Gazi University
Department

Department of Economics

Gazi University

70

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de sektörler itibarıyla imalat sanayi fiyatlama davranışının incelenmesi

Yüksek enflasyon büyüme performansının düşmesine, gelir dağılımının bozulmasına ve refah seviyesinin düşmesine yol açarak ekonomik istikrarsızlık sağladığından dolayı günümüzde özellikle gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerinde yaşadıkları en önemli sorunların başında gelmektedir. Politika kararında her ne kadar toplam enflasyonun özellikleri önemli olsa da, firmaların fiyatlama davranışının ve bu davranışları belirleyen unsurların bilinmesi enflasyon üzerinde belirleyici olan unsurların daha iyi anlaşılması ve ileriye yönelik enflasyon değerlendirmelerinin daha sağlıklı yapılması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada Türkiye'deki fiyatlama davranışı ve enflasyon katılığı üç değişik yaklaşımla incelenmiştir. İlk olarak üretici fiyat endeksine ilişkin zaman serileri incelenmiştir. Bu analiz yazında daha standart olsa da, kullanılan veriler para politikasının oluşturulmasında ve performansının izlenmesinde kullanıldığından dolayı oldukça önem taşımaktadır. Para politikasının oluşturulmasında ve uygulanmasında firmaların fiyatlama davranışının temel özellikleri ve belirleyicilerinin anlaşılması da oldukça önemli olduğundan dolayı, ikinci olarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından firmalara bir seferlik uygulanan fiyatlandırma anketi sonuçları incelenmiştir. Fiyatlandırma anketiyle fiyatlama davranışı altındaki mantığa ilişkin sayısal sonuçlar elde edilebildiğinden bu analizin diğerlerine göre karşılaştırmalı avantajı bulunmaktadır. Ayrıca, anket analizi zaman serileriyle elde edilen sonuçların onaylanmasına ve fiyatlama teorilerinin test edilmesine imkan sağlamıştır. Üçüncü olarak ise, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından firmalara aylık olarak uygulanan İktisadi Yönelim Anketi'nden elde edilen üretici fiyatlarına ilişkin firma düzeyinde kalitatif veriler incelenmiştir. Firma düzeyinde veriler fiyat değişimlerinin yönü, sıklığı, sektörel farklılıklar, firmalar arası senkronizasyon ve fiyat ayarlamalarında çeşitli şokların etkisine ilişkin bulgular elde etmek için kullanılmıştır. Bu çalışmada her üç yaklaşımla elde edilen sonuçlar, toplam sanayide fiyatlama davranışının ve enflasyon dinamiklerinin daha iyi anlaşılmasına izin verirken, mikro-temelli fiyatlama modelleri için benzersiz bir kaynak oluşturmaktadır.

AnketlerEnflasyonFiyatlandırma+2
Saygın Şahinöz
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Değer kavramına yeni bir bakış: Carl Menger

Ondokuzuncu yüzyılın sonlarına doğru liberal geleneğe olan ilgi artmış ve Avusturya İktisat Okulu yeniden canlanma dönemine girmiştir. Avusturya İktisat Okulu'nun kurucusu olan Carl Menger'in Politik İktisadın İlkeleri isimli eseri yarattığı devrimle değer kavramına yeni bir bakış getirmiştir. Menger'in ekonomiye en büyük katkısı, marjinal faydaya dayanan değer teorisidir. Değeri kişiye sağladığı faydayla açıklayan Menger, analizinin merkezine bireyi oturtmuştur. Metodolojik bireycilik Menger'in analizinin temel çıkış noktasıdır. Subjektif değer teorisi ile birlikte değer artık içerdiği emekle değil bireye sağladığı faydayla ölçülmektedir. Avusturya İktisat Okulu'nun ilk kuşağını oluşturan Böhm-Bawerk ve Wieser gibi takipçiler Menger'in teorisini geliştirmişlerdir. Avusturya İktisat Okulu günümüzde altıncı kuşak yazarlarıyla bazı üniversite ve enstitülerde varlığını sürdürmektedir.Bu çalışmanın amacı, yaklaşık bir yüzyıl boyunca akademik çevrelerde çoğunlukla kabul görmüş olan nesnel değer teorisinden öznel değer teorisine geçişte Carl Menger'in Klasik Okula yönelttiği eleştiriler ve getirdiği yeni bakış açısını analiz etmektir.Anahtar Kelimeler1.Carl Menger2.Subjektif Değer Teorisi3.Avusturya İktisat Okulu4.Değer Teorisi5.Marjinalizm

