
66
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Sağlık personelinin sağlık turizmi farkındalıklarının belirlenmesi: Çankırı ili örneği
Araştırma sağlık personellerinin sağlık turizmi farkındalık düzeylerinin belirlenmesi amacı ile yapılmıştır. Araştırmanın evreni Çankırı Devlet Hastanesi sağlık çalışanlarıdır. Araştırmada nicel yöntemlerden biri olan anket tekniği kullanılmış ve beş bölümden oluşan anket formu hazırlanmıştır. Çankırı Devlet Hastanesi görev yapan toplam 705 sağlık çalışanın tamamına ulaşılması hedeflenmiş bahar aylarında dağıtılan anket formlarından hatalı ve eksik doldurulan anket formları ile hiç doldurulmayan anket formlarını ayıklandıktan sonra 350 geçerli anket formu değerlendirmeye alınmıştır. Araştırma evreninin yaklaşık %50'sine ulaşılmıştır. Araştırma katılımcılarının doldurduğu anket formları verileri, IBM SPSS 25 paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırmaya katılanların demografik bilgileri betimsel istatistiklerle sunulurken, farklılıkların belirlenmesi için için çoklu gruplarda Tek Yönlü ANOVA Testi, ikili grupların farklılığını test etmek için Bağımsız Örneklem T Testi yapılmıştır. Farklılık çıkan grupların karşılaştırılmasında ise post hoc testlerden Tukey testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, araştırmaya katılan Çankırı Devlet Hastanesi sağlık çalışanlarının demografik özellikleri ile sağlık turizminin etkileri algı puanları arasındaki farklılığa ilişkin T-Testi ve Anova Testi sonuçlarına göre sağlık çalışanlarının demografik özelliklerinden eğitim durumu ve meslek değişkenlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Araştırmaya katılan sağlık çalışanlarının demografik özellikleri ile sağlık turizminin sorunları algı puanları arasındaki farklılığa ilişkin T-Testi ve Anova Testi sonuçlarına göre sağlık çalışanlarının demografik özelliklerinden eğitim durumu, kıdem ve meslek değişkenlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Araştırmaya katılan sağlık çalışanlarının demografik özellikleri ile kurumsal yeterlilik algı puanları arasındaki farklılığa ilişkin T-Testi ve Anova Testi sonuçlarına göre sağlık çalışanlarının demografik özelliklerinden meslek değişkeninde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Araştırmaya katılan Çankırı Devlet Hastanesi sağlık çalışanlarının demografik özellikleri ile Çankırı ilinin sağlık turizmi potansiyeli algı puanları arasındaki farklılığa ilişkin T-Testi ve Anova Testi sonuçlarına göre sağlık çalışanlarının demografik özelliklerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamamıştır.
Sağlık hizmetlerinde çevrimiçi değerlendirme sistemlerininkullanılabilirliği: Healthgrades web sitesi
Bu araştırmanın temel amacı, Healthgrades web sitesinin kullanılabilirliğini, özellikle sağlık turizmi bağlamında, ISO 9241-11 standardına göre etkililik, verimlilik ve memnuniyet boyutlarında sistematik olarak değerlendirmektir. Araştırma, karma yöntemli bir durum çalışması olarak tasarlanmıştır. Örneklemi, sağlık alanında İngilizce dil bariyerini aşmış 15 katılımcı oluşturmaktadır. Veriler, kullanılabilirlik testleri, geçmişe dönük sesli düşünme protokolü ve bir memnuniyet anketi aracılığıyla toplanmıştır. Nicel veriler betimsel istatistiklerle, nitel veriler ise içerik analiziyle çözümlenmiştir. Araştırma bulguları, Healthgrades'in "ikili bir kullanılabilirlik profili" sergilediğini göstermiştir. Katılımcılar, doktor veya hastane bulma gibi temel ve yüzeysel görevlerde yüksek etkililik ve verimlilik gösterirken, spesifik bilgi aranan derinlemesine görevlerde zorluklar yaşamışlardır. Başarı oranları, bu tür görevlerde düşüş göstermiştir. Önemli bilgilerin arama fonksiyonuyla bulunamaması, filtreleme ve sıralama seçeneklerinin eksik veya derinlerde olması, temel sorunların kaynağı olarak tespit edilmiştir. Sonuç olarak, Healthgrades platformu genel kullanıcılar için yeterli olabilirken, bilinçli kararlar vermek için detaylı bilgiye ihtiyaç duyan sağlık turistlerinin beklentilerini karşılamada bazı iyileştirmelere ihtiyaç duyduğu sonucuna varılmıştır.
Sağlık turizmi kapsamında termal oteller ve dış turizm talebinin yapısal analizi: Aydın ili örneği
Bu araştırmada sağlık turizmi kapsamında Aydın ilinde yer alan termal otellerin dış turizm talebine etki eden faktörleri ortaya koyarak yapısını belirlemek amaçlanmıştır. Nitel araştırma tekniklerine uygun olarak hazırlanan çalışmada durum çalışması yaklaşımı kullanılmıştır. Nitel veri toplama yöntemlerinden görüşme ve doküman incelemesi yöntemi kullanılarak yöntem üçgenlemesi yapılmıştır. Görüşmeler 08.04.2019 ile 10.05.2019 tarihleri arasında Aydın ilinde bulunan beş termal otelin yöneticileri ile yüz yüze gerçekleştirilmiştir. Doküman incelemesi için veriler Tripadvisor sitesinde yer alan Aydın ilindeki termal otellerde konaklayan yabancı ziyaretçilerin yorumları kullanılmıştır. Böylelikle iki farklı veri kaynağı kullanılarak veri üçgenlemesi yapılmıştır. Görüşmelerden elde edilen veriler kavramsal çerçeveye uygun olarak betimsel analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiş ve görüşme verilerinden alıntılar yapılarak okuyucuya direkt aktarılmıştır. Doküman incelemesi kısmında ise Tripadvisor sitesinden alınan yabancı ziyaretçilerin yorumları içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. İçerik analizinde öncelikle kodlar belirlenerek kategorilere ayrıldıktan sonra temalar oluşturulup elde edilen veriler sayısallaştırılmıştır. Araştırma sonucunda, Aydın ilinde, tarihi ve kültürel varlıklar ile doğal güzellikler çevresinde yer alan termal otellerin dış turizm talebinin fiyat, reel döviz kuru, uzaklık, ulaşım, konaklama ve arz kapasiteleri gibi ekonomik faktörlerden aynı zamanda psikolojik, politik ve sosyal gibi ekonomik olmayan faktörlerden de etkilendiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca termal turizmde tesisler ile ilgili fiziki değerler, gelen ziyaretçiler tarafından ilk olarak dikkate alınan hususlardandır. Dolayısıyla yapılan çalışmanın sonucunda fiziksel değerlerin geliştirilmesinin efektif, potansiyel ve marjinal dış turizm talebini dolaylı olarak pozitif yönde etkileyebilir.
Türkiye'de sağlık turistlerinin sağlık risklerini önleyici davranışlarının ve sağlık seyahati memnuniyetlerinin değerlendirilmesi
Bu çalışmada, sağlık turistlerinin sağlık risklerini önleyici davranışlarının onların sağlık seyahatinden memnuniyet durumlarına etkisini ortaya koymak amaçlanmıştır. Sağlık turizmi birçok ülke için önemli bir gelir kaynağı haline gelen ve git gide yaygınlaşan bir sektördür. Sağlık turizmi sayesinde sağlık hizmeti almak isteyen kişiler hem yaşadıkları ülkedeki hem de yurtdışındaki hekimleri, tedavi yöntemlerini, fiyatları veya sunulan hizmetlerin kalitesini karşılaştırabilmekte ve gerek fiyat gerekse kalite açısından kendilerine en uygun hizmeti seçebilmektedirler. Bu kapsamda sağlık turizmi uluslararası alanda önemli bir hizmet ihracatı olarak görülmektedir. İstanbul ilinde bulunan uluslararası sağlık turizmi yetki belgeli sağlık kuruluşlarından medikal sağlık turizmi hizmeti almış olan ve sosyal medya kanalıyla (Twitter, Instagram, Facebook, Web Siteler, Bloglar) ulaşılan uluslararası hastalar (Almanya ve Hollanda'dan gelen diaspora Türkleri) oluşturmuştur. Örneklem grubunu ise 590 uluslararası medikal turist oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama yöntemi olarak anket kullanılmıştır. Bu doğrultuda, geliştirilen anket formu online uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlar göre; sağlık turistlerinin sağlık risklerini önleyici davranışlarının, sağlık seyahatinden memnuniyetleri üzerindeki direk etkisi ileri düzeyde önemlidir ve pozitiftir (p<,001) ve sağlık turistlerinin sağlık risklerini önleyici davranışları ile sağlık seyahatinden memnuniyetleri arasındaki standardize edilmiş regresyon katsayısı 0,849'dur. Sağlık turistlerinin sağlık risklerini önleyici davranışları bir birim artarsa, sağlık seyahatinden memnuniyet de 0,849 kat artacaktır. Sonuç olarak sağlık turistlerinin sağlık risklerini önleyici davranışlarının onların sağlık seyahatinden memnuniyet durumlarını istatistiki olarak anlamlı ve pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sağlık Turizmi, Sağlık Risklerini Önleyici Davranış, Sağlık Seyahatinden Memnuniyet
Alanya'da ekolojik çevrenin medikal ve rehabilitasyon turizmi sürdürülebilirliği üzerine etkisi
İnsanlık, tarih boyunca sağlıkla ilgili olarak şifalar ararken farklı coğrafyalara tedavi amaçlı seyahatler gerçekleşmiş ve seyahat taleplerini günümüzde de artırarak devam ettirmektedir. Günümüz dünyasının hızla değişen yaşam koşulları, teknolojik değişimler, şehirleşme doğal yaşamdan uzaklaşan, giderek yalnızlaşan 21.yüzyıl bireylerinin sağlıkları üzerinde olumsuz etkilere sebep olmuştur. Tüm bu olumsuzlukların etkisinden kurtulmak, tedavi olmak, sağlıklı kalmak düşüncesi, turizm hareketi oluşturan kitlenin hızla artan bir tüketici potansiyeline dönüştürmüştür. Bu talep doğrultusunda yeni bir turizm türü olarak sağlık hizmetlerini de içeren, potansiyel kitleler için çeşitlendirilmiş ürün ve konsept arz etme gereksinimi doğmuştur. Artan bu potansiyel, değişik ülkelerde uygulanan farklı tedavi çeşitleri ile tüketici taleplerine cevap veren yüksek hacimli turizm hareketliliğine dönüşmüştür. Özellikle son yıllarda artan oranlarda gelişimini sürdüren sağlık turizmi, hastaların ve sağlığını korumak isteyen kitlelerin yeni bir turizm şeklini ortaya çıkarmıştır. Alanya; medikal turizm, ileri yaş ve engelli turizmi, spa-wellness turizmi, rehabilitasyon alanlarında yüksek bir potansiyele sahip turistik alanlardan birisidir. Özellikle ulaşım kolaylığı, konaklama ve personel altyapısı, özel ve kamu hastaneleri ile sağlık turizmi amaçlı seyahat edenler turistler için çok elverişli bir bölge oluşturmaktadır. Çalışma alanı olarak belirlediğim Antalya'nın Alanya ilçesi; on iki ay süren uygun iklim koşulları, bölge olarak yüksek kapasitedeki konaklama ürünleri, yabancı lisan bilen yeterli sayıdaki uzman turizm personeli ile Türkiye'deki sağlık turizminin gelişimine katkı sağlayacaktır. Havayolu ulaşımının kolaylığı ve farklı ülkelerden erişilebilirliği hedef pazarların tercih etmesinde etkili olacaktır. v Bu çalışma ile Alanya'nın ekolojik yapısına bağlı olarak sağlık turizmi potansiyeli, medikal ve rehabilitasyon turizmi sürdürülebilirliği araştırılmıştır. Bu amaçla Alanya'ya seyahat eden turistler ve kısa süreli Alanya bölgesinde kendilerine ait ikamet alanlarında kalan yabancı ülke vatandaşları ile yüz yüze, anketör ya da online olarak anketler yapılmış, yapılan anketler keşfedici araştırma metodu ile incelenmiştir
Hastanelerde bulunan sağlık turizmi birim çalışanlarının profillerini ve mesleki zorluk algılarını belirlemeye yönelik bir araştırma
Türkiye geneli 15 ilde ve illerde en az bir çalışan olmak üzere 54 çalışan ile gerçekleştirilen bu çalışmada, "Sağlık Turizmi" yapmaya yetkili yataklı sağlık tesislerindeki birim personellerinin profilleri tespit edilmiş olup meslekte karşılaştıkları zorlukların belirlenmesi üzerine e- anket yoluyla araştırma yapılmıştır. Yapılan araştırma sonucunda özellikle sağlık turizminin "Medikal Turizm" dalı üzerinde Türkiye'de var olan eksiklikler ve yapılan olumlu etkilerin devamı üzerine önerilerde bulunulmaktadır. Çalışmada, e-anket verileri "IBM SPSS Statistic 20" programında Cronbach Alpha güvenilirlik değerinin tespitinin ardından, soruların frekans ve yüzdelik değerleri belirlenmiştir. Demografik özellikler ve sorular (independent samples t-testi) bağımsız grup t-testi ve (One-Way ANOVA) Varyans Analizi testi ile analiz edilmiştir. Analiz değerleri sonucunda çok değişkenli veriler Tukey Post-Hoc testiyle değerlendirilip yorumlanmıştır.
Sağlık turizmi yönünden fizyoterapi çalışanları, öğrencilerinin algısı ve Antalya fizik tedavi rehabilitasyon birimlerinin analizi
Günümüz dünyasında insanların refah düzeylerinin artmasına paralel olarak sağlık hizmetlerinde gelişmeler yaşanmaktadır. Eski zamanlarda insanlar genellikle sadece yaşadıkları yerlerde sağlık hizmeti alırken ulaşımın da kolaylaşmasından kaynaklı sağlık hizmeti almak için farklı destinasyonlara gitmeye başlamışlardır. Buna bağlı olarak sağlık turizmi sektörü gelişmeye başlamış ve büyük bir pazar ağı oluşturduğu için de ülkeler bu sektör üzerine daha çok yoğunlaşmışlardır. Ancak ülkemizin bu pazardaki oranı yeterli düzeyde değildir. Yaptığımız çalışmada fizik tedavi ve rehabilitasyon çalışan ve öğrencilerinin sağlık turizmi algısı ve Antalya'daki fizik tedavi merkezlerinin sağlık turizmi konusunda yeterlilik düzeyleri araştırıldı. Araştırma yapılırken iki farklı anketten yararlanıldı. Birinci ankette çalışan ve öğrencilerin demografik bilgileri ile birlikte; sağlık turizmi ile fizik tedavi bağlantısı, sağlık turizmini arttırmak için hangi alanlara yönelmek gerektiği ve Türkiye'nin turizm ve sağlık turizmi açısından durumu hakkında sorular yer almaktadır. Genel anlamda katılan kişiler sağlık turizmi hakkında bilgi sahibi olmakla birlikte ülke olarak ne yazık ki yeterince aktif çalışma yapılmadığı, Türkiye'nin bu konuda imajının pek olumlu olmadığı sonucuna ulaşıldı. İkinci ankette ise Antalya'da hizmet veren kurumların sağlık turizmi için gerekli alt yapısının olup olmadığı sorgulandı. Özellikle personel durumu, cihaz durumu ve kurumların sağlık turizmini geliştirme konusunda aktif olarak çalışma yapıp yapmadığı sorgulandı. Kurumların hem personel hem de sağlık turizmini geliştirme amaçlı çalışmalar konusunda ciddi eksikler yaşadığı anlaşıldı. Anahtar Sözcükler: Sağlık turizmi, sağlık, fizik tedavi, Antalya.
