol oynadığını göstermektedir.
Ortaokul 5. sınıf Türkçe ders kitabında yer alan dil bilgisi etkinliklerinin işlevsel dil bilgisine göre incelenmesi ve ilgili etkinliklerin yenilenmiş bloom taksonomisine göre sınıflandırılması
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında 2024 yılında yenilenen Ortaokul Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda, işlevsel dil bilgisi yaklaşımı esas alınmakta ve MEB'in esas aldığı bu yaklaşım doğrultusunda güncellenen öğretim programında dil yapıları ile söz varlığı unsurlarının işlevsel dil bilgisi öğretimini temel alarak oluşturulduğu ifade edilmektedir. Ortaokul 5. sınıf Türkçe ders kitabında yer alan dil bilgisi etkinliklerinin işlevsel dil bilgisine göre incelenmesi ve ilgili etkinliklerin Yenilenmiş Bloom Taksonomisi düzeylerine göre sınıflandırılması, bu araştırmanın temel amacını oluşturmaktadır. Bu araştırmada, nitel araştırma desenlerinden biri olan belge (doküman) analizi yöntemi tercih edilmiştir. Yapılan araştırma kapsamında MEB tarafından 2024-2025 Eğitim-Öğretim yılı için yayınlanan ortaokul 5. sınıf Türkçe kitaplarının 1 ve 2. dönemlerinde yer alan toplam 109 dil bilgisi etkinliği, işlevsel dil bilgisi açısından incelenmiş ve ilgili etkinlikler Yenilenmiş Bloom Taksonomisine göre sınıflandırılmıştır. Ulaşılan bulgulardan hareketle ilgili ders kitaplarında bulunan dil bilgisine yönelik etkinliklerin genelinin işlevsel dil bilgisini dikkate alarak hazırlandığı; fakat etkinliklerde daha çok noktalama işaretlerinin işlevlerine ağırlık verildiği tespit edilmiştir. Noktalama işaretleri arasında yer alan; nokta, virgül, soru işareti, ünlem, iki nokta, uzun çizgi, üç nokta, kesme işareti, kısa çizginin işlevleri üzerinde durulmaktadır. Diğer dil bilgisi konularından ise; isimler, geçiş ve bağlantı ifadeleri, büyük harflerin kullanım alanları ve sıfatlar işlevsel dil bilgisine uygun olarak hazırlanmıştır. İşlevsel dil bilgisine uygun olarak hazırlanan noktalama işaretleri etkinliklerine yönelik çok sayıda pekiştirme etkinliği de hazırlanmıştır. Ortaokul 5. sınıf Türkçe 1 ve 2. dönem ders kitabındaki dil bilgisi etkinlikleri Yenilenmiş Bloom Taksonomisine göre sınıflandırıldığında, 109 dil bilgisi etkinliğinden 33'ü hatırlama, 49'u anlama, 8'si uygulama, 14'ü çözümleme ve 6'sı ise yaratma basamaklarına karşılık gelmektedir. Buradan hareketle dil bilgisi etkinlikleri genel olarak hatırlama ve anlama basamakları düzeyinde hazırlandığı ve üst düzey bilişsel basamaklara uygun yeteri kadar etkinliğin yer almadığı söylenebilir.
Sosyal bilgiler öğretim programlarındaki yer temelli eğitime ilişkin kazanımların ders kitaplarına yansıması
Bu araştırma 2018 ve 2024 sosyal bilgiler öğretim programlarında yer alan kazanımların ve 2018 öğretim programına göre hazırlanan ders kitaplarının yer temelli eğitim (YTE) yaklaşımı bağlamında incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırma nitel araştırma yöntemine dayanan betimsel analiz çalışmasıdır. Araştırmanın veri kaynağını Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan 2018 ve 2024 sosyal bilgiler dersi öğretim programları ve devlet ve özel yayınevlerinin hazırlamış olduğu sekiz adet sosyal bilgiler ders kitabı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama yöntemi olarak doküman analizi, verilerin analizinde ise betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda 2018 sosyal bilgiler öğretim programında toplam 131 kazanımdan 57 kazanım, 2024 sosyal bilgiler öğretim programında toplam 71 öğrenme çıktısından 23 öğrenme çıktısı YTE ile ilişkili bulunmuştur. Bu kazanımların karşılık geldiği konularda yer alan etkinlikler her bir öğrenme alanı ayrı olacak şekilde tablo halinde sunulmuştur. YTE ile ilişkili olduğu tespit edilen etkinlikler bir sosyal bilgiler uzmanı, iki ölçme değerlendirme uzmanı ve araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan "Ders Kitabı Etkinlik İnceleme Formu"na göre değerlendirilmiştir. Belirlenen kazanımlar çerçevesinde devlet yayını ders kitabında yer alan etkinliklerin YTE ile daha çok ilişkili olduğu özel yayın ders kitabındaki etkinliklerin YTE ile daha az ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada ayrıca YTE ile ilişkili olduğu tespit edilen kazanımlar ve etkinlikler Bloom'un Yenilenmiş Taksonomisinin bilişsel süreç boyutlarına göre değerlendirilmiştir. Bu sayede etkinliklerin de nitelik yönünden değerlendirilmesi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilenler doğrultusunda 2018 ve 2024 öğretim programındaki kazanımların YTE'nin alt boyutlarına göre değerlendirilmesinde her iki öğretim programında da en fazla kültürel çalışmalar, sonrasında doğa çalışmaları ve en az ise problem çözme süreçleri alt boyutuna yer verildiği tespit edilmiştir. Araştırmadan elde edilenler doğrultusunda 2018 ve 2024 öğretim programındaki kazanımların yenilenmiş Bloom taksonomisinin bilişsel süreç basamaklarına göre değerlendirilmesinde ise 2018 öğretim programında en fazla anlama, sonrasında çözümleme ve uygulama; en az ise hatırlama, yaratma ve değerlendirme basamağı ile ilişkili olduğu belirlenmiştir. 2024 öğretim programı incelendiğinde en fazla anlama ve yaratma, en az ise çözümleme, uygulama ve değerlendirme basamakları ile ilişkilendirilen kazanımlara rastlanırken hatırlama basamağını içeren bir kazanım olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre her iki öğretim programında da en fazla anlama basamağı ile ilişkili kazanımların olduğu dikkat çekmektedir. Bu araştırmanın sonuçları bağlamında ders kitaplarında YTE yaklaşımına yönelik daha kapsayıcı, öğrenciyi okul dışı öğrenme ortamlarına daha çok yönlendiren etkinliklere daha fazla yer verilmesi, YTE ile ilişkili olduğu belirlenen kazanımlar doğrultusunda etkinlik örneklerinin geliştirildiğini belirlemeye yönelik çalışmalar yapılması önerilebilir. Anahtar kelimeler: Sosyal bilgiler, Öğretim programı, Yer temelli eğitim, Yenilenmiş Bloom taksonomisi.
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin politik okuryazarlık düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışma sosyal bilgiler öğretmenlerinin politik okuryazarlık düzeylerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden olan tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma doğrultusunda katılımcıların politik okuryazarlıklarına ait verileri elde etmek için geliştirilen, politik uzmanlık, politik bilgi, politik farkındalık, politik ilgi ve politik katılım isimli beş faktör ve 24 maddeden oluşan "Politik Okuryazarlık Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2021-2022 eğitim öğretim yılında Sakarya ilinde devlet okullarında ve özel okullarda görev yapmakta olan 548 sosyal bilgiler öğretmeni oluşturmaktadır. Örneklemini ise 15'i özel okullarda görev yapmakta olan, 66 (%34.7) kadın, 124 (%65.3) erkek olmak üzere toplam 190 sosyal bilgiler öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada toplanan veriler SPSS.25 paket programı ile analiz edilmiştir. Politik Okuryazarlık Ölçeğindeki faktörlerde ve ölçek genelinde yer alan verilerin normal dağılım gösterip göstermediği Kolmogorov-Smirnov testi sonuçları ile basıklık ve çarpıklık katsayı değerleri incelenerek kararlaştırılmıştır. Veriler normal dağılım göstermediği için nonparametrik testler kullanılmıştır. İki ilişkisiz grup olan cinsiyet, eğitim durumu ve görev yapılan kurum türü değişkenlerine ait verilerin analizinde Mann-Whitney U testi, ikiden fazla ilişkisiz grup olan hizmet süresi, yaş ve sosyal medya kullanma durumu değişkenlerine ait verilerin analizinde ise Kruskal-Wallis H testi kullanılmıştır. Öğretmenlerin politik okuryazarlık düzeyleri hem genel ölçek hem de "politik katılım", "politik ilgi", "politik bilgi", "politik farkındalık" ve "politik uzmanlık" alt faktörlerine göre analiz edilmiş ve çeşitli değişkenlere göre incelenmiştir. Analiz sonuçlarına göre sosyal bilgiler öğretmenlerinin politik okuryazarlık düzeylerinin genel ölçek bazında 4.33 puan ile çok yüksek olduğu saptanmıştır. Öte yandan "politik ilgi" alt faktörü ortalama puanlarının 4.11 ile "politik katılım" ortalama puanlarının ise 3.93 ile yüksek düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcı öğretmenlerin politik okuryazarlık düzeyleri cinsiyet değişkenine göre incelendiğinde genel ölçek bazında hem erkek öğretmenlerin hem de kadın öğretmenlerin ortalama puanlarının birbirine yakın ve çok yüksek düzeyde olduğu ancak "politik uzmanlık" ve "politik ilgi" faktöründe erkek öğretmenler lehine anlamlı bir fark olduğu saptanmıştır. Eğitim durumu değişkeni temelinde öğretmenlerin ortalama puanları incelendiğinde lisans ve lisansüstü eğitim almış olan öğretmenlerin ortalama puanlarının birbirine çok yakın ve çok yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir ancak "politik uzmanlık" alt faktöründe lisansüstü eğitim almış öğretmenler lehine anlamlı bir farklılığa rastlanmıştır. Öğretmenlerin politik okuryazarlıkları görev yapılan kurum türü değişkenine göre incelendiğinde ise devlet kurumlarında görev yapan sosyal bilgiler öğretmenlerinin özel kurumlarda görev yapan öğretmenlere göre ortalama puanlarının ve düzeylerinin daha yüksek olduğu görülmektedir. Hizmet süresi değişkeni açısından öğretmenlerin politik okuryazarlıkları incelendiğinde mesleğe yeni başlayan 1-5 yıl kıdeme sahip öğretmenlerin politik okuryazarlık ortalama puanlarının ve düzeylerinin diğer meslektaşlarına göre daha düşük olduğu saptanmıştır. Benzer şekilde öğretmenlerin politik okuryazarlıkları yaş değişkeni bakımından incelendiğinde de 30 yaş ve altında olan sosyal bilgiler öğretmenlerinin politik okuryazarlık ortalama puanlarının ve düzeylerinin diğer meslektaşlarına göre daha düşük olduğu belirlenmiştir. Son olarak öğretmenlerin politik okuryazarlıkları sosyal medya kullanma durumu değişkenine göre incelendiğinde de sosyal medyayı kullanmayan, kısmen kullanan ve aktif kullanan öğretmenlerin politik okuryazarlıklarının çok yüksek düzeye karşılık geldiği ancak sosyal medya kullanmayan öğretmenlerin ortalama puanlarının diğer meslektaşlarına göre daha yüksek olduğu sonucu elde edilmiştir.