Değer teorisi
Fatma Esra Görmez
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
10
Master'sOpen AccessTR

Piyasa ekonomisine geçiş sürecinde Türkmenistan ekonomisi:Sosyo-ekonomik bir analiz

"Piyasa Ekonomisine Geçiş Sürecinde Türkmenistan Ekonomisi: Sosyo-Ekonomik Bir Analiz" adlı bu tez çalışma üç bölümden oluşmaktadır.Birinci bölümde: İktisadi terim olarak tezde çok kullanılacak olan küreselleşme ve piyasa ekonomisi terimlerinin tarihsel gelişimi ve çalışma unsurlarını ele alınacaktır. Ayrıca Türkmenistan ekonomisinin küreselleşme ölçüleri diğer ülkelerle kıyaslanacaktır.İkinci Bölümde: Türkmenistan Cumhuriyetine ait genel bilgiler verilecektir. Türkmenistan'ın sosyal ve ekonomik yapısı, başlıca ekonomik veriler (Tarihi Süreçte Türkmenistan'ın Devlet Anlayışı, İdari, Siyasi, Coğrafi ve Demografik Yapısı) aktarılacaktır. Ülkenin gelişim süreci XX yüzyılın başından ele alınmıştır. Bu süreç S.S.C.B. içindeki konumundan başlayarak, bağımsızlık ilanı ve bağımsızlık sonrası sosyo-ekonomik yapısını içermektedir. Devamında bağımsızlığından sonra gelişme yoluna girmiş olan Türkmenistan'ın piyasa ekonomisine girme çabaları, uygulanan politikalar ve siyasi yapılanmadan bahsedilecektir.Üçüncü bölümde: Uygulanan politikaların olumlu veya olumsuz sonuçları, ileride yararlı olabileceği düşünülen ve Türkmenistan ekonomisinde uygulanabilecek yapısal reformlar ve politikalardan bahsedilecektir. Üçüncü bölüm, tezin yapısı gereği son bölüm olduğundan Türkmenistan ekonomisinin son hali arz edilecektir. Türkmenbaşı'nın vefatından sonra ülkenin enerji piyasasındaki olumu değişiklikler ve küreselleşme çabalarından bahsedilecektir. Yeni cumhurbaşkanı Gurbangulı Berdimuhammedov'un siyasi ve ekonomik yapıdaki icraatlarına da değinilecektir.Sonuç kısmında da bu çalışmanın ulaştığı sonucu, değişik bakış açılarından değerlendirilecektir.Anahtar Sözcükler1. Küreselleşme2. Piyasa Ekonomisi3. Bağımsızlık4. Kalkınma5. Geçiş Ekonomisi

BağımsızlıkGeçiş ekonomisiKalkınma+2
Kylych Jelilov
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Elektrik piyasasında yatırım projelerinin değerlendirilmesi: Türkiye uygulaması

