
1,148
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Ahmed Vâhid (Moran)'in sözlükçülüğü ve a Condensed Dictionary English–Turkish'e göre Türkçenin söz varlığı
Türk dili tarihinin çeşitli dönemlerinde, birçok sözlük yazılmıştır. 11. yüzyıldan günümüze kadar farklı coğrafyalarda yazılan ve çoğu iki dilli olan sözlükler, yazıldığı dönemin söz varlığını ortaya koyması bakımından önem arz etmektedir. 20. yüzyıla kadar klasik bir yöntemle yazılmış sözlükler, 20. yüzyıl itibarıyla yerini Batılı yöntemlerle hazırlanmış sözlüklere bırakmıştır. 20. yüzyılda yazılmış çeşitli sözlükler arasında dikkati çeken; ancak kaynaklarda pek de bir yer bulamamış olan Ahmed Vâhid (Moran) tarafından yazılmış olan A Condensed Dictionary English-Turkish adlı sözlük öne çıkmaktadır. 1881-1945 yılları arasında yaşamış olan ve esasında bir sözlük bilimci ve filolog olmamasına rağmen Ahmed Vâhid'in "İngilizceyi hakkıyla öğretmek" amacıyla İngilizce öğrenmek isteyen Türklere bu kaynağı sunması önemlidir. Bunu dışında da Türkçe-İngilizce sözlükler de hazırlamış olan Ahmed Vâhid Bey'in Türk sözlükçülüğü alanında iki dilli sözlükler hazırlaması açısından dikkate değerdir. Bu doğrultuda, Ahmed Vâhid (Moran)'in sözlükçülüğü ve Türk sözlükçülük tarihindeki yeri ile 1924 yılına ait A Condensed Dictionary English-Turkish adlı sözlüğünün söz varlığı, bu çalışmada ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Söz, Söz Varlığı, Sözlük, Türk Sözlükçülüğü, Ahmed Vâhid Moran
Resimli kitaplara dayalı çevre eğitim programının okul öncesi dönem çocuklarının çevresel tutumlarına ve görüşlerine etkisi
Bu araştırma Resimli Kitaplara Dayalı Çevre Eğitim Programının okul öncesi dönem çocuklarının çevresel tutumlarına ve görüşlerine etkisini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma karma yöntem desenlerinden açıklayıcı sıralı desene göre tasarlanmıştır. Araştırmada hem nicel hem de nitel veri toplanmıştır. Nicel veriler Çocukların Çevreye Karşı Tutumları Ölçeği- Okul Öncesi Versiyonu (CATES-PV) ile toplanırken, nitel veriler görüşme soruları aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmanın nicel bölümünde tek gruplu ön test-son test deneysel desen, nitel bölümünde ise durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın nicel veri analizleri için Mann Whitney-U Testi, Kruskal Wallis-H Testi, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi, nitel veri analizleri için ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Mardin ili Midyat ilçesinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bir okul öncesi eğitim kurumuna devam eden 60-72 aylık 16 çocuk oluşturmaktadır. Araştrımacı tarafından geliştirilen Resimli Kitaplara Dayalı Çevre Eğitimi Programı 20 oturumdan oluşmaktadır. Program araştırmacı tarafından uygulanmıştır. Nicel araştırma sonuçlarına göre okul öncesi dönem çocuklarının çevresel tutumları cinsiyet, yaş, daha önce okul öncesi eğitim alma, anne öğrenim düzeyi, baba öğrenim düzeyi değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Yapılan ön test ve son test sonuçlarına göre çocukların çevresel tutum puanları arasında anlamlı bir fark olduğu ve bu farkın son test lehine olduğu belirlenmiştir. Nitel araştırma sonuçlarına göre Resimli Kitaplara Dayalı Çevre Eğitim Programının ardından çocukların tüketim alışkanlıkları, çevre koruma, geri dönüşüm- yeniden kullanma ve yaşam alışkanlıklarına yönelik çevresel görüşlerinde ekosentrik çevresel görüş açısından değişim belirlenmiştir. Genel olarak Resimli Kitaplara Dayalı Çevre Eğitim Programının çocukların çevresel tutumları ve çevresel görüşleri üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları doğrultusunda, okul öncesi öğretmenlerine ve araştırmacılara yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar kelimeler: Okul öncesi eğitim, çevre eğitimi, çevre etiği, çevresel tutum, ekosentrik (çevre merkezli) çevresel görüş, antroposentrik (insan merkezli) çevresel görüş.