Türkçe derslerinde öyküleyici metinler üzerinden değerler eğitimi
Türkçe ders kitapları, eğitimde temel bir araç olarak metinler vasıtasıyla değerleri öğrencilere aktarmayı amaçlar fakat bu değerler, okuma faaliyetlerinin ardından sınıf içi uygulamalarda yeterince işlenmemektedir. Metinlerdeki değerlerin, öğrencilerin düşünce süreçlerinde etkin bir şekilde kullanılmadığı ve elle tutulur aktivitelerle pekiştirilmediği görülmektedir. Bu durum, değerler eğitiminin beklenen etkiyi yaratamamasına ve Türkçe Öğretim Programı'nın vizyonu ile derslerin uygulanışı arasında bir uyumsuzluk oluşmasına yol açmaktadır. Değerler eğitiminin başarılı olabilmesi ve Milli Eğitim Temel Kanunu'na uygun bir şekilde Türkçe Öğretim Programı'nın amaçlarının gerçekleştirilebilmesi için metinlerdeki değerlerin ötesinde, bu değerlere dayalı etkinliklerle öğrencilerin ders sürecine etkin katılımının sağlanması önem arz etmektedir. Bu araştırmanın amacı, Türkçe derslerinde değerler merkeze alınarak öyküleyici metinler üzerinden tasarlanan etkinliklerin çocukların değer algılarını nasıl etkilediğini ortaya koymaktır. Bu kapsamda Türkçe derslerinde duyarlılık, sabır ve dürüstlük değeri bağlamında uygulanan öyküleyici metinler üzerinden tasarlanmış etkinliklerin öğrenciler üzerindeki etkililiği araştırılmıştır. Bu çalışmada ortaokul 7. Sınıf Türkçe dersinde Değerler Temasıyla ilgili seçilmiş 3 metin ve bu metinlerle alakalı olarak duyarlılık, dürüstlük ve sabır değerlerine odaklanmış 28 etkinlik yer almış, bu etkinlikler 18 ders saatinde tamamlanmıştır. Sakarya ili Pamukova ilçesinde orta düzeyli bir ortaokulda öğrenim görmekte olan 7.sınıf öğrencisi 8 erkek 11 kız olmak üzere toplam 19 katılımcının yer aldığı araştırmada öncelikle öğrencilere ön uygulama soruları yöneltilmiş sonrasında etkinlikler uygulanmış ve son uygulama sorularıyla süreç tamamlanmıştır. Araştırmada öğrencilerin duygu ve düşünce değişikliklerini gözlemlemek amacıyla nitel araştırma desenlerinden nitel deney kullanılmıştır. Çalışmanın veri analizinde ise 114 adet doküman incelenmiş ve bunlar içerik analizine tabii tutulmuştur. Araştırma sonucunda öğrencilerin duyarlılık, sabır ve dürüstlük değeriyle ilgili kavram yanılgılarını fark ederek düzelttikleri, bu değerlerin önemi ve gerekliliği ilgili farkındalıklarının derinleşerek çeşitlendiği, ilgili değerlerin alt boyutlarının ve manevi öneminin farkına vardıkları görülmüştür.
Ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin dijital vatandaşlık ve dijital okuryazarlık becerilerinin geliştirilmesine yönelik bir eylem araştırması
Dijital vatandaşlık internette doğru ve bilinçli eylemlerde bulunmayı ve bu eylemlerin hak ve sorumluluklara, etik kurallara uygun olmasını ve teknoloji aracılığı ile katılım ve üretim faaliyetlerinin gösterilmesini kapsamaktadır. Dijital okuryazarlık ise kişinin teknolojiyi eleştirel bakış açısıyla birçok alanda etkin kullanmasına dayanmaktadır. Dijital vatandaşlık, teknolojinin imkânlarını amacına uygun kullanarak fayda sağlamayı esas alırken dijital vatandaşlığın alt boyutu olan dijital okuryazarlık teknolojiyi kullanma becerileri ile ilgilenir. Bu araştırma; ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin dijital okuryazarlık ve dijital vatandaşlık becerilerinin incelenmesini ve etkinliklerin uygulanarak öğrencilerin beceri gelişimi hakkında bilgi elde edilmesini amaçlamaktadır. Bu alandaki yapılan çalışmalara ve araştırmacılara yeni bir bakış açısı sunmayı da hedeflemektedir. Araştırma nitel araştırma desenlerinden eylem araştırması ile gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla; 7.sınıf düzeyinde bir 26 öğrenci ile çalışma yürütülmüştür. Araştırma amaçlı örnekleme durumundan ölçüt örnekleme tercih edilmiştir. Öğretim programı kazanımları, öğrencilerin teknoloji kullanımları ve sosyal bilgiler dersinin okutulduğu son sınıf olması nedeniyle 7. sınıf tercih edilmiştir. Araştırma da veri toplama sürecinde, öğrencilerin aktif katılım gösterdiği uygulamalar video kamera ile kaydedilmiştir. Ders süreçlerinin tümü ses kayıt cihazı ile kayıt altına alınmıştır. Ekinlikler esnasındaki ürünler fotoğraf çekimi ile somutlaştırılmıştır. Ardından elde edilen veriler yazıya aktarılarak içerik analizine tabii tutulmuştur. Araştırmada uygulanan etkinlikler sonucunda öğrencilerin dijital okuryazarlık ve dijital vatandaşlık becerilerinin geliştiği görülmüştür.
Nefise Atçakarlar'ın kitaplarının değerler eğitimi açısından incelenmesi
Bu çalışmada Nefise Atçakarlar'ın kitaplarını, öğretim programında yer alan kök değerler açısından incelemek amaçlanmıştır. Yazdığı çok sayıda eserle çocuk edebiyatına katkıda bulunan Nefise Atçakarlarlar'ın, ortaokul öğrencileri seviyesine uygun olarak kaleme aldığı Ustalar Ustası Mimar Sinan, İnanılmaz Evliya Çelebi ve Tükenmez Kalemi, Türkçenin Ustaları ve Çılgın Yöntemleri, Osmanlıda Sanatçılar ve Çılgın Yöntemleri, Dâhiler ve Çılgın Yöntemleri ve Mevlâna Sevgi Güneşi kitapları incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Doküman incelemesinde her çalışmada belirlenen hedefe yönelik durumlar için yazılmış kaynaklar incelenir (Yıldırım ve Şimşek, 2018, s. 189). Doküman incelemesinde araştırmacı, araştırma amacına uygun olarak kaynaklar belirler, çeşitli okumalar yapar ve bazı notlar aldıktan sonra birtakım kriterlere göre bir değerlendirme yoluna gider (Karasar, 2009, s. 183). Araştırmada veriler toplanırken, TTKB tarafından yayımlanan müfredat yenileme çalışmasındaki kök değerler ile kök değerlere ilişkin tutum ve davranışlar (MEB, 2018, s. 24) temel alınmıştır. Araştırma sürecinde adı geçen kitaplar başlangıçta hızlı okuma tekniği ile sonrasında da özet çıkarma ve daha detaylı okuma yapmak suretiyle toplam üç kez okunmuştur. Okuma esnasında ve sonrasında sık sık uzman görüşüne başvurulmuş, böylece bulgulara yönelik en küçük bir detayın göz ardı edilmemesi amaçlanmıştır. Daha sonra her kitapta yer alan kök değerler tespit edilmiştir. Bulgular bölümünde ilgili değer başlığı altında elde edilen veriler metinlerden örneklerle sunulmuştur. Araştırmada, Nefise Atçakarlar'ın incelenen eserlerinde kök değerlere ait çok sayıda ifadelerin yer aldığı sonucuna ulaşılmıştır. İncelenen eserlerde en fazla saygı kök değerinin; en az ise dürüstlük kök değerinin yer aldığı sonucuna ulaşılmıştır.