Bu çalışmanın amacı, dünyada ve Türkiye'de elektrik piyasası analizi ve bu piyasada yapılan yatırım projelerinin uygulamalı bir örnekle değerlendirilmesidir. İlk olarak, elektrik piyasası genel özellikleri ile incelenmiş ve teknik, ekonomik ve sosyal açından ele alınmıştır. Sonuç olarak, elektriğin stoklanamaması ve dolayısıyla arz ve talep dengesinin sistem içinde sürekli olarak kontrol edilmesi gerekliliği, sosyal maliyetler, sermaye yoğunluğu ve batık maliyetler, üretim ve toptan/perakende satış faaliyetlerinin aksine iletimin doğal ve dağıtımın da bölgesel tekel niteliğinde olması ve özellikle üretim ve iletim arasında dikey koordinasyon ihtiyacı piyasanın en belirgin özellikleri olarak ortaya çıkmıştır. Daha sonra, elektrik piyasasında kullanılan birincil enerji kaynakları fosil kaynaklar ve yenilenebilir enerji kaynakları başlıkları altında ayrı ayrı incelenmiştir. Elektrik piyasasındaki serbestleşme çalışmaları ve gelişimleri Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri ve birkaç ülke uygulaması şeklinde anlatılmış ve Türkiye elektrik piyasasının tarihsel gelişimi ve yeni yapısı anlatılarak, talep gelişimi ve yatırım ihtiyacı incelenmiştir. Genel olarak ülkelerin piyasalarını serbestleştirirken taşıdıkları amaçlar: arz güvenliğini sağlamak, çevreye olumsuz etkilerini minimumda tutacak sistemler geliştirmek, piyasadaki yatırımların özel sektör eliyle denetleyici ve düzenleyici bir kuruluş nezdinde gerçekleştirilmesini sağlamak ve özel sektörün uzun vadeli elektrik piyasası yatırımlarını finanse etme yollarını oluşturmaktır. Türkiye hızla sanayileşen bir ülkedir ve enerji talebi de bu büyümeye orantılı bir şekilde artmaktadır. Söz konusu talebin karşılanabilmesi için yeni yatırımların hızla uygulamaya geçmesi gereklidir. Bu nedenle, özellikle de elektrik piyasasında yapılan yatırımların diğer bütün piyasaları da etkileyeceği göz önünde bulundurularak, yatırım projelerinin değerlendirilmesi artık sadece yatırımcı açısından değil ulusal ekonomi açısından da önem taşımaktadır. Dolayısıyla, elektrik piyasasında yapılan yatırım projelerinin hem yatırımcı hem de ulusal ekonomi açısından değerlendirilmesi yöntemleri anlatılmış ve Türkiye'de yapılmış olan bir hidroelektrik santral yatırım projesinin değerlendirilmesi yapılmıştır. Ancak, değerlendirme sadece yatırımcı açısından yapılabilmiş, ulusal ekonomi açısından gölge fiyatların belirlenmesi hususunda problemler olduğundan uygulama yapılamamıştır.

Elektrik enerjisiElektrik santralleriElektrik sektörü+3
Erengül Şandır
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessEN

Comparison of mutual funds cost adjusted returns and their benchmark between 1999-2008

In this project, the performance of mutual funds between 1999 ? 2008 has been evaluated. Firstly the funds have been grouped in two main brands; A and B. After in the two branches, the funds are partitioned against their components. The expense, free return of mutual funds, costs, benchmark and standard deviation of mutual funds are calculated.Only 47 of the 203 mutual funds with 8 years history outperformed the benchmark.

Fund incomesReturnPerformance+3
Oylun Erdem
Doğuş University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Girişimcilik-KOBİ ilişkisi bağlamında banka kredilerinin girişimcilik (KOBİ) sektörü üzerindeki etkileri

Gelişmekte olan ülke ekonomilerinde girişimcilerin payı hızla artmaktadır. Girişimci deyince de aklımıza KOBİ'ler (Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler) gelmektedir. KOBİ iki yüz elli kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosu yirmi beş milyon Türk Lirasını aşmayan mikro işletme, küçük işletme ve orta büyüklükteki işletme olarak sınıflandırılan ekonomik birimleri ifade eder. Ülkemizde KOBİ'ler imalat sanayinde faaliyet gösteren firmaların % 99.63'ünü oluşturmaktadır. Bu nedenle ülkemizin diğer ülke ekonomileri ile rekabet gücünde KOBİ'ler önemli rol oynamaktadırlar.KOBİ'lerin ülke ekonomimiz için bu kadar önemli olmalarına rağmen son zamanlara kadar KOBİ'ler bankacılık kredilerinden yeteri kadar yararlanamamışlardır. Ülkemizde yaşanan yüksek enflasyon, krizler ve bunlara bağlı yüksek finansman maliyetleri KOBİ'leri önemli ölçüde zayıflatmıştır.Son zamanlarda KOBİ'lerin ülke ekonomisine katkıları daha iyi şekilde anlaşılmış ve gerek kamu kaynaklı gerekse özel sektör kaynaklı birçok kredi KOBİ'lerin ayakları altına serilmiştir.Bankaların elinde bulunan likidite fazlalığı kredi için KOBİ'leri cazibe merkezi haline getirmiştir. Bankalar gerekli teminat ve kefaletlerini aldıktan sonra KOBİ'lere çok farklı ürün ve hizmetler sunmaya başlamışlardır.Anahtar Kelimeler : 1-)KOBİ2-)Finans3-)Banka4-)Kredi