Türkiye'de klarnet müziğinin gelişimi ve Cumhuriyet Dönemi bestecilerinin klarnet repertuvarına katkısı
Üflemeli çalgıların kökeni tarih öncesi çağlara dayanmaktadır. İnsanlar içi boş nesnelere üfleyerek ses çıkarabildiklerini fark ettikleri andan itibaren üflemeli çalgıları kullanmaya başlamışlardır. Klarnet; üflemeli çalgılar ailesinden, tahta üflemeli sınıfına ait ve tek kamıştan oluşan bir çalgıdır. Klarnetin atası sayılan Chalumeau (şalümo) adı verilen çalgının ortaya çıkışı orta çağa kadar geriye uzanmaktadır. Bu araştırma kapsamında klarnet çalgısının ortaya çıkışı, tarihsel gelişimi ve özellikleri incelenmiş, besteciler tarafından benimsenme ve orkestralarda yer bulma süreci de açıklanmıştır. Erişilebilen kaynaklardan faydalanılarak ve geniş çaplı literatür taraması yapılarak klarnet için bestelenen eserler ve önemli besteciler derlenmiştir. Literatürde, Türkiye'de ve özellikle cumhuriyet döneminde bestelenen klarnet eserleriyle ilgili kaynak eksikliği de göz önünde bulundurularak, Türkiye'de müziğin ve klarnet çalgısının gelişim süreci açıklanmış, Cumhuriyet Dönemi besteleri ve klarnet eserleri listelenmiştir. Türkiye'de müziğe olan ilginin ve sanatsal üretimin eser ve besteci bazında artırılabilmesi için yapılabilecek uygulamalara öneriler geliştirilerek sunulmuştur. Bu araştırmanın, klarnet ve müzik öğrencilerine, araştırmacılara ve sanatçılara faydalı bir kaynak olarak Türkçe literatüre önemli bir katkıda bulunacağı umulmaktadır. Anahtar kelimeler: Klarnet, Konçerto, Repertuvar
Ahmet İnam felsefesinde gönül
Çağdaş Türk Felsefesinin önemli temsilcilerinden biri olan Ahmet İnam, 1990'lı yılların başında Gönül Felsefesi adını verdiği, Anadolu kültürünü ve Anadolu insanının hayatını merkeze aldığı bir felsefi inşaya girişmiştir. Gönül Felsefesi, İnam'ın evrensel sorunlara cevap ararken yerel olandan yola çıkması sonucu ortaya çıkan bir felsefedir. Gönül Felsefesini temellendirdiği "gönül" kavramı, başka dillerde karşılığı olmayan öz Türkçe bir kelimedir. İnam, felsefi inşasında gönül kavramını derinleştirmiş ve bu kav-ramı beden, duygu, akıl ve çevre ile birlikte irdelemiştir. Kendisini, arayan ve deneyen bir yolcu olarak betimleyen İnam, son yıllarda "can" kavramının gönle olan katkısını keş-fetmiş ve Gönül Felsefesini can kavramıyla zenginleştirmiştir. Can, gönlün ilk halidir. İnam'a göre birey can sahibi olmadan gönül sahibi olamaz. Araştırmamız giriş ve sonuç bölümü hariç dört ana bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde araştırmanın amacı, kapsamı ve önemi açıklanmıştır. Birinci bölümde Ahmet İnam'ın hayatı ve düşünce dünyası anlatılmıştır. İkinci bölüm; Gönül Felsefesi, gönül ve can kavramları ve Gönül Felsefesi Anadoluluk ilişkisinin açıklandığı bölümdür. Üçüncü bölümde İnam'ın etkilendiği kavram ve düşünürlere yer verilmiştir. Dördüncü bölümde XIII. yüzyılda Anadolu-Türk bilgeliğinin temelinde olan varlığı içten dışa bir bütün ola-rak ele alan "nous" esaslı düşünüş tarzı ile rasyonel yetiyi esas alan "logos" esaslı düşü-nüş tarzı arasındaki fark Anadolu'yu mayalayan Yunus Emre ve Nasreddin Hoca'nın şahsiyetlerinde değerlendirilmiştir. Yine bu bölümde Gönül Felsefesinin Anadolu-Türk bilgeliğinin devamı olup olmadığı tartışılmıştır. Sonuç bölümünde ise bu araştırmadan elde edilen sonuçlara ve sonraki çalışmalar için önerilere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Gönül Felsefesi, gönül, can, kültür, nous, logos, Türk-Anadolu bilgeliği
Şemsüddin Semerkandî'de ontoloji ve epistemoloji bağlamında kelam-felsefe etkileşimi