Farklı milletlerden (Türk, Suriyeli, Leton, Ukraynalı) ortaokul öğrencileri barış algılarının karşılaştırmalı incelenmesi
Farklı milletlerden çocuk vatandaşların barış algılarını belirleme ve birbirleriyle karşılaştırmalı inceleme yaklaşımının, barışın farklı boyutlarının ortaya çıkarılması, daha bütüncül anlaşılabilmesi, öğretilmesi, korunması ve geliştirilebilmesi hususlarında önemli bir fırsat yaratabileceğine inanılmaktadır. Zira bu yaklaşımın şiddeti önlemek, anlaşmazlıkları barışçıl bir şekilde çözmek, her düzey ve platformda barışa yardımcı olan koşulları anlamak ve oluşturma bağlamlarında bir rehber olabileceği, bu yolla da barış eğitiminin ve barış araştırmalarının daha etkin bir şekilde temellendirilebileceği düşünülmektedir. Bu araştırma farklı milletlerden (Türk, Suriyeli, Leton, Ukraynalı) ortaokul öğrencilerinin barış algılarını belirlemek ve karşılaştırmalı incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Türkiye'nin Sakarya, Letonya'nın Jelgava ve Ukrayna'nın Lviv şehirlerindeki birer ortaokulda öğrenim görmekte olan 32 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji araştırma deseni çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada görüşme tekniğinden faydalanılmıştır. Araştırmada kullanılan veri toplama araçları, araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan "barış algısına ilişkin öğrenci görüşme formu'', "barış algısına ilişkin öğrenci metafor formu'' ve "barış algısına ilişkin öğrenci resim çizim formundan'' oluşmaktadır. Elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Gerçekleştirilen analiz sonucunda, barış kavramının anlamlandırmasında en yoğun şekilde, Türk ve Suriyeli öğrencilerin kişiler arası barış, Leton ve Ukraynalı öğrencilerin küresel barış seviyelerine karşılık gelen ifadeleri kullandıkları, "daha barışçıl bir dünyaya'' yönelik çizdikleri resimlerdeki barış algılarında en yoğun şekilde, Türk ve Ukraynalı öğrencilerin sosyal barış, Suriyeli öğrencilerin iç barış, Leton öğrencilerin doğa ile barış kaynaklarına karşılık gelen resimler çizdikleri ve barış kavramına ilişkin geliştirdikleri metaforların toplandıkları kategorilerde en fazla, Türk ve Suriyeli öğrencilerin sosyal barış, Leton ve Ukraynalı öğrencilerin barışın işlevleri kategorilerine karşılık gelen metaforlar geliştirdikleri sonuçlarına ulaşılmıştır. Buna ilaveten barış ortamına yönelik hislerinde en yoğun şekilde: Türk, Suriyeli, Leton ve Ukraynalı öğrencilerinin tamamının kişisel barış seviyesine karşılık gelen ifadeleri kullandıkları, barış ortamının bir ülkeye ve topluma sağlayacağı katkılara yönelik görüşlerinde en yoğun şekilde, Türk öğrencilerin korkulardan bağımsız olma, ihtiyaçlardan bağımsız olma, ekonomik büyüme ve kalkınma, Suriyeli öğrencilerin ihtiyaçlardan bağımsız olma, Leton öğrencilerin korkulardan bağımsız olma ve Ukraynalı öğrencilerin işbirliği ve korkulardan bağımsız olma pozitif barış değerlerine karşılık gelen ifadeleri kullandıkları sonuçlarına varılmıştır. Araştırma sonuçları ve alanyazında yapılan çalışmalar dikkate alındığında farklı milletlerden ortaokul öğrencileri barış algılarının benzerlikler ve farklılıklar içerdiği söylenebilir.
Türkiye ve hindistan öğretim programlarının değerler eğitimi kapsamında karşılaştırılması
Değerler eğitimi günümüzde eğitim programları açısından önemli ve öncelikli konulardan biridir. Dünyada yapılmış değerler eğitimi ile ilgili çalışmalara bakıldığında değerlerin kazandırılmasına ve değerlendirilmesine yönelik çalışmaların yapıldığı görülmektedir. Bu araştırmada Türkiye'de ve Hindistan'daki değerler eğitimi yaklaşımları, program yapısı yöntem ve teknikleri değerlendirilmiştir. Araştırmada yöntem olarak Doküman İncelemesi kullanılmıştır. Veri analizi yöntemi olarak ise Doküman Analizi kullanılmıştır. Araştırmada Türkiye'de ve Hindistan'da değerler eğitiminde uygulanan programlar karşılaştırmalı eğitim çerçevesinde incelenmiştir. Veriler incelenirken nitel veri analizi yöntemlerinden Doküman Analizi kullanılmıştır. İki ülkenin değer eğitimi geçmişine tarihsel bir bakış açısı sonucunda Türkiye'de 2005 yılında bakanlık tarafından geliştirilen ve daha sonra 2017-2018 yılında düzenlenen eğitim programı, Hindistan'da ise son yayınlanan 2024-2025 Çerçeve Öğretim Programı genel eğitim yapısı ve değerler eğitimi uygulamaları açısından incelenmiş ve benzerlikler taşıdığı görülmüştür. Türkiye'deki eğitim programlarının ve değerler eğitimi içeriklerinin beceriye yönelik değerler eğitimi yaklaşımlarını benimsedikleri görülürken Hindistan'da ise değer eğitimi duyuların ve duyguların eğitimi olarak görülmektedir. Hindistan değer eğitimini kalbin eğitimi olarak nitelendirmektedir. Türkiye'de değerler eğitimi uygulanırken kullanılan yöntem ve teknikler anlatım, gezi-gözlem, eğitsel oyun, örnek olay, drama, tartışma, problem çözme, işbirliğine dayalı öğrenme ve proje tabanlı öğrenmedir. Hindistan'da ise değerler öğretirken işbirliğine dayalı öğrenme ve grup tartışması gibi benzer yöntemlere yer verilmektedir. Bu tekniklerin dışında hikâye anlatma, hizmet olarak öğrenme, akran öğretimi, deneysel öğretim beyin fırtınası, rol oynama, diyaloglarla sorgulamaya dayalı öğrenme ve öğretme gibi teknikler kullanılmaktadır.
Okul öncesi dönem çocuklarıyla reggio emilia yaklaşımı bağlamında değer eğitimi: bir durum çalışması
Bu araştırma, Reggio Emilia yaklaşımının genel prensipleri doğrultusunda hazırlanan ve uygulanan değer eğitimi etkinliklerinin okul öncesi eğitimi almakta olan çocuklar üzerindeki etkilerini ve değer kazandırma süreçlerindeki verimliliğini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırma Reggio Emilia yaklaşımının genel prensipleri doğrultusunda hazırlanan ve uygulanan değer eğitimi etkinlikleri bağlamında oyunlarla, deneylerle, dramayla, hikayelerle, şarkılarla, okul öncesi etkinlik çeşitleriyle, videolarla ve resimlerle bütünleştirilerek sekiz haftalık bir zaman dilimi içerisinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden biri olan durum çalışması kullanılmıştır. Araştırma sürecini detaylı bir şekilde inceleme fırsatı sunduğundan dolayı bu desen tercih edilmiştir. Araştırma grubunu İstanbul ilinde öğrenim gören 11 erkek, 5 kız toplam 16 çocuk ve aileleri meydana getirmektedir. Reggio Emilia yaklaşımının ilkeleri doğrultusunda, çocukların gelişimsel özellikleri ve yaş grubuna göre planlanmış değerler eğitimi etkinlikleri uygulanmıştır. Uygulama sürecini değerlendirmek amacıyla öğretmen tarafından gerçekleştirilmiş olan gözlem raporlarından, aileler ile çocuk katılımcılarla yapılmış olan görüşmelerden, aileler ve çocuklar tarafından sürecin sonunda oluşturulmuş ürünlerden faydalanılmıştır. Elde edilen nitel veriler içerik analiziyle çözümlenmiştir. Sonuç olarak bu araştırmada, Reggio Emilia yaklaşımı doğrultusunda hazırlanan ve uygulanan değer eğitimi etkinliklerinin çocuklardaki değer algısına olumlu yönde tesir ettiği belirlenmiştir. Bu kapsamda yürütülen değerler eğitimi etkinlikleri; adalet, yardımlaşma, temizlik, saygı, çalışkanlık, paylaşma, sorumluluk ve israf etmeme değerinin gelişmesine ve değerler eğitimine yönelik de olumlu tutumlar meydana gelmesine katkıda bulunmuştur.
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının özel gereksinimli bireylere yönelik tutumlarının çeşitli değişkenlere göre incelenmesi
Bir toplumu oluşturan bireylerin aynı kişisel özellikleri taşıması mümkün değildir. Tıpkı fiziksel özellikler, yetenek ve mizaç gibi bireylerin bilişsel süreçleri de farklılık göstermektedir. Her birey öğrenme ortamlarında kendi öğrenme hızında ilerlemektedir. Normal gelişim gösteren bireyler için bu farklılıklar fazla dikkat çekmezken özel gereksinimli bireyler söz konusu olduğunda öğrencilerin öğrenme hızlarındaki farklılıklara bağlı olarak eğitim uyarlamaları yapma zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Her ne kadar öğretmenler gerekli öğrenim süreçlerini tamamlayarak öğrencilerinin karşısına çıksalar da bir öğretmenin daha fazla emek ve çaba isteyen dezavantajlı bireylere karşı bakış açıları önem kazanmaktadır. Bu bağlamda bu araştırmada sosyal bilgiler öğretmen adaylarının özel gereksinimli bireylere yönelik tutum düzeylerinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırma nicel araştırma desenlerinden betimsel tarama modeli ile tasarlanmıştır. Araştırmanın evrenini 2023-2024 Eğitim-Öğretim Yılı Bahar yarıyılında, Marmara Bölgesi'ndeki üç üniversitenin eğitim fakülteleri bünyesinde öğrenim görmekte olan 712 sosyal bilgiler öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu ise bu evren içerisinden kolayda örnekleme yoluyla belirlenmiş olan 362 öğretmen adayı ile oluşturulmuştur. Araştırma verileri iki ayrı form kullanılarak toplanmıştır. Bunlardan birincisi, çalışma grubunu oluşturan öğretmen adaylarının kişisel bilgilerini içeren Demografik Bilgi Formu ve ikincisi ise Yaralı (2015a) tarafından geliştirilen "Özel Gereksinimli Bireylere Yönelik Tutum Ölçeği"dir. Bu araştırma kapsamında toplanan veriler SPSS 22.0 paket programına yüklenerek analizi yapılmadan önce basıklık (kurtosis) ve çarpıklık (skewness) testi ile verilerin normallik dağılımlarına bakılmıştır. Normal dağılım gösterdiği anlaşılan veriler t-testi ve ANOVA testi kullanılarak çözümlenmiştir. Anlamlılık düzeyi .05 olarak alınmıştır. Katılımcıların demografik özelliklerini gösterir tablolarda ise frekans (f) ve yüzde değeri (%) gibi betimsel istatistiklerden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda sosyal bilgiler öğretmen adaylarının özel gereksinimli bireylere yönelik tutumlarının yüksek düzeyde olumlu olduğu görülmüştür. Bağımsız değişkenlere ilişkin analiz sonuçları değerlendirildiğinde ise anne eğitim durumu, baba eğitim durumu ve ailelerinde özel gereksinimli birey olup olmama değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılık ortaya çıkmamış; buna karşılık cinsiyet ve öğrenim görülen sınıf değişkenine göre gruplar arası anlamlı düzeyde farklılık olduğu saptanmıştır. Ölçeğin olumsuz tutum boyutundaki veriler analiz edildiğinde, erkek katılımcıların kadın katılımcılardan; birinci sınıfta öğrenim görmekte olan katılımcıların 2., 3. ve 4. sınıfta öğrenim görmekte olan katılımcılardan daha yüksek düzeyde olumsuz tutuma sahip oldukları tespit edilmiştir.