Banka kredileriFinansGirişimcilik+2
Mustafa Beybur
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Karacadağ'daki taşlık arazilerin Diyarbakır ve bölge ekonomisi için önemi

Çok geniş taşlık arazilerle kaplı Karacadağ'dan daha fazla nasıl faydalanılır, iş,üretim ve de istihdam açısından bölge ekonomisine ne gibi katkılar sağlanabilir konularınınele alındığı bu çalışmada, Karacadağ'ın özellikleri 5 ana bölümde ele alınmıştır.İlk bölümde Karacadağ'ın genel özellikleri, kapsadığı alanın coğrafik yapısı, yüzeyşekilleri, bitki örtüsünün geçmişteki hali ile şimdiki hali ve iklim özellikleri gibi konulardanbahsedilmiştir.İkinci bölümde ise, Karacadağ'ın ekonomik potansiyeli ve buna bağlı olarak tarımve hayvancılık alt başlıklarında bölgenin sahip olduğu zenginlikler ve bu konularda daha neleryapılabileceği hususlarından bahsedilmiştir. Ayrıca Turizm açısından da Karacadağ'ın kışturizmi ve kış sporları konusunda sahip olduğu avantajlar anlatılmıştır.Üçüncü bölümde, taşlık arazilerle kaplı Karacadağ'da taşların temizlenmesikonusunda geçmişte Olağanüstü Bölge Valiliği zamanında yapılan çalışmalar ile bundansonra bölgede yapılabilecek tespit çalışmaları ve bu tespitlerin neticesine bağlı olarakfinansman yöntemlerinden bahsedilmiştir. Öte yandan, sözkonusu taşların temizlenmesinintahmini maliyetleri ile temizlenen arazilerin tarıma açılması neticesinde elde edilecek gelir ileyapılacak masrafın ne kadar sürede amorti edeceği konularına değinilmiştir.Dördüncü bölümde ise, bazaltın ve Karacadağ bazaltının özellikleri ve kullanımalanları ile bazalt taşının üstün yönleri, hangi alanlarda kullanıldığı anlatılmıştır.Beşinci bölümde ise, Karacadağ bazaltının mimari yapılarda kullanımı ve bubazaltla Diyarbakır'da yapılmış önemli yapılardan bahsedilmiştir

Arazi kullanımıArazi yeniden düzenlemeBazalt+7
Hakan Sidar Nurani
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Doğrusal hedef programlama ve sanal bir tekstil firmasında uygulama denemesi

İnsanlar gerek günlük gerekse is yaşamlarında kararlar alarak hayatlarına devam etmektedirler. Bu kararlar kimi zaman önemsiz kararlar olmakla birlikte çoğu kez oldukça önemli sonuçlara neden olmaktadır. Bir kararın verilebilmesi için birden fazla seçeneğin olması gerekmektedir. Böylece karar verecek olan kişi faydası en fazla olan seçeneği seçerek kararını belirleyecektir.Çalışmanın amacı, çağın ilerlemesiyle birlikte gelişen teknolojinin insanların gereksinimlerinin artması ve karmaşıklaşması sonucu ortaya çıkan problemlerin çözümünde yaygın olarak kullanılan bir yöntem olan Hedef Programlama yönteminin kullanımını ve amacını anlatmaya çalışmaktır.Çalışmanın teori kısmında Doğrusal Hedef programlama, çözüm yöntemleri ve türleri açıklanmaya çalışılacaktır.Uygulama kısmında ise, sanal bir işletme olan KAR tekstil firması üzerinde Hedef Programlama yöntemi uygulanmıştır. Yöntem uygulanırken, yönetimin isteklerine göre Ağırlıklı Doğrusal Hedef Programlama ve Eşit Ağırlıklı Doğrusal Hedef Programlama modelleri tercih edilmiştir. Modeller Lingo paket programı ile çözülmeye çalışılıp, işletmenin karar verme modellerinin çözümleri tartışılacaktır.