Şemsüddin Semerkandî, Hanefî-Mâtürîdî kelam geleneğinde felsefî kelam yöntemini benimseyen ilk âlimdir. O, Semerkand'da doğmuş, muhtelif alanlarda birçok eser vermiş ve hicri 722 yılında vefat etmiştir. Semerkandî örnekleminde ontoloji ve epistemoloji bağlamında kelam-felsefe ilişkisini incelediğimiz bu çalışma giriş, sonuç ve üç bölümden oluşmaktadır: Giriş bölümünde araştırmanın konusu, önemi, amacı, yöntemi ve kaynaklarının yanı sıra Semerkandî'nin hayatı ve ilmî kişiliği, kelam-felsefe ilişkisi, kelam ontolojisi ve kelam epistemolojisi konularında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde Semerkandî perspektifinde varlık, mâhiyet, mevcûd ve bu kavramlara ilişkin problemler hakkında genel ontolojik kavramlar ve kuramlar incelenmiştir. İkinci bölümde arazlar başlığı altında Semerkandî'nin epistemoloji, teorik fizik, ahlak ve mantıksal kategoriler hakkındaki görüşleri analiz edilmiştir. Üçüncü bölümde Semerkandî'nin cismânî ve rûhânî cevherler, cevher-i ferd ve psikoloji hakkındaki görüşleri değerlendirilmiştir. Sonuç bölümünde ise Semerkandî'de ontoloji ve epistemoloji bağlamında kelam-felsefe ilişkisi ortaya koyulmuştur.
Turkey's Ministry of Education emergency management policy in the COVID-19 outbreak: EFL teachers' digital literacy and consistency of distance online education process
The global overspread of the ongoing COVID-19 pandemic has caused pivotal changes in all spheres of life, including education systems that resulted in universal school closures from K-12 to tertiary level. The pandemic is broadly progressing on attending and running the education systems' outputs that some of them might already be damaged in several aspects. The outbreak has affected millions of students, which the learning gap among them has widened because of the swift shift from traditional learning to online distance learning. Neither teachers nor students were ready for digital education due to inadequate time to plan and precise information. Within the given context, the primary purpose of the current study is to investigate the digital literacy of Turkish EFL teachers and their experiences in using digital tools, particularly the EIN (Educational Informatics Network) platform, which is the national educational website in Turkey, the availability of online material, the efficacy of online assessment and feedback, and how teacher-student interaction occurred during the process in English classes at state schools. The study is adopted a mixed research design. The participants of the quantitative data, which was gathered through an online Likert-scale questionnaire, were 121 EFL teachers of MoNE (Ministry of National Education) who work in Kahramanmaraş, and qualitative data were obtained through online semi-structured interviews with 12 EFL teachers. It was investigated the practices, challenges, and strengths of distance online education and the efficacy and feasibility of online teaching. The data obtained for this aim were analyzed through SPSS 25.0 and thematic analysis. The findings indicate that EFL teachers felt competent in integrating digital tools into teaching; the internet connection problems were challenging during the live-streamed classes, and the EIN platform was a good component of instruction during the COVID-19 disease outbreak. This study presents significant implications for the future inquiry of EFL teaching and curriculum. Keywords: COVID-19 effects on education, digital literacy of EFL teachers, distance online language education, live-streamed lessons, digital assessment, and feedback