Ters yüz sınıf modeli uygulamalarının, ortaokul yedinci sınıf öğrencilerinin sosyal bilgiler derslerine yönelik akademik başarılarına ve tutumlarına etkisi
Teknolojide çok hızlı meydana gelen gelişme ve değişimler insan hayatının her alanını etkilediği gibi insan hayatında vazgeçilmez bir yere ve öneme sahip olan eğitim öğretim sürecini de çok fazla etkilemiştir. Öyle ki teknolojinin ortaya çıkardığı bilgisayarlar, akıllı tahtalar, tabletler, akıllı telefonlar vb. sınıflara girmiş, öğretmen ve öğrenciler tarafından da oldukça aktif bir şekilde hem derslerde hem de normal hayatta kullanılmaya başlanmıştır. Öyle ki Covid 19'un tüm dünyayı etki altına aldığı şu dönemde gelişen bu teknolojinin eğitimde kullanımının önemi ve öğrencilerin bu eğitim teknolojileri kullanmaya hazır olmasının gerekliliği bir kez daha görülmüştür. Teknolojide meydana gelen bu gelişmelerin de büyük etkisiyle zaman içinde eğitimde bir paradigma değişikliği yaşanmaya başlamıştır. Bu da her geçen gün yeni, farklı ve alternatif eğitim modellerinin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Teknolojiyle bütünleşik olarak yürütülebilen farklı ve yeni eğitim modellerinden birisi de evde ders, sınıfta ödev olarak tanımı yapılan ters yüz sınıf modelidir. Araştırmada; ters yüz sınıf modeli uygulamalarının, ortaokul yedinci sınıf öğrencilerinin sosyal bilgiler derslerine yönelik akademik başarılarına ve tutumlarına etkisi var mıdır? Sorusuna cevap bulmak amaçlanmıştır. Araştırmada nicel ve nitel veri toplama araçlarının bir arada kullanıldığı karma yöntem desenlerinden açımlayıcı sıralı karma yöntem kullanılmıştır. Bu yöntemin kullanılmasındaki temek amaç ise veri kaynaklarını çeşitlendirerek, yani nitel ve nicel verileri birbirini destekleyecek şekilde kullanarak, ulaşılacak sonuçların daha bütünsel, daha geçerli ve derinlemesine olmasına katkı sağlamaktır. Araştırmanın çalışma grubunu 2018/2019 eğitim öğretim yılında Düzce ili Merkez ilçesinde bulunan bir devlet ortaokulunda 7. sınıfa devam 37'si deney grubunda, 37'si de kontrol grubunda olmak üzere toplamda 74 öğrenci oluşturmaktadır. Deney grubunda konular 4 hafta boyunca TYS modeline uygun olarak öğretmen tarafından çekilmiş ders videoları ve diğer eğitim materyallerinin (konu özeti, sunu, online test vb.) öğrenciler tarafından evde izlenmesi sınıfta da bunlarla ilgili etkileşimli etkinliklerin yapılması şeklinde yürütülürken, kontrol grubunda ise konular normal geleneksel öğretim modeline göre işlenerek tamamlanmıştır. Araştırmada elde edilen nicel veriler, deneysel süreç öncesinde ve sonrasında çalışma grubunda yer bulunan deney ve kontrol grubu öğrencilerinin "Bilim, Teknoloji ve Toplum" öğrenme alanı ile ilgili hazırlanan akademik başarı testi ve sosyal bilgilere yönelik tutum ölçeği ön ve son testleri araştırmacı tarafından eş zamanlı olarak uygulanarak toplanmıştır. Araştırma da nicel verileri desteklemek amacıyla toplanan nitel veriler ise yarı yapılandırılmış öğrenci ve veli görüşme formları ile elde edilmiştir. Elde edilen veriler araştırmanın genel problemi bağlamında cevap aranan alt problemlere ilişkin olarak toplanan nicel araştırma verilerinin analizinde IBM SPSS Statistics 24 programı kullanılmıştır. Normal dağılım gösteren değişkenlerin analizinde tekrarlı ölçümlerde aradaki ilişkiyi daha net olarak ortaya koyması yönünden çift yönlü varyans analizi (Two-wayRepeatedMeasures ANOVA) kullanılmıştır. Ayrıca elde edilen nitel veriler betimsel analize tabi tutularak değerlendirilmiştir. Tüm bu analizler neticesinde şu sonuçlara ulaşıldığı görülmektedir: Deney ve kontrol gruplarına eş zamanlı olarak uygulanan akademik başarı testi ve sosyal bilgilere yönelik tutum ölçeği ön ve son testleri sonuçları incelendiğinde her iki grubun son test başarı ve son test tutum puanlarında olumlu yönde artış meydana geldiği, ancak bu artışın deney grubu lehine istatistiksel olarak kontrol grubundan çok daha yüksek olduğu görülmektedir. Bunun yanında, başarı ve tutumlarda meydana gelen olumlu değişimin en fazla deney grubu kız öğrencilerde meydana geldiği de belirlenmiştir. Ayrıca model hakkında yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılarak yapılan görüşmeler sonucunda öğrencilerin ve velilerinin, TYS modelini ve uygulama sürecini genel olarak sevdikleri, modelle ilgili genel olarak olumlu duygu ve düşüncelere sahip oldukları, modelin sosyal bilgiler dersine yönelik öğrenci tutumlarında olumlu etkiler yaptığı ve öğrencilerin genelinin modelin yaygınlaştırılmasını istedikleri sonuçlarına ulaşılmıştır.
Ortaöğretim öğrencilerinin değer tercihleri ile İngilizce dersine yönelik tutumları arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı, farklı liselerde öğrenim gören ortaöğretim öğrencilerinin değer tercihleri ile İngilizce dersine yönelik tutumları arasındaki ilişkiyi saptamaktır. Bu amaçla, öğrencilerin İngilizce dersine yönelik tutumlarında çeşitli değişkenler açısından farklılaşma olup olmadığı, değer tercihlerinde çeşitli değişkenler açısından farklılaşma olup olmadığı, öğrencilerin değer tercihleri ile İngilizce dersine yönelik tutumları arasında ne düzeyde bir ilişki olduğu ve öğrencilerin değer tercihlerinin İngilizce dersine yönelik tutumlarını ne düzeyde açıkladığı sorularına cevap aranmıştır. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin değer tercihlerini tespit etmek maksadıyla Schwartz (1992) tarafından geliştirilen "Schwartz Value Servey (SVS)/ Schwartz Değerler Ölçeği (SDÖ)" ve öğrencilerin İngilizceye yönelik tutumlarını tespit etmek maksadıyla da Yanar (2008) tarafından geliştirilen "İngilizceye Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Öğrencilerin İngilizceye yönelik tutumları ve değer tercihlerini belirlemek amacıyla frekans ve yüzde analizleri; tutumların ve değer tercihlerinin değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek amacıyla tek faktör üzerindeki tekrarlı ölçümler için iki faktörlü ANOVA kullanılmıştır. Öğrencilerin değer tercihleri ve İngilizceye yönelik tutumları arasında ilişki olup olmadığı amacıyla ise korelasyon analizi ve regresyon analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda, kız öğrencilerin uyum (x̄=5,22, p=,006), geleneksellik (x̄=6,82, p=,003), evrenselcilik (x̄=10,00, p=,000), özyönelim (x̄=5,98, p=,004) ve güvenlik (x̄=5,93, p=,003) değer puan ortalamalarının erkeklere göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanında erkek öğrencilerin yardımseverlik (x̄=7,07, p=,000), uyarılım (x̄=4,91, p=,014) ve hazcılık (x̄=3,48, p=,000) değer puan ortalamalarının ve değer toplam puan ortalamasının (x̄=241,64, p=,013) kız öğrencilere göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yaş bakımından ise, 13-15 yaş aralığındaki öğrenciler ile 16 yaş ve üzerindeki öğrenciler arasında sadece güç değer puanları (x̄=18,52, p=,010) arasında anlamlı fark tespit edilmiştir. Sınıf tekrarı bakımından incelendiğinde, sınıf tekrarı yapmayan öğrencilerin uyum, evrenselcilik, özyönelim, güvenlik değer puanları ve değer toplam puanları arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Buna göre sınıf tekrarı yapmayan öğrencilerin uyum (x̄=22,09, p=,005), evrenselcilik (x̄=45,21, p=,003), özyönelim (x̄=27,73, p=,001), güvenlik (x̄=29,75, p=,002) değer puan ortalamaları ve değer toplam puanlarının (x̄=239,58, p=,014) sınıf tekrarı yapan öğrencilere göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmektedir. Son olarak okul türü özelinde değerlendirildiğinde ise yardımseverlik, evrenselcilik, özyönelim, uyarılım, hazcılık, güç ve güvenlik değerlerinde farklılıklar olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin değer tercihleri ile İngilizce öğrenmeye yönelik tutumları arasındaki ilişkiler incelendiğinde ise uyarılım ve güç alt değer boyutları ve değer toplam puanları ile İngilizce dersine yönelik tutumlar arasında ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Uyum, geleneksellik, yardımseverlik, evrenselcilik, özyönelim, hazcılık, başarı ve güvenlik değerleri ile İngilizceye yönelik tutumları arasında anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir. Ancak öğrencilerin, uyarılım alt değeri ile İngilizceye yönelik tutumları arasında düşük düzeyde (p=,004, r=,109), güç alt değeri ile İngilizceye yönelik tutumları arasında düşük düzeyde (p=,003, r=,113) ve değer toplam puanları ile İngilizceye yönelik tutumları arasında düşük düzeyde (p=,086, r=,022) anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Bu sonuçlar söz konusu değer tercihleri ile İngilizce dersine yönelik tutum arasındaki ilişkiyi desteklemektedir.