Türkiye'de sağlık çalışanlarının sağlık turizmi kapsamında hasta iletişim algıları ile sağlık hizmeti kalite algılarının incelenmesi
Turizm, turistlerin yeni yerler görmek, keşfetmek, gittiklerinde doğayı tarihsel yapıları ziyaret etmek gibi amaçlarla bulundukları yerden başka yere seyahat etmeleri olarak tanımlanmaktadır. Sonraları kavram genişletilerek hastalıkları tedaviye, iklim ve hava koşullarından yararlanarak sağlıklı doğal kaynakları ve sağlık teknolojilerinin ilerlemesinden yararlanarak sağlıklı hayatı sürdürmek için yapılan geziler de eklenmiş ve sağlık turizmi anlayışı oluşturulmuştur. Çalışmada amaç, sağlık çalışanlarının demografik ve mesleki özellikleri ile sağlık turizmi kalite ve iletişim algıları arasındaki farklılıkların sağlık turizminde önemli olan Denizli, Bursa, Antalya, Mersin, İzmir illerinde çalışan sağlık çalışanları üzerindeki etkilerini incelemektir. Veriler, sağlık çalışanlarının iletişim ve kalite algıları ile cinsiyet, meslek grubu, mesleki tecrübe, çalıştığı il, yabancı dil bilme durumları ve sağlık turizmi kapsamında aldıkları çeşitli eğitim değişkenlerine göre değerlendirilecektir. Araştırma verileri için 11 maddeden oluşan bir anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırma, araştırmacı tarafından çalışmada yer alacak sağlık çalışanlarının bireysel özellikleri ile alakalı kapalı ve açık uçlu demografik ve mesleki sorulardan meydana gelmektedir. Araştırmada www.online-anket.gen.tr sitesi aracılığıyla veri toplanmış, SPSS 24.0 paketli istatistik programına aktarılmış ve analizler yapılmıştır. Hizmet içi eğitim alan sağlık çalışanlarının almayanlara göre gerek kalite algıları gerekse iletişim algılarının daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuca bağlı olarak hastaya sunulan sağlık hizmetleri dışında faydalanabileceği diğer hizmetler konusunda verilen eğitim sağlık çalışanlarının kalite ve iletişim algılarını olumlu yönde etkileyebileceği düşünülmüştür. Anahtar Kelimeler: Algı, iletişim,, kalite, demografik, mesleki.
Tıp Fakültesi ve Turizm Fakültesi öğrencilerinin sağlık turizmi hakkındaki farkındalık düzeyleri
Modern anlamda sağlık turizmi, son dönemlerde dünya genelinde yerini ve önemini belirginleştiren bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Kalkınma ve/veya gelişme hedefi doğrultusunda arayışı olan ülkeler sektörün getirisinin farkına varmışlar ve bu alana yatırım yapmaya başlamışlardır. Bunun nedeni, özellikle Covid-19 gibi dünyayı etkisi altına alan ve ekonomileri ciddi şekilde sarsan etkenlerin, sağlık altyapısının ve güçlü ülke ekonomisi için yatırım yapılan sektörleri çeşitlendirmenin ne kadar önemli olduğunu göstermesidir. Türkiye de bu alanda küresel bir oyuncu olmak amacıyla reel adımlar atan ülkelerden biridir. Ancak yapılan çalışmalar henüz yeterli ve istenilen düzeyde değildir. Bu çalışmada, tıp fakültesi ve turizm fakültesi öğrencilerinin sağlık turizmi hakkındaki farkındalık düzeylerini belirlemek amaçlanmıştır. Evreni, bünyesinde tıp fakültesi ve turizm fakültesi bulunan üniversitelerden oluşturulan çalışma, çevrimiçi ortamda hedef kitleye sunulmuş ve ankete katılan 487 kişinin yanıtları baz alınarak yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak kullanılan anket iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; araştırmacı tarafından çalışmada yer alacak öğrencilerin kişisel bilgi dağılımlarının belirlenmesine yönelik demografik sorular ve ikinci bölümde katılımcıların sağlık turizmi farkındalıklarını ölçmeye yönelik sağlık turizmi farkındalık ölçeği yer almaktadır. Çalışmada anket için belirlenen sorular dört faktöre ayrılmış (Dil-Eğitim, Sağlık Turizminin Etkileri, İmaj ve Kurumsal Yeterlilik) ve "cinsiyet, yaş, bölüm, sınıf ve yabancı dil" değişkenlerine göre analiz edilmiştir. Yapılan istatistiksel analizler sonucunda; çalışmaya katılan öğrencilerin, sağlık turizmi algılarının "sınıf" ve "yabancı dil" değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği anlaşılmıştır. "Cinsiyet" değişkenine göre "sağlık turizminin etkileri" ve "imaj" boyutunda "erkek öğrencilerin sağlık turizmi hakkındaki farkındalıklarının kadın öğrencilere göre daha yüksek olduğu", "yaş" değişkenine göre "dil-eğitim" ve "sağlık turizminin etkileri" boyutunda "28 yaş ve üzeri olan öğrencilerin sağlık turizmi hakkındaki farkındalıklarının diğer yaş gruplarındaki öğrencilere göre daha yüksek olduğu ve "bölüm" değişkenine göre "dileğitim" ve "sağlık turizminin etkileri" boyutunda "turizm fakültesi öğrencilerin sağlık turizmi hakkındaki farkındalıklarının tıp fakültesi öğrencilere göre daha yüksek olduğu" belirlenmiştir. Aynı zamanda öğrencilerin; sağlık turizmi sektörünün ülke ekonomisine olan katkısı ile birlikte sunduğu fırsat ve avantajların bilincinde olduğu, sektöre yapılan destek ve yatırımların sağlıkta kalite standartlarını yükseltmede itici güç olduğu konularında farkındalıklarının daha yüksek olduğu; bunun yanında sağlık turizmi kavramı ve türleri, alanın özellikleri, sağlanan destek ve teşvikler, uluslararası sağlık turizmi standartları, uzmanlaşmış personel, tanıtım ve pazarlama konularında daha az bilgi ve donanıma sahip oldukları sonuçlarına ulaşılmıştır. Son olarak eksik görülen yönlerle ilgili önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Sağlık, Sağlık Turizmi, Tıp Fakültesi, Turizm, Turizm Fakültesi
Antalya'nın sağlık turizmindeki yeri ve swot analizi ile değerlendirilmesi
Dünya'da gelişen teknolojinin ve değişen yaşam koşullarının etkisiyle, insanlar yeni pazar alanları arayışına girmişlerdir. Bu arayışlar sonucunda ortaya çıkan "sağlık turizmi" dünyada önemli bir konuma gelmiştir. Araştırmalar sonucunda turistik gezilere göre, ülkeye 10 kat daha fazla döviz bırakan sağlık turizmi alanı Türkiye'de de son yıllarda ön plana çıkmaya başlamıştır. Sağlık turizmi ile birlikte turistin sağlığı süreçlerinin de kurallar çerçevesinde yönetilmesi gerekir. Covid-19 süreci ülkemizi de sağlık turizmi alanında diğer ülkelerde olduğu gibi etkilemiştir. Covid-19, 2020 yılının mart ayında Türkiye'de bir kişide görülmüş, bundan sonra da hayat; eğitim, sosyal faaliyetler, çalışma hayatı ve diğer tüm alanlarda durma noktasına gelmiştir. Sınırların kapatılması ile de birçok ülkede turizm faaliyeti durmuş, bu durumdan turizmin alt kolu olan sağlık turizmi de tüm alt dalları ile birlikte etkilenmiştir. Türkiye'nin sağlık turizmi dalında önde gelen şehirleri arasında olan Antalya da, Covid-19 virüsünden en çok etkilenen şehirler arasındadır. Son yıllara bakıldığında sağlık turistinin en az geldiği yıl 2020 olmuştur. Antalya'nın 2020 yılında ağırladığı sağlık turisti sayıları Sağlık Bakanlığı verileri ile incelenmiş, SWOT analizi ile şehrin genel durumu; güçlü ve zayıf yönleri ile birlikte tehditler ve fırsatlar kapsamında değerlendirilmiştir.
Sağlık turizmi pazarlamasında sosyal medya araçlarının çok kriterli karar verme yöntemleri ile değerlendirilmesi
Günümüzde ülkeler kitle turizminin yıkıcı ve yıpratıcı etkisi sebebiyle alternatif turizm türlerine yönelmektedir. Küresel pazarda çeşitli etmenler tüketici tercihlerine etki etmekte ve taleplerini şekillendirmektedir. Bu durum ülkeleri alternatif turizm türleri arayışına sevk etmektedir. Gelişmiş ülkeler daha çok spor turizmine yönelirken, gelişmekte olan ülkeler için yükselen değer sağlık turizmi olarak öne çıkmaktadır. Gelişmiş ülkelerde sağlık hizmeti maliyetlerinin çok yüksek olması, bekleme süreleri ve sigortanın birçok sağlık hizmetini barındırmaması tüketicileri dışarıdan hizmet almaya yöneltmektedir. Gelişmekte olan ülkelerin gelişen teknoloji ve bilgi çağının getirisi olarak Avrupa standartlarında hizmet sunumu, nitelikli personel yetiştirmesi ve en önemlisi fiyat avantajı ile fark yaratmaktadır. Satın alma davranışında etkin rol oynayan bilgi paylaşımı ve şeffaflık web ortamında ülke politikalarının da desteği ile kişileri bilgilendirmekte ve dijital platformlarda sağlık kurumları ve doktorlar ile ilgili tüm sorularına yanıt bulabilmektedir. Özellikle sağlık turizm hizmetinde ilişkisel pazarlama anahtar rol oynamakta, tüketiciler sorularına ilk ağızdan cevap aramaktadır. Sağlık sektörünün hassas ve karmaşık yapısı, ilişkisel pazarlama boyutları ekseninde tüketicileri bilgilendirmekte ve bilinçlendirmektedir. Bu çalışma kapsamında sağlık turizmi tüketicileri, ilişkisel pazarlama uygulamaları kapsamında değerlendirecek ve tercihleri analiz edilecektir.
Sağlık turizmi kapsamında; nadir hastalıkların tedavisinde Türkiye'nin potansiyeli
Nadir hastalıklardan tanı alan hasta sayılarının hem ülkemizde hem de dünya genelinde gün geçtikçe artması, bu hastalıklarla mücadele eden hastaların ve yakınlarının tanı ve tedavi süreçlerinde zorlanmaları nedeniyle önceleri göz ardı edilen bu hastalıklara daha çok önem verilmesini gerektirir hale getirmiştir. Hastaların kendi ülkelerinde nadir hastalıklar tanı ve tedavi hizmetlerinin yetersiz olması durumunda başka ülkelerden bu hizmetleri talep ettikleri bilinmektedir. Ancak çoğu zaman katlanmaları gereken maliyetler, nadir hastalıkların tedavilerinin sınırlı olmasından dolayı oldukça yüksektir. Ülkemizin uzman sağlık personeline sahip olması, ileri sağlık teknolojileri ile uygun fiyatlı hizmet sağlaması özellikle medikal turizm açısından büyük avantaj yaratmaktadır. Medikal turizm faaliyetleri için sahip olunan bu avantajlara rağmen yabancı hastalara sunulan hizmetler göz ve diş tedavileri, estetik cerrahi gibi alanlarla sınırlı kalmaktadır. Ülkemizin medikal turizmden hak ettiği payı alabilmesi ve rekabet gücünü arttırabilmesi için, sınırlı bir kavram gibi görülen ancak dünya genelinde nadir hastalıklara sahip çok sayıda hastanın olduğu bir niş pazara yönelmesi gerekmektedir. Çalışmada son yıllarda sağlık turizmi faaliyetlerinde öne çıkan ülkelerin ve Türkiye'nin sunduğu hizmetlerle birlikte, nadir hastalıkların tanı ve tedavi hizmetlerine yönelik politikaları ve diğer faaliyetleri literatür taraması ile elde edilmiştir. Elde edilen bilgiler doğrultusunda ülkemizin bu alandaki potansiyeli SWOT analizi yapılarak değerlendirilmiştir. Analiz sonucunda tıp ve sağlık eğitimlerinin müfredatlarına yenilikler getirilerek genetik alanında çalışmalar yapılmasının teşvik edilmesi, hekimlerin uzmanlık alanları seçiminde genetik gibi alanlara yönelmesinin teşvik edilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Nadir hastalıklara yönelik yapılan klinik çalışmalara yeterli maddi destek sağlanması sağlanmalıdır. Sağlık turizminde hizmet sunan sağlık çalışanları, acenteler ve aracı kuruluşların nadir hastalıklarla ilgili farkındalık düzeylerinin artırılması gerekmektedir.
Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) uygulamalarına yönelik tutum ve davranışların belirlenmesi ve sağlık turizmi açısından değerlendirilmesi; Alanya örneği
Küreselleşmenin ivme kazandığı günümüzde ulaşımın kolaylaşması, insanların refah düzeylerinin yükselmesi, ülkeler arasındaki işbirliklerinin artması, sağlık hizmeti kalitesinin ve maliyetinin dünyanın farklı yerlerinde farklı düzeylerde olması sağlık turizminin önemini ve bu alana olan ilgiyi arttırmıştır. Sağlık turizmi faaliyetlerini gerçekleştiren turistler hastalık durumuna göre, tıbbi hizmetleri, kür uygulamaları, rehabilitasyon ve çeşitli geleneksel tedavi yöntemlerini kullanmayı tercih edebilirler. Yaptığımız çalışmada, sağlık turizmi kapsamında Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) uygulamalarının turizm potansiyelini değerlendirmek ve Türkiye'deki durumunu Alanya örneği üzerinden tespit etmek amaçlanmıştır. Veri toplama aracı olarak çalışmada kullanılan anket; sosyo-demografik bilgileri, GETAT'a ve sağlık turizmine yönelik bilgileri kapsayan üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde araştırmada yer alan bireylerin kişisel bilgileri ve temel sağlık bilgileri yer almaktadır. İkinci bölümde katılımcıların GETAT uygulamaları hakkındaki bilgi düzeylerini ölçmeye yönelik sorular bulunmaktadır. Üçüncü bölümde ise katılımcıların sağlık turizmi ile ilgili tecrübe ve düşüncelerine yönelik sorular yer almaktadır. Katılımcılar çoğunlukla (%43,5) GETAT uygulamalarını bildiklerini belirtseler de GETAT kullanımı konusunda aynı çoğunluğun sağlanamadığı (%62); en çok bilinen GETAT uygulamasının akupunktur, en çok kullanılan uygulamanın ise kupa uygulaması olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcıların çoğunluğu GETAT (%59,5) ve sağlık turizmi (%56,5) ile ilgili yapılan tanıtım faaliyetlerinin yeterli olmadığı yönünde fikir belirtmiştir. Çalışmamız ile ayrıca, insanların GETAT uygulamalarına bakış açıları, bu uygulamalarla ilgili bilgi düzeyleri, uygulamaları daha önce kullanmış olma durumları ve kullanmaya yönelik talep durumları belirlenmiştir.
Damlataş Mağarası'nın astım ve KOAH hastalarına speleoterapi etkisinin belirlenmesi ve sağlık turizmi açısından değerlendirilmesi
Damlataş Mağarası'nın Astım ve KOAH Hastalarına Speleoterapi Etkisinin Belirlenmesi ve Sağlık Turizmi Açısından Değerlendirilmesi Speleoterapinin solunum yolu hastalığına sahip olan bireylerde dispne şiddetini azalttığı ve yaşam kalitesini arttırdığı bilinmektedir. Bu çalışma da speleoterapi etkisi olduğu bilinen Alanya Damlataş Mağarası'nın speloeterapi etki düzeyi ve sağlık turizmi açısından önemi araştırıldı. Alanya Damlataş Mağarası'na gelip speleoterapi deneyimi yaşayan hastalar üzerinde yapılan bu araştırma, Kasım 2019-Haziran 2021 tarihleri arasında Alanya Damlataş Mağarası'na speleoterapi amacıyla gelen ve çalışmaya katılma kriterlerini taşıyan astım veya KOAH hastası 28 birey ile yüz yüze anket yöntemiyle gerçekleştirildi. Veriler Medical Research Council (MRC) Dispne Skalası, Saint George Solunum Anketi, SF-36 Yaşam Kalitesi Anketi, Beck Depresyon Anketi ve Beck Anksiyete Anketi kullanılarak toplandı. Çalışmadan elde edilen veriler IBM Statistics 25.0 paket programı yardımı ile analiz edildi. Verilerin normallik testi ve Cronbach's Alpha güvenilirlik değerinin tespitinin ardından, soruların frekans, yüzdelik, ortalama ve standart sapma değerleri belirlendi. Speleoterapi öncesi ve sonrası anlamlı fark olup olmadığını belirlemek için Wilcoxon ve Paired Sample t testi kullanıldı. Çalışma sonucunda, astım ve KOAH hastalarında speleoterapi öncesi ve sonrası karşılaştırıldığında hastalık bulgularında anlamlı bir şekilde düzelme olduğu belirlendi. Speleoterapi uygulamasının istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde katılımcıların solunumlarında düzelme sağladığı, yaşam kalitesini arttırdığı, dispne şiddeti ve anksiyete düzeyini azalttığı sonucuna varılmıştır (p<0.05). Anahtar Sözcükler: Sağlık Turizmi, Termal Turizm, Speleoterapi, Damlataş Mağarası.