Arap dilinde ekler -yapım, çekim ve şekil ekleri-
Arapça iç bükümlü bir dil olarak Türkçe gibi sondan eklemeli dillerden farklı sözcük türetme yollarına sahiptir. Arapçada sözcükler türetilme açısından müştak ve camid olarak ikiye ayrılır. Müştak sözcüklerin kalıpları bilinir. Bu kalıpların çokluğundan dolayı eklerin yerleri ve sayıları ancak özel bir çalışma ile bilinebilir. Üç bölümden oluşan bu çalışmada müştak kelimelerin aldıkları ekler tespit edilerek yapım, çekim ve şekil ekleri şeklinde sınıflandırılmıştır. Dilcilerin çoğunluğa göre Arapça asıllı isim ve fillerin kökü üç harflidir. Bu üç kök harfin önüne, içine ya da sonuna bir ya da aynı anda birden çok yapım eki getirilerek mastar, ism-i fâil, ism-i mekân gibi yeni isimler türetilir. Aynı yol ile üç harfli bir fiilden geçişlilik, dönüşlülük, mübâlağa gibi farklı anlamlar ifade eden yeni fiiller türetilebilir. Çekim ekleri kelimenin kök anlamında herhangi bir değişiklik yapmaz. Bu ekler eklendikleri kelimeleri sayı, cinsiyet, zaman, belirlilik gibi yönlerini ifade ederler. Arapçada eklendikleri kelimelere nitelik ve nicelik yönünden herhangi bir etkide bulunmayan şekil ekleri vardır. Hatta çoğu sadece yazıda bulunur, telaffuz edilmezler. Arapça adedi bir ila üç arasında değişen sözcüğün başına, ortasına ve sonuna ek alabilen bir dildir. Tespit edilen bu ekler şöyle sıralanabilir: isim yapım ekleri; ا/elif, ة/ta, م/mim, ن/nun, و/vav, ي/ya, şedde, fiil yapım ekleri; ا/elif, ب/ba, ت/ta, ما/ma, ن/nun, ayne'l fiil harfinin tekrarı, س/sin, şedde, و/vav, ي/ya, isim çekim ekleri; ا/elif, ء/hemze, اء/elif-i memdude, ى/elif-i maksura, ة/ta, ل/lam, م/mim, ن/nun, şeddeli nun/نّ, şedde, و/vav, ي/ya, fiil çekim ekleri; ا/elif, ت/ta, ن/nun, م/mim, ن/nun, şeddeli nun/نّ, و/vav, ي/ya, isim şekil ekleri; ا/elif, و/vav, ي/ya fiil şekil ekleri; ا/elif, ن/nun و/vav.
Osmanlı- Singapur ilişkileri (1864-1923)
Bu araştırmanın konusu ve odak noktası, 19. yüzyılın sonlarından 20. yüzyılın başlarına kadar Singapur ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki ilişkilerdir. Singapur'daki ve Türkiye'deki gazeteler, tarihi yazılar ve arşiv gibi geçmiş çalışmalar da dâhil birçok tarihi kayıt bilgi kaynağı olarak kullanılmıştır ve Singapur ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu kaynaklar, Singapur ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki siyasi, ekonomik, sosyal ve din gibi farklı alanları tasvir etmek ve kanıtlamak için kullanılmıştır. Çalışmanın giriş bölümünde çalışmanın konusu, kapsamı ve önemi belirtildikten sonra Singapur'un kısa tarihi ve Endonezya, Tayland ve Malezya gibi Osmanlı ile Güneydoğu Asya ülkeleri arasındaki ilişkilere değinilmiştir. Daha sonra ikinci bölümde, Singapur ve Osmanlı İmparatorluğu'nun hem doğrudan hem de dolaylı siyasi ilişkileri ele alınmıştır. Bu bölümde, Singapur'a Osmanlı Başkonsolosunun atanması, Birinci Dünya Savaşı ve Balkanlar gibi trajik olaylar, Singapur'daki Pan-İslamizm ideolojisinin etkisi gibi konuları da temel edilmiştir. Aynı zamanda, Asya'daki İngiliz ve Hollanda kolonizasyonun tüm dünyayı etkilemesi gibi Avrupa'daki siyasi güç dengesinde meydana gelen değişikliklere de yer verilmiştir. Üçüncü bölümde, Singapur ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki dini, sosyal ve kültürel ilişkilere odaklanılmıştır. Bu bölümde ayrıca Hac ibadeti aracılığıyla gelişen Singapur-Osmanlı ilişkileri ve Singapur'da aylarca kalan Ertuğrul Fırkateyni'ndeki mürettebatının Japonya yolculuklarına devam etmeden önceki Singapur'daki deneyimleri de yer almaktadır.