Çevre temelli STEM eğitiminin üstün yetenekli öğrencilerin çevresel vatandaşlık, çevreye yönelik tutum ve çevresel vatandaşlık bilgi düzeylerine etkisi
Araştırmanın amacı, Çevre Temelli STEM (E-STEM) eğitiminin üstün yetenekli öğrencilerin çevresel sorumlu vatandaşlık düzeylerine, çevreye yönelik tutumuna ve çevresel vatandaşlık bilgi düzeylerine etkisini ve çevre temelli STEM eğitimi uygulama sürecine yönelik düşüncelerini belirlemektir. Araştırmada hem nicel hem nitel yöntemlerin bir arada kullanılmasına olanak sağlayan karma yöntemlerden biri olan iç içe geçmiş desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda, ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desenden yararlanılmış, nitel boyutunda ise durum çalışması gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunun çalışma grubunu İstanbul'un Zeytinburnu ilçesinde bulunan bir Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM)'ne devam eden 10 deney, 15 kontrol olmak üzere toplam 25 ortaokul öğrencisi oluşturken, nitel katılımcılarını deney grubunda yer alan 10 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada nicel veriler ilköğretim öğrencileri için çevresel sorumlu vatandaş davranışları ölçeği, ilköğretim öğrencileri için çevresel tutum ölçeği ve çevresel vatandaşlık bilgi testi ile elde edilmiş, nitel veriler ise gözlem formları ve görüşme formları ile aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen nicel verilerin analizinde bağımsız gruplar t-testi, nitel verilerin analizinde ise içerik analizi tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın nicel bulgularında çevresel sorumlu vatandaş davranışları, çevresel tutum ve çevresel vatandaşlık bilgi puan ortalamaları açısından deney grubu lehine anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın nitel bulgularında; Çevre Temelli STEM Eğitiminin öğrencilerin çevreye yönelik farkındalıklarını artırdığı, çevre eğitimini desteklediği, çevre eğitimini eğlenceli hale getirdiği ve ürün oluşturma açısından faydalı olduğu yönünde görüşler ortaya çıkmıştır. Katılımcılar üstün yetenekli bireylerin diğer insanlardan farklı olarak çevreye yönelik bilinçli ve duyarlı olma, tasarruflu olma ve insanları uyarma konularında çevreye karşı sorumluluğunun olduğunu ifade etmişlerdir. BİLSEM'de çevre ile ilgili atölye artırımı, projelere destek verilmesi ve disiplinlerarası yaklaşımın benimsenmesi gerekliliği gibi önerilerde bulunulurken, bazı öğrenciler BİLSEM'lerde çevre eğitiminin içerik ve ders sayısı açısından yeterli olduğunu vurgulamışlardır. Araştırma sonuçları bağlamında önerilerde bulunulmuştur.
Sosyal bilgiler lisans programının öğretmen adaylarının afet bilincine katkısı
Bu araştırmanın amacı, Sosyal Bilgiler Öğretmenliği lisans programının öğretmen adaylarının afet bilinci düzeyine olan katkısını ortaya koymaktır. Bu bağlamda, öğretmen adaylarının lisans sürecinde edindikleri bilgi ve deneyimlerin afet bilinci gelişimine olan etkisi araştırılmıştır. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden temel nitel araştırma deseni ile yürütülmüştür. Çalışma grubu, Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği lisans programında öğrenim gören 10 son sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Görüşmelerde veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmen adaylarının afet bilincine ilişkin farkındalıklarının genel olarak olumlu düzeyde olduğu belirlenmiştir. Katılımcılar, bazı derslerin afet konusundaki bilgi düzeylerini artırmada etkili olduğunu ifade etmişlerdir. Ancak uygulamaya dönük yeterli deneyim kazanamadıkları, afet eğitiminin programda daha bütüncül ve uygulamalı biçimde yer alması gerektiği yönünde ortak görüş bildirmişlerdir. Bu doğrultuda, Sosyal Bilgiler Öğretmenliği lisans programında afet eğitiminin yalnızca teorik içeriklerle sınırlı kalmaması; uygulamalı etkinlikler, tatbikatlar ve saha çalışmalarıyla desteklenerek güçlendirilmesi önerilmektedir.
Sosyal bilgiler dersinde eğitici çizgi roman kullanımının ortaokul öğrencilerinin dijital okuryazarlık düzeylerine etkisi
Teknolojide yaşanan hızlı gelişim ve dönüşümler, dijital çağa uyum sağlayabilecek bireylerin yetiştirilmesini zorunlu kılmaktadır. Bireylerin dijital okuryazarlık becerilerini geliştirerek dijital çağa uyumlu vatandaşlar yetiştirmeyi amaçlayan Sosyal Bilgiler dersinde eğitici çizgi romanlar, soyut kavramların somutlaştırılması, öğrenme öğretme sürecinin etkili ve eğlenceli olması bakımından işlevsel bir materyal olarak kullanılmaktadır. Bu araştırmanın amacı; Sosyal Bilgiler dersinde eğitici çizgi roman kullanımının ortaokul öğrencilerinin dijital okuryazarlık düzeylerine etkisini ortaya koymaktır. Araştırmada açıklayıcı sıralı karma yöntem benimsenmiştir. Araştırmanın katılımcıları 2023-2024 öğretim yılında Eskişehir il merkezindeki bir devlet ortaokulunun 5/J ve 5/G şubelerinde öğrenim gören öğrencilerden oluşmuştur. Nicel boyutunda yarı deneysel desen kullanılan araştırmada 12 hafta süresince uygulama gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel verileri Dijital Okuryazarlık Ölçeği ile nitel verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Nicel veriler SPSS 24.0 paket program kullanılarak 2X2 ANOVA ve t-testi ile analiz edilmiştir. Nitel veriler tümevarımsal analiz ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda Sosyal Bilgiler dersinde eğitici çizgi roman kullanımının deney grubu öğrencilerinin dijital okuryazarlık düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı fark yarattığı; öğrencilerin derse ilgisini artırdığı, öğrencilere bilişsel, duyuşsal ve sosyal bağlamda olumlu katkılar sağladığı ortaya çıkmıştır. Araştırma sonunda, bulgulara dayalı olarak öneriler sunulmuştur.
Sosyal bilgiler dersinde film kesitleri kullanımıyla empati becerisinin geliştirilmesi
Bu araştırmada Sosyal Bilgiler dersinde film kesitlerinin kullanımıyla öğrencilerin empati becerilerinin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma grubunu 2021-2022 eğitim öğretim yılında İzmir Bergama Yukarıbey Ortaokulu'nda 7. Sınıf öğrencisi olan 22 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırma nitel araştırma desenlerinden eylem araştırmasına dayanmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında ölçek, öğrenci günlükleri, gözlem ve görüş formundan oluşan nicel ve nitel veri toplama araçları kullanılmıştır. Katılımcılara uygulama öncesi "KA-Sİ Empatik Eğilim Ölçeği Ergen Formu" uygulanmıştır. Araştırma süresince film kesitleriyle oluşturulmuş ve Sosyal Bilgiler dersi kazanımları ile ilişkilendirilmiş etkinlikler gerçekleştirilmiş ve ardından her bir etkinlik için katılımcılardan Empati Günlüğüm adlı formdaki soruları cevaplamaları istenmiştir. Araştırma sonunda "KA-Sİ Empatik Eğilim Ölçeği Ergen Formu" son test olarak tekrar uygulanmıştır. Uygulama sürecinde araştırmacı tarafından gözlem yapılmış, uygulama sonunda ise öğrencilerden yapılan etkinliklere dair görüşler Görüş Formu aracılığıyla alınmıştır. Toplanan nicel verilerin analizinde istatistiksel analiz yöntemleri, nitel verilerin analizinde ise betimsel analiz ve içerik analizi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizi sonucunda Sosyal Bilgiler dersinde film kesitleriyle yapılandırılmış etkinliklerin katılımcıların empati becerilerinin gelişimini olumlu yönde etkilediği, öğrencilerinse etkinliklerle ilgili büyük oranda olumlu görüş belirttikleri ortaya konmuştur.