Medikal turizmde oftalmolojinin bir kamu hastanesinde değerlendirilmesi: Alanya örneği
Medikal turizm Türkiye için gelişmekte olan ve her geçen gün talebin arttığı sağlık turizminin bir alt dalıdır. Medikal turistler tarafından ülkemizde en çok tercih ettikleri tedavilerde oftalmoloji bölümü ilk sıralarda yer almaktadır. Burada Türk hekimlerinin vaka sayılarının fazla olması ve tedavi sonrası başarı oranlarının yüksek olmasının yanında kaliteli sağlık hizmetlerini uzun randevu süreleri olmadan daha uygun maliyetlerde alabiliyor olmak tercihteki en büyük etkenlerdir. Çalışmada hem geleneksel turizm açısından ön planda olan hem de medikal turizm açısından gelişme gösteren Alanya ilçesi tercih edilmiştir. Çalışmada ülkemiz 2020 yılı sağlık turisti ve oftalmoloji sağlık turisti verileri ile Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden 2017-2021 yılları arası alınan sağlık turisti ve oftalmoloji sağlık turisti verileri incelenmiştir. Nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi ile veriler toplanmış, betimsel analiz ile veriler sunulmuştur. 2020 yılında 339.101 sağlık turisti ülkemizden sağlık hizmeti alırken, 21.012 sağlık turisti (%6,1) oftalmoloji bölümünden sağlık hizmeti almıştır. Oftalmoloji sağlık turistlerinin tedavi için tercih ettikleri sağlık kurumlarında özel sağlık kuruluşları ön plana çıkmaktadır. 2017-2021 yılları arasında Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sağlık turisti ve oftalmoloji sağlık turisti sayılarında her yıl artış görülmüştür. 2017 yılından 2021 yılına kadarki süreçte sağlık turistlerine; göz kapağı estetik işlemleri, refraktif cerrahi işlemleri, glokom tedavileri ve katarakt ameliyatları yapılmıştır. Oftalmoloji sağlık turistlerin ülkelerinin incelendiği verilerde her sene Rusya'nın ilk sıralarda yer aldığı görülmüştür. Alanya'nın hem geleneksel turizm hem de medikal turizm açısından avantajları değerlendirilmiş, bu konuda Alanya'nın mevcut potansiyelinin kullanılabilmesi için önerilerde bulunulmuştur.
Alanya mutfak kültürünün Akdeniz diyeti açısından incelenmesi
Akdeniz diyeti, Akdeniz'in özellikle zeytin ağacının yetişebildiği bölgelerinde yaşayan bireylerin beslenme şeklini anlatan bir terimdir.Akdeniz diyetinde yerel ve geleneksel besinlerin mevsiminde kullanımı, biyolojik çeşitliliğin varlığı, orta ila yüksek fiziksel aktivite alışkanlığı, düşük glisemik indeksli karbonhidrat, tekli doymamış yağ asitleri, diyet posası, antioksidanlar ve sebze proteinleri tüketiminin sık gerçekleştirilmesiyle öne çıkmaktadır.Tarih, tarihi mekânlar ve kültürel miras, iklim koşulları, sahip olduğu güzellikler ve konum gibi birçok açıdan Alanya, önemli bir Akdeniz şehridir. Bu nedenle Alanya mutfağının Akdeniz Diyeti ile uyum içerisinde olması beklense de bunun gerçek hayattaki karşılığının tespiti önem arz etmektedir. Bu çalışmada, "Alanya Yöresel Lezzetler" adlı eserde bulunan Alanya yöresine ait geleneksel yemek tarifleri BeBiS 8 (Beta) Tam sürüm programı kullanılarak enerji ve besin ögesi (protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral) açısından değerlendirilmekte, bu tariflerin 25-50 yaş aralığındaki erkek ve kadın bireylerin günlük gereksinimlerinin ne kadarının karşıladığı saptanmakta ve Alanya bölgesinde ilerleyen dönemlerde başta Alanya mutfağı, Akdeniz Diyeti, SlowFood akımı ve sağlık ve gastronomi turizmi olmak üzere çeşitli turizm uygulamalarıyla ve diyetetik alanıyla ilgili yapılacak yeni ve kapsamlı çalışmalarda kullanılabilecek bilgiler sunulmaktadır. Anahtar Sözcükler: Alanya, Mutfak, Diyetetik, Turizm, Kültürel Miras, Akdeniz Diyeti, Slow Food.
Pandemi sürecinde sağlık ve turizm alanlarındaki akademisyenlerin iş tatmini ve performanslarının değerlendirilmesi
Pandemi sürecinin yaşamın tüm alanlarıyla beraber çalışma yaşamını da olumsuz etkilemesi sonucu, yeni çalışma modelleri ortaya çıkmıştır. Tüm faaliyet alanlarında olduğu gibi eğitim alanı da bu süreçten etkilenmiştir. Bu araştırmanın amacı: pandemi boyunca sağlık ve turizm alanlarında çalışan akademisyenlerin iş tatmini ve performansları arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığı, yaş, cinsiyet, mesleki tecrübe, pandemi süreci boyunca serbest zamanlarında ailelerine ve sosyal aktivitelerine vakit ayırmaları ile üniversitelerdeki eğitim ve öğretim sürecinde yürütülen uzaktan eğitim faaliyetlerinin akademisyenlerin iş tatmini ve performanslarını nasıl etkilediğini nicel bir araştırma ile incelemektir. Araştırma verilerini elde etmek için anket yöntemi kullanılmış, anketler Nisan-Aralık 2021 tarihleri arasındaki dokuz aylık dönemde 400 katılımcı tarafından yanıtlanmıştır. Veriler istatistik paket programı ile güvenilirlik analizi, tanımlayıcı istatistikler, faktör analizi, t-testi, anova analizi, korelasyon analizi ve regresyon analizlerine tabi tutulmuştur. Katılımcıların performans düzeyleri 4.26 puan alırken, içsel tatmin düzeyi 3.97, dışsal tatmin düzeyi 3.74 ve genel tatmin düzeyi ise 3.86 puan almıştır. Yapılan analizler sonucunda, iş tatmin ölçeğinin performans üzerinde istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönlü bir etkiye sahip olduğu saptanmıştır. Ayrıca katılımcıların pandemi sürecinde işe gidip gelmelerinde medeni durum ve yaş faktörünün etkili olduğu bulunmuştur. İş tatmin ölçeği ve alt boyutlarında uzaktan eğitimin yüz yüze eğitimden farkı olmadığını düşünenlerin sayısının, iki eğitim modelinin birbirinden farkı olduğunu düşünenlerden daha yüksek olduğu görülmüştür. Araştırmanın sonuç kısmında uygulamaya yönelik önerilere yer verilmiştir.
Sağlık turizmi paydaşlarının sağlık turizmi potansiyel ve uygulamalarına yönelik tutum, yaklaşım ve önerileri: Alanya örneği
Yüksek lisans tezi olarak hazırlanan bu çalışma Alanya sağlık kuruluşları örneğinde sağlık turizmi alanında faaliyet gösteren kurum yöneticilerinin sağlık turizmi potansiyel ve uygulamalarına yönelik tutum, yaklaşım ve önerilerini ortaya koymak istemektedir. Ekonomik ve sosyal boyutları ile sağlık turizmi tüm dünya ile Türkiye'nin de payını artırmak istediği stratejik bir sektördür. Gerçekleşen büyüme rakamları potansiyele kıyasla yetersiz kalmaktadır. Nitel araştırma yönteminin benimsendiği bu çalışmada birincil verilerin toplanmasında yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Amaçlı örneklem tekniklerinden ölçüt örnekleme tekniği kullanılmıştır. Evreni temsil yeteneğine sahip bir örneklem seçimi için tüm paydaşlara ulaşılmaya çalışılmış ve 21 sağlık turizmi yöneticisi örnekleme dahil edilmiştir. Toplanan verilere betimsel yöntemlerle nitel analiz uygulanmıştır. Alanya'nın güneşli gün sayısının fazlalığı, dünyada turizm alanında marka şehir olması, çok miktarda yatak kapasitesi, yerleşik yabancıların çok sayıda olması, iyi yetişmiş ve dil bilen hekimler gibi sağlık turizmi potansiyelini artıracak birçok etmen bulunmaktadır. Bununla birlikte özellikle yardımcı sağlık personelinin dil konusundaki eksikliklerin giderilmesi, sağlık turizmi alanındaki yatırımların artırılması, stratejik pazarlama yönetimine öncelik verilmesi, kamu ve özel sektör iş birliğinin artırılması Alanya'yı dünyada önemli sağlık turizmi destinasyonlardan birisi haline getirecektir. Anahtar Sözcükler: Sağlık Turizmi, Paydaş Görüşleri, Alanya
Sağlık turizmi paydaşlarının sağlık turizmi potansiyel ve uygulamalarına yönelik tutum, yaklaşım ve önerileri: Alanya örneği
Yüksek lisans tezi olarak hazırlanan bu çalışma Alanya sağlık kuruluşları örneğinde sağlık turizmi alanında faaliyet gösteren kurum yöneticilerinin sağlık turizmi potansiyel ve uygulamalarına yönelik tutum, yaklaşım ve önerilerini ortaya koymak istemektedir. Ekonomik ve sosyal boyutları ile sağlık turizmi tüm dünya ile Türkiye'nin de payını artırmak istediği stratejik bir sektördür. Gerçekleşen büyüme rakamları potansiyele kıyasla yetersiz kalmaktadır. Nitel araştırma yönteminin benimsendiği bu çalışmada birincil verilerin toplanmasında yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Amaçlı örneklem tekniklerinden ölçüt örnekleme tekniği kullanılmıştır. Evreni temsil yeteneğine sahip bir örneklem seçimi için tüm paydaşlara ulaşılmaya çalışılmış ve 21 sağlık turizmi yöneticisi örnekleme dahil edilmiştir. Toplanan verilere betimsel yöntemlerle nitel analiz uygulanmıştır. Alanya'nın güneşli gün sayısının fazlalığı, dünyada turizm alanında marka şehir olması, çok miktarda yatak kapasitesi, yerleşik yabancıların çok sayıda olması, iyi yetişmiş ve dil bilen hekimler gibi sağlık turizmi potansiyelini artıracak birçok etmen bulunmaktadır. Bununla birlikte özellikle yardımcı sağlık personelinin dil konusundaki eksikliklerin giderilmesi, sağlık turizmi alanındaki yatırımların artırılması, stratejik pazarlama yönetimine öncelik verilmesi, kamu ve özel sektör iş birliğinin artırılması Alanya'yı dünyada önemli sağlık turizmi destinasyonlardan birisi haline getirecektir. Anahtar Sözcükler: Sağlık Turizmi, Paydaş Görüşleri, Alanya
Medikal turizm kapsamında obezite ameliyatı olan bireylerin beden imajı algısı, hasta memnuniyeti ve yaşam kalitesi ilişkisinin değerlendirilmesi
Obezite günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Obezite insan vücudunda noral değerlerin üzerinde, bireylerin sağlığına olumsuz yönde etki edecek seviyede yağ birikmesi olarak tanımlanabilir. Obezite kompleks, multifaktöriyel bir hastalıktır ve gelişiminde genotip ve çevre koşullarının karşılıklı etkileşimi söz konudur. Obezite tek başına çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir veya beraberinde var olan bir sağlık sorununu ağırlaştırabilir. Özellikle hipertansiyon, koroner kalp hastalığı (KKH), diabetes mellitus (tip 2) gelişimi veya bazı malignitelerin insidansında artıştan sorumlu tutulmaktadır. Ayrıca fazla kilo veya obezite osteoartrit, uyku apnesi, solunum problemleri, safra kesesi hastalıkları, hipertansiyon, diyabet, KKH, inme gibi sağlık sorunları ile ilişkili morbiditeyi artıran bir durum olarak kabul edilmektedir. Aşırı kilo aynı zamanda tüm nedenlere bağlı mortaliteyi de artıran bir durumdur. Son yıllarda obezite tedavisinde özellikle tıbbi beslenme tedavisi, davranışsal terapi tedavisi, egzersiz tedavisi ve farmakoloji tedavi ile başarıya ulaşamayanlar son olarak cerrahi tedaviyi tercih etmektedirler. Bununla birlikte cerrahi tedavi maliyetleri yüksek olduğu için bireyler bu hizmeti almak için ülkeleri dışına maliyetin daha düşük yerlere seyahat etmektedirler. Birçok sağlık sorunlarına yol açması nedeniyle önlenmesi gereken önemli bir sağlık sorunu olan obezite, aynı zamanda bireylerin yaşam kalitesini ve beden algısını da olumsuz yönde etkilemektedir. Bu gerekçe ile planladığımız araştırmanın amacı, medikal turizm kapsamında obezite ameliyatı için ülkemizi tercih eden obez bireylerin beden imajı, hasta memnuniyetleri ve yaşam kalitesi ilişkisinin değerlendirilmesidir. Araştırmanın evreni, Samsun ilinde bulunan sağlık turizmi yetki belgesine sahip özel hastanelerde 2015-2022 yılları arasında obezite ameliyatı (Slevee Gastrektomi, Gastrik Band, Gastrik Plikasyon, Roux-en Y Gastrik Bypass, Mini Gastrik Bypass, Tek Anastomozlu Gastarik Bypass, Duodenal Switch) olan 18 yaş üstü, mental yeterlilikte olan ve çalışmaya katılmayı kabul eden Türkçe ya da İngilizce bilen 329 medikal turistler oluşturmaktadır. Araştırmanın minimum örnek büyüklüğü prevalans %50 olarak ve yanılgı payı %5 ve %95 güven seviyesinde %80 güçle 178 olarak belirlendi. Araştırma veriler 4 form ile toplandı; kişisel bilgi formu, beden algısı ölçeği", yaşam kalitesi ölçeği ve hasta memnuniyet ölçeği. Veriler 01.09.2021- 31.10.2022 tarihleri arasında çevrimiçi, yüz yüze ve bırak-topla yöntemi ile toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler ve student t testi, ANOVA testi, korelasyon ve çoklu regresyon istatistik analiz yöntemleri kullanıldı. Çalışmaya katılanların %37,4'ü erkek, %62,6'sı kadın, %25,3'ü 41-50 yaş aralığındadır. Katılımcıların ameliyat öncesi BKI 40,39 ve ameliyat %35,2'si Almanya'dan gelmiştir. Katılımcıların beden imajı algısı ortalaması 129,93±24,592, yaşam kalitesi ortalaması 27,01±4,004 ve hasta memnuniyeti ortalaması 66,813±8,872'dir. Çalışma elde edilen sonuçlara göre, hasta memnuniyeti yaş, eğitim durumu, aile türü, aylık geliri, gelir durumu, egzersiz yapma durumu kronik hastalık durumu ve beden imajı algısından etkilenmektedir (p<0.05). Yaşam kalitesinin ise medeni durum, eğitim durumu, çalışma durumu, aile türü, gelir durumu, alkol kullanma, egzersiz yapma durumu beden imajı algısından etkilendiği tespit edilmiştir (p<0.05). Çalışmadan elde edilen bir diğer sonuç obezite operasyonu geçiren bireylerde beden imajı algısı ile hasta memnuniyeti ve yaşam kalitesi arasında pozitif bir korelasyon olduğudur. Bu sonuçlardan yola çıkarak obezite cerrahisi olan hastaların daha büyük bir katılım ile psikolojik faktörlerin incelenmesi önerilebilir. Anahtar Sözcükler: Medikal Turizm, Obezite Cerrahisi, Beden İmajı Algısı, Hasta Memnuniyeti, Yaşam Kalitesi
COVİD-19 pandemi öncesi, süreci ve sonrasında sağlık turizmi potansiyelinin incelenmesi: Afyonkarahisar ili örneği
Son zamanlarda, küreselleşmenin doğrudan ya da dolaylı etkileri sonucu ortaya çıkan yoğun iş yükü, stres, gerginlik ve çeşitli hastalıklar neticesinde önem kazanan sağlık kavramı, insanları en kaliteli sağlık hizmetlerini en uygun maliyetle elde edebileceği farklı ülkelerdeki sağlık destinasyonu arayışına sürüklemektedir. Uygun fiyat, sağlıkta ileri teknoloji kullanımı, alanında uzman hekimlerin varlığı, kısa bekleme süreleri, coğrafi konum, ulaşım seçenekleri, alternatif turizm olanakları, yüksek bir turist potansiyeli, nicelik ve doğal jeotermal kaynakları ile sağlık turizm çeşitlerinden biri olan medikal turizmde ön plana çıkan Türkiye, termal turizmde de iyi bir potansiyele sahiptir. Nicelik ve mineral bakımından zengin termal kaynakları bakımından Avrupa'da ve dünyada önemli bir yeri olan Türkiye'de en fazla termal kaynağa sahip olan kent Ege Bölgesi'nde yer alan Afyonkarahisar ilidir. Bu araştırmanın amacı Afyonkarahisar ilinin Covid-19 pandemi öncesi, süreci ve sonrasında sağlık turizmi potansiyelini ortaya çıkarmak ve kentin sağlık turizm alanında güçlü ve zayıf yönlerini, tehdit ve fırsatlarını ortaya koymaktır. Bu araştırmada yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak elde edilen veriler önce kodlanmış, ardından kategorilere ve temalara dönüştürülerek betimsel analiz yöntemi ile yorumlanmıştır. Ardından SWOT analizi yapılmış ve kentte sağlık turizminin güçlü ve zayıf yönleri ile tehdit ve fırsatları belirlenmiştir. Analizler sonucunda, coğrafi konum, iklim, ulaşım, sahip olduğu termal kaynaklar, farklı turizm alternatifleri, yüksek standartlara sahip konaklama tesisleri, gastronomi kenti avantajı, ilde düzenlenen uluslarası festival ve turnuvalara rağmen, Afyonkarahisar ilinin uluslararası tanınırlığının yeterli düzeyde olmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca, Covid-19 pandemi sürecinde kentte durma noktasına gelen sağlık turizminin, pandemi sonrasında ortaya çıkan deprem, savaş ve enflasyon artışı gibi çeşitli faktörlerin de etkisiyle pandemi öncesindeki durumuna henüz ulaşamadığı görülmektedir.