Kapsamlı cinsel sağlık eğitiminin 5. sınıf öğrencilerinin cinsel eğitime yönelik tutumları, benlik saygıları ve beden takdirleri üzerindeki etkisinin incelenmesi
Bu araştırmada ortaokul öğrencilerine yönelik, kapsamlı cinsel eğitimler temel alınarak geliştirilen bir cinsel eğitim programının 5. sınıf öğrencilerinin benlik saygıları, beden takdirleri ve cinsel eğitime yönelik tutumları üzerindeki etkisi incelenmiştir. Araştırmada ön-test son-test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Adana ili Seyhan İlçesine bağlı bir ortaokulda öğrenim gören 5. Sınıf öğrencilerinden oluşturulmuştur. Araştırmanın veri toplama araçları olarak Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği, Çocuklar İçin Beden Takdir Ölçeği ve Cinsel Eğitime Yönelik Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Ölçekler dört sınıfta bulunan 68 öğrenciye uygulanmış, çalışma grubu olarak 28 öğrenci (d=14, k=14) araştırmaya dahil edilmiştir. Verilerin analizi, İlişkisiz Gruplar İçin t-Testi (Independent Sample t-Test) ve Karışık Ölçümler İçin İki Faktörlü Varyans Analizi (Split Plot ANOVA) ve Mann-Whitney U Testi ile yapılmış ve SPSS 22 paket programı kullanılmıştır. Kapsamlı cinsel eğitimler temel alınarak ortaokul öğrencilerine yönelik geliştirilen cinsel eğitim programı 90 dakikalık 6 oturumdan oluşturulmuştur ve haftada bir kez yüz yüze eğitimle gerçekleştirilmiştir. Deney grubundaki öğrencilere eğitim programı uygulanırken, kontrol grubundaki öğrencilere bir işlem uygulanmamıştır. Bulgular, deney grubuna uygulanan cinsel eğitim programının 5. sınıf öğrencilerinin, benlik saygıları, beden takdirleri ve cinsel eğitime yönelik tutumları üzerinde istatistiki olarak olumlu yönde bir değişime neden olduğunu göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Kapsamlı cinsel eğitim, cinsellik, okul psikolojik danışmanlığı, benlik saygısı, beden takdiri, önleme
Tüketicilerin e-kupon kullanma niyetini etkileyen faktörlerin incelenmesi
Tüketiciler genel anlamda mal ve hizmet alımlarında en iyi ürünü en uygun fiyata elde etmek isterler. İşletmeler ise tüketicilerin tercihlerini kendi ürünlerinden yana kullanmaları için ikna etmek amacıyla reklam, satış geliştirme, kişisel satış gibi birçok araç kullanırlar. İşletmelerin tüketicilerin satın alma kararlarında etkili olan faktörleri çeşitli açılardan inceleyerek uzun süreli müşteri portföyü oluşturmak amacıyla başvurduğu yöntemlerden biri de tüketicilere kupon kullanma imkanı sağlamaktır. Bu çalışmada satış promosyonu faaliyetlerinden e-kupon kullanma davranışını etkileyen faktörleri incelemek amaçlanmıştır. E-kuponlar internet üzerinden ulaşılabilen ve kontrolü sağlanabilen bir satış geliştirme aracıdır. Tüketiciler özel web sitelerinde sörf yaparak veya arama motorlarını kullanarak istedikleri zaman rahatlıkla e-kuponları elde edebilirler. Malların hizmetlerin ve fikirlerin tutundurulması sürecinde yararlanılan mobil pazarlama faaliyetlerinden biri olan mobil kuponlar tüketici ile iletişim sürecinde satış geliştirme aracı olarak kullanılmakta olup, işletmelerin pazarlama faaliyetleri içinde önemi gün geçtikçe artmaktadır. Profesyonel veri toplama hizmeti sağlayan bir araştırma şirketi tarafından anket yöntemi ile toplanan veriler regresyon analizi uygulanarak değerlendirilmiştir. Analiz sonucunda algılanan para tasarrufu, subjektif normlar, algılanan değer, bilgi teknolojilerinde kişisel yenilikçilik faktörlerinin gelecekte kupon kullanımı niyetine olumlu yönde etkilendiği olduğu bulunmuştur. Çalışma sonuçlarının akademik yazına ve uygulamacılara katkı sağlaması beklenmektedir. Anahtar kelimeler: E-kupon, E- kupon tercihi, Kupon Kullanımı