Kapsayıcı eğitim yaklaşımıyla sosyal bilgiler öğretimi: Bir eylem araştırması
Küresel ölçekte kapsayıcı eğitime yönelik ihtiyacın her geçen gün artmasıyla birlikte uluslararası alanyazında da bu konuya yönelik çalışmaların hız kazandığı söylenebilir. Ancak gerçekleştirilen çalışmaların kapsayıcılığı daha çok engeli olan veya yabancı uyruklu öğrenciler üzerinden sınırlı bir şekilde yansıttığı gözlemlenmektedir. Diğer yandan yapılan çalışmaların kapsayıcı eğitimin mevcut durumunu tespit etmeye ve eğitimin farklı paydaşlarının algı, tutum, düşünce ve deneyimlerini betimlemeye odaklandığı görülmektedir. Bununla birlikte alanyazında bu tür çalışmalarda belirli bir doygunluğa ulaşıldığı da ifade edilebilir. Bu bağlamda araştırmanın amacı, ortaokul düzeyinde, akademik başarı ve değer gelişimini destekleyici kapsayıcı eğitim yaklaşımıyla sosyal bilgiler öğretimini tasarlamak, uygulamak ve değerlendirmektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada, kapsayıcı eğitim yaklaşımıyla gerçekleştirilen sosyal bilgiler öğretiminin öğrencilerin akademik başarı ve değer kazanımına etkisi, bununla birlikte yaklaşımın iletişim ve sınıf iklimine etkisi de incelenmiştir. Araştırmada eleştirel teoriye dayalı eleştirel eylem araştırması modeli benimsenmiştir. Araştırmada veriler uygulama öncesi, süreci ve sonrası olmak üzere üç aşamada akademik başarı testi, video kayıtları, gözlemler, görüşmeler, günlükler, ürün dosyaları, dokümanlar gibi farklı veri toplama araçlarıyla elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler betimsel ve tematik içerik analizinden yararlanılarak çözümlenmiştir. Araştırmanın sonuçları, kapsayıcı eğitimin başarılı bir şekilde uygulanabileceğini ve kapsayıcı eğitim yaklaşımıyla gerçekleştirilen sosyal bilgiler derslerinde öğrencilerin elde ettikleri kazanımların süreçte verilen çabaya değer olduğunu ortaya koymaktadır.
Çocuklar için felsefe (p4c) bağlamında Cartoon Network çizgi filmlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı çocuklar için felsefe(P4C) bağlamında Cartoon Network çizgi filmlerinin incelenmesidir. Araştırma nitel durum çalışması olarak desenlenmiştir. Cartoon Network Türkiye kanalının resmi Youtube hesabında en yüksek izlenme oranlarına sahip olan Gumball, Ben 10 ve Kral Şakir çizgi filmlerinin beş bölümü söylem analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırma verilerinin değerlendirilmesinde UNESCO'nun (2007) belirlediği çocuklar için felsefe (P4C) amaçlarından bağımsız düşünme, iyi vatandaş olma, kişisel gelişim, dil ve tartışma becerilerini geliştirme, felsefeyi kavramsallaştırma temalarının yanı sıra eleştirel ve yaratıcı düşünme becerilerinin geliştirilmesi temalarından faydalanılmıştır. Ayrıca araştırma kapsamında çizgi filmlerin ve çocuklar için felsefe (P4C) yaklaşımının tarihsel gelişimi sunulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre Gumball, Ben 10 ve Kral Şakir çizgi filmlerinde genel olarak toplumsal cinsiyet, yaşlılık, doktor-hasta, öğretmen-öğrenci, çevre, çalışma, Apollonik-Diyonizyak, yabancı karşıtlığı söylemleri yer almaktadır. Çizgi filmlerde yer alan görsellik unsurları çocuklar için felsefe (P4C) etkinliklerinde öğretim materyali olarak kullanılabilir. İşitsel unsurlar genellikle görsellere eşlik edecek biçimde bağlamla uyum göstermektedir. Sonuç olarak incelenen çizgi filmlerin çocuklar için felsefe (P4C) etkinliklerinde kullanılmaya uygun olduğu görülmektedir
Feridun Oral'ın çocuk kitaplarının çocuk edebiyatı yönünden incelenmesi
Feridun Oral yazdığı ve çizdiği kitapları ile tanınan, ressamlığı ile de ön plana çıkan önemli bir çocuk edebiyatı yazarıdır. Bu araştırma, çok yönlü sanatçı kişiliği olan Feridun Oral'ın hem yazıp hem de çizdiği kitapların çocuk okura uygunluğunu, çocuk edebiyatının nitelikleri açısından incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, öykünün hem yazarı hem de çizeri olan Oral'ın kitaplarını, geliştirilen kitap değerlendirme formuyla çocuk edebiyatına ve çocuk okura uygunluk açısından değerlendirmektedir. Araştırmaya konu olan kitaplar, Feridun Oral'ın 1993-2024 yılları arasında hem yazıp hem de çizdiği Türkçe çocuk kitaplarıdır. Yazarın sadece çizdiği, yetişkinler için yazdığı ve başka dilde olan kitapları incelemeye dâhil edilmemiştir. Araştırmada alanyazın taraması yapılarak biçim, içerik, dil ve anlatım ile resimler ana başlıkları ile kapsamlı bir kitap değerlendirme formu geliştirilmiştir. Formda kitapların taşıması gereken nitelikler maddeler halinde sorulmuş ve "evet" ya da "hayır" cevabı verecek şekilde kodlanmıştır. Oluşturulan her bir madde ile ilgili açıklama eklenmiştir. Geliştirilen 92 maddelik form, uzman görüşleri de alınarak incelmeye konu olan 22 kitabın değerlendirilmesinde kullanılmıştır. Her kitap için maddeye yönelik yapılan tespitle ilgili açıklama tabloya aktarılmıştır. Araştırmada, Feridun Oral'ın hem yazıp hem çizdiği 22 çocuk kitabının, çocuk edebiyatının taşıması gereken nitelikleri, biçim açısından %84,83, içerik açısından %87,55, dil ve anlatım açısından % 71,94, resimler açısından %86,84 oranında taşıdığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu da Oral'ın kitaplarının çocuk okura genel olarak uygun olduğunu ortaya koymuştur. Bu çalışmada oluşturulan kitap değerlendirme formu ile çocuk kitaplarının taşıması gereken nitelikler ortaya konulmuştur. Kitapları basmadan önce incelemek için yayınevlerinin, çocuk okur için kitap seçiminde ya da önerisinde bulunan öğretmen ve ebeveynlerin formdan faydalanması önerilmektedir.
Ortaokul 8. sınıf Türkçe derslerinde hoşgörü değerinin kazandırılması
Hoşgörü denildiğinde akla ilk gelenlerden biri hiç şüphesiz Mevlâna Celâleddin-i Rûmî'dir. Tasavvufçu, ilahiyatçı ve sufi bir mistik şair olarak bilinir. Türk edebiyatında önemli bir yere sahip olan Mevlâna; Mesnevi, Divan-ı Kebir, Mecalis'i Seb'a, Mektubat ve Fih-i Ma-fih eserlerini kaleme almıştır. Özellikle Mesnevi adlı eseri didaktik olması sebebiyle okuyucularına öğütler vermektedir. Bu eserde değer aktarımı açısından oldukça önemlidir. Değerlerin aktarımında eserlerin kullanılması olumlu sonuçlara ulaşılmasını sağlamaktadır. Bu çalışmada amaç, Mesnevi'nin öğrencilerin hoşgörü eğilimlerini olumlu etkileyip etkilemediğini ortaya koymaktır. Bu amaçla 8. sınıf öğrencilerinden yirmişer kişiden oluşan deney ve kontrol grupları belirlenmiş, her ikisine Taş (2018) tarafından oluşturulan hoşgörü tutum ölçeği ön test olarak uygulanmıştır. Ardından deney grubuna Mesnevi'den hoşgörüyle ilgili 8 adet hikâye haftada bir olmak üzere okunmuş, haftalık olarak bu hikâyeler üzerine öğrenciler konuşturularak düşünceleri alınmıştır. Kontrol grubunda süreç içerisinde herhangi bir uygulama yapılmamıştır. 8 haftanın sonunda her iki gruba da hoşgörü tutum ölçeği yeniden uygulanmış, deney grubu öğrencilerinin hoşgörü puanlarında pozitif yönlü anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Kontrol grubunda anlamlı bir fark bulunamamıştır. Bu durum Mevlâna'nın Mesnevisinde yer alan hoşgörüyle ilgili hikâyelerin hoşgörü değerinin öğrencilere ortaokullarda kazandırılması noktasında katkı sağlayacağını akıllara getirmektedir. Sadece Mesnevi eseri değil Türk edebiyatında değerler eğitimi adına kullanılabilecek fazlasıyla eser mevcuttur. Ayrıca farklı disiplinlerde de benzer eserlerin etkinliği düzenlenip sonuçları araştırmak faydalı olacaktır.