Sağlık çalışanlarının sağlık turizmi ile ilgili farkındalık düzeylerinin belirlenmesi ve tele tıp uygulamasının sağlık turizmi ve sağlık hizmeti sunumu açısından uygulanabilirliğinin değerlendirilmesi: Bozyazı ilçesi örneği
Sağlık turizmi kısaca, bireylerin sağlık hizmeti almak üzere bir yerden başka bir yere gitmesi olarak tanımlanabilir. Tele tıp ise genel olarak, sağlık hizmetlerinin elektronik ortam aracılığı ile uzaktan yürütülmesini sağlayan bir uygulamalar bütünüdür. Dünya genelini etkileyen Covid-19 pandemisi, pek çok alanı olduğu gibi sağlık turizmi faaliyetlerini de etkilemiştir. Sunulan hizmetlerin devamlılığını sağlamak amacıyla çeşitli önlemler alınmakla birlikte, bu dönemde mobil sağlık hizmetleri özellikle hizmet sunumu noktasında daha ön planda olmuştur. Tele tıp uygulamalarının sağlık turizmi faaliyetlerindeki sürdürülebilirliği ve sağlık çalışanlarının sağlık turizmi konusundaki farkındalıkları bu nedenlerle tez araştırmamızın konusu olmuştur. Bu kapsamda Bozyazı ilçe devlet hastanesi uygulanacak anket çalışması için örnek çalışma alanı olarak belirlenmiş ve elde edilen sonuçlar istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Anket sorularına verilen cevaplar çeşitli değişkenler yönünden analiz edilmiş ve cevaplar istatistiksel anlamlılık açısından yorumlanmıştır. Araştırma sonuçları sağlık çalışanlarının, "sağlık turizmi" kavramını "tele-tıp" kavramından daha fazla bildiklerini göstermektedir. Ayrıca yapılan çalışma ile sağlık çalışanlarının tele-tıp ile muayene sonrası kontrolleri, ön muayene hizmetlerine göre daha yararlı bulduğu sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcılar arasında, sağlık turizmi ile ilgili yeterli düzeyde tanıtım yapıldığı konusunda kararsız görüş bildirenler diğer gruplara kıyasla fazladır. Araştırma bulguları sağlık çalışanlarının yabancı dil öğrenimi konusunda yetersiz olduklarını göstermektedir. Ancak tüm bu sonuçlara karşın sağlık çalışanlarının teknolojik aygıt ve uygulamaları iyi düzeyde kullandıkları tespit edilmiştir. Bu bağlamda sağlık çalışanlarının tele tıp teknolojilerine adaptasyonlarının kısa sürede gerçekleşeceği düşünülebilir. Elde edilen veriler, erkek sağlık çalışanlarının sağlık turizmi ile ilgili farkındalık düzeylerinin kadınlara oranla daha fazla olduğunu ortaya koymaktadır. Genel anlamda lisans mezunu sağlık çalışanlarının sağlık turizmi konusundaki farkındalığı, diğer öğrenim durumunda olan sağlık çalışanlarından daha yüksektir. Sağlık çalışanlarının yaşı ve tecrübesi arttıkça sağlık turizmi farkındalığı da artmaktadır. Sağlık çalışanları tele-tıp uygulamasının sağlık turizminde kullanılmasında herhangi bir sakınca görmemektedir. Araştırmanın sonuçları, temel düzeyde bu konuda ileride yapılacak araştırmalara veri sağlayacaktır. Anahtar Sözcükler: Sağlık Turizmi, Mobil Sağlık Hizmetleri, Tele Tıp, Sağlık Çalışanları, Farkındalık.
Antalya'da sağlık turizmi yetki belgesi olan kurumlarda dijital pazarlamanın etkisi
Turizm alanında katma değeri en yüksek turizm türlerinden biri olan Sağlık Turizmine olan ilgi her geçen gün artmaktadır. İnternet teknolojilerinin yayılımıyla sağlık alanında uygulanan yeni tedavi yöntemleri hakkında sağlık turistleri anında bilgi sahibi olabilmektedir. Dijital pazarlama araçları Sağlık Turizmi yetki belgesi olan kurumlar açısından oldukça etkili bir tanıtım ve markalaşma aracı olmasından dolayı kritik bir öneme sahiptir. Bu çalışmanın amacı, dijital pazarlamanın Antalya'da Sağlık Turizmi yetki belgesi olan kurumlar üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Bu çalışma Antalya ilinin Muratpaşa ilçesine bağlı Fener mahallesinde bulunan 10 Özel Ağız ve Diş Polikliniğini kapsamaktadır. Bu çalışma doğrultusunda Antalya'da Sağlık Turizmi yetki belgesi olan kurumların web siteleri ve sosyal medya (Facebook – Instagram - Youtube) hesaplarına yönelik içerik analizi yapılmıştır. Bu çalışmanın önemi dijital pazarlamanın Antalya'da Sağlık turizmi yetki belgesi olan kurumlar üzerinde etkisi olup olmadığını belirlemeye yöneliktir. Bu kapsamda yapılan literatür taraması ve içerik analizi sonucunda, dijital pazarlamanın sağlık kurumları üzerinde etkisi olduğu tespit edilmiştir.
Antalya ilinde dental turizm belirleyicileri
Dental turizm, tatil amacıyla gidilen ülkedeki dental tedavi hizmetlerinden yararlanmak veya dental tedavi hizmetleri için başka bir ülkeye gidip tatil olanaklarından faydalanmak olarak tanımlanmaktadır (Lunt vd., 2015). Sağlık turizminin en önemli çeşitlerinden biri olarak yerini alan dental turizm, dünyada büyük bir hızla gelişimini sürdürmekte, Türkiye de sağlık turizminde olduğu gibi dental turizmde de önde gelen ülkelerden biri olma yolunda hızla ilerlemektedir. Bu araştırmanın amacı, Antalya ilini tercih eden dental turistlerin demografik özelliklerini, Antalya ilini tercih etme sebeplerini etkileyen faktörleri, tedavi sırası ve sonrası memnuniyetlerini ve sadakatlerini belirlemektir. Buna ek olarak araştırmada, Antalya ilinde hizmet veren diş hekimlerinin demografik özellikleri belirlenmiş ve demografik özelliklerinin dental turizm hakkındaki görüşlerine göre farklılıkları test edilmiştir. 311 diş hekimi ve 250 dental turist ile yapılan çalışmada elde edilen bulgular incelendiğinde, dental turizm belirleyicileri (şehir bilgisi, emniyet ve güvenlik, dental turizm destinasyon imajı, algılanan değer, dental tedavi kalitesi ve maliyet tasarrufu) ile memnuniyet ve sadakat düzeyleri arasında pozitif ilişki olduğu sonucu elde edilmiştir. Şehir bilgisi, emniyet ve güvenlik, dental turizm destinasyon imajı, dental tedavi kalitesi ve maliyet tasarrufu bileşenlerinin dental turistlerin memnuniyet düzeyleri üzerinde etkisinin olduğu belirlenmiştir. Ayrıca şehir bilgisi, dental turizm destinasyon imajı ve maliyet tasarrufu bileşenlerinin hasta sadakatini etkilediği tespit edilmiştir. Şehir bilgisi, emniyet ve güvenlik, dental tedavi kalitesi ve maliyet tasarrufunun hasta sadakatine etkisinde memnuniyetin aracı değişken rolü üstlendiği ortaya çıkmıştır. Diş hekimlerine uygulanan anket sonuçları analizleri cinsiyete göre incelendiğinde, erkek diş hekimlerinin dental turizm tedavi hizmetleri ve gelirleri hakkındaki ve dental turizm fiyatları hakkındaki görüşlerinin kadın diş hekimlerine oranla daha olumlu olduğu ortaya çıkmıştır. 31-40 yaş arasındaki diş hekimlerinin dental turizm tedavi hizmetlerinin daha olumlu olduğu ve dental turizm tedavi hizmet gelirlerinin daha yüksek olduğu görüşüne sahip olduğu değerlendirilmiştir. Mesleki tecrübe yılı ve aylık gelirleri daha fazla olan diş hekimlerinin daha az olanlara oranla destinasyon imajı hakkındaki görüşlerinin daha olumlu olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sağlık Turizmi, Dental Turizm, Dental Turizm Belirleyicileri Ölçeği, Diş Hekimleri, Dental Turistler
İş-aile yaşam çatışması ve iş doyumu arasındaki ilişkinin incelenmesi: Sağlık turizmi sektöründe çalışanlara yönelik bir araştırma
Son yıllarda önemli bir araştırma konusu olarak dikkat çeken iş-aile yaşam çatışması ve iş doyumunun bireylerin tüm yaşamını etkilediği, literatürde sıklıkla çalışılan bir konudur. İş ve aile kavramları, bireylerin yaşamlarında en çok önemsedikleri iki kavramı temsil etmektedir. İş ve aile rolleri arasındaki çatışma bireylerin işte ve ailede sahip oldukları rollerin uyumsuzluğundan kaynaklanmaktadır. Çalışma ilişkisel (korelasyonel) bir araştırma desenine sahiptir. Çalışmanın örneklemini sağlık turizmi kapsamında çalışan 294 işgören oluşturmaktadır. Veriler "İş-aile yaşam çatışması ölçeği" ve "İş doyumu ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Verilere güvenirlik, korelasyon, basit ve çoklu regresyon analizleri yapılmıştır. Araştırmada, iş-aile yaşam çatışmasının iş doyumu düzeyini negatif yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. İş-aile yaşam çatışması boyutlarından iş-aile çatışması boyutunun iş doyumunun anlamı bir belirleyicisi olduğu görülmektedir. Aile-iş çatışması boyutunun iş doyumunu açıklamada anlamlı bir etkisi yoktur. İş doyumunun alt boyutları olan dışsal ve içsel doyum da iş-aile çatışması boyutundan negatif yönde etkilenmektedir. Aile-iş çatışması içsel ve dışsal doyum boyutları üzerinde etkili değildir. Çalışmada, iş-aile çatışması boyutu ve dışsal doyum arasındaki ilişkinin öne plana çıktığı, iş-aile yaşam çatışmasının iş doyumu üzerindeki etkisinde özellikle iş-aile çatışmasının dışsal doyum üzerindeki etkisinin dikkate değer olduğu görülmüştür. Bireylerin iş nedeniyle ailesi ile çatışma düzeyleri dışsal doyum düzeylerini olumsuz yönde etkilemektedir. Çalışma, sağlık turizmi çalışanlarının iş-aile çatışması ve iş doyumu arasındaki bağlantının anlaşılabilmesi için sektörel bir iç görü sağlamaktadır.
Antalya yöresindeki yaylaların sağlık turizmine katkısı
Eko turizm, çevreyi korumayı esas alan ve ziyaret edilen bölgede yaşayan yerel halkın bütçesine katkı sağlama amacı taşıyan bir turizm türüdür. İnsan sağlığı üzerinde olumlu etkileri bulunan ve eko turizmin bir çeşidi olan yayla turizminin, alternatif turizminde içinde bulunan sağlık turizmi ile birlikte geliştirilmesi Antalya bölgesi için büyük bir öneme sahiptir. Ülkemizin sağlık turizminden sağladığı gelir, döviz girdisi arttırılabilir. Bölgede turizm 12 aya yayılarak turizm endüstrisinde istihdam sayını çoğaltabilir. Aynı zamanda Antalya bölgesinde sağlık turizminin üçüncü alt çeşidi olan ileri yaş ve engelli turizmi geliştirilebilir. Bu kapsamda bölgedeki yaylaların geliştirilerek sağlık turizmine katkı sağlayabilmesi için turizm faaliyetine katılan kişiler ve yerel halkın görüşleri önem arz etmektedir. Bu tez çalışmasın da Antalya yöresinde yaylaların sağlık turizmine katkı sağlayıp sağlamayacağı konusunda katılımcıların görüşlerinin ölçülmesi hedeflenmiştir. Bu kapsamda ilk olarak turizm ve sağlık turizmine değinilmiştir. Bir sonraki bölümde ise eko turizm ve çeşitleri hakkında bilgiler yer almaktadır. Üçüncü bölümde ise yöredeki yaylalar ve özellikleri aktarılmıştır. Son bölümde de araştırmanın yöntem ve bulgularına yer verilmiştir. Araştırma için 479 ölçek formu SPSS 15.0 (2006) programında analiz edilmiştir. Güvenilirlik analizi, normallik testleri uygulanarak sonrasında bağımsız örneklem T-testi, One-Way Anova ve Games-Howell çoklu karşılaştırma testleri yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre katılımcıların geneli yaylaların sağlık turizmine olumlu katkıları olacağını ifade etmektedir. Anahtar Kelimeler: Sağlık Turizmi, Yayla Turizmi, Antalya, Sağlık Alt Boyutu
Türkiye'de sağlık turizmine yönelik regülasyonların iktisadi ve mali yapı ile ilişkisi
Sağlık turizmi kavramı sürekli gelişen, yenilenen, teknolojinin gelişmesi ile yeni kavramlar içeren sektör olarak kendini yenilemektedir. Aynı zamanda sağlık turizmi kavramı kamusal mallar olarak ele alınmaktadır. Sağlık turizmi alanında büyük bir paya sahip olmak isteyen ülkeler sektörü geliştirmek için çalışmalar yapmaktadırlar. Sağlık turizminin gelişmesi için ülkeler rekabet etmekte, karşılaştırmalı analizler yapmaktadırlar. Türkiye stratejik konumu sayesinde dört mevsim turizm hizmeti vermektedir. Bu durum sağlık turizminin de gelişmesi için çok büyük bir fırsat olmaktadır. Sağlık turizminin gelişmesi için uygulanan teşvikler ve hukuksal açıdan gelişmesini sağlayan politikalar hem Dünya sağlık turizmi açısından hem de Türkiye sağlık turizmi açısından ele alınmaktadır. Uygulanan sağlık sigortası, sunulan teşvikler, ulaşım, kaliteli hizmet sağlık turizmi açısından cazip edici hale gelmektedir. 6322 sayılı kanun ile sağlık turizmi hizmeti veren kurum ve kuruluşlara, sağlık dönüşüm programı ile destek verilmektedir. TÜİK'ten alınan verilere göre 2015 2021 yılları baz alınarak sağlık turizminin ekonomik analizi yapılmaktadır. Gelen turist sayısının Türkiye nüfusuna oranını, yüzdesini, harcama türlerine göre oranını, genel devlet toplam vergilere oranını makro analiz yapılarak incelenmektedir. Sağlık turizmi verileri ekonometrik yöntemler kullanılarak, birim kök testleri yöntemi ile değerlendirilmektedir. Devletin sağlık alanında yaptığı kamu harcamaları yeni istihdam alanları yaratmaktadır. Bu durum ekonomide çarpan etkisi yaratarak ekonomik büyümeyi arttırmaktadır. Ülkeye gelen sağlık turist sayısındaki artış, sağlık turizmi gelirini arttırmakta ve sonuç olarak ülkeye döviz girişini de arttırmaktadır. Tüm bunlar neticesinde dış ticaret açığı azalmakta ve büyüme artmaktadır. Anahtar Sözcükler: Sağlık Turizmi, Kamusal Mal, Teşvik, Ekonomi, Sağlık Turizmi Analizi.