Doğrusal programlamaHedef programlamaKarar verme yöntemleri+4
Müyesser Candeğer Şirin
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Ulusal ve uluslararası yatırım fonlarının karşılaştırmalı risk analizi

Tasarrufların sürekli bir artış gösterebilmesi yatırım yapılacak araçların türüne ve risk düzeyine bağlıdır. Bu araçlardan biri olan yatırım fonları, Dünya'da yaşanan krizler nedeniyle, günümüzde her türlü risk tercihine cevap verebilecek çeşitliliktedir.Yatırım fonlarının Dünya'da ilk uygulamaları 1850'li yıllarda ortaya çıkmıştır. Türkiye'de ilk yatırım fonu organize piyasaların geç kurulmasına bağlı olarak yaklaşık 90 yıllık gecikme ile kurulabilmiştir. Dünya genelinde yaşanan savaşlar ve ekonomik krizler, yatırım fonlarının gelişmesini olumsuz etkilemiştir.Küreselleşme süreci ile birlikte 1990'lı yıllardan itibaren sermaye akımının etkisi ile yatırım fonlarının gelişme ve büyümesi hız kazanmıştır. Fakat bu sermaye akımı, özellikle gelişmekte olan ülkeler için dışarıdan gelebilecek risklere duyarlılığı artırmıştır. 1998 yılında yaşanan Asya Krizi, krizlere bakış açısını değiştirmiştir. Kriz öncesinde getiri odaklı yatırım araçları tercih edilirken, kriz sonrası risk ve getiriyi birlikte dikkate alan yatırım araçları tercih edilmeye başlanmıştır. Yatırım fonları da bu araçlardan biridir.Bilişim teknolojisinde yaşanan hızlı gelişim, karmaşık ve zor olması nedeniyle yapılamayan risk ölçümlerini kolaylaştırmıştır. Riski sayısal olarak hesaplayabilen yöntemler ve doğruluk testleri, bu ölçümlerin kullanımını yaygınlaştırmıştır. Krizlere karşı önlemler ülkelerin tercihlerine bırakılmadan Basel uygulamaları ile zorunlu hale gelmiştir. 2008 yılında yaşanan son kriz, bunun ne kadar gerekli olduğunu kanıtlamıştır. Bu çalışmada ulusal ve uluslararası yatırım fonlarının karşılaştırmalı risk analizi teorik ve uygulamalı olarak incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Yatırım Fonu, Oynaklık, Çarpıklık, Basıklık, Finansal Risk Analizi, Riske Maruz Değer (VaR).

Finansal riskKarşılaştırmalı analizOynaklık+3
Aylin Satır
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de dış borçların ekonomik büyümeye etkilerinin analizi

Dış borçlanma özellikle ekonomik performansları düşük ve kaynak yetersizliğine sahip gelişmekte olan ülkelerin başvurduğu bir finansman yöntemidir. Gerek gelişmekte olan ülkelerin gerekse gelişmiş ülkelerin dış borçlanmaya giderek, ülke ekonomilerine bir ivme kazandırma çabalarına yıllar boyunca rastlanmıştır. Büyüme ve kalkınmanın gerçekleştirilebilmesi noktasında yabancı kaynak kullanımı devreye girmekte, özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler yüksek bütçe gerektiren sanayileşme girişimleri için borçlanmak durumunda kalmaktadırlar. Dış borçlanmanın üretken yatırımları finanse etmek amacıyla kullanılması halinde ulusal çıktı düzeyi üzerindeki olumlu etkisi, geri ödemelerin gerçekleştiği dönemlerde karşılıksız bir fon akışına neden olduğu için tersine dönmektedir. Ayrıca zamanında ödenemeyen borçlar, ekonomiye mali bir yük getirerek borç krizine yol açabilmekte ve buna bağlı olarak ortaya çıkan sorunlar, ekonomik dengeleri dış şoklara karşı daha kırılgan hale getirebilmektedir.Literatürde dış borçlanma ve ekonomik büyüme arasındaki ilişki tartışmalıdır. Yapılan ampirik çalışmaların büyük bir kısmında yüksek dış borca sahip ülkelerde dış borç ile ekonomik büyüme arasında negatif bir ilişki tespit edilmiştir. Bu çalışmada, dış borç ve ekonomik büyüme ilişkisi Türkiye ekonomisi açısından ele alınmıştır. Çalışmada, Türkiye için 1980-2006 dönemine ait yıllık veriler kullanılmıştır. Bu çalışma, Türkiye'de dış borç ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi eşbütünleşme ve nedensellik analizlerini kullanarak 1980 -2006 arası dönem için incelemektedir.

Dış borçlanmaEkonomik büyümeEşbütünleşme+1
Ceyhun Onur
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00