
6
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Çeşitli disseksiyon aşamalarında beyin-beyin zarı ve gözlerin plastiklenmesi
ÖZET Beyin, beyin zarı ve gözlerin plastiklenerek makroskopik yapının korunması amaçlanmıştır. Eskiden beri yapılan insan; kadavrasının saklanma prensiplerinin gelişmeleri, günümüze dek yapılan çalışmalarla karşılaştırılmıştır. Uygulanan bu yeni yöntemin, beyin, beyin zarı ve gözlerin plastiklenmesindeki geçerliliğini kanıtlamıştır. Mumyalamanın başlangıçtan bu güne dek yapılan mumyalama ve modern mumya (PLASTİNASYON) tekniğinin içeriği ve çalışmaları yapılan plastinasyon yöntemleri ile bizim çalışmalarımız arasındaki ilişkilerine bakılmıştır. Plastikleştirilen beyin, beyin zarı ve gözlerin makroskopik yapısı, doğal rengi ve orjinal özelliklerinin korunmasını içermektedir.
Kontrollü kabin üretimi ve farelerde farklı oksijen yoğunluklarının viabilite ile fertilite üzerine olan etkileri
ÖZET %59 %10, %20, %4Q, gibi dört ayrı oksijen yoğunluğu nun memelilerin viabilite ve fertilitesi üzerine olan etki leri farelerde araştırılmıştır. Bu çalışma için çevre parametrelerinin (ışık, ısı, basınç, nem ve gaz karışım yoğunlukları) denetlenip, değiş tirilebileceği kontrol kabinlerinin üretimi hedef alınmış ve üretilen bu kabinlerin etkinlik ve yeterlilikleri kanıtlan mıştır. Viabilite yönünden farklı oksijen yoğunluklarına ya şam cevabı, cinsiyete bağımlı, farklılık göstermekte olup, erkeklerde ölüm, dişilerden anlamlı olarak fazladır «ve yük sek ölüm oranı, %A-0 ile %10'luk ortamlarda meydana gelmek tedir. Dişilerde en yüksek ölüm oranı, %10'luk oksijen kon santrasyonunda görülmekte olup, %5 ve %40'lık kabinlerde, ölüm oranı eşittir. Her dört oksijen yoğunluğunda, gebeliğin meydana gel mesine karşın, gebelik yüzdesi, %40'lık ortamda %50 'ye düş mekte, %5'lik ortamda %33'e inen bu oran, %10'luk ortamda en alt değer olan %17 'ye ulaşmaktadır. İlginç olan husus, bu erken ölümün gerek hipoksi, (%10) gerek hiperoksi (%40) için erkeklerde daha fazla oran da görünmesidir. %5'lik oksijen ortamında, erkekte görülen ölüm oranı, normal gruptan farklı değildir. Burada bir di ğer ilginç gözlemimiz de,%10'luk oksijen kabinlerinde erkek5 i farelerin ölümüyle, daha sonra iki kez eklenen erkeklerin, 24 saat içinde ölmüş olmalarıdır. Cinsiyet arasında, dişi lehine olan bu farklılık, dişfi hayvanların hipoksiye karşı telafi mekanizmalarına sahip olma kuramı ile açıklanamaz. Zira hiperoksik koşullarda erkek cins üzerine hipoksi gibi etki yapmakta, ek olarak daha ağır hipoksik koşullarda (%5'lik oksijen) cinsiyet arası fark kaybolmaktadır-. Dişi ölümleri, kontrol grubuna göre, diğer bütün gruplarda anlamlı bir artış göstermekle beraber ileri dere cede hipoksi (%5 02) ve hiperoksi (%40 02) eşit etki yap maktadır. Dişi ölümünü en fazla artıran düzeyi, biz %10 ok sijen konsantrasyonu olarak aaptadık. Tablo IlI'de görüle ceği gibi, bu düzeyde yoğunluk, erkek cinsiyet için."de en öldürücü seviyeyi oluşturmaktadır. Ancak daha geniş popu- lasyonlarm sonuçları alındıktan sonra bu gözlemin açıklan ması olası olacaktır. Çalışmamızın fertiliteye yönelik 2. grubunda, bütün deney kaf e elerindeki dişiler gebe kalmıştır. Bu da fekon- dasyonun kullanılan farklı oksijen yoğunluklarında mümkün olduğunu göstermektedir. Ancak, Tablo III 'den kolayca sap tanacak husus i A ayrı oksijen konsantrasyonunda pozitif olan gebeliğin, yüzde gebelik açısından farklılık arzetti- ğidir. Kontrol grubunda en yüksek olan (%83) gebelik oranı, hipersksik ortamda keskin bir düşüşle %50'ye inmekte, %5'lik oksijen konsantrasyonunda %33'e düşen gebelik oranı, yine %10'luk oksijen konsantrasyonunda^en düşük seviye olan %17'e52 ulaşmaktadır. *, Doğum, çalışmamızın' içinde olduğumuz evresinde sadece kontrol grubunda gerçekleşmiştir. Farklı oksijen konsantras yonlarında gebeliğin daha geç ve daha düşük oranda gerçek leşmesi, deneklerin akut darbeyi atlatıp, gerekli uyum iş- lergelerini geliştirmek için zaman kaybetmeleriyle açıklana bilir. Bu işlergelerin ayrıntıları ve farklı Op yoğunlukla rında tutulmuş hayvanların çeşitli doku ve beyinlerine ait ultra mikroskopik değişiklikler ve öğrenme yetileri bir baş ka yayında ele alınacaktır.