Hastane öncesi acil sağlık hizmetleri çalışanlarının sağlık turizmi farkındalıklarının incelenmesi Antalya örneği
Sağlık turizmi, Dünya'da ve Türkiye'de gelişmekte olan önemli bir kavramdır. Ülkeler, sağlık sektörünün ekonomik katkısı sebebiyle yatırımlarını artırmaktadır. Türkiye sağlık turizmi alanında küresel bir role sahip olmak için adımlar ülkelerdendir. Bu araştırmada, Antalya'da hastane öncesi acil sağlık hizmetleri çalışanlarının sağlık turizmi farkındalık düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmanın evrenini Antalya ili 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonlarında çalışan sağlık profesyonelleri oluşturmuştur. Çalışmamız, ankete katılan 406 sağlık çalışanının yanıtları baz alınarak yürütülmüştür. Anket önermeleri Kurumsal Yeterlilik, Dil-Eğitim, İmaj ve Sağlık Turizminin Etkisi ve sosyo-demografik özelliklere göre analiz edilmiştir. İstatistiksel analizler SPSS 18.0 ile yapılmıştır. Alfa anlamlılık düzeyi 0,05 olarak kabul edilmiştir. Çalışmanın sonunda; ankete katılanların sağlık turizmi farkındalıklarının, eğitim düzeyi, kıdem, meslek değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Yaş, Cinsiyet, "Medeni Durum", "Gelir-Gider Durumu" ve "Sağlık turizmi ile ilgili eğitim aldım" değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklar görülmüştür. Anket önermelerinin sonucuna göre sağlık turizmi; sağlık alanında kalite standartlarının artmasıyla gelişmeye devam etmektedir. Ülkemize gelen sağlık turistleri, turist sayısının artmasına ve ülke ekonomisine önemli katkıda bulunmaktadır. Son bölümde ise eksik görülen yönlerle ilgili önerilerde bulunulmuştur.
Sağlık statüsünün sağlık turizmi üzerindeki etkisinin panel veri yöntemleri ile analizi
Sağlık turizmi, yüksek katma değer yaratabilme kapasitesi, güçlü gelişim potansiyeli barındırması, turizm sektöründe ve ekonomide çeşitlendirme sağlaması, tedarikçi ve ilgili birçok sektöre katkı sağlayabilme niteliğinden dolayı önemi gittikçe artan dünya çapında hızla yayılan bir sektördür. Bu nedenle sağlık turizmi ile ilgili literatür hızla büyürken çalışmalarda ağırlıklı olarak sağlık turizmini kolaylaştıran faktörler, sağlık turizminin gidilen veya menşe ülkenin sağlık sistemi üzerindeki etkisi, hastaların destinasyon tercihlerinde belirleyici faktörler ve yaşanan tıbbi komplikasyonlar ile tıbbi seyahatin riskleri araştırılmıştır. Sağlık göstergeleri, belirli bir nüfusun sağlık durumunu gösteren, matematiksel ya da istatistiksel ölçütlerdir. Sağlık hizmetlerinin planlanması ve değerlendirilmesinde kullanılan bu ölçütler, söz konusu ülkenin kalkınmışlık düzeyinin, adil gelir dağılımının ve hakkaniyetli sağlık hizmeti sunumunun ortaya konulması açısından önemli bilimsel dayanaklardır. Literatürde ülkelerin sağlık göstergelerinin sağlık turizmi üzerine etkisini inceleyen çalışma sayısı oldukça sınırlı olup sadece birkaç ülke özelinde araştırmalar yapılmıştır. Bu nedenle sağlık statüsünün sağlık turizmi üzerindeki etkisi tez araştırmamızın konusu olmuştur. Bu çalışmada sağlık turizm gelirleri ile sağlık göstergeleri arasındaki ilişki incelenerek sağlık turistlerinin destinasyon tercihlerinin ne derecede ülkelerin sağlık göstergeleri ile ilişkili olduğu belirlenmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda 2010-2019 yılları boyunca 18 farklı parametreye ait verileri eksiksiz olarak içeren 74 ülke çalışma kapsamında incelenmiştir. Bu ülkelere ait veriler, oluşturulan sağlık turizmi talep fonksiyonuna dayanarak panel veri yöntemleri ile analiz edilmiştir. Sağlık turizmi talep fonksiyonu modelimizde; sağlık turizmi gelirlerinin bir dönem gecikmeli değeri, kişi başı düşen Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH), ülkelerin sağlık statüsü (Doğumda yaşam beklentisi, her canlı 1000 doğum için yeni doğan ölüm oranı, her canlı 1000 doğum için 5 yaş altı ölüm oranı, her 100.000 canlı doğum için anne ölüm oranı, her 1000 kişi için ölüm oranı), devletin sağlık harcaması ve ülkelerin sosyal ve siyasal istikrar ve terör olaylarının yokluğu indeksi değerleri yer almıştır. Araştırma sonuçlarında sağlık göstergelerinden özellikle, 5 yaş altı ölüm oranındaki azalmanın sağlık turizm gelirlerini olumlu yönde etkilediği saptanmıştır. 5 yaş altı ölüm oranındaki 1 birimlik azalma sağlık turizm gelirlerini %0,0003 artırdığı bulunmuştur. Sağlık turizm gelirlerini en yüksek destekleyen sağlık statü değişkeninin DEATH olduğu, en düşük destekleyen sağlık statü değişkeninin ise MORT2 olduğu görülmüştür. Tüm ülkelere, gelişmiş ülkelere ve gelişmekte olan ülkelere göre HT değişkeninin bir dönem öncesine ait değerde ve ülkelerin istikrar ve güvenlik endekslerinde 1 birimlik artışın ve ülkelerin GSYH'deki sağlık harcaması payında %1'lik artışın, sağlık turizm gelirlerinde olumlu yönde sırasıyla %0,9, %0,0941 ve %0,0201'lik bir değişime neden olduğu görülmüştür. Genelleştirilmiş momentler yöntemi analizimizde kişi başına düşen GSYH'deki %1'lik artışın ise sağlık turizm gelirlerinin %0,0250 düşmesine yol açtığı saptanmıştır. Araştırma bulguları dikkate alındığında, çalışmamız sağlık turistlerinin destinasyon tercihinde: ülkelerin sağlık statüsü, devlet sağlık harcaması, ülkelerin siyasal ve sosyal istikrarı, ağızdan ağıza tanıtım ve GSYH'nin önemli derecede etkili olduğunu göstermektedir.
Medical turizmde çocuk sağlığı ve hastalıkları
Bu çalışmanın amacı, medikal turizm kapsamında çocuk sağlığı ve çocuk hastalıkları ile ilgili gerçekleştirilmiş çalışmaları bibliyometrik şekilde analiz etmektir. Konu ile ilgili veriler incelendiğinde çocuk sağlığı ve çocuk hastalıklarına yönelik medikal turizm faaliyetlerinin çok kısıtlı olduğu görülmektedir. Bu bağlamda, konu ile ilgili gerçekleştirilen çalışmalar dikkate alınarak medikal turizm alanında çocuk sağlığı ve çocuk hastalıklarına yönelik gerçekleştirilen faaliyetlerin belirlenmesi çalışmanın bir diğer amacını oluşturmaktadır. Çalışma konusu ile ilgili literatür ve verilerin çok kısıtlı oluşu ve çocuk sağlığı ve çocuk hastalıkları alanında faaliyet gösteren ve göstermek isteyen medikal turizm paydaşlarına yol gösterici nitelikte olması açısından önem arz etmektedir. Çalışma bibliyometrik analiz yöntemi çeşitlerinden bibliyometrik haritalama tekniği kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma analiz yöntemlerinden bibliyometrik haritalama tekniği tercih edilmiştir. Araştırmanın evrenini medikal turizm kapsamında çocuk sağlığı ve çocuk hastalıkları ile ilgili gerçekleştirilmiş çalışmalar oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında evren içerisinde yer alan örnekleme ulaşabilmek amacı ile çeşitli sınırlılıklar kullanılmıştır. Bu sınırlılıklardan ilki gerçekleştirilen çalışmaların inceleneceği veri tabanlarıdır. Örnekleme ulaşabilmek amacıyla kullanılan diğer sınırlılıklar dil seçimi ve kullanılan anahtar kelimelerdir. Araştırma kapsamında örnekleme ulaşmak için veri tabanları üzerinden taramalar Kasım 2023 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen taramalar sonucunda 20 adet makale, 1 kitap bölümü ve 4 adet tez çalışmasına ulaşılmıştır. Bahsi geçen çalışmalar araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Örneklemin belirlenmesinin ardından bulgulara ulaşabilmek amacı ile belirlenen çalışmalara analize tabi tutulmuştur. Araştırma kapsamında gerçekleştirilen bibliyometrik analiz sonuçlarına yönelik bulgular incelendiğinde çocuk sağlığı ve hastalıkları ile medikal turizm ilişkisini inceleyen 20 tane makale, 4 tane tez çalışması ve 1 tane kitap bölümü olmak üzere toplam 25 çalışmanın olduğu belirlenmiştir. Bahsi geçen çalışmalara ilişkin gerçekleştirilen incelemeler sonucunda bu çalışmaların 14 tanesinin ampirik çalışma ve 11 tanesinin literatür taraması şeklinde olduğu görülmektedir. Araştırma kapsamında ampirik çalışmalar ile literatür taraması şeklinde gerçekleştirilen çalışmalar ayrı ayrı gruplanmış olup, ayrı başlıklar altında incelenmiştir. Genel olarak çalışma değerlendirildiğinde, çocuk sağlığı ve medikal turizm ilişkisini inceleyen çalışmaların çok kısıtlı olduğu görülmektedir. Bu bulgu, Culley ve diğerlerinin (2013) gerçekleştirmiş olduğu konu ile ilgili literatür taramasını kapsayan çalışma ile benzerlik göstermektedir. Culley ve diğerlerinin (2013) gerçekleştirdiği çalışmanın üzerinden 10 yıl gibi bir sürenin geçmesine karşın, gerçekleştirilen çalışmaların hala kısıtlı oluşu, konuya olan ilginin zayıf olduğunun göstergesi olarak kabul edilebilir. Bu bağlamda, çocuk sağlığı ve medikal turizm ilişkisine yönelik çalışmalarda yaşanacak artışın literatüre katkı vermesine ek olarak, bu alanda yatırım yapmak isteyen paydaşlara yol gösterici nitelikte olması nedeniyle önem arz ettiği söylenebilir.
Sağlık turizmi çalışanlarının toplumsal cinsiyet algısı: Antalya ili örneği
Bu çalışma Antalya'daki Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş sağlık tesislerinde (hastaneler, tıp merkezleri, muayenehaneler ve diğer sağlık tesisleri) çalışan kişilerin toplumsal cinsiyet algısını ölçmeyi hedeflemektedir. Çalışma; sağlık turizmi, toplumsal cinsiyet, yöntem, bulgular, tartışma, sonuç ve öneriler olmak üzere bölümlerden oluşmaktadır. Çalışma nicel bir araştırmadır ve verilerinin toplanma aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Kullanılan anket "Sosyo-Demografik Bilgi Formu" ve "Toplumsal Cinsiyet Algısı Ölçeği" olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın katılımcılarını Antalya'daki sağlık turizmi tesislerinde çalışan kadın ve erkek olmak üzere toplam 417 kişi oluşturmaktadır. Verilerin analizinde, IBM SPSS Statistics 22, Jamovi 2.3 paket programları ve Microsoft Excel programı yardımıyla yapılmış ve sonuçlar tablolaştırılarak yorumlanmıştır. Yapılan araştırmanın sonucunda cinsiyet, görev, toplumsal cinsiyet kavramını duyma, toplumsal cinsiyet kavramının anlamını bilme, işyerinde cinsiyete dayalı ayrımcılık yapıldığını düşünme değişkenleri ve toplumsal cinsiyet algısı puanı arasında anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Medeni durum, eğitim, meslek, çocuk sahibi olma, gelir, gelir memnuniyeti, kıdem, işyeri seçim tercihleri, işyerinde maaşta cinsiyete dayalı ayrımcılık yapıldığını düşünme değişkenleri ve toplumsal cinsiyet algısı puanı arasında anlamlı bir ilişki olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmanın tartışma, sonuç ve öneriler bölümünde ise yapılan araştırmanın sonuçlarından bahsedilmiş ve konuyla ilgili öneriler sunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Sağlık Turizmi, Toplumsal Cinsiyet, Toplumsal Cinsiyet Algısı, Antalya
Ulusal yazında sağlık turizmi araştırmaları üzerine bütünleştirici bir alanyazın taraması
Bu çalışmanın amacı; ulusal yazında sağlık turizmini ele alan araştırmaları bütüncül bir bağlamda incelemek, araştırma yapılan ana konuları tanımlamak ve yeni araştırmalar için olası araştırma konularını ortaya çıkarmaktır. Bu sebeple Dergi Park veri tabanından TR Dizin indeksli dergilerdeki sağlık turizmi makaleleri değerlendirilmiştir. "Sağlık Turizmi" anahtar kelimesini kullanan ve TR Dizinde taranan 74 makale incelemeye uygun bulunmuştur. Bulgular ön araştırma bulguları ve ana bulgular olmak üzere iki boyutta incelenmiştir. Ön bulgular araştırmalara ilişkin betimsel analizlere yer vermektedir. Buna göre sağlık turizmi araştırmalarının son on yılda önemli bir sayıya ulaştığı, baskın araştırma yönteminin ise nitel araştırma yöntemi olduğu görülmüştür. Ana bulgulara göre ülkemizdeki sağlık turizmi araştırmalarının dört ana temada sınıflandırılabileceği anlaşılmaktadır. Bu temalar "Sağlık turizmine ilişkin tutum ve algıları ölçen çalışmalar"; "Sağlık turizmi etkinliklerinin gerçekleştirildiği tesis, şehir ve ülkelere odaklanan çalışmalar"; "Sağlık turizmi yazınını derleyen çalışmalar" ve "Sağlık Turizmi Uygulamalarını Teknolojik ve Hukuki Yönden Değerlendiren Çalışmalar" olarak isimlendirilmiştir. Bulgular üzerinden bir tartışma gerçekleştirilmiş ve gelecekteki araştırmalara ilişkin öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sağlık Turizmi, Bütünleştirici Literatür Taraması, Ulusal Yazın
Sağlık çalışanlarının medikal turizm konusunda farkındalıklarının değerlendirilmesi: Alanya örneği
Bu araştırma, sağlık turizmi yetki belgesine sahip sağlık tesislerinde çalışan sağlık personelinin medikal sağlık turizmi farkındalıklarını belirlemek amacıyla yapıldı. Araştırmanın evrenini Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi sağlık çalışanları oluşturdu. Örneklemini Eylül- Ekim 2023 tarihleri arasında çalışan 175 sağlık çalışanı oluşturdu. Veriler tanıtıcı bilgi formu ve Sağlık Çalışanları Sağlık Turizmi Ölçeği ile toplandı. Verilerin istatistiksel analizinde bağımsız örneklem testlerinden t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Dunn-Sidak testleri kullanıldı. Araştırmaya katılan sağlık çalışanlarının Sağlık Turizmi Farkındalık Ölçeğinden almış olduğu toplam puan ortalamaları 3,39±0,78, Kurumsal yeterlilikler alt boyutunda 3,38±0,88; Sağlık Turizminin Etkileri alt boyutunda 3,21±0,68; Sağlık Turizminin Sorunları alt boyutunda 3,46±0,77; Alanya'nın Sağlık Turizmi Potansiyeli alt boyutunda 3,38±0,50 ve Hastanenin Sağlık Turizmi Uygulamaları alt boyutunda 3,36±0,65 olarak bulundu. Sağlık Çalışanlarının sağlık turizmi farkındalıklarının cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim durumu, mesleği ve kurumda çalışma yılına göre değişmediği, Gelir-gider durumu ve meslekte çalışma yılına göre değiştiği bulundu. Sonuç olarak Sağlık Çalışanları farkındalıklarının orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Mesleğe yeni başlayanların ve gelir durumu düşük olan sağlık çalışanlarının sağlık turizmi farkındalıklarının daha fazla olduğu bulunmuştur. Sağlık çalışanlarının sağlık turizmi farkındalıklarını arttırmak için kurum içi eğitimler ve turizm paydaşları ile işbirliği yapılmalı, ortak eğitim, seminer çalıştay gibi etkinlikler düzenlenmelidir. Ayrıca sağlık alanında öğrenim gören üniversite öğrencilerinin müfredatlarında sağlık turizmi ile ilgili derslerin yer alması ve sağlık turizmi alanlarında uygulama/staj yapmaları önerilmektedir.