Çocuk tiyatro oyunlarının Sosyal Bilgiler dersi öğrenme alanları bağlamında incelenmesi
İnsanlık tarihi ile birlikte başlayan tiyatro, sadece sanatsal işlevi ile değil, eğitici işlevi ile de ön plandadır. Estetik hazzın yanı sıra insanlara başka insanların bulundukları durumlar üzerinden eğitici dersler verebilmektedir. Toplumun aynası olarak tabir edilen tiyatro, yine topluma iyi ve sorumlu vatandaşlar yetiştirmeyi amaçlayan Sosyal Bilgiler dersi ile yakından ilişkilidir. Ancak literatür araştırıldığında Sosyal Bilgiler eğitiminde tiyatro kullanımına dair çalışmaların oldukça sınırlı olduğu görülmektedir. Bu çalışmada yerli çocuk tiyatro oyunlarının sosyal bilgiler dersi öğrenme alanları bağlamında incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada doküman incelemesi yöntemi ile elde edilen veriler, içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırmada 2023 yılı güncel kütüphane listesinde yer alan 303 adet yerli çocuk oyunundan, 169 adet yerli çocuk oyununa ulaşılmıştır. İncelenen yerli çocuk tiyatro oyunlarından 35 tanesi Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programında yer alan öğrenme alanları kazanımları ile doğrudan ilişkilendirilmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda, Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programında yer alan öğrenme alanları ile ilişkilendirilebilen çocuk tiyatro oyunlarının Sosyal Bilgiler eğitiminde kullanılabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın sonuçları doğrultusunda sosyal bilgiler eğitiminde çocuk tiyatro oyunlarının aktif şekilde kullanılmasına yönelik önerilerde bulunulmuştur. İlişkilendirilen bu yerli çocuk oyunları Sosyal Bilgiler eğitiminde uygulamalı olarak kullanılabilir ve öğrenci başarısına etkisi incelenebilir. Ayrıca başka şehirlerdeki devlet tiyatroları kütüphanelerinde bulunan yerli çocuk oyunlarının incelenmesine ve doğrudan Sosyal Bilgiler öğretiminde kullanılabilecek çocuk oyunlarının yazılmasına yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Tiyatro, Sosyal Bilgiler, Öğrenme Alanları, Çocuk Tiyatrosu Oyunları
Sosyal bilgiler eğitiminde sosyal medyanın yeri ve etkisi
21. yüzyılda bilim, teknoloji, ekonomi, eğitim ve kültür gibi alanlardaki hızlı değişimler, bireylerin yeniliklere açık olmalarını ve yaşam boyu öğrenme becerilerini geliştirmelerini zorunlu hale getirmektedir. Bu durum, toplumların gelecekteki başarıları açısından kritik öneme sahip bir dönüşümü işaret etmektedir. Özellikle eğitimi de etkileyen bu dönüşüm, öğretmenlerin ve okulların rollerini yeniden şekillendirmekte, eğitim süreçlerine yeni yaklaşımlar ve yöntemler entegrasyonunu gerektirmektedir. Okullar, bireyleri yalnızca akademik anlamda değil, aynı zamanda toplumsal ve kültürel bağlamda da yetiştirme sorumluluğuna sahiptir. Bu nedenle öğretmenler, öğrencilerini yalnızca bilgiye dayalı becerilerle donatmakla kalmayıp, aynı zamanda onların yeniliklere açık, eleştirel düşünen ve toplumlarına bilinçli bir şekilde katılım sağlayabilen bireyler olarak yetişmelerini sağlamalıdırlar. Öğretmenlerin de yaşa dayalı değişimlere ve teknolojik yeniliklere uyum sağlayabilen, öğrenmeyi öğrenebilen bireyler olmaları beklenmektedir. Sosyal bilgiler eğitimi, bu sürecin önemli bir parçası olarak karşımıza çıkmaktadır. Çünkü sosyal medya ve dijital teknolojilerin eğitimdeki rolü, öğrencilerin toplumsal olaylara dair farkındalıklarını artırmakta ve eleştirel düşünme ile bilinçli katılım becerilerinin gelişmesini sağlamaktadır. Sosyal medyanın eğitimde etkin bir şekilde kullanımı, öğretim yöntemlerinin dönüşümünü zorunlu hale getirmekte, bu da öğretmenlerin dijital okuryazarlıklarını güçlendirmelerini ve aynı zamanda dijital araçları etkili bir biçimde eğitim süreçlerine dahil etmelerini gerektirmektedir. Sosyal bilgiler eğitimi, bu dönüşümün teşvik edici unsuru haline gelmektedir. Öğrencilerin dijital platformlarda yer alan bilgileri doğru bir şekilde analiz etmeleri, doğruluğunu sorgulamaları ve aynı zamanda kendi toplumsal sorumluluklarını daha etkin bir biçimde yerine getirebilmeleri için sosyal medyanın etkili kullanımı gereklidir. Bu nedenle, eğitimdeki bu dönüşüm, bireylerin toplumsal olaylara daha duyarlı, bilinçli ve sorumlu bir şekilde yaklaşmalarını sağlamakta önemli bir işlev üstlenmektedir. Bu çalışmanın amacı, sosyal bilgiler eğitiminde sosyal medyanın yeri ve etkisinin incelenmesidir.
Sosyal bilgilerde ters yüz öğrenme yaklaşımının öğrencilerin problem çözme becerisine etkisi ve ters yüz öğrenme yaklaşımına ilişkin öğrencilerin görüşleri
Bu yüksek lisans tezi çalışmasının amacı sosyal bilgiler dersinde ters yüz öğrenme modelinin öğrencilerin problem çözme becerisine etkisini incelemektir. Araştırmada karma yöntem deseni kullanılmış, nicel veriler problem çözme becerisini Problem Çözme Becerisine Güven, Öz denetim ve Kaçınma alt boyutlarında ele alan Çocuklar için Problem Çözme Envanteri (ÇPÇE) aracılığıyla toplanmıştır. Nitel veriler ise Öğrenci Günlük Formları ile elde edilmiştir. Çalışma 2024-2025 Eğitim Öğretim yılında Sinop ili Boyabat ilçesindeki bir devlet okulunda 6.sınıfta öğrenim görmekte olan 36 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Akademik başarı, sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik seviyeler bakımından birbirine çok yakın olan iki sınıftan biri deney grubu (18 öğrenci) diğeri kontrol grubu (18 öğrenci) olarak belirlenmiştir. Beş hafta süren uygulama sürecinde deney grubu öğrencileri araştırmacı-öğretmen tarafından hazırlanan video ders içeriklerini ders öncesinde izlemişler ve sınıf içi zamanlarını öğrenci merkezli problem çözme etkinlikleri ile geçirmişlerdir. Kontrol grubunda süreç boyunca geleneksel öğretim yöntemi uygulanmaya devam edilmiştir. Her iki gruba uygulamanın başında ve sonunda ön test – son test olarak ÇPÇE uygulanmıştır. Elde edilen nicel verilerin analizi SPSS 27 programı ile yapılmış; problem çözme becerisinin normal dağılım gösteren alt boyutlarında Bağımsız Gruplar T-testi ve Bağımlı Gruplar T-testi, normal dağılım göstermeyen alt boyutlarında Wilcoxon testi ve Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda Problem Çözme Becerisine Güven alt boyutunda deney grubu son test puanlarının kontrol grubu son test puanlarına göre anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p<.05). Öz denetim ve Kaçınma alt boyutlarında ise anlamla fark gözlenmemiştir. Ayrıca nitel verilerin analizi sonucunda öğrencilerin büyük çoğunluğunun problem çözme etkinliklerinin problem çözme becerilerini geliştirdiğine dair görüşlere sahip oldukları ortaya koyulmuştur.
Ortaokul öğrencilerinin mekânsal okuryazarlıklarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ortaokul sekizinci sınıf öğrencilerinin mekânsal okuryazarlık düzeylerini belirlemek, bu düzeylerin yerleşim yeri, akademik başarı, cinsiyet, anne-baba mesleği ve eğitim durumu gibi değişkenler doğrultusunda nasıl farklılaştığını ortaya koymak ve öğrencilerin mekânsal okuryazarlık becerilerini günlük yaşam bağlamında nasıl kullandıklarına ilişkin derinlemesine bir değerlendirme sunmaktır. Bu kapsamda araştırma karma yöntem yaklaşımlarından nitel ile nicel verilerin aynı anda toplanmasına, incelenmesine ve birlikte tartışılmasına olanak veren yakınsak paralel desen çerçevesinde yürütülmüştür. Nicel veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen ve geçerlik-güvenirlik çalışmaları tamamlanan Mekânsal Okuryazarlık Ölçeği aracılığıyla; nitel veriler ise yine araştırmacı tarafından geliştirilen Mekânsal Okuryazarlık Beceri Değerlendirme Formu ile elde edilmiştir. Araştırmanın nicel örneklemini tabakalı örnekleme yöntemiyle belirlenen ve Antalya ilinde öğrenim gören 347 öğrenci; nitel örneklemini ise yine Antalya ilinde öğrenim gören ve uygun örnekleme yöntemiyle seçilen 25 öğrenci oluşturmaktadır. Nicel veri analiz sürecinde betimsel istatistikler ve parametrik testler uygulanmış; analizlerde R ve JASP programlarından yararlanılmıştır. Nitel veriler ise MAXQDA 2024 programı aracılığıyla içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Elde edilen nicel bulgular, öğrencilerin genel olarak yüksek düzeyde mekânsal okuryazarlık becerilerine sahip olduklarını ortaya koymuştur. Bu kapsamda, özellikle "mekânsal farkındalık" ve "zihinsel döndürme" alt boyutlarında öğrencilerin yüksek başarı gösterdikleri belirlenmiştir. Sonuçlar, öğrencilerin çevresel ögeleri tanıma, yönelme ve zihinsel harita oluşturma gibi becerilerde güçlü performans sergilediklerine işaret etmektedir. Buna karşın, "harita okuma" ve "mekânsal ilişkileri anlama" gibi teknik bilgi ve sembolik düşünme gerektiren alanlarda öğrencilerin puanlarının görece daha düşük olduğu gözlemlenmiştir. Nicel sonuçların öğrencilerin soyut ve akademik düzeyde yapılandırılmış mekânsal bilgileri kullanma konusundaki yeterliklerinin, günlük yaşam deneyimlerine dayalı becerilere kıyasla daha az gelişmiş olduğunu şeklinde yorumlanmıştır. Nitel bulgular, nicel bulgularla anlamlı bir biçimde örtüşerek, öğrencilerin yaşadıkları çevreye ilişkin özgün, yerel ve bağlamsal örnekler verebildiklerini ortaya koymuştur. Öğrencilerin çizdikleri krokilerde yaşadıkları çevreyi belirgin simgesel yapılar, doğal unsurlar ve kültürel varlıklarla temsil ettikleri; ayrıca bu temsillerde yön, mesafe ve ilişkisel konum gibi mekânsal öğelere de yer verdikleri görülmüştür. Öğrencilerin bu becerilerinde bireysel deneyimlerin, yaşadıkları yerin mekânsal çeşitliliğinin ve çevresel uyarıcıların etkili olduğu değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçları, öğrencilerin mekânsal okuryazarlık düzeylerinin yalnızca bireysel bilişsel yeterliklerle değil; aynı zamanda yaşadıkları çevre, sosyoekonomik durum ve eğitimsel deneyimlerle şekillendiğini göstermektedir. Bu doğrultuda, öğretim programlarında yer alan mekânsal okuryazarlık bileşenlerinin daha sistematik ve uygulamaya dönük biçimde yapılandırılması, özellikle harita okuma, konum belirleme, yön tayini, ölçek hesaplama ve grafik yorumlama gibi alt becerilerin, görsel materyaller, etkileşimli dijital araçlar ve saha temelli etkinliklerle pekiştirilmesi önerilmektedir.