İmmünolojik gebelik testi üretimi
Bu araştırmada idrardaki HCG varlığını saptayan immünolojik gebe lik testleri için gerekli olan gerecin üretilmesine çalışılmıştır. Çalışmanın amacı pratik, kolay, ucuz ve güvenilir bir yöntem ge liştirerek anılan testin yurt içinde üretilmesi ve ülkemize bu konuda ba ğımlılıktan kurtarmayı hedeflemesidir. Antijen olarak ticarette satılan insan koryonik gonadotropin kul lanılarak tavşanlarda anti-HCG antikorları üretilmiştir. Bu. tavşan anti korları gebelik için immünolojik bir test olarak hemaglütinasyon inhibis- yon yönteminde kullanılmıştır. Hemaglütanasyon inhibisyon yöntemi için ayrıca tannik asitle işlenmiş ve HCG ile duyarlı hale getirilmiş koyun eritrositleri hazırlanmıştır. Üretilen gereç ve kontrol olarak Ortho firmasının ticari kiti olan Gravindex kiti kullanılarak 25 idrar örneğinde eş zamanlı immünolojik ge belik testi uygulanmıştır. Alınan sonuçlara göre her iki test arasında tam bir uyum olup, her iki testte yalancı pozitif sonuçlara rastlanmamış tır.
Hafif ve ağır gidişli sickl-cell anemili hastalarda immün fonksiyonlarının araştırılması
O Z E T Bu çalışmada orak hücre anemi 1.1 hasta lar ın"haf if ' 've "ağır" formlarında, nötrofil kemotaksis, opsonik aktivitele ri, lenfosit transformasyonu ve serum IgG, IgM, ve IgA dü zeyleri ile C3 düzeyleri araştırıldı. Her iki grup yukarıda ki parametreler açısından hem kendi aralarında hem de kont rol grubu ile karşılaştırıldı. Nötrofil kemotaksis değerleri hastalığın ağır formu nu gösteren şahıslarda normal ve kontrollere göre düşük bu lundu ve aralarındaki fark istatistiksel yönden anlamlıydı (p< 0.001). Serum opsonik aktivite, hastalığın her iki variantın da da oldukça azaldığı görüldü. Kontrollerle aralarındaki fark anlamlıydı (pAnahtar Kelime: Anemi-orak hücreli = Anemia-sickle cell
Konakçı çeşitinin Anopheles Sacharovi Favre'nin yumurta verimi ve ömür uzunluğunun etkisi
oz Bu çalışmaca sıtma vektörü An. sacharovi ' nin Adana yöresi populasy onlarına ait dişilerin beslendikleri kan kay naklarına bağlı olarak, yaşamı boyunca geliştirdikleri total yumurta sayısı ve ömür uzunluğu he sap landie Çalışmamızda,beş farklı konakçıdan kan emen An. sacharovi dişilerinin yumurta verimi ve ömür uzunluğuna emilen kan çeşidinin etkisi incelen di. Değişik zamanlarda, aynı günde popadan çıkan sineklerden toplam 2341 i insan, tavşan, kobay, koyun ve civcivden kan emdirilerek beslendi. Bunlardan 270 (% 11.53) nin.yumurtladığı, bu bireylerden 225 birey (% 84<>33) in yumurtalarının açıldığı ve bunlardan da 30 (% 13.33) in ikinci kez yumurtladığı sap tandı. Her konak için ayrı ayrı elde edilen bulguların istatis tiksel analizleri yapıldı. Sonuç olarak yumurta verimi bakımın dan konaklar arasında farklılıklar bulundu. Buna göre, tavşan kanının sırası ile kobay, civciv, insan ve koyun kanlarından üstün olduğu gözlendi. Yine sineklerin ömür uzunluğu bakımından da tavşan ve kobay kanının civciv, insan ve koyun kanlarından üstün oldukları saptandı. Konak kanlarının di silerin incele nen biyolojik özellikleri üzerine olan farklı etkilerinin emilen ka nın miktarı ve içeriğine bağlı olabileceği tartışıldı.
Osmaniye bölgesinde ilkokul çağındaki çocuklarda A grubu beta hemolitik streptokokların yaygınlığı ve bu bakterilerde penicilline direnç durumlarının araştırılması
Bu çalışma Osmaniye bölgesinde beta hemolitik St reptokok infeksiyonlarının yaygınlığı ve bu bakterilerde penioillin' e karşı oluşan direnç durumlarını araştırmak için düzenlenmiştir. Aralık 1988 ile Nisan 1989 tarihleri arasında yaklaşık 5 aylık bir süre içerisinde yapılmıştır. 780 çocuk tan boğaz sürüntü örnekleri alınarak bakteriyolojik inceleme yapılmıştır. Semptom 1 u 1 ar ı n % 66.1 ile semptomsuz çocukların % 41.7'sinden beta hemolitik streptokok izole edilmiştir. izole edilen beta hemolitik streptokokların %40.5' inin Bacitracin disk difuzyon metodu ile A grubuna ait olduğu tesbit edilmiştir. Numune alınan 780 çocukta % 19.6 oranında A grubu Streptokok üretilmiştir. Penicillin'e dirençli streptokok susu tesbit edilememiştir.