Sağlık turizminde Antalya ilinin İstanbul, Ankara ve İzmir illeri ile karşılaştırmalı örneğinin ülke gelirine katkısı
Türkiye'ye sağlık hizmeti almak için gelen hasta sayısında her yıl artış sağlanmaktadır. Özellikle öne çıkan alanlar olan göz ameliyatları, dental tedavi, saç ekimi, plastik ve estetik cerrahi, kardiyoloji, onkoloji, kadın doğum ve çocuk hastalıklarını kapsayan birçok branş ve uzmanlık dallarında yurtdışı hastalarına tedavi hizmetleri sunulmaktadır. Sağlık turizmi sayesinde ülke ekonomisine döviz kazandırılmaktadır. Bu araştırmada, sağlık turizminin ülke gelirlerine katkısı konusu ele alınmıştır. Bu bağlamda araştırmada ilk önce sağlık turizmi ile ilgili bir literatür taraması yapılmış sonra Antalya, İstanbul, Ankara ve İzmir'de sağlık turizminin mevcut durumunu değerlendirmek amacıyla öncelikle TUİK ve Kültür ve Turizm Bakanlığı verileri incelenmiştir. Toplanan veriler ile illerin sağlık turizmi açısından üstünlük, zayıflık, fırsat ve tehditleri değerlendirilmiştir. Antalya, Türkiye'nin en çok turist çeken şehirlerinden biridir. Antalya hem kıyı hem de kültür turizmi açısından zengin bir destinasyondur. İstanbul, Türkiye'nin kültür turizmi açısından en önemli ve en çok ziyaret edilen şehridir. İstanbul, tarihi, kültürel ve doğal güzellikleri ile turistleri cezbetmektedir. Ankara, Türkiye'nin başkenti ve merkezi bir konumda olan bir şehirdir. Ankara, kültürel ve termal turizm için önemli bir destinasyondur. Ankara'da nitelikli ve tanınmış hastaneler, yüksek teknolojik donanımlar, uluslararası havalimanı, Anıtkabir gibi önemli kültürel miraslar, köklü tıp fakülteleri gibi güçlü yönler bulunmaktadır. İzmir, Türkiye'nin Ege bölgesinde yer alan ve kıyı turizmi açısından önemli bir şehirdir. İzmir, Alaçatı ve Çeşme gibi dünyaca ünlü kıyı turizmi destinasyonlarına ev sahipliği yapmaktadır. İzmir'de nitelikli ve tanınmış hastaneler, yüksek teknolojik donanımlar, uluslararası havalimanı, ege denizi, cruise gemilerin yanaştığı liman gibi güçlü yönler bulunmaktadır. Tüm bu iller içerisinde İstanbul sağlık turizmi konusunda açık ara en çok turist çeken il konumunda olup, sonrasında Ankara, İzmir ve Antalya gelmektedir.
Coronavirüsün (COVİD-19) üçüncü yaş turizmi üzerindeki etkileri; Alanya örneği
Üçüncü yaş turizmi veya diğer ismiyle yaşlı turizmi, aktif olarak çalışma hayatını tamamlayan ve belli bir yaşın üzerindeki bireylerin tatil amacıyla farklı destinasyonlara gerçekleştirmiş olduğu seyahatlerdir. Üçüncü yaş turizminde yaş grubunu tanımlamak için farklı yaş alt sınırları kullanılmakta olup literatürde 50,55,60 ve 65 olarak tanımlanmaktadır. Son dönemlerde yaşanılan teknolojik gelişmelerinde katkısıyla insan ömrü uzamıştır. Özellikle Avrupa ülkelerinde genç nüfus yokluğu giderek yaşlanan bir nüfusun varlığına işaret etmektedir. Kış aylarında Avrupa ülkelerinin soğuk olması, yaşlı bakım maliyetlerinin yüksek olması vb. gibi durumlar göz önüne alındığında ülkemizin üçüncü yaş turizminde avantajlı ülke konumuna getirmektedir. Ancak 2019 yılında ortaya çıkan COVİD-19 pandemisi en çok ileri yaştaki bireyleri etkilemiş hem ulusal hem de uluslararası birçok destinasyon boş kalmıştır. Yaşlı bireylerde pandeminin yaratmış olduğu stres, kaygı ve korkunun seyahat etme isteğini olumsuz yönde etkilediği gibi araştırmalar mevcuttur. Ancak yaşlı bireylerde Covid korkusunun seyahat memnuniyeti ve seyahat motivasyonu etkileri ile ilgili herhangi bir araştırmaya rastlanmamıştır. Bu gerekçe il planladığımız araştırmanın amacı, coronavirüsün (Covid-19) üçüncü yaş turizmi üzerindeki etkilerinin saptanmasıdır. Bu bağlamda, üçüncü yaş turizmi kapsamında ülkemizi tercih eden turistlerin covid-19 korkusu, seyahat memnuniyetleri ve motivasyonları ilişkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma kesitsel tiptedir. Araştırmanın verileri 01.12.2022 ile 30.02.2023 tarihleri arasında toplandı. Araştırmanın evreni, Araştırmanın evrenini Alanya'yı ziyaret eden mental yeterlilikte olan ve çalışmaya katılmayı kabul eden Türkçe, İngilizce, Rusça ya da Almanca anlayabiliyor ve konuşabilen 65 yaş üstü 428 turistten oluşturmaktadır. Araştırmanın minimum örnek büyüklüğü prevalans %50 olarak ve yanılma payı %5 olarak alınmış ve 0.05 yanılgı düzeyinde, 1.000.000 evrene denk gelen 384 olarak belirlenmiştir. Araştırma Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça anlayabiliyor ve konuşabilen, 65 yaş ve üzeri bireylerden oluşmaktadır. Çalışmanın verileri 4 form ile toplandı: "kişisel bilgi formu", "covid-19 korkusu ölçeği", "seyahat motivasyonu ölçeği" ve "seyahat memnuniyeti ölçeği". Verilerin toplanmasında, İngilizce, Rusça, Almanca ve Türkçe olarak yüz yüze anket uygulama yöntemi ile toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler ve student t testi, ANOVA testi, korelasyon ve çoklu regresyon istatistik analiz yöntemleri kullanıldı. Çalışmaya katılanların %45,3'ü erkek, %54,7'sı kadın, %45,8'i 65-69 yaş aralığında (70,64 ± 4,47, (Min-Max 65-89)), %43,5'i evli, %56,5'i bekar, %22,2'si Rusya'dan gelmiştir. Katılımcıların covid korkusu ölçeği ortalaması 15,359±6,611, seyahat motivasyonu (çekici faktörler) ortalaması 3,960±0,579, seyahat motivasyonu (itici faktörler) ortalaması 3,805±0,609 ve seyahat memnuniyeti ortalaması 4,236±0,668'dir. Çalışmada, seyahat memnuniyeti yaş ve çocuk durumu; seyahat motivasyonu cinsiyet, medeni durum, sosyal sınıf çocuk durumu ve kronik hastalığı olma; covid korkusu medeni durum, eğitim durumu, aile durumu, sosyal sınıf, gelir durumu ve alkol kullanma durumu arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu belirlendi (p<0.05). Ayrıca çalışmada, seyahat motivasyonu ile seyahat memnuniyeti ile arsında pozitif bir korelasyon belirlenmiş olup, Covid korkusu ile seyahat motivasyonu ve seyahat memnuniyeti arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmadığı belirlenmiştir. Sonuç olarak, üçüncü yaş turizminde seyahat memnuniyeti ve seyahat motivasyonun, covid korkusundan etkilenmediği; ancak seyahat memnuniyeti ve seyahat motivasyonun ilişkili olduğu ve diğer bazı sosyo-ekonomik faktörlerin seyahat motivasyonu ve seyahat memnuniyetinde belirleyici olduğu araştırmanın önemli bir sonucudur.
Engelsiz turizm: Alanya örneği "Engelli turistlerin destinasyona ilişkin algılarının memnuniyet, tekrar ziyaret etme ve tavsiye etme niyeti üzerine etkisi"
Engelsiz turizm gelişmekte olan ve turizm literatüründe gün geçtikçe daha fazla çalışılmaya başlanılan bir turizm türüdür. Engelsiz turizm/engelli turizmi, engelli bireylerin konaklama faaliyetlerini ve farklı yerler görmek amacıyla gerçekleştirdikleri seyahatleri içermektedir. Engelli bireyler, seyahatleri esnasında, konaklama işletmelerinde, müze ve ören yerleri, vb. çekim merkezleri ziyaretlerinde erişim engelleri ile karşılaşmaktadır. Engellilerin yaşamın her alanında olduğu gibi turizm faaliyetlerine de aktif olarak katılımlarının sağlanması, diğer sağlıklı bireyler ile eşit haklara sahip olması gerekir. Bu hakkı kullanabilmeleri ve turizm faaliyetlerine istendik düzeyde katılabilmeleri için, karşılaşabilecekleri güçlüklerin ortadan kaldırılması gerekir. Bu bağlamda ilk yapılması gereken bu güçlüklerin belirlenerek engelsiz turizm olanaklarının sağlanmasıdır. Bu gerekçe ile planladığımız araştırmanın amacı, Alanya destinasyonunu ziyaret eden engelli turistler perspektifinden engelli turist algısı, müşteri memnuniyeti ve tekrar ziyaret etme niyeti ve belirleyicilerinin saptanmasıdır. Araştırmanın evreni, Alanya ilçesini ziyaret eden 4 ve 5 yıldızlı otellerde konaklayan engelli turistler oluşturmaktadır. Alanya'yı ziyaret eden engelli turist sayısına ulaşılamadığından araştırmanın örneklemi %95 güven düzeyinde 1.000.000 kişiyi temsil etme özelliğine sahip 384 olarak belirlendi. Araştırma veriler 4 form ile toplandı; kişisel bilgi formu, engelli turist algısı ölçeği", müşteri memnuniyeti ölçeği ve tekrar ziyaret etme ve tavsiye etme niyeti ölçeği. Veriler 01.01.2023-31.08.2023 tarihleri arasında yüz yüze ve bırak-topla yöntemi ile toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler ve student t testi, ANOVA testi, korelasyon ve çoklu regresyon istatistik analiz yöntemleri kullanıldı. Çalışmaya katılanların %56,2'si erkek, %35,1'i 60-69 yaş grubundadır (yaş dağılımı X±SS; min- max 20-74). Katılımcıların %61,8'i Türkiye, %14'1'i İngiltere'den gelmiştir. Katılımcıların milliyetinin %70,5'i Türkiye, %14,12'i İngiltere'dir. Engelli turist algısı dağılımı 3,305±0,715 (min-max 1-5), müşteri memnuniyeti dağılımı 3,735±0,948 (min- max 1-5) ve tekrar ziyaret etme ve tavsiye etme dağılımı 3,865±1,161 (min-max 1- 5)'dir. Çalışmada müşteri memnuniyeti eğitim durumu, sigara kullanımından negatif, engelli turist algısından ise pozitif yönde etkilendiği saptandı (p<0.05). Tekrar ziyaret etme ve tavsiye etme durumunun ise eğitim durumu, sosyal sınıf, sigara kullanımından negatif, engelli turist algısından ise pozitif yönde etkilendiği tespit edildi (p<0.05). Çalışmada ayrıca, tekrar ziyaret etme ve tavsiye etme ile müşteri memnuniyeti ve engelli turist algısı arasında pozitif yönlü güçlü bir ilişki olduğu tespit edildi. Sonuç olarak, çalışmanın önemli bir sonucu engelli turist algıları pozitif yönde arttıkça müşteri memnuniyeti ve tekrar ziyaret etme niyetinin artmasıdır. Diğer önemli sonucu ise sosyoekonomik düzeyin belirleyici olduğu, sosyoekonomik düzeyi daha iyi olanların müşteri memnuniyetleri ve tekrar ziyaret etme ve tavsiye etme niyetinin diğerlerine göre daha kötüdür. Bu sonuçlardan yola çıkarak Engelli turistlerle iletişim kurarak tatil deneyimlerini sürekli olarak iyileştirmek için geri bildirim toplanmalı ve engelli turist gruplarını ağırlamaya yönelik özel paketler veya indirimler sunulmalıdır. Anahtar Sözcükler: Engelsiz Turizm, Engellilik, Memnuniyet, Tekrar Ziyaret Etme, Tavsiye Etme
Devlet hastanesi ve özel hastanelere başvuran sağlık turisti ile sağlık personeli arasındaki iletişim dili düzeyinin sağlık turizmine etkisi
Sağlık turizmi, bireyin mevcut sağlığını korumak veya hastalık durumunu iyileştirmek amacıyla ikamet edilen yerden farklı bir yere, planlanmış bir zamanda seyahat edilmesi olarak tanımlanmaktadır. Hizmet veren sağlık personeli ile hizmet alan hasta arasındaki iletişimin, tanı, tedavi ve iyileşme sürecinde önemli bir etken olduğu belirtilmektedir. Aynı zamanda, iletişimin olumlu olmasının hastanın hastane ve doktor ile güven bağı oluşturmasında önemli bir etkisi olduğu ifade edilmektedir. Sağlık turizminin temelinde iletişimin bulunduğu vurgulanmaktadır. Sağlık personeli ve sağlık turisti arasında iletişim probleminin yaşanabildiği gözlemlenmektedir. Bu problemin çoğu zaman dil sorunundan kaynaklandığı belirtilmektedir. Bununla birlikte, iletişim probleminin çözülmesi için hasta yakını ve tercüman desteği alınabilmektedir. Öte yandan, tercüme işlemini gerçekleştiren kişinin kendi yorumunu katmasının tedavi sürecini etkileyebileceği ve bunun riskli bir durum olduğu belirtilmektedir. Yapılan araştırmada, kamu hastanesi ve özel hastanelere başvuran sağlık turisti ile sağlık personelinin iletişim dili düzeyinin sağlık turizmine etkisi incelenmiştir. İncelenen konu hakkında veri toplama sürecinde iki ayrı anket kullanılmıştır. Bu iki anketten birinin kamu hastanesi ve özel hastanelere başvuran sağlık turistine, diğerinin ise özel hastane ve kamu hastanesinde çalışan sağlık personeline uygulandığı belirtilmektedir. Anketlere EK-1'de yer verilmiştir. Araştırmanın bulgularında, özel ve kamu hastanelerine başvuran sağlık turisti ile çalışan sağlık personeli arasındaki iletişimin, sağlık turizmi süreçlerinde önemli olduğu görülmüştür. Dil ve iletişim düzeyindeki sorunların, her iki hastane türünde de benzer oranlarda gözlemlendiği ve özellikle yabancı dil bariyerinin sağlık hizmetleri sunumunda önemli bir engel oluşturduğu saptanmıştır. Bu bağlamda, genel olarak tercüman desteğinin tercih edildiği görülmüş olmakla birlikte, bu yöntemle tedavi sürecinde çeşitli risklerin taşıdığı ve doğru iletişimin yerini tutamayacağı vurgulanmıştır. Araştırma sonuçları, sağlık personelinin iletişim becerilerinin sağlık turistlerinin memnuniyeti ve tedaviye olan güveni üzerinde doğrudan etkili olduğu göstermektedir. Sağlık turizminin sürdürülebilirliği ve kalitesinin artırılması adına, sağlık personeli için sağlık turizmi eğitimlerinin ve yabancı dil becerilerinin geliştirilmesine yönelik programların yaygınlaştırılmasının gerekli olduğu ifade edilmiştir. Bu doğrultuda, iletişimde yaşanan eksikliklerin giderilmesi, hem hastaların sağlık hizmetlerinden beklentilerini karşılamada hem de uluslararası sağlık turizmi rekabetinde önemli katkılar sağlayacağı öngörülmektedir.