TÜBİTAK tarafından yayınlanan Meraklı Minik çocuk dergisinin sosyal bilgiler dersinde kullanılabilirliğinin incelenmesi
Yapılandırmacı eğitim yaklaşımlarının benimsendiği günümüzde, çocukların öğrenme süreçlerine aktif katılımını destekleyen materyallere duyulan ihtiyaç giderek artmaktadır. Güncel çocuk dergileri, eğlenceli içeriklerinin yanı sıra çocukların bilişsel, sosyal ve duyuşsal gelişimlerine katkı sunan önemli eğitim materyalleri arasında değerlendirilmektedir. Bu tez çalışması, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından yayımlanan Meraklı Minik adlı güncel çocuk dergisinin, sosyal bilgiler öğretiminde etkili bir şekilde kullanılabilirliğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda dergi, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanan 2023 Sosyal Bilgiler Öğretim Programı temel alınarak incelenmiş; araştırma yedi temel basamakta yürütülmüştür. Nitel bir araştırma olan bu çalışmada doküman incelemesi yöntemi kullanılmış; elde edilen veriler betimsel analiz tekniğiyle değerlendirilmiştir. Meraklı Minik dergisi öncelikle öğretim ilkeleri açısından değerlendirilmiş ve içeriklerinin bu ilkelerle uyumlu olduğu tespit edilmiştir.Ardından düşünme becerileri, kök değerler, yetkinlikler ve değerler yönünden analiz edilmiş ve bu alanları desteklediği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmanın son aşamasında ise derginin, 2023 Sosyal Bilgiler Öğretim Programı'nda yer alan 4. ve 5. sınıf öğretim alanları ile kazanımlarla olan ilişkisi değerlendirilmiştir. Bu kapsamda, derginin eğitim materyali olarak programa ne ölçüde uyum sağladığı, öğretim sürecinde etkili bir araç olup olamayacağı görsel verilerle desteklenerek incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda Meraklı Minik dergisinin programla büyük ölçüde paralel olduğu ve eğitim sürecinde etkili bir materyal olarak kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.
Dijital çağda ebeveynlik: Yapay zekâ tutumları, dijital ebeveynlik yeterlikleri ve dil gelişimi desteği arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Bu tez çalışmasının amacı, ortaokul öğrencilerinin ebeveynlerinin dijital ebeveynlik becerilerinin ve yapay zekâya yönelik tutumlarının çocuklarının dil becerilerini geliştirmelerine etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda, çalışmada hem ebeveynlerin dijital ebeveynlik öz yeterliklerini hem de yapay zekâ teknolojisine dair tutumlarını belirleyerek, bu faktörlerin çocukların dil becerilerinin gelişimine etkisini açıklamak hedeflenmektedir. Çalışma nicel araştırma desenlerinden ilişkisel tarama modelinin alt türlerinden olan korelasyonel araştırma ve nedensel-karşılaştırmalı araştırma modelleri birlikte kullanılarak oluşturulmuştur. Türkiye genelinde 5, 6, 7 ve 8. sınıfa devam eden öğrencilerin anne babalarından oluşan 438 kişilik bir örneklemden veri toplanmış, geçerli 416 veri ise analiz edilmiştir. Verileri toplama sürecinde araç olarak katılımcıların kişisel özelliklerini belirlemek adına Demografik Bilgi Formu, ebeveynlerin dijital becerilerinin düzeyini belirlemek için Dijital Ebeveynlik Özyeterlik Ölçeği, yapay zekâya dair tutumlarını anlamak için Yapay Zekâya Yönelik Tutum Ölçeği ve Dil Becerisinde Ebeveyn Desteği Ölçeği kullanılmıştır. Bu ölçeklerin güvenirlik ve geçerlik testleri yapılmış ve ölçeklerin tamamının yüksek güvenirlik düzeyinde oldukları tespit edilmiştir. Veriler Google Form aracılığıyla toplanmış ve SPPS 26 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Ayrıca ölçek puanları arasındaki ilişkilerin incelenmesi için de Pearson korelasyon yöntemi kullanılmıştır. İkiden fazla kategorisi olan değişkenler için ise ANOVA yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda katılımcıların çoğunluğunun kadın olduğu ve 30-50 yaş aralığında yer aldığı tespit edilmiştir. Katılımcıların dijital ebeveynlik öz yeterliği ile yapay zekâya yönelik tutumları arasında zayıf düzeyde, dijital ebeveynlik özyeterliği ile dil becerisinin gelişiminde ebeveyn desteği arasında ise orta düzeyde pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Buna karşı, ebeveynlerin yapay zekâ teknolojisine yönelik tutumları ile dil becerisinin gelişiminde ebeveyn desteği arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığı tespit edilmiştir. Çoklu regresyon analizi sonuçları doğrultusunda ise, dijital ebeveynlik öz yeterlik becerileri, çocukların dil becerilerinin gelişimini desteklemede anlamlı bir etken olarak öne çıkarken; yapay zekâ teknolojisine yönelik tutumun bu doğrultuda anlamlı bir etkisi olmadığı tespit edilmiştir. Demografik değişkenler açısından yapılan analizlerde; erkek katılımcıların yapay zekâya yönelik tutumlarının kadın katılımcılara göre daha olumlu olduğu, yüksek eğitim düzeyine sahip anne babaların ise hem yapay zekâya yönelik tutumlarının hem de dil becerilerinin gelişimine destek düzeylerinin daha yüksek olduğu ortaya konulmuştur. Ayrıca, yapay zekâ uygulamalarını günlük yaşamlarında sıkça kullanan ebeveynlerin dijital becerilerine dair öz yeterliklerinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular, ebeveynlerin dijital yeterliklerinin geliştirilmesinin çocukların dil becerilerinin gelişimine pozitif bir katkı sağladığını, yapay zekâ teknolojisine dair olumlu tutumun ise tek başına yeterli olmadığını tespit edilmiştir. Bu açıdan, ebeveynlerin dijital öz yeterlik becerilerini geliştirecek eğitim programlarının planlanması, yapay zekâ teknolojisinin dil becerileri özelinde kullanılması için teşvik edilmesi ve dijital ebeveynlik etkinliklerinin desteklenmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Dijital Ebeveynlik, dijital yeterlik, yapay zekâ, dil becerileri
Ortaokul sosyal bilgiler dersi öğretiminde aktif öğrenme yaklaşımlarının kullanılması: Bir eylem araştırması
Sosyal bilgiler dersi öğretim programında yer alan doğal ve beşerî çevre ile doğal afetler öğrenme çıktıları ve süreç bileşenlerinin öğrenciler tarafından edinilmesinde zorluklarla karşılaşılabilmektedir. Bu araştırmada, aktif öğrenme yaklaşımları ile hazırlanmış eylem planları ile söz konusu öğrenme çıktıları ve süreç bileşenlerini öğrencilere edindirmek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda çalışmada eylem araştırması metodolojisi kullanılmıştır. Eylem araştırması, pratik, uyarlanabilir ve katılımcı doğası nedeniyle seçilmiş ve araştırmacının eğitim uygulamalarını eşzamanlı olarak uygulamasına ve değerlendirmesine olanak sağlamıştır. Araştırma, Kocaeli, İzmit'te bir devlet okulunda kolay ulaşılabilir örnekleme yoluyla seçilen, 5. sınıfta (5-A) öğrenim gören 32 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Uygulama, dört hafta boyunca her biri yeni 2024-2025 sosyal bilgiler dersi öğretim programı ile uyumlu aktif öğrenme yaklaşımını içeren dört eylem planından oluşmaktadır. Veriler eylem araştırmasının doğası gereği uygulama ile eş zamanlı toplanmış, bu süreçte video kayıtları ile dersler kaydedilmiştir. Verilerin toplanmasında yapılandırılmamış gözlem formu (video kayıtları), öğretmen günlükleri formu, çalışma kağıtları, yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Ayrıca uygulama sürecinde öğrenciler iş birliğine dayalı ve uygulamalı etkinliklere aktif olarak katılarak şiirler, maketler, afişler, kompozisyonlar ve resimler gibi çeşitli çıktılar üretmişlerdir. Toplanan veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucu aktif öğrenme yaklaşımının bir eylem araştırması çerçevesine entegre edilmesi ile öğrencilerin çevresel değişim ve afete hazırlık konusunda daha iyi bir kavramsal anlayışa ulaştıklarını, eğlenerek kalıcı öğrenmeyi gerçekleştirdiklerini, derse katılım konusunda istek ve motivasyonlarının arttığını göstermiştir. Bu sonuçlar eğitimciler için pratik bilgiler sağlamakta ve eğitimde eylem araştırması literatürüne akademik değer katmakta, esnek öğretim planlamasının, öğretmen iş birliğinin ve sürekli düşünmenin önemini vurgulamaktadır. Gelecekteki araştırmalar ve sınıf uygulamaları için öneriler sunulmuştur.