Türkiye'de sağlık turizmi yetki belgesi olan aracı kuruluşların dijital pazarlama kanallarının incelenmesi: Alanya örneği
Sağlık Turizmi her geçen gün artan popülarite ile birlikte ilgi odağı olmaya ve ülkeye gelir kazandırmaya devam etmektedir. Sağlık turistleri de bu artan popülarite ile tanıtımını iyi yapan ülkelere ve işletmelere doğru yönelmektedir. Kurumların dijital pazarlama kanalları tanıtım noktasında oldukça önem kazanmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Sağlık Turizmi Yetki Belgesi'ne sahip acentaların dijital pazarlama kanalları incelenerek, dijital pazarlamanın önemini göstermektir. Bu araştırmada Alanya'da bulunan Sağlık Turizmi Yetki Belgesi'ne sahip toplam 9 acentanın web siteleri ve sosyal medya kanalları içerik analizi yöntemiyle araştırılmıştır. Aracı kuruluşların web sitelerinin incelenmesi, 22 Eylül - 10 Ekim 2024 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmanın önemi dijital pazarlama kanallarının etkisini göstermektir. Yapılan içerik analizleri sonucunda araştırmaya katılan acentalar arasında sosyal medyayı aktif kullanan sayısı azdır. Sağlık turizmi için uluslararası ulaşılabilirlik düzeyi yetersizdir. Anahtar Sözcükler: Sağlık Turizmi, Dijital Pazarlama Kanalları, Sosyal Medya, Web Sitesi, Alanya
Sağlık turizmi kapsamında dental turizm pazarına Alanya örneği
Dental turizm sürdürülebilir turizm türleri içerisinde Alanya'nın stratejik rekabet üstünlüğüne sahip olabileceği bir alandır. Bu çalışmanın amacı; Alanya'nın dental turizm potansiyeli, tüketici profili, mevcut uygulamalar ve hedef pazar özelliklerini belirlemek amacı ile yapılmış tanımlayıcı bir araştırmadır. Yapılan saha araştırmasında nicel veriler anket aracılığıyla toplanmıştır. Sağlık Bakanlığı'nın sağlık turizmi ile ilgili web sayfasından edinilen listede Alanya'da 40 özel kliniğin faaliyet gösterdiği görülmektedir. Bu kliniklerin tam sayım yöntemi ile tamamına anket formu gönderilmiş, ancak 20 klinik ankete katılım sağlamıştır. Araştırma sonucunda Alanya'da dental turizm alanında bir yapılanma olduğu ve kliniklerin sağlık turizmine yöneldiği ortaya çıkmıştır. Dental turizm alanında yakalanan başarının sürdürülebilmesi için fiyat rekabetinden ziyade kalite ve sertifikalandırmaya odaklanılması önerilmektedir. Böylelikle Alanya, dental turizm alanı olarak sağlık turizmi kapsamında önemli bir yere sahip olma yolunda ilerleyebilecektir. Anahtar Sözcükler: Sağlık turizmi, dental turizm, Alanya
Sağlık eğitimi üniversite gören öğrencilerinin gelecek kariyer planlamasında sağlık turizmine yönelme tutumlarının incelenmesi: Antalya ili örneği
Bu araştırmada, sağlık eğitimi alan üniversite öğrencilerinin gelecekteki kariyer planlamaları doğrultusunda sağlık turizmine yönelme eğilimleri ve bu eğilime hangi faktörlerin etki ettiğini belirlemektir. Araştırma, 2023-2024 Eğitim Öğretim Yılı içerisinde Antalya Akdeniz Üniversitesi ve Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi'nde sağlık eğitimi veren çeşitli fakülteler ve meslek yüksekokullarında öğrenim gören öğrencilerle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın ilk aşamasında, konuyla ilgili alan yazın kapsamlı bir şekilde taranmıştır. Ayrıca sektör uzmanlarıyla yapılan görüşmelerde sektörle ilgili derinlemesine bilgi alınmıştır. Bu bilgiler ışığında hazırlanan 45 soruluk bir anket hazırlanmıştır. Anket formunun ilk bölümü; 13 soruluk sosyo-demografik değişkenlerden oluşmaktadır. Anket formunun ikinci kısmı, 32 sorudan oluşmakta ve bu sorular, 5'li Likert ölçeği yöntemiyle oluşmaktadır. Anket, öğrencilere araştırma evrenin tamamı olan 6601 öğrenciye çevrim içi olarak ulaştırılmıştır. Elde edilen veriler, istatistiksel analiz için SPSS 24 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada 831 anket analize tabi tutulmuştur. Yapılan analizler sonucunda katılımcıların sağlık turizmi algılarının bu sektörde kariyer yapma eğilimleri üstünde %74 etki yaptığı saptanmıştır. Katılımcıların kariyerlerini sağlık turizminde yapma ortalaması katılıyorum seçeneğine denk gelen 4.05 çıkmıştır.
Türkiye'de sağlık turizminde termal turizm ile fizyoterapi rehabilitasyonun entegrasyonu
Türkiye, termal suların kullanımı konusunda uzun bir geçmişi vardır. Antik Roma döneminden beri, Kapadokya'dan Denizli'ye, Afyonkarahisar'dan Bursa'ya kadar birçok bölgede termal suların şifalı özellikleri keşfedilmiştir. Jeotermal enerji ve termal turizm açısından zengin bir kaynak potansiyeline sahiptir. Jeotermal kaynaklar, sadece termal turizm için değil, aynı zamanda enerji üretimi için de önemli bir kaynaktır. Günümüzden antik çağa kadar geniş bir tarih aralığında uzanan ve sağlık turizmi olarak kabul edilen termal turizm alternatif turizmin önemli ayaklarından biri sayılmaktadır. Romalılar savaşta yaralanan, yıpranan askerlerin kaplıca suyuna girmekle yaralarının çabuk kapandığı, kısa süre içerisinde güçlerini kazandıklarını görmüşler, her gittikleri yerde şifalı sular üzerine önemli tesisler kurmuşlardır. Termal turizm veya kaplıca turizmi; mineralize termal su banyosu, içme, inhalasyon, çamur banyosu gibi çeşitli türdeki yöntemlerin yanında, iklim kürü, fizik tedavi, rehabilitasyon, egzersiz, psikoterapi, diyet gibi destek tedavilerini de kapsayan turizm hareketi olarak tanımlanır. Türkiye coğrafi yapısı ve jeomorfolojik özellikleri nedeniyle birçok yeraltı sıcak su kaynaklarına sahiptir. İçerik bakımından zengin eriyik ve mineral yapısı vardır. Özellikle 20 °C'nin üzerinde 600'ün üzerinde termal kaynak bulunmaktadır. Tespit edilmemiş kaynaklar ile birlikte 1200'den fazla kaynak olacağı düşünülmektedir. Bu özelliğiyle kaynak sayısında Avrupa'nın en üst sıralarında yer alan Türkiye'nin sağlık turizmimde daha yüksek oranda kullanılması, ayrıca uygulanacak kürlerde ayaktan ve yatan hasta için fizik tedavi ver rehabilitasyon ile entegrasyonunun sağlanarak kombine bir tedavi yaklaşımının ortaya konması sağlık turizmi önemli kazanımlar sağlayacaktır. Fizyoterapi ise kas-iskelet sistemi sorunlarından nörolojik rahatsızlıklara kadar geniş bir yelpazede tedavi sunan önemli bir sağlık disiplinidir. Fizyoterapi tedavi modalitelerinde ki tüm uygulamalar termal tesislerde sorunsuzca ve yüksek kalite standartlarında uygulanabilmektedir. Bu iki alanın entegrasyonu, hastaların daha kapsamlı ve etkili bir sağlık hizmeti almasına olanak tanır. Sonuç olarak termal kayakların fizyoterapi ve rehabilitasyon amacıyla kullanılması, sadece fiziksel sağlığı değil, aynı zamanda mental ve duygusal iyilik halinide destekleyecektir. Bu tezin temel amacı, Türkiye'deki kaplıcaların sağlık turizminde özellikle fizyoterapi ve rehabilitasyon özelinde nasıl etkili bir şekilde kullanılabileceğini ve bu potansiyelinin nasıl daha geniş kitlelere tanıtılabileceğini araştırmaktır.
Sağlık turizmi alanında yapılan lisansüstü tezlerin amaç ve yöntem bakımından incelenmesi
Bu çalışmada, Türkiye'de sağlık turizmi alanında yapılan lisansüstü tezlerin amaç ve yöntem bakımından incelenmesini amaçlanmıştır. Sağlık turizmi, tüm dünyada hızla büyüyen bir sektör olup, Türkiye de bu alanda önemli bir destinasyon haline gelmiştir. Sağlık hizmetlerinin kalitesi, coğrafi avantajlar ve uygun maliyetler, Türkiye'yi yabancı hastalar için cazip kılmaktadır. Sağlık turizmi üzerine yapılan akademik çalışmaların bu alanın literatürünün gelişmesinde önemli bir yere sahiptir. Bu nedenle bu tezlerin bilimsel araştırma ilke ve kriterlerine uygun hazırlanması elde edilecek bilgi ve bulguların geçerliği açısından önemlidir. Bu nedenle bu araştırmada Türkiye'de sağlık turizmi alanında yapılan lisansüstü tezlerin amaç ve yöntem bakımından incelenmesini amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda sağlık turizmini konu alan tezlerin amaç, araştırma modeli, örneklem, veri toplama araçları ve veri analizi başlıkları incelenmiştir. Araştırma kapsamında 2010-2024 yılları arasında sağlık turizmi konulu 271 yüksek lisans ve doktora tezi analiz edilmiştir. Çalışmanın bulguları, tezlerin büyük bir kısmının nitel yöntemlere dayandığını ancak yöntemlerin açıkça tanımlanmasında ve örneklem seçiminde eksiklikler bulunduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle, araştırma yöntemlerinin detaylandırılmaması ve geçerlilik-güvenilirlik analizlerinin yetersizliği dikkat çekmektedir. Ayrıca, betimsel istatistikler ve içerik analizi gibi temel yöntemlerin yaygın kullanıldığı, ancak yapısal eşitlik modeli ve regresyon analizi gibi ileri düzey tekniklerin sınırlı kaldığı tespit edilmiştir. Bu durum, sağlık turizmi araştırmalarının bilimsel derinliğini artırmak için daha karmaşık istatistiksel analizlere ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak, sağlık turizmi alanındaki akademik çalışmaların daha sistematik bir yaklaşımla gerçekleştirilmesi ve metodolojik eksikliklerin giderilmesi önerilmektedir. Bu, sağlık turizmi politikalarının geliştirilmesine ve Türkiye'nin uluslararası rekabet gücünün artırılmasına katkı sağlayabilir.
Sağlık turizmi kapsamında biorezonans uygulamaları
Geçtiğimiz yüzyılın en önemli bilim insanlarından, mucitlerinden ve dâhilerinden biri olan Nikola Tesla'nın "Eğer evrenin sırlarını bulmayı arzuluyorsanız enerji, frekans ve titreşimler üzerinden düşünün." sözü ışığında yola çıkılan ve yüksek lisans tezi olarak hazırlanan bu çalışma sağlık turizmi alanında yeni bir dal olma potansiyeli yüksek, insan sağlığı için farklı bir teşhis ve tedavi yaklaşımı, kimi bilim insanları tarafından geleceğin tıbbı olarak görülen biorezonansın, çalışma mekanizması, klinik uygulama alanları, temel prensipleri, etkinliği ve gelecekteki potansiyeli, ülkemizde, dünyada uygulama alanları, sağlık turizmine uyarlanması konuları ele alınmıştır. Bu tez aynı zamanda biorezonansın bilimsel temellerini, klinik etkinliğini daha iyi anlamak ve bu tamamlayıcı teşhis ve tedavi yönteminin, sağlık ve sağlık turizmi sektörlerindeki rolünü değerlendirmek için tasarlanmış olup çeşitli ülkelerde sağlık turizmi alanında biorezonansın kullanım alanları ile ilgili literatür taraması ve derleme çalışması yapılarak sonuçlandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Biorezonans, Titreşim Tıbbı, Sağlık Turizmi
Üniversite öğrencilerinde sağlık turizmi farkındalık düzeyi ve belirleyicileri; Alanya örneği
Sağlık turizmi, son yıllarda küresel düzeyde büyük bir ivme kazanarak önemli bir sektör haline gelmiştir. Sağlık turizmindeki bu gelişme, tedavi ve iyileşme süreçlerinin uluslararası düzeyde geniş bir yelpazede sunulmasına olanak tanımaktadır. Sağlık turizminde bilinçli farkındalık uygulamaları, tedavi süreçlerine eklenerek hastaların hem beden hem de zihin sağlığında olumlu değişiklikler meydana getirmektedir. Sağlık turizmi kapsamında bilinçli farkındalık uygulamalarının entegrasyonu, hastaların tedavi süreçlerini daha etkin bir şekilde yürütmesini ve genel iyilik hali kazanmasını sağlamaktadır. Böylece, bilinçli farkındalık sağlık turizminde önemli bir rol oynar ve hastaların daha hızlı ve etkili bir şekilde iyileşmelerine katkıda bulunur. Üniversite öğrencileri, bu alanda potansiyel tüketiciler, karar vericiler veya politika yapıcılar olarak önemli bir role sahip olabilecekleri için, bu grubun sağlık turizmi konusundaki farkındalıklarının detaylı bir şekilde incelenmesi gerekmektedir. Ayrıca üniversite öğrencilerinde sağlık turizmi konusunda farkındalık düzeyleri ile ilgili araştırmalar, sağlık turizmi konusunda farkındalık yaratma ve bu alanda stratejik planlamalar yapma noktasında üniversiteler, yerel yönetimler ve sağlık turizmi işletmecileri için değerli bilgiler sağlayacaktır. Sağlık turizmi politikalarının ve stratejilerinin geliştirilmesi, öğrencilerin ve genel olarak toplumun bu hizmetlerden daha etkin bir şekilde faydalanmasını sağlayabilir. Bununla birlikte, sağlık turizmi eğitim programlarının ve bilinçlendirme kampanyalarının tasarlanması ve uygulanması konusunda yol gösterici olabilir. Bu gerekçeler ile planladığımız çalışmanın temel amacı, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi'nde öğrenim gören üniversite öğrencilerinin sağlık turizmi konusunda farkındalık düzeyleri ve belirleyicilerinin saptamaktır. Araştırmanın ikincil amacı ise, sağlık turizmi konusunda bilinç ve bilgi seviyesini artırmaya yönelik eğitim ve politika geliştirme çalışmalarına katkıda bulunmaktır. Araştırma kesitsel türde bir çalışmadır. Araştırma evrenini ALKÜ'de 2023-24 eğitim öğretim döneminde eğitim gören lisans öğrencileri oluşturacaktır (n=8996). Örnek büyüklüğü %99 güven sınırında, %50 prevalans ile 0.05 yanılgı düzeyinde, desen etkisi 2 alınarak minumum örnek büyüklüğü 1236 olarak belirlendi. Toplamda 1300 öğrenciye ulaşıldı. Araştırmada veriler iki form ile toplandı; kişisel tanıtım formu, sağlık turizmi farkındalık ölçeği. Verilerin analizi için IBM SPSS v26 programı kullanıldı. Araştırmanın demografik verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler kullanıldı. Katılımcıların sosyo-demografik özellikleri ile sağlık turizmine yönelik farkındalık düzeyleri arasındaki ilişki bağımsız örneklem T-Test ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testleri ile değerlendirildi. Çalışmada tekli analizlerde anlamlı bulunan değişkenler çoklu doğrusal regresyon ile analiz edildi. Araştırma bulgularına göre, üniversite öğrencilerinin sağlık turizmi konusunda orta düzeyde bir farkındalığa sahip olduğunu belirlendi. Farkındalık düzeyleri üzerinde cinsiyet, yaş, eğitim seviyesi, ailenin gelir durumu, anne-baba eğitimi, sosyal statü ve yabancı dil bilgisi gibi demografik değişkenlerin anlamlı olduğu belirlendi. Ayrıca, sağlık bilimleri ve turizm fakültelerinde okuyan öğrencilerin farkındalık düzeyleri diğerlerine göre daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). Çalışmanın önemli bir sonucu elde edilen verilere göre sağlık turizminin sosyo-ekonomik faktörlerden etkilenmesidir. Çalışma, sağlık turizmi alanında bilgi ve farkındalığı artırmak için öğrencilere yönelik eğitim programlarının ve bilgilendirme kampanyalarının yapılması gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Sağlık turizmi politikalarının ve pratiklerinin geliştirilmesinde öğrencilerin görüşlerinin dikkate alınması da gerekmektedir. Önerilen stratejiler, sağlık turizmi sektörünün genel performansını artırarak ülke ekonomisine olan katkılarını maksimize edebilir.
Diyabet hastalarında sağlık kaygısının siberkondri düzeylerine etkisi
Bu çalışma, diyabet hastalarında sağlık kaygısının siberkondri düzeylerine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Analitik kesitsel tipte yapılan araştırma Ağustos 2022 - Ocak 2023 tarihleri arasında Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi polikliniklerine başvuran ve servislerinde yatarak tedavi gören Diabetes Mellitus tanılı 250 birey ile gerçekleştirildi. Araştırma verileri "Tanıtıcı Bilgi Formu", "Sağlık Kaygısı Envanteri" ve "Siberkondri Ciddiyet Ölçeği" ile toplandı. Araştırmaya katılan diyabetli bireylerin Sağlık Kaygısı Envanteri puan ortalamaları 17.84±11.62 ve Siberkondri Ciddiyet Ölçeği puan ortalamaları 79.2±27.42 olarak bulundu. Araştırmada katılımcıların yaş, cinsiyet, eğitim durumu, sağlıkla ilgili yayın takibi, çalışma durumu, internette geçirilen süre, sosyal ağ sitelerine üyelik, hastalıkları ile ilgili bilgi arama, hastalığı ile ilgili eğitim alma, komplikasyon yaşama, egzersiz yapma ve diyetine uyma davranışları ile siberkondri düzeyleri arasında anlamlı farklılıklar olduğu saptandı (p<0.05). Kadın, sağlıkla ilgili yayın takip eden, sosyal ağ sitelerine üyeliği olan, hastalıkla ilgili internette arama yapan, Tip I diyabeti olan, komplikasyon yaşayan ve insülin kullanan diyabetli bireylerin daha fazla sağlık kaygısı yaşadığı bulundu (p<0.05). Sağlık kaygısı ve siberkondri düzeyleri arasında pozitif yönlü, orta düzeyde anlamlı korelasyon saptandı (p<0.001, r=0.567). Diyabetli bireylerde, Sağlık Kaygısı Envanteri toplam puanı, Siberkondri Ciddiyet Ölçeği toplam puanındaki değişimin %30'unu açıklamaktadır. Sağlık profesyonelleri ve özellikle diyabet eğitim hemşirelerinin, sağlık kaygısı yaşayan ve yaşamayan tüm diyabetli bireylere, teknolojiden nasıl faydalanmaları gerektiği, internette güvenilir bilgilere nasıl ulaşacakları, internet ve sosyal medyada verilen bilgiler ile teşhis, tedavi ve bakım yapılamayacağı, sağlık ile ilgili tüm konularda alanında uzman kişilerden destek almaları gerektiği hakkında eğitim vermeleri önerilmektedir.
Farklı kültürlerden gelen hastalara bakım ve tedavi veren sağlık çalışanlarının kültürlerarası iletişim yeterliliği
Amaç: Bu çalışma, farklı kültürden gelen hastalara bakım ve tedavi sunan sağlık çalışanlarının, kültürel yeterlilik düzeylerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Araştırma, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversite Hastanesi bünyesinde çalışan, 280 sağlık çalışanı (hemşire, hekim, paramedik, teknik destek personeli) üzerinde yapılan bir kesitsel anket çalışmasıdır. Katılımcıların demografik özellikleri, çalışma hayatı bilgileri ve kültürel yeterliliklerine yönelik algıları çeşitli ölçekler kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmada elde edilen bulgular, katılımcıların büyük çoğunluğunun (%83.9) farklı kültürlerden gelen hastalara bakmayı veya tedavi etmeyi istediğini, ancak sadece %37.9'unun kültürel yeterlilik konusunda eğitim aldığını göstermiştir. Yabancı dil bilme durumu, kültürel yeterlilik algısında önemli bir faktör olarak ortaya çıkmıştır. Sonuç: Bu çalışmanın sonuçları, sağlık sektöründe kültürel yeterlilik ve iletişim becerilerinin öneminin altını çizmekte ve özellikle hemşirelerin, farklı kültürel arka planlardan gelen hastalara etkili bir şekilde bakım sunabilmeleri için bu yetkinliklerin geliştirilmesine yönelik eğitimlerin gerekli olduğunu vurgulamaktadır. Sağlık hizmetlerinde kültürel çeşitliliği kucaklamanın ve eşitliği teşvik etmenin önemi, bu çalışmanın bulgularıyla bir kez daha ön plana çıkmıştır. Sağlık çalışanlarına yönelik kültürel yeterlilik eğitimlerinin artırılması, sağlık hizmetlerinin kalitesini iyileştirecek ve sağlık hizmetlerindeki eşitsizlikleri azaltacaktır.
Antalya'da fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmeti veren sağlık turizmi yetki belgesine sahip kurumlarda dijital pazarlamanın etkinliği
Günümüzde sağlık turizmi, küresel sağlık hizmetleri sektöründe hızla büyüyen ve önem kazanan bir alan haline gelmiştir. Sadece tıbbi tedavilerle sınırlı kalmayan sağlık turizmi, aynı zamanda fizik tedavi, rehabilitasyon, wellness ve alternatif tedavi hizmetleri almak amacıyla farklı ülkelere seyahat etmelerini ifade etmektedir. Sağlık turizmi, hastalar için yüksek kaliteli sağlık hizmetlerine erişim olanağı sunarken, gelişmiş veya gelişmekte olan ülkeler için önemli bir ekonomik fırsat sunmaktadır. Dijital pazarlama stratejileri bu alandaki rekabetin artmasıyla birlikte önemli bir rol oynamaya başlamıştır. Sağlık turizmi hizmetlerini geniş kitlelere ulaştırmak ve tanıtmak için dijital pazarlama etkili bir araçtır. İnternetin ve dijital platformların yaygınlaşmasıyla birlikte sağlık kuruluşları potansiyel hastalara hızlı bir şekilde ulaşabilmektedir. Yaptığımız çalışmada, Antalya'daki sağlık turizmi yetki belgesine sahip olan sağlık kuruluşlarında dijital pazarlamanın etkisi araştırılmıştır. Bu çalışma, Antalya ilinde bulunan ve fizik tedavi hizmeti sunan 21 sağlık kuruluşunu kapsamaktadır. Araştırma yapılırken Antalya'da bulunan ve sağlık turizmi yetki belgesine sahip kuruluşların sosyal medya (Facebook, Instagram, Youtube, Twitter/X) hesapları ve web siteleri incelenmiştir. Dijital pazarlamanın sağlık kuruluşları üzerinde etkisi olup olmadığını belirlemek çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Bu bağlamda gerçekleştirilen literatür taraması ve içerik analizi, sağlık kuruluşları üzerinde dijital pazarlamanın etkili olduğunu ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Sağlık Turizmi, Dijital Pazarlama, Antalya.
Medikal turizm hizmeti sağlayan sağlık turizmi yetki belgeli özel hastanelerin web ve sosyal medya sitelerinin değerlendirilmesi: Antalya ili örneği
Bu çalışmada Antalya ilinde medikal turizm hizmeti sağlayan sağlık turizmi yetki belgeli özel hastanelerin web ve sosyal medya sitelerinin değerlendirilmesi amaçlanmış ve bu amaç doğrultusunda basit rastgele örneklem yöntemiyle belirlenen 10 özel hastaneyi kapsayacak şekilde içerik analizi tekniği ile incelenmiştir. Örneklem olarak seçilen hastanelerin incelenen web siteleri ve sosyal medya hesapları içerik analizi yöntemi ile incelenmiştir. Analiz sonuçlarına göre araştırmaya dahil edilen 10 özel hastanenin tümünde aktif bir web sitesi bulunmaktadır ve bu sitelerden tümünde tesisin tarihine ilişkin bilgi, site içi arama özelliği, iletişim formu, kurumsal bililer, hekimlere ilişkin bilgiler, sosyal ağlara ilişkin linkler ve görsellerde sağlık turizmine uygunluk yakalanmıştır. Fakat hastanelerden yalnızca 6'sında aktif bir Facebook sayfasının bulunduğu görülmüştür. Bu anlamda diğer sosyal medya hesaplarına kıyasla Facebook'un artık popülerliğini kaybettiği ve işletmelerce çok da önemsenmediği çıkarımı yapılabilmektedir. Ayrıca hastanelerin 8'inin aktif Instagram hesabı olduğu belirlenmiştir. Instagram paylaşımları incelendiğinde ise 8 hastanenin hastalıklar hakkında bilgilendirme, sağlıklı yaşam önerileri, özel gün mesajları ve profil güncelleme konusunda aktif olduğu belirlenmiştir. Son olarak aktif Youtube hesabı bulunan 9 özel hastane bulunmaktadır. Bu hastanelerden 9'unun hastalıklar hakkında bilgilendirici ve sağlıklı yaşam önerilerinde bulundukları videolar paylaştıkları belirlenmiştir. Çalışma sonuçlarında dikkat çeken en önemli bulgu sosyal medya hesaplarında yabancı dilde paylaşım yapılmasına özen gösterilmediği ve hiçbir hastanenin aktif olarak bir yabancı dilde paylaşımda bulunmadığı belirlenmiştir. Sağlık turizminde en önemli bileşen olan dil kavramının ülkemiz Sağlık Bakanlığı'nca onaylanmış kurumlarca daha fazla dikkate değer bir unsur olarak değerlendirilmesi gerektiği, web siteleri açısından SEO çalışmalarının yapılması gerektiği ve sosyal medya açısından özellikle Facebook için daha fazla özen gösterilmesi gerektiği konusunda önerilerde bulunulmuştur.
Antalya ili Alanya örneğine gelen sağlık turistlerin in plastik cerrahi ve estetik operasyon tercihlerinin potansiyel araştırması
Sağlık insanların fiziksel, ruhsal ve mental olarak iyi olma halidir. Turizm ise insanların ruhsal ve mental sağlıklarını iyileştirmek ve gezmek, görmek için yapılan seyahatlere denir. Son dönemlerde popüler olan sağlık turizmi kavramı insanların gezerken eğlenirken tedavi olmalarını ya da tedavi olurken gezip, görmelerine imkân sunmuş oldu. Son yıllarda gelişen sağlık turizmi hastaneler poliklinikler ve sağlık merkezlerine olan ilgiyi arttırmıştır. Sağlık turizmi insanların ihtiyaç ve isteklerine göre medikal turizm, termal turizm ile engelli ve geriatri turizmi adı altında çeşitlendirildi. Çalışmamızda medikal turizmi araştırırken sağlık turistlerinin ihtiyaçları doğrultusunda göz hastalıkları, cerrahi operasyonlar, plastik ve estetik operasyonları daha çok tercih ettiğini görmekteyiz. Sağlık turizmi Türkiye açısından sağlık alanında birçok gelişmeyi sağlarken, sağlık turisti açısından da hem hızlı hem de ucuz tedavi koşullarını sağladığından en çok tercih edilen 10 ülke arasında yer almaktadır. Bununla birlikte Türkiye'de özellikle deniz, kum ve güneşten yaralanabilecekleri tatil merkezlerini tercih eden sağlık turistleri için kamu ve özel hastanelerde kalite ve akreditasyon belgelerini alarak onlar için vazgeçilmeyecek fırsatlar sunulmaktadır. Turizmin başkenti olan Antalya ili Alanya merkezinde sağlık turizminin plastik ve estetik cerrahi alanında veya kozmetik cerrahi alanında sağlık turistlerine sunduğu hizmetlerin potansiyeli araştırılarak çalışmada gösterilmiştir. Bu sayede Antalya ili Alanya bölgesinde sunulan sağlık hizmetleri sağlık turizmi açısından avantajları ve dezavantajlarının bulunduğu birçok çalışmada rehber olabilecek bir çalışma oluşturulmuştur. Alanya özellikle plastik ve estetik operasyonlarda sağlık turizmi potansiyeli oldukça yüksek ve tercih edilebilir bölge olma özelliğini taşımaktadır. Anahtar kelimeler: Sağlık turizmi, Sağlık turisti, Akreditasyon
Sağlıklı yaşam turizmi deneyimi, iyi oluş ve sadakat ilişkisi
Sağlıkta meydana gelen değişimler ve bireylerin sağlıkla ilgili artan farkındalıkları, sağlıklı yaşam felsefesinin gelişmesini sağlamıştır. Bu gelişmeler, bireylerin sağlıklarını koruma, geliştirme ve iyi oluşlarını artırmaya yönelik seyahat davranışlarını da etkilemektedir. Bu bireylerin tatillerinde, sağlıkla ilgili hizmet veren işletmeleri tercih etmeleri sonucunda ise sağlıklı yaşam turizmi gelişmeye başlamıştır. Bu noktada sağlıklı yaşam turizmi ile ilgili deneyimler edinen turistlerin, iyi oluşlarını nasıl değerlendirdikleri ve bunun sonucunda ise sadakatlerinin ne yönde etkilendiği soruları sağlıklı yaşam turizmi pazarlaması açısından önemli hale gelmiştir. Bu sorulardan hareketle çalışmanın amacı, yukarıdan aşağı ve aşağıdan yukarı teorileri kapsamında sağlıklı yaşam turizmi deneyiminin, iyi oluş üzerindeki etkisi doğrultusunda turist sadakatinin ne yönde etkilendiğinin incelenmesidir. Bununla beraber turistlerin, sağlıklı yaşam turizmi deneyimi ile iyi oluşları arasında, boş zaman tatminlerine ilişkin rolünün incelenmesi de araştırmanın bir diğer amacıdır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Çevrimiçi anket uygulaması yoluyla, Türkiye'de sağlıklı yaşam otellerinden daha önce hizmet almış bireylere sosyal medya aracılığıyla ulaşılarak toplamda 320 anket elde edilmiştir. Katılımcılardan elde edilen bu veriler, PLS-YEM tekniğiyle analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda sağlıklı yaşam turizmi deneyiminin ve bu deneyime ilişkin eğlence ve fiziksel deneyim boyutlarının turist iyi oluşu üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Bununla beraber iyi oluşun da turist sadakatini olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Ayrıca turistlerin, sağlıklı yaşam turizmi deneyimi ile iyi oluşu arasında boş zaman tatmininin aracı rolünün olduğu da gözlemlenmiştir. Sonuç olarak literatür, karar vericiler ve turizm sektörü açısından teorik ve pratik çıkarımlar sunulmuştur.